Kovid 19’da Sosyal Medya Nasıl Bir Rol Oynadı?

Koronavirüs (Kovid 19) salgının başladığı dönemden itibaren pek çok kişi, salgına ilişkin bilgi edinmek ve gelişmeleri takip etmek için sosyal medyaya yöneldi. Bu davranış, hem olumlu hem de olumsuz yönlere sahipti.

Haber Merkezi / Yeni tip koronavirüs (Kovid 19), dünya genelinde ciddi bir akut solunum sendromu koronavirüs 2’ye (SARS-CoV-2) neden olurken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Mart 2020’de koronavirüsü bir halk sağlığı acil durumu olarak ilan etti.

Kovid 19 pandemisi ile ilişkili ölümler dünya genelinde yüzde 2 ile yüzde 3 arasında bir orana ulaştı. Bu, yirminci yüzyılın başlarında meydana gelen İspanyol Gribi salgınından daha yüksek (H1N1) bir orandı.

Kovid 19 salgının başladığı dönemden itibaren pek çok kişi, salgına ilişkin bilgi edinmek ve gelişmeleri takip etmek için sosyal medyaya yöneldi.

Sosyal medya ve Kovid 19

Sosyal medya ve diğer dijital platformlar, bilgi sağlama ve iletişim kurmaya hizmet eden araçlardır. Ancak sosyal medya ve diğer dijital platformlarda Kovid 19’a ilişkin yanlış bilginin yayılması, virüsün kendisi kadar halk sağlığı için bir tehdit olarak görüldü.

Yanlış bilgi, toplumun güvenini aşındırarak, Kovid 19 salgının yayılmasını kontrol etme girişimlerini baltalayarak pandemiye verilen küresel tepkinin azalmasına hizmet etti.

Ayrıca, sosyal medyada ve diğer dijital platformlardaki Kovid 19 ve ilişkili ölümler hakkında karamsar bilgilerin yaygınlığı, zihinsel sağlık risklerini de artırdı.

Zihinsel stresi gidermek için sosyal medya ve ve diğer dijital platformlar kullanımından elde edilen fayda, sosyal medyanın aşırı kullanılması sonucunda tersine döndü.

Sosyal medya ve diğer dijital platformların en büyük avantajı bilgiye erişim kolaylığı sağlamasıdır. Bu kolay erişilebilirlik, kullanıcıya geniş fırsatlar sunmaktadır.

Kilit bilgilerin sağlanması, pandeminin zihinsel sağlık sonuçlarını azaltmaya yardımcı oldu. Kolay ve hızlı bilgiye ulaşmaya ek olarak, bu platformlar bir rahatlama aracıdır. Salgın gibi durumlarda bu zihinsel rahatlama çok önemli bir durumdur.

Z Kuşağı ve Sosyal Medya

Y kuşağı ve Z kuşağına mensup üyeler, diğer gruplara kıyasla sosyal medya ve diğer dijital platformlarla etkileşime girme olasılıkları daha yüksek. Y kuşağı ve Z kuşağına mensup üyeler, günde ortalama 5 dijital platformla etkileşime girmektedirler. Örneğin, TikTok, Twitter, Facebook, Instagram ve We Chat.

Uluslararası bir araştırma, yaygın algının aksine, bilimsel haber ve içeriğin, kişisel bilgiler, görseller, diğer makaleler ve doğası gereği potansiyel olarak ilgili olabilecek diğer bilgi türlerine kıyasla en fazla paylaşılmaya değer bilgi olduğunu ortaya koydu. Araştırmada, ayrıca, sahte haberlere karşı kullanıcıların farkındalığının yüksek olduğu da tespit edildi.

Sonuç olarak, dijital teknolojiler, Kovid 19 salgını gibi benzeri görülmemiş zor durumlarda hem avantajlar hem de dezavantajlar sunmaktadır.

Sosyal medya ve diğer dijital platformların oluşturabileceği potansiyel risklere ilişkin farkındalığın artması, bu platformların kullanımını olumlu ve faydalı bir şekilde daha etkin bir şekilde yönlendirmemize yardımcı olabilir.

Paylaşın

Vegan Olmak Sağlığa Yararlı Mı?

Et ve süt ürünlerini yemeyi azaltan, hatta bunlardan tamamen vazgeçip vegan olanların sayısı giderek artıyor. Örneğin İngiltere’de yapılan bir araştırma, 2006 ile 2018 arasında veganların sayısının dört kat arttığını gösterdi.

Bunun nedenlerinden biri, vegan beslenmenin sağlığa yararlı olduğu kanısı. Hayvansal gıdaları yiyenlere göre veganlar daha çok lifli besin tüketiyor. Aldıkları kolesterol, protein, kalsiyum ve tuz oranının da daha düşük olduğu düşünülüyor.

Ancak et, balık, yumurta ve süt ürünlerini tamamen kesmenin sonuçları hakkında bazı yanlış anlamalar ve kaygılar da bulunuyor.

Başlıca kaygılardan biri, vegan beslenme ile yeteri kadar B12 vitamini alınamayacağı.

Sinirlerin zarar görmesini önlemeye yardımcı olan B12 vitamini, et, balık, yumurta ve süt ürünlerinde bulunuyor, ancak sebze ve meyvelerde yok.

Yetişkinlerin günde 1,5 mikrogram B12 tüketmeleri öneriliyor.

İngiltere’deki Leeds Üniversitesi’nin Gıda Bilimi ve Beslenme Fakültesi’nden Janet Cade, “B12 eksikliği, uyuşma gibi nörolojik semptomlara yol açabilir ve çok uzun süre devam ederse etkisini gidermek mümkün olmaz” diyor.

Kısa bir süre önce 18 yaş üstü 48 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, et yiyenler, balık ve süt ürünleri tüketen ancak et yemeyen peskataryenler ve aralarında bazı veganlar da bulunan vejetaryenlerin sağlığı karşılaştırıldı.

Vegan ve vejetaryen beslenenlerin kalp hastalığı riskinin daha düşük, ancak kısmen B12 eksikliğinden kaynaklanan felç riskinin daha yüksek olduğu ortaya çıktı.

B12 vitamini eksikliği olur mu?

Oxford Üniversitesi’nde beslenme epidemiyoloğu olan araştırmacı Tammy Tong, veganlarda hemorajik felç ya da inme riskinin daha yüksek olmasının birkaç nedenden kaynaklanabileceğini söylüyor.

Hemorajik felç, beyindeki kanamadan kaynaklanıyor. Kan damarlarının tıkanması sonucunda beyine kan gitmemesi veya giden kanın azalmasıyla oluşan inmeye ise iskemik felç deniyor.

Vegan ve vejetaryen diyetiyle ilişkilendirilen düşük kolesterol, iskemik felce karşı koruma sağlasa da, az da olsa hemorajik felç riski yaratabileceğini gösteren bazı bulgular var.

Tammy Tong, vegan ve vejetaryenlerde felç riskinin daha fazla olmasını, B12 vitamini eksikliğiyle bağlantılı olabileceğini söylüyor.

Ancak, Oxford Üniversitesi’nde çevresel sürdürülebilirlik ve halk sağlığı uzmanı olan araştırmacı Marco Springmann’a göre, besin mayası veya bitki bazlı sütler gibi güçlendirilmiş gıdalardan ihtiyacımız olan “azıcık” B12 miktarını almak mümkün.

Springmann, yiyeceklere B12 katkısı yapılmayan ülkelerde vitamin takviyesi alınmasını öneriyor.

Besin mayası veya diğer adı ile beslenme mayası, bir maya türünün inaktif hali. Ancak, Beslenme ve Diyetetik Akademisi, besin mayasının yeterli bir B12 kaynağı olmadığını ve veganların takviye alması ya da zenginleştirilmiş yiyecekler yemesi gerektiğini belirtiyor.

Janet Cade de veganların B12 takviyesi almaları ve vegan beslenen tüm çocuk ve bebeklere yeterli miktarda B12 verilmesi gerektiğine katılıyor.

Protein eksikliği olur mu?

Vegan olmak isteyenlerin bir diğer kaygısı da, yeteri kadar protein alıp alamayacakları.

Springmann, meyve ve sebzelerde çok fazla protein olmamasına rağmen, bunun için kaygılanmaya gerek olmadığını söylüyor.

“Protein eksikliği ile ilgili hiç sorun görmedik, sadece yeteri kadar kalori almayanlarda sorun oluyor” diyor. “Protein her şeyde var.”

Soya sütü, inek sütü ile kabaca aynı oranda protein içeriyor.

Demir eksikliği olur mu?

Springman, diyetiniz her renkten meyve ve sebze içerdiği sürece, vegan bir diyetin demir eksikliğine neden olma ihtimalinin de düşük olduğunu söylüyor.

“Zamanla vücut, beslenmemizdeki demir oranına uyum sağlayabilir ve daha düşük oranda demir alıyorsak, bu demiri daha verimli kullanabilir” diyor.

Springman, dengeli bir vegan diyetin en sağlıklı diyetlerden biri olduğunu söylüyor.

“Vegan beslenmenin en sağlıklı diyetlerden biri olabileceğini, peskataryen ve vejetaryen beslenme tarzlarında daha iyi olduğunu gördük” diyen Springman, vegan diyette meyve, sebze ve baklagiller ağırlıkta olduğu için bunların sağlığa faydalarının diğer her şeyi telafi ettiğini anlatıyor.

Springman, değişik renklerde meyve ve sebzeler, kuruyemişler, kepekli tahıllar, fasulye ve mercimek ile omega 3 içeren chia, kenevir ve keten tohumlarının bol bol tüketilmesini tavsiye ediyor.

Peki ya yeteri kadar çeşitli yiyecek var mı?

Vegan diyette yenilebilecek fazla çeşit olmadığından kaygılananlara ise, 2018’de yapılan bir araştırmada, daha çok çeşit içeren bir diyetin daha sağlıklı olduğuna dair bir kanıt bulunamadığı söylenebilir.

Tam tersine, daha çeşitli yiyecekler yiyenlerin, daha fazla işlenmiş gıda ve şekerli içecek tüketme eğiliminde olduğu görüldü.

Springman, sağlıksız vegan atıştırmalıkların giderek yaygınlaşmasından endişe duyuyor. “Vegan abur cubur alternatifleri, et yiyen ama sağlıksız beslenen biriyle aynı duruma gelmenize neden olabilir” diyor.

Ama böyle olmak zorunda değil. Vegan olmayan, ancak bitkisel gıda oranı yüksek bir diyetin etkilerini inceleyen araştırmacılar, insanları tükettikleri hayvansal gıda oranına göre sıralayan endeksler kullandılar.

En çok bitkisel gıda tüketenlerin bile biraz süt, balık ve et de yediği görüldü.

En fazla bitkisel gıda tüketen ve az et yiyenlerin, sağlık göstergeleri daha iyi çıktı.

Yaş, cinsiyet, ırk, eğitim ve sigara ya da alkol kullanımı ve egzersiz gibi faktörlerin etkisi de hesaplandıktan sonra ortaya çıkan veriler, en fazla bitkisel gıda tüketen grupta kardiyovasküler hastalık riskinin yüzde 32’ye kadar azaldığını gösterdi.

Araştırmayı kaleme alan bilim insanlarından ABD’nin Baltimore kentindeki John Hopkins Bloomberg Halk Sağlığı Okulu’nda yardımcı doçent olan Casey Rebholz, “Diyet eğilimleri ile önemli sağlık riskleri arasında çarpıcı bir ilişki bulduk” diyor.

Casey Rebholz, daha fazla meyve ve sebze tüketenlerin genelde daha az kırmızı ve işlenmiş et, süt ürünleri ve balık yediğini gözlemledi.

Ancak araştırmada katı bir vegan diyetin, çoğunlukla meyve ve sebzelerden oluşan, ama bazı hayvansal ürünlere de yer veren bir diyetten daha faydalı olduğuna dair bir bulguya da rastlanmadı.

Veganlar genelde daha sağlıklı alışkanlıklara sahip.

Kopenhag Üniversitesi’nin beslenme, egzersiz ve spor bölümünde doçent olan Faidon Magkos, “Veganlar genelde daha az sigara içiyor, daha az alkol kullanıyor ve daha fazla egzersiz yapıyor” diyor.

Kalp hastalığını olasılığını azaltan bu tercihler, vegan beslenmenin olduğundan daha sağlıklı görünmesine de yol açabilir.

Faidon, vegan olmakla ilgili verilerin çoğu gözleme dayalı olduğu için özellikle de uzun vadeli sonuçlarının hala belirsiz olduğunu kaydediyor.

Örneğin kan şekerinin yüksek olması, diyabet olma riskinin daha yüksek olduğunu gösterse bile, mutlaka böyle olacağı anlamına gelmiyor.

Faidon, diyet değişikliğinin sağlığı etkileyip etkilemediğini görmek için, katılımcıları yeterince uzun süre izlemek gerektiğine dikkat çekiyor.

Bitkisel gıdaların metabolik yararlarını inceleyen Evelyn Medawar da, “Potansiyel gıda eksiklikleri nedeniyle vegan beslenmeye kuşkuyla yaklaşan birçok kişi var, ancak şimdi araştırmacılar hem bunu ve hem de uzun vadeli fayda ve riskleri araştırıyor” diyor.

“Vegan diyet, kemik yoğunluğu ve kırıklar hariç, genel sağlığın daha iyi olmasını sağlıyor gibi görünüyor” diye de ekliyor.

Özel olarak vegan diyetiyle ilgili veri bulunmamasına rağmen, araştırmacılar mevcut bilgilerin genelde birkaç eğilime işaret ettiğini söylüyor.

Vegan beslenme genelde sağlığa yararlı, ancak alınan kalsiyum oranı düşük ve B12 eksikliğine yol açması mümkün.

Veganların vücuttaki kilo-yağ oranını gösteren boy-kilo endeksi, ya da yaygın adıyla vücut kitle indeksi daha düşük. Bu da kolesterol seviyelerinin daha iyi, tansiyonlarının da daha düşük olmasını sağlıyor.

Sonuçta vegan diyeti de diğerleri gibi bir diyet. Yediğiniz yiyeceklere bağlı olarak hastalık riskini düşürebilir de artırabilir de.

Faidon, “Bitkisel gıdalara dayalı bir diyet, içinde et de olan sağlıksız bir diyetle karşılaştırıldığında, kesinlikle daha iyi” diyor.

“Fakat meyve, sebze, baklagiller açısından zengin, ama ete az yer veren Akdeniz diyeti gibi bir beslenme tarzının da en az vegan beslenme kadar sağlıklı olduğunu gösteren bulgular var” diye de ekliyor.

Vegan diyetin diğer beslenme tarzlarından daha sağlıklı olup olmadığını anlamak için daha birçok araştırma yapılması gerekiyor.

Uzmanlar o zamana kadar, veganlara bol meyve, sebze ve B12 takviyesi içeren bir beslenme tarzı benimsemelerini ve vegan abur cubur alternatiflerinden kaçınmalarını tavsiye ediyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Yalnız Hissettiğiniz Zaman Yapmanız Gereken 11 Şey

Yalnızlık yaygın bir duygudur, ancak bu duyguyu atlatmanıza ve daha iyi hissetmenize yardımcı olabilecek adımlarda bulunmakta. Müzik dinlemek, bir arkadaşınızı arayarak sohbet etmek, yürüyüşe çıkmak gibi aktiviteler yalnızlık duygunuzu azaltmanıza yardımcı olabilir.

Haber Merkezi / Uzun süreli yalnızlık, sizi duygusal olarak tüketebileceği gibi hayatı daha da anlamsız hale getirebilir. Yalnızlık ayrıca ağrı ve sızı, uyku sorunu ve zayıflamış bir bağışıklık sistemi gibi fiziksel semptomlara da yol açabilir.

Yalnızlığın sosyal izolasyonla aynı şey olmadığını unutmamalıyız; Yalnız hissetmeden de yalnız kalabilirsiniz. Yalnızlık, yalnızlık duygusuna kapıldığınızda ortaya çıkan bir durum iken, sosyal izolasyon diğer insanlarla düzenli ilişkiler kurulmamasından kaynaklanan bir durumdur.

Yalnızlık duygusundan kaçmanın imkansız olduğu durumlarda, bu 13 ipucu size yardımcı alabilir;

Evinizi sesle doldurun

Müzik ve diğer seslerin yalnızlığı azalttığı bilimsel olarak kanıtlanmamıştır, ancak yalnızlık duygusunu azaltmaya yardımcı olduğu ileri sürülmektedir; müzik, sesli kitaplar, radyo tiyatrosu, dizi veya film gibi.

Bir arkadaşınızı arayın

Arkadaşlarınız veya aile bireylerinizle düzenli olarak görüşemiyorsanız, onları belirli iletişim araçlarıyla arayarak yakınlığınızı koruyabilirsiniz. Yakın tarihli bir araştırma, sanal etkileşimlerin yalnızlığı azaltmaya yardımcı olabileceğini öne sürüyor.

Farklı kişilerle etkileşimlerinizi artırın

Farklı kişilerle vakit geçirmek yalnızlık duygusunu her zaman atlatmanıza yardımcı olmaz. Etkileşimde bulunmak daha önemlidir. Bu nedenle, kalabalık bir ortamda olmaktansa etkileşimin daha yüksek olduğu daha az bireyden oluşan bir grup daha faydalı olabilir.

  • Duygularınızı ve kişisel deneyimlerinizi paylaşın,
  • Sorular sorun ve söylenenleri gerçekten dinleyin,
  • Önemli olan şeyler hakkında konuşun.

Dışarı çıkın

Ortam değişikliği dikkatinizi dağıtabilir. Dışarıda geçirilen zaman, duygusal sıkıntıyı hafifletmeye ve genel sağlığı artırmaya da yardımcı olabilir.

Duygularınız hakkında konuşun

Duygular, bilinç altında yoğunlaşma eğilimindedir. Bu nedenle, duygularınızı yüksek sesle ifade etmek, sıkıntıyı azaltabilir. Sevdiğiniz biriyle konuşmak kesinlikle size iyi gelecektir.

Yaratıcı yönünüzü ortaya çıkarın

Sanat, müzik ve yazı yazmak gibi yaratıcı uğraşlar zihinsel sağlığı iyileştirmeye yardımcı olabilir. Bu tarz aktiviteler sizi neşelendiriyor ve yaşama daha bağlı hissetmenize yardımcı oluyorsa, yalnızlık duygusunun da azalmasına yardımcı olabilir.

Hayvanlarla vakit geçirin

Hayvanlar konuşamayabilir (tabii ki konuşan bir kuşunuz yoksa), ancak sizinle arkadaşlık kurabilir. Başka bir tür canlı sizi rahatlatabilir, onların tuhaflıkları moralinizi yükseltmeye ve stresinizi hafifletmeye yardımcı olabilir.

Sosyal medyaya ara verin

Sosyal medya, genellikle sevdiklerinizle bağlantı kurmanın çekici bir yolu gibi görünse de, bazen yalnızlık duygusunu artırabilir. Bu nedenle sosyal medyaya ara vermek size iyi gelebilir.

Önemsediğiniz bir şey yapın

Zevk aldığınız şeyleri yapmak düşüncelerinizi meşgul edebilir. Hobilerin ve rahatlatıcı aktivitelerin zihin sağlığına iyi geldiğini unutmayın.

Kendinize bu durumun kalıcı olmadığını hatırlatın

Ne kadar bunaltıcı olursa olsun, yalnızlık sonsuza kadar sürmeyecektir. Bu gerçeği kabul etmek, sizi biraz rahatlatacaktır.

Yardım isteyin

Yalnızlık sizi moralsiz ve umutsuz hissettiriyorsa, bu krizi atlatmak için sizi dinleyen bir kulağa veya ekstra desteğe ihtiyacınız olabilir. Yardım istemekten çekinmeyin.

Paylaşın

Gülşen Hakkında 3 Yıla Kadar Hapis Talebi

Şarkıcı Gülşen hakkında “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik ve aşağılama” suçundan 702 kişinin müşteki olarak yer aldığı bir iddianame hazırlandı. İddianame, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle Asliye Ceza Mahkemesine gönderildi.

Haber Merkezi / Gülşen, İstanbul Ataşehir’de 30 Nisan’da verdiği bir konserde imam hatiplilerle ilgili olumsuz sözler söylemişti. Bu sözlerin sosyal medyaya yansımasının ardından Cumhuriyet Başsavcılığı şarkıcı hakkında “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçundan resen soruşturma başlatmıştı.

25 Ağustos’ta polis tarafından evinde gözaltına alınan Gülşen, basın Suçları Soruşturma Bürosu savcısına ifade vermişti.

Şarkıcı ifadesinde “Ben 25 yıllık sanatçıyım. Benim müzisyen çalışma arkadaşlarım var. Bu grupla birlikte konserlerde sahne alırım. Benim kadromda klavye müzisyeni olarak yer alan Miraç isimli arkadaşımın lakabı imamdır. Ayrıca arkadaşlara kendi aramızda aptal, salak, sapık olarak şakalaşırız. Talihsizlik olarak bu iki kelime bir araya gelmiştir. Arkadaşımız imam hatipte okumamıştır. Grupta tüm arkadaşlarımın lakabı mevcuttur” demişti.

Gülşen, 25 Ağustos’ta tutuklanarak Bakırköy Cezaevi’ne konulmuştu. Gülşen, daha sonra, konutunu terk etmemek şartıyla tahliye edilmişti.

Gülşen’in avukatı Emek Emre, İstanbul Adalet Sarayı’na gelerek ev hapsi kararının kaldırılmasına yönelik dilekçe sunmuştu. Talep İstanbul Sulh Ceza Hakimliğince değerlendirilerek reddedildi. Gülşen’in “konutu terk etmemek” şeklindeki adli kontrolünün devamına karar verilmişti.

Gülşen kimdir?

29 Mayıs 1976 Çapa’da tarihinde dünyaya gelen Gülşen, Şehremini Anadolu Lisesi’ni bitirmiştir. Lisenin ardından ise İstanbul Teknik Üniversitesi’nde konservatuvara girse de aynı esnada barlarda da çalıştığı için eğitimini yarıda bırakmıştır. 1995’te sahne aldığı bir barda keşfedilerek albüm teklifi alan isim Raks Müzik ile albüm anlaşması imzalamıştır.

1996 yılında ilk albümü Be Adam ile çıkış yaparak adından söz ettirse de evliliğine odaklanması sonucunda birkaç sene müzikal kariyerini geri plana atmıştır. 2004 yılında dördüncü albümü Of… Of… ile daha büyük bir çıkış yapmış ve aynı adlı hit şarkıyla hem Altın Kelebek hem de Kral TV Video Müzik Ödülü kazanmıştır.

MÜ-YAP sertifikalı Yurtta Aşk Cihanda Aşk (2006) albümünden sonra satış başarılarını sürdürerek Beni Durdursan mı? (2013) albümüyle Türkiye’de yılın en çok satanı olmuştur, bunu senenin en çok satan ikinci albümü olan Bangır Bangır (2015) takip etmiştir.

“Yurtta Aşk Cihanda Aşk”, “Bi’ An Gel”, “Yeni Biri”, “Sözde Ayrılık”, “Yatcaz Kalkcaz Ordayım”, “Kardan Adam”, “İltimas”, “Bangır Bangır” ve “Bir İhtimal Biliyorum” şarkılarıyla Türkiye Resmî Listesi’nde haftalarca bir numarada kalmıştır.

Şarkılarının yanında müzik eleştirmenlerinden olumlu geri dönüşler alan şarkı yazarı kimliğiyle de öne çıkmış olan şarkıcı Gülşen, özellikle kariyerinin erken döneminden sonra kendi yazdığı şarkıları seslendirmeye başlamıştır ve meslektaşları için liste başarıları yakalayan pek çok hit şarkı hazırlamıştır.

2015′ yılında YouTube’da en çok izlenen Türk şarkıcı olurken sonraki sene tek bir video klibi iki yüz milyonun üzerinde izlenmiş olan ilk Türk şarkıcı olma unvanına erişmiştir. Gülşen, bugüne dek altı Altın Kelebek ve dokuz Kral Türkiye Müzik Ödülü dahil olmak üzere pek çok farklı ödül kazanmıştır.

Paylaşın

Vücut Tipine Göre Giyinme

İnsanlar da elmaslar gibi birbirinden farklı ama aynı derecede çarpıcı. Vücut tipinizin farkına vardığınız andan itibaren iç divanızın sonu yoktur. Birçok insan vücut tiplerinin ne olduğunu bilmez ve kendilerine neyin yakıştığı konusunda kafaları karışıktır.

Haber Merkezi / Kişi vücut tipini bilmiyorsa kendine yakışanı bulması zor olabilir ve hata çok fazla sorun yaşayabilir.

Vücut tipini anlamak, uygun şekilde giyinmek için çok önemlidir. Vücut şekilleri ve onlara en uygun kıyafetler hakkında daha fazla bilgi edinmek için okumaya devam edin.

Elma şeklinde vücut

Üst vücut ağırlığı alt vücut ağırlığından fazlaysa, elma şeklinde bir vücuda sahipsiniz demektir. Bu vücut tipine sahip kişiler geniş omuzlara ve daha geniş bir göğüs hattına sahip olma eğilimindedir, bu yüzden ağırlık orta kısımda yoğunlaşmış gibi görünür.

Orta kısım, dar bir bel ile vücudun geri kalanından daha kalın görünüyor çünkü ağırlığın ve odak noktasının çoğu kalçaların üzerinde. Bu nedenle bacakları göstermeli veya V veya derin V yakalı bir elbise giyinilmeli.

Odağı değiştirmek için bir katman eklenmeli desenli veya baskılı dış giyim. Koyu tonlar, dökümlü gömlekler, tam kollu elbiseler ve tek renkli takımlar. Ayrıca, dengeyi sağlamak için bol paçalar, palazzolar vb. giyinilebilir.

Armut şeklinde vücut

Uyluklar ve popo üst vücuttan daha büyük görünür. Bu vücut tipine sahip olmanın faydası, doğru şekillendirme ile kum saati görünüm kazanabilmenizdir. Geniş paçalı giysiler, A-line etekler veya üst vücudu tanımlayan desenli veya fırfırlı üstleri olan elbiseler giyinmek harika bir tercihtir. Dar üstler ve dar pantolonlar, kum saati yanılsamasını daha inandırıcı hale getirir. V veya derin V, yuvarlak veya kayık yakalar dengelemek için giyinilebilir.

Kum saati vücut

Bu, üst ve alt vücudun en uyumlu şeklidir. Kıvrımlara uygun elbiseler seçilmeli. En çok yakışan elbiseler beli saran elbiseler olacaktır. Kalp yakalar ve V veya dalgalı V yakalar en uygun olanlardır. Beli ortaya çıkarmak için göbek deliğinin hemen altına bir kemer yerleştirilebilir. A kesim elbiseler veya alt bedeni vurgulayan diğer kesimler de hoş duracaktır.

Dikdörtgen şekilli vücut

Dikdörtgen şeklindeki vücut genellikle omuzlardan kalçaya doğru orantılı olandır. Bu nedenle, çok fazla tanımdan yoksundur ve nispeten basittir. Varlığı bacaklar ve kollardır. Yani, bunu geliştirmeye odaklanmalı.

Katmanlı, fırfırlı ve A-line üstleri seçilmeli. Bel altı ve yakaları olan elbiseler üst gövdeye daha fazla öne çıkarır. Kolsuz, straplez ve kalp şeklinde kıyafetler tercih edilmeli. Stil pelerinler, uzun ceketler ve blazerlerle giyim güçlendirilebilir.

Paylaşın

Daha Düz Bir Karın İçin 8 Plank Egzersizi

Plank, karın ve bel bölgesini şekillendirmeye ve duruşunuzu iyileştirmeye yardımcı olan izometrik bir çekirdek kuvvet egzersizidir. Denediğiniz plank türüne bağlı olarak sırtınızı, kollarınızı, omuzlarınızı, kalça kaslarınızı ve hamstringlerinizi de çalıştırabilirsiniz. 

Haber Merkezi / Karın ve bel bölgesini güçlendirmenin en iyi yollarından biri plank egzersizleri yapmaktır. İşte 30 dakikadan daha kısa sürede yapabileceğiniz birkaç plank pozisyonu

  • Diz plank egzersizi

Kollarınız yanlarınızda bükülü, eller doğrudan omuzlarınızın altında ve avuç içleriniz yere düz olacak şekilde karnınıza yatın ve gövdenizi kaldırın. Dizlerinizi kısmen bükük ve zemine değecek şekilde tutun. 

Bileklerinizi omuzlarınızla aynı hizada, karın bölgenizi gergin ve boynunuz nötr pozisyonda (yukarı veya aşağı bakmaktan kaçının) tutun. Bunu 30 saniye veya yapabildiğiniz kadar yapın.

  • Standart plank

Ellerinizi şınav çekecekmişsiniz gibi doğrudan omuzların altına (omuz genişliğinden biraz daha geniş) yerleştirin. Ayak parmaklarınızı zemine bastırın ve vücudunuzu stabilize etmek için kalça kaslarınızı sıkın.

Yerde bir noktaya bakarak boynunuzu ve omurganızı nötralize edin. Başınız sırtınızla aynı hizada olmalıdır. Bu egzersizi 20 saniye ile başlatın zamanla süreyi uzatın.

  • Tek kol plank

Standart plank pozisyonunda vücudunuzu sola döndürün ve sol ayağınız sağınızda olacak şekilde sağ kolunuz üzerinde dengede kalın. Sol elinizi düz bir şekilde ileriye doğru uzatın. En az 10 saniye durun ve ardından kendinizi tahta üzerine indirin. Egzersizi diğer tarafta tekrarlayın.

  • Tek Noktalı Plank

Standart plank pozisyonunda başlayın ve sol bacağınızı yerden kaldırın, topuğunuz pelvisinizle aynı hizada olsun. Elinizi ileriye doğru düz bir şekle getirin. Bu pozisyonda 10 saniye durun. Egzersizi diğer tarafta tekrarlayın.

  • Yan plank

Bir bacağınızı diğerinin üzerine koyarak yan yatın, ardından ayaklarınızı üst üstte tutarken vücudunuzu eliniz veya dirseğiniz üzerinde yukarı kaldırın. Bu pozisyonda 60 saniye durun. Egzersizi diğer tarafta tekrarlayın. 

  • Kalça plank

Standart plank pozisyonundan her iki kalçayı da yavaşça sola doğru yatırın.  

  • Yunus plank

Standart plank pozisyonuna gelin. Kalçanızı kaldırın, 10 saniye durun ve normal plank pozisyonuna geri dönün. Bunu 8-10 kez tekrarlayın.

  • Jack plank

Standart plank pozisyonuna gelin. Ellerinizi standart pozisyonda tutun ve ayaklarınızı hafifçe açın ve zıplayın. 30 defa tekrarlayın.

Paylaşın

2022 MTV Video Müzik Ödülleri Sahiplerini Buldu

MTV Müzik Ödülleri New Jersey’deki Prudential Center’da düzenlenen etkinlikle sahiplerini buldu. Birçok yıldız sahneye çıkarak hem performans sergiledi hem de ödüllerini aldı. Geceye damga vuran isim ise Taylor Swift oldu.

Swift All Too Well isimli şarkının 10 dakikalık klibiyle en büyük ödülü alan Swift , ekim ayında yeni bir albümün çıkacağının da müjdesini verdi. 21 Ekim’de albümü çıkarmaya hazırlanan Swift 10 dakikalık klip hakkında, “Eğer siz olmasaydınız bunu gerçekleştiremezdik” dedi.

‘Yılın Sanatçısı’ ödülünü alan Porto Rikolu sanatçı Bad Bunny konser turunda olmasından ötürü geceye katılamadı.

Ancak bir videoyla salona bağlanan ve teşekkür konuşması yapan 29 yaşındaki şarkıcı, “En başından beri, kültürümü ve dilimi değiştirmeden harika olabileceğime, dünyanın en büyük yıldızlarından biri olabileceğime inandım. Ben Porto Riko’dan Benito Antonio Martinez” ifadelerini kullandı.

‘En İyi Rock’ ödülünü alan Red Hot Chili Peppers, Foo Fighters grubunun hayatını kaybeden bateristi Taylor Hawkins’i andı. ‘Yılın Grubu’ ödülü ise Güney Koreli BTS’e gitti. İtalya’dan çıkan glam rock grubu Maneskin de geceyi ödülle kapattı.

MTV Müzik Ödülleri Kazananları:

Yılın Klibi: Taylor Swift- All Too Well

  • Taylor Swift – “All Too Well”
  • Doja Cat – “Woman”
  • Drake ft. Future & Young Thug – “Way 2 Sexy”  Ed Sheeran – “Shivers”
  • Harry Styles – “As It Was“
  • Lil Nas X, Jack Harlow – “Industry Baby”
  • Olivia Rodrigo – “brutal”

En İyi Yeni Şarkıcı: Dove Cameron

  • Dove Cameron
  • Baby Keem
  • GAYLE
  • LattoMåneskin
  • Seventeen

En İyi Rock: Red Hot Chili Peppers- Black Summer

  • Red Hot Chili Peppers – “Black Summer”
  • Foo Fighters –“Love Dies Young”
  • Jack White – “Taking Me Back”
  • Muse – “Won’t Stand Down”
  • Shinedown – “Planet Zero”
  • Three Days Grace – “So Called Life”

Yılın Sanatçısı: Bad Bunny

  • Bad Bunny
  • Drake
  • Ed Sheeran
  • Harry Styles
  • Jack Harlow
  • Lil Nas X
  • Lizzo

En İyi Yaz Şarkısı: Jack Harlow- First Class

  • Bad Bunny & Chencho Corleone – “Me Porto Bonito”
  • Beyoncé -“Break My Soul”
  • Charlie Puth -“Left And Right”
  • Doja Cat – “Vegas”
  • Future ft. Drake, Tems – “Wait For U”
  • Harry Styles – “Late Night Talking”
  • Kane Brown – “Grand”
  • Latto x Mariah Carey – “Big Energy”
  • Lizzo – “About Damn Time”
  • Marshmello x Khalid- “Numb”
  • Nicki Minaj – “Super Freaky Girl”
  • Nicky Youre, dazy – “Sunroof”
  • Post Malone with Doja Cat – “I Like You”
  • Rosalía – “Bizcochito”
  • Steve Lacy – “Bad Habit”
  • Jack Harlow- First Class

En İyi Hip-hop: Nicki Minaj-Lil Baby- Do We Have a Problem?

  • Eminem & Snoop Dogg – From the D 2 the LBC
  • Future Featuring Drake & Tems – Wait for U
  • Kendrick Lamar – N95
  • Latto – Big Energy
  • Nicki Minaj Featuring Lil Baby – Do We Have a Problem?
  • Pusha T – Diet Coke

En İyi K-pop: Lisa- Lalisa

  • LISA – “LALISA”
  • BTS – “Yet To Come”
  • ITZY – “LOCO”
  • SEVENTEEN – “HOT”
  • Stray Kids – “MANIAC”
  • TWICE – “The Feels”

Yılın Albümü: Harry Styles- Harry’s House

  • Adele- “30”
  • Bad Bunny – “Un Verano Sin Ti”
  • Billie Eilish – “Happier Than Ever”
  • Drake – “Certified Lover Boy”
  • Harry Styles- Harry’s House

En İyi Alternatif: Maneskin- I Wanna Be Your Slave

  • Måneskin – “I WANNA BE YOUR SLAVE”
  • Avril Lavigne ft. blackbear – “Love It When You Hate Me”
  • Imagine Dragons x JID – “Enemy”
  • Machine Gun Kelly ft. WILLOW – “emo girl”  Måneskin – “I WANNA BE YOUR SLAVE”
  • Panic! At The Disco – “Viva Las Vengeance”  Twenty One Pilots  – “Saturday”
  • WILLOW, Avril Lavigne ft. Travis Barker – “G R O W”

Yılın Şarkısı: Billie Eilish- Happier Than Ever

  • Billie Eilish – “Happier Than Ever”  (Katılmadı)
  • Adele – “Easy on Me”
  • Doja Cat – “Woman”
  • Elton John & Dua Lipa – “Cold Heart (PNAU Remix)”
  • Lizzo – “About Damn Time”
  • The Kid LAROI & Justin Bieber – “Stay”

En İyi Pop: Harry Styles- As It Was

  • Billie Eilish – Happier Than Ever
  • Doja Cat – Woman
  • Ed Sheeran – Shivers
  • Harry Styles – As It Was
  • Lizzo – About Damn Time
  • Olivia Rodrigo – Traitor

En İyi R&B: The Weeknd- Out Of Time

  • The Weeknd – “Out Of Time”
  • Alicia Keys – “City of Gods (Part II)”
  • Chlöe – “Have Mercy
  • H.E.R. – “For Anyone”
  • Normani ft. Cardi B – “Wild Side”
  • Summer Walker, SZA & Cardi B – “No Love (Extended Version)”

En İyi Grup: BTS

  • BLACKPINK
  • City Girls
  • Foo Fighters
  • Imagine Dragons
  • Måneskin
  • Red Hot Chili Peppers
  • Silk Sonic
  • BTS

En İyi Latin Şarkı: Anitta – “Envolver”

  • Anitta – “Envolver”
  • Bad Bunny – “Tití Me Preguntó”
  • Becky G X KAROL G – “MAMIII”
  • Daddy Yankee – “REMIX”
  • Farruko – “Pepas”
  • J Balvin & Skrillex – “In Da Getto”

Sosyal Mesaj İçeren En İyi Klip: Lizzo – “About Damn Time”

  • Lizzo – “About Damn Time”
  • Kendrick Lamar –“The Heart Part 5”
  • Latto – “P*ssy”
  • Rina Sawayama – “This Hell”
  • Stromae – “Fils de joie”

En İyi Görüntü Yönetmeni: Harry Styles – “As It Was”

  • Harry Styles – “As It Was”
  • Baby Keem & Kendrick Lamar – “family ties”
  • Camila Cabello ft. Ed Sheeran – “Bam Bam”
  • Kendrick Lamar – “N95”
  • Normani ft. Cardi B – “Wild Side”
  • Taylor Swift — “All Too Well”
Paylaşın

Uykusuzluk İnsanları Bencil Ve Asosyal Yapıyor

ABD’deki Berkeley’den (Kaliforniya Üniversitesi) uzmanlar, uykusuz kalmanın insanları daha bencil ve asosyal yaptığını belirledi: Ne kadar az uyursan o kadar bencil olursun.

PLOS Biology adlı hakemli bilimsel dergide yayımlanan bulgulara göre yetersiz uyku, bireylerin bir başkasına yardım etme ihtimalini kötü yönde etkiliyor.

Araştırmacılar, 24 kişiyi 8 saatlik uykudan ve uykusuz bir gecenin ardından sonra inceledi. Katılımcıların başkasına el uzatma isteğinde, yorgun olduklarında yüzde 78’lik bir düşüş olduğu ortaya kondu.

Bu kişilerin beynini inceleyen uzmanlar uykusuz kalmayı, beynin sosyallikle ilgili bölgesinde aktivitenin azalmasıyla ilişkilendirdi.

Ekip, 2001-2016’da ABD’de yaz saati uygulamasından önce ve sonra yapılan 3 milyonu aşkın bağışı da inceledi. Zira yaz saati uygulaması, daha kısa uyku anlamına geliyor. Yaz saati uygulamasına geçildikten sonra bağışların yüzde 10 azaldığı belirlendi.

100’den fazla kişide 3-4 gün boyunca yapılan çalışmada, bencilliği ölçmede uyku kalitesinin uyku miktarından daha önemli olduğu bulundu.

Araştırmayı yöneten sinirbilimci Eti Ben Simon, “Uykuda sadece bir saatlik kayıp bile başkasına yardım etme tercihini etkilemek için fazlasıyla yeterliydi” ifadesini kullandı.

Araştırma ekibinde yer alan bir diğer sinirbilimci Matthew Walker şöyle konuştu:

Uyku kaybının asosyal davranışları tetiklediğini ve insanların, doğuştan gelen birbirlerine yardım etme arzusunu azalttığını keşfettik.

“Yani bir bakıma ne kadar az uyursan o kadar az sosyal ve çok bencil olursun” diyen Walker, yeterli uyku alındığında başkalarına yardım eli uzatma arzusunun geri kazanıldığını vurguladı.

Paylaşın

Sağlıklı Saç, Tırnak Ve Cilt İçin Biotin

Günümüzde çoğu insan, saç dökülmesi, zayıf tırnaklar, ciltte döküntüsü gibi pek çok sorunla uğraşmaktadır. Bütün bu sorunlar, vücuda gerekli vitaminlerin ve besinlerin sağlama gerekliliğini arttırdı.

Haber Merkezi / Günlük beslenme rutinine eklenmesi gereken temel vitaminde Biotin’dir. Biotin (H vitamini veya B7 vitamini) genellikle güzellik vitamini olarak bilinir. Biotin kelimesi, yaşam anlamına gelen Yunanca “biotos” kelimesinden türetilmiştir.

Biotin kaynakları

Doğal olarak oluşan Biotin açısından zengin besinler yumurta, balık, kaju, soya fasulyesi, tohumlar, kabuklu yemişler ve bazı sebzelerdir (tatlı patates gibi). Diğer kaynaklar arasında mantar, muz, brokoli, maya, ıspanak, kepekli tahıllar ve tahıllardır.

Biotin suda çözünen bir vitamin olduğu için vücutta depolanmaz sürekli olarak alınması gerekir. Biotin, piyasada tabletler, kapsüller olmak üzere çeşitli şekillerde mevcuttur. Ayrıca, şampuan, serum, yağ veya saç kremi gibi kozmetikler de mevcuttur.

Biotin, cilt, saç ve tırnak problemlerinde hayati bir rol oynar. Bunun yanı sıra metabolizma seviyelerini düzenler, kan akışını uyarır ve beyin fonksiyonlarını destekler. Anti-inflamatuar ve anti-alerjik özellikler açısından zengin olan Biotin, iltihaplanma ve alerjilerle ilgili çeşitli sorunları en aza indirir.

B vitamini ailesinin bir parçası olan Biotin, saçtaki keratin üretimini de uyararak saç dökülmesini önlemede, saç incelmesinde ve güçlü saçların korunmasında hayati bir rol oynar.

Biotin alımının yan etkileri

Biotin suda çözünen bir vitamin olduğundan aşırı biotin vücuttan atılır. Bu nedenle, Biotin toksisitesi olasılığı çok nadirdir.

Ancak aşırı veya kontrolsüz biotin dozu kan şekerinde düşüşe, akne oluşumuna veya mide tahrişine neden olabilir. Bu nedenle, sağlık uzmanı tavsiyenize göre doğru dozda biyotin takviyesi almanız önerilir.

Biyotin eksikliğine kim daha duyarlıdır?

  • Alkolizmden muzdarip bireyler
  • Sigara içenler
  • Hamile ve emziren kadınlar

 

Biyotin, vücudun normal çalışmasını sağlar ve gıdaların enerjiye dönüştürülmesine yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık, dayanıklılık, glikoz intoleransı, enerji metabolizması, sağlıklı kan hücreleri, aktif yaşam tarzı, sinir sağlığı vb. dahil olmak üzere sayısız sağlık yararı sağlar.

Cildin, tırnakların ve saçların da nemli ve sağlıklı kalması için biotine ihtiyacı vardır, tıpkı diğer vitaminler ve minerallere ihtiyacı olduğu gibi.

Paylaşın

Cilt Yanıklarını Tedavi Etmek İçin İpuçları

Herkesin cildi, bir cilt bakım ürününe kötü tepki verdiği olmuştur. Bir ürün satın alınmadan önce ürün bileşenlerini dikkatlice araştırılsa bile, cildine uygun olmayan bir şey olma olası mümkündür.

Haber Merkezi / Düşük yoğunluklu reaksiyonlar sivilceden kırmızı lekelere kadar değişebilirken, kimyasal yanıklara neden olabileceği daha ciddi reaksiyonlar da olabilir. Yanıklar vücudun herhangi bir yerinde olması mümkün olsa da, çoğunlukla yüz, boyun, gözler, kulaklar ve dudaklarda meydana gelir.

Cilt yanıkları genellikle cilt bakım ürünlerinde açıkça belirtilmeyen kokular ve koruyucu maddelerden kaynaklanır.

Peki bu yanıklardan nasıl kaçınabilirsiniz?

Öncelikle cilt tipinizi anlamaya çalışın. Cildinizin yağlı, kuru, hassas veya karma olup olmadığını bilmeniz gerekir. İkinci olarak, ürünün içerik bölümü dikkatli bir şekilde okunmalı. Son olarak, herhangi bir alerjik reaksiyona neden olup olmadığını görmek için yüzün her yerinde kullanmadan önce küçük bir yerde deneyin.

Ancak bu önlemlere rağmen cilt yanığı ile karşılaşırsanız, işte size yardımcı olacak birkaç ipucu;

  • Tüm cilt bakım ürünlerini derhal sonlandırın

Bir cilt yanığı hissederseniz, retinol, salisilik asit veya glikolik asit gibi tüm güçlü cilt bakım ürünlerinizi hemen duraklatın. Bunlar cilt yanığını daha da şiddetlendirebilir; daha fazla hasara neden olabilir.

Ayrıca, cilt yanığını tedavi etmeyi taahhüt eden herhangi bir yeni ürünü kullanmaya başlamayın (bir dermatolog tarafından tavsiye edilmedikçe). Cildiniz iyileşene kadar, sert kimyasallar içermeyen son derece nazik ürünler kullanarak temizleme, tonlama ve nemlendirme temellerine bağlı kalın.

  • Cildin nem bariyerini yeniden oluşturun

Yanıklar cildin ilk savunması nem bariyerini doğrudan etkiler. Kozmetik ürünlerin neden olduğu cilt yanıkları, nem bariyerine zarar vererek hassasiyet ve tahrişe neden olur. Cildinizin nem bariyerini yeniden oluşturmak için hyaluronik asit, gliserin, seramidler ve skualen gibi bileşenlerin yardımıyla cildi zenginleştirmeye çalışın.

  • Nemlendirmeye daha fazla odaklanın

Cildin nem bariyeri kaybolduğu için, bir nemlendirici aracılığıyla nemlendirmeye daha fazla odaklanarak cildi yeniden yapılandırın. Daha önce günde 1-2 kez cildi nemlendiriyorsanız, cildinizin nem bariyeri geri gelene ve iyileşmeye başlayana kadar günde en az 4-5 kez nemlendirmeye çalışın.

  • Rutininize cildi yatıştırıcı malzemeler ekleyin

Yanmış ve tahriş olmuş cilt, iltihabı azaltmak için sakinleştirici ve serinletici bileşenlere ihtiyaç duyar. Cilt bakım rutininize cildi yatıştırıcı ve serinletici malzemeler ekleyin.

  • Güneş kremini bolca kullanın

Geniş spektrumlu güneş kremleri esasen kimyasal olarak yanmış ciltler içindir. Cilt iyileşme sırasında güneşe aşırı duyarlı olduğundan, güneş kremleri cildi UV hasarından korur. Bu yüzden, cilt bakım rutininizi tamamladıktan sonra güneş kremi kullanmayı asla unutmayın.

Paylaşın