28 Mayıs Seçimi: CHP’nin Hedefi, Sandığa Gitmeyen Seçmen

28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimine referandum gözüyle bakan CHP, 1 milyon 37 bin 103 geçersiz oy kullanan ve sandığa gitmeyen 8 milyon 295 bin 595 seçmeni ikna etmenin yolunu arıyor.

Geçersiz oylarla birlikte sandığa gitmeyen 9 milyon 332 bin 698 seçmenin iradesini ortaya koymadığını ifade eden CHP’li kurmaylar, seçmeni ikna etmek için kolları sıvadı. Kılıçdaroğlu, yapacağı temalı toplantılarla sandığa gitmeyen, kararsız ve milliyetçi seçmenin kaygılarını giderecek mesajlar verecek.

Milliyet gazetesinden Mehtap Gökdemir’in haberine göre CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 28 Mayıs’a kadar sandığa gitmeyen, kararsız ve milliyetçi seçmeni ikna etmek için çalışacak.

CHP sandık için seferberlik çağrısı yaparken adeta kampanya başlattı. Kılıçdaroğlu bugün kendisine destek beyanında bulunan Ata İttifakı bileşeni Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz’ü ziyaret edecek.

İkinci tura referandum gözüyle bakan CHP, 1 milyon 37 bin 103 geçersiz oy kullanan ve sandığa gitmeyen 8 milyon 295 bin 595 seçmeni ikna etmenin yolunu arıyor. Geçersiz oylarla birlikte sandığa gitmeyen 9 milyon 332 bin 698 seçmenin iradesini ortaya koymadığını ifade eden CHP’li kurmaylar, seçmeni ikna etmek için kolları sıvadı.

Kılıçdaroğlu, yapacağı temalı toplantılarla sandığa gitmeyen, kararsız ve milliyetçi seçmenin kaygılarını giderecek mesajlar verecek.

Hatay’a gidecek

Kılıçdaroğlu yarın Hatay’da olacak. Taslak programına göre, Kılıçdaroğlu çadır ziyaretinde bulunacak. “Sığınmacı Mağdurlarıyla Buluşma” adlı toplantıda esnaf, işsiz, genç, iş insanı olmak üzere dört kişinin konuşmacı olması öngörülüyor.

Kılıçdaroğlu’nun sınır ziyareti de yapabileceği ancak bunun netleşmediği ifade ediliyor. Hatay’da kurulacak çadırda depremzedelerle buluşacak olan Kılıçdaroğlu, sınır, mülteci ve depremzedelere ilişkin mesajlarını verecek. Kılıçdaroğlu, 24 Mayıs’ta Ankara’da ülkücülerle buluşacak ve milliyetçi seçmene mesajlarını Başkent’ten verecek.

Perşembe günü Adana’da olması planlanan Kılıçdaroğlu, burada özellikle uyuşturucu baronlarına adeta meydan okuyacak. Kılıçdaroğlu’nun, “Uyuşturucu baronlarından kurtulmak için karar ver” sloganını da dile getireceği ifade ediliyor.

Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu’nun 26 Mayıs’ta da İstanbul’da Balkan kökenli vatandaşlarla da bir araya gelmesi bekleniyor.

“Her 10 kişi bir kişiyi sandığa getirsin”

CHP ikinci tur için adeta seferbirlik çağrısı yaptı. CHP, sosyal medyadan, “Sandığa gel oy kullan! Bu iletiyi en az 100 kişiye gönderelim. Size 100 farklı kişiden gelinceye kadar devam edelim” çağrısını yapıyor. CHP sandığa gitmeyen seçmen için de adeta kampanya başlattı. CHP tabanına, “Her 10 kişi bir araya gelip bir kişiyi sandığa getirsin” çağrısı yapıyor.

CHP’li kurmaylar, “Sandığa gelmeyen yüzde 10 var. 10 kişi bir araya gelip bir kişiyi sandığa getirsin. Sandığa gitmeyenler belli. Yani 10 kişi bir araya gelip bir kişiyi getirirse bu iş biter” dedi.

Kılıçdaroğlu da sosyal medyadan, “Haydi gençler; TikTok, Instagram, Facebook, Whatsapp grupları… Her yerde, her yerde sesimi duyurun!” çağrısını yaptı.

“Bu artık bir seçim değil, referandumdur”

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, genç seçmene seslenerek, “Sen beni sevsen de, sevmesen de kabulüm. Ama vatanını seviyorsan karar ver. 10 milyon Suriyeli yetmedi; 10, 20 milyon dahası mı gelsin? Unutma, o oyu benim için değil kendin için vereceksin” dedi.

Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından “Bu artık bir seçim değil, referandumdur. Bir önceki referandumun sonucu ortada. Sevgili gençler; montaj ve iftiralar her yerde, mesajımı yaymam için, bu namertliğe karşı birlikte mücadele etmeliyiz. Videomu her yerde paylaşın. Her yerde anlatın. Vatanını seven sandığa gelsin” notuyla kısa bir video paylaştı.

Kılıçdaroğlu videosunda, “Sen beni sevsen de, sevmesen de kabulüm. Ama vatanını seviyorsan karar ver. 10 milyon Suriyeli yetmedi; 10, 20 milyon dahası mı gelsin? Unutma, o oyu benim için değil kendin için vereceksin. Vatanını seven sandığa gelsin” dedi.

Kılıçdaroğlu, videoya ayrıca “Haydi gençler; TikTok, Instagram, Facebook, Whatsapp grupları… Her yerde, her yerde sesimi duyurun!” notunu da düştü.

Paylaşın

Erdoğan’dan “28 Mayıs” Paylaşımı: Rekor Oy Alacağız

Sosyal medya hesabından 28 Mayıs’ta yapılacak seçime ilişkin açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün ‘ak’ dediğine bugün ‘kara’ diyen, dün söylediğini bugün inkar eden, adı ‘çarkçıya’ çıkmış birine elbette güvenilmez, evlatlarımızın geleceği emanet edilmez” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Milletimiz, 14 Mayıs’ta meclis çoğunluğunu 323 milletvekiliyle Cumhur İttifakı’na vererek aslında iradesini beyan etti. Cumhurbaşkanlığında da yüzde 49.5 oy oranıyla 27 milyonu aşkın vatandaşımız şahsımıza teveccüh gösterdi. İnşallah 28 Mayıs’ı aziz milletimizin irade ve desteğiyle, rekor bir oy alarak tamamlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimi için sandığa giderek tercihte bulunacak seçmene seslendi. Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“28 Mayıs’ta sandığa giderek tercihte bulunacak tüm kardeşlerimden şu soruları kendilerine samimiyetle sormalarını istirham ediyorum. Seçimden önce bedava ev vadedip sonrasında depremzedelerimizi misafir oldukları yerlerden atmaya kalkanlara itibar edilir mi? Ne bürokratik ne de siyasi hayatında ülkeye hiçbir hayrı dokunmayan bir şahıstan bu millete fayda gelir mi? 17-25 Aralık darbe girişiminde FETÖ’cülerle iş tuttuğunu bizzat kendi ağzıyla itiraf eden birine güven olur mu?

Meydanlarda 6-8 Ekim olaylarının azmettiricilerini cezaevinden salma sözü verenlerin bölücü örgütle mücadele etmesi beklenebilir mi? Rakiplerini tasfiye etmek için şantaj, tehdit, baskı, kaset kumpası dahil her yolu meşru görenlerin siyasi ahlakına güvenilir mi?”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruların ardından şunları kaydetti:

“Dün ‘ak’ dediğine bugün ‘kara’ diyen, dün söylediğini bugün inkar eden, adı ‘çarkçıya’ çıkmış birine elbette güvenilmez, evlatlarımızın geleceği emanet edilmez. Milletimiz, 14 Mayıs’ta meclis çoğunluğunu 323 milletvekiliyle Cumhur İttifakı’na vererek aslında iradesini beyan etti. Cumhurbaşkanlığında da yüzde 49.5 oy oranıyla 27 milyonu aşkın vatandaşımız şahsımıza teveccüh gösterdi. İnşallah 28 Mayıs’ı aziz milletimizin irade ve desteğiyle, rekor bir oy alarak tamamlayacağız.”

Paylaşın

28 Mayıs Seçimi: Yurt Dışında Kullanılan Oy Bir Milyonu Geçti

Cumhurbaşkanı ikinci tur seçimleri için yurt dışında kayıtlı bir milyonu aşkın seçmen oy kullandı. Yurt dışında kayıtlı seçmenler bulundukları ülkelerde 24 Mayıs’a kadar oylarını kullanabilecek.

Gümrüklerde ise oy verme işlemi 28 Mayıs saat 17.00’ye kadar devam edecek. Konsolosluklar veya seçim merkezi olarak düzenlenen alanlarda saat 08.00’de başlayan oy verme işlemi 22.00’ye kadar sürüyor.

Cumhurbaşkanı Seçiminin ikinci tur oylaması için 20 Mayıs’ta 73 ülkedeki 151 temsilcilikte 167 noktada başlayan yurt dışı temsilciliklerde ve gümrüklerde oy verme işlemleri sürüyor.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), yurt dışındaki temsilciliklerde ilk iki günde 1 milyon 153 bin 842 kişinin oy kullandığını açıkladı. Bu sayının 54 bin 1’ini ise gümrüklerde kullanılan oylar oluşturuyor.

Konsolosluklar veya seçim merkezi olarak düzenlenen alanlarda saat 08.00’de başlayan oy verme işlemi 22.00’ye kadar sürüyor.

Türk seçmenlerin yoğun olarak bulunduğu ülkelerde hafta sonunda seçime katılım yoğun oldu. Seçmenler seçim merkezlerinin önünde uzun kuyruklar oluşturdu.

Yaklaşık 1,5 milyon seçmenin bulunduğu Almanya’da ilk 2 günde 393 bin 580 oy kullanıldı. Avusturya’da ilk 2 günde 41 bin 826, Fransa’da 134 bin 612, İsveç’te 11 bin 662, İsviçre’de 39 bin 359 oy kullanıldı.

Yurt dışında kayıtlı seçmenler bulundukları ülkelerde 24 Mayıs’a kadar oylarını kullanabilecek. Gümrüklerde ise oy verme işlemi 28 Mayıs saat 17.00’ye kadar devam edecek.

14 Mayıs’ta gerçekleşen Cumhurbaşkanı Seçiminin ilk turunda 27 Nisan – 9 Mayıs tarihleri arasında yurt dışı seçmen kütüğüne kayıtlı 3 milyon 423 bin 759 seçmenden 1 milyon 691 bin 287’si oy kullandı.

Oyların 1 milyon 676 bin 268’i geçerli, 15 bin 19’u geçersiz sayılırken yurt dışında seçime katılma oranı yüzde 49,40 olarak gerçekleşti. İlk turda gümrük kapılarında ise 148 bin 183 oy kullanıldı, bunlardan 146 bin 847’si geçerli, 1336’sı geçersiz sayıldı.

Paylaşın

Le Monde: Türkiye’de Muhalefet Tehlikeli Bir Şekilde Sağa Kaydı

14 Mayıs Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, ikinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimi uluslararası basında geniş yer bulmaya devam ediyor.

Son olarak Fransa merkezli günlük gazete Le Monde’da, ‘muhalefetin tehlikeli bir şekilde sağa kaydığı’ yorumu yapıldı.

Gazetenin İstanbul temsilcisi Nicolas Bourcie ile Angèle Pierre’in kaleme aldığı analizde, Kılıçdaroğlu’nun daha önce de Suriyeli mültecilere ilişkin açıklama yaptığı hatırlatıldı. CHP Genel Merkezi’deki açıklamalarında Kılıçdaroğlu’nun kullandığı tonun, aşırı milliyetçilerin söylemlerine yaklaştığı değerlendirmesine yer verildi.

Analizde, şu ifadeler kullanıldı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nun HDP ile gayrı resmi işbirliğini kampanyasında kilit bir konu haline getirdi. Birçok analiste göre bu açıklamalar meyvesini verdi ve özellikle de milliyetçi seçmenlerin oylarına mal oldu.”

Kılıçdaroğlu ne demişti?

Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz perşembe günü CHP Genel Merkezi’nde açıklama yaptı. Suriyeli mültecilere ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“28 Mayıs’a giderken vatandaşlarımıza seslenmek isterim: Farkında mısınız? Bunlar kalırsa 10 milyondan fazla sığınmacı daha Türkiye’ye gelecek. Farkında mısınız? Bunlar kalırsa dolar 30 liraya dayanacak. Bir kuru ekmek 10 liraya çıktığında sefalet derinleşecek.

Bu kaçaklar, sığınmacılar potansiyel suç makinesine dönüşecek, yağmalar başlayacak. Farkında mısınız? Bunlar kalırsa şehirler sığınmacıların, mafya çetelerinin, uyuşturucu baronlarının kontrolüne geçecek. Farkında mısınız? Bunlar kalırsa kadın cinayetleri artarak devam edecek.

Genç kızlar sokaklara kendi başlarına çıkamayacaklar ve gezemeyecekler. Farkında mısınız? Bunlar kalırsa domuz bağıyla insanlarımızı öldüren, iktidara ortak olacak. Farkında mısınız?

Bunlar teröristlere taviz vererek ülkeyi yönetecek, her meşrepten teröristi memlekete ve meclise sokacaklar. Kimse kusura bakmasın, biz buna asla izin vermeyeceğiz. Vatanını seven hiç kimse buna izin vermeyecek. Nokta.”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Mesele Erdoğan Değil Bu Ucube Sistem

Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı seçileceğini söyleyen İYİ Parti Lideri Akşener, “Mesele Erdoğan filan değil, mesele bu ucube sistemdir. Parlamenter sisteme birlikte geçeriz. Bu ucube sistemin devam etmemesi gerekir. Fakirsen daha da fakirleşirsin. Sen mutsuz yaşarken bir avuç zengin daha da zenginleşir” dedi.

Akşener, “Sayın Kılıçdaroğlu’nu seçtirmek mümkün ve gerçekten kolay” dedi ve tüm partililere akrabalarıyla, arkadaşlarıyla konuşma, “mikro çalışma” yapma talimatı verdi. Erdoğan Kılıçdaroğlu arasındaki 2,5 milyon farka değinen Akşener, “Bu çok büyük bir fark değil. Hepimiz sandıkları koruyacağız” dedi ve 28 Mayıs’ta sandığa gitme çağrısını tekrarladı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, 28 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turu için Bakırköy’de ziyaretlerde bulundu.

İYİ Parti Bakırköy Seçim Koordinasyon Merkezi’nde açıklama yapan Akşener, “Bu kadar büyük bir gücün hem Meclis hem Cumhurbaşkanlığı makamını almış olması bu ucube sistemin ilelebet devam etmesine sebep olur” dedi.

“Sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı seçtirmek mümkün” diyen Akşener şöyle konuştu:

“Evet yine, yeniden beraberiz. Öncelikle ben Bakırköy’e çok teşekkür ediyorum, üzerine düşeni yaptı. Ama yüzde 8 oranında seçime katılmamış kardeşimiz var. Şimdi biz önümüzdeki pazar günü seçime gidiyoruz, iki kişiye oy kullanacağız; birisi Sayın Kılıçdaroğlu birisi Sayın Erdoğan. İşimiz kolay.

Diyelim sen işçisin patronunla, arkadaşlarınla konuşacaksın. Denizli’de akraban mı var onlarla konuşacaksın. Kocaeli’nde dostun, arkadaşın mı var onlarla konuşacaksın. Yani mikro çalışma yapacağız. Ben bugün burada sizleri göreyim nasıl çalışıyorlar diye geldim. Partiler bir araya gelince nasıl bir sistem oluşuyor onu görüyorum.

“İYİ Partililere talimatım, diğer siyasi partilere de ricamdır; her bir arkadaşınızın, dostunuzun, komşunuzun karşısına geçecek onu ikna edeceksiniz, rica edeceksiniz, gönlünü kazanacaksınız, gönlüne gireceksiniz,  kutuplaşmaya uymayacaksınız.

“Senin çocuğun işsizken öbürlerininki zengin olur”

Allah’ın nasibi, inşallah sizlerin gayreti, hepimizin gayretiyle 13’üncü Cumhurbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu seçilecek. Eğer 13’üncü Cumhurbaşkanını Sayın Kılıçdaroğlu seçersek Meclis ve yürütme farklı yerlerde olur. Denge ve denetleme mekanizması işler, hukuk işler.

Dolayısıyla da parlamenter sisteme başta AK Partiler olmak üzere birlikte geçeriz. Çünkü bu kadar büyük bir gücün hem Meclis hem Cumhurbaşkanlığı makamını almış olması bu ucube sistemin ilelebet devam etmesine sebep olur.

Fakirsen daha fakirleşirsin, AK Partili zenginsen daha da zenginleşirsin. Senin çocuğun işsizken öbürlerininki zengin olur. Sen mutsuz yaşarken, evladın mutsuz olurken bir avuç zengin daha zenginleşir. Bunların önüne geçmek için 13’üncü Cumhurbaşkanını Sayın Kılıçdaroğlu olarak hep beraber seçeceğiz.”

Paylaşın

Adalet Partisi Lideri Vecdet Öz: ATA İttifakı Sona Erdi

ATA İttifakı bileşenlerinden Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, “ATA İttifakı resmen sona ermiştir. Nezaketen birbirimize sorduk. Ümit Hoca’nın alacağı karara saygı duyarım. Sinan Oğan bey de bir oy almıştır, dilediği şekilde hareket edebilir. Saygı duyarız” dedi.

Öz, açıklamasının devamında, “Biz yola çıkarken muhalefet ittifakı olarak çıktık. İktidarı desteklemek planımızda yoktu. Biz kazanmayı arzu ediyorduk. 21 yılda ülkeyi bu hale getirenin yeniden ümit olması mümkün değil. O yüzden, bizim arkadaşlarımız da ben de bunu kabullenemiyorum. Dolayısıyla bizi temsil etmiyor. Ziyareti kendi tasarrufudur; bizimle bir ilgisi yoktur.” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyuran ATA İttifakı bileşenlerinden Adalet Partisi Genel Başkanı Vecdet Öz, Halk TV canlı yayınında ittifak üzerine değerlendirme yaptı.

“ATA İttifakı resmen sona ermiştir” diyen Öz, şunları söyledi:

“Seçime girdik. Seçim neticelendi. Milli irade bize yüzde 5 oy verdi. Seçim devam ediyor. Bir karar vermek zorundaydık. Milli iradeye baskı olmaz. Deriz ki; biz böyle düşünüyoruz. Şu anda ATA İttfakı’nın kurulmasının sebebi; muhalefet.

İlk önceliğimiz iktidarın gitmesidir. Dolayısıyla; şu anda bizim tercihimiz Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsına destek vermek oldu. Bu destek kararını kendisine ilettik. Bu demokratik bir hakkımızdır. Dolayısıyla seçmenlerimize biz böyle karar verdik diyoruz.

“ATA İttifakı resmen sona ermiştir”

Ümit Hoca’ya ‘Nasıl karar vereceksiniz’ diye sordum; ‘Yönetimimize soracağız’ dedi. Hayhay dedim. Biz de çıkan kararımız açıkladık. İttifak biliyorsunuz; seçimle birlikte başlar, seçim bittiğinde nihayetlenir. İkinci tura kalmışsanız devam eder.

ATA İttifakı resmen sona ermiştir. Nezaketen birbirimize sorduk. Ümit Hoca’nın alacağı karara saygı duyarım. Sinan Oğan bey de bir oy almıştır, dilediği şekilde hareket edebilir. Saygı duyarız.

Biz yola çıkarken muhalefet ittifakı olarak çıktık. İktidarı desteklemek planımızda yoktu. Biz kazanmayı arzu ediyorduk. 21 yılda ülkeyi bu hale getirenin yeniden ümit olması mümkün değil. O yüzden, bizim arkadaşlarımız da ben de bunu kabullenemiyorum. Dolayısıyla bizi temsil etmiyor. Ziyareti kendi tasarrufudur; bizimle bir ilgisi yoktur.”

Paylaşın

The Times’dan Dikkat Çeken “Kılıçdaroğlu” Yorumu

14 Mayıs Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, ikinci tura kalan cumhurbaşkanlığı seçimi uluslararası basında geniş yer bulmaya devam ediyor.

Son olarak Birleşik Krallık merkezli The Times gazetesinden Louise Callaghan kampanya sürecini değerlendirdi.

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz perşembe günü yaptığı açıklamalara değinen Callaghan, Kılıçdaroğlu’nun söylemlerine ilişkin “Kılıçdaroğlu perşembe günü kürsüye çıktığında, onun bir kişilik nakli yaptırdığını düşündüyseniz eğer bu tamamen anlaşılır bir durum olurdu” ifadelerini kullandı.

“Erdoğan’ın rakibi aşırı sağın desteğini almak için kalp emojisini bıraktı” başlığını kullanan Callaghan, “Demokrasi ve çoğulculuktan bahseden ve eliyle kalp emojisi yapan dede imajı gitmişti. Pazar günü yapılan seçimde ikinci sırada yer alan Kılıçdaroğlu, hedefinin Suriyeli mültecileri göndermek olduğunu tekrar tekrar söyleyerek sert bir milliyetçiye dönüştü” değerlendirmesinde bulundu.

Louise Callaghan imzalı haberde, “Kılıçdaroğlu’nun konuşması neden aşırı sağcıları yanına çekmek istediğini gösteriyor. Bunu yapmak için de “Bay İyi Adam” imajını terk etmeli. O ve Erdoğan, destek için aşırı sağcı liderlerle görüştü” denildi.

Kılıçdaroğlu ne demişti?

Kemal Kılıçdaroğlu, geçtiğimiz perşembe günü CHP Genel Merkezi’nde açıklama yaptı. Suriyeli mültecilere ilişkin de konuşan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“28 Mayıs’a giderken vatandaşlarımıza seslenmek isterim: Farkında mısınız? Bunlar kalırsa 10 milyondan fazla sığınmacı daha Türkiye’ye gelecek. Farkında mısınız? Bunlar kalırsa dolar 30 liraya dayanacak. Bir kuru ekmek 10 liraya çıktığında sefalet derinleşecek. Bu kaçaklar, sığınmacılar potansiyel suç makinesine dönüşecek, yağmalar başlayacak.

Farkında mısınız? Bunlar kalırsa şehirler sığınmacıların, mafya çetelerinin, uyuşturucu baronlarının kontrolüne geçecek. Farkında mısınız? Bunlar kalırsa kadın cinayetleri artarak devam edecek. Genç kızlar sokaklara kendi başlarına çıkamayacaklar ve gezemeyecekler.

Farkında mısınız? Bunlar kalırsa domuz bağıyla insanlarımızı öldüren, iktidara ortak olacak. Farkında mısınız? Bunlar teröristlere taviz vererek ülkeyi yönetecek, her meşrepten teröristi memlekete ve meclise sokacaklar. Kimse kusura bakmasın, biz buna asla izin vermeyeceğiz. Vatanını seven hiç kimse buna izin vermeyecek. Nokta.”

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu: Karamsarlığa, Yılgınlığa Yer Yok

Demokrasi Neferleri Buluşması’nda konuşan İBB Başkanı İmamoğlu, “28 Mayıs’a unutmayın çok daha güçlü gidiyoruz. Bu çerçevede en önemli görevlerimizden biri sandık hakimiyetini sağlamak. Oylara sahip çıkmaktan söz etmiyorum. Sandık hakimiyeti diyorum. Bu çok daha önemli. Sandığa hakim olmak, seçimden önce başlayan bir süreçtir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Her dakikası mühimdir. Sizler aynı zamanda az önce ifade ettiğim gibi mahallelerinizdeki sorumlu insanlarsınız. Seçim gününe kadar yürütülecek çalışmalarda göreviniz olduğunu lütfen unutmayın.

İmamoğlu, konuşmasının devamında, “Bizi sadece kendi yılgınlığımız ve karamsarlığımız yenebilir. Başka hiçbir güç yenemez. Onun için karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Bu ülkeye demokrasi getirmekten hiçbir güç bizi alıkoyamadı, alıkoyamayacak. Kimse bizim mücadele azmimizi ve irademizi yenemedi, yenemeyecek. Bizler bu ülkenin demokratları ve vatanseverleri olarak asla vazgeçmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Ekrem İmamoğlu, Maltepe Sahil Etkinlik Alanı’nda Demokrasi Neferleri Buluşması’nda konuştu. İmamoğlu, “Bu hükümet milletimizden güvenoyu alamadı” dedi ve şunları söyledi:

“14 Mayıs seçimlerinin çok net bir sonucu var. Bu hükümet milletimizden güvenoyu alamadı. Bu seçmen iktidara bütün kullandığı imkanlara, baskısına, iftirasına rağmen dur seni seçmiyorum dedi. Bir çeşit yarı final maçı gibiydi. Eleyen elendi, final maçında bu iki liderin yanı sıra bir süreç, bir sistem sorgulanacak.

O sistemin gidişini isteyenler Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na oy verecek. Dolayısıyla bu önümüzdeki önemli final maçında kim ne yapmış ne demiş önemi yok. Bu yepyeni, sıfırdan bir maç.

28 Mayıs’a 0-0 başlayacağız. Vatandaşlarımız bu bir haftada ortaya koyacağı performansa göre değerlendirme yapacak. Milletimiz iktidarı kime vereceği konusunda yeni ve çok önemli bir değerlendirme yapacak. İkinci turun anlamı budur. Yani asıl seçim haftaya, final maçı haftaya. Doğru olan nedir? İlk turdan ders aldık. Ona göre bu süreçte ne gerekiyorsa yapacağız demektir.

Bir kirletme, yalan üretme politikası uygulanmıştır. Biz biraz suskun kalmışızdır. Ama biz artık onların yaptığı gibi yalanı, iftirayı konuşmayacağız. Ama onların yalanlarına, iftiralarına net cevapları vereceğiz, onlara haddini bildireceğiz.

Onun için 28 Mayıs’a unutmayın çok daha güçlü gidiyoruz. Bu çerçevede en önemli görevlerimizden biri sandık hakimiyetini sağlamak. Oylara sahip çıkmaktan söz etmiyorum. Sandık hakimiyeti diyorum. Bu çok daha önemli. Sandığa hakim olmak, seçimden önce başlayan bir süreçtir. Her dakikası mühimdir. Sizler aynı zamanda az önce ifade ettiğim gibi mahallelerinizdeki sorumlu insanlarsınız. Seçim gününe kadar yürütülecek çalışmalarda göreviniz olduğunu lütfen unutmayın.

Bizi sadece kendi yılgınlığımız ve karamsarlığımız yenebilir. Başka hiçbir güç yenemez. Onun için karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Bu ülkeye demokrasi getirmekten hiçbir güç bizi alıkoyamadı, alıkoyamayacak. Kimse bizim mücadele azmimizi ve irademizi yenemedi, yenemeyecek. Bizler bu ülkenin demokratları ve vatanseverleri olarak asla vazgeçmeyeceğiz.

“Bu iktidardan kurtulmak zorundayız”

28 Mayıs gecesi seçimi kazandığımızda millet kazanacak. Size söz! Bana gelip nasıl kazandınız diye sorduklarında, ‘bana sormayın, sandık başında demokrasi tarihi yazan gençlere sorun’ diyeceğim. Her şey çok güzel olacak.

Biz doğru bildiğimiz yolda sonunu düşünmeden yola çıkmış insanlarız. O gün sandıklarda 1 milyon kişi olacağız. Karamsarlığa, yılgınlığa yer yok. Unutmayın bu ülkeye demokrasi getirmekten kimse bizi alı koyamadı, koyamayacak. Onların Anadolu Ajansı numaralarını da biliyoruz. Onlar bize sökmez.

Bu iktidardan kurtulmak zorundayız, bu bir avuç insan dışında herkes mutlu olacak göreceğiz. Biz seçimi kazandığımızda millet kazanacak. Sandığı protesto etmenin, evde kalmanın maliyeti çok yüksek olacaktır. Mutlaka sandığa gidin ve oyunuzu kullanın. Oyunuzu kullanırken derin düşünün. Sadece kendinizi için değil çocuklarınız için düşünün.”

Paylaşın

“Sinan Oğan, Cumhur İttifakını Destekleme Eğiliminde” İddiası

Zafer Partisi, Adalet Partisi, Ülkem Partisi ile Türkiye İttifakı Partisinden oluşan ATA İttifakı’nın adayı Sinan Oğan’ın, “Cumhur İttifakı’ndan yana tavır sergilemesi” yönünde bir eğilimin ağırlık kazandığı öne sürülüyor.

Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu’nun milliyetçilik ile ilgili açıklamasının da “sahada karşılık bulmadığını” düşünen Oğan cephesi, “Oğan, daha önce HÜDA PAR ile ilgili ‘Ne domuz bağı ne Kandil’ ifadelerini kullanmış ve tavrını net olarak ortaya koymuştu” değerlendirmesini yapıyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalmasının ardından yüzde 5,17’lik oy oranı ile hangi adayı destekleyeceği merak konusu olan ATA İttifakı’nın adayı Sinan Oğan’ın, “Cumhur İttifakı’ndan yana tavır sergilemesi” yönünde bir eğilimin ağırlık kazandığı ifade ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre Sinan Oğan cephesinde, seçimlerinde CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na giden oylarda “HDP seçmeninin etkisinin olduğu” değerlendirmeleri yapılıyor.

Sinan Oğan cephesinde, “Terörle mücadele konusunda Cumhur İttifakı’nın söylemlerinin daha net ortaya çıktığı” iddia ediliyor.

Kılıçdaroğlu’nun milliyetçilik ile ilgili açıklamasının da “sahada karşılık bulmadığını” düşünen Oğan cephesi, “Oğan, daha önce HÜDA PAR ile ilgili ‘Ne domuz bağı ne Kandil’ ifadelerini kullanmış ve tavrını net olarak ortaya koymuştu” değerlendirmesini yapıyor.

Paylaşın

GP Lideri Davutoğlu: Daha Başarılı Olabilirdik

14 Mayıs’ta yapılan seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan GP Lideri Davutoğlu, “Seçimin mantığı gereği bunu ölçmek çok zor. Biz de kendi amblemimiz ile girmek isterdik ama bu seçim sisteminde zor. Bunu İYİ Parti’ye eleştiri için söylemiyorum. Tek listeden kastım, her yerde CHP listesi değil baştan beri kanaatim 50 ilde CHP, 30 ilde İYİ Parti listesiydi” dedi ve ekledi:

“Güçlere göre. belli yerlerde seçmenin niteliğinde şu veya bu partiye oy vermekte zorlanıyor. Öyle olsaydı daha başarılı olabilirdik. Birlikte olsa daha iyi olurdu. Seçim yasası değiştiği gün, partilerimizin alacağı oylardan daha çok topluca Meclis’te çoğunluk elde etmemiz, hangi opsiyona uyum sağlayacağımızı söyledik.”

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, TELE1’de katıldığı programda gazeteci Zeynel Lüle’nin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Davutoğlu şunları ifade etti:

“14 Mayıs’tan 2 gece önce bir aradaydık. Prensip olarak, seçim gecesi Ankara’da olma kararı vermiştik. Genel Merkez’de takip ettik. Gece 12’de diğer liderle beraber CHP Genel Merkezi’nde izledik. İlk sonuçtan ne üzüldüm ne sevindim. Birçok tecrübeden sonra kesin sonuçların sabaha alınacağını biliyorduk. Telaş anımız da yoktu.

Seçimin mantığı gereği bunu ölçmek çok zor. Biz de kendi amblemimiz ile girmek isterdik ama bu seçim sisteminde zor. Bunu İYİ Parti’ye eleştiri için söylemiyorum. Tek listeden kastım, her yerde CHP listesi değil baştan beri kanaatim 50 ilde CHP, 30 ilde İYİ Parti listesiydi.

Güçlere göre. belli yerlerde seçmenin niteliğinde şu veya bu partiye oy vermekte zorlanıyor. Öyle olsaydı daha başarılı olabilirdik. Birlikte olsa daha iyi olurdu. Seçim yasası değiştiği gün, partilerimizin alacağı oylardan daha çok topluca Meclis’te çoğunluk elde etmemiz, hangi opsiyona uyum sağlayacağımızı söyledik.

Arkadaşlar birçok kanaati oldu. Toplantılarda konuşulanları dışarı konuşmayı sevmem. Bu da dahil bütün opsiyonlar konuşuldu. Her konu konuşulabilir. Ben olabilecek bir makamdan değil, sahip olduğum makamı Türkiye için çekildi. Türkiye’nin en kudretli Başbakanlık makamını hiç tereddüt etmeden bıraktım.

Kimse bana şuradan çekilir misin diyemez, bütün makamları gördük. Sayın Kılıçdaroğlu ile iki kez seçim rekabeti yaptık. Onun cumhurbaşkanlığını destekliyorum hiçbir ego yapmadan. Şimdi de derse kamuoyu, Kılıçdaroğlu tek çıksın benim için sorun yok.

Önemli olan bir ekip olarak gören kitlelerin bize vereceği oyda olumlu yönde bir değişim olacaksa makamlar hiçbir önemi yok. 6-7 Cumhurbaşkanlığı yardımcısı bir karışıklık yaptıysa muhasebesi yapılır. Kılıçdaroğlu, isterse bir an bile düşünmem. Farklı kesimlere teminat vermek için bulunuyoruz.

“Siyasi bir pazarlık söz konusu olmadı”

Siyasetin insani bir boyutu var. Sinan bey bu seçimde bir göz önüne alınması gereken bir oy oranı aldı. Ortak dostumuz vasıtasıyla görüştük. Orada da kendisine ifade ettim. Kılıçdaroğlu, sizinle konuşur ben bir akademisyen devlet adamı olarak konuştum. Toplantının sohbeti iklimi buydu. Siyasi bir pazarlık söz konusu olmadı. Türkiye’nin gerçekleri ilişkileri nedir? Nasıl bir siyasi tavır almak lazım? Bunları konuştuk.

Kılıçdaroğlu’na bir gün önce görüşeceğimi bildirdim. Mansur Yavaş ile de görüştüm çünkü onun da bazı temasları vardı. Burada demokrasinin tarafında olanlar var. Sayın Bahçeli ve yardımcıları bizi tehdit edebilir, Erdoğan hakaret edebilir ama bize düşen doğruyu söylemek. Oğan ile geçmiş insani boyutumuz sebebiyle rahat bir konuşmaydı. Teklif götürecek kişi Kılıçdaroğlu’ dur. Ben bizim perspektifimizi anlattım.

Onun yerine kendime koyarak, konuştum. Kendisi de ifade ediyor, topyekun oyun bir yana kalması kolay değil. Ama onun yapacağı tercih, psikolojik olarak, iklim olarak önemli. Kararı, ülke için sonuç doğuracak. Soğukkanlı bir şekilde karar verecek. Oğan’a MHP’den gelen tepkiler vahim. Oğan’a söylenenler bize söylense biz o masaya oturamazdık. Oğan’ın hesap etmesi gereken şey temelde bu.

Çok net olarak şunu söylerim biz hiçbir lideri rencide edecek bir şey söylemeyiz. Bizi desteklerse borçlandırmayız. Özdağ ile geçmişimiz var ama çok sert dili var. Karşılaştık da selamını verdi aldık. Kimseyi rencide edecek bir söz söylemem. Erdoğan Bahçeli, en ağır hakaretlerle saldırdılar.

Onları tenkit ettik ama aynı üslubu ortaya koymadık. Oğan’ı ciddiye alınacağı, süreçte rahat eder Altılı Masa’da. Seçimden sonra Oğan, şu anda taşıdığı değeri Cumhur İttifakı’nda taşıyacak mı? Yoksa bu kadar ağır ifadeler kullanan MHP, tasfiye etmeye mi çalışacak.

Destici niye giremedi parlamentoya? Niye AKP listesinden yer bulamadım. Geçmişti BBP’ye ihtiyacı vardı şimdi Hüdapar’a. Şimdi Oğan’a 3 ay sonra kime ihtiyacı olacağı belli olmaz Erdoğan da Bahçeli de makyavelist siyaset yapıyorlar. Yok etmeyecekleri ilke yok.

Kullanmayacakları dini milli değer yok. Tam bir öğütme makineleri. Her şeyi yok ettiler. Millet ve devlet, karşı tarafı suçlayan unsurlar oldu. Bunların hiçbir kaygısı yok. Sinan bey bütün bunları göz önüne alması gerekir. Karar aldıktan sonra da görüş ayrılıklarımız da olur.

Paylaşın