Erdoğan’la Görüşen Stoltenberg’den “İsveç’in NATO Üyeliği” Çağrısı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşme sonrası açıklamalarda bulunan Stoltenberg, İsveç’in Türkiye’nin endişelerini karşılamak için önemli adımlar attığını kaydetti ve “İsveç yükümlülüklerini yerinde getirdi” ifadesini kullandı.

“NATO’ya üyelik İsveç’i daha güçlü yapacaktır” diyen Stoltenberg, İsveç’in NATO’ya üyelik katılım sürecinin bir an önce tamamlanmasını arzu ettiğini de belirtti. Stoltenberg ayrıca Türkiye’ye Kosova’ya asker gönderdiği için teşekkür etti.

Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı (NATO) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg İstanbul’da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüştü.

Görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, Türkiye’den bir kez daha İsveç’in İttifak’a üyeliğine muhalefet etmeyi bırakmasını talep etti.

Stockholm’ün Ankara’nın güvenlik endişelerini giderdiğini öne süren Jens  Stoltenberg, “İsveç, Türkiye’nin endişelerine yönelik önemli somut adımlar atmıştır” ifadelerini kullandı. NATO Genel Sekreteri, İsveç’in tüm taahhütleri yerine getirdiğini belirtti.

Stoltenberg, Türkiye’den İsveç’ten ve Finlandiya’dan yetkililerin 12 Haziran haftası İsveç’in NATO üyeliğini ele almak üzere bir araya geleceğini duyurdu.

Üyelik için Ankara’nın onayını bekleyen İsveç’te geçen hafta yeni terörle mücadele yasaları yürürlüğe girdi. İlgili yasalar uyarınca bundan böyle ülkede terör örgütlerine üye olmak, üye olanlara maddi destek sağlamak ya da bu örgütleri herhangi bir biçimde desteklemek, uzun hapis cezaları ile yargılanmanın yolunu açacak şekilde ağır suç sayılacak.

11-12 Temmuz tarihlerinde NATO Zirvesi Litvanya’da gerçekleştirilecek.

Geçtiğimiz günlerde ABD Başkanı Joe Biden’ın seçim zaferinden dolayı kutlamak için aradığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşmede İsveç’in NATO üyeliği de gündeme gelmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da görüşmede Türkiye’nin satın almak istediği F-16’ları gündeme getirmişti. Biden yönetimi Kongre’ye Türkiye’ye F-16 satışına destek verdiğini bildirmişti.

Satış için Kongre’nin de onayı gerekiyor. Washington, Temmuz ayındaki NATO Zirvesi’ne kadar İsveç’in NATO üyeliğinin gerçekleşmesini umuyor.

Finlandiya’nın ardından İsveç de onay bekliyor

Finlandiya ve İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından onlarca yıldır sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek NATO’ya katılmak için Mayıs 2022’de ortak başvuruda bulunmuştu. Finlandiya ve İsveç’in üye olabilmesi için NATO bünyesindeki 30 ülkenin onayı gerekiyor.

İsveç’in üyeliğine Türkiye ve Macaristan dışındaki NATO üyeleri meclis onayı verdi. Türkiye, İsveç’in üyeliğine onay vermek için Stockholm’den terör örgütleriyle mücadele konusunda daha somut adımlar beklediğini belirtiyor. Macaristan hükümeti ise İsveçli yetkililerin Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın politikalarına yönelik eleştirilerinden rahatsız.

Türkiye ve Macaristan uzun süre Finlandiya’nın NATO üyeliğine de karşı çıkmış, ancak Ankara ve Budapeşte’nin bu itirazlarını geri çekmelerinin ardından Finlandiya geçen Nisan ayında NATO’ya katılmıştı.

Paylaşın

Erdoğan, Yeni Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ni Açıkladı

Çankaya Köşkü’ndeki yemekli resepsiyonun ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kabineyi açıklamadan önce yaptığı açıklamada “Göreve başlama törenimizde ifade ettiğim ilkeler temelinde 85 milyonun birliği, dirliği, kardeşliği, refahı ve esenliği için engellere aldırmadan, zorluklar karşısında yılmadan çalışacağız. Türkiye Cumhurbaşkanı olarak tüm Türkiye’ye hizmet edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Eski kabine üyelerine teşekkür eden Recep Tayyip Erdoğan, “Bu arkadaşlarımız, milletimize yaptıkları hizmetlerle, ülkemize kazandırdıkları eserlerle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk döneminin kabine üyeleri olarak adlarını şimdiden tarihe yazdırmışlardır. Rabbim eski kabine üyelerimizin hepsinden razı olsun diyorum” diye konuştu.

Kabinede yer alacak isimler:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç Hasan
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Mehmet Özhaseki
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca
Sanayi ve Tekonolij Mehmet Fatih Kacır
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı
Ticaret Bakanı Ömer Polat
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu

TBMM’de yemin etti

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda yeniden göreve seçilen Erdoğan, TBMM Genel Kurulundayemin ederek resmen göreve başlamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazbatasını Geçici TBMM Başkanı Devlet Bahçeli’den almıştı.

Erdoğan, mazbatasını aldıktan sonra ettiği yeminde, “Cumhurbaşkanı sıfatıyla devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim” demişti.

Erdoğan, yemin töreni sonrası Anıtkabir’i ziyaret etmişti. Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazmıştı:

“Aziz Atatürk… Türkiye bir seçim sürecini daha tüm dünyaya örnek gösterilecek rekor bir katılımla ve demokrasi şöleni havasında, suhuletle neticelendirdi. 14 Mayıs’ta TBMM’de görev yapacak 28. Dönem milletvekillerini belirleyen milletimiz, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda da şahsımıza yüzde 52,18 oy oranıyla yine büyük bir teveccüh gösterdi. Hamdolsun bir beş sene daha ülkemize ve necip milletimize hizmet edecek olmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de güvenoyu aldığı bu seçimlerin milletimizin önünde yeni bir dönemin kapılarını açtığına inanıyoruz. Önümüzdeki beş yıl boyunca, Türkiye yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmek için canla başla çalışmayı sürdüreceğiz. Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını hızla sarıp söz verdiğimiz gibi depremzedelerimizi en kısa sürede yeni yuvalarına kavuşturacağız. 12. Cumhurbaşkanı olarak milletimizin ebedi ve ezeli kardeşliğine sahip çıkmaya, ülkemizi büyütmeye, devletimizi yüceltmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Göreve Başlama Töreni’nde konuşmuştu. Erdoğan, “Hangi siyasi görüşe, kökene, meşrep ve mezhebe mensup olursa olsun, 85 milyonun tamamını bağrımıza basacağız” demişti.

“Seçim 28 Mayıs’ta sona ermiştir. Milli irade sandıkta iki kez tecelli etmiştir. Türkiye Yüzyılı başlamış, ülkemizin şahlanış döneminin kapıları aralanmıştır” ifadelerini kullanan Erdoğan, kurulacak yeni kabine konusunda ise “Bu akşam yeni kabinemizi açıklayacağım, yeni kabinemizle Türkiye Yüzyılı’nı nakış nakış işlemeye devam edeceğiz. Salı günü ilk kabine toplantımızı yapacağız” demişti.

Muhalefete de çağrıda bulunan Erdoğan, “Her seçim sonrası musafahalaşmak için uzattığımız eli hep sıkılı yumruklarla karşıladılar. Bu sefer, farklı tavır sergilemelerini ümit ediyoruz. Türk demokrasisinin selameti açısından muhalefetin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz. Muhalefetin milli iradeyle barışmasını istiyoruz” demişti.

“Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim”

Erdoğan, “Cumhuriyetin 100’üncü yılında Türkiye’nin bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. 81 vilayetimizde kardeşlik seferberliği başlatmaya davet ediyorum” diye ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin seçim dönemindeki kırgınlıkları bir tarafa koyalım. Küslük olmuşsa barışmanın yolunu bulalım. Hep beraber Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim” diye konuşmuştu.

“Demokrasimizi, darbe ürünü mevcut anayasadan kurtararak, özgürlükçü, sivil ve kuşatıcı bir anayasayla güçlendireceğiz” açıklamasında bulunan Erdoğan, “Seçim meydanlarında halkımıza verdiğimiz sözlerin takipçisi olacağız. Son 21 yıldır olduğu gibi neyi vadetmişsek, inşallah tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz” demişti.

Paylaşın

Erdoğan’dan Muhalefete Çağrı: Barışmanın Yolunu Bulalım

Göreve Başlama Töreni’nde yaptığı konuşmada, muhalefete de çağrıda bulunan Erdoğan, “Her seçim sonrası musafahalaşmak için uzattığımız eli hep sıkılı yumruklarla karşıladılar. Bu sefer, farklı tavır sergilemelerini ümit ediyoruz. Türk demokrasisinin selameti açısından muhalefetin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz. Muhalefetin milli iradeyle barışmasını istiyoruz” dedi.

Erdoğan, “Cumhuriyetin 100’üncü yılında Türkiye’nin bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. 81 vilayetimizde kardeşlik seferberliği başlatmaya davet ediyorum” diye ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin seçim dönemindeki kırgınlıkları bir tarafa koyalım. Küslük olmuşsa barışmanın yolunu bulalım. Hep beraber Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’deki Göreve Başlama Töreni’nde konuştu. Erdoğan, “Hangi siyasi görüşe, kökene, meşrep ve mezhebe mensup olursa olsun, 85 milyonun tamamını bağrımıza basacağız” dedi.

“Seçim 28 Mayıs’ta sona ermiştir. Milli irade sandıkta iki kez tecelli etmiştir. Türkiye Yüzyılı başlamış, ülkemizin şahlanış döneminin kapıları aralanmıştır” ifadelerini kullanan Erdoğan, kurulacak yeni kabine konusunda ise “Bu akşam yeni kabinemizi açıklayacağım, yeni kabinemizle Türkiye Yüzyılı’nı nakış nakış işlemeye devam edeceğiz. Salı günü ilk kabine toplantımızı yapacağız” dedi.

Muhalefete de çağrıda bulunan Erdoğan, “Her seçim sonrası musafahalaşmak için uzattığımız eli hep sıkılı yumruklarla karşıladılar. Bu sefer, farklı tavır sergilemelerini ümit ediyoruz. Türk demokrasisinin selameti açısından muhalefetin de mesuliyet bilinciyle hareket etmesini bekliyoruz. Muhalefetin milli iradeyle barışmasını istiyoruz” dedi.

“Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim”

Erdoğan, “Cumhuriyetin 100’üncü yılında Türkiye’nin bir büyük kucaklaşmaya ihtiyacı olduğuna inanıyoruz. 81 vilayetimizde kardeşlik seferberliği başlatmaya davet ediyorum” diye ekledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelin seçim dönemindeki kırgınlıkları bir tarafa koyalım. Küslük olmuşsa barışmanın yolunu bulalım. Hep beraber Türkiye Yüzyılının inşasına omuz verelim” diye konuştu.

“Demokrasimizi, darbe ürünü mevcut anayasadan kurtararak, özgürlükçü, sivil ve kuşatıcı bir anayasayla güçlendireceğiz” açıklamasında bulunan Erdoğan, “Seçim meydanlarında halkımıza verdiğimiz sözlerin takipçisi olacağız. Son 21 yıldır olduğu gibi neyi vadetmişsek, inşallah tek tek gerçeğe dönüştüreceğiz” dedi.

TBMM’de yemin etti

Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonucunda yeniden göreve seçilen Erdoğan, TBMM Genel Kurulundayemin ederek resmen göreve başlamıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazbatasını Geçici TBMM Başkanı Devlet Bahçeli’den almıştı.

Erdoğan, mazbatasını aldıktan sonra ettiği yeminde, “Cumhurbaşkanı sıfatıyla devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasa’ya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyeti’nin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma büyük Türk milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine ant içerim” demişti.

Erdoğan, yemin töreni sonrası Anıtkabir’i ziyaret etmişti. Erdoğan, Anıtkabir Özel Defteri’ne şunları yazmıştı:

“Aziz Atatürk… Türkiye bir seçim sürecini daha tüm dünyaya örnek gösterilecek rekor bir katılımla ve demokrasi şöleni havasında, suhuletle neticelendirdi. 14 Mayıs’ta TBMM’de görev yapacak 28. Dönem milletvekillerini belirleyen milletimiz, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilen Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda da şahsımıza yüzde 52,18 oy oranıyla yine büyük bir teveccüh gösterdi. Hamdolsun bir beş sene daha ülkemize ve necip milletimize hizmet edecek olmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin de güvenoyu aldığı bu seçimlerin milletimizin önünde yeni bir dönemin kapılarını açtığına inanıyoruz. Önümüzdeki beş yıl boyunca, Türkiye yüzyılı vizyonumuzu hayata geçirmek için canla başla çalışmayı sürdüreceğiz. Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin yaralarını hızla sarıp söz verdiğimiz gibi depremzedelerimizi en kısa sürede yeni yuvalarına kavuşturacağız. 12. Cumhurbaşkanı olarak milletimizin ebedi ve ezeli kardeşliğine sahip çıkmaya, ülkemizi büyütmeye, devletimizi yüceltmeye devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin.”

Paylaşın

CHP’de Kurultay Kararı; Meclis Grup Yönetimi Belli Oldu

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında yapılan ve beş saatten uzun süren Parti Meclisi (PM) toplantısında kurultay sürecinin başlatılması kararı çıktı.

Haber Merkezi / Kurultay kararının çıktığı toplantıya ilişkin yazılı açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Cumhurbaşkanlığı seçimi siyasi tarihimizin en eşitsiz koşullarında gerçekleşmiştir. Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan yalan, iftira, montaj, kutuplaştırma gibi çirkin yöntemlere başvurmuştur.

Bu süreç, siyasal iktidarın ve Cumhurbaşkanı adayının ahlaki meşruiyetini sorgulanır hale getirmiştir.”

Tüm bu olumsuzluklara karşın partimiz, yönetim organlarında seçim süreçlerini ve sonuçlarını ilk andan itibaren detaylı bir şekilde değerlendirmeye başlamıştır.

Bugünkü Parti Meclisi toplantımızda da seçim sonuçları detaylı bir şekilde değerlendirilmiş, ‘bilgi ve iletişim teknolojilerinden’ sorumlu birimimiz seçimlerde kullandığımız sistemimize ilişkin detaylı sunumlar gerçekleştirmiştir.

Cumhuriyet Halk Partisi, seçmenin verdiği mesajı, seçim sonuçlarını sandık sandık, köy köy, ilçe ilçe, il il dikkatle incelemeye ve analiz etmeye -parti kurul ve karar organlarında- devam edecektir.

Bu değerlendirme sürecinde özeleştiriler samimiyetle dikkate alınacak ve gereği hızla yerine getirilecektir.”

Partimizin Kurultay takviminin düzenlenmesi ile ilgili karar Parti Meclisimizce değerlendirilmiş ve takvimlendirme çalışmalarına başlanmıştır.

Kurultay sürecinin parti içi demokrasi kültürümüze yaraşır bir şekilde gerçekleşmesi için yapılacak gerekli hazırlıklar ve alınacak kararlar yeni Merkez Yönetim Kurulu tarafından açıklanacaktır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak giderek derinleşen ekonomik krizden çıkışın yollarını göstermeye kararlılıkla devam edeceğiz.

On milyonların demokrasi, özgürlük, adalet ve refah mücadelesinde buluşan ve büyüyecek olan iradesine sahip çıkacak, eşit ve özgür bir Türkiye’yi kurma mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

CHP Meclis Grubu Başkanı Özgür Özel oldu

CHP Parti Meclisi toplantısının ardından CHP’nin yeni Meclis grup yönetimi de belli oldu.

CHP’de Meclis Grup Başkanı, Manisa Milletvekili Özgür Özel olurken, CHP Grup Başkanvekilleri Gökhan Günaydın, Burcu Köksal, Ali Mahir Başarır, TBMM Meclis Başkanvekili Gülizar Biçer Karaca oldu.

Burcu Köksal da Oya Araslı ve Emine Ülker Tarhan’dan sonra CHP’nin üçüncü kadın grup başkanvekili seçildi.

CHP’nin Meclis Katip Üyeleri Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Osmaniye Milletvekili Asu Kaya ve Giresun Milletvekili Elvan Işık Gezmiş olurken, İdari Amiri ise Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin oldu.

CHP PM üyesi olarak Gülizar Biçer Karaca, Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır’ın üyelikleri düştü. Bu isimlerin yerine Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan ve Akif Hamzaçebi geldi.

Paylaşın

CHP’li 43 İl Başkanı’ndan “Olağanüstü Kurultay” Talebi

CHP’li 43 İl Başkanı, olağanüstü tüzük kurultayı talebiyle bir açıklama yayınladı. Açıklamada, “Partimizin sosyal demokrasinin evrensel ilke ve değerlerine daha sıkı sarılarak, ekonomik ve sosyal adalet duygusunu ön plana çıkartarak, toplumla ve sivil toplum örgütleri ile işçi sınıfı ve emek cephesi ile daha sıkı bağlar kurması gerekmektedir” denildi.

Haber Merkezi / Açıklamanın devamında, “Bizler bu partide görev yapmış ve hala görev yapan il başkanları olarak partimizin sosyal demokrat ilkelere, emek cephesine daha duyarlı olmasını istiyoruz. Yapılacak olağan kurultayın demokratik bir tüzükle yapılması için acilen olağanüstü bir tüzük kurultayı çağrısı yapıyoruz” ifadelerine yer verildi.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 43 İl Başkanı, Ankara’da yaptıkları toplantı sonrası, olağanüstü tüzük kurultayı talebiyle bir açıklama yayımladı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“37. olağan kongrede seçilen ve bir kısmı hala görevde olan il başkanlarından kurultay delegelerinden 14 Mayıs 2023 ve 28 Mayıs 2023 seçimlerinin değerlendirilmesi sonucunda CHP genel merkezine ve kamuoyuna Demokrasi ve Adalet Hareketi olarak çağrı bildirgemizdir.

28 Mayıs 2023 seçimlerine büyük bir beklenti ile giren fakat seçim sonucunda büyük bir hayal kırıklığı ve umutsuzluğun yaşandığı partimizde bir çok noktada değişim kaçınılmaz bir hale gelmiştir.

CHP’nin hiçbir döneminde CHP örgütleri bu kadar örselenmemiş bu kadar ikinci plana itilmemiştir. Seçilen 169 milletvekili içinde parlamentoya giren 37. dönem seçilmiş ve aday olan il ve ilçe başkanlarının oranı sadece %5’e tekabül etmektedir. Bu bağlamda önceliğimiz tüzükte, demokratik tüzük olgusuyla değişiklik yapılmasıdır.

Demokratik bir tüzük parti emekçilerinin, partide siyaset yapan gençlerin, kadınların ve herkesin emeklerinin güvence altına alınması demektir. Hiçbir örgüt emekçisinin kaderinin bir kişinin veya birkaç kişinin iki dudağı arasında olmamasıdır. Bu amaçla sosyal demokrat bir parti de tüzüğün demokratikleşmesi en önemli olgudur.

Ayrıca üst düzey CHP kadrolarının seçiminde liyakat, emek ve birikim ön planda olmalıdır. Bu kadroların görevlendirilmesi Genel Başkanın isteğiyle değil Parti Meclisinin Görevlendirmesi ile gerçekleştirilmelidir.

Milletvekilleri, Belediye Başkanları, Belediye Meclis Üyeleri parti içi seçimlerle belirlenmelidir. Bu partide siyaset yapan herkesin emeğinin karşılığını alabilmesi ve geleceğe güvenle bakabilmesi için demokratik tüzük zorunluluktur. Partimizin sosyal demokrasinin evrensel ilke ve değerlerine daha sıkı sarılarak, ekonomik ve

sosyal adalet duygusunu ön plana çıkartarak, toplumla ve sivil toplum örgütleri ile işçi sınıfı ve emek cephesi ile daha sıkı bağlar kurması gerekmektedir. Bizler bu partide görev yapmış ve hala görev yapan il başkanları olarak partimizin sosyal demokrat ilkelere, emek cephesine daha duyarlı olmasını istiyoruz.

Yapılacak olağan kurultayın demokratik bir tüzükle yapılması için acilen olağanüstü bir tüzük kurultayı çağrısı yapıyoruz. Bu çağrımıza olumlu bir cevap gelmezse mevcut tüzüğümüzün bize verdiği yetki ile imza sürecini kurultay delegeleri olarak başlatacağımızı tüm kamuoyu ile paylaşıyoruz.”

Paylaşın

AK Parti’nin “Meclis A Takımı” Belli Oldu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Adalet Ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında AK Parti Meclis Grup Yönetimi’nde yer alacak isimler belirlendi.

Haber Merkezi / Buna göre; AK Parti TBMM Grup Başkanı’nın Abdullah Güler, Grup Başkanvekilleri’nin ise Abdulhamit Gül, Özlem Zengin, Muhammet Emin Akbaşoğlu, Leyla Şahin Usta ve Bahadır Yenişehirlioğlu seçildi.

Abdullah Güler kimdir?

28 Mart 1969’da Sivas’ta doğan Güler İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. İstanbul’da uzun yıllar serbest avukat olarak çalıştıktan sonra, TOKİ Başkan Danışmanı ve Hukuk Müşaviri olarak görev yaptı.

2016-2018 yılları arasında Türkiye Okçuluk Federasyonu Başkan Yardımcılığı görevini yürüttü. 2003-2015 yılları arasında AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği ve İl Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.

2009-2014 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeliği ve Hukuk Komisyonu Başkanlığı yaptı. Okçular Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi olan Güler orta derecede İngilizce biliyor.

Muhammet Emin Akbaşoğlu kimdir?

Aslen Çankırılı olan M. Emin Akbaşoğlu 6 Ekim 1968’de İstanbul’da doğdu. Baba adı Bayram, anne adı Nevin’dir. Küçükköy İHL’den sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Ayrıca Halkla İlişkiler Bölümünden mezun oldu.

Gaziosmanpaşa Millî Gençlik Vakfı İlçe Başkanlığı, Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi (ESAM) İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyeliği görevlerinde bulundu.

Gaziosmanpaşa Belediyesi’nde Özel Kalem Müdürü ve Müfettiş olarak, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı’nda Hukuk Müşaviri ve 1. Hukuk Müşaviri olarak görev yaptı. Adli Tıp Kurumu Başkan Yardımcılığı’na atandı.

Avrupa ülkeleri ile birlikte gerçekleştirilen Geliştirilmiş Bilirkişilik Projesinde Yürütme Kurulu Üyesi olarak görev aldı. Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının yönetimlerinde bulundu. 25, 26 ve 27. Dönem Çankırı Milletvekili seçildi. İngilizce ve Arapça bilen Akbaşoğlu, evli ve 2 çocuk babasıdır.

Özlem Zengin kimdir?

1969 yılında Tokat’ta dünyaya gelen Özlem Zengin’in baba adı Salih, anne adı Nimet’tir. Özlem Zengin, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde Din Sosyolojisi alanında yüksek lisans yaptı.

Serbest avukat olarak çalıştı. Medya alanında çalışmalar ve televizyon programları yaptı. 25. Dönemde İstanbul Milletvekili seçildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başdanışmanı olarak görev aldı. İyi düzeyde İngilizce bilen Zengin, 3 çocuk annesidir.

Abdulhamit Gül kimdir?

12 Mart 1977’de Gaziantep Nizip’te dünyaya gelen Abdulhamit Gül’ün baba adı Cemil, anne adı Saliha’dır. Abdulhamit Gül, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.

Çeşitli sivil toplum kuruluşlarının gençlik kollarında aktif olarak yer aldı. Milli Gençlik Vakfı Üniversitelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Hukuki Araştırmalar Derneği (HUDER) Üyesidir. Ankara’da serbest avukatlık yaptı.

Refah ve Fazilet Partisi Ankara İl Gençlik Kolları Yönetim Kurulu Üyeliği, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyeliği görevlerini yürüttü. HAS Parti Genel İdare Kurulu Üyeliği ve Ankara İl Başkanlığı görevlerinde bulundu. AKP 4. Olağan Kongresinde MKYK Üyesi seçildi.

Seçim İşleri Başkan Yardımcılığı ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu. AKP 5. Olağan Büyük Kongresinde yeniden MKYK Üyeliğine seçildi ve AKP Genel Sekreteri olarak görevlendirildi. Adalet Bakanlığı yaptı.

Leyla Şahin Usta kimdir?

8 Mart 1973 tarihinde dünyaya gelen Leyla Şahin Usta, Tıp eğitimini Viyana Medizinische Universität’de 2003 yılında tamamlamıştır.

25 ve 26. Dönemde Konya Milletvekili seçildi. AK PARTİ Genel Merkez İnsan Hakları Başkan Yardımcılığı görevinde bulundu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Türk Grubu Üyeliği, İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Sözcülüğü, çeşitli Meclis araştırması komisyonları ve Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu Üyeliği yaptı.

Çok iyi düzeyde Almanca ve orta düzeyde İngilizce bilen Usta, evli ve 2 çocuk annesidir.

Bahadır Yenişehirlioğlu kimdir?

Manisa’nın Akhisar ilçesinde dünyaya gelen Bahadır Yenişehirlioğlu’nun babası Ali Yenişehirlioğlu, annesi Namiye Yenişehirlioğlu’dur (Gürman Şahin, 2018). Dedesi Yenişehirlizâde Ahmet Efendi, İzmir belediyesinin ilk başkanıdır. Amcası Nahit Yenişehirlioğlu (TBMM) ise iki dönem Manisa milletvekilliği yapmıştır.

İlk, orta ve lise öğrenimini Akhisar’da tamamlayan Bahadır Yenişehirlioğlu, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Hukuk Fakültesini 1985’te bitirdi. Ağır ceza avukatı olarak çalıştı ve bu mesleği emekli oluncaya dek sürdürdü.

Çin, Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Almanya, İngiltere, Bosna Hersek, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin ve daha birçok ülkede halklar ve toplumlar üzerine araştırmalar yaptı.

Bahadır Yenişehirlioğlu, Canan Yenişehirlioğlu ile evli ve Neyir adında bir kızı, Talha adında bir oğlu vardır.

Paylaşın

HDP’li Garo Paylan’dan Türkiye İşçi Partisi’ne Sert Sözler

TİP’in ayrı bir liste olarak seçime girmesini hata olarak gördüğünü söyleyen HDP’li Garo Paylan, TİP’in ‘HDP’den ayrı girersek alabileceğimiz oylar var’ dediğini belirterek “Eğer siz o oyları ikna edemiyorsanız HDP’yle yürüme konusunda, o zaman başarınız nerede?” diye sordu.

HDP’nin ‘Kürt halkının da özgürlüğünü, eşitliğini talep eden bir parti’ olduğunu ifade eden Paylan, “Kürt’le mesafeli gibi durursam daha fazla oy alırım” bakışının yanlış olduğunu kaydetti.

HDP’li siyasetçi sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuçlarını da gördük… Belki TİP yüzde 1,7 oy aldı, dört milletvekili kazandı ama mesele 4, 5, 7 milletvekili kazanmak değildi; rüzgarı arkamıza almaktı… Barış, demokrasi ve emeğe inanan, emeğin haklarına inanan Emek ve Özgürlük Hareketi’nin bu mücadeleden başarılı çıkmasıydı. Başarı ölçütümüz yüzde 15 oydu toplam olarak ve 100 milletvekiliydi. 65 milletvekilinde kaldık. Bu da bir başarısızlıktı.”

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bileşenlerinden Türkiye İşçi Partisi (TİP), 14 Mayıs’taki seçimde daha öncekinin aksine Halkların Demokratik Partisi (HDP) çatısında değil, kendi amblemiyle pusulada yer almıştı. Seçimde HDP 65, TİP ise dört vekil kazanmıştı. Seçim sürecinde TİP’in parti olarak pusulada yer alma konusu tartışma konusu olmuştu.

Halk TV yayınına katılan HDP’li Garo Paylan, TİP’in ayrı bir liste olarak seçime girmesini hata olarak gördüğünü kaydetti. Paylan, TİP’in ‘HDP’den ayrı girersek alabileceğimiz oylar var’ dediğini belirterek “Eğer siz o oyları ikna edemiyorsanız HDP’yle yürüme konusunda, o zaman başarınız nerede?” diye sordu.

HDP’nin ‘Kürt halkının da özgürlüğünü, eşitliğini talep eden bir parti’ olduğunu ifade eden Paylan, “Kürt’le mesafeli gibi durursam daha fazla oy alırım” bakışının yanlış olduğunu kaydetti.

HDP’li siyasetçi sözlerini şöyle sürdürdü: “Sonuçlarını da gördük… Belki TİP yüzde 1,7 oy aldı, dört milletvekili kazandı ama mesele 4, 5, 7 milletvekili kazanmak değildi; rüzgarı arkamıza almaktı… Barış, demokrasi ve emeğe inanan, emeğin haklarına inanan Emek ve Özgürlük Hareketi’nin bu mücadeleden başarılı çıkmasıydı. Başarı ölçütümüz yüzde 15 oydu toplam olarak ve 100 milletvekiliydi. 65 milletvekilinde kaldık. Bu da bir başarısızlıktı.”

Paylan, Kürt seçmende sol bileşenlere karşı bir ön yargı oluştuğunu aktararak, seçmenlerin “Neden biz bunlarla birlikteyiz? Bunlar bize kaybettiriyor” diye bir duyguyla karşı karşıya kaldığını aktardı.

“TİP konfor alanı yarattı”

HDP’li siyasetçi, bu düşüncenin yanlış olduğunu belirterek “Bizler yoldaşız. Türk sosyalistleri, Kürt sosyalistleri diye bir ayrım oldu, bu doğru değil. Sosyalizm enternasyoneldir” dedi. Paylan, HDP’nin sosyalistlerin, demokratların, ekolojistlerin ve feministlerin birlikte mücadelesi üzerine kurulduğunu aktararak şöyle devam etti:

“Halkların eşitliği iddiası üzerine kurduk partimizi. Burada bir ayrı gayrı söz konusu oldu, bu duygudan dolayı da kaybettik. Batıda bize stratejik veya duygusal olarak destek veren seçmenler için bir konfor alanı yarattı TİP. ‘Bak işte biz Kürtlerle, HDP’yle ayrıyız, bize daha rahat oy verebilirsiniz’ diye bir duygu yarattı. Bu da kötüydü. Sanki HDP kriminal bir vakaymış, biz daha legal bir partiyiz gibi’ algılandı. Bu da ciddi bir hata.”

Paylaşın

İYİ Parti’de “İttifak Partiye Oy Kaybettirdi” Görüşü

Millet İttifakı’nın teknik anlamda 28 Mayıs akşamı sona erdiği görüşünün hakim olduğu İYİ Parti’de ittifakın partiye oy kaybettirdiği görüşü öne çıkıyor. Parti’de CHP’nin seçim dönemi izlediği yanlış politikalar ve siyasi hatalar nedeniyle İYİ Parti’nin milliyetçi muhafazakâr seçmeni kucaklayamadığı da belirtiliyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim sonuçlarını değerlendirmek için Başkanlık Divanı’nı, Genel İdare Kurulu’nu ve partisinin 28. dönem milletvekillerini topladı. Görüşmelerde partinin yol haritası, 24-25 Haziran’daki olağan kurultay ve Millet İttifakı’nın geleceği konuşuldu.

Cumhuriyet gazetesinden Merve Kılıç’ın haberine göre, partide genel olarak ittifakın teknik anlamda 28 Mayıs akşamı sona erdiği görüşü hakim. Bazı partililer, Akşener ile görüşmelerde “Millet İttifakı’nın İYİ Parti’ye oy kaybettirdiği görüşünü” savunarak “CHP’nin seçim dönemi izlediği yanlış politikalar ve siyasi hatalar nedeniyle İYİ Parti’nin milliyetçi muhafazakâr seçmeni kucaklayamadığını” belirtti.

CHP’de de Akşener’in masadan kalkıp dönmesinin ittifaka oy kaybettirdiği konuşulurken bazı partililer, ittifakın sağlıklı bir şekilde yürütülemeyeceğini savunuyor. Kurmaylar, ittifaka dahil olmayarak İYİ Parti’nin ‘ana muhalefet partisi olabileceğini’ belirtiyor.

Öte yandan DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Emin Ekmen’in “İYİ Parti’nin belli illerde listesini ayrı çıkartmadaki ısrarının Millet İttifakı’na 15-20 milletvekiline mal olduğu tespit ediliyor” açıklaması tepki çekti.

İYİ Parti yöneticilerinden Metin Ergun, “Sözünüz kadar oyunuz olsaydı sonuç değişirdi” derken  İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Burak Akburak, “Seçmeni olmayan partilerin yöneticileri konuşmalarına dikkat etmeli” paylaşımı yaptı.

Millet İttifakı

Millet İttifakı, 5 Mayıs 2018 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi (SAADET) ve Demokrat Parti (DP) arasında kurulan seçim ittifakıdır. Daha sonrasında Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Gelecek Partisi ittifaka katılmıştır.

Türkiye’de 2023 genel seçimlerinde ana rakip olan Cumhur İttifakı’na karşı yarışmak üzere altı muhalefet partisinden oluşan bir seçim ve yönetim ittifakıdır. Aslen 2018 genel seçimlerinden önce kurulan ittifak, Türkiye’nin yeni kurulan cumhurbaşkanlığı sistemine direnme konusunda ortak payda bulan siyasi yelpazedeki dört muhalefet partisi tarafından resmen başlatıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti, muhalefete yıllar sonra ilk büyük seçim başarısını kazandıran 2019 yerel seçimleri için ittifakı yeniden kurdu.

İttifak o zamandan beri genişledi ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinden (AK Parti) ayrılan iki yeni partiyi bünyesine dahil etti: Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA).Her iki parti de Millet İttifakı partileriyle birlikte ortak bir aday gösterme niyetlerini önceden açıklamıştı.

Genişlemeden kısa bir süre sonra Millet İttifakı gelecekteki hükûmet programlarını açıklayarak Türkiye’de seçimlerden önce bunu yapan ilk siyasi oluşum oldu. Millet İttifakı, 30 Ocak 2023 tarihinde Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni Ankara’da kamuoyu ile paylaştı.

Genel olarak ittifak, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemin kurulmasına özellikle vurgu yapmaktadır. Ülkedeki mevcut demokratik gerileme eğilimini tersine çevirme, hukukun üstünlüğünü ve kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etme ve Türkiye’nin insan hakları sicilini iyileştirme ittifakın hükûmet programında değindiği konulardandır.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Olağan Kurultayımızı Yasalara Göre Yapacağız

Partisinin olağan kurultayını seçim nedeniyle ertelediklerini hatırlatan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Olağan kurultayımızı yasalara göre yapacağız. Ona da Parti Meclisimiz karar verecek. Bunun için hukukçu arkadaşlarımız bir tarihlendirme yapıyor. O tarihlendirme içerisinde belli aşamalarda ilçe, il kongreleri, sonra kurultay yapılacak. Belli bir süreç var ve o süreç içerisinde bunları tamamlayacağız” dedi ve ekledi:

“Şimdi, MYK’da konuşulan bir konuyu benim ayrıntılara girerek anlatmam doğru değil. O toplantıda ittifak da dahil olmak üzere her konu bütün ayrıntılarıyla sağduyu içerisinde, büyük bir sorumluluk içerisinde konuşuldu. Yüklendiğimiz sorumluluğun ağırlığı, o sorumluluğun gereklerinin yerine getirilmesi bütün bunların hepsi konuşuldu.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından gündeme dair açıklamalar yaptı.

Sözcü gazetesinden Saygı Öztürk’ün sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin ahlaki meşruiyet sorunu var. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan kişinin ahlaki meşruiyet sorunu var” diye konuştu.

Montaj videolara ilişkin Kılıçdaroğlu, “Siyasetçi ahlaklı olmak zorundadır. Siyasetçi elbette belli konuları abartabilir, bunda hiçbir mahsur yoktur. Abartırsınız, eksecere edersiniz ama yalan söylemezsiniz, iftira atmazsınız karalama yapmazsanız” ifadelerini kullandı.

Partisinin başında olup olmayacağına dair ise Kılıçdaroğlu, “Ona parti karar verir tabi doğal olarak” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

“Söyleyeceklerim şu: Bir seçim süreci yaşadık. Hayatım boyunca ilk kez bu kadar yalan üzerine inşa edilen, karalama üzerine inşa edilen bir seçim süreci yaşadık. Dolayısıyla bu karalama üzerine, yalan üzerine, montaj videolar üzerine seçim stratejisini oturtan bir kişi şu an cumhurbaşkanı oldu. Dolayısıyla burada bir ahlaki meşruiyet sorunu var. İki siyasal meşruiyet sorunu var. Siyasetçi ahlaklı olmak zorundadır.

Siyasetçi elbette belli konuları abartabilir, bunda hiçbir mahsur yoktur. Abartırsınız, eksecere edersiniz ama yalan söylemezsiniz, iftira atmazsınız karalama yapmazsanız. Eğer yalan söylüyorsanız, iftira atıyorsanız ve bunu da çıkıp kendiniz itiraf ediyorsanız o zaman siz cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturamazsanız. Çünkü sizin ahlaki meşruiyetiniz tartışılır. Şu an Türkiye’de ahlaki meşruiyet sorunu var.

Biz isteriz ahlaktan, erdemden dem vuran birisinin cumhurbaşkanlığı koltuğunda otursun. Rakip evet, herkes bir başka partiden siyasi rakibidir. Biz bunu da anlayışla karşılarız. Ama yalan üzerine, iftira üzerine, karalama üzerine, montajlar yaparak, yalan yanlış montajları da itiraf ettikten sonra hala kalkıp bunu sürdürmek, ahlak sorunu gündeme getirir.

Siyasetçi her şeyden önce ahlaklı olmak zorundadır, erdemli olmak zorundadır. Türkiye’nin böyle bir sorunu var. Türkiye’nin ahlaki meşruiyet sorunu var. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturan kişinin ahlaki meşruiyet sorunu var. Dolayısıyla ahlaki olmayan, ahlakı savunmayan bir kişinin yalan üzerine, iftira üzerine kalkıp da belli bir koltuğa oturan kişinin ahlakı her zaman sorgulanır. Başka ne söyleyeyim.

CHP Parti Meclisi üyeleri her seçimden sonra olduğu gibi, bu seçim sonrası da doğal olarak kendileri istifa dilekçelerini verdiler. Daha önceki seçimlerde de veriyorlardı. Bu partimizde geleneksel bir durum. Parti Meclimiz de bugün (Cumartesi) toplanacak. Doğal olarak seçim sürecini konuşacağız. MYK da arkadaşlar görüşlerini ifade ettiler. Partimizin seçim süreci, yapılan harcamalar ve diğer konularla ilgili Merkez Yönetim Kurulu’ndaki arkadaşlara bilgi verildi. Her konu bütün ayrıntılarıyla ele alındı, konuşuldu.

Onların soruları, görüşleri alındı. Artılarımız eksilerimiz değerlendirildi. Şimdi bunu Parti Meclisi’ne bir rapor olarak sunacağız. Doğal olarak Parti Meclisi ile de görüşeceğiz. Biz, 100 yıllık bir partiyiz. Dolayısıyla böyle her şeyi inceden inceye araştıran, sorgulayan, eksiğimiz nerede, hatamız varsa hatamız nerede, bütün bunları bir şekilde masaya yatıran, gelenekleri, örfü, adeti olan bir partiyiz. O çerçeve içinde değerlendirme yapılacak.”

“Artılar, eksiler sorun varsa nasıl çözeriz konuşuyoruz”

Hakkındaki eleştiriler nedeniyle partinin başında kalıp kalmayacağı sorusuna Kılıçdaroğlu “Ona parti karar verir tabi doğal olarak. Partinin kendi gelenekleri vardır. O gelenekler içerisinde hareket edilir” karşılığını verdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ile görüşmeleriyle ilgili soruyu da şöyle cevaplandırdı:

“Canan Hanım, İstanbul’daki gelişmeleri aktarmak için ayda bir gelirdi. Ekrem İmamoğlu da büyükşehir belediye başkanımız. O da geliyordu. Dolayısıyla o çerçevede zaman zaman Mansur Yavaş Bey’le de bir araya geliriz. Artılar, eksiler sorun varsa nasıl çözeriz konuşuyoruz.

Bunlar olağanüstü olay değil bildiğimiz rutin, sıradan olan gelişmeler bu olağan. Oturup, konuştuk. Ben İstanbul’a gittiğimde orada da beraber oluruz. Onlar belli aralıklarla Ankara’ya gelirler, Ankara’da beraber oluruz. Karşılaştıkları sorunlar varsa onları anlatırlar. Bu şekilde yolumuza devam ediyoruz.”

Partisinin olağan kurultayını seçim nedeniyle ertelediklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bundan sonraki süreci ise şöyle anlattı:

“Olağan kurultayımızı yasalara göre yapacağız. Ona da Parti Meclisimiz karar verecek. Bunun için hukukçu arkadaşlarımız bir tarihlendirme yapıyor. O tarihlendirme içerisinde belli aşamalarda ilçe, il kongreleri, sonra kurultay yapılacak. Belli bir süreç var ve o süreç içerisinde bunları tamamlayacağız.”

Kılıçdaroğlu, MYK üyelerine seçim sonuçlarını nasıl değerlendirdiğine ilişkin soruya da “Şimdi, MYK’da konuşulan bir konuyu benim ayrıntılara girerek anlatmam doğru değil. O toplantıda ittifak da dahil olmak üzere her konu bütün ayrıntılarıyla sağduyu içerisinde, büyük bir sorumluluk içerisinde konuşuldu. Yüklendiğimiz sorumluluğun ağırlığı, o sorumluluğun gereklerinin yerine getirilmesi bütün bunların hepsi konuşuldu” yanıtı verdi.

Paylaşın

Cumartesi Anneleri, Bu Hafta Da Gözaltına Alındı

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Galatasaray Meydanı’ndaki eylemin yasaklanmasının hak ihlali olduğu yönündeki kararına rağmen Cumartesi Anneleri, bu hafta da gözaltına alındı. Gözaltına alınanlara ters kelepçe takılması tepkilere neden oldu.

Haber Merkezi / Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve sorumluların cezalandırılması talebiyle Galatasaray Meydanı’nda oturma eylemi yapmak istedi. Cumartesi Anneleri, yine polis tarafından engellendi.

Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Galatasaray Meydanı’ndaki eylemin yasaklanmasının hak ihlali olduğu yönündeki kararına rağmen Cumartesi Anneleri ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Gözaltına alınanların isimleri şöyle: Hanife Yıldız, İrfan Bilgin, Besna Tosun, Ali Ocak, Ali Tosun, Eren Keskin, Gülseren Yoleri, Leman Yurtsever, Nazım Dikbaş, Cihan Kaplan, Aslı Takanay, Hünkar Hüdai Yurtsever, Taylan Bekin.

Gözaltına alınanlara ters kelepçe yapılmasına tepki gösteren Avukat Jiyan Tosun, “Müvekkilimle görüşeceğim, ters kelepçe yapamazsınız. Böyle bir şey mevzuatta yok” demesi üzerine polis, “Mevzuat falan yok artık, biz varız” dediği aktarıldı.

Cumartesi Anneleri

12 Mart 1995 tarihinde Gazi Mahallesi’nde bulunan Alevilerin çoğunlukta olduğu bir kahvehaneye durdukları bir taksi şoförünü öldürerek aynı taksiyle kahvehanedeki sivillere yönelik kimliği belirsiz kişilerce gerçekleştirilen silahlı provokatif saldırı sonucu başlayan ve şehrin diğer bölgelerine yayılan olaylar.

15 Mart 1995’e dek kent geneline yayılan olaylar sonucunda 22 kişi hayatını kaybetmiş, yüzlerce kişi yaralanmış ve tutuklanmıştır.

21 Mart 1995’te Gazi Mahallesi olayları sonrası gözaltına alındıktan sonra Hasan Ocak ortadan kayboldu. Annesi Emine Ocak, ailesi ve arkadaşları 55 gün boyunca Hasan’ı aradı. 15 Mayıs’ta, Hasan’ın işkence edilmiş cansız bedeni kimsesizler mezarlığında bulundu.

Ceset, Hasan gözaltına alındıktan beş gün sonra Beykoz Ormanı’nda köylüler tarafından fark edilmişti. Hasan’ın cesedine ulaşılmasının ardından kayıplara karşı adalet arayan bir insan hakları mücadelesine dönüştü ve ilk kez 27 Mayıs’ta 15-20 kişilik bir grup, Galatasaray önünde oturma eylemi yaptı.[1]

Nadire Mater’in de aralarında bulunduğu “Arkadaşıma Dokunma” kampanyasını yürüten bir grup Hasan Ocak’ın cesedinin bulunmasıyla “Her Cumartesi aynı saatte Galatasaray meydanında sessizce oturalım.” fikrini ortaya koydu.

Oturma eyleminde “örgüt pankartı olmayacaktı, slogan atılmayacaktı ve her hafta bir gözaltında kaybın öyküsü anlatılacaktı.” Medya oturan insanlara “Cumartesi Anneleri” adını taktı.

Paylaşın