“Mehmet Şimşek Faizi Yükseltmek İstiyor” İddiası

2015-2018 yıllarında Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcılığı, 2009-2015 yıllarında ise Maliye Bakanlığı yapan Mehmet Şimşek’in yeni kabinede yer alıp almayacağı gündemin öne çıkan başlıkları arasındaki yerini koruyor.

Middle East Eye’den Ragıp Soylu’nun haberine göre, Mehmet Şimşek ile Erdoğan pazartesi günü görüştüğü ancak henüz bir anlaşma sağlanamadı.

Haberde görüşlerine yer verilen ve adı açıklanmayan “konuyu bilen bir kişi”, “Her konuda anlaşabilirler ama faiz oranlarının yükseltilmesi bir sorun olmaya devam ediyor” dedi.

“İşletmeler için çok maliyetli olmaması için faiz oranlarının kademeli olarak artırılmasını öneriyor” diyen bir kaynak, “Faiz oranını şu anki yüzde 8,5 seviyesinden zaman içinde yüzde 25’e kadar yükseltmek istiyor” ifadelerini kullandı.

Habere göre eğer Erdoğan ortodoks politikalara dönerse büyüme olumsuz etkilenecek. Mevcut politikayla devam ettiği takdirde ise giderek artan enflasyonla ve muhtemel bir ödemeler dengesi kriziyle başa çıkması gerekecek.

“Aktif siyaseti düşünmüyorum” demişti

Mart ayında Erdoğan’la görüşen Şimşek görüşme sonrası sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kendi alanına giren her konuda istenen desteği vermeye hazır olduğunu, ancak yurt dışında finans kuruluşlarındaki işleri sebebiyle aktif siyasete girmeyi düşünmediğini belirtmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan seçim akşamı balkon konuşmasında, “faiz indirildi, enflasyon da inecek” diyerek, “uluslararası itibara sahip finans yönetimi, yatırım ve istihdam odaklı bir üretim ekonomisi tasarladıklarını” dile getirmişti.

Erdoğan, seçimden önce yaptığı bir açıklamada, Şimşek koordinasyonunda bir ekibin ekonomi politikalarını daha da güçlendirmek için hazırlıklar yürüttüğünü söylemişti.

Kavcıoğlu yerine 3 isimden biri düşünülüyor

Öte yandan Haberler.com’un haberine göre; Mehmet Şimşek’in kendisine yapılan teklifi kabul ettiği ve ekonomiden sorumlu cumhurbaşkanı yardımcısı olarak görev yapacağı ifade ediliyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın ise ikiye ayrılması beklentisi güçlenirken, bu bakanlıklardan birisinin başına ise gelebilecek isim olarak Cevdet Yılmaz’ın adının geçtiği öğrenildi.

Öte yandan Şimşek’in Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile çalışmak istemediğini öne süren gazeteci İsmail Saymaz, yerine düşünülen isimlerin de Halkbank Genel Müdürü Osman Arslan, Vakıfbank Genel Müdürü Abdi Serdar Üstünsalih ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar olduğunu ifade etti.

Paylaşın

CHP Nasıl Bir Yol Haritası İzleyecek?

CHP’de Kılıçdaroğlu’nun ve parti yönetiminin seçimlerde başarısız olduğunu düşünen parti tabanındaki isimler hemen kurultaya gidilmesini isterken CHP liderinin bu konuda henüz net bir tutum almadığı belirtildi.

Yapılacak Parti Meclisi sonrası tablo netleşecek. Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK’yı belirlemesi ve ilk MYK toplantısı sonrası kurultay sürecine dair bir açıklama yapması da bekleniyor.

CHP’de tüzük gereği haziran ayında kurultay sürecinin başlaması gerekiyor. Önce ilçe ardından il ve devamında da genel başkan ve parti yönetiminin belirleneceği büyük kurultay yapılacak. Bu süreçte büyük kurultay takvim uzatılırsa 2024 Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimlerin sonrasına da bırakılabilir.

Milletvekili ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde istediği sonuçları alamayan CHP’de kritik toplantıların ilki olan MYK toplantısı gerçekleşti. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeni yönetimi belirlemesi için MYK üyeleri istifalarını sundu.

5 saatlik MYK toplantısında üyeler kendi sorumluluk alanlarına göre seçim sürecine dair bilgilendirme yaptı. Bu toplantının ardından 2 Haziran’da milletvekilleri Meclis’te bir araya gelecek. 3 Haziran Cumartesi günü de Parti Meclisi toplanacak. Parti Meclisi sonrası yeni yönetimin belirlenmesi için MYK üyeleri istifalarını da Kılıçdaroğlu’na sundu.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun istifaları kabul ederek, yeni görevlendirmeleri Parti Meclisi toplantısı sonrası yapacağını söylediği öğrenildi.

Parti Meclisi’nin ise oldukça tartışmalı geçeceği ifade ediliyor.

Kurultay ne zaman yapılacak?

CHP’de Kılıçdaroğlu’nun ve parti yönetiminin seçimlerde başarısız olduğunu düşünen parti tabanındaki isimler hemen kurultaya gidilmesini isterken CHP liderinin bu konuda henüz net bir tutum almadığı belirtildi. Yapılacak Parti Meclisi sonrası tablo netleşecek. Kılıçdaroğlu’nun yeni MYK’yı belirlemesi ve ilk MYK toplantısı sonrası kurultay sürecine dair bir açıklama yapması da bekleniyor.

DW Türkçe’den Kıvanç El‘e konuşan üst düzey bir CHP kurmayı, kurultay tartışmalarına ilişkin “Genel Başkanımız herkesi, her görüşü titizlikle dinliyor. Kurultaydan kaçacak bir lider değil. Süreç zaten başlayacak. Bu sürecin hızlı ilerleyeceğini ve Eylül, Ekim gibi yapılarak yenilenmiş bir yapı ile yerel seçimlere hazırlanacağımızı öngörüyorum. Gerçekleşecek toplantılar sonrası ‘süreç başladı, sonbaharda kurultay olacak’ açıklamasını Kemal Bey’den duyabiliriz” değerlendirmesi yaptı.

CHP’de tüzük gereği haziran ayında kurultay sürecinin başlaması gerekiyor. Önce ilçe ardından il ve devamında da genel başkan ve parti yönetiminin belirleneceği büyük kurultay yapılacak. Bu süreçte büyük kurultay takvim uzatılırsa 2024 Mart ayında gerçekleşecek yerel seçimlerin sonrasına da bırakılabilir.

İlçe ve il kongrelerinde il başkanlıklarına dair bir yarış beklentisi de partide konuşuluyor. İl başkanlığı seçimlerinde belirlenen kurultay delegelerinin genel başkanı belirlemede önemli olduğuna vurgu yapılırken burada Kılıçdaroğlu kadar İmamoğlu’nun da özellikle delege belirlenmesinde etkin olma çalışmaları yaptığı iddia ediliyor.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da özellikle parti yöneticilerine dair eleştirilerini Kılıçdaroğlu ile paylaşacağı ifade ediliyor.

İmamoğlu’nun görüşleri dinlemesi sonrası Kılıçdaroğlu’nun İmamoğlu’na yakın bazı isimleri parti yönetimine alabileceği de ifade ediliyor.

Öte yandan CHP’de mevcut parti yönetiminde de bir değişim talebi var. Ancak kurmaylar, “değişimi yönetecek isim Kılıçdaroğlu’dur. Birlikte ve onun liderliğinde değişim sağlanacaktır” yorumunu yapıyor.

Meclis yenilenecek

CHP’nin TBMM Grubunda da 3 Haziran Cumartesi günü 16.00’da yapılacak toplantıda değişim olacak. Kılıçdaroğlu milletvekili olmadığı için grup başkanı olamayacak. CHP’de grup başkanının mevcut Grup Başkanvekili Özgür Özel olmasına kesin gözüyle bakılıyor. 3 grup başkanvekilinden birisi kadın olacak. Bunun için ismi geçen isim ise Afyon Milletvekili Burcu Köksal. Diğer 2 ismi de Kılıçdaroğlu’nun belirleyeceği kaydediliyor.

Meclis Başkanvekilliği için ise Ankara milletvekili Tekin Bingöl aday olmuştu.

Paylaşın

CHP MYK Üyelerinin Tamamı İstifa Etti

CHP MYK üyeleri, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun elini rahatlatmak ve yeni yönetimini belirlemesi için istifalarını sundu. MYK’da yeni görevlendirmeler yapılması bekleniyor.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaybedilmesinin ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK) Toplantısı, Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında Genel Merkez binasında gerçekleştirildi.

Basına kapalı gerçekleştirilen toplantı yaklaşık 4 buçuk saat sürdü. Toplantının ardından henüz açıklama yapılmazken MYK üyelerinin tamamı istifa etti. Kemal Kılıçdaroğlu istifaları onayladı. MYK’da yeni görevlendirmeler yapılması bekleniyor.

Merkez Yönetim Kurulu Üyeleri

Ahmet Akın, Ali Öztunç, Bülent Kuşoğlu, Bülent Tezcan, Devrim Barış Çelik, Faik Öztrak, Fethi Açıkel, Gamze Akkuş İlgezdi, Gökçe Gökçen, Gülizar Biçer Karaca, Lale Karabıyık, Muharrem Erkek, Oğuz Kaan Salıcı, Selin Sayek Böke, Seyit Torun, Veli Ağbaba, Yüksel Taşkın.

CHP Genel Başkan Yardımcılarından Feti Açıkel toplantıda seçimlerin siyasi sonuçlarına dair sunum yaparken Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Devrim Barış Çelik de seçimlerin teknik sonuçlarına dair MYK’ya bilgi verdi.

CHP Parti Meclisi (PM) de Cumartesi günü toplanarak, hem seçim sonuçlarını değerlendirecek, hem de bundan sonraki sürece ilişkin yol haritasını belirleyecek.

CHP’nin yeni MYK’sının da PM toplantısından sonra ve büyük olasılıkla Pazar günü açıklanacağı dile getiriliyor.

CHP’nin Cumartesi günü basına kapalı olarak gerçekleştirilecek Meclis grup toplantısında da yeni grup başkanvekilleri ve TBMM Başkanlık Divanı’nda görev alacak isimler belirlenecek.

CHP MYK ve PM toplantılarında, kongre süreçlerinin de başlatılması bekleniyor. CHP kulislerinde, il ilçe kongrelerinin yaz aylarında tamamlanıp, Eylül-Ekim gibi de 38. Olağan Büyük Kurultay’ın yapılabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Kılıçdaroğlu kritik MYK toplantısı öncesinde CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile bir görüşme gerçekleştirdi. CHP Genel Merkezi’ndeki görüşme bir saate yakın sürdü.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan İstifa Sorusuna Dikkat Çeken Yanıt

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, istifa edip etmeyeceği konusunda da, “MYK’da, Parti Meclisi’nde incelemeler, değerlendirmeler, tartışmalar yapılacak ve hep birlikte karar vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, “İktidar seçim kampanyasını, yalana, iftiralara, montaj kasetlere dayandırarak yürüttü. Halka yalan söyledi. Halkına yalan söyleyen biri cumhurbaşkanı olabilir mi? İktidarın ve seçim kampanyasının bu yönüyle sorgulanması gerekir” dedi.

“Siyasette abartı olur ama yalana, dolana, sahteciliğe, iftiraya yer yoktur” diyen Kılıçdaroğlu, “YSK seçim sonucunu onayladı ama bu sonucun ahlaki meşruiyeti yoktur” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TV’den Fikret Bila’ya konuştu. Kılıçdaroğlu, istifa edip etmeyeceği konusunda, “MYK’da, Parti Meclisi’nde incelemeler, değerlendirmeler, tartışmalar yapılacak ve hep birlikte karar vereceğiz” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, “İktidar seçim kampanyasını, yalana, iftiralara, montaj kasetlere dayandırarak yürüttü. Halka yalan söyledi. Halkına yalan söyleyen biri cumhurbaşkanı olabilir mi? İktidarın ve seçim kampanyasının bu yönüyle sorgulanması gerekir” dedi.

“Siyasette abartı olur ama yalana, dolana, sahteciliğe, iftiraya yer yoktur” diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Seçim kampanyası boyunca benim hakkımda yalan söylediler. İftiralar attılar. Sahte videolarla kampanya yürüttüler. Ve bu videoların sahte olduğunu, montaj olduğunu itiraf ettiler. Yüksek Seçim Kurulu seçim sonucunu onayladı ama bu sonucun ahlaki meşruiyeti yoktur.

“Ayrıca kimlere oy kullandırıldığını da gördük. İthal seçmen yarattılar. Türkçe bilmeyen yabancıların oy kullandığını gördük. Bu da ahlaki açıdan sorgulanmalıdır. Seçimi ahlaki meşruiyet açısından hukukçular da ilahiyatçılar da tartışmalıdır.”

Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’yla Genel Merkez Yönetimi arasında bir tartışma olup olmadığına ilişkin soruya da “Hiçbir sorun yok. Hiçbir gerginlik yok. Hep birlikte konuşup, değerlendirip yol haritamızı belirleyeceğiz” yanıtını verdi.

Paylaşın

Gözler Yeni Kabine’de: Hangi Aklı Başında Maliye Bakanı Olmak İster?

Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçim sonuçlarının belli olmasının ardından, gözler yeni kurulacak Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ne çevrildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeni kabineyi kısa bir süre içerinde açıklaması bekleniyor.

Erdoğan’ın olası kabinesine ilişkin iddialar da kamuoyuna yansımaya devam ediyor. Erdoğan’ın ekonominin başına eski başbakan yardımcısı ve maliye bakanı Mehmet Şimşek’i getirmeyi planladığı ileri sürülürken, Bloomberg de konuya ilişkin bir analiz yayınladı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre “Hangi aklı başında Türkiye’nin maliye bakanı olmak ister?” diyerek sözlerine başlayan Bobby Ghosh, “Türkiye ekonomisi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllarca süren suiistimali nedeniyle kan kaybediyor ve çoğu analist, onun yeniden seçilmesiyle yaraları iyileştirme şansının kaybolduğu konusunda hemfikir” ifadelerini kullandı. Yabancı yatırımcılara da seslenen Ghosh, “Erdoğan’ın, ülkenin maliyesini yönetmek için ‘uluslararası itibara’ sahip bir ekip atama konusundaki belirsiz vaadine de fazla önem verilmemeli” diye yazdı.

“Şimşek, güvenilirliğini kaybetti”

2009-2018 yılları arasında başbakan yardımcısı ve maliye bakanı olarak görev yapan Şimşek’in daha sonra hükümette görev üstlenmediğinin hatırlatıldığı analizde, şöyle devam edildi: “Ancak belki de belki de siyasi efendisine olan sadakatinden dolayı, çekingen bir şekilde pencerede oturduktan sonra Şimşek, bağımsız bir düşünür olarak güvenilirliğinin bir kısmını kaybetti.”

New York merkezli Medley Global Advisors yöneticisi Nick Stadtmiller’in görüşlerine yer verilen analizde, ‘faiz oranlarının muhtemelen düşük, enflasyonun yüksek kalacağı’ belirtildi. “Dolayısıyla Şimşek’in yeniden kabinede yer alması tek başına gerçek bir değişim anlamına gelmeyecek” denilen analizde, şu ifadeler kullanıldı:

“Analistler, Erdoğan’ın ekonominin yönetiminde otoriteyi devretme istekliliğini tartmak için diğer atamaları -örneğin Merkez Bankası’nı- yakından izleyecek. Ancak ‘uluslararası itibara’ sahip yeni bir yöneticiler listesi bile yeterli olmayacak: Görevleri cumhurbaşkanlığının hediyesi olduğu sürece, yetkililer onun heves ve kaprisleri tarafından kısıtlanacak.”

Paylaşın

CHP’li Cihaner: Bir Kişinin Gitmesiyle Değişim Olmaz

Seçimler sonrası ortaya çıkan tabloyu değerlendiren CHP’li İlhan Cihaner, “Değişim şart. Bu değişimin tabii ki birincil koşulu da bir kurultay yapılması. Kurultay yapılması derken sadece Genel Başkan ve Parti Meclisi’nin seçildiği bir kurultayı kastetmiyorum” dedi ve ekledi:

“Parti’nin ideolojik tutumunun da tartışılacağı, tüzük ve program kurultayını da içeren bir değişim olmadıktan sonra bir kişinin gidip bir kişinin gelmesi ya da işte tüm MYK’nın değişmesi, bu bizim kafamızdaki değişimi karşılayacak bir şey değil.”

Cihaner, açıklamasının devamında, “Çünkü değişim, parti tabanında ve partinin karar mekanizmalarının olgunlaştığı süreçte tartışılmadı. Dünya değişiyor, partiler de değişir. Partilerin tutumları da değişir. Ancak bu tutum üzerine etraflıca düşünülür, taban buna göre endoktrine edilir, bu içselleştirilir. Öyle olunca tabanınız sahaya çıktığında bunun taşıyıcısı olabilir” ifadelerini kullandı.

CHP’nin sol kanadında yer alan ve partinin ana hattının da bu doğrultuda olması gerektiğini savunan “Gelecek İçin Biz” grubu, seçimlerin ardından ortaya çıkan tabloyu “net bir yenilgi” olarak nitelendirerek parti içi değişim çağrısında bulundu.

Grubun kurucusu, aynı zamanda üç dönem CHP milletvekili ve Parti Meclisi üyesi olarak görev yapan, eski cumhuriyet başsavcısı İlhan Cihaner’le seçim sonuçlarını ve önümüzdeki süreçte nasıl bir sorumluluk alacaklarını bianet’ten Vecih Cuzdan’a değerlendirdi.

14 Mayıs ve 28 Mayıs seçimlerini geride bıraktık. Gelecek İçin Biz olarak, seçim sonuçlarından hareketle, “merkez sağ inşası” taktiğinin tutmadığını belirterek, yönetime özeleştiri yapma ve sorumluluk alma çağrısında bulundunuz. CHP’yi bundan sonra nasıl bir süreç bekliyor?

Biz parti yönetiminin hem kadro olarak hem şu andaki karar mekanizmalarının tutumu olarak bir yenilenmeye, hem de en önemlisi politik tutum olarak bir yenilenmeye gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ama parti karar mekanizmalarından yöneticilere kadar dışarıya yansıyan sanki bu yenilgi yaşanmamış gibi, sanki aynı minval üzere devam edileceği yolunda izlenimler ediniyoruz.

Köklü bir özeleştirinin gerektirdiği adımların atılması yerine birtakım vitrin değişikliklerine, kısmi kadro değişikliklerine gidildi ki bu da bizim tüzüğümüze göre yetersizdir. Çünkü örneğin MYK’nın kaynağı Parti Meclisi’dir. Ama Parti Meclisi bu yenilgiye giden süreç içerisinde hiçbir eleştiride bulunmadı, tutum almadı. Tam tersine, başından itibaren yetkilerinin tamamını tartışmadan Genel Başkan’a verdiler.

Tabii hatalar sadece Genel Başkan’ın tutumuna da indirgenemez. Çünkü Parti Meclisi tam da bunun için var. Her şey orada tartışılır, doğrular-yanlışlar ayırt edilir ve ortaya çıkan kararın demokratik ve politik meşruiyeti burada belirlenir. Ama bu mekanizmalar işletilmedi. Bu hatalar yapılırken, Parti Meclisi’nin dışında önemli illerin başkanları, büyükşehir belediye başkanları da bir eleştirel tutum getirmediler.

Biz de tabii artık adaylar belirlenip listeler kesinleştikten sonra o dar zamanda eleştiri dozumuzu düşürdük. Ama şimdi önümüzde çok önemli bir seçim var: Yerel seçimler. Her ne kadar parti yönetimi önümüzdeki yerel seçimler nedeniyle de bu tartışmaların yapılmaması ya da değişikliğin gerçekleştirilmemesi gibi bir bakış açısını hayata geçirmeye çalışıyor. Bu tutumu da çok yanlış buluyoruz.

Çünkü 2019 yerel seçimlerinde koşullar farklıydı. İYİ Parti’nin net bir desteği vardı büyükşehirlerde. Ayrıca HDP birçok yerde aday göstermeyerek örtülü bir destek vermişti. Şimdi hem Yeşil Sol Parti içerisindeki hem de İYİ Parti içerisindeki tartışmalar önümüzdeki süreçte ittifakların aynı şekilde devam edip etmeyeceğini de belirsiz hale getiriyor.

Dolayısıyla bu süreçte yenilgi olmamış gibi davranılamaz. İnsanlarda var olan motivasyon düşüklüğü, karamsarlık vs. bunların hepsinin acilen masaya yatırılması lazım.

Bugün yapılacak olan CHP MYK toplantısından bir beklentiniz var mı? Sizce tüm bunlar değerlendirilecek midir?

Kuşkusuz değerlendirilmiş bile olabilir. Ancak tek tük yapılan açıklamalardan ve önceki pratiğimizden hareketle muhtemeldir ki Genel Başkan’a ‘tam destek’ açıklaması yapılacaktır.

Belki kısmi bir MYK değişikliği için Genel Başkan’a alan açılacaktır -ki aslına bakarsanız zaten Genel Başkan tek belirleyici orada. Ancak sorun şu ki bizim tüzüğümüze göre MYK üyeleri, Parti Meclisi içerisinden seçilmek zorunda. Ve bu Parti Meclisi de bugüne kadar yapılan yanlışlardan, bu ideolojik savrukluktan, kadro ve liste hatalarından, ittifak hatalarından nihayetinde onlar da sorumlu. Ya doğrudan doğruya parçası olarak ya müdahale etmeyerek ya yetkilerini tüzüğe aykırı bir şekilde topyekûn olarak devrederek bu durumun sorumlusu aynı zamanda.

Dolayısıyla bu toplantıdan bizim düşündüğümüz gibi bir yenilenme, motivasyonu artırma veya örgütlerin yeniden sürece dâhil edilmesi gibi bir pratiğin çıkmasını doğrusu pek beklemiyorum. Umarım yanılırım.

Önümüzdeki süreç için “değişim” vurgusu yaptınız, bu noktada bir olağanüstü kurultay ya da benzer bir gelişmenin yapılabileceğini düşünüyor musunuz?

Değişim şart. Bu değişimin tabii ki birincil koşulu da bir kurultay yapılması. Kurultay yapılması derken sadece Genel Başkan ve Parti Meclisi’nin seçildiği bir kurultayı kastetmiyorum.

Parti’nin ideolojik tutumunun da tartışılacağı, tüzük ve program kurultayını da içeren bir değişim olmadıktan sonra bir kişinin gidip bir kişinin gelmesi ya da işte tüm MYK’nın değişmesi, bu bizim kafamızdaki değişimi karşılayacak bir şey değil.

Çünkü değişim, parti tabanında ve partinin karar mekanizmalarının olgunlaştığı süreçte tartışılmadı. Dünya değişiyor, partiler de değişir. Partilerin tutumları da değişir. Ancak bu tutum üzerine etraflıca düşünülür, taban buna göre endoktrine edilir, bu içselleştirilir. Öyle olunca tabanınız sahaya çıktığında bunun taşıyıcısı olabilir.

“Parti bir siyasi laboratuvara dönmüş durumda”

Son süreçten örnek vereyim. Şimdi herkesle temas edildi, tamam temas edilsin ama bunu yapan kadrolarınız bu süreçte ilk turdaki tezlerinizi mi taşıyacak, onları mı savunacak? Yoksa ikinci turdaki tezlerin mi savunusunu yapacak? Temas böyle bir şey değil ki. Yoksa en çok ev gezen başarıyı elde eder. Öyle bir şey değil. Dolayısıyla bir ideolojik netleşmeye de ihtiyaç var.

Nitekim bu tartışmaları Cumhuriyet Halk Partisi geçmiş dönemlerde de yapmış. Örneğin ‘Ortanın Solu’ sürecinde. Parti arşivine baktığımız zaman il, ilçelerde, gençlik kollarında inanılmaz tartışmalar yapılmış, raporlar düzenlenmiş. Ama şimdi parti adeta bir siyasi laboratuvara dönmüş durumda. İnformel, kayıt dışı siyaset yapılıyor.

Parti Meclisi’nin hatta belki MYK’nın bile onayı olmadan birdenbire bir hat değişikliği, bir söylem değişikliği gündeme geliyor. Bunun kaçınılmaz sonucu olarak da bir kafa karışıklığı, bir bulamaç ortaya çıkıyor. Bunların hepsinin tartışılacağı bir sürece ihtiyacımız var -ki zaman da yeterli.

Biz ilk çıktığımızda örneğin bir tüzük kurultayı yapıldı. O tüzük kurultayında tam da bu hataları giderecek, bir daha bu hataların yaşanmaması ya da minimize edilmesi için bir tüzük teklifi de sunmuştuk kurultaya. Orada da çok antidemokratik bir süreç yaşandı ve o tüzük kurultayı heba edildi.

Tüzük kurultayının tek çıktısı ön seçimin kaldırılması oldu. Eylemli olarak. Nitekim Cumhuriyet Halk Partisi neredeyse son üç-dört seçimdir ön seçim yapmıyor. Ne yerel yönetimlerde ne de genel seçimlerde. Bu da yaşadığımız yıkımın dinamiklerinden birisi olarak örgütün yeterince motive edilip sahaya sürülememesine vesile olmuştur.

Paylaşın

HDP’li Günay’dan Seçim Açıklaması: Hatalarımızdan Ders Çıkaracağız

Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında konuşan HDP Sözcüsü Günay, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Eleştiri de özeleştiri de kurumsal sorumluluk temelinde yapılacaktır. Bu yüzden bireysel kararlarla ve bireysel inisiyatiflerle bu dönem karşılanamaz, var olan yetersizlikler aşılamaz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Tüm partili arkadaşlarımıza da çağrımız şudur: Bu dönemin karşılıklı muhasebesini yapmak için sahici ve onarıcı bir eleştiri ve özeleştiri sürecinden geçip siyasete taşıdığımız tüm iradeyle yeniden buluşarak, yüksek bir moralle Büyük Kongre’ye yürüyelim. Hedefimiz budur.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, partisinin yeniden yapılanma sürecine ve netleşen takvime ilişkin HDP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Selahattin Demirtaş’ın açıklamaların yorumlayan Günay, “Elbette ki kendisi önceki dönem eş genel başkanımız ve biz bu süreçte tartışmaları ve çalışmaları yürütürken, parti kurullarımızla, siyaseten hdp içindeki cezaevindekiler aktörlerle tartışma süreci yürüttük. Bütün parti ve seçim stratejisini kurullarla tartışarak yürüttük.

Bu konu ve bu konu üzerinden yapılan spekülatif söylemlere Demirtaş’ın kendisi aslında birçok konuda gerekli cevapları verdi. Kendisinin cumhurbaşkanlığı adaylığı hukuki durumu nedeniyle ilgili kurullarmızda değerlendirilmedi. Kendisiyle bu konuyla ilgili yapılan istişarelerde bir kadın cumhurbaşkanı adayı önerisi vardı” dedi.

Partinin seçim sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin basın toplantısı düzenleyen Günay şöyle devam etti:

“Seçimler sonrası biz de değerlendirme süreçlerimizi başlattık. Bu toplantılarda, seçim sonrası değerlendirme sürecinin hangi başlıklarla ve yöntemlerle yapılacağı konusunda fikir alışverişinde bulunduk. Meclis grubumuz bugün ilk kapalı grup toplantısını gerçekleştirecek. Yine 2 Haziran’da Merkez Karar Yürütme kurulumuzu toplayacağız. Ardından, 4,5,6 Haziran’da da kadın meclisimiz, parti meclisimiz ve il eş başkanları toplantımız gerçekleşecek. Süreç bütün yönleriyle tartışılacaktır.

Tüm bu hazırlıkların temel iki amacı var. Birincisi seçim dönemi öncesi yaşanmış olan eksiklikler ve yetersizlikleri gidermek, bir eleştiri ve özeleştiri sürecini işleterek, yanlışlarımızdan hatalarımızdan dersler çıkartmak. İkincisisiyse, hiçbir gerekçe ve mazerete sığınmadan, yapılan muhasebenin gereklerini yerine getirmek için hem politikalar hem de örgütsel yapı açısından yenilemek, yeni muhasebenin örgütsel sonuçlarını yaratmaktır. Tüm partili arkadaşlara çağrımız şudur;:

Bu dönemin karşılıklı muhasebesini yapmak için sahici ve onarıcı bir özeleştiri sürecinden geçip, siyasete taşıdığımız tüm iradeyle yeniden buluşarak, yüksek bir moralle büyük kongreye yürüyelim. Yeni sürecin öznesi olmak isteyne tüm partililerimizi, emektar arkadaşlarımızı. eleştiri ve özeleştiri ve yeniden yapılanma sürecine katkı sunmaya, katılmaya, ve yeniden yapılanmaya çağırıyoruz.”

Paylaşın

Cumhurbaşkanlığı İkinci Tur Seçiminin Kesin Sonucu Açıklandı

YSK Başkanı Ahmet Yener, 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçiminde, Cumhurbaşkanı seçilen Erdoğan’ın yüzde 52,18; Kılıçdaroğlu’nun yüzde 47,82 oy oranına ulaştığını söyledi. Kesin sonuçlar Resmi Gazete’de bugün yayınlanacak.

Haber Merkezi / YSK Başkanı Yener, “Kurulumuz seçim takvimi içerisindeki süreçleri izlemiş ve 29-31 Mayıs tarihinde sona eren ikinci oylamasına ilişkin itirazları dün kurulumuz değerlendirmiştir. Söz konusu itirazlar sonuçlandırılmış ve 28 Mayıs seçimlerinin ikinci tur sonuçları ilan edilmek üzere Resmi Gazete’nin mükerrer sayısına gönderilmiştir.” dedi.

Ahmet Yener, ikinci oylamada katılım oranının toplam yüzde 84,15 olduğunu söyledi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerinin kesin sonuçlarını açıkladı. Yener’in konuşmasından satırbaşları şöyle:

“14 Mayıs 2023 tarihinde gerçekleştirilen seçimin ardından 15 Mayıs 2023 tarihinde ilk defa gerçekleştirilen ikinci tur oylama süreci başlamış olup, 20 Mayıs 2023’te yurt dışında oy verme işlemi başlamıştır. İkinci tur oylamanın ilk aşaması olan yurt dışı temsilcilik oylaması başlamıştır.

YSK üyelerine, merkez teşkilatımıza ve diğer tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. 24 Mayıs 2023 tarihinden yurt içi oy verme gününe kadar dönüş transferleri gerçekleşmiştir. YSK’nın ve tüm teşkilatımızın özverili çalışmalarını kamuoyunun takdirine sunuyorum.

İtirazlar sonuçlandırılmış ve 28 Mayıs 2023 tarihinde Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tur sonuçları Resmi Gazete’ye gönderilmiştir. 28 Mayıs’ta seçimin ikinci oylamasında 52 milyon 93 bin 375 seçmenimizin oy kullandığı görülmüştür.

Yurt dışında 1 milyon 930 bin 26 seçmenimiz oy kullandı. Yurt içi ve 54 milyon 23 bin 601 seçmenimizin oy kullandığı görülmüştür. Sayın Erdoğan’ın 27 milyon 834 bin 574 oy aldığı, Kılıçdaroğlu’nun 25 milyon 475 bin 724 oy aldığı görülmüş olup, Sayın Erdoğan’ın cumhurbaşkanı olarak seçildiği anlaşılmıştır.”

Paylaşın

HDP’de Değişim Tartışmaları Hız Kazandı

Yeşil Sol Parti kongre sürecini erkene çekerek yaz aylarında kongreye gitmeyi planlıyor. Kongreye gidilmeden önce partinin il örgütleriyle derinlemesine görüşmeler, illerde konferanslar, toplantılar yapılacak ve yapısal sorunlara birlikte çözüm aranacak. Tüm bu süreçler sonucunda alınan öneriler doğrultusunda yeniden yapılanmaya gidilecek.

Bu yeniden yapılanma hem politik düzeyde olacak hem de yapısal değişiklikler içerecek. HDP’nin bileşen yapısı dahil tüm süreçlerin gözden geçirileceği bu dönemin sonunda Yeşil Sol Parti’nin kongresi gerçekleşecek. 1 Ekim’den önce gerçekleşmesi beklenen kongrede HDP’nin eş genel başkanları dahil tüm yönetim kadrolarında ciddi değişim olması bekleniyor.

Duvar’dan Ceren Bayar’ın haberine göre, geride bırakılan seçim sürecinde Selahattin Demirtaş’la sürekli iletişim halinde olunduğunu anlatan HDP’liler, avukatlar aracılığıyla her gün mesajlaşıldığını, seçime dair atılan neredeyse tüm adımların birlikte planlandığını, Demirtaş’ın her önerisinin değerlendirildiğini kaydetti.

Seçimden sonra yapılan toplantılarda, görüşmelerde MYK üyelerinin bir kısmının istifaya hazır olduklarını söylediğini de kaydeden HDP yöneticileri, “ortada bir başarısızlık varken sorumluluktan kaçmak doğru olmaz” görüşünün ağır bastığını ve özeleştiri süreci ile birlikte yeni dönemin hızlıca planlanmaya başlandığını aktardı.

Edinilen bilgilere göre kapatma davasının sonucunun ne olacağına bakılmaksızın ve davanın bitmesini beklemeden Meclis’te Yeşil Sol Parti grubu kurulacak. Eş genel başkanların da aralarında bulunduğu birkaç isim sembolik olarak HDP’de kalacak ancak diğer tüm milletvekili ve yöneticiler Yeşil Sol Parti’de siyaset yürütecek.

Yeşil Sol Parti’de isim değişikliğini de tartışan HDP yönetiminin, seçmenin daha kolay sahipleneceği, Kürt siyasetinin geçmiş partilerinin isimlerini hatırlatan bir isimle yola devam etmeyi de gündeme aldığı da ifade ediliyor.

Yeşil Sol Parti kongre sürecini de erkene çekerek yaz aylarında kongreye gitmeyi de planlıyor. Kongreye gidilmeden önce partinin il örgütleriyle derinlemesine görüşmeler, illerde konferanslar, toplantılar yapılacak ve yapısal sorunlara birlikte çözüm aranacak. Tüm bu süreçler sonucunda alınan öneriler doğrultusunda yeniden yapılanmaya gidilecek.

Bu yeniden yapılanma hem politik düzeyde olacak hem de yapısal değişiklikler içerecek. HDP’nin bileşen yapısı dahil tüm süreçlerin gözden geçirileceği bu dönemin sonunda Yeşil Sol Parti’nin kongresi gerçekleşecek. 1 Ekim’den önce gerçekleşmesi beklenen kongrede HDP’nin eş genel başkanları dahil tüm yönetim kadrolarında ciddi değişim olması bekleniyor.

Paylaşın

Erdoğan’dan Yerel Seçim Talimatı: İstanbul Ve Ankara İçin…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MYK’da, muhalefetin seçim sürecinde iftira ve yalanla propaganda yaptığını söyleyerek, “Milleti ekonomik yalanlarla korkutmaya çalıştılar ama kaybettiler. Bundan sonra oylarımızın azaldığı tüm iller için özel olarak çalışacağız” dedi ve ekledi:

“Neden böyle olduğunu araştıracağız. Sebep neyse onlara hızlıca neşter vuracağız. Önümüzde yerel seçimler var. Depremin yarattığı ekonomik yük, büyükşehirlerde kiralarla ilgili problemler gibi vatandaşın sahada bize ulaştırdığı tüm sorunları çözmek için yoğun bir mesai harcayacağız.”

Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerde sergilediği performans il il masaya yatırılırken, hangi ilde neden oy kaybedildiği üzerine değerlendirmeler yapıldı.

Milliyet’ten Ayşegül Kahvecioğlu’nun haberine göre toplantıda kıl payı vekil kaçırılan iller üzerinde özel olarak duruldu. Seçimlerde MHP ve Yeniden Refah Partisi’ne oy geçişi yaşandığı ancak bu oyların en azından ittifak içinde kalmasının olumlu olduğu yorumları yapıldı.

Erdoğan’ın, toplantıda önümüzdeki yıl yapılacak yerel seçimler öncesi, 28 Mayıs’ta Millet İttifakı’nın adayı CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun daha yüksek oy aldığı İstanbul ve Ankara için özel bir çalışma yapılması talimatını verdiği de öğrenildi.

Erdoğan MYK’da, muhalefetin seçim sürecinde iftira ve yalanla propaganda yaptığını söyleyerek, “Milleti ekonomik yalanlarla korkutmaya çalıştılar ama kaybettiler. Bundan sonra oylarımızın azaldığı tüm iller için özel olarak çalışacağız. Neden böyle olduğunu araştıracağız.

Sebep neyse onlara hızlıca neşter vuracağız. Önümüzde yerel seçimler var. Depremin yarattığı ekonomik yük, büyükşehirlerde kiralarla ilgili problemler gibi vatandaşın sahada bize ulaştırdığı tüm sorunları çözmek için yoğun bir mesai harcayacağız” dedi.

Paylaşın