Soğan Kebabı, Malzemeleri, Hazırlanışı

Soğan Kebabı; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 500 gr. kıyma
  • 1 kg. küçük kuru soğan
  • 1 kahve fincanı nar pekmezi
  • tuz, karabiber

Hazırlanışı;

Kıymaya biraz tuz ve karabiber konur ve az suyla yoğrulur. Etler ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılarak yuvarlak köfteler yapılır. Soğanlar iri ceviz büyüklüğünde ikiye bölünür.

Şişe bir köfte bir soğan saplanır. Mangalda pişirilir. Pişirilen kebapılar bir tepsiye dizilir. Üzerine sulandırılmış nar pekmezi veya az su gezdirilir, ateşte 10 dakika ağzı kapalı kapta bekletilir ve servis yapılır.

Paylaşın

Karışık (Nakışlı) Dolma, Malzemeleri, Hazırlanışı

Karışık (Nakışlı) Dolma; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 750 Gr yağlı kıyma
  • 1kg dolmalık patlıcan
  • 500 gr sert domates
  • 500 gr biber (kırmızı veya yeşil)
  • 500 gr olgun domates (içi için )
  • 500 gr pirinç
  • 3 baş orta boy soğan
  • 2 baş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • Tuz, karabiber, bahar
  • 1 bardak limon suyu

Hazırlanışı;

Tüm sebzeler yıkanır, ayıklanır, içleri oyulur temizlenir. Olgun domateslerin kabukları soyulur, ufak doğranır soğan ve sarımsaklar ince kıyılır. Yıkanan pirince kıyma doğranmış domates soğan sarımsak baharat ve salçalar ilave edilerek karıştırılır. Oyulan sebzelere sıkıştırılmada içine doldurulur.

Ağızları ya kapakları ile yada kesilmiş domates dilimleri ile kapatılır. Tencereye önce patlıcanlar, sonra biberler, en üste de domatesler yerleştirilir. Üzerine dolma taşı oturtulur dolmaları basacak kadar sıcak su konur tuz atılarak pişirilir dolmalar pişmeye yakın ekşi ilave edilir 10–15 dk ekşi ile kaynatıldıktan sonra ocaktan alınır suyu süzülür ve servis yapılır

Paylaşın

Erzincan: Otlukbeli Gölü

Otlukbeli Gölü; Erzincan’ın Otlukbeli İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 6 km. mesafededir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Otlukbeli gölünün en önemli özelliği, çanağının ve oluşumunun göl türleri içerisinde gü¬nümüze kadar bilinenlerin içerisinde dünyada tek tip oluşudur. Göl, bu özelliğinden dolayı, doğal anıt olarak nitelendirilmektedir.

Deniz seviyesinden 1885 metre yükseklikte olan Otlukbeli Gölü’nün yüzölçümü yaklaşık olarak 7500 metrekaredir. Derinliği 20 metre olan gölün uzunluğu mevsimine göre 150-160 metre, genişliği ise 30 ila 50 metre arasında değişiyor.

Setler sayesinde oluşan gölde bol miktarda maden suları bulunuyor. Oluşum bakımından karst kaynaklarının değil, maden sularının oluşturduğu dünyanın tek traverten set gölü olan Otlukbeli Gölü, bu özelliğiyle 15.04.1994 gün ve 612 sayılı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile Doğal SİT Alanı olarak ilan edilmiş ve “doğal anıt” olarak nitelendirilmiş.

Kapladığı alan açısından “küçük” olarak nitelendirilen bu göl, taşıdığı özellikler bakımından oldukça büyüktür. Göl içerisine hem maden suları ve kükürtlü sular hem de dere tarafından beslenen tatlı sular karışıyor. Göldeki maden sularının romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, kırık çıkık rahatsızlıklarında ve kadın hastalıklarının tedavisinde fayda sağladığı söyleniyor.

Paylaşın

Erzincan: Kemah, Gülabibey Camii

Gülabibey Camii; Erzincan’ın Kemah İlçe Merkezi Çarşı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Caminin üç kitabesi vardır. Başka bir yerden getirildiği sanılan yazıtta, 1328 tarihi görülmekte, asıl yazıtta. 1450’de Emir Gülabi Bey’in yaptırdığı bildirilmektedir.

Ayrıca, 18. yüzyıla ait onarım kitabesi bulunmaktadır. Kare planlı, eğimli çatıyla örtülü bir yapıdır. Doğu ve batı duvarlarında 2 dizide 3’er, güney duvarında mihrabın yanlarında 2 dizide 2’şer penceresi vardır.

Kuzeye, daha geç dönemide son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap mukarnas dolguludur, çevresi Barok süslemelidir. İbadet mekanına sütunceli taç kapının nişinde bulunan yuvarlak kemerli kapıdan girilir.

Paylaşın

Erzincan: Polat Krater Gölü

Polat Krater Gölü; Erzincan’ın İliç İlçesi sınırları için Boyalık ve Hasanova Köyleri yakınında yer almaktadır. Göle, özel araçlarla ulaşım mümkündür.

İliç’in kuzey doğusunda, kükürtlü suyu olan ve çevresinde bir çok farklı kuş türünün yaşadığı bilinen bir bölgedir.

Kamp ve doğa turizmine uygun bir rotadır. Kuş türlerine bağlı olarak dünya da önemli bir değere sahip olan kuş fotoğrafçılığı için bir rotaya dönüşmesi beklenebilir.

Ayrıca kükürtlü suyun özelliği ve yararları incelenebilir, eğer önemli bir bulguya ulaşılırsa sağlık turizmi de bu rota için bir boyut olarak değerlendirilebilir.

Paylaşın

Erzincan: Aydınlık Kanyon

Aydınlık Kanyon; Erzincan’ın İliç ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İliç’in kuzey doğusunda Atma Köyü’nden ulaşılır. Burası halk arasında “Aydınlık Kanyon” olarak isimlendirilir. Bölgeye İliç’ten tekne ile ulaşmak ve kanyonda tekne ile dolaşmak mümkündür.

Kanyonda: Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılmış ama günümüzde kullanılmayan demiryolu tünelleri, köprüler, sarp kayalıklar ve uçurumlar vardır.

Kanyonda tekne gezisi yanında yürüyüşte yapmak mümkündür. Atma Köyü’nden itibaren tünellerin içinden, köprülerin üzerinden geçilerek bir yürüyüş yapılabilir.

Paylaşın

Erzincan: Altın Tepe

Altın Tepe; Erzincan’ın Üzümlü İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Altın Tepe, Urartu döneminde kurulan yerleşim bir yerleşim yeri olup, halen arkeolojik kazılar sürdürülmektedir. Erzincan ovasının kuzey doğu kenarında yer alan volkan konilerinden en ilgi çekici olanı Altıntepe’dir.

Bölgede ilk kez 1959 yılında Ankara Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Tahsin Özgüç tarafından kazılara başlanmıştır. 1967 yılına kadar sürdürülen kazılarda Urartu Dönemine ait önemli mimari kalıntılar ve küçük eserler ortaya çıkarılmıştır.

Kazılardan ele geçen malzeme yayınlanan birçok makalede ve iki cilt kitapta değerlendirilmiştir. Ortaya çıkarılan Urartu dönemi yapıları Anadolu arkeolojisine önemli katkılar sağlamış ve temsil ettiği kültürün tek örnekleri olarak değerlendirilmiştir.

Urartu Dönemine ait iç kale kapısı ve surları, tapınak-saray, iç surların hemen dışında depo binası ile tepenin güney yamacında açılan terasa yerleştirilen açık hava tapınağı ve yeraltına yapılan 3 adet taş örme mezar ortaya çıkarılmıştır. Kazı ve restorasyon çalışmalarına devam edilmektedir.

Paylaşın

Erzincan: Sultan Melik Türbesi

Sultan Melik Türbesi; Erzincan’ın Kemah İlçesi, Cirgişin Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Selçuklu Hükümdarı Alparslan’ın Anadolu’nun fethiyle görevlendirdiği Sultan Melik, 1071 – 1080 yılları arasında Kemah’la birlikte Erzincan, Divriği ve Şarki Karahisar bölgelerini egemenliği altına almıştır. Buralara da Oğuz Boyu’ndan gelen aileleri yerleştirmiş. Mengücek Beyliği’ni kurduktan sonra hükümranlığı 1228 yılına kadar sürmüştür.

Kemah’ta bulunan türbesi, tuğla duvarlı, sekiz köşeli, iki katlıdır. Üstte, ibadetin yapıldığı küçük bir mescit, girişi ayrı kapıdan olan alt kattan oluşan türbe, iki demir kapı ve asma kilitlerle koruma altındadır. Türbenin yanındaki penceresiz zaviye ise dikdörtgen planlıdır.

Kemah’ın kuzeybatısındaki, kayalık platform üzerinde yapılmıştır. Tığla duvarlı, sekiz köşeli bir yapıdır. Alttaki mezar odasının ortasında üst katı taşıyan sekizgen bir sütun vardır.

Orta direk, tavan silmeleri ve tavan, tuğla örgü düzenindedir. Türbe, inşa malzemesi ve cenazeliğin orijinal şekli ile dikkat çekmektedir. Halk arasında “Sultan Melek” olarak adlandırılan türbede, Mengücek Beyliği döneminde yaşayan Sultan Melik’in mumyası ve 5 mezar bulunmaktadır.

Paylaşın

Erzincan: Karanlık Kanyon

Karanlık Kanyon; Erzincan’ın Kemaliye İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Karanlık Kanyon, dünyanın ikinci büyük kanyonunu olarak bilinir.

Munzur Dağları, Karasu Nehri tarafından kuzey-güney yönünde boğaz vadiler ile parçalanmıştır. Bu alana Kemaliye Boğazı adı verilir. Boğazın, İliç’in Bağıştaş köyü ile Kemaliye’nin Dutluca köyü arasında kalan kısmı Karanlık Kanyonu olarak isimlendirilir.

Karanlık Kanyon, 25 km uzunluk, 1000 m derinlik, % 90 yamaç eğimi ve zaman zaman 10–15 m vadi tabanına sahiptir. Karanlık Kanyonda, kaya tırmanışı, kanyoning, tekne gezintileri yapılmaktadır.

Karanlık Kanyon, benzerlerini ABD‘de Grand Canyon‘da ve Avrupa’da Alpler‘de görebileceğiniz, yer yer 500-600m, kapalı bir ekosistemi oluşturmuş bir doğa harikasıdır. K

aranlık Su vadisine dik inen Karanlık Kanyon’dan Sandık köyünden Fırat ırmağı yatağına kadar inen “canyoning” sporuna elverişli bu vadi ayrı bir güzellik katmaktadır.

Karanlık Kanyon’dan da geçen Kemah- Kemaliye arasındaki Fırat nehri rotası önemli kano dergilerinden biri olan Kanu-Magazine tarafından Avrupanın en iyi 10 rotası arasında gösterilmiştir.

Paylaşın

Erzincan: Kemah Kalesi

Kemah Kalesi; Erzincan’ın Merkez İlçesi, Mektepönü Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Anadolu’nun en eski ve tabii kalelerinden biri olan Kemah Kalesinin kuruluşu, Hitit-Urartu dönemine kadar uzanmaktadır. Sarp kayalar üzerinde kurulu olan Kalenin, iç içe iki yapısı olup, çevresi surlarla çevrilidir.

Kimler tarafından ve hangi tarihte yapıldığı kesin olarak bilinmemekle beraber, Milattan Önce 205 yıllarında Arzak Kralları tarafından yapıldığı tahmin edilmektedir. Kemah Kalesi Ortaçağda Sasanilerle Doğu Roma İmparatorluğu arasında çekime konusu olmuştur Milattan sonra 638 yıllarında Halife Ömer’in Kumandanlarından İlyas Bin Camn’ın kuvvetleri daha sonra da Halife Ömer’in orduları Bizanslıları buradan çıkararak geçici olarak kaleye sahip olmuşlardır. Müslümanlarda bu bölgeden Hazar Türkleri ve Gürcüler tarafından çıkarılmıştır.

Kemah Kalesi 678-679 yıllarında Abbasilerin eline geçmiştir. Bundan sonra Kemah Abbasilerle Bizanslılar arasında elden ele geçmiş, 750-751 yıllarında Bizanslıların hakimiyetine girmiştir. 1071 Malazgirt Savaşından sonra Anadolu kapıları Türklere açılınca Alparslan’ın Kumandanlarından Mengücek tarafından Kemah Türklerin eline geçmiştir. Burada Mengücek Beyliği kalmıştır. İki yüz yıl ömürlü olan Mengücek Beyliği 1228 yılında Kemah’ı Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat’a bırakmak zorunda kalmıştır.

1230 yılında İlhanlılar Kemah’ı Selçuklulardan alarak 14. yüzyıla kadar Kemah’a hakim olmuşlardır. 14. yüzyılın ilk yarısında İlhanlılar’ın zayıf düşmesinden Osmanlı egemenliğinin 16. yüzyılın başlarında kesin olarak yerleşmesine kadar Kemah sık sık el değiştirmiştir. 14. yüzyıl sonlarında Osmanlı Devleti doğuya doğru genişlemeye başlayınca Kemah Burak Oğullarından Mutahharten’in elinde bulunuyordu.

1401 yılında sınırlarını genişleten Yıldırım Beyazit Mutahharten’in Timurdan ayrılarak kendisine bağlanmasını istemiş, fakat bu teklif kabul edilmemiştir.Daha sonra Yıldırım Beyazit Erzincan Beyliğini almış, Mutahharten de teslim olmuştur. Fakat Beylik doğrudan doğruya Osmanlı ülkesine katılmayarak Osmanlı egemenliğini kabul eden Mutahharten Bey yerinde bırakılmış, fakat askeri önemi büyük olan Kemah Kalesi Yıldırım Beyazıt tarafından alınmıştır. Timur Yıldırım Beyazıt üzerine sefere giderken Kemah Kalesini alarak Erzincan Beyine vermiştir.

Timur’un Orta Asya Seferinden sonra Kemah Akkoyunluların eline geçmiştir. 1473 yılında Otlukbeli Savaşında Uzun Hasan’ın Fatih Sultan Mehmet’e yenilmesi üzerine Kemah Kalesi bir müddet yerli elebaşların elinde kalmıştır. 16. Yüzyılın ilk yarısında Safavilerin eline geçmiştir. 19 Mayıs 1515 Cumartesi günü Yavuz Sultan Selim’in Kemah Kalesini fethetmesiyle Kemah Osmanlı Topraklarına katılmıştır. bundan sonra bir daha Türk hakimiyetinden çıkmamıştır.

Ünlü Türk Gezgini Evliya Çelebi 17. yüzyılda yazdığı Seyahatnamesinde Kemah Kalesine önemli bir yer vermiş ve kalenin sağlamlığını dile getirmiştir.

Paylaşın