Kovid 19’a Karşı 4. Doz Aşı Uygulaması Başlıyor

Kovid 19 vaka sayılarının yükselmeye başlamasıyla birlikte Sağlık Bakanlığı harekete geçti. Bakanlığın açıklamasına göre son Kovid 19 aşısının üzerinden en az altı ay geçen kişiler, dördüncü doz aşılarını; yani ikinci doz hatırlatma aşılarını olabilecek.

Randevular, Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden alınabilecek. Hatırlatma dozu için TURKOVAC, Sinovac veya BioNTech aşılarından biri tercih edilebilecek.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Kurban Bayramı dolayısıyla yayımladığı mesajda, “Omicron’a bağlı vakalar Türkiye’de de artış gösteriyor.” ifadelerini kullanmıştı:

Türkiye’de Kovid 19 vakaları haftalık olarak açıklanıyor.

Haziran ayına kadar koronavirüs tespit edildiği açıklanan kişi sayısı 10 binin altında seyrederken 13-19 Haziran haftasında sayı 11 bine yaklaşmıştı.

20-26 Haziran haftası hızlı bir yükselişle 26 bin 635’e yükselen haftalık koronavirüs vaka tespit sayısı; 27 Haziran – 3 Temmuz arasında 57.113’e yükseldi.

Sağlık Bakanlığı, özellikle 50 yaş üzerindeki kişilerle risk grubundakilerin dördüncü doz aşılarının vurulması konusunda çağrıda bulunuyor.

Paylaşın

Erdoğan Ve Kılıçdaroğlu Arasındaki Oy Farkı Yüzde 1’e Düştü

Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin son anket sonuçlarını sosyal medya hesabından paylaştı. Ankete göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy oranı yüzde bire düştü.

Araştırmaya katılanlara, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tüm partiler ayrı aday gösterirse kime oy verirsiniz?” diye  sorulduğunda “Kemal Kılıçdaroğlu” yanıtını verenleri oranı yüzde 28,8 oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oyu oranı ise yüzde 29,8 olarak ölçüldü.

Akşener, Sancar ve Babacan yükselişte

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e oy vereceklerin söyleyenlerin oranı  yüzde 12,5, HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar aday olursa oy vereceklerini söyleyenler de yüzde 9,8 oldu.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan’ın Cumhurbaşkanı adayı olması halinde anket araştırmasına göre yüzde 6,3 oy alacak.  Bahçeli’ye oy vereceklerini söyleyenlerin oranı ise yüzde 6,0.

Yüzde 2’nin altında kalanlar

Mültecilere karşı ırkçılık ve nefret söylemleriyle gündeme gelen Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın oy oranı da yüzde 1,9 olarak ölçüldü.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce  ve Gelecek Partisi Genel Başkanı  Ahmet Davutoğlu Cumhurbaşkanı adayı olursa oy vereceklerini söyleyenlerin oranı ise aynı, her iki isminde alacakları oy oranı yüzde 1.5 olarak tespit edildi.

Millet İttifakı’nda yer alan Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun oy oranı ise yüzde 1,2 olarak açıklandı.

Paylaşın

İYİ Parti’den “Akşener ‘Altılı Masa’dan Ayrılacak” İddiasına Yanıt

İYİ Partili Erhan Usta, MHP’li Mevlüt Karakaya’nın “Akşener ‘altılı masa’dan ayrılacak” iddiasına, “Fitne çıkartılmaya çalışılıyor, bu fitnelere de hiçbir şekilde kulak asmayız.” yanıtını verdi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Mevlüt Karakaya, AKP heyeti ile bayramlaşma sohbetinde İYİ Parti lideri Meral Akşener’in ‘altılı masa’dan ayrılacağını iddia etti.

Cumhuriyet’ten Gizay Çelik’e konuşan İyi Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur İttifakı tabii 6’lı masa dağılsın istiyor. Ama biz 6’lı masanın bu ülkenin geleceği açısından önemini biliyoruz. 6’lı masanın mutlak süratle sürmesi gerektiğine inanan bir siyasi partiyiz. Fitne çıkartılmaya çalışılıyor, bu fitnelere de hiçbir şekilde kulak asmayız.

Bu ittifakın, özellikle de ülkenin güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş konusunda bir kararlılığı var. Bu kararlılık, 6’lı masa olarak sembolleşti. Biz bu ittifakın kesinlikle sürmesinden yanayız”

Paylaşın

CHP’li Öztrak: Enflasyonu Kısa Sürede Tuş Edeceğiz

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, partisinin yükselen enflasyona karşı çözüm önerilerine ilişkin Cumhuriyet gazetesinden Sefa Uyar’a açıklamalarda bulundu. Strateji ve Planlama Teşkilatı (SPT) gibi kurumlarla ekonomide güven sağlayacaklarını vurgulayan Öztrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ve AKP’nin ekonomi politikalarını eleştirdi. 

İktidarın “Faiz sebep, enflasyon sonuç” politikasıyla enflasyonu bilerek yükselttiğini vurgulayan Öztrak, “Eylülden itibaren Merkez Bankası talimatla faiz düşürdükçe, hem döviz kurları hem enflasyon azdı. Erdoğan o dönemde sürekli açıklamalar yaparak piyasalardaki ateşe odun taşıdı. Aralık sonunda model dedikleri safsata taşınamaz noktaya gelince, bu kez doğrudan kumanda ekonomisine geçtiler. İhracatçının dövizine el koydular” ifadelerini kullandı.

Bugün faizlerin geçen ağustosun üzerinde olduğunu söyleyen Öztrak, şöyle konuştu:

“‘Düşürdük’ dedikleri dolar kuru, yeniden tarihi zirvesine yaklaşıyor. Altı ay boyunca döviz kurlarını tutmak için bütçeden harcanan milyarlarca lira, satılan millete ait milyarlarca doların üstüne bir bardak soğuk su içildi. Tüketici Enflasyonu, Eylül 1998’den bu yana, Üretici Enflasyonu ise Şubat 1995’ten bu yana, en yüksek seviyeye çıktı. Üretici fiyatlarındaki artış yüzde 140’a dayandı.”

Ekonomide yaşananların güven eksikliğinden kaynaklandığını belirten Öztrak, “İlk adımı milletimiz atacak, sandıkta kendisini ezen bu liyakatsiz yönetimi evine gönderecek. Bunun ardından biz, demokrasi aşığı ortaklarımızla, daha önce ülkeyi krizden çıkaran kadrolarımızla göreve gelip enflasyon canavarını kısa sürede tuş edeceğiz” dedi.

‘SPT’yi kuracağız’

İktidara geldiklerinde yapacaklarını anlatan Öztrak, şunları kaydetti:

“Merkez Bankası’nın başına derhal liyakatli bir ismi atayacağız. Kuracağımız SPT teşkilatıyla küresel gelişmeleri ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini de göz önüne alarak bütüncül bir yaklaşımla, ulusal, bölgesel ve sektörel çerçevede strateji, reform, plan ve programları hazırlayıp uygulayacağız. Ekonominin gerçek fotoğrafı çekmek için Durum ve Hasar Tespit Komisyonu’nu kuracağız.”

‘ÖTV’siz mazot’ vaadi

Çiftçiler için yapacaklarını da aktaran Öztrak, şunları anlattı:

“Ziraat Bankası sadece çiftçiye, Halk Bankası da sadece esnafa avantajlı kredi sağlayacak. Çiftçiye elektik, gübre, yem gibi girdileri ucuza vereceğiz. Çiftçi tohumu atarken hasatta ne kazanacağını bilecek. Taban fiyatı, maliyet ve makul kârı karşılayacak şekilde önceden açıklayacağız. Kuracağımız güneş enerjisi tesislerinin üreteceği enerjiyi Çiftçi Kooperatiflerine ücretsiz vereceğiz. Tarımsal üretimde kullanılan mazottan ÖTV almayacağız.”

Paylaşın

HDP Kulisi: Kılıçdaroğlu’nun Adaylığına Güçlü Destek Çıkıyor

Gazeteci Sedat Bozkurt, Halkların Demokratik Partisi (HDP) içinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adaylığına, muhtelif eleştiriler bulunsa da güçlü bir destek çıktığını söyledi.

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine bir yıl gibi az bir süre kalan Türkiye’de, ekonomi başta olmak üzere neredeyse her alanda yaşanan sorunlar ‘sandık’ gündemini sıcak tutuyor.

CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’nden oluşan altılı masanın tek bir isim üzerinde anlaşabileceği konuşulurken, HDP de ‘açık ve şeffaf görüşme yapılması halinde, daha önce duyurdukları ilkeler çerçevesinde ortak aday fikrine açık olduklarını’ sıklıkla söylüyor.

‘Ankara kulislerini iyi koklamasıyla’ tanınan gazeteci Sedat Bozkurt, Kısa Dalga’da yayımlanan yazısında HDP kulislerinden edindiği bilgileri aktardı.

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı meselesinin de partinin resmi olmayan gündemleri arasında olduğunu kaydeden Bozkurt, şunları söyledi:

“Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığına güçlü bir destek çıkıyor, muhtelif eleştiriler bulunsa da. Bir dönem öncesine göre mutlak destek alacağı varsayılan Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı ise eskisi kadar destek görmüyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Cumartesi Anneleri: Galatasaray’ı Kendimize Mezar Yeri Yaptık

Bayram nedeniyle Galatasaray Meydanı’na karanfil bırakan Cumartesi Anneleri: 23 yıl boyunca yaslarını tutamadığımız evlatlarımızla ölümle yaşam arasındaki sınırın silindiği bir mekana dönüştürdüğümüz Galatasaray’da buluştuk. Antik çağlardan beri masum kanının işareti olan kırmızı karanfillerimizi Galatasaray’a bıraktık. Galatasaray’ı kendimize mezar yeri yaptık.

Cumartesi Anneleri /İnsanları, adalet arayışlarının 902’inci haftasında 2018’den bu yana kendilerine yasaklanan Galatasaray Meydanı’na çıktılar. Polisin engel olmak istemesine rağmen Cumartesi Anneleri/İnsanları, polis barikatlarıyla kuşatılan Galatasaray Meydanı’na karanfiller bıraktılar. +

Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 902. hafta açıklaması şöyle:

“Hiç şüphe yok ki, bayramlar ancak gökyüzü gibi herkesi kapsadığı zaman bayram olurlar. Yaşadık biliyoruz; bu topraklarda bayramlar herkesi kapsamıyor. Gözaltında kaybedilenlerin aileleri için bayramlar kalbe saplanan paslı bir hançere dönüşüyor.

Geride kalanlar için ziyaret edilecek, başında dertleşip, dua okunabilecek, taşından teselli bulunacak bir mezarın yokluğu bayramlarda daha da derinden hissedilen bir boşluk yaratıyor.

Bu nedenle 23 yıl boyunca yaslarını tutamadığımız evlatlarımızla ölümle yaşam arasındaki sınırın silindiği bir mekana dönüştürdüğümüz Galatasaray’da buluştuk. Antik çağlardan beri masum kanının işareti olan kırmızı karanfillerimizi Galatasaray’a bıraktık. Galatasaray’ı kendimize mezar yeri yaptık.

Ancak Cumhurbaşkanlığı Sistemi’ne geçişle birlikte karanfillerimizi bırakacağımız Galatasaray bize yasaklandı. Daha önce Cumartesi Anneleri’ni; taleplerinin mutlaka karşılanması gereken yurttaşlar olarak gördüğünü ifade eden Cumhurbaşkanı, dört yıldır elimizdeki karanfilere, dilimizdeki meşru taleplerimize ağır polis şiddetini reva görüyor.

Kayıplarımıza bir mezar sözümüzün gereğini yerine getirmekten asla geri durmayacağız. Bayramı mazlumlar için takvimdeki bir yazıdan ibaret hale getirenler bilsin ki, bayramların herkesi kapsadığı bir Türkiye mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz.”

Paylaşın

AK Parti’nin Umudu Kan Kaybının Durdurulmasında

BirGün yazarı Yaşar Aydın, Erdoğan’ın konuşmalarından yola çıkarak AK Parti’nin seçim politikasını değerlendirdi. Halkın yaşadığı sorunlara AK Parti’nin çözüm bulamadığını belirten Aydın, “AKP, yenilgiyi iliklerine kadar hissetmeye başladı” ifadelerini kullandı.

Yaşar Aydın, “Artık kaybedecek çok şeyi olan kim?” başlıklı yazısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını ve AKP’nin seçimde izleyeceği politikaları aktardı.

“AKP, yenilgiyi iliklerine kadar hissetmeye başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Kaybedecek çok şeyimiz var’ diyerek örgütü toparlamaya çalışsa da açlıkla boğuşan milyonlar için bu söz bir şey ifade etmiyor” diyen Aydın, Erdoğan’ın son iki konuşmasında milletten sabır istediğini kaydetti.

“Erdoğan son birkaç aydır sürekli sabır isteyen konuşmalar yaptı. Her seferinde uzattığı iyileşme takvimini yine revize etti. Bu sefer ki tarihi 2023 Şubat-Mart” diyen Yaşar Aydın yazısını şöyle sürdürdü:

“Çok kafadan attığını söyleyemeyiz. 2021 Aralık enflasyonu 13,58; 2022 Ocak 11,1; 2022 Şubat 4,8 olarak gerçekleşmişti. Aslında ülke batmayacaksa daha doğrusu hiper enflasyona doğru ilerlemeyecekse Erdoğan’ın haklı çıkma ihtimali çok yüksek. Aralık ve Ocak aylarına geldiğimizde yıllık olarak aşağıya düşmeye başlayacak. Tabi bu şubat ayı ile birlikte daha net görülecek.

Erdoğan’ın bu sözleri zamanında yapılacak bir seçimde iktidarın stratejisini de ortaya koyuyor aslında. Küçük iyileşmeler abartılacak yeniden yükselişin başladığı muştalanacak ve oyların yeniden evine dönmesi beklenecek.”

Erdoğan mesaisini parti içindeki kopuşları engellemekle geçirecek

Erdoğan’ın ilk iş olarak partideki kan kaybını durdurmayı hedefe koyduğunu belirten Aydın, partiden kopuşların Erdoğan’ı fazlasıyla endişeye sevk ettiğini belirtti. BirGün yazarı, parti içinden aldığı bilgileri ise şöyle aktardı:

“Kulislerden aldığımız bilgilere göre neredeyse tüm yazı, Hayatı Yazıcı ile birlikte örgütün tamiriyle geçirecek.

Başta ağır toplar olmak üzere örgüte verilecek ilk mesajı konuşmasında verdi. Erdoğan iktidarları boyunca neredeyse tüm kamu kaynakları AKP’li isimlere aktı. İş dünyasında olanlara ihale yağdı. Öyle ki en küçük ilçeye kadar genişleyen AKP’li ihale şebekeleri oluştu. İş dünyası dışındakiler kamuda birer ikişer maaşlarla, lojman ve araçlarla ayrıcalıklı hayat yaşadı. Sadece kendileri değil. Bu ayrıcalık 20 yıl boyunca babadan çocuklara geçti.”

“Çare bulamayacaklarını iktidar cephesi de kabul etti”

AKP’nin dış politika hamlelerini de değerlendiren Yaşar Aydın, yazısını şöyle sürdürdü:

“Yurttaşın içinde yaşadığı ekonomik krize kısa sürede çare bulamayacaklarını iktidar cephesi de kabul etti. O yüzden halkın dikkatini sürekli ülke sınırlarının dışında tutmaya gayreti var. NATO, Suriye, Rusya derken yeni fırsatlar edebiyatına geçti bile. Dünya konjonktürünün de yardım etmesini bekliyor. İşin aslı iki eliyle Biden’le Putin’in ipine sarılmış durumda. Birini çok yakına bırakacak ve seçim siyasetini iki elle sarıldığı projenin üzerine yılacak.

Yurttaşa gelince. Dışarda anlatacağı “başarı” içeride ekonomide rakamsal iyileşmeye eşlik edecek aralık asgari ücret zammı, EYT gibi bir düzenleme ile toparlayabileceğini düşünüyor.

AKP artık iliklerine kadar yenilgiyi hissediyor. O yüzden Erdoğan sadece muhalif olanları değil kendi taraftarlarını da korkutarak hizada tutmaya çalışıyor. Kaybedecek çok şeyi olanlar son ana kadar Erdoğan’ı terk etmeyecektir. Kim bunlar?

•Erdoğan’la zenginleşenler

•Erdoğan’la bürokrasiye yerleşenler

•Erdoğan’la büyüyen cemaatler

Ama bunların toplamı iktidarda kalmaya yetmiyor. Çünkü ülkenin yüzde 80’inin zincirinden başka kaybedecek bir şeyleri kalmadı.”

Paylaşın

İktidar, Seçim Tarihiyle İlgili Muhalefetle Uzlaşma Arayabilir

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine bir yıl gibi az bir süre kalan Türkiye’de, ekonomi başta olmak üzere neredeyse her alanda yaşanan sorunlar ‘sandık’ gündemini sıcak tutuyor. Birçok kamuoyu araştırmasına göre vatandaşlar, seçimlerin öne çekilmesi beklentisi içinde.

Gazeteci Fehmi Koru, kendi ismini taşıyan internet sitesinde bu yönde bir sürprizle karşılaşılabileceğini söyledi

“Geçmiş bayramlarda siyasi partilerin yönetim kademesinden insanlar bir gün öncesine kadar sert çıktıkları rakip partilerin yöneticilerini ziyaret ederler, ziyaret edilenler de kendilerini ziyaret edenlere aynı şekilde mukabelede bulunurlardı” diyen Koru, şöyle devam etti:

“Çay-kahve muhabbeti bu yıl bakarsınız muhabbetlerini artırır. Yine şimdikine benzer uzun bayram tatillerinde, geçmişte, ziyaret sayesinde hiç olmayacakmış gibi görünen gelişmelerle karşılaşıldığı olmuştur.

Kurulacağına yüzde yüz emin olunan hükümetler, parti liderlerinden birine beklenmedik ziyarette bulunanların ikazları sonucu kurulamaz olduğu gibi, öncesinde ölümüne düşman görüntüsü veren liderler bayram sonrasında kurdukları koalisyon hükümetinde yan yana görev alabilmişlerdir.

‘Sürpriz bekliyorum’

Bu bayram tatilinden de, ben, sonrasında seçim tarihinin erkene alınmasını getirebilecek bir sürpriz bekliyorum.

AK Parti lideri Tayyip Erdoğan ile MHP lideri Devlet Bahçeli’nin bayramda bir araya gelmelerine dikkat etmek gerek.

Milletvekillerinin bayramı seçim bölgelerinde geçirmeleri beklenir. İktidar milletvekilleri uzun zamandır halkla doğrudan temasta değillerdi; bayramda ister istemez kendilerini seçenleri dinlemek zorunda kalacaklar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bayramını kutlamaya gelecek AK Parti milletvekilleri bölgelerinin hassasiyelerini ona aktardıklarında hava değişebilir.

İktidar cephesi ‘Ne olacaksa bir an önce olsun’ noktasına gelebilir ve muhalefetle uygun bir seçim tarihi üzerinde uzlaşma arayışına girebilir.”

Paylaşın

Türk Tabipleri Birliği Uyardı: Pandemi Bitmedi

Türk Tabipleri Birliği (TTB), yazılı bir açıklama yayınlayarak yetkililerin “pandemi bitti” algısı yaratabilecek tutumlardan kaçınması gerektiğini vurguladı. Açıklamada, yeni dalgaya etki edebilecek güncellenmiş aşıların ekim-kasım aylarında hazır olacağının altı çizilirken, gerekli önlemler alınmadığı takdirde yıkıcı etkiler yaşanacağına dikkat çekildi.

Vaka sayılarındaki yeniden artışla birlikte, TTB tarafından konuya ilişkin “COVID-19 Pandemisi Bitmedi” başlığıyla bir açıklama yapıldı. Haziran ayının ortalarından itibaren başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde yeni bir dalganın başladığı ve hızlanarak vaka sayılarını ciddi şekilde arttırdığı belirtilen açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Sağlık Bakanlığı tarafından açıklanan 26 Haziran-3 Temmuz haftası için yeni olgu sayısı, günlük ortalama 8 bin 159 olup bir önceki haftanın iki katından daha fazladır. Öte yandan %30-40’ları aşan test pozitiflik oranlarının açıkça gösterdiği üzere gerekenden çok az test yapılmakta olduğu düşünüldüğünde, Avrupa’da benzer nüfus ve varyant profiline sahip ülkelerdeki günlük 80-100 bini aşan sayılar bizim için de geçerli olabilir.”

Aşılama oranı düşük

Yeni varyantların ağır hastalık yapmasını engelleyecek olan ek aşıları yaptırmış olan kişi oranının 18 yaş üstü nüfusta %33, 12 yaş üstü nüfusta ise %11 olduğu vurgulanan açıklamada, kısa sürede milyonlarca insanın hastalanması ve işe gidememesi nedeniyle birçok işkolunda işlerin aksayabileceği belirtildi.

Açıklamada, yeni dalganın başladığı bazı ülkelerde sağlık ve havayolları hizmetlerinde aksamalar görülmesinin altı çizildi. Covid-19’un ölümle sonuçlanmasa bile bazı kişilerde uzun dönemde komplikasyonlara neden olduğu da hatırlatıldı.

Yeni önlemler gerekiyor

TTB, vaka sayılarının azaltılması ve başta aşısız olan küçük yaş grupları ile risk altındaki ileri yaş ve eşzamanlı hastalıkları olan yurttaşların korunması için alınması gereken bir dizi önlem açıkladı:

  • Yetkili makamlar, pandeminin sona erdiği Dünya Sağlık Örgütü tarafından ilan edilmediği sürece “Pandemi bitti” şeklinde algılanabilecek açıklamalar yapmaktan kaçınmalı,
  • Ülkemizde vaka sürveyansının, tüm vakaları saptayabilecek şekilde genişletilmesi, vakalara ait yaş, cinsiyet dağılımları, aşılanma durumları, il ve ilçe verileri, yoğun bakım doluluk oranları, vefat edenlerin ayrıntılı özellikleri açıklanmalı,
  • Yapılmakta olan genomik sürveyansın yaygınlaştırılarak, elde edilen verilerin harekete geçebilmeyi sağlayacak şekilde güncel olarak paylaşılması,
  • Primer aşılama ve ek aşı dozlarının yapılabilmesi için ciddi kampanyalar şeklinde aşılama çalışmalarının yapılması, 12 yaşın altındaki çocuklar için uygun aşıların sağlanarak aşılamanın başlatılması,
  • Toplumda infeksiyonun yayılımını engellemek üzere kapalı alanlarda ve toplu taşıma araçlarında maske kullanım zorunluluğunun yanı sıra, kapalı mekanların havalandırılmasını sağlayacak önlem ve düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve pozitiflik saptananların veya temaslıların etkili izolasyonu için HES kodu uygulamasının hızla geri getirilmesi,
  • Yaklaşan Kurban Bayramı nedeniyle artacak insan hareketliliğinin virüsün yayılımını artıracağı ve en riskli grup olan yaşlıların bu yayılımdan doğrudan (ziyaretler nedeniyle) ve ciddi şekilde etkileneceği göz önüne alınarak topluma yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılması ve önlemlere uyma çağrısında bulunulması,
  • İnfeksiyon geçirenlerin testlerini yaptırmaları, soğuk algınlığı (solunum yolu infeksiyonu) belirtileri/bulguları olduğu sürece; başkaları ile temas etmemeleri ve maske takmaları, evde kalarak işe gitmemeleri, özellikle kapalı ve kalabalık ortamlardan, yukarda belirtilen riskli kişilerle temastan kaçınarak infeksiyonun yayılımının engellenmesi konusunda katkıda bulunmaları, işverenlerin çalışanlarını bu yönde desteklemeleri böylelikle daha büyük işgücü kayıplarını engellemeleri gereklidir.
Paylaşın

Meral Akşener: Madem Dodurga Büyük Zafer O Zaman Sandığı Getir

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Çankırı’nın Dodurga beldesi seçimleriyle ilgili yorumlarını, “Madem doktor, avukat, kadın cinayetlerini, çocukların gençlerin umutsuzluğunu, ev kadınlarının çaresizliğini, çiftçinin çilesini örtebilecek kadar büyük bir seçim kazandınız, o zaman sandığı getir” sözleriyle değerlendirdi.

Sözcü gazetesi yazarı Deniz Zeyrek, Dodurga’da yapılan seçimi  köşesine taşıyarak, “Sanırsınız, Dodurga Türkiye’nin özeti gibi bir yer ve AK Parti’nin “Dodurga Zaferi”, 2023 yılında yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerin işaret fişeği” yorumunu yaptı.

“AK Parti’deki bu Dodurga Zaferi sevincini dün telefonla görüştüğüm İYİ Parti lideri Meral Akşener’e sordum” diyen Zeyrek, şunları aktardı:

“Kendisi, Konya’da katledilen hekimi, İstanbul’da katledilen avukatı anımsattı ve şöyle dedi:

“Bütün meslek grupları bu kadar acı içindeyken Erdoğan Dodurga zaferi kutluyor. Cumhurbaşkanı Sarayı’na kapatıldığından bu yana bu arkadaş bir paralel evrende yaşıyor. Saray yaşamında ülke gerçeklerini göremiyor. ‘Açım’ diyene ‘ne açı’ diyor. Madem doktor, avukat, kadın cinayetlerini, çocukların gençlerin umutsuzluğunu, ev kadınlarının çaresizliğini, çiftçinin çilesini örtebilecek kadar büyük bir seçim kazandınız, o zaman sandığı getir.”

Oyların yüzde 87,02’sini aldı

Çankırı’nın Orta ilçesine bağlı Dodurga beldesi yapılan belediye başkanlığı seçimini AK Parti ve MHP’nin ortak adayı Hasan Hüseyin Kaşıkçı, oyların yüzde 87,02’sini alarak kazanmıştı. Seçim sonrası Erdoğan: “Geçtiğimiz hafta yapılan Çankırı Dodurga seçimleri, Anadolu irfanının bir göstergesi olarak siyasi tarihimizdeki yerini almıştır” dedi.

Paylaşın