Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a “Helalleşme” Yanıtı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘helalleşme’ sözlerine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Helalleşme tek taraflı olmuyor. Eğer siz Türk Liranızın değerini düşürüyorsanız, sizi eleştirmek benim en doğal hakkımdır. Helalleşmenin ne olduğunu henüz anlayamamış zaten. Bu konuda adım atması gereken kişi kendisidir. Benim kimseyle özel bir kavgam yoktur. Şahsi olarak da bir kavgayı alıp bir yerlere taşımam. Kin, öfke tutmam. Kibirli asla davranmam.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’a yönelik açıklamalarına da yanıt veren Kılıçdaroğlu, “AK Parti kazansın diye kendi partinizi ve ülkücüleri feda etmeye hazır bir pozisyon takınmışsanız siz artık siyaset üretmezseniz. Bahçeli’nin düştüğü pozisyon budur” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları sonrası dövizin hareketlenmesine ilişkin ise Kılıçdaroğlu, “Erdoğan faizden şikayet ediyor ama enflasyonu onu bağlıyor. Aslında gelir dağılımındaki adaletsizliğin birinci amiri enflasyondur. Her şeye zam yapıldı. Bu kadar zammın nedeni nedir? Faiz midir? Biz faizi savunmuyoruz ama nereden inecek faiz? Siz, esnafın, çiftçinin, banka kredilerinin faizini indirdiniz mi? Hayır. Gelir dağılımında olağanüstü bir dengesizlik var. Zam yapılmayan hiçbir şey yok” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, FOX TV’de İsmail Küçükkaya ile Çalar Saat’in konuğu oldu. Gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başlıkları şu şekilde:

“Erdoğan faizden şikayet ediyor ama enflasyonu onu bağlıyor. Aslında gelir dağılımındaki adaletsizliğin birinci amiri enflasyondur. Her şeye zam yapıldı. Bu kadar zammın nedeni nedir? Faiz midir? Biz faizi savunmuyoruz ama nereden inecek faiz? Siz, esnafın, çiftçinin, banka kredilerinin faizini indirdiniz mi?

Hayır. Gelir dağılımında olağanüstü bir dengesizlik var. Zam yapılmayan hiçbir şey yok. Gübreye dünyanın zammı geldi. Ekilebilir topraklara gübrenin ancak yüzde 20’si atıldı. Vatandaş gübre alamıyor. Çiftçi üretmezse ne olacak?

Arpayı, buğdayı, nohutu, canlı hayvanı dışardan alıyorsun. 19-20 yıldır bu ülkeyi kimler yönetiyordu? Doları sabit tutmak için 128 milyar doları sattılar. Niye sattılar bunu arka kapıdan? Kayınpeder-damat sattılar. Yönetemiyor. Yönetmeyi tamamen bırakmış vaziyette.

Sen Merkez Bankası’nın faizini bırak, indiriyorsan çiftçinin, esnafın faizini indir. Allahın izniyle iktidar olacağız önce esnafın ve çiftçinin faizini sileceğim. Merkez Bankası’nın bağımsız olmadığını kendi söylüyor zaten. Grup toplantısındaki konuşmasında, ‘Merkez Bankası’nın başkanını görevden aldık çünkü laf dinlemiyordu’ diyor.

Asgari ücret

CHP’li belediyelere bu sene de asgari ücret söyleyeceğim. Bunu söylemeden bütün belediye başkanlarımıza soruyoruz, ‘Siz bunu ödeyebilecek misiniz?’ diye.

Böyle bir rakam söyleyeceğim. Bizim belediyelerde asgari ücret 3 bin 100 liradır. Bu sene için rakamı sonra söyleyeceğim. En küçük belediyemizden, en büyük belediyemize kadar dikkate alıyoruz bunu. En küçük belediyemizin bile ‘Ben bunu ödeyebiliyorum’ demesi lazım.

Bahçeli’ye Mansur Yavaş yanıtı

Aslında şöyle ifade etmek isterim. Sayın Bahçeli uzun zamandır Türk siyaset sahnesinde olan bir isim. Böyle bir olayı araştırmadan doğrudan Mansur Yavaş’ı hedef alıp onu suçlama yönüne gitmesi doğru değil. Mansur Yavaş, siyasi tartışmalardan uzak duran birisi. 6 milyon Ankaralıyı kucaklıyor.

Neden böyle bir suçlama yapıldı akıl alır bir şey değil. Alparslan Türkeş’i anma töreni var ve Kuran tilaveti sırasında bu baskın yapılıyor. Arkadaş siz neden böyle bir şey yapıyorsunuz?

Bahçeli’nin yapması gereken baskın yapanları eleştirmesiydi. Bunu yapmadı tam tersine hiç ilgisi olmadığı halde Mansur beyi suçladı. Eğer siz bir siyasi partinin genel başkanı olarak kendinizi başka bir yere vakfetmişseniz, AK Parti kazansın diye kendi partinizi ve ülkücüleri feda etmeye hazır bir pozisyon takınmışsanız siz artık siyaset üretmezseniz. Bahçeli’nin düştüğü pozisyon budur. Bahçeli’nin pozisyonuna emin olun üzülüyorum.

Mansur Yavaş’ın açıklaması doğru. Belediye başkanı, belediye başkanı olarak görev yapıyor. Biz yeni bir siyaset anlayışı, toplumu kucaklayan bir siyaset anlayışını savunan bir partiyiz. Belediye başkanlarının aynı felsefe ile hareket etmesi lazım.

Tank Palet Fabrikası, Türkiye’nin gözbebeği olan fabrikalarından birisi. Değerinin 20 milyar dolar olduğu söyleniyor. Bunun yüzde 49’unu Katar’a verdiler. Bizim bilmediğimiz sırları Katarlılar biliyor. Tank üretimine başlanacakken birden bire Katarlılar devreye girdiler olay başka bir yere gitti. Türkiye şu an tank üretemiyor.

Siz 5 tane tank üretmişken seri üretime geçecekken neden Katar ordusuna bunu devrettiniz? Bunu para için yaptılar. Bir devletin onuru vardır. Siz para gelecek diye her şeyi feda edemezseniz. Bu ülke kanla kuruldu.

Birleşik Arap Emirlikleri neden geliyor? Hani bunlar 15 Temmuz’u planlamışlardı? Nasıl oldu da Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı ‘şerefsiz’ diye tanımladığı biriyle nasıl tokalaşır? Düne kadar bunlar kötüydü, darbe girişimine destek vermişleri, ne oldu birden bire?

10 milyar dolar para getireceklermiş. Neymiş bu para? Tank Palet için satma biz 50 milyon dolar buluruz demiştim. Aselsanı, Havelsanı, Roketsanı alacaklar diye haberler çıktı. Bunları satın alacaklarmış gibi haberler gazetelerde yayımlandı. Bekledim bir açıklama. Ne MSB’den, ne de Erdoğan’dan bir açıklama gelmedi.

Öyle olunca ben mecburen, ‘Bunları satarsanız sizin burnunuzdan fitil fitil getiririm’ dedim. Getiririm de böyle bir rezalet olamaz. Tank Palet Fabrikası’nı da iktidar olunca ilk bir hafta içinde satıl alıp ordumuza teslim edeceğiz.

Sedat Peker’in açıklamaları

Peker’in söylediklerinin tamamı doğru. Çünkü işin içinde olan kişi. Yaşadığını söylüyor, itiraf ediyor her şeyi. O kadar ki İçişleri Bakanlığı’nın bulamadığı şeylerin fotoğrafını yayınlıyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’ne neler yaptılar, ‘Sedat Peker konuşmasın’ dediler. Yalansa çıkar ‘Yalandır, işte belgesi’ dersiniz. Onların gazetecileri, bakanları, milletvekilleri, yandaşları, sanayicileri, beşli çeteleri var. Çıksın açıklama yapsınlar. ‘Bunların tamamı yalandır’ desin. Hiç kimse yalanlayamıyor.

Çağırıyorsunuz Sezgin Baran Korkmaz’ı. ‘Yurtdışına git’ diyorsunuz. Yaptılar bunu. İçişleri Bakanı, bakanlar uçağına biniyordu. Her türlü imkanı vardı, her şey yapılıyordu zaten.

Aldılar tutukladılar önce sonra serbest bıraktılar. Mal varlığı üzerindeki hacizi kaldırdılar. Bunu yapan başsavcıyı HSK’ya atadılar. Kendi talimatlarını yerine getirdikleri için ödüllendirildiler.

Şimdi niye yazı yazıyorsun ‘Sezgin Baran Korkmaz’ı bize iade edin’ diye. ABD istedi tutukladılar, hapse attılar. ABD istedi diye bunlar da istemeye başladılar. Tıpkı Reza Zarrab gibi. En büyük korkuları Sezgin Baran Korkmaz’ın ABD’de itirafçı olması. Sezgin Baran Korkmaz, ABD’ye verilirse itirafçı olacak.

“Ekonomi bilmiyor”

Konuştukça batırıyorsun ülkeyi. Allah aşkına bir sus ya. Bu ülkenin bir sanayicileri çiftçisi konuşsun bir dinle ya. Konuşuyor. Bilerek konuşma eyvallah diyeceğim.

Vallahi billahi, yemin ediyorum ekonomi de bilmiyor. Maliye politikasından haberi bile yok. Bütçe getirdiler Meclis’e, bütçe zaten eskidi. İki sene sonra öngördükleri dolar kuru, iki sene sonrasını geçti.

Erken seçim çare. Ekonomi bu haldeyken nasıl düzelecek? Devletin kurumlarını, devleti çürüttüler. Yeniden ayağa kalkmamız lazım. Bunun için var olan iktidarın değişmesi lazım. Devlette liyakat olması lazım. Böyle bir yapının iktidar olması lazım bunun yolu da seçim. Buradan seçimle çıkacağız. Biz erken seçim yapalım diyoruz.

Bazı liderler ‘Erken değil derhal seçim olması lazım’ dediler. Halkın iradesinden korkmanın mantığı var mı? Kimse önünü göremiyor. Türkiye üretimden koparılıyor.

Yüzde 36,20 doğru. TÜİK’e talimat veriyor, enflasyonu düşük göster diyor. TÜİK’in de verdiği rakama kimse güvenmiyor zaten. Vatandaş pazara gidiyor görüyor. Ekmek alıyor görüyor. 19,89 olmadığını görüyor. Devletin bütün kurumlarını çürüttükleri gibi, TÜİK’i de çürüttüler. Cumhurbaşkanı bir kararname ile 36,20’yi 19’a düşürebilir. Madem faizden şikayet ediyorsun bunu da düşürebilirsin.

Helalleşme tek taraflı olmuyor. Eğer siz Türk Liranızın değerini düşürüyorsanız, sizi eleştirmek benim en doğal hakkımdır. Helalleşmenin ne olduğunu henüz anlayamamış zaten. Bu konuda adım atması gereken kişi kendisidir. Benim kimseyle özel bir kavgam yoktur. Şahsi olarak da bir kavgayı alıp bir yerlere taşımam. Kin, öfke tutmam. Kibirli asla davranmam.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı

(Cumhurbaşkanlığı adaylığı sorusu) Bu konuda Cumhur İttifakı adayını belirledi millet ittifakında demokrasi var, henüz bu konuyu masaya getirmiş değiliz. Konuşmadığımız bir konuyu benim dillendirmem yanlış olur. Bu konuyu hiç konuşmadık.”

Mersin’de güzel şeyler söyleyeceğim. Şunu ifade edeyim, umutsuzluğu topluma aşılamak gibi bir anlayışım yok. Karamsar olmaya hakkımız yok. Hepimiz güzel ve huzurlu bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Hepimizin umudu var, umudumuzu büyütmek istiyoruz.

Üretmenin ne kadar değerli olduğunu, alın terinin ne kadar değerli olduğunu, insan sevgisinin ne kadar değerli olduğunu bilmemiz gerekiyor. Bunları anlatacağız. Sloganımız ‘milletin sesi’ olacak. Orada göreceksiniz milletten kişiler çıkacak konuşacak.

Paylaşın

Meteoroloji’den Sağanak Ve Kar Yağışı Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Marmara’nın kuzey ve doğusu, İç Ege, Doğu Akdeniz’in doğusu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu, İç Anadolu’nun kuzey ve doğusu gibi bir çok bölge için kuvvetli yağış, gece yarısından itibaren ise karla karışık yağmur uyarısında bulundu. MGM, kuvvetli yağış ve kar yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM, tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Marmara’nın kuzey ve doğusu, İç Ege, Doğu Akdeniz’in doğusu, Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu ile Konya dışında İç Anadolu bölge geneli, Aydın, Muğla çevreleri ile Antalya’nın doğu kesimlerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yağmur ve sağanak, gece saatlerinden sonra Batı Karadeniz’in iç kesimleri, Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusu, İç Anadolu’nun kuzey ve doğusu ile Kütahya, Afyonkarahisar ve Bilecik çevrelerinde karla karışık yağmur ve kar şeklinde olmak üzere Doğu Karadeniz, Van dışında Doğu Anadolu bölge geneli ile Hatay kıyıları, Sivas ve Kayseri’nin doğu ilçelerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor.

Hava sıcaklığı ülkemiz genelinde hissedilir derecede (4 ila 12 derece) azalacağı, genellikle mevsim normallerinin altında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle güney ve güneybatı, Marmara ve Kıyı Ege’de batı ve kuzeybatı yönlerden kuvvetli (40 – 80 km/saat), İç Anadolu, Doğu Akdeniz’in doğusu, Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yer yer kısa süreli fırtına (60-100 km/saat) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Kuvvetli yağış uyarısı 

Yapılan son değerlendirmelere göre; Yağışların Doğu Karadeniz, Van dışında Doğu Anadolu bölge geneli ile Hatay kıyıları, Sivas ve Kayseri’nin doğu ilçelerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Kuvvetli rüzgar uyarısı

Yapılan son değerlendirmelere göre; Rüzgarın genellikle güney ve güneybatı, Marmara ve Kıyı Ege’de batı ve kuzeybatı yönlerden orta kuvvette, İç Anadolu, Doğu Akdeniz’in doğusu, Doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (60-100 km/saat) şeklinde esmesi beklendiğinden çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, soba ve baca gazı kaynaklı zehirlenmeler ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölgenin kuzey ve doğusunun bu akşam ve gece saatlerinde aralıklı yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bu akşam ve gece saatlerinde iç kesimleri ile Aydın ve Muğla çevrelerinin aralıklı yağmur ve sağanak, gece yükseklerinin yer yer karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Akdeniz Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Doğu Akdeniz’in doğusu ile bu akşam ve gece Isparta, Burdur çevreleri ile Antalya’nın doğu kesimlerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bu gece ve yarın (Çarşamba) sabah saatlerinde Hatay’ın kıyı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın Doğu Akdeniz’in doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

İç Anadolu Bölgesi

İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Konya dışında bölge genelinin yağmur ve sağanak, bu gece ve yarın (Çarşamba) sabah saatlerinde yer yer karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların bu akşam ve gece saatlerinde Sivas ve Kayseri’nin doğusunda yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın bölgenin güney ve doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (40-70 km/sa yer yer 90 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin aralıklı yağmur ve sağanak, gece saatlerinden sonra iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bölge genelinin yağmur ve sağanak, gece saatlerinden sonra iç kesimlerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Doğu Karadeniz’de yerel olmak üzere kuvvetli, doğusunda yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (50-100 km/sa) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Doğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, batısı ile zamanla bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı, gece saatlerinden sonra kuzey ve doğu kesimlerinin karla karışık yağmur ve yer yer kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların gece saatlerinden itibaren Erzincan, Tunceli çevreleri ile Malatya’nın batısında, yarın (Çarşamba) Van dışında bölge genelinde yerel olmak üzere kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın kuzey ve doğusunda güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (50-100 km/sa) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu zamanla parçalı çok bulutlu, yarın (Çarşamba) bölge genelinin yağmur ve sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Siirt çevrelerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın yarın (Çarşamba) güney ve güneybatı yönlerden kuvvetli ve yer yer kısa süreli fırtına (50-80 km/sa) şeklinde eseceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’dan Erdoğan’a: Millete Gaz Vermeyi Bırak

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Milli Kurtuluş Savaşı veriyoruz” sözlerine ilişkin yaptığı eleştiride, “Millete gaz vermeyi bırak. Otur, görevini yap. Tüpün fiyatı 170 TL’den 340 TL’ye çıkmış. Tüpün dış güçlerle ne alakası var?” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Erdoğan’ın “Faize karşıyım” ifadelerine de tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Sen faize karşıysan çiftçinin, esnafın faiz borcunu sileceksin kardeşim” dedi. Asgari ücret tartışmaları ile ilgili de açıklamarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Asgari ücret vergi dışı tutulmalı” önerisini yaptı.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmeler yapan Kılıçdaroğlu, “Tüm arkadaşlarımız Türkiye genelinde olağanüstü bir çaba harcıyorlar. Bizzat vatandaşı dinliyorlar. Çözümlerimizi anlatıyorlar. Herkesten talebim, söylediğimiz her sözü dillendireceksiniz. Ortak bir ses yankılanmalı. Elbette sorunları biliyoruz, elbette derdini anlatacak. Ama biz çözümleri de anlatmalıyız. Umudu yeşertmek zorundayız” dedi.

Milli Güvenlik Kurulu toplantısında ekonomi mesajına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, “Şimdi bir de kendisini güçlü kımak için MGK’yı meze yapmaya başladı. Kendi ikbalin için onu nasıl meze yaparsın? Hani askeri vesayet vardı?” diye sordu.

BAE prensinin Türkiye ziyaretini de değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Düne kadar bu adama şerefsiz diyordunuz ne oldu? Koskoca Türkiye, 15 Temmuz’u finanse edenler, imkanı sağlayanları turkuaz halıyla ağırladı” dedi. Kılıçdaroğlu, “Buradan Erdoğan’a da BAE Prensine de söylüyorum, ordunun ROKETSAN’ına, HAVELSAN’ına, ASELSAN’ına el koyar satarsanız fitil fitil burnunuzdan getiririm” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğl, partisinin TBMM’deli grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

Hepsinden ortak talebim bütün il , ilçe başkaları, kadın ve gençlik kolları herkesten ortak talebim söylediğimiz her sözü gittiğiniz her yerde dillendireceksiniz. Ortak bir ses Türkiye coğrafyasında yankılanmalı. Biz Türkiye’nin bütün sorunlarını çözmeye hazırız diyeceksiniz özgüvenle.

“Milli Kurtuluş Savaşı veriyoruz” diyor. Millete gaz vermeyi bırak. Otur, görevini yap.

Bir lokantacı esnaf “Dış güçler una zam yaptı. Dış güçler yüzünden tüpçüyle tartıştık, tüpün fiyatını 170 TL’den 340 TL’ye çıkarmış. Dış güçler bizi perişan etti. Hani diyor Avrupa bitmiş tükenmiş, nereye bitmiş abi hepsi yalan dolan” diyor. Haklı. Tüpün dış güçlerle ne alakası var.

Tarım Kredi Kooperatifi üst üste ilave ederek yüzde 71 faiz uyguluyor. Bir çiftçimiz hapse girdi, İbrahim Kaya. Avukatlar devreye giriyor ve hapisten çıkıyor. Tarım Kredi Kooperatifi’nden mazot ve gübre alıyor, bankadan kredi çekiyor, fakat ödeyemiyor. Ankara’ya geliyor, otelde yakalanıp tutuklanıp hapse atılıyor.

Esnafın faiz borcunu indirdin mi yok! “Ben faize karşıyım” diyor. Faizi indirdiysen bu rezalet ne! Faize karşıysan çiftçinin, esnafın faiz borcunu sileceksin!

Ekonomide kurtuluş savaşını vermek… Şimdi sen savaş veriyorsun, iyi de bu noktaya memleketi kim getirdi? 19 yıldır bu ülkeyi Bay Kemal mi yönetiyordu? Sen yönetiyordun.

5 maddelik öneri

Sen ekonomide kurtuluş savaşı veriyorsan sana 5 madde sayacağım. Amacımız vatandaş perişan olmasın.

  • 1- Ekonomik Sosyal Konseyi topla. İşçiyi, çiftçiyi, sanayiciyi, emekliyi topla. Önce bunları bir dinle.
  • 2- Bana ‘haramın helalin ne olduğunu sorun’ diyor. İsraf haramdır. Ben ülkemi seviyorum, haramdan, kul hakkı yemekten çekinirim. Genelge çıkarıp “Benim 13 uçağım var, bunun beşini altısını satıyorum” diyeceksin.
  • 3- Dövizle verdiğin garantilerin tamamını Türk Lirası’na çevireceksin. Biri itiraz ederse hiç korkma, bu kardeşin senin yanında olacaktır. Ve diyeceksin ki: Ben Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin milli parasına güven duyulmasına istiyorum.
  • 4- Adaletsizliklerden kaçınacaksın. Devletin dini adalettir. Adaleti sağlamak sadece mahkeme kararlarını uygulamak değildir. Milletin vergilerinin nereye gittiğini de açıklayacaksın.
  • 5- Rüşvetçiler, Beyt-ül mal’a el uzatanları, yolsuzluk yapanları devlet yönetiminden süratle uzaklaştıracaksın. Önce 10 bin dolar alan siyasetçi kimse İçişleri Bakanı’na soracaksın. Rüşvetçi büyükelçileri süratle geri çekeceksin.

Bu beş maddeyi, vicdanı olan herkes, hangi partiden olursa olsun bir tek Allah’ın kulu çıkıp da yanlış diyemez. Bunları Erdoğan’ı sevdiğim için mi söylüyorum? Hayır efendim ülkemi sevdiğim için.

Birleşik Arap Emirlikleri veliahdı geldi… Havaalanında kırmızı halılarla karşılandı. Düne kadar bu adamlara şerefsiz diyordun, ne oldu bir anda? 15 Temmuz’u finanse edenleri kırmızı halıyla davet ettin. Buradan Erdoğan’a söylüyorum, Birleşik Arap Emirlikleri veliahdına da söylüyorum: Havelsan’a, Aselsan’a, Roketsan’a el koyarsanız fitil fitil burnunuzdan getiririm.”

 

 

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Can Kaybı 200’ün Üzerinde

Kovid 19’da son 24 saatte 25 bin 216 yeni vaka tespit edilirken, 207 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Salgın ortamından çıkış için, aşı gündemde ilk sırada yer alıyor. Aşınızı vaktinde yaptırın” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 359 bin 420 test yapılırken, 25 bin 216 yeni vaka tespit edildi. 207 kişi hayatını kaybederken, 24 bin 498 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan maske uyarısı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı;

“Bir dozun yetersizliğinin bilinmesine ve ısrarlı uyarılara rağmen ikinci doz aşısını olmayan 5 milyon 166 bin 607 kişi var. Üçüncü dozda ise beklenen seviyenin çok altındayız: Sadece 12 milyon 180 bin 234 kişi üçüncü doz aşısını oldu. Bu, yetişkin nüfusun %20,01’ine karşılık geliyor. Aşılarınızı olun”

Paylaşın

Türkiye’ye Osman Kavala Yaptırımları Yolda!

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, iş insanı ve insan hakları aktivisti Osman Kavala hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından verilen hak ihlali kararını görüşmek üzere bu hafta bir kez daha Strasbourg’da toplanıyor.

DW Türkçe’den Kayhan Karaca’nın haberine göre; Avrupa Konseyi’ni oluşturan 47 ülkenin büyükelçilerinden oluşan Komite’nin AİHM’nin “Kavala derhal tahliye edilmeli” kararını yerine getirmeyen Türkiye hakkında Çarşamba günü “ihlal prosedürü” kararı alması, resmi kararın da hafta sonuna doğru açıklanması bekleniyor.

Bakanlar Komitesi, Eylül ayındaki son AİHM gündemli toplantısında Ankara’nın Kavala hakkındaki kararı yerine getirmediğini not edip 30 Kasım-2 Aralık tarihleri arasında yapılacak bir sonraki toplantıya kadar serbest bırakılmaması halinde Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 46’ncı maddesi gereği bu davaya ilişkin olarak Türkiye hakkında “ihlal prosedürü” başlatacağı ihtarında bulundu.

Ankara o tarihten sonra Strasbourg’a gönderdiği görüşlerde AİHM’nin Kavala davasında ihlale hükmetmesine neden olan tutukluluk halinin 18 Şubat 2020 tarihinde sonlandığını, Kavala’nın şu anda başka bir davada Türk Ceza Kanunu’nun 309’uncu maddesi (cebir ve şiddet kullanarak anayasal düzeni ortadan kaldırma) temelinde yargılandığını savundu.

Kavala’nın avukatları ve İfade Özgürlüğü Derneği ise Bakanlar Komitesi’ne ilettikleri görüşlerde, Ankara’nın AİHM kararını yerine getirmemekte ısrar ettiğini belirterek AİHS’nin 46’ncı maddesi gereği ihlal prosedürünün başlatılması çağrısında bulundu.

Peki ihlal prosedürü nedir, süreç nasıl işliyor?

AİHS’nin 46’ncı maddesi gereği AİHM’nin kesinleşen kararları, infazı denetleyecek olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne gönderiliyor. Bu maddenin 4’üncü bendi, AİHS’ye taraf bir devletin bir kesin karara uymayı reddetmesi halinde, Bakanlar Komitesi’ne o devlete ihtarda bulunduktan sonra, görüş için AİHM’ye başvurma yetkisi tanıyor. Bu işlem bir ara karar (interim resolution) ile gerçekleşiyor.

Başvuru için 47 üye ülkenin 3’te 2’sinin onayı gerekiyor. Bu çoğunluğun bulunmasının ardından söz konusu ülkenin hükümetine resmi bildirimde bulunulup konuya ilişkin görüş belirtmesi için yaklaşık altı hafta süre veriliyor. Bu sürenin sonunda da AİHM önündeki süreç başlıyor. AİHM sürecinin ne kadar süreceği konusunda bir kriter bulunmuyor. Ancak Strasbourg’daki gözlemciler “en az altı ay” yorumunda bulunuyor.

Osman Kavala hakkında 17 Ocak’taki duruşmada tahliye kararı çıkması halinde büyük olasılıkla AİHM sürecine, yani ihlal sürecinde ikinci evreye geçilmeyecek. Konu, Bakanlar Komitesi önünde işlem görmeye devam edecek.

AİHM, büyük Avrupa coğrafyasını temsil eden Strasbourg merkezli Avrupa Konseyi’nin en önemli organlarından biri. Avrupa Konseyi’nin icra organı olan Bakanlar Komitesi ise AİHM kararlarının infazının denetimininden de sorumlu. Bakanlar Komitesi’ne bu yetkiyi AİHS veriyor. AİHS’nin “Kararların Bağlayıcılığı ve İnfazı”yla ilgili 46’ncı maddesi kapsamında Bakanlar Komitesi’ni oluşturan 47 Avrupa ülkesi, AİHM kararlarını görüşmek üzere her üç ayda bir olmak üzere yılda dört kez Strasbourg’da büyükelçiler düzeyinde toplanıyor.

AİHM, daha önce herhangi bir davada hükmetmiş olduğu kararın yerine getirilmediği yönünde tespitte bulunursa, alınacak önlemleri değerlendirmesi için davayı Bakanlar Komitesi’ne gönderecek. Olası yaptırımlara, Osman Kavala hakkındaki yargı sürecinin gidişatı ve konjonktüre göre, esasen siyasi bir organ olan Bakanlar Komitesi karar verecek.

Türkiye’ye ne tür yaptırımlar uygulanabilir?

AİHM tarafından hükmedilen Osman Kavala kararı yerine getirilene kadar Avrupa Konseyi bünyesinde Türkiye’ye karşı giderek yoğunlaşan yaptırımlar uygulanabilecek. Türkiye’nin bazı Avrupa Konseyi organlarındaki oy hakkı elinden alınması, Avrupa Konseyi’ndeki üst düzey makamlara Türk personel ataması yapılmaması, Türkiye’de üst düzey Avrupa Konseyi toplantıları düzenlenmemesi veya ziyarette bulunulmaması örnek olarak gösteriliyor.

Konunun Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi (AKPM) ve Avrupa Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi (AYBYK) bünyesinde siyasi bir karakter kazanması da olasılıklar arasında. Kavala dosyasının önce Avrupa Konseyi ardından da AB gibi diğer Avrupa kurumlarının Türkiye raporlarına artan biçimde olumsuz yansıyacağı yorumları da yapılmakta.

Yunan cuntası örneği

Olası yaptırımların en ileri aşaması olarak kimi Avrupa devletlerinin Türkiye’nin Avrupa Konseyi üyeliğini sorgulamaya başlayabileceği de konuşuluyor. Avrupa Konseyi tarihinde bu durum bugüne kadar sadece bir kez Yunanistan’daki askeri cunta döneminde yaşandı. 1967’de iktidara gelen cunta, Avrupa Konseyi üyeliğinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği için defalarca uyarıldıktan sonra üyeliğinin düşürülmesi için karar tasarısı hazırlandı. Kendisini Fransa’dan başka bir ülkenin desteklemediğini gören cunta, karar tasarısının oylanacağı 12 Aralık 1969 tarihinde Avrupa Konseyi üyeliğinden kendisi çekildi.

Türkiye’nin Avrupa ile ilişkileri

AB üyelik perspektifi pratikte sonlanmış olan Türkiye için 1949’dan bu yana üyesi olduğu Avrupa Konseyi büyük önem taşıyor. Avrupa Konseyi Türkiye’nin siyasi planda Avrupalı olduğunun tescillendiği yer. Avrupa ailesinin parçası olmak, bu aile içinde söz sahibi olabilmek için mutlaka Avrupa Konseyi üyesi olmak gerekiyor. Bugüne kadar hiçbir Avrupa ülkesi Avrupa Konseyi üyesi olmadan AB üyesi olamadı. Bunun faturası ise demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü alanlarında müşterek Avrupa standartlarına uyum sağlamak. Türkiye 1954’te onayladığı AİHS’yi kaleme alan 12 Avrupa ülkesinden biri.

Paylaşın

Bakan Koca, İllere Göre Haftalık Kovid-19 Vaka Sayılarını Açıkladı

İllere göre haftalık yeni tip koronavirüs (Kovid 19) vaka sayıları açıklandı. Açıklanan verilere göre, vaka sayısı bir önceki haftaya göre en çok artan 10 ilimiz: Tunceli, Adana, Gümüşhane, Mersin, Sinop, Hatay, Burdur, Kilis, Giresun, Mardin oldu.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından 13-19 Kasım tarihleri arasındaki “İllere Göre Haftalık Kovid 19 Vaka Sayısı” haritasını paylaştı.

Bakan Koca’nın paylaştığı haritaya göre; İstanbul’da 100 bin kişide görülen vaka oranı 277,88, Ankara’da 197,20, İzmir’de 70,02 oldu.

Vaka artışı en fazla olan 10 il ise, Tunceli, Adana, Gümüşhane, Mersin, Sinop, Hatay, Burdur, Kilis, Giresun, Mardin oldu.

Sağlık Bakanlığı’nın 29 Kasım 2021 verilerine göre, son 24 saatte 358 bin 816 Kovid-19 testi yapıldı, 24 bin 317 kişinin testi pozitif çıktı, 189 kişi yaşamını yitirdi, iyileşenlerin sayısı ise 23 bin 273 oldu.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Omicron (Nu) varyantı gelişmesini ve buna karşı aldığımız tedbiri 26 ve 27 Kasım’da açıkladık. Varyantlar, örneklerini daha önce yaşadığımız gibi salgın sürecinin doğal bir parçasıdır. Ülkemizde yeni varyanta rastlanmamıştır. Tedbirin önemi ise tekrar ortaya çıkmıştır.” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Meteoroloji’den Bir Çok İl İçin Kuvvetli Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında Antalya, Isparta, Amasya, Tokat, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan ve Tunceli’nin de bulunduğu bir çok kent için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. MGM, sağanak yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu, bugün akşam saatlerinde Trakya’nın batı kesimleri, Antalya, Isparta, Amasya, Tokat, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Erzincan ve Tunceli çevrelerinin, yarın (Pazartesi) akşam saatlerine kadar Marmara, Kıyı Ege ve Ege’nin kuzey kesimleri, Batı Karadeniz kıyıları ile Antalya ve Isparta çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Marmara Bölgesi ile Ege’nin kuzeybatı kesimlerinde yer yer kuvvetli olması bekleniyor.

Rüzgarın yurdun batı kesimlerinden başlamak üzere Güney Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu ve Karadeniz’de kuvvetli ve fırtına (40-80km/sa), Marmara bölge geneli ile Kuzey Ege ve Batı Karadeniz’in batısında kuvvetli ve tam fırtına (60-110 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor. Hava sıcaklıklarının yarın (Pazartesi) mevsim normallerinin 7-11 derece üzerinde seyretmesi bekleniyor.

Kuvvetli yağış uyarısı

Yapılan son değerlendirmelere göre; yarın (Pazartesi) sabah saatlerinden sonra Marmara’nın batısından itibaren görülecek olan sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışların, gece saatlerine kadar Marmara bölge genelinde, Salı (30.11.2021) günü sabah saatlerine kadar İç Ege, İç Anadolu’nun kuzeybatısı ile Batı Karadeniz’de kuvvetli (21-50 kg/m2) olması beklendiğinden ani sel, su baskını, yıldırım, kuvvetli rüzgar ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Kuvvetli rüzgar uyarısı

Yapılan son değerlendirmelere göre; rüzgarın güney ve güneybatı (lodos) yönlerden, yarın (Pazartesi) sabah ilk saatlerden itibaren yurdun batı kesimlerinden başlamak üzere Güney Ege, Batı Akdeniz’in iç kesimleri, İç Anadolu ve Karadeniz’de kuvvetli ve fırtına (50-80km/sa), Marmara bölge geneli ile Kuzey Ege ve Batı Karadeniz’in batısında kuvvetli ve tam fırtına (70-110 km/sa) şeklinde esmesi beklendiğinden çatı uçması, ağaç ve direk devrilmesi, soba ve baca gazı kaynaklı zehirlenmeler ve ulaşımda aksamalar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Trakya’nın batı kesimlerinden başlamak üzere, zamanla bölge genelinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yarın (Pazartesi) öğle saatlerinden sonra yer yer kuvvetli olması, rüzgarın güney ve güneybatılı yönlerden kuvvetli ve yer yer tam fırtına(60-110 km/sa) şeklinde esmesi beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinde kuzeybatı kesimlerinden başlamak üzere, yarın bölgenin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların yarın (Pazartesi) öğle saatlerinden sonra Edremit Körfezi, Manisa ve Kütahya çevrelerinde yer yer kuvvetli olması, rüzgarın güney ve güneybatılı yönlerden kuvvetli ve yer yer tam fırtına(60-110 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Antalya ve Isparta çevrelerinin aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgar’ın Batı Akdeniz’in iç kesimlerinde güney ve güneybatılı yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi beklenirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatlerinde Sivas’ın doğu çevrelerinin hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güney ve güneybatılı yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, yarın (Pazartesi) öğle saatlerinden itibaren Düzce, Zonguldak ve Bartın ile Bolu’nun kuzey ve batı çevrelerinin sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güney ve güneybatılı yönlerden kuvvetli ve yer yer tam fırtına(60-110 km/sa) şeklinde esmesi beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatlerinde Amasya, Tokat, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Bayburt çevrelerinin hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güney ve güneybatılı yönlerden kuvvetli ve yer yer fırtına (40-80 km/sa) şeklinde esmesi bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bu akşam saatlerinde Erzincan ve Tunceli çevrelerinin hafif sağanak yağışlı geçeceği tahmin edilirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Aşı Çağrısı

Kovid 19’da son 24 saatte 21 bin 655 yeni vaka tespit edilirken, 213 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Salgın ortamından çıkış için, aşı gündemde ilk sırada yer alıyor. Aşınızı vaktinde yaptırın” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 350 bin 385 test yapılırken, 21 bin 655 yeni vaka tespit edildi. 213 kişi hayatını kaybederken, 20 bin 007 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan maske uyarısı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı;

“Tabloda bir süredir ciddi değişkenlikler görülmüyor. Bu seyir, kontrolü kolaylaştırıyor. Tedbirlere daha fazla duyarlı olursak vaka sayılarında daha iyi sonuçlar elde edebiliriz. Salgın ortamından çıkış için, aşı gündemde ilk sırada yer alıyor. Aşınızı vaktinde yaptırın”

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Burdur takip etti.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

HDP Eş Genel Başkanı Sancar’dan Dikkat Çeken İttifak Açıklaması

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “HDP olarak her yerde halkla buluşmalar gerçekleştirerek önerilerimizi ortaya koyuyoruz, çözüm için birlikteliği güçlendirmeye çalışıyoruz. Çıkış yolumuz en geniş demokratik ittifakı oluşturmaktır. Bunu gerçekleştirebilirsek; bütün soygun, talan, savaş düzenine karşı ortak mücadele yaratabilirsek ittifak tartışmaları kendiliğinden bir sonuca bağlanacaktır. Esas olan sahada ortak mücadeledir. Önce ortak demokratik mücadele, bu mücadele zemininde güçlü demokrasi ittifakları oluşturmak lazım.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sancar, açıklamasının devamında, bu yönetimin istifa etmesi gerektiğini belirterek, “Tek bir dertleri var, iktidarda kalmak. Bizim de birinci sorumluluğumuz, bu yönetimin bir an önce gitmesini sağlamaktır. Bunun için ortak demokratik mücadele şarttır.  Bunun halka mal olmasıyla erken seçim gerçekleştirilebilir. Eğer bunu sağlayamazsak ülkeyi bu şekilde yönetmek için ellerinden geleni yapacaklar.” dedi.

Açıklamasının sonuna doğru “Ortak mücadele bu ülkeyi cehennemden çıkarmak için şarttır” diyen Sancar, “Türkiye’nin kaynakları bu topluma yeter. Bizim ülkenin kaynaklarını halkçı bir yönetimle paylaştıracağımız bir düzeni kurmamız gerekiyor, buna gücümüz yeter. Ülkenin geleceğini demokrasi özgürlük ve barış üzerine kurmamız görevimizdir. İktidarı ayakta tutan temel sütunların Saray’a bütçe, yandaşa rant, savaşa yatırım olduğunu görürsek demokrasi mücadelesini, sömürüye karşı emekçilerin birlikteliğini, savaşa karşı barış mücadelesini yürütmemiz de zor olmayacaktır. Bu mücadeleyi bütünlüklü yürütmek önemlidir.” ifadelerini kullandı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Adana’da sivil toplum örgütleri ve demokratik kurumların temsilcileriyle bir araya geldi. Sancar, toplantıda toplantıda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Çukurova’nın kalbinde Adana’da siz değerli demokratik kitle örgütü temsilcileriyle buluşmanın sevincini yaşıyorum. Çok değerli bir bölge ve bu bölgenin merkezi olan Adana’dayız. Bizler yarın Mersin’de bir miting düzenleyeceğiz, öncesinde Adana’da sizlerle buluşmayı istedim. Kısa sürede hazırlıkları ancak yapılabildi, buna rağmen geniş katılımdan büyük memnuniyet duyuyorum. 27 Eylül’de açıkladığımız deklarasyonumuzun ruhuna vurgu yapmak isterim. Amacımız tüm ezilenleri, dışlananları, mağdurları, emekçileri birleştiren bir ortak mücadele hattı oluşturmaktır. Tüm kesimlerle diyaloğu hayati önemde buluyoruz.

Böyle bir mekanizma kurabilirsek yani tüm ezilenlerin birbiriyle konuşup ortak mücadele yürütebilecekleri bir zemin yaratabilirsek Türkiye çöküşten çıkacaktır. Bu çöküş, çok boyutlu krizlerin sonucu olarak gerçekleşiyor. Türkiye uzun süredir çoklu krizler içindedir. Bu krizlerin kaynağı iktidarın yönetim anlayışıdır. Bütçe görüşmelerinin ilk etabı komisyonda tamamlandı. Bütçeye bakınca bu iktidarın tercihlerini görebiliyorsunuz. Bu bütçe halkın bütçesi değildir, bu bütçe 19 yıllık AKP iktidarının politikalarının bir özetidir. Saray’a, yandaşa kaynak aktarmayı esas alan, halkı yok sayan, halkın çıkarlarına önem vermeyen bir bütçedir.

Bu anlayışın yol açtığı sonuçları son 2 haftada daha çarpıcı biçimde yaşıyoruz. Türkiye’de liranın değer kaybının yarattığı yıkımı canlı şekilde izledik. Son 1 haftada liranın değer kaybı o kadar çok boyutlu ki neredeyse geleceğimiz mahvedilmektedir. Halkın geleceği yok edilmek istenmektedir. Önümüzdeki dönem sadece yoksulluktan söz etmeyeceğiz, bir de gıda krizi, yani açlık olacak. Sadece yoksulluk ve sömürü değil, açlık yaşamak zorunda kalacak bu ülke. Tüm bunlar bir avuç sermayedarın çıkarlarına hizmet amacıyla yürütülen anlayışın sonucudur.

“Esas olan sahada ortak mücadeledir”

Bizim bu anlayışa, bu düzene karşı birlikte mücadele etme sorumluluğumuz var. HDP olarak her yerde halkla buluşmalar gerçekleştirerek önerilerimizi ortaya koyuyoruz, çözüm için birlikteliği güçlendirmeye çalışıyoruz. Çıkış yolumuz en geniş demokratik ittifakı oluşturmaktır. Bunu gerçekleştirebilirsek; bütün soygun, talan, savaş düzenine karşı ortak mücadele yaratabilirsek ittifak tartışmaları kendiliğinden bir sonuca bağlanacaktır. Esas olan sahada ortak mücadeledir. Önce ortak demokratik mücadele, bu mücadele zemininde güçlü demokrasi ittifakları oluşturmak lazım.

Aslında yaşadığımız şey tam bir cehennemdir. Cehennem nedir diye sorarsanız; Turgut Uyar’ın “Açlık çoğunluktadır” şiiri var. Bu şiir, Türkiye’nin şimdiki durumunu anlatıyor: “Cehennem başarılmamış bir savaştır, başarılmamış bir mücadeledir.”

Pamuğun üretiminde de çok gerilere gidildi. Bunun sebebi, iktidarın izlediği ekonomi politikalarıdır. Ekilebilir arazilerin büyük kısmı imara açılmıştır. Sürekli binalar dikilmektedir. İktidar, kendini inşaat sektörü üzerinden var etmek istemektedir. O nedenle bu ülkenin geleceğinin, çiftçisinin gözünün yaşına bakmamıştır.

Sadece 80’li yıllarda 2,5 milyon dekarda pamuk üretiliyordu, 2020 yılında 600 bin dekara düştü. Ne için kullanılıyor bu alan? İmara açılıyor, bu imar üzerinden yandaş sermayenin tahakkümünü sağlıyorlar. Pamuk üretimi tarihe karışıyor. 2000 yılında 577 bin ton pamuk ithal edilmiş, 2020 yılında 1 milyon 81 bin ton. Bugünkü ithalat miktarı bu. Buğdayda yaşadığımız durumda aynı şekilde.

Döviz kurundaki artışın maliyete yansıması korkunçtur. Geçen gün bir üretici ile konuşurken unla ilgili şu örneği verdi. Biliyorsunuz sınırlı miktarda satış yapılıyor, çünkü yarın ne olacağını bilmiyorlar. 150 km ötedeki bir yere ısmarladığı unu götürmek için sabit fiyat veremiyor un satıcısı. Çünkü 2 saat sonra “istediğin yere ulaştırdığımda fiyat değişmiş olacak” diyor. Bir ekonomide fiyat bile belirlenemiyorsa bu çöküştür, bunun sonuçları ağırdır. Bizim amacımız bu çöküşün enkazının halkın üzerinde kalmasını önlemektir. Hep birlikte mutlaka ortak ilkeler ve ortak hedefler için buluşmak zorundayız. Bizim acil öneriler programımız var. Bu önerilerin hiçbiri bütçe görüşmelerinde kabul edilmedi.

“Bu yönetim istifa etmelidir, ülkeyi çöküşe götürüyor”

Şu an acil olarak dile getirmemiz gereken taleplerden birincisi derhal seçim talebidir. Bu yönetim istifa etmelidir, ülkeyi çöküşe götürüyor. Eminim Cumhurbaşkanı ne yaptığını biliyor, çünkü bu politikalar izledikleri yolun sonucudur. Halkı önemsemeyen, halkın geleceğini önemsemeyen zihniyetin bilinçli politikalarıdır. Bu ülkeyi ucuz emek cehennemine çevirmek istiyorlar. Asgari ücretin 30-40 dolara indiği bir ülkede burayı köle yuvasına dönüştürmek istiyorlar. Yandaş sermayenin desteği ile iktidarlarını sürdürmek istiyorlar. Tek bir dertleri var, iktidarda kalmak. Bizim de birinci sorumluluğumuz, bu yönetimin bir an önce gitmesini sağlamaktır. Bunun için ortak demokratik mücadele şarttır.  Bunun halka mal olmasıyla erken seçim gerçekleştirilebilir. Eğer bunu sağlayamazsak ülkeyi bu şekilde yönetmek için ellerinden geleni yapacaklar.

Biz sizlerle bu buluşmada dile getiriyoruz, yarın mitingimizde de çağrımızı yineleyeceğiz. Bundan sonraki çalışmalarımızda da bu talebi en geniş kitlelerin ortak talebi haline getirmek için çalışacağız. Ortak mücadele bu ülkeyi cehennemden çıkarmak için şarttır. İnce Memed romanı bize “mücadele haktır” diyor. Buna ekleme yapıyoruz; mücadele görevdir, sorumluluktur. Bunu en geniş birliktelikle yapmak da bu ülkenin bütün insanlarına karşı bir vicdani yükümlülüktür. Bundan kim kaçarsa gelecek nesillere nasıl hesap vereceğini düşünmesi gerekir. Biz demokratik birliktelik ile bu ülkenin bunlara mecbur olmadığını göstereceğiz. Türkiye’nin kaynakları bu topluma yeter. Bizim ülkenin kaynaklarını halkçı bir yönetimle paylaştıracağımız bir düzeni kurmamız gerekiyor, buna gücümüz yeter. Ülkenin geleceğini demokrasi özgürlük ve barış üzerine kurmamız görevimizdir. İktidarı ayakta tutan temel sütunların Saray’a bütçe, yandaşa rant, savaşa yatırım olduğunu görürsek demokrasi mücadelesini, sömürüye karşı emekçilerin birlikteliğini, savaşa karşı barış mücadelesini yürütmemiz de zor olmayacaktır. Bu mücadeleyi bütünlüklü yürütmek önemlidir.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Yoksuluz Ve Bizi Daha Da Yoksullaştırmak İstiyorlar

Sosyal medya hesabından videolu bir paylaşım yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Beni kulağınızla değil, kalbinizle dinleyin; çünkü yoksulluğumuzu konuşacağız. Yoksuluz ve bizi daha da yoksullaştırmak istiyorlar” ifadelerini kullandı.

Paylaşımında, “Gidiyoruz hep beraber bir kıyamete. Ancak kanımca, halkımız gerçekte olup biteni henüz tam olarak idrak etmiş değil. Amacım, bu videoyla olup biteni anlaşılır bir şekilde anlatabilmek” ifadelerini kullanan Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından bazı detaylar şöyle:

“Bu topraklarda hiç bitmedi bir dilim kuru ekmeğin kavgası. Söyledim, yine söylüyorum. İktidar olmak bana yetmiyor.

Hayatımın bu aşamasında ardında bırakacağım mirası düşünüyorum ben geceleri. Bu fukaralığı, bu kuru ekmek kavgasını bitiremiyorsam ne yapayım ben iktidarı?

Sevgili gazeteciler, lütfen artık strateji falan demeyin. Strateji bizim işimiz değildir, o gençlerin işidir. Ben milletimle helalleşme aşamasına geçmiş bir siyasetçiyim. Benim öyle stratejilerle falan işim olmaz.

Sevgili dostlarım, Allah biliyor ya, ben hiç sevmedim bu çağı. Bu ismine modern dediğimiz hakkaniyetsiz çağda öyle bir bencillik seviyesine gelmiş durumdayız ki, milyonlarca çocuğumuz derin bir yoksulluk içinde yaşıyor. Farkında bile değiliz. Soğuk odalar uyuyor yavrularımız, aç karnına ders çalışıyorlar, okula gidemiyorlar bir kısmı. Yetersiz beslenme hasta ediyor onları.

Bu çocuklara mutlu bir yaşam sürme hakkını tanımak hem iktidarların ahlaki bir yükümlülüğüdür, hem de ekonomik bir zorunluluktur. Bunu sağlam, bu çocukların Kemal dedesinin en önemli hedefi olacak.

Nefsine yenilen sorumsuz liderler ve iktidarlarının yapamadığını ben yapmak istiyorum. Hayatımın bu aşamasında ne eyleyim ben sarayları, paraları. Ben nefsimi körelteli çok uzun yıllar oldu. Tek bir muradım var; o da milletimin gelecekte bana dua etmesidir. Bu kadar.

Bugüne iktidarlar nefislerini köreltemediler ancak bu saray hükümeti farklı. Türkiye tarihinde ilk defa bir iktidar, yani bu saray hükümeti, bile isteye halkımızı daha da fakirleştiriyor.

Bu, karnı aç çocukların anne ve babalarının emeğini daha da değersizleştirerek, ucuz emek olarak emperyalistlere satacağını açık bir dille, bağırarak her yerde söylüyor. Fakirliğimizi satmaya hazırlanan bir iktidarla karşı karşıyayız.

Emeğinizin değeri ucuzlayacak ki batılının dolarına peşkeş çekilebilsin. Sarayın gelecek için ülkemize artık tek bir vaadi var, o da emekçinin sömürüsü. Siz çalışacaksınız sevgili halkım, batının refahı daha da artacak. Budur vaatleri.

Peki ben neye inanıyorum? Ben ekonomik büyümeye inanıyorum elbette. Ama benim için eşit bir gelir dağılımı, hakkaniyetsiz ve fakirleştiren bir büyümeden çok daha önemli. Benim hedefim yoksulluk oranını çok hızlı bir şekilde azaltmak ve sosyal adaleti sağlamak.

Ben hem büyümenin, hem de daha fazla eşitliğin mümkün olduğuna inanıyorum. Ben fakir fukaranın iyice fakirleştirilmesi üzerinden ihracatçıların daha çok dolar kazanmasına katiyen karşıyım.

Ben yoksul kesimlerimizin en azından orta gelir düzeyine taşınması gerektiğine inanıyorum.

Ben sosyal demokratım arkadaşlar. Cumhuriyet Halk Partisi de sosyal demokrat bir partidir Ben, sosyal devlete inanıyorum.

Ben fakirliği söküp atarsam bu topraklardan halkımın duasını alırım. İşte o da bana yeter.

Açık ve net olarak bir kez daha söylüyorum. Bu fakirleştirme süreci kabul edilebilir bir şey değildir. Nasıl olursa iktidar oy kaybedecek diye arkama yaslanıp bu olup biteni izleyemem. Oy değildir mesele. Çocuklarımızdır. Hiçbir çocuğumuzun yatağa aç girmemesidir. İşte bu yüzden, bu organize kötülükle kavga edeceğiz.”

Paylaşın