Erdoğan: Yönümüzü Kendi Köklerimize Döndük

Ankara’da katıldığı bir etkinlikte konuşan Erdoğan, “Türkiye uzunca süre aydın despotizmi altında kalmıştır. Milletin kutsalına düşmanlığı, aydınlık kılıfı altında topluma dayatanların borusu eskisi kadar rahat ötmüyor” dedi ve ekledi:

“Artık hiç kimse bu ülkede karanlığı aydınlık diye pazarlayamayacak, cehaleti erdem diye kazandıramayacak. Yönümüzü kendi köklerimize döndük.”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sebilürreşad Kültür ve Sanat Merkezi Açılış Programı’nda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

“İstiklal Marşımızın dünyada başka bir örneği yoktur. Güçlü bir özgürlük iradesinin yazıya dökülmüş hali olan İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u şükranla yad ediyoruz.

Ulus’taki bu tarihi bina Sebilürreşad Kültür ve Sanat Merkezi’ne dönüştürülerek ülkemize kazandırılmıştır. Yeniden kültür sanat hayatımıza kazandıran Sebilürreşad ekibine teşekkür ediyorum.

Ruhunu kaybetmiş bir milletin cesetten ibaret kalacağı anlayışıyla medeniyetimizin köklerine inmeye çalışan her gayeye destek vermek boynumuzun borcudur. Hiçbir aksiyona girmeden, yapılanları eleştirerek tarihe mal olmuş kimse göremezsiniz.

Sebilürreşad Kültür ve Sanat Merkezi’ni maziden atiye köprü kuran önemli bir adım olarak görüyorum. Kendilerini yetiştirecek evlatlarımızın her biri geleceğin Mehmet Akif adayları olacaktır.

İlk sayısı Temmuz 1908’de çıkan Sıratımüstakim Mehmet Akif’in başyazarlığında seçkin bir platforma dönüştü. Derginin adı Sebilürreşad olarak değiştirildi. Dergi etkin bir rol oynadı. Derginin misyonunu milletin birliğini, beraberliğini, kardeşliğini korumak olarak belirlediğini görüyoruz.

Sebilürreşad sadece İstanbul’un değil, Ankara’nın da dergisidir. Sevr Anlaşması imzalandığında Akif’in Kastamonu’da yaptığı bir konuşma büyük ses getirir. Aradan geçen 1 asrı süreye rağmen, Akif’in tarifleri geçerliliğini korumaktadır.

Gazi Mustafa Kemal ‘Manevi cephemizin kuvvetlenmesinde Sebilürreşad’ın büyük etkisi vardır’ diyerek teşekkür ediyor. 1966 yılına kadar gelen Sebilürreşad’ın 2016’da yeniden yayın hayatına girmesini takdire şayan olarak nitelendiriyorum.

“Boşa çıkaracağız”

Ülkemizin dört bir yanında gençlerimiz tarafından yürütülen kültür-sanat çalışmalarını gördükçe geleceğimize olan güvenim artıyor. Asım’ın neslini yaşatmak için hep birlikte daha çok çalışmalıyız.

Gençlerimizi internetteki bir takım platformların sanal dünyalarına hapsederek, büyük medeniyet birikiminden mahrum bırakmak isteyenlere fırsat vermeyeceğiz. Çocuklarımızı inancından, kültüründen, ailesinden, cinsiyetinden kopartarak sapkın akımların esiri yapma girişimlerini boşa çıkaracağız.

Kaybettiğimiz anahtarı son iki asırdır aydınlanma sandığımız yerde arıyoruz. Halbuki kaybettiğimizi sandığımız anahtar yerli yerinde duruyor. Emperyalistlerin ezdikleri sandıkları paspasın altındaki anahtarı alıp kapıyı açmak bize kalmıştır.

Sebilürreşad’ın yapmaya çalıştığı şey yüce kitabımızın içini doldurmaktır. Bize düşen kendi medeniyetimizin peşinden gitmek, kendi kavramlarını inşa etmektir.

Türkiye uzunca süre aydın despotizmi altında kalmıştır. Milletin kutsalına düşmanlığı, aydınlık kılıfı altında topluma dayatanların borusu eskisi kadar rahat ötmüyor.

Artık hiç kimse bu ülkede karanlığı aydınlık diye pazarlayamayacak, cehaleti erdem diye kazandıramayacak. Yönümüzü kendi köklerimize döndük.”

Paylaşın

Emeklinin Bayram İkramiyesi Bayram Harçlığına Döndü

Emeklilere, Ramazan ve Kurban Bayramı öncesi verilen bayram ikramiyelerinin alım gücü her geçen gün biraz daha düşüyor. Emekli ikramiyelerinde resmi enflasyona göre 2018 – 2024 yılları arası kayıp 14 bin 856 lira.

Haber Merkezi / İkramiye Kurban Bayramı’nda da 3 bin lira olarak ödenirse bu kayıp 15 bin lirayı geçecek.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), emekli ikramiyesine ilişkin gerçekleştirdiği araştırmayı, “Emekli ikramiyesi bayram harçlığı oldu” başlıklı bültenle kamuoyuna sundu.

Buna göre; Asgari ücretin 1603 TL olduğu 2018 yılında belirlenen bayram ikramiyesi, asgari ücretin yüzde 62’si tutarındayken, 2024 yılında 3 bin TL’lik bayram ikramiyesi asgari ücretin yüzde 18’ine geriledi. Emekli ikramiyesi asgari ücrete göre artırılsaydı, ikramiyenin 10 bin 609 TL olması gerekirdi.

Emeklilere ödenen bayram ikramiyeleri resmi enflasyona göre artırılmadı ve bu yüzden bayram ikramiyelerinde ciddi bir enflasyon kaybı oluştu: Emekli ikramiyelerinde resmi enflasyona göre 2018-2024 arası kayıp yaklaşık 14 bin 856 TL oldu. 2021 son çeyreğinden bu yana hızla artan fiyatlar emekli bayram ikramiyelerinin daha da erimesine sebep oldu. Emekli bayram ikramiyeleri Kurban Bayramı’nda da 3 bin TL olarak ödenirse bu kayıp 15 bin TL’yi bulacak.

Emekli bayram ikramiyesi asgari ücret karşısındaki devasa kaybının yanı sıra TÜFE ve gıda enflasyonu karşısında da ciddi biçimde geriledi: 2021’in son çeyreğinde ortalama tüketici fiyatı endeksi ile gıda fiyatları endeksinde ciddi atışlar yaşandı. Yıllık gıda enflasyonu bu dönemde emekliler için yüzde 100’ü aştı. Emekli bayram ikramiyelerinin ortalama enflasyon ve gıda enflasyonundan daha az artırılması sebebiyle emekli bayram ikramiyeleri eridi.

Gıda enflasyonuna göre emeklilerin alım gücü son 6 yılda 1000 TL’den 380 TL’ye düştü: Mart 2018’den Şubat 2024’e geçen sürede gıda enflasyonu yüzde 690 oranında arttı. Emekli bayram ikramiyesi ise yüzde 200’lük artışla 2024’te 3 bin TL oldu. 2024 yılında emekli bayram ikramiyesinin alım gücü gıda enflasyonuna göre 380 TL’ye geriledi. Böylece emekli bayram ikramiyelerinin gıda enflasyonuna göre kaybı (bir bayram) 6 bin 904 TL oldu.

Resmi enflasyona göre ise emekli bayram ikramiyesinin alım gücü 6 yılda 1000 TL’den 487 TL’ye düştü: Mart 2018 ve Şubat 2024 arasındaki altı yıllık dönemde TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) yüzde 516 oranında arttı. Buna karşılık emekli bayram ikramiyelerinde yüzde 200’lük bir artış yaşandı. Bu durumda 2018-2024 arasında emekli ikramiyesinin alım gücü 1000 TL’den 487 TL’ye geriledi.

Emekli ikramiyesi resmi enflasyona göre artırılsaydı bugün en az en az 6 bin 163 TL olması gerekirdi. Böylece emekli ikramiyesinin (bir bayram) enflasyon karşısındaki kaybı 2024 için 5 bin 163 TL olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Yerel Seçimler: AK Parti’de Yüzde 3-5 Puanlık Düşüş Bekleniyor

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, AK Partili yaşlı ve emekli seçmenin bir kısmının protesto ederek sandığa gitmeyebileceği konuşuluyor. İktidar değişikliği söz konusu olmadığı için seçmen reflekslerinin zayıfladığı, ayrıca kısa süre önce yapılan genel seçimler nedeniyle de bıkkın seçmen sorunu yaşandığı anlatılıyor.

Tüm bu analizler sonucunda AK Parti’de hem Yeniden Refah Partisi (YRP) etkisi hem de seçmen tepkisi nedeniyle Türkiye genelindeki oylarda yüzde 3-5 puanlık bir düşüş bekleniyor. YRP’nin İstanbul’da yüzde 3,5, Türkiye genelinde yüzde 4,5-5 oyunun olduğu iddia ediliyor.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kala, AK Parti kulislerinde konuşanları köşesine taşıdı.

Kulislerde konuşulanları üç başlık altında “1- Seçimin Ramazan ayına denk gelmesinin etkileri görülecek. 2- Seçimlere katılım az olacak 3- Bir rakibe sürekli saldırı, onun avantajına dönüşüyor…” değerlendirilebileceğini belirten Nuray Babacan, yazısında şu ifadelere yer verdi:

“Örneğin çok konuşulan kişinin tanınırlığı ve bilinirliği artıyor. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığıyla bakanlar, Tayyip Erdoğan’ın Ekrem İmamoğlu’nu eleştirmesinin İmamoğlu’nun işine yaradığını belirtiyorlar. İmamoğlu’nun Murat Kurum’a yönelik eleştirilerinin de onun bilinirliğini artırdığı iddiasındalar. Hakkında çok konuşuluyor olmak bir süre sonra avantaja dönüşebiliyor.

Bunun siyasi partilere yönelik örnekleri de analiz ediliyor. Örneğin, CHP’deki değişim rüzgarı ve kurultay sürecinin partinin oyunu yüzde 3 artırdığı ve bunun halen korunduğu belirtiliyor. CHP’ye aşırı yüklenmenin partiye avantaj yarattığını iddia edenler var.

Bir örnek de Yeniden Refah Partisi için veriliyor. AKP ile ittifak yapacağı iddiaları, bu süreç olumsuz sonuçlansa da YRP’nin işine yaradı. Sürekli bahsederek, görünür hale getirmek. İletişimcilerin bir süreden beri buna kafa yorduklarını biliyoruz.

Ramazan sıkıntısı

Bir başka konu yerel seçim kampanyasının Ramazan ayına denk gelmesinin etkileri. Bu konuda farklı görüşler var. Bunun avantaj olacağını veya dezavantaja dönüşeceğini savunanlar bulunuyor. Bazıları iftar sofralarında her şeyin artan fiyatını görmenin ve bunun sürekli konuşulmasının AKP’yi zor durumda bırakacağı söylüyorlar.

Bazı siyasilere göre, yerel seçim yarışı nedeniyle herkes Ramazan paketi hazırlayarak, yardım paraları dağıtacak. Bu durum, dar gelirlilere sorunlarını bir süre unutturacağı için iktidar açısından avantaj yaratacağı iddiası var.

Başka bir analiz ise yerel seçimlerde sandığa gitme potansiyeliyle ilgili. Genel seçimlere kıyasla sandığa gitme oranında düşüş bekleniyor. Daha önceki yerel seçimler buna örnek olarak gösteriliyor. Ancak bu kez başlıca sorun, gençler ve üniversite öğrencileri. Hem bu seçime ilgisizler hem de halen eğitim dönemi sürdüğü için çoğunun nüfusa kayıtlı olduğu memleketine gidip oy kullanma olanağı bulunmuyor. İktidar da bundan pek rahatsız değil.

AKP’li yaşlı ve emekli seçmenin bir kısmının protesto ederek sandığa gitmeyebileceği konuşuluyor. İktidar değişikliği söz konusu olmadığı için seçmen reflekslerinin zayıfladığı, ayrıca kısa süre önce yapılan genel seçimler nedeniyle de bıkkın seçmen sorunu yaşandığı anlatılıyor.

Tüm bu analizler sonucunda AKP’de hem YRP etkisi hem de seçmen tepkisi nedeniyle Türkiye genelindeki oylarda yüzde 3-5 puanlık bir düşüş bekleniyor. YRP’nin İstanbul’da yüzde 3,5, Türkiye genelinde yüzde 4,5-5 oyunun olduğu iddia ediliyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

BofA’dan Merkez Bankası İçin “Yüzde 5” Faiz Artışı Beklentisi

Bank of America Securities, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’ndan (TCMB) 31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler öncesi 300 – 500 baz puanlık faiz artışı bekliyor.

Deutsche Bank da Merkez Bankası’ndan bu ay 500 baz puan faiz artışının ‘yüksek ihtimal’ olduğunu açıklamıştı.

Aralarında Zümrüt İmamoğlu’nun da bulunduğu Bank of America ekonomistleri, yayımladıkları bir araştırma raporunda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın Nisan ayında 300-500 baz puanlık faiz artırma ihtimali olduğunu belirtti.

BloombergHT’nin aktardığına göre; İlave faiz artışlarının şu aşamada baz senaryoları olmadığı belirten ekonomistler, TCMB’nin seçtiği patika ne olursa olsun, ikinci yarıda Türk varlıklarında “iyimser olmak için alan olduğunu” düşünüyor.

TCMB beklentilerini paylaşan ekonomistler politika faizinde daha fazla artışın enflasyon beklentilerinin makro ihtiyati tedbirlerden daha iyi yönetilmesine yardımcı olacağını ve TCMB’ye olan güvenin artmasına neden olacağını belirtti.

Açıklamada “Bu yılın 2. yarısında Türk varlıklarında iyimser olmak için alan olduğunu düşünüyoruz. Nisan ayı toplantısında TCMB’nin 300-500 baz puan faiz artırma olasılığı bulunuyor. Bu baz senaryomuz değil ve bu artış Mart ayı enflasyon verisine bağlı olacaktır. Faiz artırımı olması durumunda sermaye girişleri 2. çeyrekte yeniden başlayabilir” ifadelerine yer verildi.

Politikanın daha da sıkılaşmasını ve verilerin yaza doğru iyileşmesini bekleyen ekonomistler ilk çeyrekteki kötümserliğin muhtemelen geçici olduğunu belirtti.

31 Mart’ta gerçekleşecek yerel seçimler sonrası döviz kurlarında ani bir artış beklenmediği ve kurda yaşanan son artışların geçici olduğu tahminine yer verildi.

Deutsche Bank da dünkü raporunda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan bu ay 500 baz puan faiz artışının ‘yüksek ihtimal’ olduğunu söylemişti.

Merkez Bankası (TCMB), Hafize Gaye Erkan’ın yerine göreve atanan Fatih Karahan başkanlığında yaptığı ilk toplantıda politika faizini yüzde 45 düzeyinde sabit tutma kararı almıştı.

Para Politikası Kurulu (PPK) beklenti anketine katılan ekonomistler, politika faizinin bugünkü toplantıda yüzde 45’te sabit bırakılacağını öngörüyordu.

Geçen yıl Mayıs ayındaki seçimler öncesi Türkiye’de politika faizi yüzde 8,50’ydi. Seçimler sonrası ise Haziran ayından bu yana parasal sıkılaşma politikalarının sonucu olarak Merkez Bankası politika faizini 3650 baz puan yükseltti.

TCMB’nin uzun süre faizlerin yüksek tutulacağına dair mesajlarına rağmen piyasada yıl sonuna doğru faiz indirimlerine başlanacağı beklentisi var.

Politika faizinin yıl sonunda yüzde 37,5 seviyesinde olması bekleniyor. Merkez Bankası’nın düzenlediği ankete katılan ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 36,25 oldu.

Paylaşın

TFF Duyurdu: Süper Kupa’nın Bilet Gelirleri Depremzedeler Yararına Bağışlanacak

TFF, Galatasaray ile Fenerbahçe arasında oynanacak Süper Kupa maçının bilet gelirlerinin 11 ilde büyük yıkıma neden olan 6 Şubat depremlerinden etkilenen yurttaşlar yararına bağışlanacağını duyurdu.

Haber Merkezi / Süper Kupa, Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu’nda saat 21.30’da oynanacak.

Türkiye Futbol Federasyonu, Süper Kupa maçının bilet gelirlerinin TFF ve iki kulübün ortak kararları neticesinde 6 Şubat depreminden etkilenen depremzedelerin yararına bağışlanacağını açıkladı. TFF’den yapılan açıklama şu şekilde:

“2022-2023 Sezonu Süper Lig Şampiyonu Galatasaray A.Ş. ile 2022-2023 Sezonu Ziraat Türkiye Kupası Şampiyonu Fenerbahçe A.Ş. arasında Şanlıurfa 11 Nisan Stadyumu’nda 7 Nisan 2024 Pazar günü saat 21.30’da oynanacak olan 2023 Turkcell Süper Kupa müsabakasının bilet gelirleri, Türkiye Futbol Federasyonu ve iki kulübün ortak kararı ile 6 Şubat depremlerinden etkilenen depremzede vatandaşlarımız yararına bağışlanacaktır.”

Süper Kupa

İlki 1966 yılında oynanan ve Türkiye 1. Ligi’nin şampiyonu ile  Türkiye Kupası şampiyonunun karşılaştığı Cumhurbaşkanlığı Kupası’nın adı 1981-1982 sezonu sonunda Devlet Başkanlığı Kupası adı altında oynandı. 1998 yılında ara verilen kupa mücadelesine, 2006 yılından itibaren Süper Kupa adıyla tekrar başlandı.

Beşiktaş, Süper Kupa’yı müzesine götüren takım oldu. Beşiktaş, 30 Temmuz 2006’da Almanya’da oynanan maçta Galatasaray’a 1-0 üstünlük kurarak kupayı aldı.

Süper Kupa’yı şimdiye dek en çok kazanan takım Galatasaray oldu. Galatasaray, ilk organizasyonda Beşiktaş’a boyun eğmesine rağmen sonraki süreçte 6 kez mutlu sona ulaştı. Galatasaray, 2008, 2012, 2013, 2015, 2016 ve 2019’da Süper Kupa’yı müzesine götürdü.

Fenerbahçe’nin 3 kez kazandığı kupayı, Beşiktaş ve Trabzonspor ikişer, Atiker Konyaspor ve Akhisarspor ise birer kez havaya kaldırdı.

Süper Kupa’nın ilk 3 organizasyonu Almanya’da gerçekleştirildi. Beşiktaş ile Galatasaray’ın karşılaştığı ilk kupa maçı Frankfurt kentinde oynanırken, daha sonra sırasıyla Köln ve Duisburg şehirlerinde karşılaşmalar yapıldı.

Almanya’daki maçlarda Beşiktaş, Fenerbahçe ve Galatasaray birer kez kupa sevinci yaşadı.

2020-2021 sezonunun Süper Kupa maçı ise Katar’da gerçekleştirildi. Doha’da bulunan Ahmed Bin Ali Stadı’nda oynanan maçta Beşiktaş, normal süresi ve uzatma bölümü 1-1 tamamlanan maçta Antalyaspor’a penaltılarda 4-2 üstünlük kurarak şampiyon oldu.

Almanya’daki kupa maçlarının ardından mücadele Türkiye’ye taşınırken, yurttaki ilk kupayı Fenerbahçe havaya kaldırdı. İstanbul’da 2009’da oynanan müsabakada Fenerbahçe, Beşiktaş’a üstünlük kurarak kupanın sahibi oldu.

Türkiye’de İstanbul (3), Konya (2), Ankara (2), Erzurum, Kayseri, Manisa ve Samsun’da yapılan 11 karşılaşmada Galatasaray 5 kez kupayı müzesine götürdü. Yurt içinde oynanan maçlarda Fenerbahçe ve Trabzonspor ikişer, Konyaspor ve Akhisarspor ise birer kez kupa sevinci yaşadı.

Paylaşın

9 Anket: Murat Kurum, Hiç Birinde Ekrem İmamoğlu’nu Geçemedi

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kalırken, araştırma ve danışmanlık şirketleri tarafından yapılan anketlerde açıklanmaya devam ediyor. Murat Kurum, son bir ayda kamuoyuyla paylaşılan dokuz anketin hiç birinde Ekrem İmamoğlu geçemedi.

MAK Danışmanlık tarafından yapılan ankette İmamoğlu, Kurum’un 1,5 puan önünde görünürken, KONDA’nın anketinde fark 6 puana kadar çıkıyor.  Yine MetroPOLL Araştırma’nın anketinde fark 3 puanın üzerine çıkarken, AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen Optimar Araştırma’nın anketinde de İmamoğlu önde.

BirGün, son 1 ay içerisinde açıklanan aralarından AK Parti’ye yakın şirketlerin de yaptırdığı son anketleri derledi. Bu anketlerin hepsinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin (İBB) mevcut belediye başkanı ve CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu, AK Parti ile MHP’nin oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın adayı Murat Kurum’u geride bırakıyor. Derlenen anketler şöyle:

MAK Danışmanlık: MAK Danışmanlık Şirketi’nin 21 Şubat – 9 Mart 2024 tarihlerinde yaptığı ankete göre İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Cumhur İttifakı’nın İBB adayı Murat Kurum’un 1,5 puan önünde görünüyor.

5 bin 700 kişiyle yüz yüze gerçekleştirilen anket sonucuna göre, İstanbul’da İmamoğlu yüzde 41.5, Kurum yüzde 40, İYİ Parti yüzde 4, DEM Parti yüzde 3, YRP ise yüzde 2.5 oy oranında.

KONDA: Son Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde araştırması tutmasa da siyasilerin ve yurttaşların merakla anketini beklediği KONDA’nın da yaptığı ankette İmamoğlu önde çıktı. 2-3 Mart 2024 tarihlerinde yapılan ankette Ekrem İmamoğlu’nu tercih edeceklerini söyleyenlerin oranı yüzde 38,2, tercihlerini Murat Kurum’dan yana kullanacaklarını söylerin oranıysa yüzde 32,2 oldu.

Ankete katılanların yüzde 6’sı kararsız kalırken, yüzde 12,5’i de diğer adaylara oy vereceğini söyledi. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra ortaya çıkan tablo ise şöyle: Ekrem İmamoğlu yüzde 46,1, Murat Kurum 38,8. Oy tercihleri işaretlenmeleri istendiğinde ise Ekrem İmamoğlu yüzde 46, Murat Kurum ise yüzde 38,9 olarak hesaplandı.

MetroPOLL Araştırma: MetroPOLL Araştırma’nın 21-22 Şubat arasında 39 ilçede 1664 kişi yapılan anketinde ipi göğüsleyen İmamoğlu oldu. Anket sonuçlarına göre kararsızlar dağıtıldıktan sonra İmamoğlu, yüzde 43,5 ile en yüksek oyu alan aday oldu. AK Parti ve MHP’nin adayı Murat Kurum ise yüzde 40,2 oy alabiliyor.

DEM Parti adayları Meral Danış Beştaş ve Murat Çepni ise bu ankette yüzde 6,1; İYİ Parti’nin adayı Buğra Kavuncu ise yüzde 3,1; Zafer Partisi’nin adayı Azmi Karamahmutoğlu yüzde 2,5; Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) adayı Mehmet Altınöz ise yüzde 2,3 oy aldı.

SONAR: İktidara yakınlığı ile bilinen Sonar Araştırma’nın 22 Şubat’ta açıkladığı anket sonuçlarına göre, Murat Kurum yüzde 41.3, Ekrem İmamoğlu yüzde 41.9, DEM Parti yüzde 4.8, İYİ Parti yüzde 4, Yeniden Refah Partisi ise yüzde 2.5 oy alabiliyor.

Asal Araştırma: Asal Araştırma’nın 23-27 Şubat tarihleri arasında yaptığı ankete göre de bu seçimi İmamoğlu kazanıyor. Ankete göre Ekrem İmamoğlu yüzde 41.9, Murat Kurum yüzde 40.8, Meral Danış Beştaş/Murat Çepni yüzde 4.5, Buğra Kavuncu yüzde 3.6, Mehmet Altınöz yüzde 2.9, Azmi Karamahmutoğlu yüzde 2.5, Berk Hacıgüzeller yüzde 0.9, Birol Aydın yüzde 0.5, diğerleri ise yüzde 2.4 oy alabiliyor.

Optimar Araştırma: AK Parti’ye yakınlığıyla bilinen Optimar Araştırma’nın son anketinde de Ekrem İmamoğlu önde çıktı. Bu ankete göre “Ekrem İmamoğlu’na oy veririm” diyenlerin oranı yüzde 39.1 olurken, “Murat Kurum” diyenlerin oranı yüzde 37.7 oldu. “İmamoğlu’na oy vermem” diyenler ise yüzde 47, “Murat Kurum’a oy vermem” diyenler yüzde 47.4 olmuştu.

Betimar Araştırma: Betimar Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Gürkan Duman, İmamoğlu ile Murat Kurum arasındaki farkın 2-2,5 puan olduğunu belirterek, “Seçimlere henüz 20 gün var. 2,5 puanın kapanması mümkün. 200 bin oya tekabül ediyor. Burada fark kapatılabilir ama aynı zamanda artması da mümkün” dedi.

DEM Parti’nin aday çıkarmadığı bölgelerde DEM Parti seçmeninin ağırlıkla Ekrem İmamoğlu’na yöneldiğini belirten Duman, İYİ Parti adayı Buğra Kavuncu’nun oy potansiyelinin ise oldukça düşük olduğunu ifade ederek şunları söyledi: “Özellikle İstanbul noktasında DEM Parti’nin güçlü olduğu yerlerde aday göstermemesi ve seçmeninde İmamoğlu’na oy verme eğilimi oluşturuyor. DEM Parti adayı Meral Danış Beştaş’ın yüzde 3’lük oyu, Yeniden Refah Partisi’nin ise yüzde 3,5 potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz. İYİ Parti’nin adayı ise yüzde 1 civarında.”

İmamoğlu ekibinin yaptırdığı öne sürülen anketlere göre mevcut durumda Ekrem İmamoğlu yüzde 43,1; Murat Kurum ise yüzde 40,2 oy alıyor. DEM Parti’nin adayı Meral Danış Beştal yüzde 4, İYİ Parti adayı Buğra Kavuncu ise yüzde 3,5 oy alıyor.

Paylaşın

Bakırhan’dan Erdoğan’a Beş Maddelik Çağrı

Partisinin Bulanık halk buluşmasında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Erdoğan’ın “Yüzümüze hakikatleri haykırın ki, kendimizi düzeltelim” sözlerini hatırlatarak, “Nereniz doğru ki? Hangi hakikati söylemeye başlayalım? Hakikatleri saymaya başlarsak bize burada iki gün yetmez” dedi ve ekledi:

“Eleştiriye tahammülü varmış gibi… Cumhurbaşkanına hakaretten çocuklar yargılanıyor. Binlerce dava açılmış. Neden? Eleştirdiler diye, tweet attılar diye, hakikati söylediler diye. Cumhurbaşkanı hakikatleri öğrenmek istiyorsa, Kop meydanında hakikatleri hep birlikte haykıralım;

Kürt ve Kürtçeye düşmanlığı bırak. 8 yıldır Kürt halkının iradesine atamış olduğu bu kayyımcı anlayıştan vazgeç. Kürdü asit kuyularına atan, cezasızlıkla ödüllendirilen JİTEM ittifakından ayrıl. Kürt halkının iradesini gasp etmek için bölgeye taşıdığın asker, polis gibi kaçak seçmenler oy kullanmasın, o kentin halkı oy kullansın, hangi partinin adayını seçiyorsa seçsin. Büyük bir kumpasla birlikte oluşturduğun Kobanî Kumpas davasıyla Selahattin Demirtaş’ları, Gültan Kışanak’ları, Sabahat Tuncel’leri, Leyla Güven’leri ve onlarca arkadaşımızı bırak.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, seçim çalışmaları kapsamında önce Muş’un Korkut ve Bulanık (Kop) ilçelerini ziyaret etti.

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre ilçe belediyesine iki dönemdir kayyım atandığına dikkati çeken Bakırhan, belediyeyi kazandıktan sonra yapılan usulsüzlüklerin hesabını soracaklarını vurguladı. “Kop can çekişiyor” diyen Bakırhan, kayyımın halka hizmet etmek yerine taşınmazları sattığını söyledi. Bakırhan, “Türkiye bile bunları doyuramadı. Yoksulun, emekçinin, Kürdün alın teri bile bunları doyuramadı” diye kaydetti.

Bakırhan, “Değirmensuyu, Köprüyolu, Arpakonak köyü gibi Kop’un 21 yerinde yol yok yol. İnsanlar doğru düzgün yolları kullanamıyor. Hani kayyım hizmetti? Şehitlik, Zafer, İnönü mahallelerinde kanalizasyon yok. Ne yapıyor kayyım efendi? İşini yapacağına, hizmet üreteceğine, satıyor, çalıyor ve çırpıyor. Kürt diline, kültürüne düşmanlık yapıyor. Bilimize ‘Bilinmeyen dil’ diyenleri sandığa gömeceğiz. AKP’li belediye başkan adayı sanıyor ki, bürokrasinin, devletin olanaklarıyla Kop halkını satın alacak. Kop halkı satılık değildir. Kop halkı parayla, vaatle satın alacak insan daha doğmamıştır” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yüzümüze hakikatleri haykırın ki, kendimizi düzeltelim” sözleri hatırlatan Bakırhan, şunları söyledi: “Nereniz doğru ki? Hangi hakikati söylemeye başlayalım? Hakikatleri saymaya başlarsak bize burada iki gün yetmez. Eleştiriye tahammülü varmış gibi… Cumhurbaşkanına hakaretten çocuklar yargılanıyor. Binlerce dava açılmış. Neden? Eleştirdiler diye, tweet attılar diye, hakikati söylediler diye. Cumhurbaşkanı hakikatleri öğrenmek istiyorsa, Kop meydanında hakikatleri hep birlikte haykıralım:

Kürt ve Kürtçeye düşmanlığı bırak. 8 yıldır Kürt halkının iradesine atamış olduğu bu kayyımcı anlayıştan vazgeç. Kürdü asit kuyularına atan, cezasızlıkla ödüllendirilen JİTEM ittifakından ayrıl. Kürt halkının iradesini gasp etmek için bölgeye taşıdığın asker, polis gibi kaçak seçmenler oy kullanmasın, o kentin halkı oy kullansın, hangi partinin adayını seçiyorsa seçsin. Büyük bir kumpasla birlikte oluşturduğun Kobanî Kumpas davasıyla Selahattin Demirtaş’ları, Gültan Kışanak’ları, Sabahat Tuncel’leri, Leyla Güven’leri ve onlarca arkadaşımızı bırak.”

“Toprağımızı maden ocağı işleten sermayedarlara peşkeş çekmeyeceğiz”

Kop’ta “Doğduğum yerde doymak istiyorum” projesi başlatacaklarını aktaran Bakırhan, söz konusu projeyle gençlerin göç etmeyeceğini, dilinden ve kültüründen uzaklaşmayacağını vurguladı. Bakırhan, “Doğduğu yerde iş bulacak, doyacak, diline, kültürüne sahip çıkacak. Sizlere söz veriyoruz, durumu iyi olmayan ailelerimize her ay 15 metreküp suyu beraber vereceğiz. Ulaşımı herkesin binebileceği bir noktaya getireceğiz. Bu pahalı mazottan ve gübreden dolayı ekip biçilmeyen tarlaları ve arazileri ekebilmemiz için belediye tarafından çiftçilerimiz desteklenecektir. Dilimize, kültürümüze, toprağımıza sahip çıkacağız. Toprağımızı maden ocağı işleten sermayedarlara peşkeş çekmeyeceğiz” diye konuştu.

Bakırhan, şu çağrıyla konuşmasını tamamladı: “Sakın, ‘Zaten burayı kazanıyoruz’ demeyin. Tam tersine gitmediğiniz ev, çalmadığınız kapı kalmasın. Kop’ta rekor bir oy, kayyımcı anlayışa büyük bir cevap olsun. Bu vesileyle diğer siyasi partilerde siyaset yapan Kürtlere de çağrı yapıyorum. Aday olduğunuz parti, mecliste bize hakaret ediyor, sesimizi kısıyor. Şêx Seîd efendiye yapmadığı hakaret kalmadı. Aday olduğunuz AKP, Kürtlerin yaşadığı her yere ‘teröristan’ diyor. Hepinizi DEM Parti’ye davet ediyorum.”

Paylaşın

Ocak Ayında Cari Açık 2,56 Milyar Dolar

Ocak ayında cari işlemler hesabı 2 milyar 556 milyon doları açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 3 milyar 595 milyon dolar fazla verdi. Aynı ay resmi rezervlerde 6 milyar 207 milyon doları net azalış oldu.

Haber Merkezi / Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 4 milyar 448 milyon doları olarak kayıtlara geçti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ödemeler Dengesi Gelişmeleri Ocak 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Ocak ayında cari işlemler hesabı 2 milyar 556 milyon dolar açık kaydetti. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 3 milyar 595 milyon dolar fazla verdi.

Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4 milyar 448 milyon dolar olarak gerçekleşti. Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 2 milyar 792 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2 milyar 195 milyon dolar oldu.

Birincil gelir dengesi ve ikincil gelir dengesi kalemleri sırasıyla 856 milyon dolar ve 44 milyon dolar net çıkış kaydetti. Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 661 milyon doları olarak kaydedildi.

Portföy yatırımları 1 milyar 86 milyon dolar tutarında net giriş kaydetti. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 186 milyon dolar ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 264 milyon dolar net alış yaptığı görüldü.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; bankalar 1 milyar 422 milyon dolar net borçlanma, diğer sektörler ise 25 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdi.

Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 4 milyar 63 milyon doları net artış kaydetti.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 3 milyon dolar ve Türk Lirası cinsinden 1 milyar 699 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 1 milyar 702 milyon dolar net artış kaydetti.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankalar ve Genel Hükümet sırasıyla 912 milyon dolar ve 17 milyon dolar net kullanım, diğer sektörler ise 890 milyon dolar net geri ödeme gerçekleştirdi.

Resmi rezervlerde bu ay 6 milyar 207 milyon dolar net azalış oldu.

Paylaşın

Altı Suç Örgütü Çökertildi: 54 Gözaltı

Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, altı ilde gerçekleştirilen operasyonlarda 6 suç örgütünün çökertildiğini, ve 54 şüphelinin gözaltına alındığını söyledi.

Haber Merkezi / Bakan Yerlikaya, operasyonlar kapsamında, 12 adet ruhsatsız tabanca, 4 adet tüfek, uyuşturucu imalathanesi ve çok sayıda çek, senet ve nakit paraya el konulduğunu belirtti.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabı üzerinden Mahzen 9 operasyonlarına ilişkin detayları paylaştı. Yerlikaya, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“6 ilde eş zamanlı olarak düzenlenen “MAHZEN-9” operasyonlarında; İzmir’de Hasan Keser, Kayseri’de Barış Şengül (Yılanlar), Manisa’da Ömer Çakır, Muğla’da Yakup Çabuk (Çabuklar), Diyarbakır’da Oğuz Sorguç (Yurtdışı Firar) ve Erzincan’da Necat Koç’un elebaşılığını yaptığı 6 ayrı Organize Suç Örgütü Çökertildi.

Operasyonlarda elebaşlarının da içerisinde bulunduğu Organize Suç Örgütü Üyesi 54 şüpheli yakalandı.

Aziz Milletimizin Bilmesini İsterim ki; Hangi büyüklükte olursa olsun organize suç örgütlerini çökertip, adalete teslim edeceğiz. Organize suç örgütlerine karşı operasyonlarımız şafak sökerken de gün batarken de kararlılıkla devam edecek.

Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Başkanlığı koordinesinde; İzmir, Kayseri, Manisa, Muğla, Diyarbakır ve Erzincan İl Emniyet Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu organize suç örgütü üyesi şüphelilerin;

Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, nitelikli yağma, uyuşturucu madde imal ve ticareti, kasten yaralama, ölümle tehdit, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması, tefecilik, çek ve senet tahsilatı, şantaj, fuhuşa teşvik, silah ve mühimmat kaçakçılığı suçlarını işledikleri tespit edildi.

Operasyonlar sonucu: 12 adet ruhsatsız tabanca, 4 adet tüfek, uyuşturucu imalathanesi ve çok sayıda çek, senet ve nakit paraya el konuldu.

Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve operasyonları gerçekleştiren Kahraman Polislerimizi tebrik ediyorum. Allah ayaklarına taş değdirmesin. Milletimizin Duası Sizinle.”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu: Sahada Güçlü Bir İttifak Görüyorum

Yerel seçimlere ilişkin değerlendirmelerde bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Ben yüksek bir toplumsal sempati görüyorum. Güçlü bir ittifak görüyorum sahada. Öyle 6-7 parti değil yani, hani, çok güçlü ittifak görüyorum. Çok pozitif bir hava görüyorum. Eleştirip önerisini söyleyen insanlarda da bize, bizim yönetimimizden memnuniyet görüyorum” dedi ve ekledi:

“Çünkü eleştiriyorlar, önerilerini sunuyorlar, talep ediyorlar. Daha önce çok kopuk, sistemin vatandaşla iç içe olmadığı bir nitelik vardı İstanbul Büyükşehir Belediyesinde. Şu andaki gibi demokratik usüllerle bir belediye başkanı ile İstanbulluların yüz yüze geldiğini düşünmüyorum. İstatistikler de var, geçmiş hafızada da bu var. Ben en az bir ilçeye 20-25 kez gitmişim. Ne kadar çok çalıştığımızın bugün sahada karşılığını görmek insanların pozitif yaklaşımını görmek, hem de çok yüksek oranda görmek memnuniyet verici.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Evrensel yazarı Fatih Polat’a açıklamalarda bulundu. Polat’ın yönelttiği sorular ve İmamoğlu’nun bunlara verdiği yanıtlar şöyle:

İstanbul’u bir dönem yönettiniz. Geriye baktığınızda, ‘Şunları yapmak istiyordum ama şu nedenle yapamadım’ dediğiniz şeyler var mı?

Büyük bir şehri yönetiyoruz ve bunun cevabı oldukça fazla olabilir. Çünkü, 100 kreş açtık, niçin 50 tane daha yetiştiremedik diyebilirim. En basitinden. Ama belirli imza gecikmeleri vs. gerçekten bu Sefaköy-Beylikdüzü metro hattında biz en az 8-10 ay önce temel atabilirdik, ama sadece bir imzayı bekliyor olmak… Bu bir istatistik imzası, ne bir kefillik, ne başka bir şey.

Bu merkezden mi kaynaklanıyor?

Evet, Cumhurbaşkanlığının yatırım onayının olmaması benim canımı çok sıkıyor. Bir kişi bir imzasıyla 3.5 milyon İstanbulluya ihanet ediyor. Daha önce 16 milyon İstanbulluya ihanet ettiğini söylediği sürece devam ediyor. Bence çok acı. Üzüldüğüm işlerden birisi o. Ama elbette daha fazlasını yapabilirdim diye hayıflandığım şeyler var.

Bugün Esenyurt’taki konuşmanızda Murat Kurum’a eleştirilerinizi dile getirirken Erdoğan’ı da eleştirdiniz. Buna daha önce de tanıklık ettik. Bu, aslında Erdoğan ile yarıştığınıza dair bir duygudan mı kaynaklanıyor?

Yani şöyle, Sayın Cumhurbaşkanının belki seçim dönemine girdiğimizden bu yana sanırım en az 20 kez bana dönük sözleri olmuştur. İncitici, tabiri caizse dalga geçen ifadeleri olmuştur. Ben aslında bana gönderme yaptığı cümlelerine cevap veriyorum. Yoksa ben Sayın Cumhurbaşkanına laf yetiştirmiyorum. Öyle bir derdim de yok. Ha, İstanbul’da bir aday var mı ya da aday atanmış bir aday mı, ya da dersini çalışmamış bir ithal aday mı zaten takdirini milletimiz görüyordur. Bu manada ben düşüncemi zaten dile getiriyorum ama milletimizin de benimle aynı takdiri kullanacağına inanıyorum büyük çoğunlukla.

Önceki yerel seçim dönemi ile bu dönemi kıyasladığınızda, sahaya ve genel havaya ilişkin ne görüyorsunuz?

Ben yüksek bir toplumsal sempati görüyorum. Güçlü bir ittifak görüyorum sahada. Öyle 6-7 parti değil yani, hani, çok güçlü ittifak görüyorum. Çok pozitif bir hava görüyorum. Eleştirip önerisini söyleyen insanlarda da bize, bizim yönetimimizden memnuniyet görüyorum. Çünkü eleştiriyorlar, önerilerini sunuyorlar, talep ediyorlar. Daha önce çok kopuk, sistemin vatandaşla iç içe olmadığı bir nitelik vardı İstanbul Büyükşehir Belediyesinde. Şu andaki gibi demokratik usüllerle bir belediye başkanı ile İstanbulluların yüz yüze geldiğini düşünmüyorum. İstatistikler de var, geçmiş hafızada da bu var. Ben en az bir ilçeye 20-25 kez gitmişim. Ne kadar çok çalıştığımızın bugün sahada karşılığını görmek insanların pozitif yaklaşımını görmek, hem de çok yüksek oranda görmek memnuniyet verici.

Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) gelir ve yaşam koşulları araştırması 2023 yılı sonuçları, gelir dağılımındaki adaletsizliğin ve buna bağlı yoksulluğun daha da derinleştiğini teyit etti. Elbette ekonomi, merkezi iktidar ve sisteme dair bir sorun ama siz, Türkiye’nin en fazla nüfusa sahip kentini yöneten Belediye Başkanı olarak, eğer kazanırsanız kent yoksullarının hayatlarını kolaylaştırmak için neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Şu an en büyük problem kent yoksulluğu. Sosyal yardım, sosyal destek bütçesinin neredeyse altı kata yakın çıktığı dönemler olması tesadüf değil. İhtiyaca dönük artırmak zorunda kalıyoruz. Bu tabii büyük bir sorun, büyük bir konu İstanbul açısından. Tabii sadece İstanbul’un değil, bütün Türkiye’nin sorunu. Emekliler, öğrenciler, çocuklar, genç anneler, birçok toplum katmanı büyük sorunlar içerisinde. Biz buna dair çok ciddi bir sosyal yardım, sosyal destek hazırlığı yaptık önümüzdeki beş yıl için.

Çok aşaması var bunun. Direkt düzenli hane desteğinde artıştan tutun, yeni evlenecek çiftlere ya da işte bir sahada insanların kentsel dönüşüm sürecinde bize duyduğu ihtiyaçta kira desteğinden tutun, gücü olmayan dar gelirli ailelerin ya da dar gelirli emeklilerin kentsel dönüşüm bütçelerinin yüzde 65’ini karşılamaya varıncaya kadar çok yönlü destek paketimiz var. Bence bizim önümüzdeki beş yıl en çok zaman harcayacağımız, en çok kaynak harcayacağımız mesele kent yoksulluğu. Buna da hazırız.

Erdoğan, 1994 yerel seçimleri sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı oldu ve onu yıllar sonra bugünkü koltuğunda gördük. Sizin, bu seçimi de kazanmanız halinde geleceğin favori cumhurbaşkanı adayı olacağınıza dair yorumlara ne diyorsunuz?

Çok coşkulu, icracı bir beş yıl yaşadım. Ve önümüzdeki beş yıl içinde çok coşkulu İstanbul hayallerim var. Buna hazırlık içerisindeyiz. Şunu söyleyeyim. Ben ‘Allah bilir’ diye bir cevap verdim. 2019 seçiminden sonra. 3 yıl boyunca neredeyse ne zaman cumhurbaşkanı oluyorum diye her akşam televizyonlarda konuşuldu. Sonra ne yazık ki genel seçimi kaybettik, partimle ilgili bir değişim sürecinin olması gerektiğini ifade ettim.

Her gün, Ekrem İmamoğlu ne zaman genel başkan oluyor diye yayın yaptılar. İkisi de olmadı. Günün sonunda ben şu anda çok odaklı bir biçimde İstanbul’a çalışıyorum. Hayallerim var. Sonrası artık toplumun kanaati, insanların sağlığı, başta benim sağlığım, yaşamın uzunluğu belirler. Ben hiçbir zaman kariyer planı yapmadım. Şu anda Türkiye’nin İstanbul’u kazanmaya, İstanbul’da iyi işler başarmaya çok ihtiyacı var.

Esenyurt’taki konuşmanızda Murat Kurum’a eleştirilerinizi dile getirirken Erdoğan’ı da eleştirdiniz. Buna daha önce de tanıklık ettik. Bu, aslında Erdoğan ile yarıştığınıza dair bir duygudan mı kaynaklanıyor?

Yani şöyle, Sayın Cumhurbaşkanının belki seçim dönemine girdiğimizden bu yana sanırım en az 20 kez bana dönük sözleri olmuştur. İncitici, tabiri caizse dalga geçen ifadeleri olmuştur. Ben aslında bana gönderme yaptığı cümlelerine cevap veriyorum. Yoksa ben Sayın Cumhurbaşkanına laf yetiştirmiyorum. Öyle bir derdim de yok. Ha, İstanbul’da bir aday var mı ya da aday atanmış bir aday mı, ya da dersini çalışmamış bir ithal aday mı zaten takdirini milletimiz görüyordur. Bu manada ben düşüncemi zaten dile getiriyorum ama milletimizin de benimle aynı takdiri kullanacağına inanıyorum büyük çoğunlukla.

Röportajın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın