Uzaktaki Bir Kara Deliğe Benzersiz Bakış

Uzak bir kara deliğin etrafında dönen maddenin yapısını ve bileşenlerini takip etmek için toz katmanları arasından gök cismini gözleyen James Webb Uzay Teleskobu, bu devasa nesnenin emsalsiz görüntüsünü bilim insanlarına sundu.

NASA ve ortak ajanslar, Webb’in tam renkli ilk 5 fotoğrafından ilki olan Stephan Beşlisi görüntüsünü 12 Temmuz’da yayımlamıştı. Webb ise kısa zaman önce, yakın kızılötesi spektrometresini, diğer deyişle NIRSpec cihazını, görüntünün en üstünde görünen galaksinin kalbindeki süper kütleli kara deliğe yönelmişti. Resimdeki 5 galaksi de birbirine yakın gibi görünse de gerçekte 5. galaksi dünyaya en yakın olanı.

Spektrometreler ışığı bileşen dalga boylarına ayırıyor ve farklı elementler ışığı bilinen dalga boylarında soğurduğu için, ortaya çıkan spektrum bilim insanlarının ışık yayan malzemenin kimyasal yapısını veya ışık geçişlerini tanımlamasını sağlıyor. NIRSpec kızılötesi bir spektrometre olması sebebiyle süper kütleli bir kara delikten, yıldız tozuna gömülmüş olmasına rağmen spektrum toplayabildi.

Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Twitter’daki bir illüstrasyon ve gönderi dizisinde açıkladığı üzere elde edilen sonuç, Webb’in süper kütleli kara deliği daha önce hiç gözlemlenmemiş dalga boylarında görüntülemesi oldu ki bu da atomik hidrojen, moleküler hidrojen veya birbirine bağlı iki hidrojen atomuna ve kara deliği çevreleyen gazda elektrik yüklü demir iyonlarına işaret etti.

Birlikte ele alındığında, NIRSpec’in bu elementleri analizi, bilim insanlarının yutulmak üzere kara deliğe akan gazın yapısı ve kara deliğin etrafında dönen gazla tozun yoğun biçimde sıkıştırılmasıyla ortaya çıkan güçlü radyasyon jetlerinin attığı gaz akışlarını haritalamasına imkan tanıdı.

Bilim insanları, uzak nesnelerin kimyasal bileşenlerini ve yapılarının anlaşılmasını sağlayan güçlü bir araç olan NIRSpec’i sadece kara delikleri değil aynı zamanda yıldızları, galaksileri ve gezegenleri çalışmak için de kullanacak. İlk 5 Webb fotoğrafının bir diğeri, NIRSpec’le kaydedilen Wasp-96b ötegezegenin spektrumu da kamuoyuyla paylaşıldı.

NIRSpec, bir dizi Avrupalı şirket tarafından ESA için inşa edilmişti. ESA ise, NASA ve Kanada Uzay Ajansı’yla birlikte Webb Teleskobu’nu inşa eden üç ortak ajanstan biri. 20 yılı aşan geliştirme, 10 milyar dolar (yaklaşık 177 milyar TL) harcama, aylarca süren konuşlandırma ve kalibrasyon sonrası Webb şimdi neredeyse sürekli bilim için çalışıyor. Öyle ki yeni fotoğrafların ve keşiflerin elde edilmesinin daha önce görülmemiş hızda gerçekleşmesi muhtemel.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

CHP, Seçim Çalışmalarını Hızlandırdı

Meclis’in kapanmasının ardından siyasi partiler örgütlenme çalışmalarına hız verdi. Erken ya da zamanında yapılacak seçim için saha çalışmalarına başlayan ana muhalefet partisi CHP’de bir taraftan farklı illerde grup toplantıları ve mitingler düzenlenerek saha çalışması yürütülürken diğer taraftan “öbek çalışması” kapsamında hane ziyaretleri yapılıyor. Son verilere göre belirlenen yaklaşık 100 bin sorumlu son 3 ayda 1.5 milyonun üzerinde haneyi ziyaret etti.

CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı’nın verdiği bilgiye göre yaz boyunca her hafta bir başka ilde yapılacak grup toplantılarının takvimi belli olmaya başladı.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre, ilk grup toplantısı için adres Ağrı olarak belirlenmişti, ancak ulaşımdaki bazı güçlükler nedeniyle adres değiştirildi. Partinin planlamasına göre ilk grup toplantısı 2 Ağustos Salı günü saat 13.30’da Erzurum’da, sonraki haftalarda da sırasıyla Edirne, Yalova ve Afyon’da düzenlenecek. Aralarında Elazığ’ın da olduğu eylül ayı programı daha sonra duyurulacak.

CHP “Milletin Sesi” adıyla ilki Mersin’de yapılan mitinglerini de yaz boyunca devam ettirecek. İlk miting bu hafta sonu, 24 Temmuz’da Balıkesir’de olacak. Yaz boyunca bu şekilde en az 1-2 mitingin daha yapılması planlanıyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı Salıcı, AK Parti ve MHP Genel Başkanlarının katıldığı İstanbul’daki 15 Temmuz programına işaret ederek, “Balıkesir Kuvayi Milliye meydanında Saraçhane’de görmediğiniz bir kalabalık göreceksiniz” dedi.

Milletvekilleri, parti yöneticileri ve il teşkilatları yaz boyunca seçim bölgelerinde çalışacak. CHP’nin belirlenen sokaklarda yaklaşık 400 seçmeni kapsayan öbek çalışmasında önceden belirlenmiş partililer tarafından tek tek hane ziyaretleri yapılıyor. Bu ziyaretler partinin “intranet” sistemine aktarılarak takip ediliyor. Salıcı’nın verdiği bilgiye göre atanan 101 bin öbek sorumlusu son 3 ayda çalışmalarını artırdı, ziyaret edilen hane sayısı 1 milyon 671 bin 167 oldu. Yaz boyunca bu sayısının daha da artması bekleniyor.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın kayıtlarına göre Mayıs 2022 itibariyle CHP’nin üye sayısı 1 milyon 339 bin. CHP’li Salıcı başta Doğu Masası çalışmalarının sonucu olmak üzere ülke genelinde üye katılımlarının arttığını söyledi. Şu an üye sayısının 1 milyon 355 bine yükseldiğini kaydeden Salıcı’nın verdiği bilgiye göre doğu illerindeki üye sayılarında yüzde 150-300 arası artışlar yaşandı. Doğu illerinde üye olanların batıdaki kentlerde yaşayan yakınlarını da etkilediğine dikkat çeken Salıcı, “En son İzmir’de bin 500 kişilik üye katılımı yaptık. Büyük kısmı doğu illerinden göçmüş vatandaşlarımız. Doğu batıyı, batı da doğuyu tetikliyor. Belediye başkanların çalışmaları, yerel seçimlerde başarı bu katılımı artırıyor” dedi.

2018 seçimlerindeki verilere göre ülke genelinde 180 bin 65 sandık bulunuyor. CHP’li Salıcı 18 Temmuz itibarıyla bu sandıkların tamamına sandık sorumlusu atandığını belirterek şu an yüzde 100’ü yakaladıklarını ifade etti. Ancak parti yöneticileri seçim yapılana kadar atanan isimlerin kontrol ve denetimlerini sürdürecek. Atanan sandık sorumlularından bu görevi hastalık, askerlik, okul, il değişikliği gibi çeşitli nedenlerle yapamayacak olanlar tespit edilerek yeni atamalar gerçekleştirilecek.

Seçim güvenliği için ortak yazılımlar

Sandık sorumlularının belirlenmesi ve eğitilmesi seçim güvenliği açısından büyük önem taşıyor. Tüm partiler propaganda ve örgütlenme çalışmalarının yanı sıra özel olarak bu alanda da çalışma yürütüyor. Ancak “Altılı Masa” çalışmaları kapsamında seçim güvenliği için de ortak çalışma kararı alındı. 6 siyasi parti temsilcisi seçim öncesi, seçim günü ve sonrası olmak üzere 3 aşamalı çalışma programını kamuoyu ile paylaştı. Salıcı şu an tüm partilerin kendi sandık sorumlularını belirleme ve eğitme sürecinde olduğunu, ancak yapılan planlama doğrultusunda kısa sürede 6 partinin sandık görevlilerini takip edeceği bir uygulamanın hayata geçeceğini anlattı. Bu uygulama aracılığıyla tüm partiler birbirlerinin sandık görevlilerini görebilecek, eksiklikler varsa giderilecek. 6 siyasi parti ayrıca seçim gecesi sandık tutanaklarını gösterecek ortak bir yazılım için de çalışmaları sürdürüyor.

Seçim güvenliği kapsamında 6 siyasi parti temsilcisinin oluşturduğu komisyon, sivil toplum örgütleri, gönüllü organizasyonlar ve diğer siyasi partilerle de çalışmaya açık olacak. İlk kez seçim güvenliği için partilerin böyle bir ortak çalışma yaptığını, bunun çok değerli olduğunu belirten Salıcı, “Hedefimiz yapacağımız çalışmalarla seçimin güvenliğine dair tereddütleri ortadan kaldırmak, güven sağlamak” diye konuştu.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Zaho’daki Saldırıya Kınama

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Sözcülüğü ofisinin BM’nin internet sayfasında yer alan açıklamasında, “Genel Sekreter, dün Irak Kürdistan Bölgesi’nin Duhok Valiliğinin Zaho ilçesinde 8 sivilin öldüğü ve 23 kişinin de yaralandığı ölümcül topçu ateşini kınadı” ifadesi yer aldı.

Haber Merkezi / Yazılı açıklamanın devamında, şunlar kaydedildi: Genel Sekreter, saldırıyı çevreleyen koşulları belirlemek ve hesap verebilirliği sağlamak için olayla ilgili hızlı ve kapsamlı bir soruşturma yapılması çağrısında bulunuyor. Guterres’in, saldırıda hayatını kaybeden kurbanların ailelerine “en derin taziyelerini” ilettiği ve yaralılara acil şifalar dilediği belirtildi.

Avrupa Birliği

Öte yandan saldırıyı kınayan bir açıklamada Avrupa Birliği’nden (AB) geldi. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in ofisinden yapılan açıklamada, sivillerin hedef alınmasının, uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek, olayın soruşturulması çağrısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca AB’nin, Irak halkıyla dayanışma içinde olduğu belirtildi.

Arap Birliği

Arap Birliği’de saldırıya ilişkin bir açıklama yaptı. 22 devletin üye olduğu Arap Birliği’nin saldırıyı kınayan açıklamasında saldırıdan Türkiye sorumlu tutuldu. Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, sözcüsü Cemal Rüşdi aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Arap Birliği, Türk saldırılarını reddetmek ve kınamak konusunda Irak’ı destekliyor ve Arap ülkelerinin herhangi birinin egemenliğinin ihlal edilmesini kınıyor” dedi.

Arap Birliği açıklamasında ayrıca, “Ankara’nın bölge ülkeleriyle ilişkilerini yeniden hesaplaması, iyi komşuluk ilkesini koruması ve herhangi bir bahaneyle Arap ülkelerinin topraklarında askeri operasyon düzenlemekten geri durması gerekiyor” ifadelerine yer verildi.

Irak Dışişleri Bakanlığı Zaho’da sivillerin öldüğü saldırı sonrasında Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney’i çağırarak nota verdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı notanın “Kışkırtıcı eylem ve ihlallerin durdurulması” çağrısını içerdiğini açıkladı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Güney’e Irak’ın bu tür bombardımanlara karşı artık sessiz kalmayacağını söylediklerini bildirdi.

Bakanlık, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğine saygı göstermeye çağırdı. Türkiye’nin Irak topraklarından çekilmesini istediklerini bildiren Bakanlık “Bu suça karşı her türlü tedbiri almaya hakkımız var” dedi.

Bakanlık açıklamasında, “Bakanlığımız, Türk büyükelçisine Irak’ın Türk kuvvetleri tarafından işlenen bu menfur saldırıyı kınadığı bir protesto notası vermiştir. Bu saldırı Irak’ın egemenliğine, topraklarının bütünlüğüne yapılan kışkırtıcı bir saldırıdır. Buna sessiz kalınması mümkün değildir. Dışişleri Bakanlığı olarak, Irak’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini kapsayan uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğumuzu vurguluyoruz.” dedi.

Paylaşın

AK Parti Döneminde 62,7 Milyar Dolarlık Özelleştirme

Kamuya ait varlıkların satışlarına ilişkin kararlar Resmi Gazete’de yayımlanırken, özelleştirme rakamları tekrar gündeme geldi. CHP’nin raporuna göre ülke tarihindeki 70,8 milyar dolarlık özelleştirmenin 62,7 milyar dolarlık kısmında AK Parti yer aldı.

AK Parti iktidarı kamuya ait varlıkları özelleştirme yoluyla devrederken, milyonlarca liralık satışlar Resmi Gazete’de düzenli olarak yayımlanmaya devam ediyor. Son olarak dünkü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla özelleştirme ve plan değişikliği kararları yayımlanırken, pek çok arazi ederinin altındaki fiyatlarla elden çıkarıldı.

Yaklaşık 100 bin metrekarelik kamu taşınmazları 853 milyon TL’ye satıldı. Satılan-işletme hakkı devredilen taşınmazlardan 988,3 milyon TL gelir elde edilecek

BirGün’de yer alan habere göre Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grubu’nun şubat ayında hazırladığı rapor da özelleştirme politikalarını gözler önüne serdi. Raporda, AK Parti’nin 2021 yılında 413 milyon dolarlık özelleştirme yaptığı vurgulandı. Rapora göre, geçen yıl yapılan özelleştirmelerin 187,2 milyon dolarla en büyük bölümünü taşınmaz (arsa, arazi vb.) satışları oluşturdu. 175 milyon dolarlık kısmı da işletme/tesis satışlarından kaynaklandı.

2021 sonu itibarıyla Türkiye’de 70,8 milyar dolarlık özelleştirme gerçekleştirildi. Bu özelleştirmenin de 62,7 milyar dolarlık kısmı AK Parti tarafından yapıldı. Bir başka açıdan bakıldığında; devletin 62,7 milyar dolarlık (bugünkü kurlarla 846 milyar TL) varlığının azaldığına işaret edildi.

Muğla’nın Bodrum ilçesine bağlı Gölköy Mahallesi’ndeki turistik Cennet Koy’da koruma altında olan 678 bin metrekarelik Hazine’ye ait arazinin Mehmet Cengiz tarafından 278 milyon TL’ye alınarak turistik tesis, villa, rezidans ve marina inşaatına başlanacağının ortaya çıkmıştı.

Cengiz İnşaat’ın özelleştirme yolu ile elde ettiği bölgede özelleştirme ihalesi Danıştay tarafından iptal edilmişti. Türkiye’nin pek çok bölgesinde rant ve talan projelerine imza atan ve AK Parti döneminde dev kamu ihaleleri alan, kamuoyunda “beşli çete” olarak anılan şirketlerden Cengiz Holding, Danıştay kararının kendilerine ait mülkiyet haklarını etkilemediğini öne sürmüştü. Şirketten yapılan açıklamada “Hukuken şirketimizin parseldeki mülkiyet hakkını etkilememektedir” ifadeleri kullanılmıştı.

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden Zaho’daki Saldırıya Kınama

Avrupa Birliği (AB) Irak’ın Duhok vilayetinin Zaho ilçesinde sivillerin ölümüne neden olan saldırıyı kınadı. Avrupa Birliği’nin açıklamasında Irak halkıyla dayanışma içinde olunduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimindeki (IKBY) Zaho kentinin turistik alanlarından Perex köyüne düzenlenen ve en az dokuz sivilin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin bir açıklama da Avrupa Birliği’nden (AB) geldi.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in ofisinden yapılan açıklamada, sivillerin hedef alınmasının, uluslararası hukuka aykırı olduğu belirtilerek, olayın soruşturulması çağrısında bulunuldu.

Açıklamada ayrıca AB’nin, Irak halkıyla dayanışma içinde olduğu belirtildi.

Arap Birliği’nden Türkiye’ye Kınama

Öte yandan saldırıya ilişkin bir açıklamada Arap Birliği’nden geldi. 22 devletin üye olduğu Arap Birliği’nin saldırıyı kınayan açıklamasında saldırıdan Türkiye sorumlu tutuldu.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, sözcüsü Cemal Rüşdi aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Arap Birliği, Türk saldırılarını reddetmek ve kınamak konusunda Irak’ı destekliyor ve Arap ülkelerinin herhangi birinin egemenliğinin ihlal edilmesini kınıyor” dedi.

Arap Birliği açıklamasında ayrıca, “Ankara’nın bölge ülkeleriyle ilişkilerini yeniden hesaplaması, iyi komşuluk ilkesini koruması ve herhangi bir bahaneyle Arap ülkelerinin topraklarında askeri operasyon düzenlemekten geri durması gerekiyor” ifadelerine yer verildi.

Irak Dışişleri Bakanlığı Zaho’da sivillerin öldüğü saldırı sornasında Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney’i çağırarak nota verdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı notanın “Kışkırtıcı eylem ve ihlallerin durdurulması” çağrısını içerdiğini açıkladı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Güney’e Irak’ın bu tür bombardımanlara karşı artık sessiz kalmayacağını söylediklerini bildirdi.

Bakanlık, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğine saygı göstermeye çağırdı. Türkiye’nin Irak topraklarından çekilmesini istediklerini bildiren Bakanlık “Bu suça karşı her türlü tedbiri almaya hakkımız var” dedi.

Bakanlık açıklamasında, “Bakanlığımız, Türk büyükelçisine Irak’ın Türk kuvvetleri tarafından işlenen bu menfur saldırıyı kınadığı bir protesto notası vermiştir. Bu saldırı Irak’ın egemenliğine, topraklarının bütünlüğüne yapılan kışkırtıcı bir saldırıdır. Buna sessiz kalınması mümkün değildir. Dışişleri Bakanlığı olarak, Irak’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini kapsayan uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğumuzu vurguluyoruz.” dedi.

Paylaşın

Kamunun Bir Yıllık Akaryakıt Masrafı 5,6 Milyar TL

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yayımlanan Tasarruf Genelgesi’nin üzerinden tam bir yıl geçti. Geçen yıl temmuz ayında yürürlüğe giren tasarruf tedbirleri kapsamında, kamu kaynaklarının azami tasarruf prensiplerine göre kullanılmasının bir mecburiyet olduğu vurgulandı. Söz konusu genelge ve ekonomik kriz rağmen harcamalar katlanarak arttı.

Genelgeden önceki 2020-2021 Haziran döneminde 492 milyon TL harcanan araç kiralama işlemleri için genelgeden sonraki 2021-2022 Haziran döneminde bir milyar 4 milyon 553 bin TL harcandı. Akaryakıt alımlarında da harcamalar, genel fiyat artışlarının da çok üzerinde artarak tavan yaptı. Genelgeden önceki bir yılda 2 milyar 587 milyon TL harcanan akaryakıta, genelgeden sonra 5 milyar 608 milyon 787 bin TL ödendi.

6 ayda kiralama giderleri katlandı

Ekonomik krizin etkisini derinden hissettirdiği 2022 yılı, iktidar için israfta rekorların kırıldığı bir yıl oldu. Henüz 6 ay geride kalırken, araç kiralama işlemleri için 678 milyon TL harcandı. Kiralık araçlar için ocakta 55 milyon 523 bin TL, şubatta 100 milyon TL, martta 133 milyon 292 bin TL, nisanda 122 milyon 766 bin TL, mayısta 111 milyon 373 bin TL ve haziranda 155 milyon 944 bin TL harcama yapıldı.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre 6 ayda ortaya çıkan 678 milyon TL’lik harcama tutarı, 2020 ve 2021 yıllarında gerçekleştirilen araç kiralama işlemlerinde ödenen tutarı geride bıraktı. Kiralık araçlara 2020’nin tamamında 565 milyon TL, 2021’de de 552 milyon TL ödendi.

Kamunun akaryakıt gideri bu yıl ocakta 99 milyon TL, şubatta 264 milyon 507 bin TL, martta 555 milyon 415 bin TL, nisanda 550 milyon 543 bin TL, mayısta 971 milyon 239 bin TL ve haziranda 688 milyon 664 bin TL oldu. 6 aylık harcama tutarı olan 3 milyar 129 milyon TL, 2020 yılının tamamındaki 2 milyar 850 milyon TL’lik gideri geride bıraktı. 2021’de de kamunun toplam akaryakıt gideri, 3 milyar 566 milyon TL oldu.

Parlamenter sistemin terk edilip başkanlık sistemine geçişin ardından kiralık araçlar ve akaryakıt için ödenen tutar da dikkati çekici boyuta ulaştı. Buna göre, yeni sisteme geçilmesinin ardından kiralık araçlar için 2018’de 549 milyon TL, 2019’da 562 milyon TL, 2020’de 565 milyon TL, 2021’de 552 milyon TL ve 2022’nin yarısında 678 milyon TL olmak üzere toplamda 2 milyar 906 milyon TL harcandı.

Akaryakıt içinse 2018’de 2 milyar 621 milyon TL, 2019’da 3 milyar 188 milyon TL, 2020’de 2 milyar 850 milyon TL, 2021’de 3 milyar 566 milyon TL ve bu yılın yarısında 3 milyar 129 milyon TL olmak üzere toplamda 15 milyar 354 milyon TL harcandı.

İsraf tablosu

AKP’nin başkanlık sistemi boyunca gerçekleştirdiği diğer bazı israf harcamaları ise şöyle:

Uçak kiralama: 2018’de 279 milyon TL, 2019’da 286 milyon TL, 2020’de 408 milyon TL, 2021’de bir milyar 206 milyon TL ve 2022’nin ilk yarısında 176 milyon TL olmak üzere toplam 2 milyar 355 milyon TL.

Bina kiralama: 2018’de bir milyar 273 milyon TL, 2019’da 737 milyon TL, 2020’de 4 milyar 595 milyon TL, 2021’de 9 milyar 93 milyon TL ve 2022’nin ilk altı ayında 392 milyon TL olmak üzere toplam 16 milyar TL.

Servis kiralama: 2018’de 651 milyon TL, 2019’da 754 milyon TL, 2020’de 756 milyon TL, 2021’de 791 milyon TL ve 2022’nin ilk yarısında 638 milyon TL olmak üzere toplamda 3 milyar 590 milyon TL.

Paylaşın

Irak, Türkiye’ye Nota Verdi

Irak Dışişleri Bakanlığı Zaho’da sivillerin öldüğü saldırı sonrasında Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney’i çağırarak nota verdi. Irak Dışişleri Bakanlığı notanın “Kışkırtıcı eylem ve ihlallerin durdurulması” çağrısını içerdiğini açıkladı.

Konuyla ilgili bir açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Güney’e Irak’ın bu tür bombardımanlara karşı artık sessiz kalmayacağını söylediklerini bildirdi.

Bakanlık, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğine saygı göstermeye çağırdı. Türkiye’nin Irak topraklarından çekilmesini istediklerini bildiren Bakanlık “Bu suça karşı her türlü tedbiri almaya hakkımız var” dedi.

Bakanlık açıklamasında, “Bakanlığımız, Türk büyükelçisine Irak’ın Türk kuvvetleri tarafından işlenen bu menfur saldırıyı kınadığı bir protesto notası vermiştir. Bu saldırı Irak’ın egemenliğine, topraklarının bütünlüğüne yapılan kışkırtıcı bir saldırıdır. Buna sessiz kalınması mümkün değildir. Dışişleri Bakanlığı olarak, Irak’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini kapsayan uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğumuzu vurguluyoruz.” dedi.

Ne olmuştu?

Habur Sınır Kapısı’na 12 kilometre mesafede yer alan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne bağlı Zaho’ya 20 Temmuz’da top isabet etti. Saldırıda aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetti, 23 sivil de yaralandı.

Irak ve Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi saldırıdan Türkiye’yi sorumlu tuttu. Türkiye ise saldırının, “terör örgütü kaynaklı” olduğunu açıkladı. Irak hükümeti, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğini alenen ihlal etmekle suçladı. Irak Dışişleri Bakanlığı, “Alanda PKK olmadığını” belirtti.

Paylaşın

ABD: Suriye’deki Mevcut Ateşkes Hatları Korunmalı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price,  günlük basın toplantısında konuştu. Basın mensuplarının Price’a yönelttiği sorulardan biri de Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’ye olası askeri operasyonu ve ABD’nin Türkiye’ye F-16 savaş uçağı ve modernizasyon kiti satışı ile ilgiliydi.

Price ayrıca Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Zaho kentine bağlı turistik alanlarından Perex köyüne Türkiye’nin düzenlediği saldırıya ilişkin soruyu da yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ülkesinin kuzey Suriye’ye yeni bir harekat düzenlemeyi değerlendirdiği” hatırlatılarak ABD Dışişleri Bakanlığı’nın görüşünün sorulduğu soruya Price “ateşkes hatlarına” atıfla yanıt verdi.

“Türkiye güçlerinin kuzeydoğu Suriye’ye yönelik bahsi geçen harekat planlarına ilişkin endişemizi dün dile getirdik” diyen Price, şöyle devam etti:

“İlerlemeleri sekteye uğratabilir”

“Mevcut ateşkes hatlarının korunması bizim için önemli. Bölgede herhangi yeni bir operasyonun, Türkiye’nin gerçekleştireceği herhangi yeni bir harekatın, son yıllarda IŞİD’in sözde halifeliğine karşı koalisyonun kaydettiği bazı büyük ilerlemeleri sekteye uğratma potansiyeli var.

Bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) 2254 sayılı kararı uyarınca devam eden siyasi süreç bağlamında da zararları olabilir. Bu endişemizi kamuoyu önünde dile getirdik. Bu endişeyi dün ve bugün dile getirdik. Türk müttefiklerimize özel olarak da ilettik.”

“Ateşkes kimler arasında oldu?”

Price’ın cevabı üzerine, soruyu soran gazeteci, “Mevcut ateşkes hattı ifadesini çok kullanıyorsunuz. Bu hattın tam olarak nereye düştüğünü bize hatırlatır mısınız? Bu konuyu takip ediyorum ve Türkiye ile YPG arasında herhangi bir ateşkes olduğunu hatırlamıyorum. Bu ateşkes kimler arasında oldu?” sorusunu yöneltti. Price, bu soruya şu yanıtı verdi:

“Pozisyonumuz uzun zamandır aynı. Ateşkes hatlarının korunmasını destekliyoruz ve olası herhangi bir müdahaleyi kınıyoruz. Tabii ki önümde bir harita yok ama Türkiye’nin aynı zamanda 17 Ekim 2019 ABD Türkiye Ortak Açıklamasına ve bu açıklama çerçevesinde kuzeydoğu Suriye’deki operasyonlarını durdurma taahhüdüne uymasını bekliyoruz.

Tutarlı bir biçimde Türkiye’nin meşru güvenlik kaygılarını tanıdığımızı dile getirdik. Hiçbir NATO müttefiki Türk müttefiklerimiz kadar terör saldırısı yaşamadı. Fakat herhangi yeni bir harekat, istikrarı daha da bozma riskini beraberinde getirecektir ve ABD ile koalisyonun IŞİD ile mücadelesini riske atacaktır.

Gazetecinin “Önünüzde harita yok ama bir ateşkes hattı var ve Türkiye ile ABD arasında o çizgi geçilmeyecek diye bir taahhüt var mı diyorsunuz? İkinci bir şey de 2019’daki açıklama Barış Pınarı Harekatının durdurulmasına ilişkindi. Suriye’nin başkaca herhangi bir bölgesine operasyon yapılmayacağına dair taahhüt vermiyor. Bunu izah eder misiniz?” dedi.

Price ise soruya “Ekim 2019 tarihli ortak açıklamanın bir parçası olarak, Türkiye’nin kuzeydoğu Suriye’deki taarruz operasyonlarını durdurması gerektiğine inanıyoruz” diyerek özetle şu yanıtı verdi:

“Bu, önceki yönetimlerin de bu yönetimin de ortaya koyduğu bir nokta. Fakat daha genel olarak mevcut ateşkes hatlarının sürdürülmesini destekliyoruz. Yeniden ifade etmek gerekirse; herhangi bir harekat son yıllarda birlikte kaydettiğimiz bazı büyük kazanımları riske atacaktır.”

Price, üçüncü kez sorulan “Bir ateşkes hattı var mı?” sorusuna cevaben, “Var olan, mevcut ateşkes hatları” dedi.

F-16 satışı

Price, cevabının ikinci kısmında Başkan Joe Biden yönetiminin Türkiye’ye muhtemel F-16 satışı ile ilgili soruya yanıt verdi.

İspanya’nın başkenti Madrid’de gerçekleştirilen Erdoğan-Biden görüşmesine atıfta bulunan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, “Türkiye ile ortaklığa büyük değer verdiklerini” söyleyerek şu açıklamada bulundu:

“Türkiye, önemli bir NATO müttefiki. Türkiye ile uzun ve derin iki taraflı savunma bağlarımız var ve Türkiye’nin NATO ile devam eden müşterek çalışması bizim için bir öncelik olmayı sürdürüyor.

Bir politika icabı, teklif edilen savunma transferleri hakkında resmi olarak Kongre’ye bildirilene kadar kamuoyu önünde herhangi bir yorumda veya doğrulamada bulunmuyoruz. Fakat şu kadarını söyleyebilirim ki Kongre ile bu konu hakkında iletişim halinde olmaya devam ediyoruz.”

Zaho saldırısı

Ned Price, basın toplantısında ayrıca Zaho saldırısına ilişkin soruya da yanıt verdi. “Iraklı yetkililer Türkiye’den Irak topraklarından çekilmesini istediler ve Güvenlik Konseyi’nden de bunu isteyecekler. Irak’ı bu talebiyle ilgili destekliyor musunuz” sorusuna, Price şu yanıtı verdi:

Bu, Irak Hükümeti için bir soru. Kendi adımıza, dün [açıklamamızı] duydunuz. Irak’ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü destekleme yönündeki pozisyonumuzu teyit ediyoruz. Fakat bu soru için Irak’taki partnerlerimize başvurmanız gerekecek.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Arap Birliği’nden Türkiye’ye Kınama

Arap Birliği, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimindeki (IKBY) Zaho kentinin turistik alanlarından Perex köyüne düzenlenen ve en az dokuz sivilin hayatını kaybettiği saldırıya ilişkin açıklama yaptı.

22 devletin üye olduğu Arap Birliği’nin saldırıyı kınayan açıklamasında saldırıdan Türkiye sorumlu tutuldu.

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebu Gayt, sözcüsü Cemal Rüşdi aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Arap Birliği, Türk saldırılarını reddetmek ve kınamak konusunda Irak’ı destekliyor ve Arap ülkelerinin herhangi birinin egemenliğinin ihlal edilmesini kınıyor” dedi.

Arap Birliği açıklamasında ayrıca, “Ankara’nın bölge ülkeleriyle ilişkilerini yeniden hesaplaması, iyi komşuluk ilkesini koruması ve herhangi bir bahaneyle Arap ülkelerinin topraklarında askeri operasyon düzenlemekten geri durması gerekiyor” ifadelerine yer verildi.

Öte yandan Irak Dışişleri Bakanlığı Zaho’da sivillerin öldüğü saldırı sornasında Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi Ali Rıza Güney’i çağırarak nota verdi.

Irak Dışişleri Bakanlığı notanın “Kışkırtıcı eylem ve ihlallerin durdurulması” çağrısını içerdiğini açıkladı. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Irak Dışişleri Bakanlığı, Büyükelçi Güney’e Irak’ın bu tür bombardımanlara karşı artık sessiz kalmayacağını söylediklerini bildirdi.

Bakanlık, Türkiye’yi Irak’ın egemenliğine saygı göstermeye çağırdı. Türkiye’nin Irak topraklarından çekilmesini istediklerini bildiren Bakanlık “Bu suça karşı her türlü tedbiri almaya hakkımız var” dedi.

Bakanlık açıklamasında, “Bakanlığımız, Türk büyükelçisine Irak’ın Türk kuvvetleri tarafından işlenen bu menfur saldırıyı kınadığı bir protesto notası vermiştir. Bu saldırı Irak’ın egemenliğine, topraklarının bütünlüğüne yapılan kışkırtıcı bir saldırıdır. Buna sessiz kalınması mümkün değildir. Dışişleri Bakanlığı olarak, Irak’ın egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve vatandaşların güvenliğini kapsayan uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınan tüm önlemleri alma hakkına sahip olduğumuzu vurguluyoruz.” dedi.

Paylaşın

MB Kararı Sonrası JP Morgan’dan Dikkat Çeken ‘Faiz’ Yorumu

ABD’nin önde gelen bankalarından JP Morgan, TCMB’nin politika faizini piyasa beklentileri doğrultusunda değiştirmeyerek yüzde 14 seviyesinde tutma kararı hakkında değerlendirmede bulundu.

Bloomberg HT’nin haberine göre JP Morgan yayımladığı notta, TCMB’nin karar metninde kullandığı dilde “anlamlı bir değişiklik” yapma gereği duymadığını ve para politikası kararlarının giderek daha az piyasayla ilgili hale geldiğini belirtti.

TCMB’nin karar metninde, para politikasını sıkılaştırma hedefi olmadığını bir kez daha teyit ettiğini vurgulayan JP Morgan, “Merkez Bankası enflasyonla mücadelede etkinliği kanaatimizce şüpheli olan makroihtiyati tedbirlere devam edecek” dedi.

Diğer yandan notta enflasyondaki istikrarlı artış ve beklentilerdeki kötüleşme göz önüne alındığında politika faizinin reel olarak daha da negatif alana ilerlediği belirtildi.

TCMB’nin güvercin duruşunda herhangi bir değişiklik göstermediğinin altını çizen JP Morgan, bu ayki karar metninde tek anlamlı değişikliğin artan küresel durgunluk risklerine atıfta bulunulması olduğunu söyledi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 14’te sabit tuttu. Böylece TCMB, üst üste yedinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında da faizi değiştirmemiş oldu.

TCMB daha önce Eylül 2021’de faiz indirimlerine başlamış, politika faizi 4 ayda 500 puan düşürülerek yüzde 19’dan yüzde 14’e çekilmişti. 2022 yılında ise yüzde 14’lük politika faizi değişmedi.

Paylaşın