Gıda Güvenliğinde Gizli Tehdit: Siklosporiyazis
Dünya genelinde gıda kaynaklı enfeksiyonlara ilişkin uyarılar artarken, uzmanlar taze meyve ve sebzeler yoluyla bulaşabilen Cyclospora cayetanensis adlı mikroskobik parazite dikkat çekiyor.
Haber Merkezi / Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’nin (CDC) verilerine göre, bu parazitin neden olduğu siklosporiyazis, özellikle çiğ tüketilen ürünler aracılığıyla yayılabilen ve haftalarca sürebilen sindirim sistemi enfeksiyonlarına yol açabiliyor.
İnce Bağırsakta Yerleşiyor
Siklosporiyazis, tek hücreli Cyclospora cayetanensis parazitinin ince bağırsağa yerleşmesi sonucu gelişiyor. Bakteri ve virüs kaynaklı klasik gıda zehirlenmelerinden farklı olarak belirtiler enfekte gıdanın tüketilmesinden hemen sonra ortaya çıkmıyor. Parazit, bağırsak hücrelerine tutunarak iltihaplanmaya neden oluyor ve hastalık belirtileri çoğunlukla yaklaşık bir hafta sonra görülmeye başlıyor.
En Önemli Bulaş Kaynağı Taze Ürünler
Uzmanlara göre enfeksiyonun en sık görüldüğü kaynaklar; hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda yetiştirilen veya yıkanan ahududu, böğürtlen, fesleğen, kişniş, marul ve diğer yapraklı yeşillikler. Arıtılmamış sulama suları ile kontamine içme suları da bulaşmada önemli rol oynuyor.
Parazit doğrudan insandan insana kolay bulaşmıyor. Dışkıyla atıldıktan sonra bulaşıcı hale gelebilmesi için dış ortamda günler hatta haftalar süren bir olgunlaşma sürecine ihtiyaç duyuyor.
Uzmanlar ayrıca, Cyclospora parazitinin klora karşı dirençli olduğuna dikkat çekiyor. Bu nedenle meyve ve sebzelerin yalnızca klorlu suyla yıkanmasının her zaman yeterli koruma sağlamayabileceği belirtiliyor.
Haftalarca Sürebilen Belirtiler
Enfekte gıda veya suyun tüketilmesinden sonra belirtiler genellikle 1 ila 14 gün içinde ortaya çıkıyor. En yaygın belirti uzun süre devam edebilen sulu ishal olurken; karın krampları, şişkinlik, aşırı gaz, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, bulantı ve hafif ateş de görülebiliyor.
Tedavi edilmeyen hastalarda şikâyetler haftalarca sürebiliyor ve zaman zaman azalıp yeniden şiddetlenebiliyor.
Kesin Tanı Laboratuvar Testleriyle Konuluyor
Siklosporiyazis belirtileri birçok bağırsak enfeksiyonuyla benzerlik gösterdiğinden kesin tanı laboratuvar incelemeleriyle konuluyor. Tanıda dışkı örneğinin özel boyama yöntemleriyle mikroskop altında incelenmesi ve parazitin DNA’sını tespit eden PCR tabanlı moleküler testlerden yararlanılıyor.
Tedavide Hedefe Yönelik Antibiyotik Kullanılıyor
Uzmanlar, hastalığın sıradan antibiyotiklere veya reçetesiz kullanılan ishal ilaçlarına yanıt vermediğini belirtiyor. Uluslararası tedavi rehberlerinde ilk seçenek olarak trimetoprim-sulfametoksazol (TMP-SMX) kombinasyonu öneriliyor. Tedavi süresi genellikle 7 ila 10 gün arasında değişiyor.
Sülfamit alerjisi bulunan hastalarda ise hekim değerlendirmesi doğrultusunda nitazoksanit alternatif tedavi olarak kullanılabiliyor. Bunun yanında ishal nedeniyle oluşan sıvı ve elektrolit kaybının yerine konulması da tedavinin önemli bir parçasını oluşturuyor.
Uzmanlardan Korunma Önerileri
Uzmanlar, enfeksiyon riskini azaltmak için çiğ tüketilecek meyve ve sebzelerin akan su altında özenle yıkanmasını, kaynağı belirsiz içme sularının tüketilmemesini ve çiğ gıdalarla temas sonrasında ellerin en az 20 saniye sabunla yıkanmasını öneriyor.
Gıda güvenliği uzmanları, üretimden tüketime kadar hijyen kurallarına uyulmasının yalnızca siklosporiyazis değil, birçok gıda kaynaklı enfeksiyonun önlenmesinde hayati önem taşıdığını vurguluyor.





























