Erzincan: Kemaliye, Ocak Köyü Müzesi

Ocak Köyü Müzesi; Erzincan’ın Kemaliye İlçesine bağlı Ocak Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Kemaliye İlçe Merkezine yaklaşık 40 km. uzaklıktadır.

Ocak Köyü Kemaliye İlçesi’ne yaklaşık 40 km. uzaklıkta modern ve örnek bir köydür. Ocak köyü önceleri “Şeyhler Köyü” adı ile tanınırmış. Köyün kurucusunun manevi dünyasına candan bağlı olanlar Ocak Köyü adı yerine, genelde “Hıdır Abdal Sultan Ocağı” ismini kullanırlar.

Köyde bulunan “Hıdır Abdal Sultan Türbesi” bu köye manevi yönden ayrı bir önem kazandırmaktadır. Bu türbe ve çevresindeki külliye, köyün sosyal ve kültürel yönden gelişmişliğinin güzel bir örneğidir.

Ocak KöyüMüzesi köy halkından Mustafa Gürer’in şahsî girişim ve katkılarıyla 21 Ağustos 1994 tarihinde kurulmuştur. Hıdır Abdal Ocağı’nı süsleyen bu özel müze, bir trafik kazasında yaşamını yitiren Mustafa Gürer’in oğlu Ali Gürer’in anısına yaptırılarak köye armağan edilmiştir. Bu müze Kültür Bakanlığı’nın denetiminde Erzincan’da kurulmuş tek özel müzedir.

İki katlı modern bir binada hizmete açılan bu müzede genelde etnografik eserler yer almaktadır. Mustafa Gürer’in özel koleksiyonundan ve Ocak Köyü halkı ile çevre köylerden bazı insanların bağışladığı çeşitli eserler bu müzede sergilenmektedir.

Bu güne kadar yaklaşık 1300 adet eser, eserleri verenlerin isimleri ile birlikte müzede teşhir edilmektedir. Müzenin açık hava bölümünde Atatürk büstü ile Türk büyüklerinin kabartmalı resimleri ve harman makinesi, kağnı arabası ve tarihi taşlar yer almaktadır. Müzenin ikinci katında çok sayıda kitabın yer aldığı bir kütüphane bulunmaktadır.

Paylaşın

Erzincan: Saat Kulesi

Saat Kulesi; Erzincan’ın Merkez İlçesi sınırları içerisinde yer alan Baris Manco Park’ndadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1939 yılında yaşanan depremle yıkılan eski Saat Kulesinin yerine inşa edilmiştir. Eski bir hatırayı yeniden canlandıran, şehrin sembolü sayılan kare prizma gövdeli bu eser, kesme taştan yapılmış ve enine silmelerle dört kata bölünmüştür.

Tepeye doğru küçülen her bir kat, bir biri üzerine oturtulmuştur. Son katın üstünde, her yönde bir saat yer alırken, kulenin diğer dört katında ahşaptan yapılmış dörder pencere bulunmaktadır. Özellikle farklı renklerde sürekli değişen ışıklandırması, akşam saatlerinden itibaren görülmeye değerdir.

Paylaşın

Erzincan: Kale Kapısı

Kale Kapısı; Erzincan’ın Merkez İlçesi, Beybağı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. 

Eski Erzincan Kalesi, bugün tek bir yapı ve yakınındaki kapalı kısımdan oluşmaktadır. Tarihi kaynaklar yapının inşasını X. yy’ a kadar götürmektedir.

Mengücekler ve İlhanlılar zamanında onarılmış ve askeri amaçlar için kullanılmıştır. Bu gün Özel İdare tarafından kiraya verilmiş, kale kapısı boşluğu ve yakınındaki kapalı kısım depo yapılmıştır.

Kale kalıntısı surların taşları günden güne sökülmektedir. Kapalı kısmın duvarlarında görülen geometrik Selçuklu tezyinatı yapının bir çok onarım evresi geçirdiğini ortaya koymaktadır.

Paylaşın

Erzincan: Refahiye, Köroğlu Mağarası

Köroğlu Mağarası; Erzincan’ın Refahiye İlçesi, Altıköy Mevkii’nde yer almaktadır. İlçe merkezine 10 km mesafededir. Mağaraya, özel araçlarla ulaşım mümkündür.

Mağaraya taş merdivenlerle çıkılır. Mağaranın içinde, kesilmiş taşlardan oturma bankları bulunur. Burada oturup termosunuzdan çay ve kahve içebilirsiniz. Mağaranın içinde bulunan izlerin, Köroğlu’nun kır atının izleri olduğu rivayet edilmektedir.

Mağaranın içi, 2009 yılında Y. Topaloğlu tarafından yapılan yüzey araştırmasıyla incelenmiştir. Dumanlı dağının kuzey yamacında bulunan mağara daha sonra yerleşim görmüştür. El yapımı mağaranın girişinde, yuvarlak bir kemer vardır. Bu kemerin yapımında harç olarak toprak kullanılmıştır.

Ana kayanın sarp yamacından üstüne çıkılırken yerleşme doğu ve batıya doğru iki kısma ayrılır. Batıya doğru ayrılan bölüm, oval bir alan oluşturur. Ancak kaya basamakları kireç taşından olduğundan basamaklar erimiştir. Kaya basamaklarının üst kısmında da mimari yapılar oluşturulmuştur. Mağaranın üst kısmında, düz bir alan oluşturularak yerleşme alanı olarak kullanılmıştır.

Doğuya doğru daha yüksek ve sarp bir yerleşme oluşturulmuştur. Bu yerleşme Fırat Nehrine (Karasu) açılan bir mağara yerleşmesidir. Alt kısmında ne amaçla kullanıldığı bilinmemekle birlikte çok sayıda niş ve oyuk oluşturulmuştur.

Doğu kısmında batıya bakan bir yerleşme yeri daha oluşturulmuştur. Asıl yerleşim alanının burası olduğu düşünülmektedir. Mağaranın yukarısına doğru çıkılırken, batısına doğru gelen 4 metre boyunda 50 cm derinlikte yer yer 20 cm’e kadar düşen 1 metre yükseklikte bir niş oluşturulmuştur.

Yukarı doğru çıkarken yer yer küçük nişler de vardır. Bu alana sal taşlarından ve dere taşlarından oluşturulmuş yuvarlak kemerli bir girişten girilir. Girişin hemen batısında, büyük bir niş daha vardır. 2.60 metre eninde, 3 metre yüksekliğinde olan nişin kuzey ucunda, 1.40 metre derinlik varken, güney tarafından bu derinlik gittikçe azalmakta, güneyde ise sıfırlanmaktadır.

 

Paylaşın

Erzincan: Refahiye, Merkez Camii

Merkez Camii; Erzincan’ın Refahiye İlçesi, Camiişerif Mahallesi, Binali Yıldırım Caddesi üzerinde yer almaktadır. İlçe merkezinde yürüme mesafesindedir.

Merkez Camii, XIX. yüzyılın ikinci yarısında yaptırılmıştır. Kitabesi günümüze gelemediğinden banisi ve kesin yapım tarihi bilinmemektedir.

Yöreye özgü kesme taştan yapılan cami tamamen batı etkisinde bir yapıdır. Bu camiyi yapan mimar ve ustaların kilise mimarisinden etkilendikleri giriş kapısından ve sivri kemerli pencerelerinden anlaşılmaktadır.

Dikdörtgen planlı olup, üzeri kırma bir çatı ile örtülmüştür. Giriş kapısı üzerinde çatının devamı üçgen bir alınlığa yer verilmiştir. Taş kaide üzerindeki yuvarlak gövdeli minaresi kesme taştan ve tek şerefelidir.  Geniş bir avlu ortasında bulunan caminin haziresinde Bahattin Paşa Şehitliği de bulunmaktadır.

Paylaşın

Erzincan: Refahiye, Kadıköy Kilisesi

Kadıköy Kilisesi; Erzincan’ın Refahiye İlçesine bağlı Kadıköy Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Kiliseye, Refahiye İlçe Merkezi’nden hareket eden Kadıköy Köyü ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kilisenin ne zaman ve kimin tarafından yaptırıldığı bilinmemekle beraber XIX. yüzyıla ait olduğu sanılmaktadır. Kilise kesme taştan yapılmış olup, giriş kapısındaki bezemeleri ile dikkati çekmektedir.

Buradaki sövelerde kabartma motifler ve bir de Haç motifi bulunmaktadır. Dikdörtgen planlı yapının içerisinde duvarları süsleyen dini resimler görülmektedir. Ayrıca apsidin önünde de güzel bir işçiliği olan ahşap bir pano bulunmaktadır.

 

Paylaşın

Soğan Kebabı, Malzemeleri, Hazırlanışı

Soğan Kebabı; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 500 gr. kıyma
  • 1 kg. küçük kuru soğan
  • 1 kahve fincanı nar pekmezi
  • tuz, karabiber

Hazırlanışı;

Kıymaya biraz tuz ve karabiber konur ve az suyla yoğrulur. Etler ceviz büyüklüğünde parçalar kopartılarak yuvarlak köfteler yapılır. Soğanlar iri ceviz büyüklüğünde ikiye bölünür.

Şişe bir köfte bir soğan saplanır. Mangalda pişirilir. Pişirilen kebapılar bir tepsiye dizilir. Üzerine sulandırılmış nar pekmezi veya az su gezdirilir, ateşte 10 dakika ağzı kapalı kapta bekletilir ve servis yapılır.

Paylaşın

Karışık (Nakışlı) Dolma, Malzemeleri, Hazırlanışı

Karışık (Nakışlı) Dolma; Herkesin mutlaka tadması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Malzemeleri;

  • 750 Gr yağlı kıyma
  • 1kg dolmalık patlıcan
  • 500 gr sert domates
  • 500 gr biber (kırmızı veya yeşil)
  • 500 gr olgun domates (içi için )
  • 500 gr pirinç
  • 3 baş orta boy soğan
  • 2 baş sarımsak
  • 1 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • Tuz, karabiber, bahar
  • 1 bardak limon suyu

Hazırlanışı;

Tüm sebzeler yıkanır, ayıklanır, içleri oyulur temizlenir. Olgun domateslerin kabukları soyulur, ufak doğranır soğan ve sarımsaklar ince kıyılır. Yıkanan pirince kıyma doğranmış domates soğan sarımsak baharat ve salçalar ilave edilerek karıştırılır. Oyulan sebzelere sıkıştırılmada içine doldurulur.

Ağızları ya kapakları ile yada kesilmiş domates dilimleri ile kapatılır. Tencereye önce patlıcanlar, sonra biberler, en üste de domatesler yerleştirilir. Üzerine dolma taşı oturtulur dolmaları basacak kadar sıcak su konur tuz atılarak pişirilir dolmalar pişmeye yakın ekşi ilave edilir 10–15 dk ekşi ile kaynatıldıktan sonra ocaktan alınır suyu süzülür ve servis yapılır

Paylaşın

Erzincan: Otlukbeli Gölü

Otlukbeli Gölü; Erzincan’ın Otlukbeli İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezine 6 km. mesafededir. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Otlukbeli gölünün en önemli özelliği, çanağının ve oluşumunun göl türleri içerisinde gü¬nümüze kadar bilinenlerin içerisinde dünyada tek tip oluşudur. Göl, bu özelliğinden dolayı, doğal anıt olarak nitelendirilmektedir.

Deniz seviyesinden 1885 metre yükseklikte olan Otlukbeli Gölü’nün yüzölçümü yaklaşık olarak 7500 metrekaredir. Derinliği 20 metre olan gölün uzunluğu mevsimine göre 150-160 metre, genişliği ise 30 ila 50 metre arasında değişiyor.

Setler sayesinde oluşan gölde bol miktarda maden suları bulunuyor. Oluşum bakımından karst kaynaklarının değil, maden sularının oluşturduğu dünyanın tek traverten set gölü olan Otlukbeli Gölü, bu özelliğiyle 15.04.1994 gün ve 612 sayılı Erzurum Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararı ile Doğal SİT Alanı olarak ilan edilmiş ve “doğal anıt” olarak nitelendirilmiş.

Kapladığı alan açısından “küçük” olarak nitelendirilen bu göl, taşıdığı özellikler bakımından oldukça büyüktür. Göl içerisine hem maden suları ve kükürtlü sular hem de dere tarafından beslenen tatlı sular karışıyor. Göldeki maden sularının romatizmal hastalıklar başta olmak üzere, kırık çıkık rahatsızlıklarında ve kadın hastalıklarının tedavisinde fayda sağladığı söyleniyor.

Paylaşın

Erzincan: Kemah, Gülabibey Camii

Gülabibey Camii; Erzincan’ın Kemah İlçe Merkezi Çarşı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Caminin üç kitabesi vardır. Başka bir yerden getirildiği sanılan yazıtta, 1328 tarihi görülmekte, asıl yazıtta. 1450’de Emir Gülabi Bey’in yaptırdığı bildirilmektedir.

Ayrıca, 18. yüzyıla ait onarım kitabesi bulunmaktadır. Kare planlı, eğimli çatıyla örtülü bir yapıdır. Doğu ve batı duvarlarında 2 dizide 3’er, güney duvarında mihrabın yanlarında 2 dizide 2’şer penceresi vardır.

Kuzeye, daha geç dönemide son cemaat yeri eklenmiştir. Mihrap mukarnas dolguludur, çevresi Barok süslemelidir. İbadet mekanına sütunceli taç kapının nişinde bulunan yuvarlak kemerli kapıdan girilir.

Paylaşın