Türkiye’nin Kredi İflas Riski Son 14 Yılın En Yüksek Seviyesinde

Türkiye’nin kredi iflas riskini gösteren 5 yıllık CDS’leri dün 700 puanı aşarak 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Dolar kuru bandının ise önümüzdeki haftalarda daha net seçilebileceği belirtildi.

Türkiye’ye ait varlıkların taşıdığı risk hakkında gösterge olan CDS’teki belirgin yükseliş Hazine’nin dolar borçlanma maliyetlerini yükseltirken,  bankacılar maliyetlerin çift haneye yaklaştığına dikkat çektiler.

CDS’ler son bir haftada 72 baz puan ile keskin şekilde yükselerek dün gün içinde 7 Mart’ta gördüğü 700 baz puan seviyesini aştıktan sonra günü 697/705 baz puandan kapattı. Böylelikle 2008’den bu yana en yüksek seviye aşılmış oldu.

Dolar kuru tahmini

Bu gelişmelerle birlikte dolar/TL bu sabah 20 Aralık’tan beri ilk kez 15.43’e yakın seviyelerden işlem görürken, bankacılar kurun 15.5’in altında denge bulabileceğini ifade ettiler.

Reuters’ın görüşlerine başvurduğu beş işlemciden dördü dolar/TL’deki yeni bandı 15-15.5 olarak tahmin ederken, bir bankacı ise 15.5-16 bandını öngördü. Bankacılar önümüzdeki haftalarda bandın daha net seçilebileceğini belirtti.

Paylaşın

Operasyon Kaftancıoğlu İle Kalmayacak ‘Sırada İmamoğlu Ve HDP’liler Var’

Yargıtay’ın CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu hakkında verdiği kararı eleştiren gazeteci İsmail Saymaz, “Görünen o ki bu operasyon Kaftancıoğlu ile sınırlı kalmayacak”, “Sırada İmamoğlu ve HDP’liler var” ifadelerini kullandı.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, Canan Kaftancıoğlu hakkında tamamı eski tarihli sosyal medya paylaşımları nedeniyle Yargıtay 3. Dairesi’nce onanan 4 yıl 11 ay 20 günlük hapis cezasını köşesine taşıdı .

Bu davanın ‘yargısal yollarla siyasi tasfiye operasyonu’ olduğunu belirten Saymaz, “Beştepe Hukuk Bürosu’na dönüştürülen yargı erki, Kaftancıoğlu kararı ile hem İstanbul’un kaybedilmesinin intikamını alıyor, hem de 2023’te gerçekleştirilecek genel seçim öncesi Cumhur İttifakı için yol temizliği yapıyor” dedi. Ardından şunları kaydetti:

“Düşünün. Soruşturma, CHP İstanbul kongresinden sonra başlatılıyor. Dava, iktidarın hezimete uğradığı yerel seçimin ardından açılıyor. Karar genel seçime bir yıl kala onanıyor.

Belli ki iktidar, hem 2017’deki referandumda, hem 2019’daki yerel seçimde kaybettiği İstanbul’u şansa bırakmak istemiyor. Kaftancıoğlu gibi HDP seçmenlerinin de dikkatle izlediği etkili bir siyasetçiyi sahneden düşürerek, seçim sürecini dikensiz gül bahçesine çevirmek istiyor.

‘Operasyon Kaftancıoğlu ile sınırlı kalmayacak’

Görünen o ki… Bu operasyon Kaftancıoğlu ile sınırlı kalmayacak. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Davası, belki kimi CHP’li belediyelere kayyum atanması ve HDP’nin kapatılmasıyla devam edecek.”

Paylaşın

Sanayi Üretimi Yıllık Bazda Yüzde 9,6 Arttı

TÜİK’in verilerine göre, sanayi üretimi mart ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9,6 arttı; aylık bazda ise yüzde 1,8 daraldı. Sanayi üretimi Şubat ayında yüzde 13,3 artmıştı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Sanayi Üretim Endeksi Mart 2022 verilerini açıkladı.

Buna göre Mart ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 2,9, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 10,6 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 1,9 arttı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 4,9 ve imalat sanayi sektörü endeksi %2,2 azalırken, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,8 arttı.

Şubat ayı verileri

Sanayi üretimi Şubat ayında aylık yüzde 4,4, yıllık yüzde 13,3 artmıştı.

Şubat ayı sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,1, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 14,4 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 4,9 artmıştı.

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde ise, madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 5,1 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,1 artmıştı.

Paylaşın

Son 50 Yılın En Sıcak 5. Nisan Ayı

2022 nisan ayı, Türkiye’de 1971-2022 yılları arasındaki en sıcak 5. nisan ayı olarak kayıtlara geçti. Yarım asırda sıcaklıkların ortalamanın üzerine çıktığı beş nisan ayı yaşandı. Bunların 3’ü ise son 6 yılda gerçekleşti.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre, nisan ayında en düşük sıcaklık -15,9 derece ile Kars-Sarıkamış’ta, en yüksek sıcaklık ise 35,9 derece ile Adana-Kozan’da tespit edildi.

Ölçümlere göre, nisan 2022’de sıcaklık ortalaması, uzun yıllar ortalamasının 2 derece üzerine çıktı. Türkiye’de son 50 yılda en sıcak nisan ayı 1989’da ölçülürken, bunu sırasıyla 2016, 2018, 2008 ve 2022 yılları takip etti.

Sıcaklık üç bölgede mevsim normallerinin üzerinde

2022 yılı nisan ayında ortalama sıcaklıklar, Marmara, Ege ve Karadeniz Bölgesi’nin kıyı kesimlerinde mevsim normalleri civarında, Türkiye’nin diğer bölgelerinde ise mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşti.

Bölgelerde sıcaklık artışı ortalaması 2 ile 3 derece arasında.

Mayıs ayı sıcaklıkları merak konusu

Meteoroloji Genel Müdürlüğü verilerine göre Türkiye’de geçen yıl da son 51 yılın en sıcak mayıs ayı yaşanmıştı. 2021 mayıs ayındaki sıcaklık 19,3 dereceye çıkmıştı.

Daha önce 16,7 olarak ölçülen ortalama mayıs ayı sıcaklığı 2,6 derece artmıştı. 1971’den bu yana en yüksek ortalama sıcaklık ise 2007 yılının mayıs ayında kaydedilmişti.

2021 verileri neydi?

Avrupa Birliği (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi raporuna göre dünyadaki veriler şöyleydi:

  • Küresel olarak, kayıtlara geçen en sıcak beşinci yıl olan 2021; 2015 ve 2018’e kıyasla çok az daha fazla sıcaktı.
  • 2021’de yıllık ortalama sıcaklık 1991-2020 referans dönemi sıcaklığının 0,3°C üzerinde, sanayi öncesi seviye olan 1850-1900 ortalamasının 1,1-1,2°C üzerinde gerçekleşti.
  • Son yedi yıl açık farkla kayıtlara geçen en sıcak yıllardı.
  • Dünya genelinde, 2021’in ilk beş ayında, çok sıcak geçen son yıllara kıyasla nispeten düşük sıcaklıklar görüldü. Ancak haziran ayından ekim ayına kadar aylık sıcaklıklar, kaydedilen en sıcak aylar arasında hep ilk dörtte yer aldı.
  • Son 30 yılın (1991-2020) sıcaklıkları sanayi öncesi seviyenin yaklaşık 0,9°C üzerindeydi.
Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a: Zorbasın

Partisinin İstanbul İl Başkanlığı binası önünde toplanan kalabalığa seslenen CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Yönetenlere, yönetene, Erdoğan’a sesleniyorum: Erdoğan sen ikiyüzlüsün, sen fırsatçısın, sen bir zorba ve bir manipülatörsün. Ama zulmün, küstahlığın artık son buluyor. Söyleyeyim; artık zulmü, küstahlığı artık son buluyor.” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na hapis cezasının onanması ve siyasi yasak getirilmesi kararının ardından İstanbul’a gitti.

CHP İstanbul İl Başkanlığı binası önünde kurulan kürsüye İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte çıkan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, burada yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Hep birlikte bu ülkeye çektirilen zulme son vereceğiz. Hep birlikte; doğusu – batısı, güneyi – kuzeyi, vicdanı olan her vatandaşla beraber yol yürüyeceğiz ve Türkiye’yi zulümden ve zalimden kurtaracağız.

Yönetenlere, yönetene, Erdoğan’a sesleniyorum: Erdoğan sen ikiyüzlüsün, sen fırsatçısın, sen bir zorba ve bir manipülatörsün. Ama zulmün, küstahlığın artık son buluyor. Söyleyeyim; artık zulmü, küstahlığı artık son buluyor.

Erdoğan, yaklaşan gök gürültüsünü duyuyor musun?

Bu gürültü mahallelerini sığınmacılara sattığın insanlarımızın gürültüsüdür.

Bu gürültü aç bıraktığın emeklilerimizin gürültüsüdür.

Bu gürültü elektriğini kestiğin 4 milyon insanın karanlıktaki sesidir. Milyonların acısının sesidir bu kulaklarında çınlayan ses.

Geleceğini çaldığın bu kızgın insanların sesini duyuyor musun? Özürlüğün şarkısını söyleyenlerin sesini duyuyor musun?

Yeni bir hayat başlamak üzere bu ülkenin insanları için. Her bir vatandaşın onuruyla ve özgürce yaşayabileceği bir ülke yaratacağız. En karanlık anın şafağa en yakın zaman olduğunu biliyoruz, hep birlikte seslendiriyoruz.

Erdoğan; biz göğe baktığımızda sana rağmen her şeyin daha iyiye gideceğini, bu zulmün de son bulacağını, bir kez daha huzur ve sükûnetin bu ülkeye geri geleceğini hepimiz biliyoruz. Bütün acımasızlıklar senin zayıflıklarından doğuyor. Evet sen zayıfsın, biz güçlüyüz.

Sen sırça köşkünde yaşayacaksın biz omuz omuza gelen bir halkız. Cezalandırmaya çalıştığın Canan’ın arkasında koca bir halk var. Bunu bir an bile aklından çıkarma. Yine devam edeyim, unutma Erdoğan; bugün Canan nezdinde vücut bulan halkın sesi, halkın iradesi senden büyüktür. Canan yüreklidir, Canan cesurdur, Canan bizimdir, herkes duysun.

21 Mayıs günü Bursa’da miting yapacaktık. Buradan duyuruyorum; artık mitingin adresi Bursa değil, İstanbul’dur. İstanbul’da yapacağız.

Hiç endişe etmeyin, zalimin zulmü karşısında asla geri adım atmayacağız. Yüreğimizle, aklımızla, mantığımızla ve halka duyduğumuz sevgiyle yolumuza devam edeceğiz. Adalet bu ülkeye ya gelecek ya gelecek!”

Paylaşın

Yargıtay’ın Canan Kaftancıoğlu Kararına Muhalefetten Tepki

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun hapis cezasının Yargıtay tarafından kısmen onanması ve siyasi yasak getirilmesi kararına muhalefet sert tepki gösterdi. Karar, muhalefet cephesinde “AKP iktidarınca gelecek seçimlere hazırlık amaçlı yargı aracılığıyla siyaseti dizayn etme çabası” olarak yorumlandı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’na beş ayrı suçtan verilen 9 yıl 8 ay 20 günlük hapis cezasının 4 yıl 11 ay 20 gün olan bölümünü onadı. Yargıtay kararında Terörle Mücadele Kanunu’nun ‘‘örgüt propagandası yapma’’ suçunu düzenleyen 7. Maddesi’nin 2. fıkrasından verilen mahkumiyet kararını bozmasıyla Kaftancıoğlu teknik olarak cezaevine girmeyecek.

Kılıçdaroğlu’ndan milletvekillerine çağrı

Kararın ardından CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, tüm milletvekillerini partisinin İstanbul İl Merkezi’ne çağırdı. CHP lideri, ‘‘Partimizin tüm milletvekilleri, derhal İstanbul il başkanlığı binamıza doğru yola çıkın’’ dedi.

Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından sonra CHP’li milletvekilleri İstanbul’a gitmek üzere Meclis’ten ayrıldı.

Kaftancıoğlu: ‘‘İktidardaki kötülüğü gönderene kadar çalışmaya devam edeceğim’’

Kararı Fazıl Say’ın babası Ahmet Say’ın cenazesine katılmak üzere gittiği Ankara’dan İstanbul’a dönerken yolda alan Canan Kaftancıoğlu da yol üzerinde çektiği bir videoda “gerçek hukuku tesis edene kadar mücadelenin süreceğini” söyledi.

CHP İstanbul İl Başkanı, ‘‘Burada mesele Canan Kaftancıoğlu’na ne ceza verildi, nasıl verildi meselesinden öte bu ülkede hukukun geldiği nokta ve hukuksuzluğun hepimize yaşattığı mağduriyet. Merak eden arayan soran dostlarımıza söylemek isterim ki, biz iktidardaki kötülüğü gönderene kadar, sadece Canan Kaftancıoğlu için değil 84 milyon için hukuku sağlayana kadar her şekilde çalışmaya, çalışmaya, çalışmaya devam edeceğim. Asla ve asla umudunuzu kaybetmeyin. İktidardaki kötülüğü bizler umudu örgütleyerek göndereceğiz. İşte o zaman bu ülkede gerçek adalet ve gerçek hukuk tesis edilmiş olacak’’ dedi.

“Kaftancıoğlu milletvekili adayı olamayacak”

VOA Türkçe’nin konuştuğu TBMM Adalet Komisyonu CHP Sözcüsü Zeynel Emre, bu karardan sonra Kaftancıoğlu’nun bir sonraki seçimde milletvekili adayı olamayacağını ancak il başkanlığı görevinin devam etmesinde bir engel bulunmadığını ifade etti.

Zeynel Emre, Kaftancıoğlu’nun infaz için cezaevine gireceğini ancak hemen aynı gün çıkması gerektiğini de ilave etti.

Muhalefet tepkili

Kaftancıoğlu hakkındaki yargı kararı bazı çevrelerde, Türkiye’de AKP iktidarı ve lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 2019 yılında 31 Mart Yerel Seçimleri ve devamında 23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçimi’nde, ana muhalefet partisi CHP karşısında seçim kaybı yaşanması kapsamında değerlendirildi. CHP dışındaki muhalefet partileri de özellikle “siyasi yasak” boyutuyla karara tepki gösterdi.

Karamollaoğlu: “Adalet bir gün herkese lazım olur“

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, “Hakkında verilen haksız ve hukuksuz kararın ardından Canan Kaftancıoğlu’nu arayarak geçmiş olsun dileklerimi ilettim. Hiç kimse endişeye kapılmasın, umutsuzluğa düşmesin. Siyasi kararların odağı haline gelen yargı kurumunu yeniden ayağa kaldıracağız. Adalet mekanizmasını muhalefeti susturmak için kullananlar da, buradan siyasi bir kazanç devşireceğini zannetmesin. Adalet bir gün herkese lazım olur” dedi.

İyi Parti: “Diplomatik ve ekonomik ilişkilerini sıkıntıya sokacak”

İyi Parti Genel Sekreterliği’nce “Unutmayalım ki; adaletin olmadığı yerde demokrasi olmaz. Demokrasinin olmadığı yerde kalkınma olmaz. Kalkınmanın olmadığı yerde, zenginlik olmaz. Bugün, bu kararı, sıradan bir mahkeme kararı olarak görüp geçemeyiz. Bu karar, ülkemizi uluslararası alanda da itibarsızlaştıracak. Bu yanıyla zaten kırılgan olan diplomatik ve ekonomik ilişkilerimizi daha da sıkıntılı bir hale sokacaktır” tepkisi gösterildi.

İyi Parti adına yapılan yazılı açıklamada, “Türkiye derme çatma iddianamelerle verilen mahkeme kararlardan çok çekmiştir. 28 Şubat günlerinde, okunan bir şiirin bile bahane edildiği, adalet duygusunun yaralandığı kararlar hepimizin hafızasındadır. O günün mağdurlarının, bugünün mağrurları haline gelerek, tüm kurumlar üzerinde vesayet oluşturması, siyaseti dizayn edebilmek, bireylere korku salabilmek için, hukuku ve adalet duygusunu zedelemesini kabul edemeyiz. Evet, CHP İstanbul İl Başkanı Sayın Canan Kaftancıoğlu hakkında, yargı bir karar vermiştir. Ancak verilen kararın zamanlamasından niteliğine kadar, bu kadar tartışılıyor olması bile, asıl tehlikeye, yani yargıya olan güvenin sarsıldığına işaret etmektedir. İyi Parti olarak asıl ve önemli tehlikenin de bu olduğuna inanıyoruz. AK Parti iktidarı, üzerinde vesayet kurabilmek için yargıyı, bugün terör örgütü dediği FETÖ’ye bile teslim etmiştir. Vesayetle mücadele ettiğini söyleyerek iktidara gelenlerin bu vesayet iştahı, milletimizin adalete olan güvenini sarsmaktadır. İyi Parti olarak fikrine katıldığımız ya da katılmadığımız tüm vatandaşlarımızın, adil yargılanma hakkını, adaletin ve demokrasinin tam ve kamil uygulanması mecburiyetini savunmaya devam edeceğiz. Millet iradesinin görevi verdiği günden itibaren de, cüpbelerdeki düğmeleri söküp atacak, Türk adaleti üzerine düşen gölgeleri ortadan kaldıracağız” denildi.

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisi adına yapılan yazılı açıklamaya alıntılayarak, “Dünün mağdurlarının, bugün mağrur olduğu bu ucube sistem, Türkiye’yi daha fazla taşıyamaz. O sandık gelecek, bu vesayet bitecek. Az kaldı…” dedi.

HDP: “Siyaset alanını yargı eliyle dizayn devam ediyor”

HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç ise, “İktidar demokratik siyaset alanını yargı eliyle dizayn etmeye devam ediyor. Canan Kaftancıoğlu hakkında verilen bu karar hukuki değil siyasidir. Bütün baskı ve hukuksuzluklara rağmen adalet mücadelesinden vazgeçmeyeceğiz” tepkisini gösterdi.

Gelecek Partisi: “Ülkemizi siyasi yasaklarla anılacak hale getirmekten utanılmalı”

Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Serkan Özcan da “CHP İstanbul İl Başkanı Kaftancıoğlu hakkında verilen siyaset yasağını da içeren hüküm demokrasimize vurulmuş açık bir darbedir. 80’lerin ve 90’ların vesayet rejiminin siyasi yasaklarının mağduru olmuş bu iktidarın her türlü demokratik değeri inkar ederek ülkemizi siyasi yasaklarla anılır hale getirmesi utanılacak bir durumdur. Tam demokrasi, tam ifade hürriyeti ve amasız insan hakları mücadelemiz devam edecek” değerlendirmesini paylaştı.

Demokrat Parti: “Muhalefeti sindirme çabası”

Demokrat Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Neslihan Çevik de, “Çözüm bekleyen bu kadar sorun varken, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun 10 sene evvel yapmış olduğu bir sosyal medya paylaşımının peşinden gidilmesi, iktidarın muhalefeti sindirme çabasının son örneğidir” tepkisini dile getirdi. Çevik, “İşte tam da bu yüzden altı muhalefet partisi olarak güçlendirilmiş parlementer sistem ile kuvvetler ayrılığını tesis etmek konusunda kararlılığımızı sürdürüyoruz. 6’lı masa Türkiye demokrasisinin garantörü olmaya devam edecektir!” diye ekledi.

Kaftancıoğlu Twitter paylaşımları nedeniyle yargılanıyordu

Canan Kaftancıoğlu, 2012-2017 yılları arasındaki Twitter paylaşımları gerekçesiyle 6 Eylül 2019 tarihinde İstanbul 37’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan yargılamada mahkum edilmişti.

Kaftancıoğlu’na ‘‘Cumhurbaşkanına hakaret etme’’, ‘‘kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etme’’, ‘‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni alenen aşağılama’’, ‘‘halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme’’, ‘‘terör örgütü propagandası yapma’’ suçlamasıyla toplam 9 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş ve kararda indirim uygulanmamıştı.

CHP İstanbul İl Başkanı son duruşmada yaptığı savunmada, ‘‘Ben Cumhurbaşkanı’na hakaret etmedim, bundan sonra da etmem. Bunun altını net bir şekilde çiziyorum. Kim hakikati çarpıtırsa çarpıtsın, etmem. Atatürk’ün oturduğu makama hakaret etmek kimsenin hakkı olmadığı gibi haddi de değildir. Cumhurbaşkanı olan kişi aynı zamanda bir siyasi partinin başkanı olduğu için AKP Genel Başkanı’na yönelik eleştiriler Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu kapsamına sokuluyor. Yaptığım eleştiri AKP Genel Başkanı’na yönelik siyasi hicivdir. İfade özgürlüğümü kullandım. Kamu görevlisine hakaret etmedim, etmem. Kamu görevlilerinin saygınlığını rencide edecek bir somut isnadım da yoktur. Anadolu’da görev yapmış bir öğretmenin çocuğu olduğum gibi, Anadolu’da kamu görevi yapmış bir hekimim. Kamu görevinin saygınlığını oldukça iyi biliyorum’’ demişti.

(Kaynak: VAO Türkçe)

Paylaşın

Samanyolu Galaksisi’ndeki Dev Kara Deliğin İlk Fotoğrafı Çekildi

Samanyolu Galaksisi’nin tam ortasında bulunan dev bir kara deliğin ilk defa fotoğrafı çekildi. Sagittarius A* adı verilen bu kara delik, Güneş’in neredeyse 4 milyon kat kütleye sahip.

Fotoğrafta kara deliğin içinde bulunduğu karanlık bir bölgeyi, onun etrafında da yerçekimi gücüyle hareketlenmiş yüksek ısılı gazların yaydığı halka şeklindeki ışığı görebiliyoruz. Fotoğrafta gördüğümüz bu halkanın çapı yaklaşık 60 milyon kilometre.

Şanslıyız ki bu kara delik dünyadan 26 bin ışık yılı ötede. Yani bize ulaşması ve tehlike yaratması mümkün değil. Fotoğraf, Event Horizon (Olay Ufku) Teleskobu (EHT) adlı uluslararası kuruluş tarafından çekildi.

EHT daha önce 2019’da, Messier 87 adlı bir başka galaksinin içindeki bir kara deliği fotoğraflamıştı. O kara delik Güneş’ten bin kat daha geniş ve Güneş’in 6,5 milyar katı kütleye sahip.

BBC’ye konuşan EHT projesinin Avrupa ortaklarından Profesör Heino Falcke, fotoğrafta gördüğümüzün süper-kütleli kara delik olduğu için çok özel olduğunu ifade ediyor.

Falckle, “Bu kara delik aslında çok yakınımızda, arka bahçemizde. Kara deliklerin nasıl oluştuğunu ve nasıl çalıştığını anlamak istiyorsanız bu fotoğraf çok faydalı olacak, tüm detayları gösteriyor” diyor.

Kara delik nedir?

  • Amerikan Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), kara deliği uzayda belirli nicelikteki maddenin kendi içine doğru çöktüğü bir bölge olarak tanımlıyor
  • Bu bölgede yerçekimi o kadar güçlü ki ışık da dahil hiçbir şeyin kaçması mümkün değil
  • Kara delikler bazı büyük yıldızların patlaması ve ölmesiyle ortaya çıkabiliyor
  • Bazı kara delikler ise gerçekten devasa boyutlara, Güneş’in milyarlarca kat ağırlığına ulaşabiliyor
  • Galaksilerin merkezinde bulunan bu dev canavarların nasıl oluştuğu bilinmiyor
  • Ancak galaksilerin geleceği ve dönüşümü üzerinde büyük etkileri olacağı kesin

Dünya’dan 26 bin ışık yılı ötedeki Sagittarius A* (Sgr A*), gökyüzünde ufacık bir nokta olarak gözüküyor. Bu kadar küçük bir noktayı mercekte yakalamak ve fotoğraflamak ise olağanüstü görüntü çözünürlüğü gerektiriyor.

EHT, fotoğrafı çekmek için dünya boyutundaki bir teleskobu taklit eden ve sekiz tane radyo anteni ile kurulan bir sistem kullanıyor. Bu sistem, ‘very long baseline array interferometry (VLBI)’ olarak biliniyor.

EHT ekibi, bu sistem ile çok yüksek çözünürlüğe ulaşılabildiğini, Ay’ın üstünde bir simidin bile görülebileceğini söylüyor. Sistemin yakaladığı bilgiyi ve verileri gördüğümüz fotoğrafa dönüştürmek için ise atomik saatler, çığır açıcı algoritmalar ve süper bilgisayarlar kullanılıyor.

Daha önce Messier 87 fotoğrafını gördüyseniz aradaki farkı merak ediyor olabilirsiniz. İki fotoğraf birbirine çok benziyor ama aralarında çok önemli farklılıklar var.

Sgr A*, Messier 87’de fotoğraflanan kara deliğin neredeyse binde biri kadar.

EHT ekibi üyesi ve University College London’dan Dr. Ziri Younsi, Sgr A*’nın bu yüzden daha dinamik olduğunu, etrafındaki halkanın içinde görülen sıcak gazların hareket ettiğini anlatıyor. Bu gazlar, kara deliğin içinde saniyede 300 bin kilometre hızında hareket ediyor.

Fotoğrafta daha aydınlık görülen noktalarda bulunan maddenin ise bize doğru hareket ettiği söyleniyor.

Sagittarius A* kara deliğinin çevresindeki bu hareketlilik, içinde tam olarak ne olduğunu anlamayı zorlaştırıyor. Bu yüzden de fotoğrafın oluşturulması diğerine kıyasla daha uzun sürdü.

Her iki kara delik için gerekli veriler 2017 yılında elde edildi. Ancak M87’deki kara delik, büyüklüğü ve dünyaya olan uzaklığı yüzünden Sagittarius A*’ya göre çok durgun gözüküyor.

M87’deki kara delik, Dünya’dan 55 milyon ışık yılı uzaklıkta.

Bilim insanları, bu yeni fotoğraftan elde edilen ölçümlerle kara delikler için kullandığımız fizik kurallarını gözden geçiriyor. Şimdiye kadar tespit edilenlerin ise Einstein’ın yerçekimi teorisi ile uyumlu olduğu ortaya çıkıyor.

Sgr A* yakınındaki yıldızlar olağanüstü hızda hareket ediyor

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Yargıtay Canan Kaftancıoğlu’nun Cezasını Onadı, Siyasi Yasak Koydu

Yargıtay, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin çarptırdığı 9 yıl 8 ay 20 günlük hapis cezasıyla ilgili kararını açıkladı.

Yargıtay, sosyal medya paylaşımları nedeniyle hapis cezası alan Kaftancıoğlu üzerindeki beş suçlamadan üçünün cezasını onadı. Onanan suçlamaların toplam cezası 4 yıl 11 ay.

Kaftancıoğlu ‘terör örgütü propagandası yapmak’, ‘kamu görevlisine hakaret’, ‘Cumhurbaşkanına hakaret’, ‘Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılama’ ve ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme’ suçlarından hapis cezasına çarptırılmıştı.

Yargıtay bunlardan “kamu görevlisine hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti devletini alenen aşağılamaktan” verilen 1 yıl 6 ay 20’şer günlük cezaları olduğu gibi, “Cumhurbaşkanına hakaretten” verilen 2 yıl 4 ay hapis cezasını ise 1 yıl 9 ay olarak düzeltilerek onandı.

Yargıtay, “örgüt propagandasından” çarptırıldığı 1 yıl 6 aylık hapis cezası ile “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmekten” verilen 2 yıl 8 aylık hapis cezasını suçun unsurlarını oluşturmadığını söyleyerek bozdu.

Yargıtay propaganda cezasının bozma kararında “Terör örgütü propagandası yapma suçunun oluşması için terör örgütü ile ilgili bir öğretinin, düşüncenin veya inancın başkalarına tanıtılması, benimsetilmesi ya da yayılması amacıyla yapılmasının yanında terör örgütünün cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek, bu yöntemleri övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde yapılması gerekmektedir.” dedi.

“Hukuksuzluğun hepimize yaşattığı mağduriyet”

Karar sonrası Twitter’dan bir video yayınlayan Kaftancıoğlu, paylaşımında “Nerede olursak olalım çalışacak, çalışacak umudu örgütleyerek iktidardaki kötülüğü hep birlikte gönderecek, hukukun üstünlüğünü tesis ettiğimizde hep birlikte nefes alacağız…” dedi.

Videoda şöyle konuştu:

“Değerli dostlar, kıymetli yol arkadaşlarım merhaba. Size Ankara- İstanbul yol arasından sesleniyorum. Bugün defnettiğimiz çok kıymetli aydınımız müzikolog ve yazar Ahmet Say’ın cenaze töreninden dönerken Yargıtay’dan kararın çıktığı bilgisi sizler gibi bana da ulaştı.

Burada mesele Canan Kaftancıoğlu’na ne ceza verildi, nasıl verildi meselesinin ötesinde bu ülkede hukukun geldiği nokta ve hukuksuzluğun hepimize yaşattığı mağduriyet. Bundan dolayı, merak eden, arayan, soran dostlarıma şunu söylemek isterim ki; biz, iktidardaki kötülüğü gönderinceye kadar bu ülkede sadece Canan Kaftancıoğlu için değil, 84 milyon için hukuku ve hukukun üstünlüğünü yeniden sağlayıncaya kadar her şekilde çalışmaya, çalışmaya ve çalışmaya devam edeceğiz.

Şimdi İstanbul’a giderek yine çalışmaya devam edeceğim. Asla ve asla umudunuz kaybetmeyin. İktidardaki kötülüğü bizler umudu örgütleyerek göndereceğiz. İşte o zaman bu ülkede gerçek adalet ve gerçek hukuk tesis edilmiş olacak. Hepinizi kocaman kucaklıyorum”

Kılıçdaroğlu, milletvekillerini çağırdı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu kararın açıklanmasından sonra partisinin tüm milletvekillerini İstanbul İl Başkanlığına çağırdı.

Ne olmuştu?

Canan Kaftancıoğlu’na 10 yıl önce sosyal medyadan yaptığı paylaşımlar nedeniyle dava açıldı. Kaftancıoğlu ayrıca, sosyal medyadan da hedef gösterildi.

“Cumhurbaşkanına hakaret”, “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılama”, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek”, “Terör örgütü propagandası yapmak” suçlamasıyla 17 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılandı.

İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada 6 Eylül 2019’da karar açıklandı. Kaftancıoğlu “silahlı terör örgütü propagandası yapmak” suçundan 1 yıl 6 ay, “kamu görevlisine alenen hakaret etme” suçundan 1 yıl 6 ay 20 gün, “Cumhurbaşkanına alenen hakaret etme” suçundan 2 yıl 4 ay, “Türkiye Cumhuriyeti Devletini alenen aşağılamak” suçundan 1 yıl 8 ay, “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek” suçundan 2 yıl 8 ay olmak üzere toplam 9 yıl 8 ay 20 gün hapis cezasına mahkum edildi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Urfa’da Demir Çağı’ndan Kalma Yer Altı Odası Keşfedildi

Arkeologlar Urfa’nın Başbük ilçesinde Demir Çağı’ndan kalma bir yer altı yapısı keşfetti. MÖ ilk bin yıllık dönemde kullanıldığı düşünülen komplekste Asur üslubunda tanrı tasvirlerini içeren bir duvar resmi tespit edildi.

Hakemli bilimsel dergi Antiquity’de yayımlanan araştırmada, resmin yerel halk tarafından çizildiği ifade edildi.

Keşif, Mezopotamya’dan gelen ve daha sonra Anadolu’ya yayılan Yeni Asur İmparatorluğu kültürünün yerel halka güçlü bir şekilde nüfuz ettiğini gösteriyor. Bu imparatorluk, MÖ 600 ve 900 arasında bugünkü Türkiye topraklarının çoğunu kapsamıştı.

Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi’nden Doç. Dr. Selim Ferruh Adalı, “Bulgular, bölgede Asur hegemonyasının henüz erken evrelerde hayata geçirildiğine tanıklık ediyor” dedi ve ekledi: Duvar levhası; Yeni Asur, Arami ve Suriye-Anadolu kültürünün tanrısal ikonografisini birleştiriyor.

Adalı’ya göre komplekste bulunan levhadaki duvar resminde, Aramice yazılar yer alıyor ve dinsel bir geçit töreni tasvir ediliyor.

Geçit töreninde Arami kültüründen tanrı ve tanrıçalar yer alıyor. Figürlerden en büyüğü yaklaşık 1,1 metre boyunda. Araştırmacılara göre bu arkeolojik eser, Asur sanatının köylerde Arami tarzına nasıl uyarlandığını gözler önüne seriyor.

Resimde tasvir edilen 8 tanrıdan 4’ü tanımlanamadı. Diğer tanrılarsa Aramice yazılarla açıklanmıştı: Fırtına, yağmur ve gök gürültüsü tanrısı Hadad; bereket ve koruma tanrıçası Atargatis; Ay tanrısı Sîn ve Güneş tanrısı Šamaš.

Araştırmacılar, Atargatis çiziminin bu bölgede Suriye kültürüne ait başlıca tanrıçalardan olan Atargatis’in bilinen en eski tasviri olduğunu belirtti.

Adalı, “Suriye-Anadolu dinsel temalarının dahil edilmesi, Yeni-Asur unsurlarının daha önceki buluntulardan beklenmeyecek şekilde uyarlandığını gösteriyor” dedi ve ekledi: Yerel unsurların daha çok vurgulandığı bölgedeki Asur varlığının daha erken bir aşamasını yansıtıyorlar.

Arkeolojik alanın keşfi, başarısız bir yağma ve hırsızlık girişimiyle ilk olarak 2017’de mümkün oldu. Yetkililer yağmacıların ilçedeki bir evin altında bulunan hazineleri çalmak istediğini aktardı.

Edinilen bilgiye göre polis yağmacıları engelledi ve açılan soruşturmada Başbük’teki iki katlı evin zemininde bir geçit keşfedildi.

Bunun ardından arkeologlara haber verildi ve araştırmacılar 2,2 x 1,5 metre boyutlarındaki geçidi inceledi. Böylelikle yer altındaki kompleks açığa çıktı.

2018 sonbaharında arkeolog ekibi, erozyon alana daha fazla zarar vermeden önce eserleri inceleyebilmek için kısa bir kurtarma kazısı yaptı. İncelemeler, yeraltı kompleksinin Yeni Asur dönemine (MÖ 9. yüzyıl civarı) tarihlendiğini ortaya koydu.

Araştırmacılara göre bulgular, kompleksin Yeni-Asur döneminin ilk otoritelerinin kontrolündeki ritüellerin ve çeşitli kültürlerden tanrıların temsil ettiği bir doğurganlık kültünün sergilendiği yer olduğunu gösteriyor.

Bu otoritelerden birinin, Asur kralı III. Adad-nirari (MÖ 811 – MÖ 783) döneminde yaşamış, Yeni Asurlu Mukīn-abūa olduğu düşünülüyor. Zira arkeolojik alanda Mukīn-abūa’ya atıfta bulunduğu düşünülen bir yazıt da tespit edildi.

Araştırmacılar, Mukīn-abūa’nın bölgenin kontrolünü ele geçirdikten sonra bu kompleksi yerel halkla bütünleşmek ve onları kazanmak için kullandığını tahmin ediyor.

Adalı, “Asurlu valiler güçlerini Asur saray tarzını yansıtan sanat yoluyla ifade etti” diye konuştu.

Öte yandan sanat eserinin tamamlanmamış olması da dikkat çekiyor. Bu da inşaatçıların ve sanatçıların onu bitirmeden bırakmasına neden olan, belki de bir isyan çıkmış olabileceğini düşündürüyor.

Adalı, eserin “siyasi-askeri bir çatışma nedeniyle bırakılmış olabileceğini” söyledi.

Arkeologlar, daha fazla kazı çalışmasıyla bu yeraltı kompleksine ait yeni alanların ortaya çıkacağını ifade ediyor. Böylelikle daha fazla sanat eseri örneği de keşfedilebilir.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Türkiye Nüfusu, 2021’de ‘Kendini Yenileyemedi’

2021’de canlı doğan bebek sayısı 1 milyon 79 bin 842 olarak kayıtlara geçti. Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden “toplam doğurganlık hızı”, 2001’de 2,38 çocukken, 2021’de 1,7 çocuk olarak gerçekleşti. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,1’in altında kaldığını gösterdi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Doğum İstatistikleri 2021 verilerini açıkladı. Buna göre, canlı doğan bebek sayısı 2021 yılında 1 milyon 79 bin 842 oldu. Canlı doğan bebeklerin yüzde 51,3’ü erkek, yüzde 48,7’si kız oldu.

Toplam doğurganlık hızı, bir kadının doğurgan olduğu dönem olan 15-49 yaş grubunda doğurabileceği ortalama çocuk sayısını ifade etmektedir.

Toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk iken 2021 yılında 1,70 çocuk olarak gerçekleşti. Yani, bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2021 yılında 1,70 oldu. Bu durum, doğurganlığın nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,10’un altında kaldığını gösterdi.

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il Şanlıurfa

Toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 2021 yılında 3,81 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Bu ili 3,18 çocuk ile Şırnak, 2,78 çocuk ile Mardin izledi. Toplam doğurganlık hızının en düşük olduğu il ise 1,21 çocuk ile Kütahya oldu. Bu ili 1,25 çocuk ile Bartın, 1,26 çocuk ile Zonguldak izledi

Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin toplam doğurganlık hızları incelendiğinde, 2020 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin 1,83 çocuk ile Fransa olduğu, en düşük toplam doğurganlık hızına sahip olan ülkenin ise 1,13 çocuk ile Malta olduğu görüldü. Toplam doğurganlık hızı 2020 yılında binde 1,76 olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 3. sırada yer aldı.

Kaba doğum hızı binde 12,8

Kaba doğum hızı, bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısını ifade etmektedir. Kaba doğum hızı, 2001 yılında binde 20,3 iken 2021 yılında binde 12,8 oldu. Diğer bir ifade ile 2001 yılında bin nüfus başına 20,3 doğum düşerken, 2021 yılında 12,8 doğum düştü.

Kaba doğum hızı illere göre incelendiğinde, 2021 yılında kaba doğum hızının en yüksek olduğu il binde 29,1 ile Şanlıurfa oldu. Bu ili binde 25,4 ile Şırnak, binde 22,6 ile Mardin izledi. Kaba doğum hızının en düşük olduğu il ise binde 8,0 ile Zonguldak oldu. Bu ili binde 8,2 ile Bartın, binde 8,5 ile Giresun, Kırklareli, Çanakkale ve Edirne izledi.

Türkiye’nin kaba doğum hızının Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin kaba doğum hızlarından daha yüksek olduğu görüldü. Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin kaba doğum hızları incelendiğinde, 2020 yılında en yüksek kaba doğum hızına sahip olan ülkenin binde 11,2 ile İrlanda olduğu, en düşük kaba doğum hızına sahip olan ülkenin ise binde 6,8 ile İtalya olduğu görüldü.

Yaşa özel doğurganlık hızı, belli bir yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir. Yaş grubuna göre doğurganlık hızı incelendiğinde, 2001 yılında en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı binde 144 ile 20-24 yaş grubunda iken 2021 yılında binde 113 ile 25-29 yaş grubunda görüldü. Bu durum, doğurganlığın kadının daha ileri yaşlarında gerçekleştiğini gösterdi.

Adölesan doğurganlık hızı, 15-19 yaş grubunda bin kadın başına düşen ortalama canlı doğan çocuk sayısını ifade etmektedir. Adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2021 yılında binde 13’e düştü. Diğer bir ifadeyle, 2021 yılında 15-19 yaş grubundaki her bin kadın başına 13 doğum düştü.

Avrupa Birliği üyesi 27 ülkenin adölesan doğurganlık hızları incelendiğinde, 2020 yılında en yüksek adölesan doğurganlık hızının olduğu ülke binde 38 ile Bulgaristan, en düşük adölesan doğurganlık hızının olduğu ülke ise binde 2 ile Danimarka ve Hollanda oldu. Adölesan doğurganlık hızı 2020 yılında binde 15 olan Türkiye, Avrupa Birliği üyesi 8 ülke ile beraber Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde yer aldı.

Doğum yapan annelerin ortalama yaşı 29,1

Doğumlarını 2001 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı 26,7 iken 2021 yılında 29,1 oldu. İlk doğumunu 2021 yılında gerçekleştiren annelerin ortalama yaşı ise 26,7 oldu.

İlk doğumdaki ortalama anne yaşı illere göre incelendiğinde, 2021 yılında ilk doğumda ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 28,4 ile İstanbul oldu. Bu ili 28,0 yaş ile Eskişehir, Rize, Trabzon ve Artvin, 27,9 yaş ile Muğla, İzmir ve Ankara izledi.

İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en düşük olduğu il ise 23,6 ile Ağrı oldu. Bu ili 23,9 yaş ile Muş, 24,2 yaş ile Şanlıurfa izledi. Doğumların 2021 yılında yüzde 3,1’i çoğul doğum olarak gerçekleşirken, bu doğumların yüzde 96,2’si ikiz, yüzde 3,5’i üçüz ve yüzde 0,3’ü dördüz ve daha fazla bebek olarak gerçekleşti.

Doğum sırasına göre doğumlar incelendiğinde, 2021 yılında doğumların yüzde 35,8’inin ilk, yüzde 32,2’sinin ikinci, yüzde 18,2’sinin üçüncü, yüzde 13,1’inin ise dördüncü ve üzeri doğum olarak gerçekleştiği görüldü.

Paylaşın