Gençlerin Gündemi Ekonomi Ve İşsizlik

Arayüz Kampanyası tarafından Türkiye genelinde 18-30 yaş arasındaki bin 255 gençle gerçekleştirilen “Arayüz Gençlik Araştırması: Siyasi Eğilimler, Sosyal Konumlanma ve Mobilizasyon Araştırması 2026” çalışmasının sonuçları açıklandı.

27-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında bilgisayar destekli telefon anketi yöntemiyle gerçekleştirilen araştırmada gençlerin ekonomik koşullarından duygu durumlarına, siyasete ilgilerinden seçimlere katılım niyetlerine kadar çeşitli başlıklar ele alındı.

Araştırmanın ayrıntılarını Arayüz Kampanyası Direktörü Nevzat Taşçı ile Saha Araştırmacısı Yusuf Said Akcakaya paylaştı.

Araştırmada gençlerden Türkiye’de karşı karşıya kaldıkları en kritik sorunlardan en fazla ikisini belirtmeleri istendi. Sonuçlarda ekonomi ve işsizlik, gençlerin en fazla işaret ettiği sorunlar olarak öne çıktı.

Raporda barınma sorunu, gelecek planı yapamama ve evlilik süreçlerinin de gençler tarafından ekonomik koşullar ve istihdam sorunlarıyla bağlantılı değerlendirildiği belirtildi.

Gençlerin geçim durumlarına ilişkin sonuçlar da ekonomik sıkıntının boyutunu ortaya koydu. Katılımcıların yüzde 40’ı geçinemediğini ifade ederken, yüzde 39’u geçinebildiğini ancak herhangi bir birikim yapamadığını belirtti. Böylece araştırmaya göre gençlerin yaklaşık beşte dördü ya geçim sıkıntısı yaşıyor ya da gelirinden birikim yapamıyor.

İstihdam türüne göre yapılan değerlendirmede ise mavi yakalı çalışanlar ve işsiz gençler arasında geçinemediğini belirtenlerin oranının yüzde 50’ye yaklaştığı aktarıldı.

Araştırmada gençlerin duygu durumları da 10 puanlık ölçek üzerinden değerlendirildi. Stres ve kaygı, 6,4 puanla gençlerin en yoğun yaşadığı duygu olarak ilk sırada yer aldı. Öfke 5,5 puanla ikinci sırada bulunurken, çaresizlik üçüncü sırada yer aldı.

Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yaklaşık yarısı yüksek düzeyde stres ve kaygı yaşadığını belirtti.

Yaş gruplarına göre değerlendirmede stres düzeyi 22-25 yaş grubunda 6,7 puanla en yüksek seviyeye ulaştı. Raporda bu yaş döneminin üniversiteden mezuniyet, iş arama ve çalışma hayatına geçiş süreçleriyle örtüştüğüne dikkat çekildi.

Cinsiyet bazındaki sonuçlarda ise kadın gençlerin stres puanının erkeklerden yaklaşık 0,8 puan daha yüksek olduğu görüldü.

Ekonomik durum ile duygu durumu arasında da belirgin bir ilişki tespit edildi. Rahat geçinebildiğini ve birikim yapabildiğini belirten gençlerde stres daha düşük, umut düzeyi ise daha yüksek ölçüldü. Geçinemediğini ifade edenlerde ise stres düzeyi yükselirken umut düzeyi daha düşük çıktı.

Araştırmada gençlerin siyasete ilgisi ile seçimlere katılım niyeti arasında dikkat çeken bir fark ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 22’si siyasetle doğrudan ilgilendiğini belirtirken, yüzde 34’ü siyasete “biraz ilgi duyduğunu” ifade etti.

Buna karşın gençlerin yüzde 74’ü bir sonraki seçimde oy kullanmayı düşündüğünü bildirdi. Siyasetle hiç ilgilenmediğini söyleyen gençlerde dahi sandığa gitme niyetinin yüzde 65 seviyesinde olduğu aktarıldı.

Gençlerin temsil beklentisi yüksek

Araştırmaya göre gençlerin önemli bir bölümü mevcut siyasi yapıların kendilerine yeterince söz hakkı ve temsil imkânı sunmadığını düşünüyor. Gençlerin yaklaşık beşte üçü kendi gelecekleri üzerinde karar verici konumda olmadığını belirtirken, yüzde 65’i yaşadıkları sorunların siyasi partiler tarafından yeterince gündeme getirilmediğini ifade etti.

Gençlerin yüzde 80’i TBMM’de ve yerel yönetimlerde daha fazla genç siyasetçinin görev almasını istedi. Buna karşın, ekonomik ve finansal engellerin bulunmadığı bir ortamda bizzat siyasete girmek isteyenlerin oranı yüzde 31’de kaldı.

Raporda bu iki sonuç arasındaki farkın, gençlerin doğrudan siyasete katılmaktan ziyade kendilerini temsil edecek daha fazla genç ismin siyasi ve idari kademelerde yer almasını istemeleriyle ilişkili olduğu değerlendirildi.

Çalışmada ayrıca Ekrem İmamoğlu ile Recep Tayyip Erdoğan’ın yarışacağı varsayılan olası bir cumhurbaşkanlığı ikinci tur senaryosu katılımcılara yöneltildi.

Kararsız seçmenler dağıtılmadan yapılan ölçümde İmamoğlu’nun oy oranı yüzde 43,4, Erdoğan’ın oy oranı yüzde 29,5 olarak kaydedildi. Kararsızların oranı ise yüzde 27 oldu.

Araştırmanın raporunda, kararsız oyların oransal olarak dağıtılması halinde İmamoğlu’nun oranının yaklaşık yüzde 60 seviyesine ulaşacağı hesaplandı. Bu ikinci hesaplama, kararsız seçmenlerin varsayımsal bir dağıtımına dayanıyor ve doğrudan ölçülen oy oranından farklı bir gösterge niteliği taşıyor.

Paylaşın