Kalp Ölümlerinin Yüzde 90’ı Bu 3 Önlenebilir Risk Faktörüyle İlişkili
Uzmanlar uzun yıllardır kalp hastalıklarının büyük bölümünün sağlıklı beslenme, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun tıbbi tedavilerle önlenebileceğini ya da kontrol altına alınabileceğini belirtiyor.
Haber Merkezi / JAMA Cardiology dergisinde yayımlanan çalışmaya göre, 2023 yılında iskemik kalp hastalığına bağlı ölümlerin yaklaşık yüzde 90’ı değiştirilebilir 12 risk faktörüyle ilişkilendiriliyor. Araştırma, bu ölümlerin önemli bir bölümünün ise üç temel nedenden kaynaklandığını gösteriyor: yüksek tansiyon, sağlıksız beslenme ve yüksek kolesterol.
30 Yıldır Değişmeyen En Büyük Risk: Yüksek Tansiyon
Araştırmacılar, Amerika Birleşik Devletleri genelindeki ölüm kayıtlarını ve geniş kapsamlı epidemiyolojik verileri analiz etti. Çalışmada, kalbi besleyen damarların daralması veya tıkanması sonucu ortaya çıkan iskemik kalp hastalığına bağlı ölümler değerlendirildi.
Diyet, alkol tüketimi, LDL kolesterol, hava kirliliği ve diğer yaşam tarzı faktörleri de dâhil olmak üzere toplam 12 değiştirilebilir risk faktörü istatistiksel modellerle incelendi.
Araştırmanın olumlu tarafı, iskemik kalp hastalığına bağlı ölüm oranlarının 1990’dan bu yana yaklaşık yüzde 58,7 azalmış olması. Özellikle sigara kullanımı ve hava kirliliğiyle ilişkili ölümlerde belirgin bir düşüş kaydedildi.
Buna karşın son 33 yılın verileri, en önemli üç risk faktörünün değişmediğini ortaya koydu.
2023 yılı verilerine göre:
Yüksek tansiyon: Yaklaşık yüzde 47 ile ölümlere en fazla katkı sağlayan risk faktörü oldu.
Sağlıksız beslenme: Yaklaşık yüzde 39 ile ikinci sırada yer aldı.
Yüksek kolesterol: Yüzde 28,5 ile üçüncü en önemli risk faktörü olarak belirlendi.
Araştırmacılar ayrıca obezite ve yüksek kan şekerinin de giderek daha önemli risk faktörleri hâline geldiğine dikkat çekerek metabolik sağlığın korunmasının önemini vurguladı.
Bu Risk Faktörleri Kalbe Nasıl Zarar Veriyor?
Uzmanlara göre, en yaygın üç risk faktörü kalp ve damar sistemini farklı mekanizmalarla olumsuz etkiliyor.
Yüksek tansiyon (hipertansiyon): Kalbin vücuda kan pompalamak için daha fazla çalışmasına neden oluyor. Baptist Health South Florida Kardiyovasküler Tıp Bölüm Başkanı Dr. Sanjeev Kumar Gulati, hipertansiyonun zamanla kalp kasının büyümesine ve damarların sertleşmesine yol açtığını belirtiyor. Kardiyolog Dr. Nupur Shah ise yüksek tansiyonun damar duvarlarında hasara neden olarak plak oluşumunu hızlandırdığını ifade ediyor.
Sağlıksız beslenme: Aşırı tuz tüketimi, ultra işlenmiş gıdalarla beslenme ve meyve, sebze ile tam tahılların yetersiz tüketilmesi; yüksek tansiyon, kronik inflamasyon ve insülin direnci riskini artırıyor. Bu süreç, koroner arter hastalığının gelişmesini kolaylaştırıyor.
Yüksek kolesterol: Özellikle LDL (“kötü”) kolesterol düzeyinin yüksek olması, damar duvarlarında yağ plaklarının birikmesine neden oluyor. Dr. Gulati, bunun ateroskleroz sürecini hızlandırdığını belirtirken, Dr. Shah ise bu plakların yırtılması durumunda kalp krizi veya ani ölümlerin meydana gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Kalp Hastalığı Riski Nasıl Azaltılabilir?
Uzmanlar, kalp sağlığını korumak için uygulanabilecek temel önlemleri şöyle sıralıyor:
Tansiyonunuzu düzenli olarak ölçün. Ev tipi tansiyon cihazlarıyla yapılacak düzenli ölçümler, yüksek tansiyonun erken fark edilmesini sağlayabilir. Doktor kontrolünde kullanılan ilaçlar, düzenli egzersiz ve tuz tüketiminin azaltılması kan basıncını düşürmede etkili yöntemler arasında yer alıyor.
Kalp dostu beslenmeyi benimseyin. Meyve, sebze, tam tahıllar, baklagiller ve sağlıklı yağların ağırlıkta olduğu Akdeniz ve DASH diyetleri; işlenmiş gıdaların, doymuş yağların ve tuzun sınırlandırılmasıyla kalp hastalığı riskini azaltabiliyor.
Kolesterol seviyenizi düzenli olarak kontrol ettirin. Periyodik kan tahlilleriyle kolesterol düzeyinin takip edilmesi ve gerektiğinde doktor önerisiyle kolesterol düşürücü ilaçların kullanılması büyük önem taşıyor.
Metabolik sağlığınızı koruyun. Sağlıklı kiloda kalmak, düzenli fiziksel aktivite yapmak, sigara ve diğer tütün ürünlerinden uzak durmak ve diyabeti kontrol altında tutmak kalp-damar hastalıkları riskini önemli ölçüde azaltıyor.
“Birçok Kişi İlk Kalp Krizine Kadar Kendini Sağlıklı Sanıyor”
Uzmanlar, kalp hastalıklarına karşı mücadelenin çocukluk ve genç yetişkinlik döneminden itibaren başlaması gerektiğini vurguluyor.
Dr. Sanjeev Kumar Gulati, “Risk faktörlerini erken yaşta kontrol altına alabilmek için çocuklarımızı ve genç yetişkinleri bilinçlendirmeli, gerektiğinde erken dönemde kardiyoloji değerlendirmesi yapılmasını sağlamalıyız.” ifadelerini kullanıyor.
Kardiyolog Dr. Nupur Shah ise kalp hastalıklarının çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek şu uyarıda bulunuyor: “Birçok insan ilk kalp krizini geçirene kadar kendini tamamen sağlıklı hisseder. Bu nedenle düzenli sağlık kontrolleri, erken teşhis ve koruyucu önlemler hayat kurtarabilir.”
Araştırmanın sonuçları, kalp hastalıklarının önemli bir bölümünün önlenebilir risk faktörlerinden kaynaklandığını bir kez daha ortaya koyarken; sağlıklı yaşam alışkanlıklarının erken yaşta kazanılmasının ve düzenli sağlık kontrollerinin milyonlarca insanın yaşamını kurtarabilecek en etkili stratejiler arasında yer aldığını gösteriyor.





























