İYİ Parti Kanadı: Akşener, Açıklamalarıyla “El Yükseltti”

Meral Akşener’in Afyonkarahisar Kocatepe’de tüm siyasi partilere yaptığı “Seçimlere ayrı ayrı girelim” çağrısını anımsatan İYİ Parti kanadı, “Akşener’in siyaseti aritmetik hesaplardan soyutlamak için bu çağrıyı yaptığını” ileri sürüyor. Akşener’in bu açıklamalarıyla “el yükselttiği” de vurgulanıyor.

İYİ Parti kanadı, Akşener’in “Ortak adaya kapalı değiliz” sözlerini ise, “Artık kimsenin kapısını çalıp ‘Gelin işbirliği yapalım’ demek istemiyoruz. Tabanımız da artık ‘seçimlere bağımsız katılmamızı’ istiyor. Ancak Türkiye’nin geleceği, milletin refahı için bir parti ile işbirliği yapılması gerekiyorsa, diğer partiler elini taşın altına koymak istiyorlarsa, burada öncelik İYİ Parti olmalı. İYİ Parti çatısı altında yapılacak bir işbirliğine kapımız hiçbir zaman kapalı değildir” şeklinde yorumluyor.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, önceki gün partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, Ankara ve İstanbul için İYİ Parti’nin ayrı aday çıkarıp çıkarmayacağı sorusuna “Bazı siyasi partilerin İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu çokça köpürtüyorlar ama biz çok net bir şeyi ortaya koyduk: Biz kendi adaylarımızı çıkaracağız” yanıtını vermişti.

Kısa bir süre sonra İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, gazeteci Fatih Altaylı’ya Zorlu’nun açıklaması üzerine “Şu anda ortada üzerinde konuşulacak isimler olmadığı için Kürşad Bey de bizim kendi adayımızı çıkaracağımızı söylemiştir. Ortak adaylara kapalı değiliz ama bu her halükârda destekleyeceğimiz anlamına da gelmez” değerlendirmesinde bulundu.

Akşener, “El Yükseltti”

Cumhuriyet’te yer alan kulis haberine göre, Akşener’in Afyonkarahisar Kocatepe’de tüm siyasi partilere yaptığı “Seçimlere ayrı ayrı girelim” çağrısını anımsatan İYİ Parti kanadı, “Akşener’in siyaseti aritmetik hesaplardan soyutlamak için bu çağrıyı yaptığını” ileri sürüyor. Akşener’in bu açıklamalarıyla “el yükselttiği” de vurgulanıyor.

İYİ Parti kanadı, Akşener’in “Ortak adaya kapalı değiliz” sözlerini şöyle yorumluyor: “Artık kimsenin kapısını çalıp ‘Gelin işbirliği yapalım’ demek istemiyoruz. Tabanımız da artık ‘seçimlere bağımsız katılmamızı’ istiyor. Ancak Türkiye’nin geleceği, milletin refahı için bir parti ile işbirliği yapılması gerekiyorsa, diğer partiler elini taşın altına koymak istiyorlarsa, burada öncelik İYİ Parti olmalı. İYİ Parti çatısı altında yapılacak bir işbirliğine kapımız hiçbir zaman kapalı değildir.”

Paylaşın

Karadeniz Tahıl Koridoru: Rusya’dan Türkiye’ye Alternatif Önerisi

Ukrayna’nın savaşa rağmen Karadeniz limanlarından tahıl ihraç etmesine olanak tanıyan 1 yıllık anlaşmadan geçen ay çekilen Rusya, Türkiye ile ‘Karadeniz tahıl koridoru’ anlaşmasının alternatiflerini görüşmek istiyor. 

Alternatif plan kapsamında Rusya’nın – Katar’ın da mali desteğiyle – Türkiye’ye indirimli fiyatla bir milyon ton tahıl göndereceği ve bu tahılların Türkiye’de işlenerek en çok ihtiyaç sahibi ülkelere gönderilebileceği belirtiliyor.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un sözcüsü çarşamba günü yaptığı açıklamada, Lavrov ve Türk mevkidaşı Hakan Fidan’ın bu hafta yapacakları toplantıda Moskova’nın Karadeniz tahıl anlaşmasına alternatif önerisini görüşeceklerini aktardı.

Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Bu projeyi Karadeniz anlaşmasına en uygun çalışma alternatifi olarak görüyoruz” dedi.

Geçen ay Tahıl Anlaşmasından çekilen Rusya Ukrayna limanlarına ve tahıl depolarına defalarca saldırdı. Bu saldırılar sonrası Ukrayna ve Batılı devletler Moskova’yı “gıdayı bir savaş silahı olarak kullanmakla” suçladı.

Rusya ise tahılın çok azının fakir ülkelere gitmesi ve Batı yaptırımları nedeniyle kendi tahıl ve gübresinin ihracatında engellerle karşı karşıya olması nedeniyle anlaşmadan çekildiğini söylüyor.

“Erdoğan Rusya’yı ziyaret edecek”

Bakan Fidan, bugün ve cuma günü Lavrov’la görüşmek üzere Moskova’da olacak. Kremlin’den yapılan açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yakında Rusya’yı ziyaret edeceği söylendi.

Tahıl anlaşmasının sona ermesinden bu yana altı Afrika ülkesine yeterli miktarda bedava tahıl tedarik etme sözü veren Rusya’nın önerdiği düzenlemeye Katar’ın nasıl bir teşvikle katılacağı ise henüz belli değildi.

Tahıl anlaşmasının çökmesinin bu yana Moskova Ukrayna’ya giden tüm gemileri potansiyel olarak askeri kargo taşıyan gemiler olarak değerlendiriyor ve müdahale etme hakkını saklı tutuyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Birleşik Arap Emirlikleri’ne Vergi Muafiyeti; Resmi Gazete’de Yayınlandı

Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) vergi istisnası Resmi Gazete’de yayınlandı. Resmi Gazete’deki listeye göre bu ülkeden gelecek tavuktan yumurtaya, sebzeden baklagillere, yağlardan sütlere kadar birçok üründe belli bir miktara kadar vergi alınmayacak.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) menşeli tarım ve sanayi ürünlerine vergi muafiyeti getirilmesi yönündeki kararı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Tarım ürünleri ile ilgili kararnamede, “Ekli ‘Birleşik Arap Emirlikleri Menşeli Bazı Tarım Ürünlerinin İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulmasına; 1567 sayılı Kanunun 1’inci, 474 sayılı Kanunun 2’nci, 3283 sayılı Kanunun 2’nci, 4458 sayılı Kanunun 16’ncı, 22’nci ve 55’inci maddeleri ile 2976 sayılı Kanun ve 7449 sayılı Kanun hükümleri gereğince karar verilmiştir’ denildi.

Sanayi ürünleriyle ilgili kararnamede ise, “Ekli ‘Birleşik Arap Emirlikleri Menşeli Bazı Sanayi Ürünlerinin İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulaması Hakkında Karar’ın yürürlüğe konulmasına; 1567 sayılı Kanunun 1 inci, 474 sayılı Kanunun 2 nci, 3283 sayılı Kanunun 2’nci, 4458 sayılı Kanunun 16’ncı, 22’nci ve 55’inci maddeleri ile 2976 sayılı Kanun ve 7449 sayılı Kanun hükümleri gereğince karar verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Tarife kontenjanı çerçevesinde yapılacak ithalatta gümrük vergisi alınmayacak. Bunun dışında yapılacak ithalatta ise söz konusu maddeler için tespit edilen gümrük vergisi uygulanacak. Resmi Gazete’deki listeye göre BAE’den gelecek tavuktan yumurtaya, sebzeden baklagillere, yağlardan sütlere kadar birçok üründe belli bir miktara kadar vergi alınmayacak.

Paylaşın

Mansur Yavaş, Ankara İçin Yeniden Aday Olduğunu Açıkladı

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığını açıklayan Mansur Yavaş, “Size güveniyorum, nasip olursa herkesin belediye başkanı olmaya devam etmek istiyorum. Bu dönemde olduğu gibi yeni dönemde de bir devlet adamına yakışır şekilde rozetsiz başkanlık yapmaya devam edeceğim” dedi ve ekledi:

“Bizim siyasi tartışmalarla kaybedecek vaktimiz yok. Ankara’da 25 yıl yaşanan travmayı tekrar yaşatma hakkımız yok. İnşallah seçime girip bir 5 yıl daha sizlerle birlikte olmak istiyorum.”

Yavaş, konuşmasının devamında, “Bu yolda benimle yürümeye var mısınız? Hakça, adaletle ve yetim hakkını gözeterek, Ankara’yı hep birlikte bir 5 yıl daha yönetmeye var mısınız? Öğrencinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin yanında olup, zorlu ekonomik koşullarda dayanışma ile kentimizi yönetmeye var mısınız?

Sizlerle gurur duyuyorum. Burada yankılanan gür sesi herkesin duyduğuna yürekten inanıyorum. Ankara’yı Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya başkentleriyle yarışır bir hale hep birlikte getireceğiz.” ifadelerini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlaması Yalın Konseri ve Atatürk Çocukları Parkı 1. Etap Açılış Töreni etkinliğinde konuştu. Mansur Yavaş’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Size söz veriyorum, bu dönemimiz bittiğinde bizden önceki 25 yılda yapılandan daha fazla yeşil alanı Ankara’ya kazandırmış olacağız.

Yaklaşık 4,5 yıldır bu kenti yönetiyoruz. Rozetsiz başkanlık yapıyoruz. Eski yönetim anlayışını tamamen değiştirdik. 4 bine yakın ihaleyi can yayınladık. İsrafı ortadan kaldırdık. Halkın parasını kendi cebimizdeki para gibi harcıyor ve hesabını veriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapıyoruz.

Sel, yangın, afet, bunların hepsini yaşadık. Nerede bir afet varsa oraya en önce koşan bir devlet kurumu vardı. İşte o kurumun adı Ankara Büyükşehir Belediyesi’ydi. Yüz akımız olan belediye personelimize bir kez daha teşekkür ediyorum.

Belediyenin gelirleri azalmasına rağmen hiçbir faaliyetimizi aksatmadan yerine getirdik. Seçimden önce söz vermiştik, Ankara halkını zengin edeceğiz demiştik. Bu sözümüzü yerine getirmek için belediyecilik tarihinin en büyük desteklerini verdik.

En çok oy veren yere değil, ihtiyacı olan yere hizmet götürüyoruz. Ankara halkının tertemiz parasını hayali, çöp projelerine gömmeyi adet haline getirdiler. Bizden de aynısını bekliyorlar. Yapmayacağız, çalmayacağız. Çalmadan da çalışılabildiğini herkese göstermeye devam edeceğiz.

Adaylığını açıkladı

Size güveniyorum, nasip olursa herkesin belediye başkanı olmaya devam etmek istiyorum. Bu dönemde olduğu gibi yeni dönemde de bir devlet adamına yakışır şekilde rozetsiz başkanlık yapmaya devam edeceğim. Bizim siyasi tartışmalarla kaybedecek vaktimiz yok. Ankara’da 25 yıl yaşanan travmayı tekrar yaşatma hakkımız yok. İnşallah seçime girip bir 5 yıl daha sizlerle birlikte olmak istiyorum.

Bu yolda benimle yürümeye var mısınız? Hakça, adaletle ve yetim hakkını gözeterek, Ankara’yı hep birlikte bir 5 yıl daha yönetmeye var mısınız? Öğrencinin, çiftçinin, esnafın, emeklinin yanında olup, zorlu ekonomik koşullarda dayanışma ile kentimizi yönetmeye var mısınız?

Sizlerle gurur duyuyorum. Burada yankılanan gür sesi herkesin duyduğuna yürekten inanıyorum. Ankara’yı Mustafa Kemal Atatürk’e yakışır, dünya başkentleriyle yarışır bir hale hep birlikte getireceğiz.”

Paylaşın

Akşener’in ‘Ateşten Gömlek’ Sözlerine İmamoğlu’ndan Yanıt: Her Şey Çok Güzel Olacak

İYİ Parti Lideri Akşener’in “Ben İmamoğlu ve Yavaş’ın, Türk Milleti’nin çağrısına yanıt vereceğini sandım. Onlara ateşten gömleği giydirmeyi beceremedim” sözlerine yanıt veren İBB Başkanı İmamoğlu, “Her şey çok güzel olacak” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün Haliç Tramvayı Açılış Töreni’ne katıldı. Açılış töreninde konuşmalarının ardından İmamoğlu, gazetecilerle bir araya geldi. Yerel seçimler yaklaşırken İBB’ye yeniden aday olması beklenen İmamoğlu’na “Aday mısınız?” diye soruldu. İmamoğlu bu soruya şu yanıtı verdi:

“Yola çıktığımı ifade edebilirim, adayım demek hadsizlik olur. Çünkü adaylığın koşulları var. Sizi aday gösteren yapılar var, partiniz var. Ben ilçe başkanlığından gelme biriyim. Neyin nasıl ifade edileceğini bilirim. Ben yola çıktığımı ifade edebilirim. Zamanı gelince konuşulur.”

Cumhuriyet’te yer alan habere göre; Ekrem İmamoğlu’na İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in “Ben İmamoğlu ve Yavaş’ın, Türk Milleti’nin çağrısına yanıt vereceğini sandım. Onlara ateşten gömleği giydirmeyi beceremedim” sözleri hatırlatıldı.

İmamoğlu, bu hatırlatmanın üzerine “Her şey çok güzel olacak” yanıtını verdi. Meral Akşener ile görüşme yapıp yapmadığına ise İmamoğlu, “Biz her zaman görüşüyoruz” dedi.

Öte yandan Gazeteci Fatih Altaylı’ya konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Altaylı’nın, “Ankara ve İstanbul’da yerel seçimlere kendi adaylarınızla girecekmişsiniz, doğru mu?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Kürşad Bey’i tanırsınız. Bu, onun temkinli üslubudur. Tedbiren böyle bir şey söylemeyi uygun görmüştür. Yerel seçimde ittifak zaten yok. Aday isimleri üzerinde anlaşmalar, uzlaşmalar olabilir. Şu an için de ortada üzerinde konuşulacak, uzlaşılacak isimler olmadığı için Kürşad Bey de bizim kendi adayımızı çıkaracağımızı söylemiştir. Prensip olarak uzlaşamadığımız her yerde adayımızı çıkarırız. Ortak adaylara kapalı değiliz ama bu her halükarda destekleriz anlamına da gelmez.”

Kürşat Zorlu ne demişti?

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu habercilerin “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın karşısına aday mı çıkaracaksınız?” sorusuna yanıt olarak şu ifadeleri kullanmıştı:

“2019 seçimlerindeki göreli başarının ortaya çıkışında İYİ Partinin büyük bir çabası oldu. Bu iş birliği zaten bizim teklifimizdi. Biz o zaman sorumluluktan, milletimizin talebinden kaçmadık ve bugünkü görüntü ortaya çıktı.” dedikten sonra, “bugün bazı siyasi partiler[in] İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu köpürt[tüklerini] ve gündeme getirilmesini, gündemde kalmasını ist[ediklerini]” söyledi. “Ama biz çok net bir şey koyduk ortaya; biz kendi adaylarımızı çıkaracağız. Bunun hazırlıkları içerisindeyiz.”

Paylaşın

AK Parti Döneminde Yabancılara 289 Bin 412 Konut-İşyeri Satıldı

AK Parti döneminde yabancılara 28 milyon 320 bin 28 metrekare araziyle 289 bin 412 adet konut-işyeri satıldı. Satılan arazi satış adediyse 15 bin 812 oldu. Bu dönemde en çok Ürdün vatandaşları arazi ve konut satın alırken, Ürdün vatandaşlarını Ruslar takip etti.

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, “Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye kadar kolay vatandaşlık verilmiyor. Bu durum ülkemizi adeta suç örgütlerinin, uyuşturucu baronlarının hedef ülkesi konumuna getiriyor” dedi.

Özgür Karabat, “Bu tablo ülkemizin karşı karşıya kaldığı tehlikeye işaret ettiği gibi sorumluluk makamında olanları derhal işgali durdurmaya çağırıyoruz. Ya bu işgali durdurun ya da işgal ettiğiniz makamlardan istifa edin” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın sorularına yanıt veren İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya; Türkiye’de konut ve arazi satın alan yabancıların ülkelerini ve sayılarını açıkladı.

ANKA‘nın aktardığına göre; Antigua ve Baruda, Aruba, Samoa, Botswana, Kiribatı, Palua, Saint Kitts ve Nevis, Liechtenstein’in de aralarında olduğu 180 ülke vatandaşına 1 Ocak 2002’den 19 Temmuz 2023’e kadar; 28 milyon 320 bin 28 metrekare araziyle 289 bin 412 adet konut-işyeri satıldı. Bu dönemde satılan arazi satış adediyse 15 bin 812 oldu.

Türkiye’den en çok Ürdün vatandaşları arazi ve konut satın aldı. Ürdün vatandaşlarını Ruslar takip etti. Karabat, “Sorumluluk makamında olanları derhal işgali durdurmaya çağırıyoruz. Ya bu işgali durdurun ya da işgal ettiğiniz makamlardan istifa edin” dedi.

Türkiye’den arazi satın alan ülkelerin başında Ürdünlüler yer aldı. Ürdünlüler, 3 milyon 227 bin 879 metrekare arazi aldı. Ürdünlüleri 2 milyon 782 bin 695 metrekare araziyle Sudi Arabistan vatandaşları ve 2 milyon 86 bin 933 bin metrekare arazi ile de Filistinliler izledi.

Türkiye’den konut satın alan ülkeler arasında başı Rusya Federasyonu çekti. Ruslar 41 bin 917 konut aldı. Rusları, İranlılar izledi ve İranlılar 32 bin 529 konut edindi. Konut alanlarda üçüncü sırayı 30 bin 79 konutla Iraklılar izledi.

Türkiye’de konut ve arazi alanlar arasında Karayipler’deki Antigua ve Baruda vatandaşları bulunuyor. 280 kilometre büyüklüğündeki bu ülkede kişi başı gelir 18,6 bin dolar ve ülkenin nüfusu 96 bin kişi. Bu ülkeden bir kişi Türkiye’den 14 metrekare arazi aldı. Bu ülke vatandaşlarına ayrıca 39 konut satıldı.

Yine bir Karayip ülkesi Aruba’dan da konut satın alan oldu. Ülkenin 119 bin tahmini nüfusu var ve kişi başına gelir 23,8 bin dolar. Aruba vatandaşları Türkiye’den 13 arazi aldı ve bu arazilerin büyüklüğü 26 bin 29 metrekare. Arubalılar ülkeden 114 konut da satın aldı.

Ülke ülke konut satışı

Güney Pasifik’te yer alan Batı Samoa’nın nüfusu 202,5 bin kişi ve kişi başına gelir 4 bin dolar civarında. Bir Samoualı ülkeden bir konut aldı. Belize Orta Amerika’nın kıyısında bir ülke. 419 tahmini nüfusu var ve kişi başına gelir 5,6 bin dolar civarında. Belizeliler Türkiye’den 6 konut aldı.

Benin, bir Afrika ülkesi. Nüfusu 11, 7 milyon ve kişi başına düşen gelir 3,4 bin dolar. Benin’den bir kişiye bir konut satıldı. Bermuda; 67,8 bin nüfusu ve kişi başına 91,4 bin dolar geliriyle Türkiye’den taşınmaz satılan ülkeler arasında yer aldı. Bermudalılara 29 bin 666 bin metrekare arazi ve 286 konut verildi.

Bhutan, Güney Asya ülkesi. Nüfusu 754 bin ve kişi başına geliri 3,4 bin dolar. Bhutanlılar ülkeden 1135 metrekare arazi satın aldı. Güney Afrika ülkesi olan Botswana, 2,2 milyon tahmini nüfusa sahip ve kişi başına gelirleri 6,5 bin dolar. Botswanalılar 5 konut satın aldı.

Güneydoğu Asya ülkesi Bruney’in nüfusu 460 bin kişi ve kişi başına gelir 61,8 bin dolar. Bruneyliler ülkeden 5 konut sahibi oldu. Burundi, bir Afrika ülkesi. Nüfusu 11,8 milyon kişi ve kişi başına gelir 783 dolar. Bir Burundi vatandaşı Türkiye’den konut aldı.

El Salvador, Orta Amerika ülkesi. Nüfusu 6,4 milyon ve kişi başına geliri 8,4 bin dolar. El Salvador vatandaşlarına 4 konut verildi. Afrika ülkesi Eritre, 6 milyon nüfuslu ve kişi başına geliri 1,7 bin dolar. Eritreliler Türkiye’den 4 bin 300 metrekare arazi, 198 konut satın aldı.

Pasifikte bir ada ülkesi Fiji, 926 bin nüfusa ve 11 bin dolar kişi başı gelire sahip. Fijililer Türkiye’den 2 konut sahibi oldu. Afrika ülkesi Gabon 2,1 milyon nüfusa sahip ve 15,8 bin dolar kişi başı geliri var. Gabon’dan 3 kişi ülkeden konut aldı.

Afrika ülkesi Gine Bisua, 1,8 milyon nüfuslu ve kişi başı geliri 2,3 bin dolar. Türkiye’den Gine Busiualılara 3 konut satıldı. Guatemala’nın nüfusu 17 bin kişi ve kişi başına geliri 8,2 bin dolar. Guatemala’ya 4 konut satıldı. Güney Amerika ülkesi Guyana, 786 bin nüfusa sahip ve kişi başına geliri 17 bin dolar. Guyana’dan bir kişi Türkiye’den bir konut aldı.

Büyük Okyanus’taki Kiribatı, 123 bin kişi ve 2 bin dolar kişi başı geliri bulunuyor. Kitirbatı’dan bir kişi Türkiye’den konut edindi. Bir Afrika ülkesi olan Komor Adaları, 850 bin nüfusa ve kişi başı 3 bin dolar gelire sahip. Komor Adaları vatandaşları Türkiye’den 25 konut satın aldı.

Lesotho, Afrika’da 2,1 milyon nüfus ve kişi başı 924 dolar geliri olan bir ülke. Bu ülke vatandaşlarına Türkiye’den 4 konut satıldı. Orta Avrupa ülkesi Liechtenstein 39 bin nüfus ve kişi başı 98 bin dolar gelire sahip. Bu ülke vatandaşlarına Türkiye’den 4 konut verildi.

Bir Doğu Afrika ülkesi olan Mauritius’in 1,2 milyon nüfusu ve kişi başı 20,7 bin dolar geliri var. Bu ülke vatandaşlarına Türkiye’den 10 konut verildi. Palua, Okyanusya’nın kıyısında 18,2 bin nüfuslu ve 14 bin dolar geliri olan bir ülke. Palua vatandaşları Türkiye’den 2 konut edindi.

Saint Kitts ve Nevis, 52,4 bin nüfuslu ve kişi başı 21 bin dolar geliri olan bir Karayip ülkesi. Bu ülke vatandaşları Türkiye’den 8 bin 523 metrekare arsa, 233 kontu satın aldı. Afrika ülkesi olan Sierra Leone’nin 8 milyon nüfusu ve kişi başı 1711 dolar geliri var. Bu ülke vatandaşları Türkiye’den 2 konut aldı.

Güney Büyük Okyanus’taki Vanuata, 307 bin nüfuslu, kişi başı 2,6 bin dolar geliri olan bir ülke. Bu ülke vatandaşları Türkiye’den 235 metrekare arazi ve 93 konut satın aldı. Türkiye’den vatansız statüdeki kişilerse 771 metrekare arazi ve 3 konut edindi.

“Türkiye kadar kolay vatandaşlık yok”

CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bir Arap televizyonuna verdiği demeçte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını “pazarlayan” konuma düştüğünü belirterek, “Dünyanın hiçbir yerinde Türkiye kadar kolay vatandaşlık verilmiyor. Bu durum ülkemizi adeta suç örgütlerinin, uyuşturucu baronlarının hedef ülkesi konumuna getiriyor” dedi.

Karabat ülkeleri sıralayarak, bu ülkelerden konut alanlara vatandaşlık verildiğini de söyledi. Karabat, “Bu tablo ülkemizin karşı karşıya kaldığı tehlikeye işaret ettiği gibi sorumluluk makamında olanları derhal işgali durdurmaya çağırıyoruz. Ya bu işgali durdurun ya da işgal ettiğiniz makamlardan istifa edin” diye konuştu.

Paylaşın

Akşener’den Dikkat Çeken “İstanbul Ve Ankara” Açıklaması: Anlaşırsak…

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinden gelen İstanbul ve Ankara’da kendi adaylarını çıkaracaklarına yönelik açıklamalara ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Anlaşırsak ortak adaya kapalı değiliz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gazeteci Fatih Altaylı’ya konuştu. Akşener, Altaylı’nın, “Ankara ve İstanbul’da yerel seçimlere kendi adaylarınızla girecekmişsiniz, doğru mu?” sorusu üzerine şunları söyledi:

“Kürşad Bey’i tanırsınız. Bu, onun temkinli üslubudur. Tedbiren böyle bir şey söylemeyi uygun görmüştür. Yerel seçimde ittifak zaten yok. Aday isimleri üzerinde anlaşmalar, uzlaşmalar olabilir. Şu an için de ortada üzerinde konuşulacak, uzlaşılacak isimler olmadığı için Kürşad Bey de bizim kendi adayımızı çıkaracağımızı söylemiştir. Prensip olarak uzlaşamadığımız her yerde adayımızı çıkarırız. Ortak adaylara kapalı değiliz ama bu her halükarda destekleriz anlamına da gelmez.”

100 milyon dolar iddiası

Meral Akşener, yorumcu ve yazar Levent Gültekin’in gündeme getirdiği, cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi kendisine gönderildiği söylenen e-mail iddiasıyla ilgili olarak da böyle bir e-mail görmediğini ve böyle bir içerikle ilgili bilgisi olmadığını söyledi. Akşener, “partide ilgili kişilerin bunu araştırdığını, doğrusu ne ise açıklayacaklarını” kaydetti.

Kürşat Zorlu ne demişti?

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu habercilerin “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın karşısına aday mı çıkaracaksınız?” sorusuna yanıt olarak şu ifadeleri kullanmıştı:

“2019 seçimlerindeki göreli başarının ortaya çıkışında İYİ Partinin büyük bir çabası oldu. Bu iş birliği zaten bizim teklifimizdi. Biz o zaman sorumluluktan, milletimizin talebinden kaçmadık ve bugünkü görüntü ortaya çıktı.” dedikten sonra, “bugün bazı siyasi partiler[in] İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu köpürt[tüklerini] ve gündeme getirilmesini, gündemde kalmasını ist[ediklerini]” söyledi. “Ama biz çok net bir şey koyduk ortaya; biz kendi adaylarımızı çıkaracağız. Bunun hazırlıkları içerisindeyiz.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de 26 Ağustos’ta Afyon’da yaptığı açıklamada ad vermeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirmiş, “Ne yazık ki nefsinin esiri olanlarla uğraştık. Ne yazık ki önce şahsım, önce ben diyenlerle uğraştık. Ne yazık ki koltuğundan başka bir şey düşünmeyenlerle uğraştık. Olduramadık. 2023 seçimlerindeki yenilgiye engel olamadık.” demiş ardından “Televizyonlara çıkıp yüzsüz yüzsüz, sıkılmadan, utanmadan seçimin faturasını bize yüklemeye kalkıştılar.” demişti.

Akşener, yaptıklarının “[…] hatalarından ders almış muhalefet olarak milletimizin huzuruna çıkmak” olduğunu söyleyerek eski ittifak bileşenlerini suçlamıştı: “İYİ Parti’yi ve beni günah keçisi yapmaya kalktılar. Hakikati bilenler tek kelam etmedi. Bunlara şaşırmadım ama bunların hepsi midemi bulandırdı. Bu sessizliği sürdürmek mümkün değil artık.”

 

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Parti Sağa Kayıyor” Eleştirilerine Yanıt

Seçimlerde müttefik sağcı parti üyelerinin CHP listelerinden aday gösterilmesine yönelik eleştirilere yanıt veren Kılıçdaroğlu, “Diğer partilerle oluşturduğumuz milletvekili aday listelerine yönelik eleştiriler haksızdır. Yüzde 25 oyumuz var, yüzde 50’ye ulaşmak için müttefiklere muhtacız. Bu listeleri bahane ederek partimiz içinde sert ve öfkeli tepkiler örgütlendi” dedi ve ekledi:

“‘Parti sağa kayıyor’ haksız değerlendirmeleri yapıldı. Bazı ulusalcı seçmenler bu propagandanın da etkisiyle aşırı milliyetçi seçenekleri tercih etti. Bu partilerle yapılan ittifakın belgeleri olan ortak Protokol ve Anayasa değişiklik taslağı okunduğunda gelişmiş bir demokrasi programı hazırlandığı görülebilir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Serbestiyet’ten Oral Çalışlar’a konuştu. Çalışlar’ın konuşmadan aktardığı önemli kısımlar şöyle:

“Kılıçdaroğlu CHP genel başkanlığını sürdürmeye kararlı görünüyor. Kişi adı vererek kimseyi suçlamıyor. Sakin bir şekilde kongreleri izliyor.

Kamuoyu önünde bir özeleştiri yapsanız daha iyi olmaz mıydı?” soruma şöyle cevap verdi: “Seçimden birkaç gün sonra kamuoyu önüne ekibimle birlikte çıkıp hesap vermeyi, bir özeleştiri yapmayı gerçekleştirebilirdik. Aslında parti kademelerinde bunu yaptık. Ama açıktan herkesi bilgilendirici bir değerlendirme yapmamış olmamız bir eksiklik.”

Aynı soruyu Millet İttifakı için de sordum. “Millet İttifakı’nın bileşenleri ile böyle bir deneme yapılabilirdi ama onlar adına konuşmak doğru olmaz.” Ruh hallerini şöyle özetledi: “Üzerimizde seçim sonrası ağır bir baskı oluştu. Partiyi dağıtacak kadar sert bir baskı. Bu hâlâ sürüyor.”

“Kurultay’da yönetim açısından bir sorun çıkmaz. CHP’de şu anda il ve ilçe örgütlerinin başındaki arkadaşlarımızın çoğu eski gençlik kollarında çalışanlar. Parti bu şekilde de yenileniyor.” Seçimlerde müttefik sağcı parti üyelerinin CHP listelerinden aday gösterilmesine yönelik eleştirileri şöyle cevapladı:

“Diğer partilerle oluşturduğumuz milletvekili aday listelerine yönelik eleştiriler haksızdır. Yüzde 25 oyumuz var, yüzde 50’ye ulaşmak için müttefiklere muhtacız. Bu listeleri bahane ederek partimiz içinde sert ve öfkeli tepkiler örgütlendi. ‘Parti sağa kayıyor’ haksız değerlendirmeleri yapıldı. Bazı ulusalcı seçmenler bu propagandanın da etkisiyle aşırı milliyetçi seçenekleri tercih etti. Bu partilerle yapılan ittifakın belgeleri olan ortak Protokol ve Anayasa değişiklik taslağı okunduğunda gelişmiş bir demokrasi programı hazırlandığı görülebilir.”

Kemal Kılıçdaroğlu’na göre, oy verme ihtimali bulunan ‘tereddütlü kitle’ önemliydi: “İktidardan kopuş eğiliminde olan muhafazakâr kitle, sonucu tayin etti. Bu aday listelerine gösterilen aşırı tepkilerden, söz konusu kitle olumsuz yönde etkilendi. Kararsız muhafazakârlar, ‘Ulusalcılar iktidara gelirse yeniden eski günlere dönebiliriz korkusu’ ile oylarını dönüp tekrar Erdoğan’a verdiler.”

Paylaşın

KKM’den Çözülme TL Yerine Dövize Gidiyor

Tasarruf sahipleri Kur Korumalı Mevduattan (KKM) vazgeçmiyor, ya da çözülme olsa da bu TL yerine döviz hesaplarına gidiyor. Bunun en önemli nedeni olarak ekonomi yönetimine, 7,5 puanlık faiz artışı yapmasına rağmen, hala güven duyulmaması gösteriliyor.

Yeni ekonomi yönetiminin rasyonel politikalara dönüş olacağını söylediği ama henüz somut adımlar atılamadığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte olduğu gibi girilen yeni yoldan da geri dönme ihtimali, vatandaşın güven duymasını engelliyor.

Ekonomi yazarı Erdal Sağlam, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarına yönelik alınan son kararları ve gelişmeleri DW Türkçe için değerlendirdi:

Ekonomi yönetimi, kur farkı nedeniyle büyüyen Merkez Bankası zararlarının da etkisiyle, Kur Korumalı Mevduat (KKM) hacmini azaltmak için harekete geçti. Ancak uygulamanın başladığı 10 günden bu yana, bankalardan istenen KKM’den TL hesaplarına dönüşüm oranının sağlanamadığı gözleniyor.

Merkez Bankası geçen hafta başında, TL’den KKM’ye dönüşen mevduatların üç ay içerisinde yarısının TL hesaplarına çevrilmesi yönünde bir karar aldı. Bunun yanında dövizden KKM’ye dönüşen mevduatların yüzde 5’inin TL hesaplarına dönüşünü istedi. Bu hafta başında bu oranı yüzde 10’a çıkardı. TL’den KKM’ye dönüşen hesapların TL hesaplarına dönüşümünde yüksek oran saptanmasının nedeni, bu dönüşümde döviz verilme zorunluluğu bulunmayışı. Merkez Bankası sadece dövizden KKM’ye dönüşen hesaplar bozulurken gereken dövizi bankalara vermekle yükümlü. Bu nedenle zaten ekside olan döviz rezervlerini bu dönüşüm için de harcamak istemiyor.

Merkez Bankası bu kararın ardından geçtiğimiz Perşembe günü politika faiz oranını, piyasalardaki beklentisinin çok ötesinde, 7,5 puan artırdı. Bu artışla birlikte kurlar hızla aşağı gelirken, döviz rezervlerindeki erime ise devam etti. Merkez Bankası rezervleri geçtiğimiz hafta 5.3 milyar dolar eriyerek, swap hariç kamu dahil net rezervler eksi 67 milyar doların bile altına indi. Haziran seçimleri öncesi bu rakam eksi 70 milyar doların da altına inmişti.

Rezervlerdeki düşüşte, dövizli KKM’deki erimenin beklentilerin üzerinde gerçekleşip, TL yerine döviz hesaplarına gitmesi, bu nedenle Merkez Bankası’nın yaptığı döviz satışı etkili oldu. Öte yandan ise Merkez Bankası 25.3 TL’ye kadar inip yeniden yükselen dolar kurunu 26.5 TL’de tutma isteği önemli rol oynadı. Kuru bu düzeyde tutmak için Merkez Bankası’nın rezervden satışlarına hala devam ettiği görülüyor.

TL yerine döviz talebi artıyor

Peki, tasarrufçu neden KKM’den vazgeçmiyor, ya da çözülme olsa da bu TL yerine döviz hesaplarına gidiyor?

Bunun en önemli nedeni olarak ekonomi yönetimine, 7,5 puanlık faiz artışı yapmasına rağmen, hala güven duyulmaması gösteriliyor. Yeni ekonomi yönetiminin rasyonel politikalara dönüş olacağını söylediği ama henüz somut adımlar atılamadığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte olduğu gibi girilen yeni yoldan da geri dönme ihtimali, vatandaşın güven duymasını engelliyor.

İşte bu noktada tasarrufçunun TL’ye dönmesi için TL faizlerinin yüksek olması, en azından enflasyonun altında ezilmeyecek bir faiz oranına ihtiyaç olduğu da kesin. Aynı zamanda enflasyon beklentilerinin de hala yüksek seyretmesi, yüksek faiz oranı ihtiyacını artırıyor. Merkez Bankası TL mevduat faizlerinin artmasını istiyor ama bankalar kaynak maliyetlerini çok artıracağı için faizleri fazla yukarı çıkarmak istemiyorlar.

Bu düzenleme nedeniyle TL mevduatlarda üç farklı faiz oluştu. KKM’den TL’ye dönecek hesaplar için bankalar genellikle yüzde 37-38 faiz öneriyor, bazı özel bankaların ise yüzde 45’e kadar çıktığı görülüyor. Buna karşılık KKM’de kalanlara mevzuat gereği, politika faizi kadar yani yüzde 25’lik faiz uygulanıyor. Bu arada evvelden beri devam eden mevcut TL hesaplara verilen faiz oranlarının da yüzde 25 civarından, yüzde 28-29’lara çıktığı izleniyor.

Ancak bu faiz oranları mevduat sahiplerine cazip gelmiyor. Yüzde 25 faize razı olup, yine de kur farkını alma imkanlarını tercih ediyor, KKM hesaplarını TL’ye çevirmek istemiyorlar. Buna karşılık döviz dönüşümlü KKM hesaplarında bankaların beklediğinden daha fazla çözülme oluyor ama bunlar da yeniden döviz hesaplarına dönme eğilimindeler, TL hesaplara gitmiyorlar.

Merkez Bankası’nın dolar kurunu bir süre 26.5 TL’de tutup enflasyon çıpalaması yaparken, öte yandan tasarrufçuda “döviz artmayacak” algısı oluşturup, KKM’den TL hesaplara dönüşümü cazip kılmak istediği belirtiliyor. Tasarruf sahiplerinin ise hala kurların yükseleceği beklentisiyle, TL yerine döviz hesaplarına kayma eğilimi çok yüksek. TL tutan tasarruf sahipleri son üç yıldır o kadar mağdur edildi ki; TL tasarrufa dönüş çok zor olacak.

Önümüzdeki hafta bankaların yükümlüklerini yerine getirip TL hesaplara dönüşümü sağlamak için, TL mevduat faizlerinin önemli ölçüde artırmak zorunda kalacakları beklentisi yüksek. Buna rağmen vatandaşı tatmin edecek, enflasyonun altında kalmayacak bir faiz oranına ulaşılabilecek mi, bilinmiyor. Bilinen ise ülke ekonomisinin başına büyük bela olan KKM’den kurtuluşun çok zor olacağı ve uzun süre alacağının şimdiden belli olması.”

Paylaşın

Yerel Seçimler: İYİ Parti, Ekrem İmamoğlu Ve Mansur Yavaş’ın Karşısına Aday Çıkaracak

Yerel seçimlerde Ankara ve İstanbul’da kendi adaylarını çıkartacaklarını söyleyen İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “Bunun hazırlık ve çabası içerisindeyiz. Çok kısa bir sürede bu hazırlıkları tamamladığımızda milletimizle bilgisini paylaşacağız” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de 26 Ağustos’ta Afyon’da yaptığı açıklamada ad vermeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirmiş, “Ne yazık ki nefsinin esiri olanlarla uğraştık. Ne yazık ki önce şahsım, önce ben diyenlerle uğraştık. Ne yazık ki koltuğundan başka bir şey düşünmeyenlerle uğraştık. Olduramadık. 2023 seçimlerindeki yenilgiye engel olamadık.” demiş ardından “Televizyonlara çıkıp yüzsüz yüzsüz, sıkılmadan, utanmadan seçimin faturasını bize yüklemeye kalkıştılar.” demişti.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Kürşat Zorlu, İYİ Parti’nin hafta sonu Afyon’da gerçekleştirdiği “Kocatepe buluşma[sının] milletimizin umutlarını yeşertti[ğini], siyasette yeniden güçlü bir başlangıcın fitilini ateşledi[ğini]” dile getirdikten sonra Genel Başkanı Meral Akşener’in Afyon’da tüm siyasi parti genel başkanlarına “yerel seçimlere ayrı ayrı girelim” çağrısına yönelik olarak MHP Genel Başkanı Bahçeli’den gelen “Ayrı ayrı seçime girme” çağrısının bizim nazarımızda ciddiye alınacak bir tarafı yoktur. Seçime ayrı girmek isteyenlerin elinden tutan, önüne geçen de yoktur” cevabını değerlendirdi.

İYİ Parti Sözcüsü Zorlu, “Genel Başkanımızın bu çağrısı tüm siyasi partilere yapıldı. Bu konuyla ilgili Sayın Erdoğan’ın da açıklama yapmasını bekliyoruz. Bu çağrının özünde Türk milletinin yaşadığı sorunları aşabilmek gayesi var.” dedi.

AKP’nin “devlet kaynaklarının hoyratça kullanılması” amacıyla yerel seçimlerde “yüzde 50+1 zorunluluğu olmamasına rağmen, zorla sayısal çoğunluk dayatması” getirerek “insanları düşmanlaştırdığını” iddia eden Zorlu kendi önerilerinin seçimlere ittifakla girmek yerine  “işbirliği”  yapmaya dayandığını söyledi ve AKP’nin değil CHP’nin yönetiminde bulunan İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlıkları için “kendi adaylarını çıkartacaklarını” açıkladı.

“İstanbul ve Ankara’da kendi adayımızı çıkaracağız”

Zorlu habercilerin “İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın karşısına aday mı çıkaracaksınız?” sorusuna yanıt olarak “2019 seçimlerindeki göreli başarının ortaya çıkışında İYİ Partinin büyük bir çabası oldu. Bu iş birliği zaten bizim teklifimizdi. Biz o zaman sorumluluktan, milletimizin talebinden kaçmadık ve bugünkü görüntü ortaya çıktı.” dedikten sonra, “bugün bazı siyasi partiler[in] İstanbul ve Ankara’da bazı hedefleri olduğu için bu konuyu köpürt[tüklerini] ve gündeme getirilmesini, gündemde kalmasını ist[ediklerini]” söyledi. “Ama biz çok net bir şey koyduk ortaya; biz kendi adaylarımızı çıkaracağız. Bunun hazırlıkları içerisindeyiz.”

2019 yerel seçimlerine “Millet İttifakı” olarak giren 6 partili ittifakın son bulduğu 1 Haziran’da İYİ Parti Genel Sekreteri Uğur Poyraz tarafından açıklanmıştı. Poyraz, “Tüm ittifaklar seçim ittifakıdır, seçim bittiği zaman tüm ittifaklar ortadan kalkar. Yani 14 Mayıs genel seçimleri bitti, ittifak tamamlandı” demiş ve “28 Mayıs itibarıyla da bu ittifak bitmiştir.” açıklamasında  bulunmuştu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de 26 Ağustos’ta Afyon’da yaptığı açıklamada ad vermeden Kemal Kılıçdaroğlu’nu sert sözlerle eleştirmiş, “Ne yazık ki nefsinin esiri olanlarla uğraştık. Ne yazık ki önce şahsım, önce ben diyenlerle uğraştık. Ne yazık ki koltuğundan başka bir şey düşünmeyenlerle uğraştık. Olduramadık. 2023 seçimlerindeki yenilgiye engel olamadık.” demiş ardından “Televizyonlara çıkıp yüzsüz yüzsüz, sıkılmadan, utanmadan seçimin faturasını bize yüklemeye kalkıştılar.” demişti.

Akşener, yaptıklarının “[…] hatalarından ders almış muhalefet olarak milletimizin huzuruna çıkmak” olduğunu söyleyerek eski ittifak bileşenlerini suçlamıştı: “İYİ Parti’yi ve beni günah keçisi yapmaya kalktılar. Hakikati bilenler tek kelam etmedi. Bunlara şaşırmadım ama bunların hepsi midemi bulandırdı. Bu sessizliği sürdürmek mümkün değil artık.”

Paylaşın