Nekrotizan Fasiit Namı Diğer Et Yiyen Hastalık Nedir?

Nekrotizan fasiit (NF), vücudu dolaşan bağ dokusu sisteminin bir parçası olan yumuşak doku olan “fasyanın çürüyen enfeksiyonu” anlamına gelen ve nadir görülen bir enfeksiyondur.

Haber Merkezi / NF’ye deriye, derinin hemen altındaki dokuya ve bu dokuların ölmesine neden olan fasyaya (nekroz) saldıran bir veya daha fazla bakteri neden olur.

Bu enfeksiyonlar ani, şiddetli ve hızlı yayılabilir. Antibiyotiklerle ve/veya enfekte dokunun debridmanıyla hızlı bir şekilde tedavi edilmezse, hasta hayatını kaybedebilir.

Nekrotizan Fasiit’in belirtileri veya semptomlar nedelerdir?

NF’nin erken belirtileri genellikle griple karıştırılır. Nekrotizan Fasiit’in erken belirti ve semptomları;

  • Vücut ağrıları
  • Ateş
  • Titreme
  • Mide bulantısı
  • İshal
  • Yaralanan bölgede şiddetli ağr

Nekrotizan fasiit çok hızlı ilerleyen bir durumdur. Belirti ve semptomlar:

  • Kızarmış ve/veya rengi bozulmuş cilt
  • Etkilenen bölgedeki dokuların şişmesi
  • Kararsız kan akışı
  • Kanlı veya sarımsı sıvı ile dolu kabarcıklar
  • Doku ölümü (nekroz)
  • Düşük kan basıncı
  • Sepsis

Nekrotizan fasiit neden olur?

Nekrotizan fasiite yakalanmanın en yaygın yolu, bakterilerin ciltteki bir kesikten içeri girmesi vücudu istila etmesidir. Bakterilerin girebileceği yollar:

  • Kesikler, sıyrıklar veya yanıklar
  • Böcek ısırığı
  • Delinme yaralarına neden olan iğnelerden ve diğer şeylerden kaynaklanan yaralar
  • Ameliyat
  • Nekrotizan fasiitin en yaygın nedeni grup a strep bakterileri olsa da, suda yaşayan bakteriler de dahil olmak üzere birçok farklı bakteri türü bu rahatsızlığa neden olabilir.

Nekrotizan fasiit nasıl teşhis edilir?

Doktor, hastanın nekrotizan fasiit olduğunu düşünürse, aşağıdakiler dahil olmak üzere farklı teşhis testleri isteyebilir:

  • Tam kan sayımı gibi kan testleri
  • Derin dokudan alınan örnekler
  • Doku biyopsisi
  • Görüntüleme testleri, büyük olasılıkla bilgisayarlı tomografi (BT) taraması
  • Etkilenen bölgenin tam incelenmesi

Nekrotizan fasiit nasıl tedavi edilir?

Nekrotizan fasiitinin ilerlemesini engellemek için hızlı müdahale gereklidir. İlk olarak nekrotizan fasiit tanısını doğrulamak için keşif ameliyatı yapılacaktır.

Enfeksiyonu kontrol altına almak ve tüm ölü dokuyu çıkarmak için birden fazla ameliyat gerekebilir. Tüm enfeksiyonun ortadan kalktığına emin olmak için ortalama üç ameliyat gerekir. Doktor, ayrıca muhtemelen antibiyotik ve intravenöz (IV) kremler yazacaktır.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

Dijital Göz Yorgunluğunu Önlemenin 5 Yolu

Her gün bilgisayara, tablete, telefona veya televizyona bakarak ne kadar zaman harcıyorsunuz? İster tüm gün işte bilgisayar kullanın, ister kişisel zamanınızı sosyal medyayı takip ederek geçirin, bu çok fazla saat demektir. 

Haber Merkezi / Bütün gün ekranlara bakmak muhtemelen görüşünüzü kalıcı olarak etkilemez, ancak dijital göz yorgunluğu sendromu adı verilen ve giderek yaygınlaşan bir soruna yol açabilir. Dijital göz yorgunluğu, kuru gözler, bulanık görme, baş, boyun veya omuz ağrısı gibi bir dizi semptomu içerir.

Ekran süresi günlük hayatımızın kaçınılmaz bir parçasıdır, ancak gözlerinizi korumak için yapabileceğiniz bir çok şey vardır. Haber Kaos ekibi olarak sizler için araştırdık…

1. Çalışma alanınızı yeniden yapılandırın

Çalışma alanınızda yapacağınız yeniden yapılandırmanın amacı, üretkenliği ve konforu artırmaktır. Vücudunuzun üst bölümünü destekleyen ve boynunuz nötr bir pozisyonda dik oturmanızı teşvik edecek bir masa ve sandalyesi tercih edin.

Masaüstü monitörünüzü yaklaşık bir kol mesafesi uzaklıkta ve göz hizanızda veya göz hizanıza yakın olacak şekilde ayarlayın. Hangi tür ekran kullanıyor olursanız olun, gözlerinizi ve boynunuzu zorlamamak için ekranın kafanızla aynı hizada olduğundan emin olun. Maksimum rahatlık için ekran doğrudan yüzünüzün hizasında veya göz hizasının biraz altında olmalıdır.

2. Işıkları ayarlayın

Kullandığınız cihazın yaydığı ışık, ekrandaki parlama ve etrafınızdaki ışık seviyesi gözlerinizin üzerindeki yükü artırabilir. Dijital göz yorgunluğunu önlemek için cihazınız ışığı odadaki en parlak ışık olmalıdır.

Ofis veya dış mekan gibi aydınlık bir ortamda iseniz cihazınızın parlaklığını artırmayı düşünün. Karanlık bir odadaysanız parlaklığı azaltın. Kullandığınız cihazın ekranını düzenli olarak temizlemek, parlamayı daha kötü hale getirebilecek toz ve lekelerin de ortadan kaldırılmasına yardımcı olur.

3. Daha sık göz kırpın

Ekrana bakmadığınız zamanlarda dakikada 15-20 kez göz kırpıyorsunuz ama baktığınız zaman bu sayının yarısından daha azını kırpıyorsunuz. Göz kırpma, gözlerinizin rahat etmesi için gözyaşlarını gözlerinizin yüzeyine dağıtır, ancak ekrana odaklandığımızda doğal olarak daha az göz kırparız. Bir cihaz kullanırken veya TV izlerken daha sık göz kırpma alışkanlığı edinin. 

4. Düzenli molalar verin

Daha sık göz kırpmaya çalışmanın yanı sıra, gözlerinizi dinlendirmek için gün boyunca düzenli aralar verme alışkanlığı edinin. 20-20-20 kuralını uygulamayı düşünün: her 20 dakikada bir 20 saniye uzaktaki bir şeye bakmak için 20 saniye ayırın.

Birkaç dakika bile ekrandan başka bir şeye odaklanmak, gözlerinizin üzerindeki yükü azaltmaya yardımcı olacaktır. Ayrıca, ayağa kalkmak veya esnemek, kas yorgunluğu ve boyun ağrısı riskinizi azaltabilir.

5. Mavi ışığı engelleyen gözlükleri deneyin

Mavi ışık dalgaları güneş ışığında doğal olarak bulunur, ancak cihazlar ayrıca yüksek düzeyde mavi ışık yayar. Yapay mavi ışığa uzun süre maruz kalmak göz yorgunluğuna katkıda bulunabilir ve hatta geceleri uyumanızı etkileyebilir.

Bilgisayar gözlükleri veya mavi ışığı engelleyen gözlükler, aşırı mavi ışığın gözünüze ulaşmasını engeller. Bilgisayarınızı, tabletinizi, telefonunuzu kullanırken veya TV izlerken mavi ışıklı gözlük takmak dijital göz yorgunluğu belirtilerini iyileştirebilir.

Not: Sunulan bilgilerin amacı herhangi bir hastalığı teşhis veya tedavi etmek, iyileştirmek veya önlemek değildir. Tüm bilgiler yalnızca genel bilginize yöneliktir, tıbbi tavsiye veya belirli tıbbi durumların tedavisinin yerine geçmez. Uygulamadan önce bu bilgileri doktorunuzla görüşün.

Paylaşın

İstanbul’da Yaşayan Her Beş Kadından Biri, Çocuk Yaşında Evlendirilmiş

İPA’nın raporuna göre, İstanbul’da yaşayan her beş ev kadınından biri 18 yaşından önce evlendirildi. Genç kadınlarda erken evlilik oranı belirgin şekilde düşerken, eğitim düzeyi artıyor. Evli olan ev kadınlarının yüzde 64’ünün en az 11 yıldır evli olduğu görülürken, evli kadınlar genellikle çekirdek aile hâlinde yaşadıkları için çocuk bakım yüküyle baş etmede hane içerisinde daha yalnız.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kuruluşu İstanbul Planlama Ajansı’nın (İPA) yaptığı araştırmaya göre, kentte yaşayan her 5 ev kadından biri 18 yaşından önce evlendirildi. Çoğunluğu “kıt kanaat” geçindiğini belirten ev kadınlarının en çok kaygı duydukları konu ise sağlık. Araştırmaya katılan kadınların yarısından fazlası, yaşadıkları yere göre henüz İstanbul’un diğer yakasını görmemiş. Kadınlar genelde ailenin ihtiyaçlarını karşılamak için dışarı çıkıyor ve evin çevresinden uzaklaşmıyor.

İPA’dan yapılan açıklamaya göre İstanbul’daki ev kadınlarının yaşam koşulları, beklentileri ve ihtiyaçlarını tespit etmek amacıyla yapılan araştırmada, kenti çeşitli semtlerinde yaşayan ve farklı sosyoekonomik grupları temsil eden ev kadınlarıyla görüşüldü. 2 bin üzerinde ev kadınıyla yüz yüze yapılan araştırma kapsamında İstanbul’daki ev kadınlarının sosyodemografik özellikleri, gündelik yaşamları, beklentileri ve siyasete bakışları dört ana başlık altında ele alındı.

“Refah, Çalışma ve Sosyal Güvence”, “Bakım, Ev İçi Sorumluluklar ve Gündelik Hayat”, “Toplumsal ve Kamusal Yaşama Katılım” ve “Hayaller, Beklentiler ve Kaygılar” başlıklı temalardan oluşan raporda, kadınların ev ve kent deneyimleri, ihtiyaçları, hayalleri ve siyasetten beklentileri analiz edildi.

Geçinemiyorlar

İPA’nın araştırmasına göre, herhangi bir işte çalışmayan kadınların yüzde 87’si evli ve yüzde 70’i ihtiyaçları için eşlerinden “harçlık” alıyor. Çoğunluğun “kıt kanaat” geçindiğini belirten ev kadınlarının en çok kaygı duydukları konu ise sağlık.

Araştırmaya katılan kadınların yüzde 54’ü yaşadıkları yere göre henüz İstanbul’un diğer yakasını görmemiş. Kadınlar genelde ailenin ihtiyaçlarını karşılamak için dışarı çıkıyor ve evin çevresinden uzaklaşmıyor.

İstanbul’da ev kadınlarının yalnızca yüzde 32’si İstanbul doğumlu ve her beş ev kadınından biri 18 yaşından önce evlendirildi. Genç kadınlarda erken evlilik oranı belirgin şekilde düşerken, eğitim düzeyi artıyor. İstanbul’da araştırmaya katılan ve evli olan ev kadınlarının yüzde 64’ünün en az 11 yıldır evli olduğu görülüyor. Rapora göre, evli kadınlar genellikle çekirdek aile hâlinde yaşadıkları için çocuk bakım yüküyle baş etmede hane içerisinde daha yalnız.

Çalışma hayatlarıyla ilgili konularda, her iki ev kadınından birinin daha önce hiç ücretli çalışma deneyimi olmadığı ortaya çıktı. Rapora göre ev kadınlarının yüzde 35’inin ücretli çalışma deneyimi olsa da yüzde 30’u doğumdan sonra, yüzde 27’si ise evlilikten sonra işi bırakmış. Kısacası, evlilik ve annelik neredeyse her üç kadından birini iş hayatından uzaklaştırarak ev kadını yapmış. Boşanmış kadınlar sosyal güvence bakımından evli kadınlara ve eşi vefat etmiş kadınlara kıyasla daha kırılgan. Boşanmış kadınlarda sigortalı olmayanların oranı yüzde 22’ken, evli kadınlarda bu oran yüzde 19’a, eşi vefat etmiş kadınlardaysa yüzde 13’e düşüyor. Sosyal güvenceye sahip kadınların yüzde 73’ünün eşi üzerinden, yüzde 11’ininse işinden dolayı sigortalı olması ise oldukça çarpıcı bir bulgu. Ev kadınlarının sosyal güvenceye erişimi büyük oranda eşlerinin işgücü piyasasındaki statüsüne bağlı. Evli kadınların yüzde 77’si, eşi vefat etmiş kadınların ise yüzde 61’i eşi üzerinden sigortalı. İşinden dolayı sigortalanma yüzde 25 oranla en fazla boşanmış kadınlarda görülüyor. Dolayısıyla, emekli ev kadınları içerisindeki sosyal güvenceye ulaşmam şansı olmuş en kalabalık grubun boşanmış kadınlar olduğunu söylemek mümkün.

Rapora göre, İstanbul’daki ev kadınlarının en fazla yararlandığı İBB hizmetleri, Anne Kart ve Halk Süt. Kadınların yararlandığı diğer sosyal destekler çeşitli kamu kurumlarının sağladığı gıda kartları, dul maaşı, süt ve doğum ödeneği, engelli maaşı, engelli bakım aylığı ile birlikte kaymakamlıkların sağladığı kömür ve erzak paketleri.

Paylaşın

Elçi’den ‘Kürt Sorunu’ Açıklaması: CHP’nin Çözebileceğine Olan İnancım Tam

CHP’ye katılan eski Şırnak Baro Başkanı Nuşirevan Elçi, “CHP’nin Kürt sorununu çözebileceğine olan inancım tamdır. Türkiye tüm farklı etnik kimliklere eşit davranan ve adalet işleyen bir sistem ile yönetilmelidir. Bir kere öncelikle ülkede yeniden hoşgörü kültürü geliştirilmeli” dedi ve ekledi:

“CHP’nin 6’lı masada uzlaşmacı tavrındaki ısrarı, sorunları birlikte çözme konusundaki çabaları bana umut vadediyor. Eşitlikçi, tam demokrasi ve adil bir anayasa çerçevesinde ülkede çözülmeyecek bir sorun olmadığını düşünüyorum.”

Independent Türkçe’den Aldülhakim Günaydın’a konuşan Elçi, “Katılmak için teklif siz mi yaptınız yoksa CHP mi yaptı?” sorusuna karşılık “Katılmam konusunda teklif CHP’den geldi. Ben de çevreme, dost, akraba ve fikirlerine önem verdiğim insanlara danışarak sonunda böyle bir karar aldım” dedi.

“Kürt sorunu ve ülkede kemikleşmiş birçok sorunun tek bir partinin çabalarıyla çözülemeyeceğini düşünüyorum” diyen Elçi’nin açıklamaları özetle şöyle:

“CHP’nin Kürt sorununu çözebileceğine olan inancım tamdır. Türkiye tüm farklı etnik kimliklere eşit davranan ve adalet işleyen bir sistem ile yönetilmelidir. Bir kere öncelikle ülkede yeniden hoşgörü kültürü geliştirilmeli. CHP’nin 6’lı masada uzlaşmacı tavrındaki ısrarı, sorunları birlikte çözme konusundaki çabaları bana umut vadediyor. Eşitlikçi, tam demokrasi ve adil bir anayasa çerçevesinde ülkede çözülmeyecek bir sorun olmadığını düşünüyorum.

CHP ve kadrolarında son dönemde bir değişim var

Evet, Kürt kimliğini önemseyen bir aileden geliyorum. Elbette parti içerisindeki çalışmalarımda bu kimliğin etkin olacaktır ama ben aynı zamanda bir hukukçuyum. CHP ve kadrolarında son dönemde bir değişim var ve sorunların çözümü konusunda kararlı olduklarını görüyorum. CHP’nin Kürt sorununu çözebileceğine olan inancım tamdır. Türkiye tüm farklı etnik kimliklere eşit davranan ve adalet işleyen bir sistem ile yönetilmelidir.

Geçen 1-2 yılda CHP’nin bölge dahil ülke genelinde ev ev, sokak sokak gezerek yaptıkları çalışmaların meyvelerini almaya başladıklarını düşünüyorum. Elbette daha yürümemiz gereken epey uzun bir yol var ama CHP’nin bölgede beklentinin üzerinde bir oy alacağını öngörüyorum.

Kılıçdaroğlu aday olmalı

İsmi geçen aday adayları arasında toplumda en çok karşılığı olan ismin Sayın Kılıçdaroğlu olduğunu düşünüyorum. Dürüstlüğü, kişiliği ve devlet tecrübesiyle bu işi layıkıyla yerine getirebileceğine inanıyorum. AK Parti iktidar olduğu ilk dönmede ülkede yaşayan toplumun geniş kesimlerine umut oldu. Soruları çözeceğine ilişkin bir beklenti vardı. Bir süre iyi gitti ama son 6-7 yıl benimsediği ilkelerinden uzaklaştı.”

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Davutoğlu’ndan ‘Başörtüsü’ Çıkışı: Altılı Masa’da Sıkıntılar Var

AK Parti’nin başörtüsü teklifine ilişkin muhalefetin alacağı tavır merak konusu olmuşken, “Davutoğlu’nun ‘Altılı Masa’daki bütün bu partilerin de bu konuda sıkıntıları var, onu görmek lazım. Altılı Masa’nın suhuletle devamı ve toplumla bağının sürmesi açısından önemli’ dediği” öne sürüldü.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz, “Altılı Masa, başörtüsüne dolandı” başlıklı dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Saymaz bugünkü yazısında, Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu’nun düzenlediği partisinin üçüncü yıl dönümü toplantısında edindiği bilgileri aktardı.

Başörtüsü ve aileye ilişkin Anayasa değişikliği teklifi üzerine Davutoğlu’nun görüşlerini aktaran Saymaz, “Davutoğlu, bu teklifin TBMM’de 400’ün üzerinde milletvekili oyuyla geçmesi ve referanduma gitmemesi gerektiğini savunuyor” diye yazdı.

Yazıda ayrıca, “Davutoğlu, ‘Altılı Masa’daki bütün bu partilerin de bu konuda sıkıntıları var, onu görmek lazım. Altılı Masa’nın suhuletle devamı ve toplumla bağının sürmesi açısından önemli’ diyor” denildi.

Yazının ilgili kısımları şöyle:

Davutoğlu, teklifin 400’ü aşkın milletvekilinin oyuyla geçmesi halinde “Bu şeref Kılıçdaroğlu’nundur” diyeceklerini kaydediyor.

Ya Erdoğan, 400’ü aşkın oya rağmen referanduma götürürse…

Erdoğan, pekala bu yola başvurabilir.

Zaten Davutoğlu da Cumhurbaşkanı’nın tavrını kestiremediği için “Erdoğan çıkıp ‘400’ü aşması halinde referanduma götürmeyeceğim’ diye teminat vermeli” diyor.

Bu teminatı vereceğini sanmıyorum.

Davutoğlu’na, sohbetimizin başında, Erdoğan’ın üç kez “Aday olmayacağım” dediği halde adaylık açıkladığını hatırlattım. Söz verse de referanduma gidebileceğini kaydettim. “Şu halde ne önlem düşünüyorsunuz” diye sordum.

“Bumerang gibi gider, Erdoğan’ı vurur” dedi.

“‘Altılı Masa’da sıkıntı var”

Ya CHP, ‘evet’ demezse?

Davutoğlu, “Altılı Masa’daki bütün bu partilerin de bu konuda sıkıntıları var, onu görmek lazım. Altılı Masa’nın suhuletle devamı ve toplumla bağının sürmesi açısından önemli” diyor.

Davutoğlu, CHP ‘hayır’ dediği takdirde seçim kampanyası içerisinde kullanılacağını savunarak, şunları söylüyor:

“Belli eğitimdeki başörtülüler iktidardan o kadar rahatsız ki… Fakir başörtülü kadın filesini dolduramıyor. Bu onların tercihlerini eskisi kadar etkilemeyecektir. Ama hayır denilirse etkilenir. Bu kullanılır, hem de tepe tepe kullanılır.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

İYİ Parti, Başörtüsü Teklifini 3,5 Saat Tartıştı

İYİ Parti’nin Genel İdare Kurulu’nda da AK Parti’nin başörtüsü teklifinin geniş kapsamlı ele alındığı öğrenildi. Yaklaşık 4 saat süren toplantının 3,5 saatlik kısmı, teklifle ilgili tartışmalara ayrıldı. Genel Başkan Meral Akşener, GİK üyelerinin tamamının görüşünü dinledi.

İYİ Partililerin büyük çoğunluğunun başörtüsü konusunun CHP tarafından bu şekilde gündeme getirilmesinden duyduğu rahatsızlığı gündeme getirdiği de öğrenildi.

İYİ Partili üst düzey bir yetkili, “Biz bu meselenin siyaseten gündeme getirilmesinden rahatsızız ve kanunlarla, anayasa ile düzenlenmesinin de yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bizce özgürlük alanları genişletilmeli” dedi. Aynı yetkili, “Ancak bir şekilde gündeme gelmiş bu meseleye de sırt çeviremeyiz. Çözümden yana tavrımızı da ortaya koyarız” ifadesini kullandı.

Öte yandan AK Parti’nin başörtüsü teklifi ile ilgili yanıtı beklenen CHP, henüz bu konuda net bir karar vermedi. CHP, parti hukukçularının teklife ilişkin hazırlayacağı raporu, Meclis’teki bütçe görüşmelerinin ardından MYK’da ele alacak ve tartışmanın hukuki ve siyasi değerlendirmesini yaptıktan sonra kararını açıklayacak.

T24’ten Eray Görgülü’nün haberine göre, AK Parti’nin başörtüsüne yönelik anayasal güvence sağlayan ve aile kurumunu düzenleyen anayasa değişikliği teklifine yönelik tartışmalar sürerken, İYİ Parti, bu konudaki tavrını dün kamuoyuna açıklamıştı. İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Genel İdare Kurulu’nda çoğunluğun eğilimi, olumlu bir kanaat içerisinde olduğumuz ve evet yönündedir” demişti. İYİ Parti’nin bu açıklamasının ardından gözler CHP’nin yanıtına çevrildi.

Kılıçdaroğlu, ‘rapor hazırlayın’ talimatı verdi

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan CHP MYK, ilk olarak Adalet Bakanlığı’na yapılan yürüyüşü gündeme aldı.

Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, partililerden Hiranur Vakfı’nda ortaya çıkan, 6 yaşında bir çocuğun cinsel istismara uğraması ile ilgili skandalın gündemde tutulmasını istedi. Bu nedenle başörtüsü meselesini bu toplantıda görüşmeyeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Bu konu şu anda aciliyeti olan bir konu değil. AK Parti’nin yaklaşımı iyi niyetli de değil. Bu yüzden meselenin hem hukuki hem de siyasi boyutlarını gündeme almamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, parti hukukçularından da anayasa değişiklik teklifi ile ilgili bir rapor hazırlamalarını istedi. Raporda, teklifin anayasanın temel ilkelerinin yanı sıra temel hak ve özgürlüklerle ilgili anayasaya aykırılık içerip içermediği incelenecek. Birkaç gün içerisinde hazırlanması beklenen raporun, TBMM’deki bütçe görüşmelerinden sonra gündeme gelmesi bekleniyor. Rapor, önce MYK’da sonra da Parti Meclis’nde ele alınacak. CHP, bu kurullarda yapılacak toplantılarının ardından teklifle ilgili kararını verecek.

Teklifle ilgili değerlendirmelerde bulunan CHP’li üst düzey bir yetkili de, AK Parti’nin teklifinin her yönüyle ele alınması gerektiğini belirterek, bu konuda aceleci davranmak istemediklerini söyledi. İYİ Parti’nin “evet” kararı ile ilgili de, “aceleci davranıldı” ifadesini kullanan yetkili, “İYİ Parti, teklife ‘evet’ diyor. CHP ‘hayır’ derse bu masada sorun yaratmaz mı” sorusunu ise, “her şey olabilir” sözleriyle yanıtladı.

Paylaşın

Erdoğan’dan Bakanlara ‘EYT’ Talimatı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’e hem de Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’ye “Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) konusunu kimseyi mağdur etmeden çözün. Bana çözmeden gelmeyin” talimatı verdiği öğrenildi. 

Emeklilikte yaşa takılanlar (EYT) sigortalı olduktan sonra ‘oyunun kuralı değiştiği’ için iş hayatına başladığında vaat edilenden daha geç emekli olacak geniş bir kitle. Her siyasi görüşten, meslekten ‘üyesi’ var. 8 Eylül 1999’daki düzenlemeyle emeklilikleri ertelendi.

Düzenleme yapıldığında iktidarda olmayan AKP’nin yönetiminde geri adım atılmadı. Aksine 31 Mayıs 2006’da çıkarılan 5510 sayılı kanunla nihai emeklilik yaşı 65’e kadar çıkarıldı. Muhalefetin mağduriyetlerin giderilmesine ilişkin teklifleri reddedildi. Gerekçe olarak, ‘oluşacak mali yük’ gösterildi.

Ekonomik krizin etkisiyle seçmen desteğini önemli ölçüde kaybeden iktidar, son dönemde EYT sorununu yeniden gündeme aldı. EYT’li sayısının, Mayıs 2022 itibariyle 4 milyon 683 bin 441 kişi olduğu belirtiliyordu.

Düzenlemeden ilk etapta 1.5 milyon kişinin yararlanması bekleniyor.

Ancak AKP iktidarı, aylardır üzerinde çalıştığı emeklilikte yaşa takılanlarla (EYT) ile ilgili ilerleme kaydedemedi. Daha önce EYT düzenlemesi için aralık ayını işaret eden hükümet, takvimi ocak ayına çekti.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Bu ayın sonuna kadar (aralık) Meclis’e getireceğimi söylemiştim, inşallah sözümü tutarım ocak ayına sarkmaz” açıklamasında bulunmuştu. Ancak AKP kaynakları, EYT’ye yönelik düzenlemenin, aralık ayında görüşülmesi olanağının ‘olmayabileceğini’ açıkladı. Gerekçe olarak ise ‘bütçe takvimi’ gösterildi.

‘Nebati itiraz ediyor’

Cumhuriyet gazetesinden Selda Güneysu’nun haberine göre kulislerde, EYT ile ilgili Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı arasında da ‘uzlaşmazlık’ yaşandığı kaydediliyor.

EYT ile ilgili daha önce 1.5 milyon kişi için etki analiz çalışmalarının yapıldığına ancak EYT çevrelerinden gelen yoğun baskı ve itiraz nedeniyle EYT’li sayısının 4 milyona çıktığı ve kapsamının genişlediğine işaret edilirken, bu duruma Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, “Hazine’ye yük getireceği” gerekçesiyle itiraz ettiği belirtiliyor.

Bu kez bakanlığın 4 milyona çıkan EYT’liler ile ilgili etki analiz çalışması yaptırdığı ifade edilirken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’in ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın itirazı üzerine “Hükümet EYT ile ilgili beklentiyi yükseltti. Sadece 1.5 milyon insan emekli olursa, geriye kalanlarda ‘mağdur algısı’ oluşacak. Seçim dönemine giderken bu görüntünün oluşması zarar verir” çıkışını yaptığı kaydediliyor.

Erdoğan’dan talimat

Her iki bakanlık arasında yaşanan ‘uzlaşmazlık’ için de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hem Bakan Bilgin’e hem de Bakan Nebati’ye “Bu işi kimseyi mağdur etmeden çözün. Bana çözmeden gelmeyin” talimatı verdiği de öğrenildi.

Öte yandan EYT ile ilgili AKP’nin ekonomi kurmayları da devreye girdi. AKP’nin ekonomi kurmayları da Erdoğan’ın talimatı üzerine EYT ile ilgili çalışmalar yürütecek.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’dan ‘Başörtüsü’ Talimat: Hukuk Raporu Hazırlanacak

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), başörtüsü için anayasa teklifi konusunda konusunda henüz net bir karar vermedi. CHP, parti hukukçularının teklife ilişkin hazırlayacağı raporu, Meclis’teki bütçe görüşmelerinin ardından MYK’da ele alacak ve tartışmanın hukuki ve siyasi değerlendirmesini yaptıktan sonra kararını açıklayacak. 

AK Parti’nin başörtüsü teklifi ile ilgili yanıtı beklenen CHP, henüz bu konuda net bir karar vermedi. CHP, parti hukukçularının teklife ilişkin hazırlayacağı raporu, Meclis’teki bütçe görüşmelerinin ardından MYK’da ele alacak ve tartışmanın hukuki ve siyasi değerlendirmesini yaptıktan sonra kararını açıklayacak.

T24’ten Eray Görgülü’nün haberine göre, AK Parti’nin başörtüsüne yönelik anayasal güvence sağlayan ve aile kurumunu düzenleyen anayasa değişikliği teklifine yönelik tartışmalar sürerken, İYİ Parti, bu konudaki tavrını dün kamuoyuna açıklamıştı. İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Genel İdare Kurulu’nda çoğunluğun eğilimi, olumlu bir kanaat içerisinde olduğumuz ve evet yönündedir” demişti. İYİ Parti’nin bu açıklamasının ardından gözler CHP’nin yanıtına çevrildi.

Kılıçdaroğlu, ‘rapor hazırlayın’ talimatı verdi

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplanan CHP MYK, ilk olarak Adalet Bakanlığı’na yapılan yürüyüşü gündeme aldı.

Edinilen bilgiye göre Kılıçdaroğlu, partililerden Hiranur Vakfı’nda ortaya çıkan, 6 yaşında bir çocuğun cinsel istismara uğraması ile ilgili skandalın gündemde tutulmasını istedi. Bu nedenle başörtüsü meselesini bu toplantıda görüşmeyeceklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Bu konu şu anda aciliyeti olan bir konu değil. AK Parti’nin yaklaşımı iyi niyetli de değil. Bu yüzden meselenin hem hukuki hem de siyasi boyutlarını gündeme almamız gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Kılıçdaroğlu, parti hukukçularından da anayasa değişiklik teklifi ile ilgili bir rapor hazırlamalarını istedi. Raporda, teklifin anayasanın temel ilkelerinin yanı sıra temel hak ve özgürlüklerle ilgili anayasaya aykırılık içerip içermediği incelenecek. Birkaç gün içerisinde hazırlanması beklenen raporun, TBMM’deki bütçe görüşmelerinden sonra gündeme gelmesi bekleniyor. Rapor, önce MYK’da sonra da Parti Meclis’nde ele alınacak. CHP, bu kurullarda yapılacak toplantılarının ardından teklifle ilgili kararını verecek.

Teklifle ilgili değerlendirmelerde bulunan CHP’li üst düzey bir yetkili de, AK Parti’nin teklifinin her yönüyle ele alınması gerektiğini belirterek, bu konuda aceleci davranmak istemediklerini söyledi. İYİ Parti’nin “evet” kararı ile ilgili de, “aceleci davranıldı” ifadesini kullanan yetkili, “İYİ Parti, teklife ‘evet’ diyor. CHP ‘hayır’ derse bu masada sorun yaratmaz mı” sorusunu ise, “her şey olabilir” sözleriyle yanıtladı.

İyi Parti, 3,5 saat başörtüsünü tartıştı

Öte yandan İYİ Parti’nin Genel İdare Kurulu’nda da AK Parti’nin teklifinin geniş kapsamlı ele alındığı öğrenildi. Yaklaşık 4 saat süren toplantının 3,5 saatlik kısmı, teklifle ilgili tartışmalara ayrıldı. Genel Başkan Meral Akşener, GİK üyelerinin tamamının görüşünü dinledi.

İYİ Partililerin büyük çoğunluğunun başörtüsü konusunun CHP tarafından bu şekilde gündeme getirilmesinden duyduğu rahatsızlığı gündeme getirdiği de öğrenildi.

İYİ Partili üst düzey bir yetkili, “Biz bu meselenin siyaseten gündeme getirilmesinden rahatsızız ve kanunlarla, anayasa ile düzenlenmesinin de yanlış olduğunu düşünüyoruz. Bizce özgürlük alanları genişletilmeli” dedi. Aynı yetkili, “Ancak bir şekilde gündeme gelmiş bu meseleye de sırt çeviremeyiz. Çözümden yana tavrımızı da ortaya koyarız” ifadesini kullandı.

Paylaşın

“Erdoğan, Cemaatlere Elini Vermiş Kolunu Kurtaramaz Görünüyor”

“İsmailağa Cemaati daha çok Karadenizliler arasında örgütlü ve etkili. İsmailağa’yı da kızdırıp küstürmenin maliyeti çok ağır olabilir. Erdoğan’ı Kadına Şiddete Karşı İstanbul Sözleşmesinden çekilmesiyle sonuçlanan kampanyayı İsmailağa başlatmıştı. Erdoğan adeta bu cemaatlere elini vermiş kolunu kurtaramaz görünüyor.”

Gazeteci Murat Yetkin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel’in, kızı H.K.G’yi altı yaşındayken kendisinden 23 yaş büyük tarikat üyesi Kadir İstekli’yle ‘evlendirmesi’ ve çocuğun yıllarca cinsel istismara maruz bırakılmasına ilişkin olarak yaptığı açıklamayı değerlendirdi.

Yetkin, kişisel blogunda kaleme aldığı “Erdoğan artık ne İsmailağa ne Menzil’i kızdırmak ister” başlıklı köşe yazısında Cumhurbaşkanı’nın “Çocuk istismarı, insanlık dışı bir suçtur, sapkınlıktır! Hiçbir dine, ahlaka, geleneğe sığmaz, mazereti kabul edilemez. Bu suçu işleyen, göz yuman, sessiz kalan herkes hesap vermelidir. Sürecin ben de takipçisi olacağım. Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum” şeklindeki açıklamasını paylaştı.

“Türkiye Cumhurbaşkanı ise bu insanlık dışı suçta bile denge kollamak peşinde” yorumunu yapan Yetkin, şu ifadeleri kullandı:

Erdoğan ve AK Parti yüzde 50+1 oy cenderesine iktidarı borçlu oldukları MHP lideri Devlet Bahçeli’nin destek şartlarından biri olarak katlanıyor.

İsmailağa Cemaati, İskenderpaşa ve Erenköy Cemaatleriyle birlikte Nakşibendiliğin İstanbul’daki üç örgütlenmesinden biri. İskenderpaşa bir süredir öne çıkmıyor. Çıkmasına da gerek yok zaten. 1960’lardan bu yana muhafazakâr siyasette yükselip ülke yönetiminde yer alan pek çok ismin yolu İskenderpaşa’dan geçmiştir.

Erenköy Cemaatinin zaten CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı 2019 İstanbul Büyükşehir Belediye seçimlerinden bu yana Erdoğan ve AK Partiyle netameli ilişkisi, son yaşanan BİM zincir marketler olayıyla ağır hasar almış durumda. Dahası, İsmailağa Cemaati daha çok Karadenizliler arasında örgütlü ve etkili. İsmailağa’yı da kızdırıp küstürmenin maliyeti çok ağır olabilir. Erdoğan’ı Kadına Şiddete Karşı İstanbul Sözleşmesinden çekilmesiyle sonuçlanan kampanyayı İsmailağa başlatmıştı.

Erdoğan adeta bu cemaatlere elini vermiş kolunu kurtaramaz görünüyor. Çoğul konuşmam benzeri bir durumun Doğu ve Güneydoğu’da örgütlü Nakşibendi kolu olan Menzil Cemaati için de geçerli olması. İrili ufaklı başkaları da var. Daha önce “Kıblemiz bir” diye diye Fethullahçı örgütlenmeyi devletin ve toplumun içinde benzer şekilde yükseltmişti Erdoğan. Sonucunu biliyoruz: 15 Temmuz 2016 kanlı kalkışması. Şimdi onlar gitti, yerini bu ve benzerleri aldı.

İnsanın aklına Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın 2020’de Hazine ve Maliye Bakanlığını bırakıp giderken söyledikleri geliyor: “At izi it izine karıştı. Allah sonumuzu hayretsin”.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Birleşik Metal-İş’ten Grev Kararı

Birleşik Metal-İş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ertelemesine rağmen greve gideceklerini açıkladı. Kocaeli’nde Bekaert şirketine ait İzmit ilçesindeki fabrikada Birleşik Metal-İş, yine aynı şirkete ait Kartepe ilçesindeki fabrikada ise Özçelik-İş Sendikası tarafından grev planlanıyordu.

Haber Merkezi / Sendikanın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanı yine tercihini sermayeden yana kullandı. Kocaeli’deki Bekaert işçisinin grevini yasakladı. İşçiler bu hukuksuz grev yasağını tanımayacak Anayasanın ve uluslararası kabul edilen yasaların kendisine verdiği hakkı kullanarak saat 13.00’de yasal grevini başlatacaktır” denildi.

Resmi gazetede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararda Birleşik Metal-İş Sendikası ve Özçelik-İş Sendikası tarafından iki fabrikada alınan grev kararının, “milli güvenliği bozucu nitelikte görülmesi nedeniyle” 60 gün ertelendiği belirtildi.

Sendikanın resmi sitesi üzerinden yapılan açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı:

“1 Eylül 2022-31 Ağustos 2024 dönemini kapsayacak toplu sözleşme görüşmeleri 26 Temmuz 2022 tarihinde başlamıştı. O tarihten bu güne yapılan çeşitli toplantılarda ve daha sonra da arabulucu aşamasında bir anlaşma sağlanamaması nedeniyle, Bekaert işçileri yarın greve çıkıyor. Aylardır süren görüşmelerde, işverenin işçilerin haklı talep ve beklentilerine uygun bir ücret teklifinde bulunmaması nedeniyle grev kaçınılmaz oldu.

Tüm yurttaşlar gibi, işçiler de son bir yılda şiddetli bir yoksulluk içine girdiler. Ardı ardına yapılan zamlar işçilerin alım gücünü alabildiğine düşürdü ve reel ücretler eridi. İşçiler yoksulluk sınırının çok altında bir ücretle yaşamaya zorlanmaktadır. Enflasyonun da gerçeğin çok altında açıklanması ve ücret artışlarında enflasyonun baz alınması işçilerin ücretlerinde gerçek bir artışa yol açmamaktadır. İşçilerin bu ücretlerle yaşaması mümkün değildir.

Bu nedenle, 400 Bekaert işçisi 13 Aralık Salı günü, saat 13.00’de greve çıkıyor.

Tüm emek dostlarını grev halayımıza bekliyoruz.”

Paylaşın