Türkiye’den Avrupa Konseyi’ne ‘Osman Kavala’ Tepkisi

Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Konseyi’nin Türkiye’de yargı süreci devam eden Osman Kavala kararının uygulanıp uygulanmadığının tespitini Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) havale etme niyetini içeren bildirimde bulunmasına tepki göstererek, Avrupa Konseyi’nin bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yürütülen yargı sürecine saygı ve güven duyması gerektiğini bildirdi.

Haber Merkezi / Dışişleri Bakanlığı’ndan konuya ilişkin yapılan açıklamada şöyle denildi: “Avrupa Konseyi (AK) Bakanlar Komitesi bugün (2 Aralık 2021) ülkemizin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Kavala kararını uygulayıp uygulamadığının tespiti hususunu AİHM’e havale etme niyetini içeren bildirimde bulunmuştur.

Ülkemizde devam eden yargı sürecine saygı ilkesi uyarınca, AK’yı bağımsız yargıya müdahale niteliği taşıyacak bu kararın devamını getirmekten kaçınmaya davet ediyoruz. Başta AK Bakanlar Komitesi olmak üzere herkes, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce yürütülen yargı sürecine saygı ve güven duymalıdır.

Avrupa Konseyi’nin kurucu üyesi olan ülkemiz Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nden kaynaklanan sorumluluklarının bilincindedir. Bu yıl içinde 128, bugüne kadar ise toplam 3674 AİHM kararı tarafımızdan uygulanmıştır.

AİHM kararlarının icrasını denetleyen Bakanlar Komitesi’nin gündeminde halen çok sayıda karar bulunmaktadır. Kavala kararından daha eski olan ve başka ülkeler hakkında ve konularda da uygulanmayan kararlar varken, özellikle Kavala kararının sürekli olarak gündemde tutulmasını tutarsız bir yaklaşım olarak görüyoruz. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi sistemindeki mevcut mekanizmaların hukuki ve adil bir anlayışa göre değil de, siyasi mülahazalar üzerinden belirli ülkeler aleyhinde işletilmesi her şeyden önce Avrupa Konseyi’nin kendi itibarını zedelemektedir.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, insan hakları sisteminin etkinliğini sürdürmek istiyorsa tarafgir ve seçici tutumunu bırakıp, AİHM kararlarının uygulanmasını tüm üye ülkeler yönünden tarafsız bir yaklaşımla ele almalıdır.

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Osman Kavala kararı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) iş insanı Osman Kavala kararını yerine getirmediği için Türkiye’ye karşı ihlal sürecini başlatma kararı verdi. 47 üyeli Avrupa Konseyi’nde bu sürecin başlatılması için gerekli 32’den fazla üye Ankara aleyhine el kaldırdı.

Resmi kararın yarın açıklanması bekleniyor. Bakanlar Komitesi, Türkiye’de bir sonraki Kavala duruşmasının 17 Ocak olması nedeniyle bu süreyi bir hafta erteledi ve 19 Ocak olarak belirledi. Avrupa Konseyi ve diplomatik kaynaklar bu durumu “Ankara’ya son bir şans daha tanındı” şeklinde değerlendiriyor.

Bakanlar Komitesi Kavala konusunu 2 Şubat’taki toplantıda yeniden ele alacak. Bu toplantıya kadar Kavala’nın AİHM kararı uyarınca tahliye edilmesi halinde ihlal prosedüründen vazgeçilmesi gündemde.

Böyle bir durumda Kavala dosyası Bakanlar Komitesi önünde işlem görmeye devam edecek. Aksi halde Bakanlar Komitesi aynı gün ikinci bir karar daha alarak ihlal prosedürü için AİHM’ye resmen başvurulacağını ilan edecek. Türkiye 47 devletten oluşan Avrupa Konseyi’nin bir üyesi ve kendi ulusal anayasasına göre AİHM kararlarına uymakla yükümlü.

Dosya AİHM’ye giderse?

Dosya AİHM’ye gönderilirse Büyük Daire adı verilen 17 yargıçlı kurul tarafından ele alınacak. Büyük Daire, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Kararların Bağlayıcılığı ve İnfazına” ilişkin 46’ncı maddesinin 5’inci bendi temelinde dosyayı işleme koyacak. İçinde Türk yargıcın da olacağı bu daire Türkiye ve Osman Kavala’nın avukatlarından savunma isteyecek. Gerekli görürse Strasbourg’da duruşma düzenleme kararı alabilecek.

Büyük Daire AİHM’nin Osman Kavala kararının yerine getirmediğini tespit ederse, alınacak önlem veya yaptırımları değerlendirmesi için davayı Bakanlar Komitesine gönderecek. Yerine getirildiği tespitinde bulunursa, davayı, incelenmesine son verilmesi konusunda nihai kararı alması için Bakanlar Komitesine iletecek. Büyük Dairenin davayı 2022 yaz aylarına kadar sonlandırabileceği belirtiliyor.

AİHM, Osman Kavala’nın gözaltı koşullarıyla ilgili davada kararını 10 Aralık 2019 tarihinde açıklamıştı. Kararda, Kavala’nın “hukuk dışı nedenlerle ve susturulmak için hapiste tutulduğu” sonucuna varılmış ve bu ihlalin ortadan kaldırılması için Kavala’nın “derhal tahliye edilmesi” gerektiğine hükmedilmişti.

Karar Mayıs 2020’de kesinleştikten sonra AİHM kararlarının infazının denetleyicisi olan Bakanlar Komitesi gündemine gelmişti. Bakanlar Komitesinin karar gereği Kavala’nın tahliye edilmesi için bugüne kadar yaptığı çağrılar sonuçsuz kalmıştı.

Paylaşın

Avrupa Konseyi ‘Osman Kavala’ İçin Düğmeye Bastı

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) iş insanı Osman Kavala kararını yerine getirmediği için Türkiye’ye karşı ihlal sürecini başlatma kararı verdi. 47 üyeli Avrupa Konseyi’nde bu sürecin başlatılması için gerekli 32’den fazla üye Ankara aleyhine el kaldırdı.

Resmi kararın yarın açıklanması bekleniyor. Bakanlar Komitesi, Türkiye’de bir sonraki Kavala duruşmasının 17 Ocak olması nedeniyle bu süreyi bir hafta erteledi ve 19 Ocak olarak belirledi. Avrupa Konseyi ve diplomatik kaynaklar bu durumu “Ankara’ya son bir şans daha tanındı” şeklinde değerlendiriyor.

Bakanlar Komitesi Kavala konusunu 2 Şubat’taki toplantıda yeniden ele alacak. Bu toplantıya kadar Kavala’nın AİHM kararı uyarınca tahliye edilmesi halinde ihlal prosedüründen vazgeçilmesi gündemde.

Böyle bir durumda Kavala dosyası Bakanlar Komitesi önünde işlem görmeye devam edecek. Aksi halde Bakanlar Komitesi aynı gün ikinci bir karar daha alarak ihlal prosedürü için AİHM’ye resmen başvurulacağını ilan edecek. Türkiye 47 devletten oluşan Avrupa Konseyi’nin bir üyesi ve kendi ulusal anayasasına göre AİHM kararlarına uymakla yükümlü.

Dosya AİHM’ye giderse?

Dosya AİHM’ye gönderilirse Büyük Daire adı verilen 17 yargıçlı kurul tarafından ele alınacak. Büyük Daire, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Kararların Bağlayıcılığı ve İnfazına” ilişkin 46’ncı maddesinin 5’inci bendi temelinde dosyayı işleme koyacak. İçinde Türk yargıcın da olacağı bu daire Türkiye ve Osman Kavala’nın avukatlarından savunma isteyecek. Gerekli görürse Strasbourg’da duruşma düzenleme kararı alabilecek.

Büyük Daire AİHM’nin Osman Kavala kararının yerine getirmediğini tespit ederse, alınacak önlem veya yaptırımları değerlendirmesi için davayı Bakanlar Komitesine gönderecek. Yerine getirildiği tespitinde bulunursa, davayı, incelenmesine son verilmesi konusunda nihai kararı alması için Bakanlar Komitesine iletecek. Büyük Dairenin davayı 2022 yaz aylarına kadar sonlandırabileceği belirtiliyor.

AİHM, Osman Kavala’nın gözaltı koşullarıyla ilgili davada kararını 10 Aralık 2019 tarihinde açıklamıştı. Kararda, Kavala’nın “hukuk dışı nedenlerle ve susturulmak için hapiste tutulduğu” sonucuna varılmış ve bu ihlalin ortadan kaldırılması için Kavala’nın “derhal tahliye edilmesi” gerektiğine hükmedilmişti.

Karar Mayıs 2020’de kesinleştikten sonra AİHM kararlarının infazının denetleyicisi olan Bakanlar Komitesi gündemine gelmişti. Bakanlar Komitesinin karar gereği Kavala’nın tahliye edilmesi için bugüne kadar yaptığı çağrılar sonuçsuz kalmıştı.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 21 bin 747 yeni vaka tespit edilirken, 192 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Bugün, hayat kalitelerimiz için aşıya çok önem vermeliyiz. Tıpkı, ilk günlerde tedbirlere verdiğimiz önem kadar. Ve dikkatli olmalıyız” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 354 bin 385 test yapılırken, 21 bin 747 yeni vaka tespit edildi. 192 kişi hayatını kaybederken, 22 bin 284 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan açıklama

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; “Salgın hayatı değiştirdi, salgın boyunca da değişimler yaşadık. Bu değişimlerden biri aşının bulunmasıyla önlemlerin kısmen esnekleşmesi oldu. Bugün, hayat kalitelerimiz için aşıya çok önem vermeliyiz. Tıpkı, ilk günlerde tedbirlere verdiğimiz önem kadar. Ve dikkatli olmalıyız”

Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı 1 Aralık Çarşamba gününe ait verilere göre, 22 bin 556 vaka tespit edilirken 196 kişi hayatını kaybetmişti. Dün, 355 bin 252 test yapılmış ve 24 bin 113 kişi iyileşmişti.

Paylaşın

“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem” Çalışmalarında Sona Gelindi

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nin TBMM’de sürdürdükleri “güçlendirilmiş parlamenter sistem” çalışmalarında sona gelindi. Ortak komisyonun bu hafta son kez yüz yüze toplandığı öğrenildi.

Edinilen bilgiye göre, partiler bu aşamadan sonra çalışmalarını video konferans ve yazılı iletişimle sürdürecek. Bu süreçte mutabakat metni yazımı tamamlanacak ve düzeltmeleri yapılacak.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre; mutabakat metninin aralık ayının ikinci haftasında genel başkanlara sunulması hedefleniyor. Genel başkanların metni incelemesinin ardından, aralık ayının sonu ya da yeni yılın ilk günlerinde 6 genel başkanın ortak bir açıklama yaparak özet bir metni kamuoyu ile paylaşması bekleniyor.

Edinilen bilgiye göre partiler, kamu alımlarında torpile yol açtığı gerekçesiyle eleştirilen mülakat sisteminin kaldırılmasında uzlaştı. Buna göre mülakat bir istisna haline gelecek ve bu istisna kayıt alınacak. İstisnai yapılan tüm mülakatlar videoya kaydedilecek ve arşivlerde saklanacak. Mülakat sonuçlarına itiraz edilmesi durumunda kayıtlar mahkeme kararıyla istenebilecek ve yargı tarafından incelenebilecek.

Muhalefet masasında “merkez yerel-dengesi” üzerine yapılan görüşmede, yerel yönetimlerin hem merkezi bütçeden elde ettikleri gelirlerin hem de öz kaynaklarının artırılması ilkesinde görüş birliği sağlandı.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan Market Yöneticilerine ‘Mektup’

Market sahipleri ve yöneticilerine mektup gönderen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, mektubunda, un, yağ, süt, bulgur, makarna, mercimek, yumurta, peynir, tuz ve her ay bir çeşit sebzeye zam yapılmamasını istedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, mektubunda, bu talebin, sizden, bu ürünlerde açıkça zarar etmenizi istemek olduğunun farkında olduğunu belirterek, “Ancak bunu halkımız adına yapmak zorundayız. Ve bu mektup vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki, sizden istediğim bu fedakarlıktan doğacak zararı, iktidara geldiğimizde karşılayacağız” dedi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Güldük eğlendik… Şimdi şahsın tuhaflıklarını bir kenara bırakalım ve gerçek işimize dönelim. Söz verdiğim gibi, market sahibi ve yöneticilerine gönderdiğim mektubu paylaşıyorum. Milletimi de şahit olmaya davet ediyorum” notuyla market yöneticilerine gönderdiği mektubu paylaştı. Kılıçdaroğlu’nun mektubu şöyle:

“Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik buhran, hepimizin malumudur. Özellikle temel gıda ürünlerine yapılan zamlar, hali hazırda alım gücü azalan milletimizi ekonomik olarak bir çıkmazın içine sokmaktadır. Bildiğiniz üzere, 20 Kasım 2021 günü, gıda sektörümüzün değerli paydaşları ile bir video konferans toplantısı gerçekleştirdik. Bu toplantıda, ekonomik buhran sürecinde hem sektörümüzü hem de halkımızı koruyacak tedbirler üzerinde konuştuk. Ardından gerçekleştirdiğim basın açıklamasında da hükümetin acilen atması gereken 6 adımı açıkladım. Değerli Sektör Yöneticisi, Söz konusu basın açıklamasında, halkımızı korumak adına, büyük marketlerden de bir talebim olduğunu ifade etmiş, “10 Hayatta Kalma Ürünü” için, kış aylarında zam yapılmamasını istemiştim. Bu ürünler: Un, yoğ, süt, bulgur, makarna, mercimek, yumurta, peynir, tuz ve her ay bir çeşit sebzedir. Bu talebin, sizden, bu ürünlerde açıkça zarar etmenizi istemek olduğunun farkındayım. Ancak bunu halkımız adına yapmak zorundayız. Ve bu mektup vesilesiyle bir kez daha vurgulamak isterim ki, sizden istediğim bu fedakarlıktan doğacak zararı, iktidara geldiğimizde karşılayacağız. Kara Kışı atlatabilmek adına, halkımız için bu adımı atacağınıza inanıyor, sizleri saygıyla selamlıyorum.”

Paylaşın

Hazine Ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan İstifa Etti

Ankara kulislerinde bir süredir uygulanan faiz politikasından rahatsız olduğu konuşulan Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan’ın görevden af talebi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kabul edildi.

Haber Merkezi / Lütfi Elvan’dan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığı’na Nureddin Nebati atandı. Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararında “Görevden affını isteyen ve görevden af talebi kabul edilen Lütfi Elvan’dan boşalan Hazine ve Maliye Bakanlığına Nureddit Nebati, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 104’üncü ve 106’ncı maddeleri gereğince atanmıştır” ifadelerine yer verildi.

Nureddin Nebati kimdir?

Nureddin Nebati, 1 Ocak 1964’te Şanlıurfa Viranşehir’de doğdu. Babasının adı Süleyman, annesinin adı Emine’dir.

Siyaset Bilimi Uzmanı; İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi. Yüksek lisansını aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsünde Uluslararası İlişkiler alanında yaptı. Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi alanında Doktora ünvanını aldı.

İş Adamı, Tekstil işiyle uğraştı. Akaryakıt istasyonu işletmeciliği yaptı. MÜSİAD Genel Merkez Yönetim Kurulu ve İstanbul Ticaret Odası (İTO) Disiplin Kurulu Üyeliğinde bulundu. Halen MÜSİAD Yüksek İstişare Heyeti Üyesidir. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Mezunları Vakfı ve Derneği ile İlim Yayma Cemiyeti, Ensar, TÜGVA, Önder, Utesav Üyeliği devam etmektedir.

AKP 4. Olağan Kongresinde MKYK Üyesi seçildi. MYK Üyesi olarak 2014-2015 yılları AKP Genel Merkez Mali ve İdari İşler Başkanı ve Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. 24. Dönemde İstanbul, 25. Dönemde Şanlıurfa Milletvekili seçildi. Orta düzeyde İngilizce, az düzeyde Arapça bilen Nebati, evli ve 4 çocuk babasıdır.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 20 Binin Üzerinde

Kovid 19’da son 24 saatte 22 bin 556 yeni vaka tespit edilirken, 196 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Covid-19’da yeni varyantlardan endişe duyulabilir, fakat salgının sonunun zayıf varyantlarla geleceğini unutmayın” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 355 bin 252 test yapılırken, 22 bin 556 yeni vaka tespit edildi. 196 kişi hayatını kaybederken, 24 bin 113 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan açıklama

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; “Virüsler, gribe yol açan Influenza’daki gibi, zamanla değişime uğrar. Bizim verdiğimiz mücadeleye ve değişen şartlara karşı virüs de hayatta kalma mücadelesi verir. Covid-19’da yeni varyantlardan endişe duyulabilir, fakat salgının sonunun zayıf varyantlarla geleceğini unutmayın”

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale,  Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Burdur takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

Meteoroloji’den Marmara Ve Ege İçin Fırtına Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Marmara ile Ege Bölgesi için kuvvetli rüzgar ve fırtına uyarısında bulundu. MGM, kuvvetli rüzgar ve fırtınanın oluşturabileceği çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi gibi olumsuzluklara karşı vatandaşlara dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM, yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin doğu kesimleri ile zamanla batı kesimlerinin parçalı, yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları, Edremit Körfezi, İzmir, Aydın ve Kastamonu kıyıları ile Zonguldak, Bartın, Ordu ve Şırnak çevrelerinin yağmurlu, Doğu Anadolu’nun doğusu, Rize ve Artvin’in iç kesimleri ile Karabük ve Kastamonu çevrelerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Gece ve yarın (Perşembe) sabah saatlerinde Batı Karadeniz’in iç kesimleri ile iç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus ve yer yer sis bekleniyor.

Hava sıcaklığının batı kesimlerde 2 ila 5 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı ve yurt genelinde mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor.

Kuvvetli rüzgar uyarısı

Rüzgarın; bu akşam saatlerinde Van, Hakkari, Bitlis, Muş, Ağrı ve Iğdır çevrelerinde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli yer yer hamleli fırtına (50-75 km/saat), yüksek kesimlerde hamleli kuvvetli fırtına (70-80 km/saat), yarın (Perşembe) öğle saatlerinde Marmara’nın batısı ile Kuzey Ege’de güneybatıdan kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esmesi bekleniyor. Kuvvetli rüzgar ve fırtınanın oluşturabileceği çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, soba ve baca gazı kaynaklı zehirlenmeler ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin az bulutlu, zamanla parçalı ve yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra Edremit Körfezi çevrelerinin hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, yarın (Perşembe) bölgenin batısında güneybatıdan kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esmesi beklenirken, Ege Bölgesi’nin z bulutlu, zamanla kıyı kesimlerinin parçalı ve yer yer çok bulutlu, yarın (Perşembe) öğle saatlerinden sonra İzmir ve Aydın kıyılarının hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, yarın (Perşembe) öğle saatlerinde Kuzey Ege’de güneybatıdan kuvvetli (30-50 km/saat) olarak esmesi bekleniyor. İç kesimlerinde gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin az bulutlu, doğusunun yer yer parçalı bulutlu geçeceği tahmin edilirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece ve yarın (Perşembe) sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus, yer yer sis bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatlerinde Zonguldak, Bartın ve Kastamonu kıyılarının yağmurlu, Karabük ve Kastamonu çevrelerinin hafif karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bölgenin iç kesimlerinde bu gece ve yarın (Perşembe) sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus, yer yer sis beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve yer yer çok bulutlu, Doğu Karadeniz kıyıları ile Ordu çevrelerinin yağmurlu, Gümüşhane ve Bayburt çevreleri ile Rize ve Artvin’in iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Bu gece ve yarın (Perşembe) sabah saatlerinde iç kesimlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus, yer yer sis bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Şırnak çevrelerinin yağmurlu, bölgenin doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın, bu akşam saatlerinde Van, Hakkari, Bitlis, Muş, Ağrı ve Iğdır çevrelerinde güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli yer yer hamleli fırtına (50-75 km/saat), yüksek kesimlerde hamleli kuvvetli fırtına (70-80 km/saat) şeklinde esmesi bekleniyor. Bu gece ve yarın (Perşembe) sabah saatlerinde buzlanma ve don olayı ile birlikte pus, yer yer sis beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve yer yer çok bulutlu, zamanla az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Babacan: Kredi Kartında Yüzde 28 Faiz İşliyor, Nerede Düşük Faiz?

Partisinin genel merkezinde açıklamalarda bulunan DEVA Lideri Babacan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın faiz açıklamaları üzerinden, “Bankalar bu sabah müşterilerine bir bilgi notu gönderdi. ‘Kredi kartı faizi aylık %1,80, gecikme faizi %2,10’dur. Yıllık bileşik faiz, kredi kartında gününde asgari ödemeyi yapıp da diğerinde gününde öderseniz %23,87 faiz işliyor. Son ödeme gününü kaçırırsanız yüzde 28 faiz işliyor. Hani nerede düşük faiz? Hani nerede faizle savaşma?” diye sordu.

Haber Merkezi / Erdoğan’ın dört yıldır verdiği enflasyonu düşürme mesajları eşliğinde, TÜİK’in yayınladığı enflasyonun dört yılda yüzde 11,72’den yüzde 19,89’a yükselişini yayınlayan Babacan, “Arka arkaya, ‘Tek haneye düşürmekte kararlıyız’ diyor. 2017’de başlamış, 2021 bitiyor. Neredeyse dört yıl geçmiş ama inmiyor. Bugün de ‘Bugün çıkar, yarın iner’ demiş. İnmiyor. Sayın Erdoğan acaba bu kadar kararlı olmasa mı? Her ‘Kararlıyız’ deyişinde enflasyon artmış.” ifadelerini kullandı.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, partisinin genel merkezinde düzenlediği haftalık değerlendirme toplantısında gündemi değerlendirdi. Babacan şu ifadeleri kullandı:

“Sadece döviz satışı yoluyla kuru kontrol etmesi mümkün değildir. Eğer mümkün olsa 1 Ocak 2019’dan 30 Eylül 2020’ye kadarki 21 aylık süre içerisinde 130 milyar dolarlık rezervi cayır cayır satan Merkez Bankası kuru kontrol edebilirdi. Cumhurbaşkanı’nın ürettiği, ‘Benim tezim’ diye ortaya koyduğu modelin hasarını Merkez Bankası döviz satarak gideremez. Bir süre sonra eksi 50 milyar dolarlık net rezervin eksi 60’a, eksi 70’e indiğini göreceğiz. Sonucu bu. Havuzun dibi delik, su dökerek havuzu doldurmaya çalışıyorlar.

6 sıfırın atılması, benim sorumluluğum altında, o gün bağımsız olan Merkez Bankası ile Hazine Müsteşarlığı’nın ortak çalışması sonucu gerçekleştirilen bir reformdur. Paradan altı sıfırın atılacağını Türkiye benden duydu. Talimat Erdoğan’dan gelse, bunu duyurma fırsatını, bu büyük müjdeyi halkına verme fırsatını hiç kaçırır mı? Yeni paraları tanıtma törenini Merkez Bankası’nda yaptık, Sayın Erdoğan’ı da o törene davet ettik. Bugün paradan altı sıfır atma gibi bir operasyon olsa, bunun yeri Külliye olur. Kaçırılır mı böyle bir fırsat?

Ekonomik kararların altında benim imzam var, diyor. O günkü Merkez Bankası bağımsız… Kararlarının altında başbakanın imzası olmaz. Merkez Bankası’nın bağımlı olması son birkaç yıllık süreç. Zaten o günlerde başarının nasıl elde edildiğini, millî gelirin 3 bin 500 dolardan 12 bin 500 dolara, ihracatımızın 36 milyar dolardan 132 milyar dolara nasıl çıktığını gerçekten anlasaydı bugün bu vahim hataları yapmazlardı. Neden bizler ayrıldıktan sonra ekonomi tepetaklak yuvarlanıyor? ‘Benim imzam var’ diyor, şu an gene kendi imzası var. Kalem aynı, imza aynı. Atsın o imzayı.

Ne diyorlar? ‘Dalgalı kur’. Bunun adı dalga falan değil. Dalgalı kur dediğiniz iner çıkar, aşağı yukarı dalgalanır. Oysa son üç aydır dolar kuru sürekli artıyor. Kimse şu andaki döviz kuruna dalgalı kur diyerek bu milletle dalgasını geçmesin.

Bankalar bu sabah müşterilerine bir bilgi notu gönderdi. ‘Kredi kartı faizi aylık %1,80, gecikme faizi %2,10’dur. Yıllık bileşik faiz, kredi kartında gününde asgari ödemeyi yapıp da diğerinde gününde öderseniz %23,87 faiz işliyor. Son ödeme gününü kaçırırsanız yüzde 28 faiz işliyor. Hani nerede düşük faiz? Hani nerede faizle savaşma?”

“Her kararlıyız deyişinde enflasyon artmış”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dört yıldır verdiği enflasyonu düşürme mesajları eşliğinde, TÜİK’in yayınladığı enflasyonun dört yılda yüzde 11,72’den yüzde 19,89’a yükselişini yayınlayan Babacan sözlerini şöyle sürdürdü:

“Arka arkaya, ‘Tek haneye düşürmekte kararlıyız’ diyor. 2017’de başlamış, 2021 bitiyor. Neredeyse dört yıl geçmiş ama inmiyor. Bugün de ‘Bugün çıkar, yarın iner’ demiş. İnmiyor. Sayın Erdoğan acaba bu kadar kararlı olmasa mı? Her ‘Kararlıyız’ deyişinde enflasyon artmış.

Sayın Bahçeli, dün hakaret ettikleriyle, bugün kol kola. İşte bunun için ciddiye almıyoruz. Şimdi bize edep sınırlarının çok ötesinde laflar ediyor. Ama haberi olsun, biz o hakaret ettiği başkalarına benzemeyiz. Bu kadar hakareti işitip, yutup, sonra da kendisiyle kol kola girenlerden olmayız.

Sayın Bahçeli farkında mısınız bilmiyorum ama gösterdiğim o kongrelerimizde gösterdiğimiz videolar sizin eseriniz. O görüntülerin hepsinde sizin de imzanız var. Çünkü ortaksınız. Nasıl ki 2001 yılında, başbakanlık önüne yazar kasa fırlatıldığında iktidarın ortağı idiyseniz, bugünkü krizi çıkaran, ekmek kuyruklarının, akaryakıt kuyruklarının müsebbibi olan iktidarın da yine ortağısınız. Marketlerdeki tek un alma, tek yağ alma gibi 70’li yıllardan çıkıp gelmiş uygulamalar da sizin ortağı olduğunuz iktidarın eseri.

Kurucu üyemiz Metin Gürcan’la ilgili son gelişmeleri kapsamlı olarak ele aldık. Meseleye üç açıdan bakıp, değerlendirmeyi uygun görüyorum. Birincisi hukuki açı. Hukukçu arkadaşlarımızın ulaşabildikleri bilgiler çerçevesinde hazırlayıp, bizlere ilettiği dosyada, Metin Gürcan hakkında isnat edilen suçlamanın yasal unsurlarının oluşmadığı çok açıktır. Yasada tanımladığı şekliyle bir suç oluştuğuna dair somut bir delil ortaya konulamamıştır.”

“Bu komployu karşılıksız bırakmayacağız”

İkinci değerlendirme açımız, siyasi açıdır. Dosyada gizlilik kararı bulunmasına rağmen Metin Gürcan hakkındaki ifadeler ve görüntülerin basın yayın organlarına servis edilerek gizlilik kararı ihlal edilmiştir ve bir propaganda başlatılmıştır. Sayın Bahçeli’nin, Sayın Erdoğan’ın bizi hedef aldığı gün Metin Gürcan’la ilgili propaganda kampanyası başladı. Avukatlarla bile paylaşılmayan teknik takip görsellerinin basına sızdırılmasıyla, partimize yönelik sözde bir itibar suikastına kalkışılmıştır. Partimize yönelik yapılacak her türlü komploya karşı DEVA Partisi kadroları olarak dimdik ayakta olacağımızı ve asla ve asla bu komployu karşılıksız bırakmayacağımızı vurgulamak istiyorum. 8 aydır uyuyan dosyayı DEVA Partisi’nin ilgisi, desteği, görünürlüğü artınca mı hatırladınız?

Üçüncü değerlendirme açımız ise siyasi etik. Metin Gürcan’ın açık kaynaklardan elde ettiği bilgileri rapora dönüştürüp, bunu geçim kaynağı haline dönüştürmesinde izlediği yol ve yöntem, siyasi etik ilkeler açısından da GMYK tarafından değerlendirilmiştir. Bu konu, bazı kurul üyelerimizin parti içinde bağımsız bir değerlendirme süreci işletilmesi konusundaki görüşleri de dikkate alınarak çalışılacaktır. Önceliğimiz, Metin Bey’in haksız yere hürriyetinin kısıtlanmasına karşı hukuk mücadelemize devam etmek, partimize yönelik siyasi saldırıları da kararlılıkla püskürtmektir. Diğeri bizim iç siyasi etik meselemiz. Partimizin bir siyasi etik yönetmeliği var. Bu sürecin kendi ilkelerimiz çerçevesinde takibini de sürdüreceğiz.

Metin Gürcan üzerinden algı yaratıp, aba altından sopa gösterenlere ve partimiz dahil tüm muhalefete gözdağı verenlere buradan ekmek çıkmaz. Her türlü baskı ve tehdide rağmen, demokratik hukuk devletini inşa edinceye kadar, DEVA kadroları olarak hiçbir şeyden korkmayacağımızı ve yılmadan, bıkmadan, usanmadan hedefimize doğru yürüyeceğimizi herkese hatırlatmak istiyorum. Korkutamazsınız, sindiremezsiniz, bizi bu yoldan vazgeçiremezsiniz.”

Paylaşın

Şahin Ve Türeci’den Omicron Varyantı Açıklaması: Paniğe Gerek Yok

Almanya’nın Mainz kentinde düzenlenen 25. Aydın Doğan Vakfı Ödül Töreni öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan BioNTech’in kurucularından Prof. Uğur Şahin ve Özlem Türeci, Koronavirüsün ‘Omicron’ varyantı nedeniyle paniğe gerek olmadığını söylediler. 

Omicron varyantı hakkında iki hafta sonra genel verileri topladıktan sonra kesin bir sonuca varabileceklerine dikkati çeken Uğur Şahin, “Yeni Omicron varyant nedeniyle herhangi bir korku duymaya gerek yok. Paniğe gerek yok. Varyantın çok farklı mutasyonları olduğunu biliyoruz. Aşının bu varyanta daha az etki sağladığını ama ağır hastalıktan da koruduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.

Aşının iki düzeyde koruma sağladığını ifade eden Şahin, ilkinin antikor ikincisinin de t-hücreleri denilen bağışıklık hücreleri olduğunu belirterek, “Aşı, ağır hastalık seyrine karşı koruma sağlıyor. Ağır hastalık seyrine de koruma sağladığı için bir güven sağlıyor. Üçüncü doz aşı olduktan sonra oldukça iyi bir korumanın sağlandığına eminiz” diye konuştu.

3. doz yüzde 97 koruma sağlıyor

Almanya’da aşı olmayanların oranının yetişkinler arasında yüzde 15-20 arasında seyrediyor olmasından dolayı salgının üstesinden gelinemediğini anlatan Uğur Şahin, şunları söyledi:

Bulaşma oranı ve hastalık vaka sayısı, aşı olmayanlar arasında artış gösterdi.Vaka sayıları aşı olmayanlar arasında aşı olanlara kıyaslandığında 8 kat daha fazla. Aşı oranıyla kıyaslandığında yoğun bakıma alınma oranı da 8 kat daha fazla. Hatırlatma dozu gerekli. Özelikle belli bir yaş grubu için. Genel olarak nüfusun tamamı için 3. dozun gerekli olduğunu söylüyoruz. 20 kat daha koruma sağlıyor. Üçüncü doz ile yüzde 97 koruma sağlanıyor. Omicron’dan bağımsız olarak üçüncü dozu en kısa zamanda olmayı tavsiye ediyoruz.

Aşının yan etkisi olup olmadığı sorusunu da cevaplayan Şahin, yapılan araştırmalara göre yan etki görülmediğine dikkati çekerek, “Kanser hastalarında gördüğümüz Mrna bazlı aşılar tekrar edilerek veriliyor. Bunda herhangi bir olumsuz yan etki olmadığını görüyoruz. Düzinelerce kanser hastasına bunu uyguladık. Yaptığımız araştırmalar süresince yan etki elde edilmiş değildir” dedi.

Aşı konusunda tereddüt edenlerin ikna edilmesi gerektiğinin altını çizen Şahin şunları söyledi: En başarılı aşılardan birisi. 3 milyar kişiye yapılmış olacak. 150 ülkede yapılan bir aşı. Almanya’da daha yaşlı olan kesimin yüzde 80’i olmuş. Tereddüt edenleri ikna etmek gerekiyor. Aşının insanlara yardım ettiğini görmek mutluluk verici. Her aşı olan ile birlikte mutluluğumuz artıyor.

Aşı konusundaki komplo teorilerini bildiğini anlatan Şahin, bunların başka bir bilim dalının konusu olduğunu belirterek, “İnsanların soruları ve şüpheleri olabiliyor. Bu nedenle daha çok eğitim ve bilgi verilmesi gerekiyor. Yalan haberler, komplo teorileri ve yanlış anlamalara karşı toplumsal bir görev olarak medyanın bu doğrultuda çalışması gerekiyor. Eğitim verilmesi için yeni yolların, farklı kavramlar ve ifadelerin kullanılması gerekiyor” diye konuştu.

Sırada kanser araştırmaları

Özlem Türeci de 2012 yılından bu yana mRNA aşısı üzerinde çalıştıklarına işaret ederek şunları söyledi: 2020 yılında pandemiyle beraber bunun aşıya dönüşmesi söz konusu oldu. Daha önce yüzlerce bireyde denediğimiz tecrübelerimizi pandemiye yansıtma olayı oldukça kolay oldu. Kanserde elde ettiğimiz bilgiyi olduğu gibi pandemiye odakladık. Şimdi Covid-19’da edindiğimiz bilgileri kanserle ilgili araştırmalarımıza yansıtabileceğiz.

Özlem Türeci, bilim insanları açısından, gerçeğin öğrenildiği anın en mutlu an olduğunu vurgulayarak, “20 bin kişi üzerinde aşının denenmesi ve bunun sonucunda çıkan yüzde 95 oranında başarıya ulaştığınızı öğrendiğiniz an, gerçeği öğrendiğimiz andı ve bu en mutlu andı” diye konuştu.

Türeci, klasik aşıların yerini yeni teknoloji aşıların alıp almayacağı konusunda ise söz konusu geleneksel aşılar kendi amaçlarına göre iyi çalıştığında, yeni bir aşı bulundu, diye format değiştirmeye ihtiyaç duymadıklarını söyledi.

Özlem Türeci, mRNA teknolojisinin henüz aşı geliştirilmemiş alanlarda faydalı olacağını düşündüklerini ve malarya veya tüberküloz gibi alanlarda yeni bir platforma ihtiyaç olduğunu belirterek, “Aşının olmadığı, aşının yeterli koruma sağlamadığı alanlarda yeni format yeğlenecektir” dedi.

Bilinen belirtileri: Aşırı yorgunluk

Yeni omikron varyantıyla bağlantılı Covid semptomları, Güney Afrikalı bir doktor tarafından “son derece hafif” olarak tanımlandı.

Güney Afrika Tabipler Birliği başkanı Dr. Angelique Coetzee, Pazar günü BBC’ye, 18 Kasım civarında, “olağandışı semptomlar” ile başvuran hastaları görmeye başladığını söyledi.

“Aslında 33 yaşlarında olan bir erkek hastayla başladı … ve bana son birkaç gündür aşırı derecede yorgun olduğunu ve biraz baş ağrısıyla birlikte bu vücut ağrıları olduğunu söyledi” diye aktardı.

Hastanın boğaz ağrısı olmadığını, ancak daha çok “boğazı cızırtısı” olduğunu, ancak öksürük veya tat veya koku kaybı olmadığını söyledi.

Coetzee, erkek hastayı Covid için test ettiğini ve ailesi gibi onun da pozitif olduğunu söyledi ve ardından o gün delta varyantından farklı olan aynı tür semptomlarla başvuran daha fazla hasta gördüğünü söyledi.

30’dan fazla mutasyonu var

Varyant, Alfa ve Delta varyantları gibi Yunan kod adlarının modelini izleyerek Dünya Sağlık Örgütü tarafından Omicron olarak adlandırıldı.

Güney Afrika’daki Salgın Tepki ve Yenilik Merkezi’nin direktörü Prof Tulio de Oliveira, bir medya brifinginde Prof de Oliveira, yeni varyantta virüsün vücudumuzun hücrelerine açılan kapıyı açmak için kullandığı anahtar olan spike proteininde 30’dan fazla mutasyon olduğunu söyledi.

Bu mutasyon seviyesi uzmanlara göre büyük olasılıkla virüsü yenemeyen tek bir hastadan geldi.

(Kaynak: bianet.org)

Paylaşın