DP Lideri Uysal: Erdoğan, Siyasal Olarak Kaybetmiştir

14 ve 28 Mayıs seçimleriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan DP Lideri Uysal, “İnandığımız değerlere karşı sorumluluğumuzu yerine getirmiş olmanın huzuru içindeyim. Bilmenizi isterim ki geride bıraktığımız iki yılı aşkın zamanda bizler için asıl kazanç; zerrece menfaat, şahsi ikbal kaygısı olmaksızın verilmiş mücadele, dökülmüş terdir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Asıl kazanç, tüm farklılıklara rağmen ortak irade koyduğumuz diğer partilerle, Millet İttifakı ile omuz omuza Türkiye için çalışabilme, eskisi gibi bir lokma ekmeği bölüşebilme iradesidir.

Bilinmesi gerekir ki Erdoğan kirli ve eşit rekabet imkanı olmayan bir seçimi sayısal olarak kazanmış, siyasal olarak kaybetmiştir. Bizim için ise kazancın başlangıcı burasıdır. Bu, ‘seçim kazandık’ diyenlerin kaybettiği, kaybettiği zannedilen Millet İttifakı ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazandığı bir seçimdir. Elbet bir gün tarih hükmünü icra edecektir.”

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, 14 ve 28 Mayıs seçimleriyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

DP Lideri Uysal, “Türk siyasi tarihinin en adaletsiz seçimini geride bıraktık. Buna karşın Türkiye’de değişime ihtiyaç duyan, refah, adalet ve demokrasi arayan, bu değerlerin bilincinde olan ve artı değer yaratan milyonlarca insanın desteği ile umutvar olduk.” dedi.

“28 Mayıs’ta ikinci turu yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi sonucunun, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.” diyen Uysal, “karşılaştıkları haksız rekabeti” şu sözlerle eleştirdi:

“Çok partili siyasi hayata geçtiğimiz günden bugüne kadar hiç görülmemiş şekilde kamunun imkan ve araçlarının ‘bir siyasi parti lehine’ hareket ettiği ve bir ‘tek parti iktidarı’nın varlığını kanıtlayan seçim dönemini geride bıraktık.

Bir tarafta iktidar ve iktidarın tüm imkanları, dahası iktidarın yedeğine aldığı birçok kirli güç unsuru, diğer tarafta ise yıllardır süren hukuksuzluk, haksızlık ve yolsuzluklara karşı kısıtlı imkanlar ve seçmenin samimi desteğinin rekabetine tanık olduk. Aslında iktidarın sahip olduğu imkanları düşündüğümüzde siyasette ‘haksız rekabetin’ en kesif örneği ile karşılaştık…

Bilinmesi gerekir ki Erdoğan kirli ve eşit rekabet imkanı olmayan bir seçimi sayısal olarak kazanmış, siyasal olarak kaybetmiştir. Bizim için ise kazancın başlangıcı burasıdır. Bu, ‘seçim kazandık’ diyenlerin kaybettiği, kaybettiği zannedilen Millet İttifakı ve Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazandığı bir seçimdir. Elbet bir gün tarih hükmünü icra edecektir.”

Paylaşın

HÜDA PAR: Seçimlerde Dengeleri Değiştirdik

14 ve 28 Mayıs seçimleriyle ilgili değerlendirmeler içeren bir açıklama yapan Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), açıklamasında, “HÜDA PAR siyasi duruşu ve ortaya koyduğu pratikle bu sürecin önemli bir aktörü olmuştur. Seçimlerde dengeleri değiştiren HÜDA PAR hem parlamento hem de cumhurbaşkanlığı seçiminde sonuçlara önemli ölçüde etki etmiştir” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / “HÜDA PAR milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde hedeflediği başarıyı yüzde yüz elde ederek siyasi alandaki varlığını Meclis’e taşımıştır” denilen açıklamanın devamında şu ifadeler kullanıldı:

“Partimiz seçim süreci boyunca tamamen bilinçli, planlı ve kasıtlı bir şekilde hedef alındı. Bunları yapanlar genellikle halkımızın inancıyla ve medeniyet değerleriyle aralarına mesafe koyan zihinleri Batı’ya endeksli olanlardır. Dini inancın ve manevi değerlerin siyaset sahasında olmasına tahammül edemeyen bu kesimler, tamamen kutuplaştırıcı ve ayrıştırıcı aynı zamanda da hastalıklı bir zihniyete sahiptirler.”

Yeni dönemde “insan merkezli / çözüm odaklı” siyasetine devam edeceğini söyleyen HÜDA PAR, önceliklerini şu şekilde sıralıyor:

“Halkımız şundan emin olsun ki insanı, adaleti, huzuru ve kardeşliği esas alan siyasetimizle başta yerli ve sivil bir anayasa olmak üzere yargıdan ekonomiye, eğitimden sağlığa, aile kurumunun korunmasından sosyal hizmetlere kadar ülkemizin maddi ve manevi dinamikleriyle daha güçlü ve kararlı bir şekilde yeni yüzyılda yoluna devam etmesi için elimizden gelen her türlü çabayı ortaya koyacağız.”

‘Partimizi kriminalize etmeye çalışanlar iyi niyetli değil’

Öte yandan HÜDA PAR’ın Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, seçimlere ilişkin basın toplantısı düzenledi. “Halkımız, memleketimizin huzuru, selameti ve yönetimde istikrardan yana tercihte bulunarak Türkiye siyasetini dizayn etmeye çalışan emperyal güçlere ve mandacı zihniyete geçit vermedi” diyen Yapıcıoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Ortaya çıkan bu tablo, seçim kampanyalarını yalan, iftira, algı operasyonları ve kara propaganda üzerinden yürütenlere ders niteliğinde bir cevap olmuştur. Siyaseti rekabet üzerinden değil kin, nefret ve düşmanlıkla yürütenler maksatlarına ulaşamamıştır. Milletimizin iradesine ve istikbaline göz diken bölgesel ve küresel şer güçleri kaybetmiştir.”

HÜDA PAR’ın “siyasi duruşu ve ortaya koyduğu pratikle sürecin önemli bir aktörü olduğunu” ifade eden Yapıcıoğlu, partisinin seçimlerde hedeflediği başarıyı yüzde 100 elde ederek siyasi alandaki varlığını Meclis’e taşıdığını söyledi.

“2012 yılında kurulan partimizi 20-30 yıl önceki bazı hadiseler üzerinden kriminalize etmeye ve marjinal, illegal bir yapı gibi göstermeye çalışanlar kesinlikle iyi niyetli değildir” iddiasında bulunan Yapıcıoğlu, “Sözde düşünce ve ifade özgürlüğü altında hakkımızda olur olmaz ithamlarda bulunarak bizi bir yerlere yaftalama telaşına girenlerin düşmanlığı aslında bizim şahsımızda inancımızdan beslenen siyasi mefkuremizedir” dedi.

Paylaşın

Dikkat Çeken Rapor: Türkiye Uyuşturucu Kullanımında İlk Beşte

EMCDDA tarafından yayınlanan rapora göre, Türkiye uyuşturucu kullanımında dünyanın ilk beş ülkesi arasında. Öte yandan Türkiye’de, uyuşturucu suçlarından tutuklu ve hükümlü sayısı son 7 yılda 36 bin kişiden 128 bine yükseldi.

İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, uyuşturucu ile bağlantılı tutuklu ve hükümlülerin sayısı cezaevinde kalanların üçte birini oluşturuyor.

Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi (EMCDDA), 2022 Avrupa Atık Su Raporu’nu yayımladı.

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığı raporda, son dönemin en çok kullanılan metamfetamin kullanımının İstanbul ve Adana’da arttığı verilerle ortaya konuldu.

Rapora göre, AKP iktidarında önce bonzai sonra sentetik ve kimyasal uyuşturucu kullanımındaki artış, hem dünyada hem de Türkiye’de gözle görünür şekilde arttı.

Raporda daha önce Çekya ve Slovakya’da görülen metamfetamin kullanımının artık aralarında Türkiye’nin de olduğu Belçika, Kıbrıs, Almanya’nın doğusu, İspanya ve Danimarka, Finlandiya, Litvanya ve Norveç’te yoğunlaştığını grafiklerle belirtiyor.

2021 ve 2022 yıllarında atık sular üzerinden yapılan araştırmalarda amfetamin ve metamfetamin kullanımının Türkiye’de yıllar içerisinde arttığını ve kullanımın en yüksek olduğu ülkeler arasına girdiği belirtildi.

Atık suyunda metamfetamin incelenen 60 ülkede, 2021 ile 2022 arasında kullanımın yükseldiği ülkeler şöyle sıralandı: Çekya, Letonya, Almanya, Türkiye ve Kıbrıs.

Öte yandan İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre, uyuşturucu suçlarından tutuklu ve hükümlü sayısı son 7 yılda 36 bin kişiden 128 bine yükseldi.

Bu verilere göre uyuşturucu ile bağlantılı tutuklu ve hükümlülerin sayısı cezaevinde kalanların üçte birini oluşturuyor.

Paylaşın

The Economist: Türkiye Demokrasisini Ve Ekonomisini Onarma Şansını Kaybetti

28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yarışan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi uluslararası basında geniş yer buldu. Birleşik Krallık merkezli The Economist dergisinde, Türkiye’de dün gerçekleşen Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunun sonuçları değerlendirildi.

Türkiye’de muhalefetin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı yenmek için tarihin en büyük fırsatını yakaladığı belirtilen değerlendirmede, Erdoğan’ın eski seçimlerdeki benzer taktiklerini kullanarak son seçimlerde de galip geldiği ifade edildi.

‘Erdoğan sağlığı el verirse 2030’lara kadar iktidarda kalabilir’

“Türkiye’nin demokrasisini ve ekonomisini onarma şansının kaybedildiği” belirtilen yazıda şunlar kaydedildi:

“Erdoğan bunun kendisinin son dönemi olacağını söyledi, ancak bu doğru olmayabilir. Erdoğan’ın 2017’de anayasada gerçekleştirdiği değişiklik, meclisin bir cumhurbaşkanının dönemi sona ermeden erken seçim çağrısı yapması durumunda üçüncü dönemde de göreve gelebilmesini sağlıyor.

Erdoğan’ın koalisyonunun mecliste 600 koltuğun 323’üne sahip olduğunu düşünürsek, bu kolayca gerçekleşebilir. 69 yaşındaki Erdoğan, sağlığının el vermesi durumunda 2030’lara kadar iktidarda kalabilir.”

The Economist editörlerinden Adam Roberts ise seçimlere ilişkin yorumunda şöyle dedi:

“Buradan ne çıkarılabilir? Birkaç hafta önce, Erdoğan’ın yenilgisinin, dünyanın diğer tek adam yöneticilerine bir mesaj göndereceğini söylemiştik. Ne yazık ki, Erdoğan’ın zaferi de bir mesaj veriyor. Örneğin, Hindistan’da Narendra Modi, gelecek yıl üçüncü genel seçimiyle karşı karşıya olacak.

Tahmin ediyorum ki, kendisi Türkiye’den gelen haberlere sevinmiştir. Benzer şekilde, bugün dünyada iktidarda olan tüm kadınlardan daha uzun süre görevde kalmış olan Bangladeş’in demir leydisi Şeyh Hasina 2024 başlarında seçime girecek. Her ikisinin de seçimlerin ardından hükümette kalacağından endişe ediyorum.”

Paylaşın

Yeni Kabinede Kimler Yer Alacak? Adı Geçen İsimler

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yarıştığı Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Erdoğan, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi ile yeni kabinenin kimlerden oluşacağı sorusu var. Erdoğan’ın yeni kabineyi seçim sonuçlarının kesin olarak açıklanmasından sonra açıklaması bekleniyor.

Peki, milletvekili seçilen bakanlardan hangileri yeniden kabinede yer alacak? Kabine için adı geçen yeni isimler kim?

AK Parti kulislerine göre, Cumhurbaşkanı yardımcısı veya yardımcılarının atanmasında Cumhur İttifakı’nın ikinci büyük partisi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tavrı belirleyici olacak.

Bahçeli’nin MHP’den de bir ismin cumhurbaşkanı yardımcısı olmasını istemesi durumda Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici’nin de cumhurbaşkanı yardımcısı olmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Destici, milletvekili seçilemedi. İttifakın diğer bir partisi Yeniden Refah Partisi Başkanı Fatih Erbakan’ın bu durumda bir diğer cumhurbaşkanı yardımcısı olarak ismi geçiyor.

Kulislere göre Bahçeli’nin “İttifak partilerine yardımcılık verilmesine sıcak bakmaması” veya “gerek yok” demesi durumunda ise hem Destici hem de Erbakan yeni kabinede yer alabilir.

Bu durumda da Fuat Oktay’ın milletvekilliğinden istifa ederek yeniden cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanması üzerinden duruluyor.

Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak adı geçen bir diğer isim ise milletvekili de seçilen Savunma Bakanı Hulusi Akar. Bu durumda milletvekilliğinden istifa etmesi gereken Akar’ın savunma ve güvenlik politikalarından sorumlu olarak görev yapabileceği değerlendiriliyor.

Yeni kabineyle ilgili merak edilen sorulardan biri de İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun bu görevde kalıp kalmayacağı. Bu konuda da belirleyici ismin Devlet Bahçeli olacağı ve Bahçeli’nin, Soylu’nun görevde kalması konusunda ısrarcı olması durumunda görevine devam edebileceği konuşuluyor.

Soylu’nun devam etmemesi durumunda yerine ise daha önce adı sık sık Dışişleri Bakanlığı için geçen Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı Hakan Fidan’a İçişleri Bakanlığı görevi verilebileceği üzerinde duruluyor.

Soylu’nun da adı Meclis Başkanlığı veya AK Parti Grup Başkanvekilliği için geçiyor. İçişleri Bakanlığı koltuğu için konuşulan bir diğer isim ise daha önce bu görevi yürüten Efkan Ala.

Kabineyle ilgili en çok merak edilen diğer bir soru ise Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin göreve devam edip etmeyeceği.

Milletvekili seçilen Nebati’nin göreve devam etmeyeceği değerlendirilirken yeni Hazine ve Maliye Bakanı’nın belirlenmesinde eskiden bu görevi yürüten Mehmet Şimşek’in kararının belirleyici olacağı üzerinde duruluyor.

Mehmet Şimşek’in bakan olarak yeni kabinede görev almaması durumunda Cumhurbaşkanlığı Ekonomik Politikalar Kurulu’nda yer almasına ise kesin gözüyle bakılıyor.

Milletvekili adayı olmayan Turizm ve Kültür Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un yeniden aynı görevle kabinede yer alacağı değerlendirilirken, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın yerine ise Ak Parti Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri’nin ismi geçiyor.

Kulislere göre, AK Parti listelerinden seçimlere giden ve Meclis’e dört vekil gönderen HÜDA PAR’lı bir ismin kabinede yer alması veya başka bir görev verilmesi zor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Seçim Yorumu: Mücadeleye Devam Edeceğiz

28 Mayıs ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarıyla ilgili görüşlerini aktaran İBB Başkanı İmamoğlu, “Kimse endişe etmesin; her şey yeniden başlıyor. Unutmayın; değişmeyen tek şey, değişimdir. Her sahada her ortamda değişim… Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç asla beklemeyeceğiz artık. Tıpkı 38 yaşındaki Mustafa Kemal Atatürk gibi, tıpkı 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet gibi yapacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bugün, 29 Mayıs. Bugün, İstanbul’un fethinin 570. Yıldönümü. Asırlar boyu ne ordular ne komutanlar İstanbul kapısından eli boş döndü. Ama gün geldi, yöntem ve araçları değiştiren Mehmet fethetti; Fatih oldu. Sadece bu kadim şehri değil, bu şehirde yaşayanların gönlünü de fethetti. Böylece fethi kalıcı kıldı. Biz de gönülleri fethetmek için yola çıktık. Bundan sonra bütün gönülleri kazanmak için mücadeleye devam edeceğiz.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, 28 Mayıs ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi sonuçlarıyla ilgili görüşlerini, sosyal medya hesaplarından canlı yayınla kamuoyuna açıkladı. İmamoğlu. açıklamasında şunları söyledi:

“Kıymetli vatandaşlarım; 28 Mayıs seçimleri sonuçlandı. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız, milletindir’ diyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinde bir siyasetçi olarak, bu sonuçların milletimize ve güzel ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Türkiye’nin şimdi hızlıca, normalleşmeye ve gerçek sorunlarına çözüm bulmaya ihtiyacı vardır.

Bugün, büyük hayal kırıklığı yaşayan on milyonların olduğunun farkındayım. Sevgili çocuklar; sakın ama sakın üzülmeyin. Kıymetli gençler; sakın ama sakın umutsuzluğa kapılmayın. Hanımefendiler; asla tedirgin olmayın. Beyefendiler; başınız dik yürümeye devam edin. Biz, az zamanda çok ve büyük işler başarabilen bir ulusuz. Yine başarırız.”

“Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç beklemeyeceğiz”

“Kimse endişe etmesin; her şey yeniden başlıyor. Unutmayın; değişmeyen tek şey, değişimdir. Her sahada her ortamda değişim… Aynı şeyleri yaparak, farklı sonuç asla beklemeyeceğiz artık. Tıpkı 38 yaşındaki Mustafa Kemal Atatürk gibi, tıpkı 21 yaşındaki Fatih Sultan Mehmet gibi yapacağız. Bugün, 29 Mayıs. Bugün, İstanbul’un fethinin 570. Yıldönümü.

Asırlar boyu ne ordular ne komutanlar İstanbul kapısından eli boş döndü. Ama gün geldi, yöntem ve araçları değiştiren Mehmet fethetti; Fatih oldu. Sadece bu kadim şehri değil, bu şehirde yaşayanların gönlünü de fethetti. Böylece fethi kalıcı kıldı. Biz de gönülleri fethetmek için yola çıktık. Bundan sonra bütün gönülleri kazanmak için mücadeleye devam edeceğiz.

Büyük Atatürk diyor ki; ‘Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır.’ İstanbul’da, benim gibi milyonlarca, Türkiye’de on milyonlarca umutlu hem de çok umutlu demokrasi neferleri var. Bu seçim kampanyasında onların inançlı-dirençli, asla vazgeçmeyen mücadelesine tanık oldum. Başta ‘demokrasi neferleri’ olan sizleri, çocukları, gençleri, anneleri ve bütün İstanbulluları, bugün saat 20.00’de Maltepe Meydanı’nda düzenlediğimiz 570.

Fetih etkinliklerine davet ediyorum. Bu akşam orada göz göze geleceğiz. Yapacaklarımızı ve değişimi konuşacağız. Tüm Kalpleri fethetmek için nasıl daha hızlı koşacağımızı paylaşacağız. Bana inanın; yolumuz uzun gençliğimiz var, inancımız tam. Ve bana güvenin: Her şey çok güzel olacak…”

Paylaşın

SVT’den Seçim Yorumu: Ekonomiyi Zor Bir Süreç Bekliyor

28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yarışan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi uluslararası basında geniş yer buldu. İsveç merkezli SVT’nin haberinde ekonomiyi zor bir sürecin beklediği vurgulanarak, “Erdoğan’ın güçlü liderliği, ülkenin muhafazakar ve dini değerlerini koruma iddiası, ekonomik krize üstün geldi” denildi.

“Batı korku ve umut arasında kaldı”

The Guardian Gazetesi’nde yer alan haberde Erdoğan’ın “Türkiyre’nin katı ve ısrarlı siyasi kutuplaşmasını yansıtan bir oylamada” kazandığı belirtildi.

Patrick Wintour ise gazetede çıkan makalesinde “Batı, Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı kampanyası boyunca sessiz kaldı. Özel olarak Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sürpriz bir şekilde sona ermesini umuyordu. Ama şimdi ona üçüncü bir dönem hizmet etmesi için kesin bir görev verildi, Batı korku ve umut arasında kaldı” dedi.

“Kılıçdaroğlu’nun ülkenin kuzeybatısında”

Rusya haber ajansı TASS, oyların yüzde 99’undan fazlası açıldıktan sonra Erdoğan’ın yüzde 51,9 oy alarak kazandığını başlığa taşıdığı haberinde, muhalefet adayı Kılıçdaroğlu’nun ülkenin kuzeybatısında, İstanbul, İzmir dahil batı kıyılarında ve Antalya dahil güneybatı illerinde desteklendiğini; Kürtlerin yoğun olduğu güneydoğu illerinde ise yüksek oy almakla birlikte buradaki desteğin 14 Mayıs’taki ilk tur oylamaya kıyasla azaldığını vurguladı.

“Erdoğan üçüncü kez Türkiye cumhurbaşkanı”

Rusya’da Kremlin yanlısı Izvestia gazetesi, “Erdoğan üçüncü kez Türkiye cumhurbaşkanı olarak kalacak” başlığı attı.

Erdoğan’ın seçimi kazanmasının siyasi olarak ne gibi değişimleri beraberinde getireceği konusuna değinilen, uzmanlarla konuşularak hazırlanmış bir haberde; Cumhurbaşkanı’nın 6 Şubat depremlerinden sonraki restorasyon, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin çözülmesi gibi konulara yöneleceğinin tahmin edildiği yazıldı.

“Erdoğan yine kazandı”

İtalyan kamu yayıncısı Rai da seçim sonuçlarına ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Erdoğan’ın 2028’e kadar yönetici olacağına dikkat çekildi. Kılıçdaroğlu’nun, “adaletsiz seçim” vurgusu ve konuşmasından notlar ayrıca haberleştirildi.

La Republica ise seçim sonuçlarını açıkladığı habere, “Erdoğan yine kazandı: ‘Türkiye’nin yüzyılı’; Ve LGBT haklarına saldırıyor” başlığı attı.

“Enflasyona, depremlere rağmen kazandı”

The New York Times gazetesinde “Enflasyona, depremlere ve zorlu yarışa rağmen Erdoğan yeniden seçildi” başlıklı haberde “Erdoğan, yaklaşmakta olan bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğu ülkesinde veya Batılı müttefiklerini kızdırdığı dış politikada gidişatını değiştireceğine dair çok az işaret verdi” denildi.

“Ankara’nın efendisi”

Financial Times gazetesindeki haberde adayların izlediği politikalara değinilerek ülkenin ekonomik gidişata ilişkin sorunlarla yüzleşeceği yazıldı. Le Monde, haberi “Ankara’nın efendisi Erdoğan kendisine üçüncü bir vekalet teklif ediyor” başlığıyla duyurdu.

Yakın tarihin en sert kampanyası”

Katar merkezli Al Jazeera ise “İki aylık seçim dönemi, yakın tarihin en sert kampanyalarından birine sahne oldu. Erdoğan defalarca – Kürt yanlısı ana partinin sunduğu destek nedeniyle – rakibinin ‘teröristler’ tarafından desteklendiğini ifade ederken, Kılıçdaroğlu Erdoğan’a ‘korkak’ diyerek kampanyayı bitirdi.

Muhalefetin özellikle Suriyelileri ve diğer mülteci toplulukları ülkeyi terk etmeye zorlama sözü vermesiyle, kampanya giderek milliyetçi bir tona büründü” diye yazdı.

“Ekonomiyi zor bir süreç bekliyor”

İsveç merkezli SVT’nin haberinde ekonomiyi zor bir sürecin beklediği vurgulanarak, “Erdoğan’ın güçlü liderliği, ülkenin muhafazakar ve dini değerlerini koruma iddiası, ekonomik krize üstün geldi” denildi.

“Erdoğan galip geldi”

Almanya’nın kamu yayıncısı Deutsche Welle, seçim sonucunu “Türkiye seçimleri: Tarihi ikinci turdan sonra Erdoğan galip geldi” başlığıyla verdi.

Haberde Erdoğan’ın Beştepe’deki konuşmasında alıntılar yer aldı. Erdoğan’ın cumhuriyetin kurulmasından bu yana Türkiye’nin en uzun süre görev yapan lideri olduğu vurgulandı.

Diğer Alman kamu yayıncılarından ARD, halkın Erdoğan’ı seçtiğini yazdı, Avrupa ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Haberde Kılıçdaroğlu’nun seçimlerin yıllar içinde yapılan en adaletsiz seçim olduğu şeklindeki açıklaması yer aldı.

Paylaşın

New York Times: Erdoğan, Enflasyona Ve Depremlere Rağmen Kazandı

28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yarışan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi uluslararası basında geniş yer buldu. The New York Times gazetesinde “Enflasyona, depremlere ve zorlu yarışa rağmen Erdoğan yeniden seçildi” başlıklı haberde “Erdoğan, yaklaşmakta olan bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğu ülkesinde veya Batılı müttefiklerini kızdırdığı dış politikada gidişatını değiştireceğine dair çok az işaret verdi” denildi.

Değişim gelecek, zamanı var”

İsrail merkezli Haaretz gazetesinde Louis Fisherman imzalı makalede, “Ekonomideki felaket, beyin göçü ve sivil toplum üzerindeki baskı devam edecek. Bu seçim, genç neslin fikirlerini açıkça dile getirebildikleri ve isteklerini özgürce ifade edebildikleri yeni bir Türkiye hayal edebileceği ender bir alandı. Bu nesil gitmiyor ve değişim gelecek. Sadece daha zamanı var” diye yazdı.

“Batı korku ve umut arasında kaldı”

İngiliz Guardian gazetesi, “Batı, Erdoğan Türkiye’deki 20 yıllık iktidarını uzatırken korku ile umut arasında kaldı” başlıklı bir yazıya yer verdi.

Gazetenin diplomasi editörü Patrick Wintour, Batı ülkelerinin başkentlerinin, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası boyunca sessiz kaldığını, dile getirmeden Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sürpriz bir şekilde sona ermesini umduğunu, ancak kendisine bir dönem daha görev verildiğini ve Batı’nın korku ile umut arasında kaldığını dile getirdi.

İngiliz Sky News kanalı, dünya liderlerinin Erdoğan’a tebriklerine yer verdiği, sonucu açıkladığı haberinde, Türkiye tarihinde ilk kez cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turda sonuçlandığını yazdı.

“Erdoğan, Batı medyasını suçladı”

Almanya merkezli ARD, sonuçlara ilişkin haberinde “Erdoğan, zaferinden sonra yabancı medyayı kendisine karşı propaganda yapmakla suçladı. Erdoğan, Alman, Fransız ve İngiliz gazetelerinin kendisini ‘devirmeye’ çalıştığını ancak başarısız olduğunu söyledi” diye yazdı.

Almanya’nın kamu yayıncı kuruluşu ZDF’nin haberinde, “İkinci tur seçimleri kazanan görevdeki Erdoğan, beş yıl daha Türkiye’nin kaderini belirleyecek. Rakibi Kılıçdaroğlu, şimdiye kadarki ‘en adaletsiz seçimden’ söz etti” denildi.

Yakın tarihin en sert kampanyası”

Katar merkezli Al Jazeera ise “İki aylık seçim dönemi, yakın tarihin en sert kampanyalarından birine sahne oldu. Erdoğan defalarca – Kürt yanlısı ana partinin sunduğu destek nedeniyle – rakibinin ‘teröristler’ tarafından desteklendiğini ifade ederken, Kılıçdaroğlu Erdoğan’a ‘korkak’ diyerek kampanyayı bitirdi.

Muhalefetin özellikle Suriyelileri ve diğer mülteci toplulukları ülkeyi terk etmeye zorlama sözü vermesiyle, kampanya giderek milliyetçi bir tona büründü” diye yazdı.

“Ekonomiyi zor bir süreç bekliyor”

İsveç merkezli SVT’nin haberinde ekonomiyi zor bir sürecin beklediği vurgulanarak, “Erdoğan’ın güçlü liderliği, ülkenin muhafazakar ve dini değerlerini koruma iddiası, ekonomik krize üstün geldi” denildi.

“Erdoğan yine kazandı”

İtalyan kamu yayıncısı Rai da seçim sonuçlarına ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Erdoğan’ın 2028’e kadar yönetici olacağına dikkat çekildi. Kılıçdaroğlu’nun, “adaletsiz seçim” vurgusu ve konuşmasından notlar ayrıca haberleştirildi.

La Republica ise seçim sonuçlarını açıkladığı habere, “Erdoğan yine kazandı: ‘Türkiye’nin yüzyılı’; Ve LGBT haklarına saldırıyor” başlığı attı.

“Erdoğan galip geldi”

Almanya’nın kamu yayıncısı Deutsche Welle, seçim sonucunu “Türkiye seçimleri: Tarihi ikinci turdan sonra Erdoğan galip geldi” başlığıyla verdi.

Haberde Erdoğan’ın Beştepe’deki konuşmasında alıntılar yer aldı. Erdoğan’ın cumhuriyetin kurulmasından bu yana Türkiye’nin en uzun süre görev yapan lideri olduğu vurgulandı.

Diğer Alman kamu yayıncılarından ARD, halkın Erdoğan’ı seçtiğini yazdı, Avrupa ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Haberde Kılıçdaroğlu’nun seçimlerin yıllar içinde yapılan en adaletsiz seçim olduğu şeklindeki açıklaması yer aldı.

Paylaşın

The Guardian: Batı Korku Ve Umut Arasında Kaldı

28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla yarışan Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ipi göğüsleyen taraf oldu.

Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı seçilmesi uluslararası basında geniş yer buldu. The Guardian Gazetesi’nde yer alan haberde Erdoğan’ın “Türkiyre’nin katı ve ısrarlı siyasi kutuplaşmasını yansıtan bir oylamada” kazandığı belirtildi.

Patrick Wintour ise gazetede çıkan makalesinde “Batı, Türkiye’nin cumhurbaşkanlığı kampanyası boyunca sessiz kaldı. Özel olarak Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sürpriz bir şekilde sona ermesini umuyordu. Ama şimdi ona üçüncü bir dönem hizmet etmesi için kesin bir görev verildi, Batı korku ve umut arasında kaldı” dedi.

“Enflasyona, depremlere rağmen kazandı”

The New York Times gazetesinde “Enflasyona, depremlere ve zorlu yarışa rağmen Erdoğan yeniden seçildi” başlıklı haberde “Erdoğan, yaklaşmakta olan bir ekonomik krizle karşı karşıya olduğu ülkesinde veya Batılı müttefiklerini kızdırdığı dış politikada gidişatını değiştireceğine dair çok az işaret verdi” denildi.

“Ankara’nın efendisi”

Financial Times gazetesindeki haberde adayların izlediği politikalara değinilerek ülkenin ekonomik gidişata ilişkin sorunlarla yüzleşeceği yazıldı. Le Monde, haberi “Ankara’nın efendisi Erdoğan kendisine üçüncü bir vekalet teklif ediyor” başlığıyla duyurdu.

Yakın tarihin en sert kampanyası”

Katar merkezli Al Jazeera ise “İki aylık seçim dönemi, yakın tarihin en sert kampanyalarından birine sahne oldu. Erdoğan defalarca – Kürt yanlısı ana partinin sunduğu destek nedeniyle – rakibinin ‘teröristler’ tarafından desteklendiğini ifade ederken, Kılıçdaroğlu Erdoğan’a ‘korkak’ diyerek kampanyayı bitirdi.

Muhalefetin özellikle Suriyelileri ve diğer mülteci toplulukları ülkeyi terk etmeye zorlama sözü vermesiyle, kampanya giderek milliyetçi bir tona büründü” diye yazdı.

“Ekonomiyi zor bir süreç bekliyor”

İsveç merkezli SVT’nin haberinde ekonomiyi zor bir sürecin beklediği vurgulanarak, “Erdoğan’ın güçlü liderliği, ülkenin muhafazakar ve dini değerlerini koruma iddiası, ekonomik krize üstün geldi” denildi.

“Kılıçdaroğlu’nun ülkenin kuzeybatısında”

Rusya haber ajansı TASS, oyların yüzde 99’undan fazlası açıldıktan sonra Erdoğan’ın yüzde 51,9 oy alarak kazandığını başlığa taşıdığı haberinde, muhalefet adayı Kılıçdaroğlu’nun ülkenin kuzeybatısında, İstanbul, İzmir dahil batı kıyılarında ve Antalya dahil güneybatı illerinde desteklendiğini; Kürtlerin yoğun olduğu güneydoğu illerinde ise yüksek oy almakla birlikte buradaki desteğin 14 Mayıs’taki ilk tur oylamaya kıyasla azaldığını vurguladı.

“Erdoğan üçüncü kez Türkiye cumhurbaşkanı”

Rusya’da Kremlin yanlısı Izvestia gazetesi, “Erdoğan üçüncü kez Türkiye cumhurbaşkanı olarak kalacak” başlığı attı.

Erdoğan’ın seçimi kazanmasının siyasi olarak ne gibi değişimleri beraberinde getireceği konusuna değinilen, uzmanlarla konuşularak hazırlanmış bir haberde; Cumhurbaşkanı’nın 6 Şubat depremlerinden sonraki restorasyon, ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizin çözülmesi gibi konulara yöneleceğinin tahmin edildiği yazıldı.

“Erdoğan yine kazandı”

İtalyan kamu yayıncısı Rai da seçim sonuçlarına ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Erdoğan’ın 2028’e kadar yönetici olacağına dikkat çekildi. Kılıçdaroğlu’nun, “adaletsiz seçim” vurgusu ve konuşmasından notlar ayrıca haberleştirildi.

La Republica ise seçim sonuçlarını açıkladığı habere, “Erdoğan yine kazandı: ‘Türkiye’nin yüzyılı’; Ve LGBT haklarına saldırıyor” başlığı attı.

“Erdoğan galip geldi”

Almanya’nın kamu yayıncısı Deutsche Welle, seçim sonucunu “Türkiye seçimleri: Tarihi ikinci turdan sonra Erdoğan galip geldi” başlığıyla verdi.

Haberde Erdoğan’ın Beştepe’deki konuşmasında alıntılar yer aldı. Erdoğan’ın cumhuriyetin kurulmasından bu yana Türkiye’nin en uzun süre görev yapan lideri olduğu vurgulandı.

Diğer Alman kamu yayıncılarından ARD, halkın Erdoğan’ı seçtiğini yazdı, Avrupa ve dünya liderlerinin tebriklerine yer verdi. Haberde Kılıçdaroğlu’nun seçimlerin yıllar içinde yapılan en adaletsiz seçim olduğu şeklindeki açıklaması yer aldı.

Paylaşın

Erdoğan: Karşımızda Kurulan İttifakları Gördünüz, Başaramadılar

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Son 10 yıldır önüne kurulan tüm tuzaklar, üzerinde oynanan oyunlar sırtına saplanan hançerler, ayağına takılan tüm çelmeler işte bugünü engellemek içindir. Alman, Fransız, İngiliz dergileri Erdoğan’ı yıkmak için kapaklar atmadılar mı? Bu kapakları yazmadılar mı? İşte onlar da kaybettiler” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Aylardır karşımızda kurulan ittifakları gördünüz. Kimlerin kimlerle beraber olduğunu gördünüz. Terör örgütlerinden sapkın akımlara karşımıza dikildiklerini gördünüz. Buna rağmen ne oldu? Hamdolsun başaramadılar. İnşallah bunda sonra da başaramayacaklar. Bu millet mayasının ne kadar sağlam, basiretinin, ferasetinin ne kadar güçlü olduğunu yaşadığı her badirede tekrar tekrar ispatlamıştır.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Bundan dolayıdır ki, Türk milletinin asla zafiyetini yakalama, bulma gibi gayretin içerisine girenler yine kaybedeceklerdir. Sadece şu son seçimler boyunca şahit olduklarımız bile milletimizin şu onurlu duruşunu göstermiştir. Milletimizle aramızdaki muhabbet köprüsü böylesine güçlü olduğu müddetçe üstesinden gelemeyeceğimiz mücadele, çözemeyeceğimiz sorun yoktur. Şimdi Rabbime beni böyle bir milletin evladı olarak dünyaya getirdiği için hamd ediyorum” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ikinci turunu kazanmasının ardından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklamalarda bulundu:

“Bu millet sevilmez mi, biz severiz, Kandil’dekiler sevmez, onların uzantıları sevmez, ama biz severiz. Şu andaki tablo sevgililerin tablosu. Resmi rakam 320 bin kişi şu anda burada.

Yolları söylemiyorum, havalimanından buraya kadar yollar maşallah tıklım tıklımdı.

Sizler Cumhur İttifakı’nı mahcup etmediniz, Cumhur İttifakı’nı bu yolda yalnız koymadınız, bu yolda gece gündüz demeden beraber yürüdük ve sizler bu görevi yine bizlere verdiniz. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nı beraber inşa ve ihyaya devam ediyoruz.

Aziz milletim… Ekranları başında bizleri izleyen kıymetli vatandaşlarım. Sevgili Ankaralılar…

Değerli dava ve yol arkadaşlarım, sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turu hamdolsun kayda değer herhangi sıkıntı, sorun yaşanmadan tamamlanmıştır.

Seçimin gayriresmi sonuçlarına göre milletimiz Cumhurbaşkanlığı görevini 5 yıllığına daha bizlere tevdi etmiştir.

Ülkeyi yönetme sorumluluğuna bizleri tekrar layık gören milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Gerek 14 Mayıs’ta gerek 28 Mayıs’ta tercihini hangi partiden, hangi adaydan yana kullanmış olursa olsun yurt içinde ve yurt dışında sandık başına giderek iradesine sahip çıkan demokrasimizin gücünü ispatlayan her vatandaşıma teşekkür ediyorum.

Bu süreçte seçimin en sağlıklı şekilde yürümesi için görev yapan kamu personelini, parti temsilcilerini, sandık görevlileri, müşahit, emniyet mensupları ve diğer herkesi tebrik ediyorum.

Çok partili siyasi hayatımızın en önemli seçimlerinden birinde milletimizin kararını Türkiye Yüzyılı’ndan yana kullanmıştır.

“Kazanan sadece biz değiliz; kazanan Türkiye’dir”

Seçimin ilk turunda milletimiz TBMM üyelerinin çoğunluğunu Cumhur İttifakı’na vererek yasamadaki tercihini zaten ortaya koymuştur. Bugün yapılan ikinci tur seçimiyle milletimizin Cumhurbaşkanlığındaki, yani yürütmedeki tercihi de kesinleşmiştir. Milletimizin iradesi olan bu sonucun başımızın üstünde yeri vardır.

Fakat kazanan sadece biz değiliz; kazanan Türkiye’dir.

Kazanan tüm kesimleriyle milletimizin ta kendisidir. Kazanan demokrasimizdir. Hatırlarsanız biz her fırsatta kazandığımızda ülkemizde kimse kaybetmeyecek demiştik.

Yine aynı şekilde biz kazandığımızda tek kaybeden ülkemizle ilgili kirli senaryoların sahipleriyle onların aparatları olan terör örgütleri ve tefeciler olacak demiştik.

Şimdi burada aynı sözü bir kez daha veriyoruz; bugün kimse kaybetmemiştir. 85 milyonun tamamı kazanmıştır. Milletimizin bize verdiği sorumluluğun gereği olarak kimseye kırgın, küskün, kızgın, öfkeli değiliz. Artık seçim dönemine dair tüm tartışmaları ve çekişmeleri bir kenara bırakarak milli hedeflerimiz, milli hayallerimiz etrafında birleşme, bütünleşme vaktidir.

Biz bu çağrıyı laf olsun diye değil tüm kalbimizle yapıyoruz. Biz biliyoruz ki Türkiye’nin gücü 85 milyonun hep beraber olmasından kaynaklanıyor.

Buradan ben hesap uzmanı değilim. Ama hesap uzmanının hesabında galiba bir yanlışlık var.

2018’de CHP vekil sayısı 146’ydı. Hesap yapıyoruz ya. 2023’te vekil sayısı 169. Gördüğünüz gibi bir artış var. Fakat burada kiralık vekiller var. 40 tane kiralık vekil. Yüzde 1 oy alan partilere ne yaptı, 40 tane kiralık vekil verdi. Sayı nereye düştü? 129’a. 146’dan 129’a hangisi büyük? Herhâlde 129 büyüktür diyemezsiniz.

Bu milletvekilleri sayısını düşürene herhalde haydi diyemezsiniz. Şimdi Kandil’dekilerle onları arkaya alıp video çekimi diyebilirsiniz ama bu millet yutmuyor. 17 vekil düşmüş durumda.

Ne diyordu? ‘Eğer Selo’yu dışarı çıkarmak istiyorsanız, oyu bana vereceksiniz’ diyordu. Benim sevgili milletim ne dedi? Çünkü milletim benim iyi biliyor. Diyarbakır’da 51 Kürt kardeşimizin ölümüne neden olan bu terörist Selo’dur.

Adaletin, hak ve hukukun egemen olduğu Türkiye’de sen 51 Kürt kardeşimizi ölümüne neden olan Selo’yu istediğin gibi dışarı çıkaramazsın. Hele hele bizim iktidarımızda böyle bir şeyin gerçekleşmesi mümkün değildir.

Zira bizim iktidarımızda adalet mülkün esasıdır, bu değiştirilemez.

Rahmetli Menderes’in ‘Yeter söz milletindir’ diyerek yeni bir dönemin kapılarını açtığı 1950’den beri yaşadığımız tüm badirelerin gerisinde hep Türkiye’nin bu gücünün zayıflatılması vardır. Darbeler bunun için yapılmıştır, muhtıralar bunun için verilmiş, koalisyonlar bunun için kurulmuş, bunun için yıkılmıştır.

Sahip olduğumuz muazzam ekonomik potansiyelin hayata geçmesi hep bunun için engellenmiştir. Ülkemizin doğusundaki, güneyindeki, kuzeyindeki, batısındaki güç ve etki alanlarının üzeri hep bunun için örtülmüştür. Üzerimize giydirilen ve bize dar gelen deli gömlekleri içinde bunu yıllarca boğanların korkusu bugün müjdesini verdiğimiz Türkiye Yüzyılı’nın bir gün geleceğidir. Bugün işte o gündür.

Bugün rahmetli Menderes’in uğruna canını verdiği demokrasi ve kalkınma hamlelerimizin en üst seviyeye ulaşma günüdür. Rahmetli Özal’ın son nefesine kadar peşinde koştuğu büyük Türkiye hayalinin başlama günüdür. Rahmetli Erbakan’dan, rahmetli Türkeş’e mücadelelerin gayesine ulaşma günüdür.

21 yıldır ülkemize kazandırdığımız eserlerin, milletimize yaptığımız hizmetlerin üzerine Türkiye Yüzyılı’nın müjdesini verme günüdür. Bunu sizlerle yaptık.

Bugün hem kendi vatandaşlarımızın hem de kendi geleceklerini bizimle birlikte gören dost ve kardeşlerimizin zafer ve şükür dualarının arşa ulaştığı gündür. İşte sandıklar kapandı telefon zincirleri akmaya başladı. Körfez’den İngiltere’ye ve Rusya’ya kadar, hepsi tebriklerini bildirdiler, yarın da yine bu tebriklerin devam edeceğini görüyoruz.

Son 10 yıldır önüne kurulan tüm tuzaklar, üzerinde oynanan oyunlar sırtına saplanan hançerler, ayağına takılan tüm çelmeler işte bugünü engellemek içindir.

Alman, Fransız, İngiliz dergileri Erdoğan’ı yıkmak için kapaklar atmadılar mı? Bu kapakları yazmadılar mı? İşte onlar da kaybettiler.

Aylardır karşımızda kurulan ittifakları gördünüz. Kimlerin kimlerle beraber olduğunu gördünüz. Terör örgütlerinden sapkın akımlara karşımıza dikildiklerini gördünüz. Buna rağmen ne oldu? Hamdolsun başaramadılar. İnşallah bunda sonra da başaramayacaklar. Bu millet mayasının ne kadar sağlam, basiretinin, ferasetinin ne kadar güçlü olduğunu yaşadığı her badirede tekrar tekrar ispatlamıştır.

Bundan dolayıdır ki, Türk milletinin asla zafiyetini yakalama, bulma gibi gayretin içerisine girenler yine kaybedeceklerdir. Sadece şu son seçimler boyunca şahit olduklarımız bile milletimizin şu onurlu duruşunu göstermiştir. Milletimizle aramızdaki muhabbet köprüsü böylesine güçlü olduğu müddetçe üstesinden gelemeyeceğimiz mücadele, çözemeyeceğimiz sorun yoktur.

Şimdi Rabbime beni böyle bir milletin evladı olarak dünyaya getirdiği için hamd ediyorum.

Aziz milletim, değerli kardeşlerim seçimler bittiğine göre artık tüm vaktimizi ve enerjimizi çalışmaya, eser üretmeye, hizmet vermeye tamamiyle tahsis edeceğiz. Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını sarmak, yıkılan şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak, insanlarımızı hayata bağlamak önceliklerimizin en başında yer almayı sürdürecektir.

Sadece kalbimiz değil elimizde hep deprem bölgesinin üzerinde olmaya devam edecektir. Enflasyonun yol açtığı fiyat artışları sıkıntılarını gidermek, refah kaybını gidermek önümüzdeki günlerin en acil konu başlığıdır. Bunları başbakanlığım döneminde faizi 4.6’ya, enflasyonu 6.2’ye indirerek ispatlayan biz değil miydik?

Biz bu işi yaşadık, yaptık ama bunları böyle bir derdi var mı? Bunlarla laf ola beri gele. Yaparsak yine biz yaparız. Evet şu anda faiz 8,5’a indirildi ve enflasyonda inecek. Onlar bizimle yarışamaz. Onlar IMF’nin kapısında nöbet tutarlar. Bizler Davos’tan kopuşumuzu nasıl başlatmıştık biliyor musunuz?

Ve Davos’ta şu anda Babacan yanımdaydı o zaman. Ve Davos’ta IMF başkanı ile görüşüyoruz. O zaman bizim 23,5 milyar dolar IMF’ye borcumuz var. Başkana dedim ki, ‘Sen taksitlerini alıyor musun, dolayısıyla Türkiye’nin siyasi kaderine sen müdahale edemezsin. Türkiye’nin başbakanı benim, sen sadece taksitlerini alacaksın’. 2013’te son taksidi ödedik, ondan sonra IMF ile ilişkimiz bitti.

Bu CHP ne diyordu hala IMF’den borç almanız lazım. O sizin işinizdir bizim değil. O gün bugün 10 sene geçti. Biz IMF’den borç almadık. O zaman da Merkez Bankası 27,5 milyar dolar döviz rezerviydi. Bunlar İngiltere’ye gidip 3 milyar dolar getirecekmiş. Onlar sana delikli kuruş vermez, tefeci kime para vereceğini çok iyi bilir. Tefeciden para isteyenin akıbeti sandıklarda ortaya çıktı.

Biz şimdi yolumuza emin adımlarla yürüyoruz. Güven ve istikrar, bu iki kavram çok önemli. Siyasette arkadaşlarımla hep bunu konuştum. GÜçlü bir ekonomi yönetimini bu iki kavramın üzerine kuracağız. Bir finans yönetimi, yatırım ve istihdam odaklı bir üretim ekonomisi tasarlıyoruz.

Sanayi, enerji her alanda giderek artan üretim gücümüzün sağladığı imkanlar herkesi şaşırtacak yeni bir ekonomik atılımın lokomotifi haline getireceğiz.

1 ay süreyle ücretsiz olarak doğalgazı vatandaşlarımıza verdik mi? 1 yıl boyunca da 25 metre küp doğalgazı biz Cumhurbaşkanlığının hediyesi olarak vatandaşlarımıza verme kararını açıkladık mı?

Şimdi Gabar’da petrol çıktı. Yatarak çıkmadı. Çalışarak çıktı. Daha önce orada Bay Bay Kemal’in dirsek temasında olduğu teröristlerin oralarda beton dökmeleri sebebiyle petrol çıkartamıylorduk. Ama şimdi çıkardık. Bununla birlikte küresel gelişmelerin bozduğu dengeler yleniden kuruluyor.

Güneyimizdeki güvenlik tehditleri, terörle mücadeleyi artıracağız. Siyasi ve diplomatik kanalları daha etkin işleteceğiz. Kısaca çok yönlü çalışmalarla sınırlarımızdan bunları da uzak tutmaya devam edeceğiz. Bay Bay Kemal’in ortakları ne diyordu? Biz güneyimizdeki terör örgütleriyle beraber olacağız. Bununla kalmadılar, oralardaki petrol kaynaklarını bu teröristlerle paylaşmanın adımlarını attılar.

İşte Kamışlı bunlardan bir tanesidir. Koalisyon güçleriyle ortak yönettiler.

Vatandaşlarımızın talebi olan sığınmacıların gönüllü geri dönüşlerini bu politikanın parçası olarak değerlendiriyoruz.

Vatandaşlarımızın bu konudaki beklentilerini karşılamak görevimiz. Suriye topraklarındaki güvenli bölgelere 600 bine yakın kişinin gönüllü olarak geri dönmesini sağladık. Katar’la işbirliği yaptık. Yeni iskan projesiyle birkaç yıl içinde 1 milyon kişinin dönüşünü temin edeceğiz.

Eğitim, sağlık, ulaşım, enerji, sanayi, tarım, turizm, spora kadar ülkemize asırlık kazanımlar sağladığımız alanlarda çıtayı daha yukarıya taşıyacak yatırımlarla yolumuza devam edeceğiz. Ülkenin şartlarına ve gençlerimizin beklentilerine karşılık gelecek uygulamaları genişleterek sürdüreceğiz.

Sağlıkta dünyanın örnek aldığı altyapımızı ve sigorta sistemimizi daha ileriye taşıyacağız. Şehir hastanelerimizi artıracağız. Kalkınmanın temel altyapısı olan ulaştırma ve enerjide yatırımları küresle düzeye taşıyarak Türkiye’nin konumunu daha da güçlendireceğiz. Sayın Putin’in Türkiye’nin yani Trakya’nın bölge olması konusunu tebrik mesajında tekrar etti. Onlarla bu adımı atacağız. Trakya bir merkez olacak.

Sanayimizi bilhassa savunma sanayimizin marka değerini artıracağız. Bizi dünya gıda sektörünün en önemli aktörlerinden biri haline getiren tarım ve hayvancılıkta üretici gelirlerini artıran bir sistemi hayata geçireceğiz. Hizmetlerde, turizmde yakaladığımız ivmeyi sürdüreceğiz. Sosyal yardım ve d estek sistemimizi milletimizin tek ferdinin kendisini sahipsizlik hissetmeyeceği seviyeye getirene kadar geliştireceğiz.

Kısacası önümüzdeki dönemin her anını Türkiye Yüzyılı’na yakışır eser ve hizmetlerle değerlendireceğiz. Yarın İstanbul’un fethi bir çağı açıp yeni bir çağı kapatmıştı.

Yarın bu fetih İstanbulumuzda kutlanacak. Mübarek komutan, mübarek asker. İnşallah sizleri karşımda bu ecdadın torunları olarak görüyorum. Sizlerle iftihar ediyorum. Sizlere inanıyorum. Sizlere güveniyorum. İnşallah bu seçimleri giriş kapısı olarak gördüğümüz Türkiye Yüzyılı da tarihe böyle dönüm noktası olarak geçecektir.

Emanete sahip çıktığınız için sizlere en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Kelimelere sığmayan sevginiz, coşkunuz, vefanız, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizlere bu toprakları vatan yapmak, vatan olarak tutmak için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyorum. 15 Temmuz gecesi şu gazi mekanın önünde istiklal ve istikballeri için gözlerini kırpmadan ölüme yürüyen şehitlerimizi kemal-i edeple anıyorum.

Şehitlerimizin elden ele ulaştırdığı kutlu sancağı yere düşmeyeceğini gösterdiniz. Rabbim hepinizden razı olsun. Türkiye Yüzyılı kutlu olsun. Büyük Türkiye zaferimiz hayırlı olsun. Sözlerime Arif Nihat Asya’nın şu dua şiiriyle son vermek istiyorum:

Biz, kısık sesleriz… Minareleri, Sen, ezansız bırakma, Allah’ım! Ya çağır şurda bal yapanlarını, Ya kovansız bırakma, Allah’ım! Mahyasızdır minareler… Göğü de Kehkeşansız bırakma Allah’ım! Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma, Allah’ım!”

Paylaşın