Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Uyarı

Kovid 19’da son 24 saatte 26 bin 99 yeni vaka tespit edilirken, 157 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Omicron varyantı diğer varyantlardan daha hızlı yayılmaktadır. Ülkemizde vaka sayılarında artış öngörülmektedir.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 362 bin 535 test yapılırken, 26 bin 99 yeni vaka tespit edildi. 157 kişi hayatını kaybederken, 22 bin o24 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Omicron varyantı diğer varyantlardan daha hızlı yayılmaktadır. Ülkemizde vaka sayılarında artış öngörülmektedir. Hastaneye yatışlarda ise etkisi yayılma hızı kadar yüksek olmadığı görülmektedir. Dikkatli olmalı, hatırlatma dozu aşınızı yaptırmalısınız.

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

Ankara’da Dört Polise “İşkence” Suçundan Dava

Ankara’da hukuk fakültesi öğrencisi Oğuzcan Kurt’u Ankara Adliyesi’nin yanında darp ederek çenesini kıran ve ters kelepçe takarak karakola götüren polis memurları İbrahim Şenses, Alper Yiğit, Eyüp Topak ve Serdar Özdemir hakkında “işkence” suçundan iddianame düzenlendi. Polislerin yargılanması, Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak.

DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre; Olay, 22 Ağustos 2021 tarihinde başkentin en merkezi noktalarından olan Ankara Adliyesi’nin hemen yanındaki Cumhuriyet Parkı’nda meydana geldi. İddianameye göre saat 22:00 sıralarında adliyenin önünden Opera Binası’nın önündeki otobüs duraklarına doğru yürüyen Hukuk Fakültesi öğrencisi Oğuzcan Kurt, parkta açık olan suyu kontrol etmek istedi.

Bu sırada parkın hemen yanından geçen Atatürk Bulvarı üzerinde uygulama için bekleyen polisler, Kurt’u yanlarına çağırarak ne yaptığını sordu. Kurt’un beyanına göre, kimlik kontrolü yapan polisler, daha sonra olay yerinden uzaklaşmasını istedi. Kurt ise “isterse buradan gitmeyebileceğini” söyledi.

Darp edildi

Bunun üzerine polislerden birinin önce başına, ardından çenesine yumruk attığını aktaran Kurt, iki polisin ise yere düşmesinin ardından göğsüne, karnına ve sırtına tekmeler atarak kendisini darp ettiğini aktardı. Polisler, Oğuzcan Kurt’tan yeniden olay yerinden uzaklaşmasını istedi.

Çenesi kırılan ve yürüyecek durumu olmayan 21 yaşındaki genç, durumunun kötüleşmesi üzerine 112’yi arayarak ambulans istedi. Kurt’un ambulansı aradığını gören polisler, yeniden kimliğini aldıkları öğrenciye ters kelepçe takarak Gençlik Parkı’nın girişindeki Solmaz Kılıçtepe Polis Merkezi’ne götürdü. Kurt, karakoldan da 112’yi arayarak polislerin kendisini hastaneye götürmediğini, durumunun kötü olduğunu söyledi. Bu sırada telefonu alan polis ise Kurt’un bir şeyinin olmadığını, zaten kendilerinin hastaneye götüreceğini kaydetti.

Ambulans gelmemesi üzerine 155’i de arayan Kurt, kendisini polislerin darp ettiğini söylemesi üzerine telefon yüzüne kapandı. Daha sonra karakola gelen motosikletli 112 ekibi, Kurt’un göğsünü dinledikten sonra bir şeyi olmadığını söyleyerek ayrıldı. Polisler, hastaneye gitmek istediğini, durumunun kötü olduğunu ifade eden Kurt’un talebini yerine getirmedi.

Tutanağı imzalamadı

Kurt, polislerin kendisine imzalatmaya çalıştığı tutanağı içinde yanlış bilgiler olduğunu belirterek imzalamadı. Kurt’a karakolda maske takma kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle adli para cezası kesildi.

Karakolda “polise direnme” suçundan şüpheli yapılan Kurt, önce Gazi Mustafa Kemal Atatürk Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada çenesinin kırık olduğunu tespit eden doktorlar, Kurt’u Bilkent Şehir Hastanesi’ne sevk etti.

İfadesini yazılı verdi

Tomografi çekilen Kurt’un kırık olan çenesi sargıya alındı. Yeniden karakola getirilen Kurt, konuşamadığı için ifadesini kâğıda yazarak verdi, ardından serbest bırakıldı. Kurt, serbest kalır kalmaz ertesi gün adliyeye giderek polislerden şikâyetçi oldu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 112 kayıtları ile karakolun kamera görüntülerini istedi.

Başsavcılık görüntüleri inceledi

Görüntüleri inceleyen Başsavcılık. polis memurları İbrahim Şenses, Alper Yiğit, Eyüp Topak ve Serdar Özdemir hakkında vücutta kemik kırığına neden olacak şekilde işkence suçundan iddianame düzenledi.

İddianamede, polislerin ağır şekilde yaraladıkları müştekinin sağlığı açısından yakın ve büyük bir tehlike altında olmasına rağmen hastaneye gitmesini engelledikleri kaydedildi. Müştekinin 112’yi arayarak yardım istemesine rağmen elleri ters kelepçelenerek polis merkezine götürüldüğü anlatılan iddianamede, çene kırığı olmasına karşın müştekinin şüpheli olarak ifadesinin alındığı kaydedildi. Polislerin savunmalarının da suçtan kurtulmaya yönelik olduğu vurgulandı.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ndeki (AİHS) işkence yasağına işaret edilen iddianamede, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) da işkencenin suç olduğu vurgulandı, bu konudaki Yargıtay içtihatlarına yer verildi. İddianamede, “Şüphelilerin eylemlerinin; sistematik bir şekilde belli bir süreç içinde müştekinin bedensel ve ruhsal yönden acı çekmesine ve irade yeteneğinin etkilenmesine ve aşağılanmasına yol açtığı için işkence suçunu oluşturduğu anlaşılmıştır” denildi.

Polislerin yargılanması, Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılacak. Başsavcılık,  polislerin şüpheli yaptığı Oğuzcan Kurt hakkında ise “memura direnme” suçundan takipsizlik kararı verdi.

Paylaşın

Yargıtay, ‘Futbolda Şike Davası’nda Verilen Beraat Kararlarını Onadı

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, “futbolda şike davası” olarak bilinen davada eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım’ın da aralarında bulunduğu 4 kişi hakkındaki beraat kararlarını onadı. Fenerbahçe Başkanı Koç, “27 Aralık 2021 tarihi Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tarihi günlerinden biridir” dedi.

5. Ceza Dairesi, 36 sanıklı davadan dosyası ayrılan Aziz Yıldırım, Abdullah Başak, İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ahmet Çelebi’nin beraatlerine ilişkin yerel mahkeme kararına karşı, Trabzon Kulübü Derneği’nin temyiz istemini bugün karara bağladı.

Kararda, “Hukuka aykırı nitelikteki bu deliller dışlanarak mevcut delillerin değerlendirilmesi suretiyle Aziz Yıldırım, Abdullah Başak, Ahmet Çelebi ve İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun atılı şike ve teşvik primi suçlarından mahkumiyetlerine dair hükümlerin, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 323/1 maddesi gereğince iptali ve hükümlülerin isnat edilen suçlardan beraatlerine ilişkin yerel mahkeme kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.” denildi.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi, diğer sanık Selim Kımıl hakkında Giresun FM’in sahibi Mustafa Cici’ye yönelik tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmünün temyizini de karara bağladı. Daire, Kımıl’ın avukatının temyiz istemini reddederek mahkumiyet kararını onadı. Böylece 3 Temmuz 2011’de başlayan yargılama süreci sona erdi.

Yargıtay’ın kararını, eski Fenerbahçe Asbaşkanı Şekip Mosturoğlu, sosyal medya hesabından kamuoyuna duyurdu. Mosturoğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı;

“3 Temmuz 2011 de başlayan, ceza yargılaması süreci bugün sona ermiştir.İst.13.Ağır Ceza Mahkemesinin Sn.Aziz Yıldırım,Sn.İlhan Ekşioğlu, ben ve yargılanan diğer dava arkadaşlarımız için vermiş olduğu BERAAT KARARI Yrg.5.Ceza Dairesi tarafından ONANMIŞTIR. Camiamıza hayırlı olsun.”

“Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tarihi günlerinden biri”

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç ise FBTV’de yaptığı açıklamada bugün bekledikleri kararın çıktığını söyledi, “27 Aralık 2021 tarihi Fenerbahçe Spor Kulübü’nün tarihi günlerinden biridir” dedi.

Öte yandan Fenerbahçe Spor Kulübü de Twitter hesabından bir açıklama yaptı:

Paylaşın

Akşener: Sandıkta Şamar Yemenin Taşlarını Döşemeyin

İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne özel teftiş izni vermesine ilişkin açıklamada bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Yapmayın beyefendiler, yapmayın. Dolayısıyla kendi kendinize sandıkta şamar yemenin taşlarını döşemeyin. Türkiye huzursuzluktan bıktı” dedi.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre; İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İçişleri Bakanlığı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne özel teftiş izni vermesine ilişkin açıklamasında “Bu millet ucuz kutuplaştırmalar üzerinden birbirine düşman edilme eylemlerinden bıktı dedi ve “Her dakika başımıza bir iş gelecekmiş tedirginliğiyle bu hayatı sürdürmek istemiyoruz’ diyor bu insanlar. Bunlara kulak verin” diye konuştu.

Akşener “Bu millet sandıkta hür iradesiyle attıkları oyların sonuçlarına el uzatanları her daim cezalandırmıştır. Yapmayın beyefendiler, yapmayın. Dolayısıyla kendi kendinize sandıkta şamar yemenin taşlarını döşemeyin. Türkiye huzursuzluktan bıktı. Türkiye bu gerilimden bıktı. Bu millet ucuz kutuplaştırmalar üzerinden birbirine düşman edilme eylemlerinden bıktı” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti lideri “Biz artık huzur istiyoruz, işlerimizi doğru düzgün yapmak istiyoruz. ‘Biz artık üretmek, dürüst, namuslu bir biçimde çalışıp, vergimizi ödeyip, istihdam yaratmak istiyoruz. Her dakika başımıza bir iş gelecekmiş tedirginliğiyle bu hayatı sürdürmek istemiyoruz’ diyor bu insanlar. Bunlara kulak verin. Benden söylemesi” sözlerini sarf etti.

Paylaşın

BDDK’dan 5 Kişi Hakkında Suç Duyurusu

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, ekonomist Güldem Atabay, gazeteci Emin Çapa ve Selçuk Geçer hakkında suç duyurusunda bulundu.

Kurul, suç duyurusunun nedeni olarak 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 64. maddesinde yer alan “Bir bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz” hükmüne aykırı davranma iddiasını ileri sürdü.

Erdoğan sinyali vermişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan  geçtiğimiz hafta katıldığı bir televizyon programında döviz kurlarındaki hareketlilikle ilgili yapılan değerlendirmelerle ilgili suç duyurusunun sinyallerini vermişti. Erdoğan şunları söylemişti:

“Yaşadığımız süreç bu yöndeki iddiaların gerçek dışı yanıltıcı manipülatif olduğunu ortaya çıkardı, hem de birkaç saat içinde. Söz konusu beyan ve iddialar, kanunlarımıza aykırıdır. Merkez Bankası’nın itibarını kıracak asılsız haber yayamazsınız. Piyasa bozucu eylemler, piyasa dolandırıcılık yapamazsınız. Finansla piyasalarda manipülasyonda suçtur.

Burada hiç af yok. Bunları yapanlar hakkında kanuni yollara başvurulacaktır. BDDK bunlarla ilgili adımlar atmıştır. Merkez Bankası’nda geçmişte başkanlık yapmış olan zat o da bu suçu işlemiştir”

Durmuş Yılmaz’ın döviz kurlarındaki hareketlilikle ilgili yaptığı değerlendirmeleri eleştiren Erdoğan, “Hele hele Merkez Bankası’nda başkanlık yapacaksın, kalkıp yol göstericiliğe soyunacaksın, bunları hesaba çekecekler. Kamu görevinde bulunmuş birisi kamu aleyhinde açıklama yapamaz. Burada bir sorun var, yine o sorunu hep beraber kaldıracağız. Onlarda bedelini ödeyecekler. Milletvekili sebebiyle yırtar ama tazminat olarak bunun bedelini öder” demişti.

“Gözdağı verilmek isteniyor”

Hakkında suç duyurusunda bulunan isimler BDDK’nın girişimine tepki gösterdi. Gazeteci Emin Çapa, Halk TV’de yaptığı açıklamada kendilerine gözdağı verilmek ve susturulmak istendiğini belirterek “Beni bir kenara bırakın Durmuş Yılmaz gibi Merkez Bankası’nda yöneticilik yapmış olan bir insan itibarsızlaştırılıyor. Öyle yağma yok. Ben kendi adıma şunu söylemek isterim halkıma karşı vicdanen rahat olmak ve ekonomi habercisi olarak görevimi yapmaya devam ediyorum” dedi. Çapa ayrıca konuyla ilgili bir açıklama yapacağını da Twitter hesabından duyurdu.

Selçuk Geçer de Medyascope’a yaptığı açıklamada “Dikkate bile almıyorum. Ben ömür boyunca hapis yatmaya razıyım. O geceyle ilgili bütün olayları araştırsınlar. Kim, nasıl manipüle etmiş? Konuyla ilgili BDDK’dan araştırma bekliyoruz” dedi.

“Önce 20 Aralık araştırılsın”

CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut da, Twitter hesabından “BDDK hakkımda suç duyurusunda bulunmuş. BDDK önce 20 Aralık’ta yüklü miktarda kim alım, kim satım yaptı onu araştırsın” ifadelerini paylaştı.

Paylaşın

The Economist’ten ‘Türkiye Ekonomisi’ Hakkında Dikkat Çeken Analiz

Birleşik Krallık merkezli The Economist Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı ‘kur korumalı TL vadeli mevduat’ sistemine ilişkin dikkat çeken bir yazı yayımladı. Dergiye göre; Türkiye’de enflasyon yüzde 50’yi bulabilir.

Yeni kur korumalı mevduat hesabından bahseden yazıda Türkiye ekonomisinin düzlüğe çıkmaya yakın olmadığı belirtildi. Erdoğan’ın geçici çözümünün şimdilik yatırımcılara “Türkiye Cumhurbaşkanının lirayı kurtarma ihtiyacının farkında olduğuna dair güvence” verdiği aktarıldı.

Economist, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı planın aslında dolara endeksli dolaylı bir faiz artırımı olduğunu iddia etti. Greenwest Consultancy Dubai’nin Genel Müdürü Emre Akçakmak Economist’e verdiği demeçte, “Mevcut mevduat oranını alıyorsunuz ve bunun üzerine diferansiyel alabiliyorsunuz, bu da döviz sahiplerini liraya çevirmeye teşvik ediyor. Bu olduğu sürece hazinenin üzerindeki yük daha da artacaktır.” dedi.

“Kamu maliyesi, şimdi çökme riskiyle karşı karşıya”

Yazıda şimdiye kadar döviz kurundaki vahşi dalgalanma riskini üstlenenlerin Türk mevduat sahipleri olduğu söylenirken bundan sonra bu riski Türk vergi mükelleflerinin yani halkın üstleneceği aktarıldı. Capital Economics’ten Jason Tuvey bu konuda “Son on yılda gücün temel direği olarak kabul edilen kamu maliyesi, şimdi çökme riskiyle karşı karşıya” diye konuştu.

Economist’e konuşan analistler, özellikle bu ayın başlarında açıklanan asgari ücrette yüzde 850’lik bir artışın yürürlüğe girmesinden sonra, enflasyonun 2022’nin ilk yarısında yüzde 50’ye ulaşmasını beklediklerini söyledi. Analistler, Türk Lirasının değerindeki herhangi bir önemli düşüşte, Merkez Bankası’nın lira mevduat sahiplerine paralarını vermek için para basmaktan başka seçeneği kalmayabileceğini vurguladı. Öte yandan, “Erdoğan kendisinin çıkardığı yangına battaniye atmış olabilir fakat battaniye de yakında alev alabilir” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu: Soylu, Rol Kapmaya Çalışıyor

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu CHP Genel Merkezi’nde yaptığı açıklamada “Öncelikle teftiş doğrudur. Bizler belediyeler olarak teftiş edilmekle olarak hiçbir sorunumuz yoktur. Belediyelerimiz teftiş edilmiştir ve edilecektir” dedi.

İBB Başkanı İmamoğlu “Yanlış giden bir takım hususları aktarmak isterim” ifadelerini kullandı ve şöyle devam etti;

“İçişleri Bakanlığı’nda oturan zat, 12 Aralık’ta TBMM’de açıklama yaptı. İBB’de 557 terörist olduğunu iddia etti. Her verisi yanlış olan bakana şunu hatırlatmak isterim; tam 2 hafta üstünden geçti. Bu 15 boyunca İçişleri Bakanlığı ne yaptı? Hiçbir şey duymadık yaptıklarıyla ilgili.”

’15 Aralık’ta soruşturmaya izin verdim’

“İBB olarak, belediye başkanı olarak bir kısım işlemler başlattıklarını anlatan İmamoğlu şu ifadelerini kullandı;

“Devlet adabına uygun bir biçimde bu beyanı ciddiye alarak, 15 Aralık’ta teftiş kurulunda bir araştırma ve gerekiyorsa da soruşturmaya izin verdim. Dolayısıyla bu çalışmayı başlatmış olduk. Tweet atarak hakkımızda bir soruşturma izni verdiğini duyduk. Twitter’dan soruşturma izni verildiğine ilk kez şahit oluyorum. Uygulama böyle olmaz. Demek ki 15 gün sonra bir pazar akşamı böyle bir tweetle süreci başlatmak aklına geldi. Hanginiz sayı ile tespit yapıldıktan sonra teftiş yapıldığını duydunuz? Sayı veriyorsunuz, bunlar terörist diyorsunuz sonra teftiş başlatıyorsunuz.

Sayın Cumhurbaşkanı pazar günü konuştu, İstanbul ile ilgili siyaset dolu bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı’nın bu konuşmasından Sayın Bakan (Süleyman Soylu) rol kapmak istedi. İBB Başkanı olarak bu açıklamayı kınıyorum. Böyle bir sürecin uygulanması akıllara zarar.

Bir başka soruşturma açılması gereken kişinin ise 557 teröristin dışarda olmasına rağmen işlem yapmayan İçişleri Bakanı olması için Sayın Cumhurbaşkanı’na göreve davet ediyorum. Biz sıklıkta terörist ilan edildik, bu bir gündem yaratma çabası”

Paylaşın

Meteoroloji’den Üç Bölge İçin Sağanak Yağış Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), Güney Ege kıyıları, Antalya’nın doğu kesimleri, Mersin’in batı ilçeleri, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir ve Kırklareli çevreleri için sağanak yağış uyarısında bulundu. MGM, kuvvetli yağışın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre: Ülkemizin batı kesimlerinin çok bulutlu, Güney Ege kıyıları, Antalya’nın doğu kesimleri, Mersin’in batı ilçeleri ile Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir ve Kırklareli çevrelerinin sağanak yağışlı, diğer yerlerin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Balıkesir’in batı kesimlerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. İç ve doğu kesimlerde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor.

Hava sıcaklığı ülkemiz genelinde 1 ila 3 derece artacağı tahmin edilirken, rüzgarın ise genellikle güney ve güneybatı, güneydoğu kesimleri ile Akdeniz kıyılarında kuzeyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette eseceği tahmin ediliyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara ve Ege Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Edirne, Tekirdağ, Çanakkale, Kırklareli ve Balıkesir çevrelerinin aralıklı sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların Balıkesir’in batı kesimlerinde yerel olmak üzere kuvvetli olması beklenirken, Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Güney Ege kıyılarının sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, Antalya’nın doğu ilçeleri ile Mersin’in batı kesimlerinin sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis beklenirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, batısının yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin iç kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölge genelinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Sabah ve gece saatlerinde bölgenin doğu kesimlerinde buzlanma ve don ile birlikte yer yer pus ve sis bekleniyor.

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Günlük Vaka Sayısı 20 Binin Üzerinde

Kovid 19’da son 24 saatte 20 bin 138 yeni vaka tespit edilirken, 173 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Tedbirlere özenle uymak ve önemi artan hatırlatma dozunu aksatmadan yaptırmak gerektiği uyarımızı bir kez daha tekrarlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 351 bin 965 test yapılırken, 20 bin 138 yeni vaka tespit edildi. 173 kişi hayatını kaybederken, 21 bin 214 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Omicron varyantının ülkemizde de yayılmaya başladığı bilgisini dün kamuoyuyla paylaştık. Tedbirlere özenle uymak ve önemi artan hatırlatma dozunu aksatmadan yaptırmak gerektiği uyarımızı bir kez daha tekrarlıyoruz. Şartları lehimize çevirmek konusunda hepimiz tecrübe sahibiyiz.

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Elazığ takip etti.

Paylaşın

HDP’li Sancar’dan Dikkat Çeken İttifak Açıklaması

HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Bu ırkçı, tekçi, soyguncu, talancı, yalancı düzene karşı büyük demokrasi ittifakını kurma hedefiyle yürüyoruz. Bu ittifakın öncülüğünü siz gençler yapacaksınız… Biz hedefi demokrasi ittifakı koyduk, bunun öncüsü siz olacaksınız. Sizin mücadeleniz ve kararlılığınız olacak. Demokrasi ittifakının yolunu sizler açacaksanız.” dedi.

Haber Merkezi / Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, HDP Gençlik Meclisi’nin, “Şimdi Gençlik Zamanı” başlığıyla Diyarbakır’da düzenlediği 3. Olağan Kongresi’ne katıldı. Sancar’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Biz sizinle varız, sizinle yürüyoruz, siz bizim gururumuzsunuz. Direnen gençler sizleri canı gönülden selamlıyorum. Türkiye’nin ve Kürdistan’ın dört bir yanından bu salonu dolduran gençler. Şeref verdiniz, umut verdiniz, güç verdiniz. “HDP tabanının mecali kalmamıştır” diyenlere öyle bir cevap verdiniz ki; bir daha bu sözü ağızlarına alamayacaklar. Kürtler HDP’yi sevmiyor diyenlere, Kürdistan’ın dört bir yanından gelen siz gençler öyle bir tokat attınız ki bir daha yüzleri bu sözü söylemeye tutmayacaktır. Gençlik burada, dimdik ayakta, umut dimdik ayakta. HDP burada, dimdik ayakta.

Gençlik dimdik ayakta. Umut dimdik ayakta. Bu söz boş bir söz değildir. Siz genç yoldaşlarımızı, Gençlik Meclisi yönetici ve üyelerimizi sindirmek, korkutmak ve mücadeleden alıkoymak için başvurmadıkları kirli yöntem kalmadı. Kaçırmalar, gözaltına almalar, ajanlık teklifleri, ölüm tehditleri tek tek uygulandı gençlere. Gençler, Gençlik Meclisi yöneticileri ve üyeleri ve bütün gençler buna asla aldırmadılar. Taviz vermediler, teslim olmadılar. İşte buradalar, cevabı buradan veriyorlar.

“Hiç şüpheniz olmasın, kazanacağız çünkü direniyoruz”

Biliyorlar ki gençleri teslim alırlarsa bu toplumun özgürlük ve demokrasi umudunu da bitirirler. Biliyorlar ki gençliği sindirirlerse bu ülkede özgürlük barış eşitlik mücadelesini de engellerler. O nedenle en çok gençleri hedef alıyorlar. Bir de tabi ki gençlerden korkuyorlar. Korkmakta haklılar. Çünkü bu düzeni değiştirecek yürüyüşün öncüsü de kalbi de sizlersiniz, gençlerdir. Hiç şüpheniz olmasın. Kazanacağız çünkü haklıyız. Çünkü direniyoruz. Çünkü geleceğe kararlılıkla yürüyoruz.

Baskı yöntemleri sökmeyince, yozlaştırma yöntemlerini devreye sokuyorlar. Özellikle burada rejim kayyımlar yoluyla bütün bir şehri ama en başta gençleri teslim almak için çürütme ve yozlaştırma yöntemlerini her gün daha da derinleştirerek hayata geçiriyor. Gençleri fuhuşa, uyuşturucuya teşvik edecek her türlü alçakça yöntemleri kullanıyorlar. Evet gençleri polisle, mahkemeyle, tehditle, baskıyla teslim alamayınca çürütülerek yozlaştırarak yok etmek istiyorlar.

İşte buna karşı uyanık olmak zorundayız Çok ciddi mücadele yürütmek zorundayız. Kayyım politikaları sadece iradeyi teslim alma çabaları değildir. Sadece irade gaspı değildir. Aynı zamanda Kürt halkının ruhunu çalma girişimleridir. Gençliği yozlaştırma, çürütme ve böylece teslim alma rejimidir. Rejime karşı, kayyım rejimine karşı mücadele bütün bunları göz önünde bulundurularak topyekün yapılmalıdır. İrademizi, gücümüzü, onurumuzu, geleceğimizi korumak için kayyım rejimine her alanda mücadeleyi büyütme zorunluluğumuz vardır. Gençlik Meclisimiz zaten uzun süredir bu mücadeleyi yürütüyor. Bağımlılığa, uyuşturucu tuzaklarına karşı bir kampanya yürütüyor. Buna daha da fazla güç vermek lazım.

“Gençler faşist ideolojiye teslim olsun istiyorlar”

Bu ülkede gençlere uygun görülen yaşam itaatkar, uysal ve sadece kariyerizme mahkum olmuş bir yaşamdır. İstiyorlar ki tek tip bir gençlik olsun, bu iktidarın ırkçı, tekçi, faşist ideolojisine teslim olsun, kariyerini düşünsün, yandaş olsun böylece geleceğini kurtaracak diye düşünüyorlar. Oysa asıl gelecek özgürlüktedir, özgür yaşamdadır, onurlu yaşamdadır. O nedenle gençler, işsiz bırakılan bu ülkenin gençlerinin yüzde 20’sini oluşturan işsiz gençler, yoksulluğa, açlığa mahkum edilen gençler, üniversitelerde her gün baskı altında tutulan gençler, Kürdistan’da her gün baskıyla, polis zoruyla sindirilmek istenen, uyuşturucu tuzaklarıyla yozlaştırılmak istenen gençler, Ege’den Marmara’ya, Boğaziçi Üniversitesinden Karadeniz’in doğasını savunanlara kadar, gençler bir araya geldiğinde özgür ve demokratik bir ülkeyi inşa etmeyi hiçbir güç engelleyemeyecektir.

Bu ırkçı, tekçi, soyguncu, talancı, yalancı düzene karşı büyük demokrasi ittifakını kurma hedefiyle yürüyoruz. Bu ittifakın öncülüğünü siz gençler yapacaksınız. Siz gençler Marmara’dan Ege’ye, Kürdistan’ın her bir yerinden Türkiye’nin her köşesine, özgürlük, eşitlik isteyen gençler, özgür, laik, demokratik bir eğitim isteyen gençler, onurlu bir yaşam hedefleyen gençler sizler bir araya geldiğinizde bizim işimizi asıl sizler halledeceğiz. Biz hedefi demokrasi ittifakı koyduk, bunun öncüsü siz olacaksınız. Sizin mücadeleniz ve kararlılığınız olacak. Demokrasi ittifakının yolunu sizler açacaksanız.

“HDP’den, halktan korkuyorlar; o yüzden davalar açıyorlar”

HDP gençlik, kadın partisidir, ekoloji partisidir, bu ülkede güzel geleceğin adresidir. O nedenle HDP’ye saldırıyorlar. O nedenle bizi yok etmek için her yolu kullanıyorlar. Kobanî Kumpas Davasının amacı da budur. Bu fikriyattan korkuyorlar. Bu mücadele azminden, halkın sonsuz bağlılığından, kararlılığından korkuyorlar. O nedenle davalar açıyorlar. Kobanî Kumpas Davası diye boş bir davayla arkadaşlarımızı rehin tutuyorlar. Ama o salonlarda yargılayanlar rejimin hakimleri değil bizim yoldaşımızdır. Yoldaşlarımız bu düzeni yargılıyor ve mahkum ediyor.

Yoldaşlarımızı, mücadele eden onurlu duran herkesi zindanlara tıkıyorlar. Zindanları şimdi de ölüm evlerine, işkencehaneye çeviriyorlar. Oradaki amaç da belli. İradeyi kırmak ve teslim almak istiyorlar. Biliyorlar ki iradesiz bir insan onursuz hayata teslim olur. O nedenle Kürt halkının da Türkiye emekçi haklarının iradesini de teslim alarak onursuz bir geleceği dayatmak istiyorlar. Zindanlardaki mücadele de onur mücadelesidir, geleceğine, halkına sahip çıkma, layık olma mücadelesidir. O nedenle her türlü işkenceyi uyguluyorlar. Göz göre göre; bu kadar hasta mahpus varken, hayatı tehlike altına olan insanları zindanlarda tutmaya devam ediyorlar. Bu fiili idam cezasıdır. Güya idam cezasını kaldırmışlardır. Şimdi hasta mahpusları orada tutarak fiili idam cezası uyguluyorlar. Son bir ayda 7 cenaze geldi. Garibe Gezer yoldaş geldi.

Bunların uygulamalarına karşı Türkiye’de bütün hak savunucularının, demokrasi güçlerinin ses çıkarması, birlikte itiraz etmesi ve güçlü bir tepki göstermesi gerekiyor. Ortak mücadele şarttır, ortak yürüyüş kurtuluştur. Bu nedenle daha güçlü, daha kararlı, daha inançlı bir mücadele bizi bekliyor. Çünkü direnişten inşaya geçiyoruz. HDP, bu ülkede geleceğin eşitlik, özgürlük ve demokrasi üzerine kurulmasını sağlamak için yolları açmaya kararlıdır. Büyük barış projesinden söz ediyoruz. Bu ülkeye büyük barış projesini getirecek olan bizleriz. Öncülüğünü de gençler yapacaktır.

“Tecrit ülkeye yayılmak istenen rejimin bir örneğidir”

Büyük barışın yolunu tıkamak için her türlü yöntemi uygulayacaklar. Kutuplaştırma, düşmanlaştırma ve gerilim politikalarını halklar arasına, gençler arasına sokmaya çalışacaklar. Bunu boşa çıkaracağız. Büyük barış yürüyüşünü mutlaka sağlayacağız. Bu büyük barış yürüyüşünü engellemenin yollarından biri İmralı’daki tecrittir. Tecridin amacı barışı engellemektir. Tecrit savaş politikalarının derinleştirilmesinin bir simgesi ve şu an ülkeye yayılmak istenen rejimin de bir örneğidir. O nedenle bu büyük barış yürüyüşünde yürüyüşün öncülüğünü gençler, sorumluluğunu hepimiz taşıyacağız.

Gençlerin öncülüğünde hepinize düşen görev Kürt sorununda demokratik çözümün üzerine önce bu barışı, bunun da üzerine ülkenin bütün çatışma potansiyellerini, bunu besleyen geçmiş yaraları iyileştirecek, acıları iyileştirecek, büyük projeleri bizler ortaya koyacağız. Geçmişle yüzleşerek geleceği barış ve demokrasi üzerine kuracağız. HDP’ye saldırıların da amacı budur. Çünkü bu kadar büyük bir vaadi ve umudu koyan başka parti yoktur. Biz diyoruz ki kararlıyız. Demokratik siyasette ısrarcıyız. Demokratik siyaseti büyütmeye, bu yolda yürümeye azimliyiz. İsterlerse kapatma davaları açsınlar. Açtılar zaten. Şimdi kapatma davasıyla bizi yolumuzdan döndüreceklerin zannediyorlar. Büyük yanılıyorlar. Şimdi kapatma davasında esas hakkındaki savunma aşamasına geçildi. Biz savunmayı, hukuk ofisimizde, genel merkezdeki odalarda yazmayacağız, halkla, gençlerle, kadın hareketiyle, emekçilerle birlikte yapacağız. HDP’nin savunmasını meydanlarda, fabrikalarda, kampüslerde, tarlalarda yapacağız.

“HDP halk olduğu için yenilmiyor”

Bir savunma yazacağız, o kağıt olacak ama asıl savunmayı yapmak başkadır. HDP’yi savunma mücadeleyi büyütmektir. Burada yaptığımız gibi, salonlarda, meydanlarda, fabrikalarda, öğrencilerin yaşam alanlarında, üniversitelerde, işsiz gençlerle, bütün ezilen halklarla birlikte HDP’yi savunacağız, yaşatacağız, büyüteceğiz. Bu ülkeye umudun kaynağı olduğumuzu her adımda hatırlatacağız. Zaten HDP halk olduğu için yenilmiyor. Sizler olduğunuz için yenilmiyor. Onlar ne yaparsa yapsın bu güç burada olduğu için yenilmiyor. Bu hırsız ve soyguncu iktidar ülkenin bütün kaynaklarını talan ediyor ama en büyük hırsızlığı nedir biliyor musunuz gençlerin umudunu ve geleceğini çalmaktır.

HDP olarak biz öyle gençlere şunları vaat ediyoruz diye konuşma yapmayız. Bizim kimseye, gençlere vaat etme gibi bir yetki ve hakka sahip olduğumuzu düşünmüyoruz. Çünkü karar verecek olanlar gençlerdir. HDP’yi yönetenler gençlerdir. HDP’nin karar organlarında gençler olacak. Biz sizin öncülüğünüzde, sizin mücadele kararlılığınızla, sizin bize yüklediğiniz sorumluluğun hakkını vermeye çalışıyoruz. Veremezsek bizden hesap sorun. Bizi eleştirin, takip edin. Bize hata yaptığımız anda uyarıda bulunun. Gençler olmadan yanlış yola da sapabiliriz. Bizim en büyük denetçimiz sizlersiniz. Parti sizlersiniz arkadaşlar.

“İktidarı ilk seçimde göndereceğiz, yeni yaşamın yolunu açacağız”

Sizlerle bu ülkeye büyük barışı getireceğiz. Buna inanıyoruz. Bu hırsız ve soyguncu, talancı ve yalancı iktidarı ilk seçimde göndereceğiz. Korkuyorlar, sandığı getirmiyorlar. Gelmekte olanı görüyorlar. Gençlerin gücünü görüyorlar. Anketlerde de saklayamıyorlar. HDP’nin arkasında büyük bir gençlik var. Bu gençlik bu mücadelenin en dinamik tarafıdır. O nedenle  sandık geldiğinde bu gücü görecekler. Bu iktidar ilk seçimde gidecek, bunu sağlayacak olan biziz ve sizlersiniz. Bu ülkeye erken seçim gelsin diye, bu iktidar erken seçimi hemen şimdi yapsın diye çağrılarımızı da mücadelemizi de sürdüreceğiz. Çünkü biliyoruz ki ilk seçimde onları göndereceğiz. Yeni yaşamın yolunu açacağız. Bu ülkede büyük barışa, yeni yaşama, demokrasiye ve özgürlüğe giden yollarda anahtar bizdedir, sizdedir. Önümüze koydukları o paslanmış kilitlerini HDP olarak sizlerle beraber bir anahtar olup açacağız.

Paylaşın