ABD’den Türkiye’ye Suriye Uyarısı: Tüm Taraflar Ateşkes Hattını Korumalı

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Suriye’nin kuzeyinde son günlerde artan şiddet konusunda açıklama yaptı: Derin endişe duyuyoruz ve tüm taraflara ateşkes hattını koruma çağrısında bulunuyoruz.

Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyine yeni bir harekât düzenlemekten söz ettiği bir dönemde bölgede şiddet tırmanırken ABD’den yeni açıklama geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, Suriye’nin kuzey sınırında artan şiddetten “derin endişe duyduklarını” söyledi.

Price, günlük basın toplantısında yaptığı açıklamada “ABD, Suriye’nin kuzey sınırı boyunca son dönemde düzenlenen saldırılardan derin endişe duyuyor ve tüm taraflara ateşkes hattını koruma çağrısı yapıyor” dedi.

ABD’li sözcü, “El Bab, Haseke ve diğer yerlerdeki sivil ölümlerden büyük üzüntü duyuyoruz” ifadelerini kullanırken, Washington’ın “IŞİD’in kalıcı şekilde yenilgiye uğratılmasına ve Suriye ihtilafına siyasi çözüm bulunmasına bağlılığının sürdüğünü” belirtti.

Suriye’nin Haseke kentinde cuma günü Birleşmiş Milletler’in bir eğitim yardımı programına katılan ve voleybol oynamakta olan bir grup kız çocuğun insansız hava aracı saldırısıyla hedef alındığı, dört çocuğun öldüğü, 11 kişinin yaralandığı belirtilmişti. Yerel kaynaklar saldırıdan Türkiye’yi sorumu tutmuştu.

Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise Türkiye destekli isyancıların kontrolünde bulunan El Bab’da “rejim yanlısı güçlerin bir pazar yerine saldırması sonucu” altısı çocuk 17 sivilin öldüğünü, 35 kişinin de yaralandığını duyurmuştu. Bu saldırının, Türkiye’nin geçen hafta en az üç Suriye askerinin ölümüne yol açan hava saldırısına misilleme olarak Şam yönetimi tarafından düzenlendiği öne sürülmüştü.

(Kasa: Kısa Dalga)

Paylaşın

Beynin Elektrikle Uyarılması Hafızayı Güçlendiriyor

Yeni bir araştırmaya göre, beynin dört gün boyunca günde 20 dakika süreyle zayıf elektrik akımı ile uyarılması, yaşlanmayla birlikte gelen hafızadaki çalışma ve uzun süreli düşüşü tersine çeviriyor.

Diğer bir elektrikli beyin stimülasyonu, hafızayı geliştiriyor.

Nature Neuroscience dergisinde yayınlanan araştırma, beyne normal sinirsel aktiviteyi taklit eden zayıf elektrik akımı verilmesinin ileri yaşlı, sağlıklı yetişkinlerde kısa vadede hafızayı güçlendirebileceğini ortaya koyuyor.

Araştırma kapsamında ileri yaşlı 150 kişiye, dört gün boyunca peş peşe boneye benzer şapka bir giydirildi ve beyinlerinin bazı bölümlerinin düşük dozda elektrik darbeleriyle uyarılması sağlandı.

Deneklere, yapılan 20 dakikalık seanslar (nöromodülasyon) sırasında, her biri 20 kelimeden oluşan beşer liste verildi ve bunları hatırlamaları istendi.

Bazılarında titreşimler, beynin kısa süreli hafızayla ilgili olduğu bilinen ve yeni öğrenilen bir telefon numarasının depolandığı bir bölgeye yönlendirildi.

Bu kişiler, yakın zamanda kendilerine söylenen kelimelerden kaç tanesini hatırladıklarını görmek için test edildi.

Diğerlerinde ise titreşim daha ileriye, anıların daha uzun süreli depolandığı bilinen bölgeye yönlendirildi.

Onlar açısından da test, bilmeseler de, eski kelimelerden kaçını hatırladıklarını görmekti.

Tedaviden sonra, katılımcıların neredeyse tamamı hafıza testlerinden ve daha önce yapılan kontrollerden daha iyi performans sergiledi.

Başlangıçta daha kötü puan alan denekler ise seansların sonunda en fazla iyileşmeyi gösteren kişiler oldu.

Etki bir ay sonra da görüldü

Boston Üniversitesi öncülüğünde yürütülen araştırmaya göre, beyni zayıf akımlı elektrik darbeleriyle uyarmanın hafızaya faydaları, testlerin bitmesinden bir ay sonra da devam etti.

Bulgular ve araştırma sonuçları her ne kadar henüz başlangıç aşamada olsa da, söz konusu teknolojinin uzun vadeli etkilerinin oldukça büyük olduğu belirtiliyor.

Araştırmacı psikolog Robert Reinhart, “Beynin hassas bölgelerine birbirinden farklı frekanslarda alternatif akım uygulayarak hafızayı kısa ya da uzun süreli olarak ayrı ayrı geliştirebildik.” ifadesini kullandı.

Bilim çevrelerine göre bulgular, transkraniyal alternatif akım stimülasyonu ya da tACS olarak adlandırılan ve yaşlandıkça bozulma eğilimi gösteren zihinsel işlevlerin artırılması için potansiyel bir araç olarak en güçlü destek yöntemlerinden bazılarını sağlıyor.

Ancak tACS’nin potansiyel bir terapi haline gelebilmesi için hala birçok engelin bulunduğu belirtiliyor.

Analistlere göre güvenli olduğunu kanıtlamak, etkilerin ne kadar kalıcı olduğunu anlamak ve deneyde kullanılan yapay kelime hatırlama görevinin gerçek dünyada faydaya dönüşüp dönüşmediğini görmek için uzun süreli çalışmalar gerekecek.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Fenerbahçe, Averaj Farkıyla Liderliğe Yükseldi

Süper Lig’in 3. haftasında Fenerbahçe ile Adana Demirspor, Şükrü Saraçoğlu Stadı’nda karşı karşıya geldi. Fenerbahçe, sahadan 4-2 galip ayrıldı. Bu sonucun ardından Fenerbahçe puanını 7’ye yükseltti ve averaj farkıyla liderlik koltuğuna oturdu. Adana Demirspor ise haftayı 6 puanla 6. sırada tamamladı.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri 20. dakika (penaltıdan) ve 41. dakikada Enner Valencia, 47. dakikada Miha Zajc ve 84. dakikada Ezgjan Alioski kaydetti. Adana Demirspor’un golleri ise 56. dakikada (penaltıdan) Younes Belhanda ve 66. dakikada Artem Dzyuba’dan geldi.

Adana Demirspor’da Yaroslav Rakitskiy, mücadelenin 82. dakikasında Diego Rossi’ye yaptığı hareketin ardından VAR’dan gelen uyarıyla direkt kırmızı kartla oyun dışında kaldı. Süper Lig’in 4. haftasında Fenerbahçe deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak, Adana Demirspor ise Ümraniyespor’u konuk edecek.

Karşılaşmadan dakikalar

4. dakikada hızlı gelişen Adana Demirspor atağında ceza sahası içi sol çaprazda topla buluşan Onyekuru’nun ortasında altıpasta Dzyuba topa dokunamadı. Atağın devamında Lincoln Henrique topu kornere gönderdi.

14. dakikada duran top organizasyonunda meşin yuvarlağın başına geçen Lincoln Henrique, solda müsait durumda Ferdi Kadıoğlu’nu gördü. Ferdi’nin bekletmeden penaltı noktası civarına ortasında, Arao’nun kafa vuruşunda top kalecide kaldı.

17. dakikada Emre Mor’un pasında ceza sahası içi sağ çaprazda Valencia, Rodrigues’in müdahalesiyle yerde kaldı. Video Yardımcı Hakem’in (VAR) uyarısıyla pozisyonu izleyen hakem Abdulkadir Bitigen, 19. dakikada penaltı noktasını gösterdi.

20. dakikada Fenerbahçe golü buldu. Penaltı noktasında topun başına gelen Valencia, meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-0

23. dakikada Lincoln Henrique’nin yaklaşık 30 metreden sağ çaprazdan kullandığı serbest atışta, ceza sahası içi sol çaprazda Szalai’nin kafa vuruşunda top yandan auta gitti.

41. dakikada Fenerbahçe farkı 2’ye çıkardı. Hızlı gelişen atakta rakip savunmada Samet Akaydın’ın hatasında Serdar Dursun’dan seken topla orta alanda buluşan Valencia, meşin yuvarlağı ceza sahasına kadar sürdükten sonra kaleciden de kurtardığı topu ağlara gönderdi: 2-0

47. dakikada Serdar Dursun’un sert şutunda savunmadan dönen top ceza sahası içinde Lincoln Henrique’nin önünde kaldı. Lincoln’nün sert pasında Miha Zajc gelişine vurdu ve meşin yuvarlak üst direğe çarparak filelere gitti. 3-0

53. dakikada savunma arkasına atılan pasta ceza sahası içinde topla buluşan Onyekuru, Attila Szalai’nin müdahalesi ile yerde kaldı. Hakem Abdulkadir Bitigen, penaltı noktasını gösterdi.

56. dakikada penaltı vuruşu için topun başına geçen Belhanda, sakin bir vuruş ile sağ alt köşeden meşin yuvarlağı filelere gönderdi. 3-1

60. dakikada Belhanda’nın pasında ceza sahası içine topla giren Onyekuru’nun şutunu kaleci Altay, iki hamlede kontrol etti.

66. dakikada Fenerbahçe ceza sahası içerisinde Attila Szalai’nin kafasıyla hatalı geri pasında topu önünde bulan Onyekuru, meşin yuvarlağı kaleye doğru yolladı. Topa son dokunan Dzyuba farkı bire indirdi. 3-2

83. dakikada sağ taraftan Diego Rossi’nin kullandığı serbest vuruşta Alioski, ceza sahası içi sol çaprazda topu kontrol edip sol ayağıyla çok sert vuruş yaptı. Top filelere gitti ve ev sahibi takım farkı yeniden ikiye çıkardı. 4-2

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Abdulkadir Bitigen, Esat Sancaktar, Kamil Çetin

Fenerbahçe: Altay Bayındır, Ferdi Kadıoğlu, Mauricio Lemos, Attila Szalai, Luan Peres, Willian Arao (İsmail Yüksek dk. 61), Emre Mor (Alioski dk. 80), Miha Zajc (Mert Hakan Yandaş dk. 62), Lincoln Henrique (Osayi Samuel dk. 88), Serdar Dursun (Diego Rossi dk. 61), Enner Valencia

Adana Demirspor: Ertaç Özbir, Svensson (Berk Yıldız dk. 90+3), Samet Akaydın, Yaroslav Rakitskiy, Kevin Rodrigues, Gökhan İnler (Benjamin Stambouli dk. 61), N’Diaye, David Akintola (Yusuf Sarı dk. 46), Younes Belhanda, Henry Onyekuru, Artem Dzyuba (Britt Assombalonga dk. 87)

Goller: Enner Valencia (dk. 20 pen. ve 41) Miha Zajc (dk. 47), Alioski (dk. 83) (Fenerbahçe), Belhanda (dk. 56), Dzyuba (dk. 66) (Adana Demirspor)

Kırmızı kart: Yaroslav Rakitskyi (dk. 82) (Adana Demirspor)

Paylaşın

Yaz Yorgunluğu İle Başa Çıkmak İçin Faydalı Besinler

Sıcağa maruz kalmak, vücudun sıcaklığı kontrol edememesi nedeniyle baygınlık, kuru ve sıcak cilt, sıcak çarpması gibi ciddi semptomlara neden olabilir. Diğer semptomlar ise, alt ekstremitelerde şişlik, boyunda kızarıklık, kramplar, baş ağrısı, sinirlilik, uyuşukluk ve halsizliktir.

Haber Merkezi / Terleme ile çok fazla mineral tuz kaybederiz ve bunun sonucunda kas gibi bazı fonksiyonlar doğru şekilde çalışmaz. En çok tavsiye edilen ise, terle kaybedilen mineralleri yenilemek için bol su (günde en az 2 litre) içmek ve enerji ve besin kaynağı olarak mevsim meyveleri ve sebzeleri tüketmek.

Yorgunluk ve halsizlik hissi devam ediyorsa ne yapabilirsiniz?

Yeterli fiziksel ve zihinsel enerji verebilen belirli gıda takviyelerini varsaymak faydalı olabilir. Fiziksel yorgunluk durumlarında D vitamini, karnitin, arginin ve magnezyum gibi normal kas fonksiyonunu destekleyen maddeler alınabilir.

D vitamini:  Kalsiyum, magnezyum ve fosfatların bağırsak emiliminden sorumlu ve ayrıca diğer biyolojik işlevlerde yer alan, steroid yapıda yağda çözünen bir molekül grubunu ifade eder. Aslında, D vitamini sadece kemikleri sağlıklı tutmakla kalmaz, aynı zamanda bizi patojenlerden korumak için T-lenfositleri uyaran ve ayrıca kas kasılmasına katkıda bulunan bir bağışıklık uyarıcısı görevi görür.

Karnitin; İnsan vücudu tarafından iki amino asitten sentezlenir: metionin ve lizin; uzun zincirli yağ asitlerini hücrelerin içinde, oksitlendikleri ve enerjiye dönüştürüldükleri mitokondriyal düzeyde taşıma eylemini gerçekleştirir. Karnitin sadece  kasların gücünü artırmak için değil, kalp ve kan damarlarını koruyucu özelliğinden dolayı da kullanılır; aslında, HDL kolesterol seviyelerini artırarak ve dolaşımdaki trigliseritleri azaltarak lipid yapısını iyileştirir.

Arginin; İnsan vücudu için gerekli 20 amino asitten biridir. Biyolojik işlevi, damar genişlemesine neden olan ve kaslara daha fazla oksijen ve besin kaynağı sağlayan kan damarları düzeyinde nitrik oksit üretmekten oluşur. Arginin özellikle vegan veya vejeteryan diyetleri gibi et gıdalarını içermeyen diyetleri takip edenler için uygundur.

Magnezyum; 22 ile 26 g arasında değişen miktarlarda sahip olduğumuz ve yüzde 50’den fazlası kemik seviyesinde mineralize olan makro elementtir. Magnezyum, vücudumuzdaki 300’den fazla enzim için bir kofaktör görevi görür. Bu nedenle, merkezi düzeyde esansiyel nörotransmitterlerin sentezi ve hücresel enerjinin ATP (Adenozin trifosfat) formunda üretilmesi ve salınması gibi sayısız biyolojik süreçte yer alır.

Magnezyum, yorgunluk ve bitkinliğin azaltılmasına ve normal enerji oluşum metabolizmasına katkıda bulunur. Kalsiyum ile dengede hareket ederek normal kas fonksiyonuna katkıda bulunur, kas kasılmasını, kalp atışını, pıhtılaşmayı ve kan basıncını düzenler.

Paylaşın

‘Altılı Masa’da Neler Konuşuldu, Hangi Adımlar Kararlaştırıldı?

Güçlendirilmiş parlamenter sistem etrafında bir araya gelen 6 muhalefet partisi lideri, ilk tur görüşmeleri tamamladı. Kulislere yansıyan bilgilere göre, gündemin ana maddesini, “parlamenter sisteme geçiş süreci”nin planlamasına dönük atılacak adımlar oluşturdu.

Edinilen bilgiye göre liderlerin son biçimini vermesi kararlaştırılan geçiş sürecine dönük ilk olarak cumhurbaşkanının yetki ve yönetim usullerinin düzenlenmesi ve kamuoyuna deklare edilmesi benimsendi.

CHP, İYİ Parti, Gelecek Partisi, DEVA Partisi, Demokrat Parti liderleri, Pazar günü Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun evsahipliğinde bir araya gelerek, birinci tur görüşmeleri tamamladı.

6 siyasi parti ilk kez bir sonraki toplantı tarihini de bildiriyle açıkladı. Liderler Eylül ayı boyunca sahada olacağı için ikinci turun TBMM’nin açılmasının ardından Ekim ayında yapılması kararlaştırıldı.

İkinci turda somut adımlar atılacak

Liderlerin ilk tur görüşmelerinde, güçlendirilmiş parlamenter sistem, seçim güvenliği ve ortak iktidar hedeflerine dönük ilkeler ile yasal ve anayasal altyapının oluşturulmasına dönük adımlar ön plana çıkmıştı.

Edinilen bilgiye göre Pazar günkü toplantıda, ilk toplantının yapıldığı 12 Şubat’tan bu yana yapılan çalışmalar üzerinden geçilirken, bundan sonrasına dönük izlenecek strateji görüşüldü.

Kulislere yansıyan bilgilere göre, bu çerçevede, ikinci tur görüşmeler, artık alınan kararların somut olarak yaşama geçirileceği bir süreç olacak. Başta ekonomi olmak üzere, siyasi partilerin ortak aday, seçim işbirliği ve iktidara gelinmesi halinde izlenecek politikalara ilişkin programlar kamuoyu ile paylaşılacak.

‘Aday ve ittifak yeni yılda’

Yansıyan bilgilere göre, toplantıda ağırlıklı olarak parlamenter sisteme geçiş sürecinin planlaması konusu ele alındı. Partilerin kendi içlerinde yaptıkları çalışmalara liderlerin son biçimi vermesi kararlaştırılırken, bu çerçevede ilk olarak cumhurbaşkanının yetki ve yönetim usulleri belirlenecek ve kamuoyuna da açıklanacak.

Toplantıya ilişkin BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a bilgi veren bir kaynak, toplantıda somut bir takvim belirlenmemekle birlikte, ilk önce geçiş sürecinin netleşeceğini, daha sonra ise aday ve ittifak konularının ele alınabileceğini ifade etti:

“6’lı masanın baştan beri üç tane temel hedefi var; ortak aday çıkarmak, geçiş sürecini birlikte planlamak ve birlikte yönetmek, anayasa değişikliğini sağlayacak kadar milletvekili çıkarmak.

“Bu ortak hedefler doğrultusunda adımlar atılıyor. Toplantıda asıl konuşulan şey, geçiş sürecinin planlaması. Daha çok buna  zaman ayrıldı. Çünkü biraz bu süreci bizzat liderler götürecek.”

Cumhurbaşkanının yetkilerinin de bu çerçevede konuşulduğunu belirten kaynak, “Yani aday olacak kişi, yetkilerinin ne olduğunu önceden bilecek, buna göre karar verecek” dedi.

“En fazla milletvekilini çıkaracak seçim işbirliği formülü” üzerinde de çalışıldığını belirten kaynak şu bilgilere yer verdi:

“Bu ikili, üçlü ittifaklar olabileceği gibi tek bir ittifak da olabilir. İttifak konusunda esnek modellemeler yapmakta hiçbir sıkıntı yok.  En fazla milletvekili çıkaracak formüller diyoruz ya bunlar çalışılıyor. Aday meselesi ise en son açıklanacak konu olur. Geçiş süreci yıl sonuna kadar tamamlanır. Aday ismi ve ittifaklar ancak seçim sürecinde netleşir, eğer bir baskın seçim olmazsa, ki çok zayıf ihtimal, yılbaşından önce bu konularda netleşme olmaz.”

‘Masaya zarar vermeyelim’

Liderler veya parti yöneticilerinin yaptığı bazı açıklamaların, 6’lı masa aleyhine kullanıldığı ve  “kriz olduğu” izlenimi yaratılmaya çalışıldığı değerlendirmesinin de yapıldığı toplantıda, “masaya zarar verecek söylemlerden kaçınılması” konusunda görüş birliğine varıldı.

Geçen Temmuz ayında DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’la Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu arasında “ortak deklarasyon” polemiği yaşanmıştı. SP Genel Başkanı Temel Karamollağolu’nun da yeni seçim sistemini işaret ederek, “ittifakların artık eski öneminin kalmadığı” sözleri, 6’lı masada “çatlak” olarak yorumlanmıştı.

Paylaşın

Felç Ve Kalp Krizi Riskini Artıran İki Faktör

Dünya genelinde önde gelen ölüm nedenlerinden inme (felç) veya kalp krizi ‘sessiz katiller’ olarak da adlandırılmaktadır. Bu iki sessiz katili önlemek için, hastalıkla ilişkili tüm risk faktörlerinin farkında olunmalıdır.

Haber Merkezi/ İnme, kol zayıflığı, sarkık yüz ve konuşma güçlüğü ile karakterize edilirken, kalp krizi göğüs rahatsızlığına, vücudun diğer bölgelerinde ağrıya, nefes darlığına ve soğuk ter, mide bulantısı ve baş dönmesi gibi diğer belirtilere neden olabilir.

Kalp hastalığı ve inme için önde gelen risk faktörleri yüksek tansiyon, yüksek ve düşük lipoprotein (LDL) kolesterol, diyabet, sigara ve sigara dumanına maruz kalma, obezite, sağlıksız beslenme ve fiziksel hareketsizliktir.

Sosyal izolasyon ve yalnızlıkta hem kalp krizi hem de felç riskini yüzde 30 oranında artırabilir. Yayınlanan yeni çalışma, bu iki faktörün kalp krizi ve inme için ‘önemli’ belirleyicileri olabileceğini ortaya koydu.

Çalışmayı yöneten araştırmanın başkanı Crystal Wiley Cene, “Sosyal izolasyon ve yalnızlığın olumsuz sağlık sonuçlarıyla ilişkili olduğunu açıkça gösterdi” dedi ve ekledi: Sosyal bağlantısızlığın yaygınlığı göz önüne alındığında, halk sağlığı etkisi oldukça önemlidir.

Çalışma, sevilen birini kaybetme ve emeklilik gibi faktörler nedeniyle sosyal izolasyonun ve yalnızlığın yaşla birlikte artığını belirtiyor. Çalışma, ayrıca, yaşlı yetişkinlerin daha fazla risk altındayken, gençlerin de yalnızlık riski altında olduğunu ortaya koyuyor.

Harvard Üniversitesi’nin yaptığı başka bir araştırmada, 18-22 yaşları arasındaki Z Kuşağı üyelerinin, en yalnız kuşak olarak kabul edildi. Bunun, sosyal faaliyetlere daha az katılımın ve artan sosyal medya kullanımının bir sonucu olduğu belirtildi.

Cene, sosyal izolasyon ve yalnızlık birbiriyle ilişkili olsa da, aynı şey olmadığını söylüyor ve ekliyor: Bireyler nispeten izole bir yaşam sürdürebilir ve yalnız hissetmeyebilir ve tersine, birçok sosyal teması olan insanlar hala yalnızlık yaşayabilir.

Yalnızlık, yalnız kalmanın veya insanlarla çok az bağlantı kurmanın üzücü hissi iken, sosyal izolasyon, sosyal temasların olmaması veya insanlarla yüz yüze temas veya etkileşimin olmamasıdır. Bu nedenle, iki terim birbiriyle ilişkili olsa da, bir şekilde farklıdır.

Araştırmacılara göre, inme veya kalp krizi için güçlü risk faktörleri olabileceğinden sosyal izolasyon ve yalnızlık daha ciddiye alınmalıdır.

Cene, “Özellikle risk altındakiler için sosyal izolasyon ve yalnızlığın kardiyovasküler ve beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmak için program geliştirmeye, uygulamaya ve değerlendirmeye acil ihtiyaç var” dedi.

Kalp krizi ve inme riskini azaltmak için, sosyal izolasyon ve yalnızlığı dikkate almanın yanı sıra, yaşam tarzına da dikkat edilmelidir.

Kalp hastalığı ile ilişkili risk faktörlerinin çoğu, kişinin diyeti, aktivite düzeyi ve kişinin sağlıksız alışkanlıklarla da ilgilidir. Kalp hastalıkları ve felç riskini önemli ölçüde artırdığı için sigara veya alkol tüketiminden de uzak durulmalıdır.

Paylaşın

Reuters: ABD, Taliban’la Görüşmelere Devam Edecek

Taliban’ın ayak sürümesine ve öldürülen El Kaide lideri Eymen ez-Zevahiri’nin Afganistan’ın başkenti Kabil’de yaşayabilmesine rağmen ABD’nin, dondurulan varlıkların serbest bırakılması için görüşmelere devam edeceği öne sürüldü.

Reuters’ın konu hakkında bilgisi olan ve adı açıklanmayan kaynaklara dayandırdığı haberde bu kararın, ülkede giderek büyüyen insani krize dair Washington’da artan endişeleri gösterdiği yazıldı.

Taliban’ın geçen sene yönetimi ele geçirmesinden sonra Washington, Kabil’in 7 milyar dolarını ABD’de dondurmuştu. Şubat ayında Beyaz Saray, 3,5 milyar doların 11 Eylül kurbanlarının halen devam eden hukuki süreçleri ve tazminat talepleri için ayrılmasına karar vermişti. Paranın diğer yarısının da insani yardım temelinde doğrudan Afgan halkına aktarılacağı açıklanmıştı. Bunun için ABD’nin müttefikleriyle birlikte İsviçre merkezli uluslararası bir fon oluşturması bekleniyor.

Kimliğinin gizli tutulması koşuluyla konuşan iki kaynağa göre ABD’nin Dışişleri ve Hazine bakanlıklarından yetkililer, bağımsız analistlere 11 Ağustos’ta verilen brifingde, yavaş olmasına rağmen görüşmeleri sürdüreceklerini söyledi.

ABD’li bir yetkilinin, Taliban ve Afganistan Merkez Bankası’nın “hızlı hareket etmediğini söylediği” öne sürüldü.

Haber ajansı, Dışişleri Bakanlığı’nın brifing hakkında yorum yapmaktan kaçındığını ancak bir kaynağın bunu doğruladığını yazdı.

Söz konusu paradan Afganistan Merkez Bankası’nın yeniden sermayelendirilmesinde, Afgani’nin değerinin artırılmasında ve enflasyonda mücadelede de hedefleniyordu.

Ancak El Kaide lideri ez-Zevahiri’nin Kabil’de öldürülmesinin ardından ABD Dışişleri Bakanlığı, merkez bankasının yeniden sermayelendirilmesini “kısa vadeli bir seçenek olarak görmemeye” başladı. Zira paranın, terör örgütlerine aktarılabileceği endişesi arttı.

Habere göre ABD’li yetkililer brifingde, görüşmelerin Taliban’ın uluslararası camianın ortak olduğu taleplere direnmesi yüzünden de zorlaştığını söyledi.

Bu talepler arasında Afganistan Merkez Bankası’nın başına deneyimli profesyonellerin getirilmesi var. Ayrıca kara para aklanmaması için bağımsız bir kurul oluşturulmasının prensipte kabul edilmesine rağmen resmiyete dökülmediği de iddia edildi.

Taliban’ın ayrıca, uluslararası yardım fonlarını Birleşmiş Milletler aracılığıyla Kabil’deki insani yardım kuruluşlarına dağıtılmasını kabul etmediği öne sürüldü.

ABD “Alternatif yollar arıyoruz” açıklamasını yapmıştı

Joe Biden yönetimi, dondurulmuş 3,5 milyar doları Afganistan Merkez Bankası’na yakın zamanda iade etmeyeceğini iki hafta önce açıklamıştı.

ABD’nin Afganistan Özel Temsilcisi Thomas West, The Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada “Afganistan Merkez Bankası’nın yeniden sermayelendirilmesini kısa vadeli bir seçenek olarak görmüyoruz” demişti.

Aylardır Afganistan Merkez Bankası’yla görüşmelerin sürdürüldüğünü ifade eden West, 3,5 milyar doların teröristlerin eline geçmeyeceğine inanmaları için yeterli güvencenin verilmediğini vurgulamıştı.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price da milyonlarca kişinin açlıkla boğuştuğu ülkenin parasını Afganlar için kullanmak üzere alternatif yollar aradıklarını Washington’da gazetecilere ifade etmişti.

Taliban’ın kadınlara yönelik baskısıyla dikkat çeken demokrasi karşıtı tutumları, Batı’nın tepkisini topluyor. El Kaide lideri Eymen ez-Zevahiri’nin başkent Kabil’in merkezindeki bir evde yaşayabilmesi de bu tepkiyi büyüttü.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, 11 Eylül saldırılarının da aralarında bulunduğu pek çok eylemden sorumlu bu önemli ismin Kabil’de yaşamasının, iki ülke arasındaki çekilme anlaşmasının ihlali anlamına geldiğini söylemişti. Ancak Taliban, Zevahiri’den haberdar olmadığını öne sürüyor.

Paylaşın

AB, Ukrayna Ordusunu Eğitmek İçin Görev Birliği Kurmayı Planlıyor

Rusya – Ukrayna savaşı altıncı ayını geride bırakırken, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB’nin Ukrayna ordusuna askeri eğitim vermeyi gözden geçirdiğini açıkladı.

İspanya’nın Santander kentindeki Menendez Pelayo Üniversitesi’nin düzenlediği yaz kursunda “Avrupa’nın Geleceği” konulu seminerde konuşan Borrell, AB savunma bakanlarının Prag kentinde 29 Ağustos’ta gerçekleştirecekleri toplantıda konuyu ele alacaklarını bildirdi.

Borrell, uzun süren savaşın maddi destekten daha fazlasını gerektirdiği görüşünü dile getirerek, aynı zamanda Ukrayna ordusunun örgütlenmesi ve eğitimi için yardım yapılmasının gerekebileceğine işaret etti.

Konuyla ilgili tartışmalar AB içinde sürdüğü için daha fazla ayrıntılı bilgi vermek istemediğini kaydeden Borrell, bununla birlikte Ukrayna ordusunun ciddi bir eğitimden geçirilmesi için AB’nin önemli bir görev üstlenebileceği mesajını verdi.

Borrell, “Yüz binlerce askeri seferber eden gerçek, geleneksel bir savaşla karşı karşıyayız. Bu yüzden üzerinde düşünülen görev birliği, bunun üstesinden gelecek şekilde oluşturulmalı. Umarım, bu öneri onaylanır.” dedi.

“AB misyonu, Ukrayna ordusunun organizasyonuna da yardım edecek”

AB içinden ve dışından çok sayıda ülkenin Ukrayna’ya silah desteği verdiğini kaydeden Borrell, bununla birlikte yapılan ikili anlaşmalarla bir kaç ülke dışında bu silahların nasıl kullanılacağı konusunda Ukrayna ordusuna eğitim veren çok sayıda ülke olmadığına dikkati çekti.

Borrell, planlanan AB misyonunun Ukrayna ordusuna klasik askeri eğitim dışında, ordunun organizasyonu konusunda da eğitim vermesinin planlandığını ifade etti.

Josep Borrell, AB’nin bu görev birliğini Ukrayna’ya komşu ülkelerden oluşturmayı planladığını sözlerine ekledi. AB’nin bu konuda dünyanın dört bir yanında eğitim amaçlı, Mali, Nijer, Mozambik ve Çad gibi ülkeler de içinde olmak üzere 17 askeri eğitim misyonu bulunuyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Karar Yazarı Ocaktan: AK Parti Bu Yolu Bizzat Kendisi Seçti

Karar gazetesi yazarı Mehmet Ocaktan, AK Parti’nin ilk kez seçimlere umutsuz ve çaresiz bir atmosferde hazırlandığına dikkat çekti ve ekonomik kriz ve yoksulluk yakınmalarına karşın AK Partililerin benimsediği politikayı yazdı.

“Bol paraları var ve bu paraları döke saça kullanıyorlar, fakirler derdine yansın…” diye Ocaktan, “Ama şu bir gerçek ki ‘ortak aklı’ ve siyasi makuliyeti kaybeden AK Parti bu yolu bizzat kendisi seçti” dedi.

Mehmet Ocaktan’ın “Onlar ‘döke-saça’ harcıyor, fakirler derdine yansın” başlıklı yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Gerçi AK Parti mensupları memlekette yaşanan fukaralığı unutmanın ya da unutturmanın pratik çözümlerini de bulmuşlar… Muhtemelen dünya ekonomisini çok yakından takip ettikleri (!) için fakirlere anında bir ‘huzur reçetesi’ hazırlamakta çok başarılılar!

Mesela AK Parti Kahramanmaraş İl Kadın Kolları Başkanı Gül Çitil Okur, hayat pahalılığında şikayet eden fakirleri hükümete sahip çıkmaya çağırarak diyor ki: ‘Birebir yurt dışında yaşayan aile fertlerimiz var. Biri İngiltere’de aynı anda iki ürünü alamadığını söylüyor. Başka bir tanesi Amerika’da yaşayan yakıt kuyruğuna girdiğini söyledi. Bizim ülkemizde bunun gibi krizler yok. Markete gidiyoruz, sepeti istediğimiz kadar dolduruyoruz. Bir yasağımız yok, bir engelimiz yok. İnsanların algıya kapılarak kirli bilgiler üzerinde bu yolda yürümesi bize zarar veriyor. Türkiye’de şu an böyle bir sıkıntımız yok. Her türlü kaynağı döke saça kullanıyoruz.’

Öyle anlaşılıyor ki şu anda AK Parti yönetiminde yer alan etkili ve yetkili isimlerin mahallesine yoksulluk hiç uğramamış, bol paraları var ve bu paraları döke saça kullanıyorlar, fakirler derdine yansın…

Kaderin cilvesi bu olsa gerek… İktidarının ilk on yılında ekonomide rasyonel kurallara itibar eden, hukukta evrensel normları dikkate alan, liyakati önemseyen AK Parti şimdi fukaralığa çare üretemediği için, hukukun üstünlüğü endeksinde, yoksulluk endeksinde ve özgürlük endeksinde ülkeyi Ruanda ve Zimbabve ligine düşürdüğü için, daha da önemlisi Uluslararası Şeffaflık Örgütü’nün 2021 verilerine göre, yolsuzluk algı endeksinde 180 ülke arasında 90. Sıraya yükselttiği için yoksullara ya ‘sabır’ tavsiye ediyor ya da onları nankörlükle suçluyor.

Herhalde AK Parti siyaset sahnesine çıktığı günden bu yana ilk kez seçimlere çaresiz ve umutsuz bir atmosferde hazırlanıyor. Biliyorum araba devrilme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığında yol gösterenler çok olur. Ama şu bir gerçek ki ‘ortak aklı’ ve siyasi makuliyeti kaybeden AK Parti bu yolu bizzat kendisi seçti.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

“Rusya’dan Türkiye’ye Borç” İddiası

ABD merkezli finans ajansı Bloomberg’de yayımlanan “Türkiye-Rusya gaz anlaşması neden ikisi için de iyi?” başlıklı analizde, Gazprombank gibi bir Rus bankasının Türkiye’ye ruble cinsi borç verebileceğini ve Türkiye’nin de bu ruble ile Gazprom’a ödeme yapabileceği iddia edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Ağustos’ta Soçi’de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin ardından açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, Putin ile ruble üzerinden ödeme yapmakta mutabık kaldıklarını söyledi ve “Ruble noktasında bu alışverişlerimizi yapacağımız için o da tabii Türkiye-Rusya arasında mali noktada ayrı bir güç kaynağı olarak Rusya’ya ve Türkiye’ye inşallah kazandıracak” dedi.

Erdoğan’ın açıklamaları sonrası Türkiye-Rusya ilişkilerinde yeni bir yola girilirken ABD merkezli finans ajansı Bloomberg, Ekonomisti Selva Bahar Baziki, Alexander Isakov ve Ziad Daoud’un imzasıyla yayımlanan “Türkiye-Rusya gaz anlaşması neden ikisi için de iyi?” başlıklı analizde, Gazprombank gibi bir Rus bankasının Türkiye’ye ruble cinsi borç verebileceğini ve Türkiye’nin de bu ruble ile Gazprom’a ödeme yapabileceği iddia edildi.

Yaptırım riski var

Türkiye’nin kredi risk priminin yüksek olduğunu, bu nedenle Rus bankasının vereceği borca Rus hükümetinin gayri resmi ya da resmi olarak garanti verebileceğini, bunun da Türkiye’nin mevcut piyasa faizlerinin altında bir oranla borç almasını sağlayabileceğini kaydeden yazarlar, Türkiye’nin bu sayede dolar gibi rezerv para birimlerine dönük talebinin azalabileceğini, Rusya’nın da varlıklarının dondurulması riskini azaltabileceğini öne sürdüler. Yazarlara göre bu planın riski, Türk kurumlarının ikincil yaptırımlarla karşı karşıya kalma olasılığı.

Paylaşın