TFF’den Tarihi Karar: Süper Lig’e Yükselme Yolu Değiştirildi

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) son toplantısında tarihi bir karara imza attı. TFF, Spor Toto 1. Lig Play-Off sisteminin değiştirilmesine karar verdi. Alınan kararın ardından Süper Lig’e yükselme yolu değişti.

Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu yaptığı toplantıda, 2022-2023 sezonundan itibaren Spor Toto 1. Lig’de Play-Off Sisteminin değiştirilmesine karar verdi.

Sezon sonunda ligi ilk iki sırada bitiren takımların doğrudan Spor Toto Süper Lig’e yükseleceği Spor Toto 1. Lig’de Play-Off Sistemi şu şekilde uygulanacak:

“Ligi 3, 4, 5, 6 ve 7. sırada bitiren takımlar Play-Off müsabakalarına katılma hakkı kazanır.

Ligi 3. sırada bitiren takım doğrudan Play-Off Finaline yükselir.

Ligi 4. sırada bitiren takım ile 7. sırada bitiren takım, 5. sırada bitiren takım ile ise 6. sırada bitiren takım eşleşir. Müsabakalar, 4. ve 5. takımların sahasında tek maç eleme usulüne göre oynanır.

Bu müsabakaları kazanan takımlar, ilk maç ligi daha alt sırada bitiren takımın sahasında olacak şekilde, çift maç eleme usulüne göre karşılaşırlar ve bu müsabakalar sonucunda kazanan takım ikinci finalist olarak Play-Off Finaline yükselir.

Play-Off Finali tarafsız sahada tek maç eleme usulünü göre oynanır. Kazanan takım Spor Toto Süper Lig’e yükselecek 3. takım olur.”

Paylaşın

Avrupa Merkez Bankası 11 Yıl Sonra Faiz Artırdı

Avrupa Merkez Bankası (ECB), artan enflasyon nedeniyle 11 yıl sonra ilk defa 50 baz puanlık faiz artırımına gitti.  Sekiz yıllık negatif faiz uygulamasını da sona erdiren ECB, bu artırım ile Eylül ayındaki toplantıda da faizlerin artırılacağının sinyallerini vermiş oldu.

Haziran ayında faiz artırımı sinyali veren ECB’den yapılan açıklamada, Yönetim Konseyi’nin, bugünkü toplantısında faiz oranlarını 50 baz puan yükseltme kararı aldığı, politika faizini yüzde 0,50’ye, mevduat faizini yüzde 0’a ve marjinal fonlama faizini de yüzde 0,75’e yükselttiği bildirildi.

Piyasada ECB’nin faiz oranlarında 25 baz puanlık bir değişlik yapması bekleniyordu. Bankanın 50 baz puanlık yükseltme kararı, enflasyondaki artışa ilişkin endişelerin büyüme kaygılarının önüne geçtiğini teyit etti. ECB en son 13 Nisan 2011 tarihinde faiz oranında 25 baz puan artışa gitmişti. Banka sonraki 8 toplantıda faiz indirimi gerçekleştirmişti.

ECB haftalardır piyasaları 25 baz puanlık bir artış beklemeye yönlendirmişti. Ancak göstergelerin enflasyon görünümünün daha da kötüleştiğine işaret etmesi nedeniyle artışın 50 baz puana sabitlendiği ifade edildi.

ECB ayrıca, 19 ülkeden oluşan Euro Bölgesi’nin daha borçlu ülkelerine ekstra yardım sağlamayı kabul ederek, borçlanma maliyetlerindeki artışı sınırlamak ve finansal parçalanmayı sınırlamak amacıyla ‘Transmisyon Koruma Aracı’ adı verilen yeni bir tahvil alım programını onayladı.

Euro değer kazandı

ECB’nin kararı sonrası Euro, Dolar karşısında yüzde 0,7 değer kazandı. Euro/Dolar kuru 1,0250’ye yükseldi. Euro/TL kuru ise 18,18’i aştı.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) arka arkaya faiz artırımlarına gitmesi, ECB’nin de uzun süre politika faizini sabit tutmasının da etkisiyle 20 yıl sonra ilk kez bir ara Amerikan Doları, Euro’dan daha değerli hale gelmişti.

Avrupa Birliği yetkililerinin kıtada enflasyonla mücadele etmeye hazır olduğunu vurgulayan ECB Başkanı Christine Lagarde, enflasyon tehdidin artması durumunda daha hızlı hareket edeceklerini söylemişti.

Lagarde “Eğer daha yüksek enflasyonun beklentileri tehdit ettiğini görürsek teşvikleri de daha hızlı bir şekilde geri çekeriz” demişti.

Fed ise ABD’de geçen ay politika faizini 75 baz puan artırmıştı ve bu ABD’de 28 yıldır yapılan en yüksek faiz artışıydı.

ABD’de politika faizi yüzde 1,5-1,75 aralığında. İngiltere Merkez Bankası da geçen hafta politika faizini 25 baz puanlık artışla yüzde 1,25’e yükseltmiş ve önümüzdeki ay 50 baz puanlık faişz artırımına gidebileceğini sinyalini vermişti.

Merkez bankalarının dünya çapında faiz artırımlarına gitmesinin en önemli nedeni ise enflasyondaki artış. Yıllık enflasyon halen Euro Bölgesi’nde yüzde 8,6, ABD’de yüzde 9,1, İngiltere’de ise yüzde 9,4’e yükselmiş durumda.

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: F-35 Savaş Uçakları Nerede?

Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA) Genel Başkanı Ali Babacan’ın Karadeniz gezisi sürüyor. Babacan, Bayburt, Gümüşhane ve Kelkit’te partisinin il ve ilçe binalarının açılışını gerçekleştirdi.

Bayburt’ta yaptığı konuşmada ABD kongresinin Türkiye’ye savaş uçağı satışına yönelik tasarısına değinen Babacan, hükûmete F-35 savaş uçaklarını sordu.

“Ortağı olduğumuz, milyarlarca dolar para verdiğimiz F-35 savaş uçakları nerede?” diye soran Babacan,  “Teknolojinin sahibi 4 ortaktan birisiydik. Bizim dönemimizde milyarlarca dolar para akıttık. Tapusunu aldığımız uçakları getirtemediler. Amerikan kongresi ‘F-16’yı veririm ama Ege’de uçurmayacaksın, Yunanlılarla ihtilaflı alanlara uçakları sokmayacaksın’ diyor. Egemenlik bu mu ya? Bağımsız ülke olmak bu mu? Biz Türkiye’de F-16 fabrikası kurmadık mı? Ta 1990’larda bu ülke F-16 savaş uçağı üretiyordu. Bugün gidiyorlar Amerika’dan F-16 dileniyorlar. Bir de Amerika vermeden önce Ege’de uçurtmama sözü istiyor” dedi.

Babacan, konuşmasının devamında “Kimse bize dış politikada dik durmanın ne olduğunu öğretmesin’ diyerek şunları söyledi:

“Parayı pul etmek millîlik midir, yerlilik midir?”

“Daha geçen yıl düşman ilan ettiğine sarmaş dolaş sarılan bir hükûmetten bahsediyoruz. Bu mudur dik durmak? Soruyorum. 200 liralık banknot tedavüle girdiği gün 123 dolar ediyordu. Bugün 12 dolar ediyor. 200 liralık banknot taşıyan her vatandaşımızın cebinden 111 dolar çalınmış durumda. Parayı pul etmek millîlik midir, yerlilik midir? Bizim dönemimizde devletin bütçesinden yıllık ortalama 50 milyar faiz ödenirken ’50 milyar faiz ödemek vatana ihanettir’ diyordu. Yüzde 6-7 faiz vatana ihanetse, yüzde 30-35 faizi nasıl tanımlayacağız? Şu an bütçeden 400 milyar faiz ödemek nedir? Cevabımı bekliyorum.”

Bayburt’un ardından Gümüşhane’ye ve Kelkit’e giden Babacan’ın gündeminde bu kez tarım vardı. Partisinin vaatlerini anlatan Babacan şunları söyledi:

“Her konuda çözüm açıklıyoruz. İlk eylem planımızı tarım konusunda açıkladık. Bütçesiyle beraber hazırladık. Ne yapacağız? Şu eski kredi borçlarının faizlerini sileceğiz, 2 yıl ödemesiz uzun vadeye yayacağız. Çiftçinin borç yükünü bir kenara koyacağız. Yeni kredi açacağız ki çiftçimiz işlerini döndürebilsin. Hacizmiş, şuymuş buymuş hepsini ortadan kaldıracağız. Çiftçimize gübre desteği vereceğiz. Gübre parasının tam yarısını devlet karşılayacak. Hayvancılıkla uğraşan üreticilerimiz için yem parasının yarıya yakınını devlet olarak karşılayacağız. Çiftçimize özel daha düşük elektrik fiyatı uygulayacağız. Devlet desteklerini ürünün daha ekim dikim zamanında açıklayacağız. Çiftçi eline ne kadar destek geçeceğini bilecek. Hasat zamanı da desteği aynen ödeyeceğiz.”

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Irak, Türkiye’yi Birleşmiş Milletler’e Şikayet Etme Kararı Aldı

Irak, Zaho’da 9 kişinin hayatını kaybettiği saldırı sonrası Türkiye’yi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne şikayet edeceğini duyurdu. Bağdat yönetimi ayrıca, “Ankara’dan resmi bir özür sunmasını ve askeri güçlerini Irak topraklarından çekmesini” istedi.

Irak Başbakanı Mustafa El Kazımi’nin başkanlığında yapılan Ulusal Güvenlik Bakanlar Konseyi toplantısında “Dohuk Valiliği’nde bir turizm beldesindeki saldırının Türkiye tarafından gerçekleştirildiği”; olayda çok sayıda ölü ve yaralı olduğu belirtildi.

Toplantıda, Irak Dışişleri Bakanlığına “Irak’ın egemenliğine yönelik sürekli Türk saldırılarına ilişkin bir dosya hazırlaması ve bu konuda BM Güvenlik Konseyi’ne acil bir şikayet sunması talimatı” verildi. Ayrıca Dışişleri Bakanlığı’ndan Türk büyükelçisini çağırması ve kararları iletmesi istendi.

Toplantıda Ankara’daki Irak Maslahatgüzarı’nın istişare amacıyla geri çağrılması ve Türkiye’ye yeni bir büyükelçi atanması prosedürlerinin askıya alınması kararlaştırıldı.

Irak, 9 kişinin öldüğü ve en az 30 kişinin de yaralandığı saldırı nedeniyle ülke genelinde bir günlük yas ilan etti.

AFP, tabutları Bağdat’a taşımak için Erbil havaalanına bir askeri uçak gönderildiğini bildirdi. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirven Barzani’nin de uçakta olduğu belirtildi.

“Pençe-Kilit Operasyonu”

Türkiye, nisan ayında Irak’ın kuzeyinde PKK ile mücadele kapsamında “Pençe-Kilit Operasyonu” başlatmıştı. Bağdat yönetimi, Türkiye’nin devam eden operasyonlarının egemenliğinin ihlali anlamına geldiğini savunuyor.

Paylaşın

Merkez Bankası, Politika Faizini 7. Kez Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını (politika faizi) yüzde 14’te sabit tuttu. Böylece TCMB, üst üste yedinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında da faizi değiştirmemiş oldu.

Haber Merkezi / TCMB daha önce Eylül 2021’de faiz indirimlerine başlamış, politika faizi 4 ayda 500 puan düşürülerek yüzde 19’dan yüzde 14’e çekilmişti. 2022 yılında ise yüzde 14’lük politika faizi değişmedi.

TCMB faiz oranlarına ilişkin basın duyurusunda şu ifadeler yer aldı:

“”Etkisi artarak sürmekte olan jeopolitik riskler olumsuz yönde etkisini sürdürmeye devam etmiş, dünyada iktisadi faaliyetin daha da zayıflamasına sebep olmuştur. Önümüzdeki döneme ilişkin küresel büyüme tahminleri aşağı yönlü güncellenmeye devam etmekte ve resesyon ihtimali artmaktadır. Küresel gıda güvenliğindeki ticaret yasakları ile artan belirsizlikler, emtia fiyatlarındaki yüksek ve oynak seyir ile temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının sürmesi uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artmasına yol açmaktadır.

Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Bununla birlikte, gelişmiş ülke merkez bankaları artan enerji fiyatları ve arz-talep uyumsuzluğu ile işgücü piyasalarındaki katılıklara bağlı olarak enflasyonda görülen yükselişin beklenenden uzun sürebileceğini vurgulamaktadırlar. Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerinde ayrışma devam etmektedir. Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları tarafından geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin çeşitlenerek arttığı gözlenmektedir.

‘Yılın başındaki güçlü büyüme dış talebin de olumlu etkisiyle ikinci çeyrekte de sürmüştür’

Yılın başındaki güçlü büyüme dış talebin de olumlu etkisiyle ikinci çeyrekte de sürmüştür. İstihdam kazanımları benzer ekonomilere göre daha olumlu seyretmektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı artarken, cari işlemler dengesinde turizm kaynaklı güçlü iyileşme devam etmektedir. Bunun yanında, enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve ana ihracat pazarlarının resesyona girme olasılığı cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. İvmesini kaybettiği gözlenmekle birlikte, kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir. Kurul, güçlendirdiği makroihtiyati politika setini kararlılıkla uygulayarak gerekmesi durumunda ilave tedbirleri uygulamaya alacaktır.

Enflasyonda gözlenen yükselişte; jeopolitik gelişmelerin yol açtığı enerji maliyeti artışları, ekonomik temellerden uzak fiyatlama oluşumlarının etkileri, küresel enerji, gıda ve tarımsal emtia fiyatlarındaki artışların oluşturduğu güçlü negatif arz şokları etkili olmaya devam etmektedir. Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir.

Fiyat istikrarının sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme süreci devam etmektedir. Değerlendirme süreçleri tamamlanan kredi, teminat ve likidite politika adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları liralaşma stratejisi çerçevesinde kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.”

Paylaşın

Kovid 19’un Belirtileri Değişti

Britanya’da rastgele seçilen 150 bin kişinin verilerine dayanan React-1 araştırmasına göre, pandeminin başından bu yana Kovid 19 semptomları değişti. Bilim insanları, bu değişikliğin nedeninin, virüsün zaman içerisindeki değişimi ya da mutasyonu olabileceğini kaydediyor.

BBC Sağlık Editörü Michelle Roberts’ın haberine göre, ülkede Ulusal Sağlık Hizmetleri’nin (NHS) listesinde ilk sıralarda yer alan yüksek ateş ve koku/tat kaybı, son dönemdeki hastalarda eskisine göre çok daha nadir görülüyor.

Artık ses kısıklığı, hapşırma, yorgunluk, kas ağrısı ve baş dönmesi, sık bildirilen belirtilerden.

Önce BA.1 ve BA.2, sonra BA.4 ve BA.5

Orijinal Wuhan varyantından bu yana birçok virüsün birçok varyantı ortaya çıktı. Son olarak Omicron varyantı ve önce alt varyantları BA.1 ve BA.2, ardından BA.4 ve BA.5 hakim türler haline geldi. Bu değişim virüsün yayılma hızını da artırdı.

Imperial College London’dan React-1 araştırmacıları, bu varyantta koku ve tat kaybının en az görülen belirtiler olduğunu kaydetti. Bunun yerine hastalar daha çok grip benzeri semptomlar bildiriyor.

En çok görülen belirti, boğaz ağrısı

Zoe App adlı uygulamanın verilerine göre, öne çıkan 20 Kovid belirtisi sırasıyla şöyle:

  • Boğaz ağrısı – yüzde 58
  • Baş ağrısı – yüzde 49
  • Burun tıkanıklığı – yüzde 40
  • Kuru öksürük – yüzde 40
  • Burun akıntısı – yüzde 40
  • Balgamlı öksürük – yüzde 37
  • Ses kısılması – yüzde 35
  • Hapşırma – yüzde 32
  • Yorgunluk – yüzde 27
  • Kas ağrısı – yüzde 25
  • Baş dönmesi – yüzde 18
  • Lenf bezlerinin şişmesi – yüzde 15
  • Göz ağrısı – yüzde 14
  • Koku hissinde değişim – yüzde 13
  • Göğüs ağrısı – yüzde 13
  • Ateş – yüzde 13
  • Terleme – titreme – yüzde 12
  • Nefes darlığı – yüzde 11
  • Kulak ağrısı- yüzde 11
  • Koku kaybı – yüzde 10 oranda bildirildi.
Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: AKP Artık Birinci Parti Değil

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, AKP’nin oyunun yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düştüğünü belirterek “Şu anda birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti.  Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi gündem ve önümüzdeki seçimlerle ilgili önemli tespitlerde bulundu.

CHP lideri Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayı konusunda  “Biz 6 lider Cumhurbaşkanı adayımızı ortak belirleyeceğimize dair söz verdik. Altılı masanın hep beraber üzerinde uzlaşacağı bir aday olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın” dedi.

İstanbul’un yerel basın organlarından Damga gazetesine konuşan Kılıçdaroğlu, HDP’nin altılı masada olmak istemediğini dile getirdi ve “Onlar 3. bir ittifak kurmak istiyorlar. HDP’nin başkanlığında ya da içinde olduğu bir ittifak” yorumunu yaptı.

Kılıçdaroğlu, AKP’nin oyunun yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düştüğünü belirterek  “Şu anda birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti.  Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek” ifadelerini kullandı.

Memhmet Mert’e konuşan Kılıçdaroğlu’nun röportajı şöyle:

Geçmişte çok sayıda erken seçim çağırısı yaptınız. Ama son günlerde bu tür bir çağrıda bulunmuyorsunuz. Şu anda erken seçim istemiyor musunuz? Ya da Cumhurbaşkanı Erdoğan,  erken seçim yapmaz diye mi çağrıda bulunmuyorsunuz?

Hayır erken seçim istiyoruz. Gecikilen her günün topluma maliyeti artıyor. Bir an önce seçim yapılması lazım. Yeni yönetim ve anlayışın, demokratik anlayışın gelmesi gerekiyor. Toplum çok kutuplaştı. İnsanları kutuplaşmadan arındırmak ve uzlaştırmak gerekiyor. Toplumsal uzlaşma sağlamak gerekiyor. Erdoğan toplumu gererek kendi tabanını tutmak istiyor. Bunda da başarılı olamayacağı çok açık. Erdoğan yönetemiyor. Geldiğimiz nokta bu. Üzülerek söylüyorum.

İmamoğlu’na sahip çıktı

CHP’li belediye başkanlarının afet zamanında tatilde olmaları çok tartışılıyor. Her kesimden eleştiri alıyorlar. Bu durumu başkanlarla değerlendirdiniz mi? Bu yönde de hiç açıklamanızı duymadık…

Afet önceden haber vermez. Belediye başkanları tatilde olabilirler. Bulundukları yerin dışında olabilirler, yurt dışında olabilirler. Bunlar birer insan. Tatile ihtiyacı veya bulundukları yerin dışına çıkmak gibi görevleri de olabiliyor. Yurt dışına da çıkabiliyorlar. Afet olduğunda onların kadroları var. Kadrolar dahil olurlar. O işlerle ilgili görevliler var. Görevleri afet alanına süratle ulaşmak ve afetin yarattığı zararları gidermek. Belediye başkanlarımız da bu görevlerini yerine getiriyor.

Siz bu eleştirileri dikkate almıyor musunuz?

Eleştirilere saygı duyuyorum. Ama hayatın bir gerçeği var. Bir yerde yangın çıktığında, su baskını olduğunda herhangi bir afet durumunda belediye görevlileri oradadır. Aracı gereci oradadır. Ekipleri oradadır. Belediye Başkanı alınması gereken kararları alır. Talimatları verir. Gerekirse kendisi de oraya gider müdahil olur.

Adaylık açıklaması

Toplum sizin hoşgörülü, fedakar biri olduğunuz yönünde hemfikir. Yine bu fikirden yola çıkarak “Kılıçdaroğlu’nun kafasında bir aday var. O aday yıpranmasın diye kendi adaylığını öne sürüyor. Yarın yine o adayı açıklayacak” düşüncesine katılıyor musunuz? Böyle bir aday var mı?

Benim altılı masanın bir üyesi olduğumu siz de biliyorsunuz. Biz 6 lider Cumhurbaşkanı adayımızı ortak belirleyeceğimize dair söz verdik. Kafamda birinin olması önemli değil. Önemli olan altı liderin bir araya gelip ortak adayı belirlemesidir. Bu konuda da aramızda konuştuk. Şu aşamada Cumhurbaşkanı adayını konuşmanın ve tartışmanın manası yok. Cumhurbaşkanı adayının kim olduğu sorulduğunda niteliklerini belirleyelim ve kamuoyuna deklare edelim dediler. Yayınladığımız bildiride bu nitelikleri belirledik. Bu niteliklere uygun isim Millet İttifakı’nın adayı olarak açıklanacak ve seçimden sonra Cumhurbaşkanı olacak.

Altılı masadan çıkan isim niteliklere uymasına rağmen sizin onaylamadığınız ve mutabık kalmadığınız birisi olursa ne yaparsınız?

Altılı masa hep beraber üzerinde uzlaşacağımız bir aday olacak. Bu konuda hiç kimsenin endişesi olmasın.

“AKP şu an birinci parti değil”

Ekonomi çok kötü durumda. Bireysel haklar, özgürlükler tartışılıyor. Bütün bunlara rağmen baktığınızda iktidar partisi bütün anketlerde yine birinci parti çıkıyor. Muhalefette ise oy açısından bir patlama görünmüyor. Bunu neye bağlıyorsunuz?

AK Parti yüzde 49’dan yüzde 30’un altına düşmüş durumda. Şu an birinci parti değil. Anketlerin ortaya koyduğu bir gerçek var. Cumhuriyet Halk Partisi istikrarlı bir yükselişe sahip ve birinci parti. Oyumuz yüzde 40 veya yüzde 50 oldu diye bir iddiamız yok. Ama trende baktığınız zaman Cumhuriyet Halk Partisi dikkatli ve istikrarlı bir şekilde oyunu yukarı doğru taşıyor. Önümüzdeki süreçte oyumuz daha da yükselecek.

6’lı msasada oy oranı daha düşük olan partilerle ittifak yapıyorsunuz. Ama oy oranı yüzde 10’un üzerinde gözüken HDP var. Bu HDP’yi dışarda tutmanız HDP seçmenini incitmez mi?

Hayır incitmez. HDP’nin de altılı masada olmak gibi bir iddiası yok. Onlar 3. bir ittifak kurmak istiyorlar. HDP’nin başkanlığında ya da içinde olduğu bir ittifak.”

Paylaşın

Sosyal Medya Bağımlılığının Cinsel İşlevi Azalttığı Keşfedildi

Yapılan yeni bir araştırmaya göre Facebook, Twitter, Instagram ve benzerleri gibi sosyal medya platformlarının bağımlılık düzeyinde kullanımı bireylerin cinsel hayatını olumsuz etkiliyor.

Hakemli bilimsel dergi The Journal of Sexual Medicine’de yayımlanan araştırmada sosyal medya bağımlılığının hem kadınlar hem de erkekler arasında bir dizi cinsel sorunla bağlantılı olduğuna dair kanıtlar elde edildi.

Portekiz’deki Ispa-Instituto Universitário’daki William James Araştırma Merkezi’nde görev alan Rui Miguel Costa, “Sosyal medya kullanımı bağımlılık özelliklerini kazandığında ruh halini kötüleştirebilir” dedi:

Kötü ruh halinin cinsel zorluklarla ilişkili olduğu göz önüne alındığında, sosyal medya bağımlılığının cinsel zorluklarla bağlantısını inceleyen yeterince araştırma olmaması beni şaşırttı.

Araştırmada 946 kadın ve 235 erkek, cinsel işlev ve bağımlılık derecesinde akıllı telefon kullanımına dair soruların yer aldığı anketleri doldurdu.

Daha sonra 536 kadın ve 194 erkekten de sosyal medya ve cinsel hayatlarıyla ilgili anketleri doldurması istendi. Katılımcılar, son bir ay içinde karşı cinsten partnerlerle cinsel ilişkiye girmiş, yani aktif cinsel hayata sahip kişiler arasından seçildi.

Anketlerde, “Sosyal paylaşım sitelerinde daha fazla vakit geçirmek için ev işlerini ihmal ediyor musunuz?”, “Hayatınızdaki kişiler onlara ayrılan zamandan şikayetçi mi?”, “Sosyal ağ siteleri nedeniyle iş performansınız veya üretkenliğiniz düşüyor mu?” gibi sorular yer alıyordu.

Anket sonuçlarını değerlendiren araştırmacılar, sonunda sosyal ağ sitelerini sorunlu biçimde kullananların cinsel işlevinin azaldığını ve cinsel hayatlarında sıkıntı yaşadığını tespit etti.

Kadınlar arasında bu, daha az cinsel uyarılma, orgazm güçlüğü, cinsel tatminsizlik, cinsel ilişki sırasında ağrı gibi sorunlarla ilişkilendirildi.

Erkeklerde ise daha zayıf erektil fonksiyon, daha az istek, tatminsizlik ve orgazm olmada zorluk gibi durumlar saptandı.

Akıllı telefon kullanımının bağımlılık derecesine varması da cinsel sorunlarla ilişkilendirildi. Ancak bu durum, çoğunlukla sosyal ağ sitelerinin kullanımı kontrol altına alındığında ortadan kalkıyordu.

Araştırmacılar, makalede şu ifadelere yer verdi: Dolayısıyla, çoğunlukla cinsel işlevin azalmasıyla ilişkili olan durum, akıllı telefonların bağımlılık derecesinde kullanımı değil, sosyal ağ sitelerinin bağımlılık derecesinde kullanımı gibi görünüyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Greenpeace: İklim Krizi, Sömürgeciliğin Mirası

Çevreci sivil toplum kuruluşu Greenpeace’in İngiltere’de yayınladığı bir raporda, iklim ve ekolojiye dair meydana gelen krizlerin sistemik ırkçılığın bir mirası olduğu ve beyaz olmayan insanların söz konusu krizlerin verdiği zarardan orantısız şekilde daha fazla mağdur olduğu belirtildi.

Hollanda merkezli çevreci örgüt Greenpeace’in İngiltere temsilciliğinden yayınlanan bir raporda, iklim krizine küresel olarak en az katkıda bulunan beyaz olmayan toplulukların, şimdi sömürgeciliğin bir mirası olan iklim krizinden dolayı en fazla hayatlarını ve geçim kaynaklarını kaybeden grup olduğu kaydedildi.

Raporda, sömürgeciliğin tarihsel olarak güney yarımküredeki hava ve toprakların, ‘kuzey yarımkürenin atıklarını boşaltma yeri’ olarak kullanıldığı bir model kurması nedeniyle, çevre krizinin bir sömürgecilik mirası olduğu belirtildi.

Dünyadaki bu gibi eşitsizliklerin bir benzerinin, atık yakma tesislerinin neredeyse yarısının beyaz olmayan insanların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde bulunduğu İngiltere’de de görülebildiğini vurgulayan Greenpeace, Londra’da siyahların yasaların meşru kabul ettiği düzeyin üzerindeki hava kirliliğine maruz kalmasının daha olası olduğunu ve evlerinde açık alana erişimi olmayan İngiltere’deki siyahların sayısının, aynı durumdan muzdarip beyazların sayısından neredeyse dört kat fazla olduğunun altını çizdi.

Paylaşın

James Webb, İnsan Gözünün Gördüğü En Eski Galaksiyi Keşfetti

Geçtiğimiz haftadan itibaren uzayın daha önce görülmemiş derinliklerine kamerasını çeviren uzay teleskobu James Webb, Büyük Patlama’dan 300 milyon yıl sonra oluşmuş, 13.5 milyar yıllık bir galaksiyi görüntüledi. Söz konusu galaksi, şimdiye dek görülen en eski galaksi olarak kayıtlara geçti.

NASA’nın James Webb Teleskobu (JWST), şimdiye dek insan gözüyle görülmüş olan evren içerisindeki en eski galaksiyi görüntüledi. 13.5 milyar yıllık galaksinin Büyük Patlama’dan 300 milyon yıl sonra oluştuğu tahmin ediliyor.

‘GN-z13’ olarak isimlendirilen galaksiden önce, görebildiğimiz evrendeki en eski galaksi rekorunu Hubble Teleskobu’nun 2015’te görüntülediği, Büyük Patlamadan 400 milyon yıl sonra oluşan ‘GN-z11’ galaksisi elinde bulunduruyordu.

James Webb, GN-z13 galaksisini en eski yıldızlardan ve galaksilerden gelen ışığı tespit edebilen Yakın Kızılötesi Kamera (NIRCam) cihazını kullanarak görüntüleyebildi. Teleskop, ışığın uzayda seyahat ettiği sırada geçen süreyi analiz ederek, zamanın geçmişini görebilmek için geniş bir kızılötesi ışık yelpazesi kullanıyor.

James Webb teleskobu, daha önce Hubble’ın görüntülediği GN-z11’in bulunduğu alanı incelerken GN-z13 galaksisini tespit edebildi. New Scientist’in haberine göre, Massachusetts’teki Harvard ve Smithsonian Astrofizik Merkezi’nden bilim insanları, her iki galaksinin de yaşlı olmasına rağmen çok küçük olduklarının altını çizdi.

GN-z13 yaklaşık bin 600 ışıkyılı, GN z-11 ise 2 bin 300 ışıkyılı çapa sahip. Bu, çapı yaklaşık 100 bin ışıkyılı olan kendi galaksimiz Samanyolu’yla karşılaştırıldığında oldukça küçük bir büyüklük.

(Kaynak: Sputnik)

Paylaşın