CHP Lideri Özel’den DEM Parti’yle Diyalog Mesajı

Tunceli’de konuşan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri sürecine girdiklerini ve Türkiye’nin 81 ilinde çok önemli çalışmalar yürüttüklerini söyledi.

Haber Merkezi / Parti olarak seçimlere motive olduklarını belirten Özel, CHP’nin adaylarının yeşili, doğayı seven, koruyan, doğaya ihanet etmeyen, kente ihanet etmeyen, kentin değerlerini savunan, kentin değerlerine sahip çıkan, yönettiği kentlere değer katan kişiler olduğunu ifade etti.

Özel, diğer siyasi partilerle yaptıkları görüşmelere değinerek, “Randevu istediler, verdik geldiler, görüştük. Seçimlerini yaptılar, tebrik ettik, hayırlısı olsun ziyaretine gittik. Şuradan ilan ediyoruz ki bizim DEM Partisiyle Tayyip Bey istemiyor diye ilişkimizi koparacak kadar seçmenine saygısız değiliz.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindekiler, eski CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç için Nazımiye’de düzenlenen anma programına katıldıktan sonra il merkezine geldi. Moğultay Mahallesi’ndeki CHP İl Başkanlığını ziyaret eden Özel, partililerle buluştu.

CHP Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, 31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlerine ilişkin şu ifadeleri kullandı: Bir yerel yönetim seçimi süreci içindeyiz. Bu seçimlere Türkiye’nin 81 ili ve bütün ilçelerde çok önemli bir iddia ile hazırlanıyoruz. Adaylarımız, örgütümüz motive, parti meclisimiz, milletvekillerimiz motive.

Her birimiz sahaya çıkmak ve bu seçimlerde CHP’nin başarılı sosyal demokrat ve sosyal belediyeciliğini, temiz belediyeciliğini, yeşili, doğayı seven, koruyan, doğaya, kente ihanet etmeyen, kentin değerlerini savunan, kentin değerlerine sahip çıkan, yönettiği kentlere değer katan belediyecilik için Türkiye’nin dört bir yanında birbirinden kıymetli adaylarımız var. Biraz önce bir tanesi belediye başkanı adayımız sizlere seslendi.

Ben buradan CHP’nin Genel Başkanı olarak adayımızı CHP’lilere, ‘Tunceli iyi yönetilsin, dürüst ve temiz yönetilsin, iyi hizmetler alsın’ diyen herkese CHP’nin bütün büyükşehir belediyeleri Tunceli Belediyesi’ne kardeş belediye olsun diye, ağabey ve kardeş gibi çalışsınlar, Tunceli bugüne kadar görmediği hizmetleri alsın diye adayımızı size emanet ediyorum.

Bir yandan da iktidar partisinin Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, işi gücü bırakmış CHP ile uğraşıyor. Sürekli tutturmuş ‘DEM, DEM, DEM’ diyor. Buradan açıkça söylüyoruz, Meclis’te grubu bulunan hiçbir siyasi parti ve bu milletten oy alan hiçbir siyasi parti bizim gözümüzde şeytan değildir.

Randevu istediler, verdik, geldiler görüştük. Seçimlerini yaptılar, tebrike ve hayırlı olsun ziyaretine gittik. Şuradan ilan ediyoruz ki bizim DEM Partisi ile Tayyip Bey istemiyor diye ilişkimizi koparacak kadar seçmenine saygısız değiliz. Ama yine buradan ilan ediyoruz ki DEM Partisi gözünüzün önünde, ne ilişki kuruyorsak onu kuruyoruz.

Yani ‘Kapalı kapılar ardında konuşuyorlar, gizli anlaşmalar yapıyorlar, şunu yapıyorlar, bunu yapıyorlar…’ Bunların hepsi Recep Tayyip Erdoğan’ın seçim yalanından ibarettir. DEM Parti resmi bir partidir, her parti gibi gözler önünde bir ilişki içindeyiz. Ama Recep Tayyip Erdoğan her gün DEM diyorsun da her gün zam yapıyorsun. Milletin derdi DEM değil senin yaptığın zam, zam, zam.

Paylaşın

Akşener Hakkında ‘Siyasi Cinayetler’ Sözleri Nedeniyle Suç Duyurusu

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in geçen hafta yaptığı bir konuşmasında söylediği “Biz geçmişimizde siyasi cinayetlere tanık olduk ama mertçeydi, onun için de hiçbirimiz korkmadık” sözlerine ilişkin suç duyurusunda bulunuldu.

Suç duyurusunda, İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in şahit olduğu ve övdüğü kere, bahse konu cinayetlerle ilgili bağlantısı ve sorumluluğu ölçeğinde TCK’nin suçuna denk gelen maddelerinden cezalandırılması talep edildi.

Gazete Duvar’da Selçuk Arslan’ın habere göre; Bodrum Cumhuriyet Savcılığı’na verilen suç duyurusu dilekçesinde, Akşener’in sözleri itiraf olarak değerlendirilerek araştırılması talep edildi.

Bodrum Yurttaş İnisiyatifi Sözcüsü Ayhan Karahan, suç dilekçesiyle ilgili şu açıklamada bulundu:

“Bilindiği üzere faili meçhul cinayetler bu ülkenin kanayan yarasıdır. Ve faili meçhul cinayetlere kurban gidenlerin anneleri 982 haftadır hiç olmazsa çocuklarının kemiklerine ulaşabilmek için bir araya geliyorlar. Ancak bu ortalama insan vicdanının kabul etmeyeceği acı gerçekle ilgili 4 gün önce önemli bir itiraf geldi. Meral Akşener isimli şüpheli bu cinayetlere alenen şahit olduğunu söylüyor.

Şüpheli Akşener’den; hangi siyasi cinayetlere ve ne ölçüde tanık olduğunun mutlaka sorulması gerektiği aşikardır. Bu kadar siyasi cinayetlere vakıf ise ayrıca iştirakinin olup olmadığının da araştırılması hukuken elzem bir durum olsa gerek. Ancak daha vahimi bu siyasi ya da faili meçhul cinayetleri, ‘mertçe’ şeklinde tanımlıyor. Yani cinayetlere ve katillere ya da tetikçilere de bir övgü söz konusudur.”

“Siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi”

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçim çalışmaları kapsamında Sivas’ta partililerle bir araya gelen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara’da, 30 Aralık 2022 tarihinde uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş’in eşi Ayşe Ateş’in kendisini ziyaret ettiğini anlattı

Akşener, “Ben ısrarla her şeyi takip ederim ama siyasi malzeme haline getirmem. Ama bunu kendisi anlattığı için sizlerle paylaşmak isterim. Ayşe benim evladım gibi. Telefon açtı bana dedi ki, ‘Abla çocuklarla sana gelmek istiyoruz’. Ben de dedim ki, ‘Eve mi?’; ‘Her yere olabilir’ dedi. Dedim ki ‘Partiye olabilir mi çocuklar da eğlensin, işte herkes seviyor onları, kalabalık’. ‘Olur’ dedi” ifadelerini kullandı.

Akşener sözlerinin devamında, “Küçük kızı elleri buz gibi, ayaklar buz gibi, burun buz gibi. Neden biliyor musunuz? Haykıra haykıra ağlayasım var. ‘Anne gözümün önünden ayrılma ya seni de babam gibi vururlarsa’. Nasıl biliyor musunuz, titriyor. Çünkü torbacılar öldürdü, katletti. Biz geçmişimizde siyasi cinayetlere şahit olduk ama mertçeydi.

Onun için de hiçbirimiz korkmadık ama o çocuğun babasını katledenler torbacılar, torbacılar. Ve onların yarın ne yapacaklarını o çocuk bilmiyor. Koruma polisleri çocuğu aldılar, bütün telefon numaralarını verdiler. Bir çocuğa bunu yaşatmaya kimsenin hakkı yok. Bu çocukların ahının yerde kalmaması için bizi seçin.” dedi.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a “Bizi İzlemeye Devam Etsin” Yanıtı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendisini hedef alınmasına ilişkin değerlendirmede bulunan İBB Başkanı İmamoğlu, “Artık o devir kapandı, yeni bir devir açıldı. Bu devirde 16 milyon insanın şehri yönettiği bir devir. Bizi izlemeye devam etsin” dedi.

Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın haberine göre; İBB Başkanı İmamoğlu, sesi değiştirilerek hazırlanan sahte videoyla ilgili “İnsanları aldatmanın, tanıtıma katkı sunacağına inanan bir anlayışla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Enstütü İstanbul İSMEK Eğitmenler Zirvesi’nde gerçekleştirdiği açılış konuşmasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir etkinlikte kendisini hedef almasına ilişkin İBB Başkanı İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

“İnanın, Sayın Cumhurbaşkanı’nın benimle ilgili bu ilgisini, bu alakasını ve bu sürekli dile getirme tutkusunu anlayabiliyorum. Çünkü kendisine ait olduğunu ve tümden kendi kişisel olarak kendisinin yönetme hakkı olduğunu düşündüğü ve yanıldığı bir şehri, gerçek sahibi 16 milyon İstanbulluya kazandıralı 5 yıla yakın bir zaman oldu.

Bu böyle devam edecek. Bu şaşkınlık, bu yanılgı hâlâ devam ediyor ve bunu bir türlü aşamadılar. Hep söylüyorum. Bu sorulara ve bu tür beni muhatap alan duygularına cevap verirsem ben, kampanya döneminde sadece kendisine cevap vermekle geçer günlerim.

Çünkü eminim ki bu seçimdeki tek emeli, tek derdi Sayın Cumhurbaşkanı’nın, İstanbul’u yine kendi kişisel hakkı ve hukuku çerçevesinde ele alan cümleler kuracak. Biz de diyoruz ki artık o devir kapandı. Yeni bir devir açıldı. Bu devirde 16 milyon insanın şehri yönettiği bir devir. Bizi izlemeye devam etsin diyerek cevap vereyim.”

İmamoğlu ayrıca buradaki konuşmasında sesi değiştirilerek hazırlanan sahte videoyla ilgili şunları söyledi: “İmamoğlu’nun konuştuğu kelimeleri yapay zeka ile çevirerek insanları aldatmanın, tanıtıma katkı sunacağına inanan bir anlayışla karşı karşıyayız.

Bu üzüntü verici bir yanıyla da karşımızda yönetime gelmeye yönelik adım atan anlayışın ortaya koyduğu, metodun sadece şu olduğunu görüyoruz; kararlamak, aşağılamak. Ne inancımıza ne evrensel değerlere uygun olmayan kişilere, siyasi partilere ya da bu insanlara ben Allah akıl versin diyorum. Akla, tekniğe, eğitime ihtiyacı olanları da İSMEK’e bekliyorum.

Kendisine ait olduğunu, kendisinin yönetme hakkı olduğunu düşündüğü ve yanıldığı bir şehrin gerçek sahibine, 16 milyon İstanbulluya kazandıralı beş yıla yakın bir zaman oldu. Bu böyle devam edecek. Bu şaşkınlık, bu yanılgı hala devam ediyor ve bunu bir türlü aşamadılar.”

Paylaşın

MHP’nin Seçim Sloganı: Cumhur Bizim, Türkiye Hepimizin

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde çalışmaları hız kazandı. MHP’li Semih Yalçın, seçim kampanyasında kullanılacak sloganın, “Cumhur Bizim, Türkiye Hepimizin” olarak belirlendiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından, partisinin düzenleyeceği açık hava toplantılarının ilkini açıklamalarda bulundu. Açık hava toplantılarının ilkinin 28 Ocak’ta Mersin’de gerçekleştirileceğini bildiren Semih Yalçın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan bugüne kadar büyük badirelerden geçmiş, milletimiz ciddi imtihanlarla sınanmıştır. Kuruluş yıllarından sonra yaşanan toplumsal çalkantılara, askeri darbelere, vesayet rejimi kurma çabalarına, ülkemizi Batı’nın uydusu konumunda tutma gayretlerine, azgın bölücü eylemlere rağmen; devletimiz bağımsızlığını, milletimiz bütünlüğünü korumayı bilmiştir.

Aziz milletimiz; şanlı geçmişinden, sahip olduğu binlerce yıllık tarihi birikimden, köklü bir yönetim ve insan anlayışından beslenen tecrübesini toplum hayatına yansıtarak devletimizi ayakta tutmuştur. Türk milleti; mevcudiyetini hedef alan her türlü iç ve dış tehdidi, sarsılmaz bir azim ve aşınmaz bir dirençle savuşturmuştur. Milletimizin gösterdiği bu yüksek direnç ve varlık refleksi; daima ilham kaynağımız olmuş, yolumuzu aydınlatmıştır.

Milletimizi tarih sahnesinden silmek ve yaşadığımız coğrafyayı parçalara ayırmak üzere emperyalist ülkelerin Birinci Dünya Savaşı öncesinde yaptığı gizli ve açık anlaşmaların kapısı hala açık tutulmaktadır. Varlığımıza ve topraklarımıza yönelik kirli planlar, bölgede sahneye konulan yeni oyunlar ve vekalet savaşları yoluyla yeniden hayata geçirilmeye çalışılmaktadır. Bölücü tehdit azalmamış, bilakis şiddetini arttırmıştır. Düşman pusuda, içerideki iş birlikçileri de fesat ve tezgah peşindedir.

Ancak hem birlik ve bütünlüğümüzü muhafaza etme, hem de Cumhuriyet’imizi ayakta tutma azim ve kararlığı; Milli Mücadele dönemindeki kadar azametli ve caydırıcı surette maşeri vicdanda yaşamaktadır. MHP, siyasi faaliyetlerini daima bu bilinci diri tutma anlayışıyla sürdürmektedir. Bugün; bekasına yönelik bölücü tehdide karşı Türkiye’nin uluslararası hukuka dayanan, meşru askeri operasyonlarını bile sorgulama aymazlığını gösteren, bu uğurda verdiğimiz şehitleri politika malzemesi yapmaya cüret eden siyasi partiler varken bize düşen, kararlılıkla milletimizin yanında olmaktır.

Bilindiği üzere, son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde 28 Ocak 1920 tarihinde kabul edilen Misak-ı Milli ile hayat sürdüğümüz topraklardaki egemenlik haklarımızın ve bağımsızlığımızın yılmadan savunulacağı dünyaya ilan edilmiştir. 23 Nisan 1920’de Ankara’da toplanan Birinci TBMM’de ise Misak-ı Milli’yi hayata geçirme kararı alınmıştır. Bu tarihi beyannamede yer alan esaslar, Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi rehberi olmuştur. Türkiye’de siyaset yapan herkes ve her siyasi parti için Misak-ı Milli kararlarına sadakat bir vecibedir. Misak-ı Milli’ye bağlılık, namus borcudur. Bu gerçekten hareketle denilebilir ki Cumhur İttifakını var eden siyasi ilkeler, Misak-ı Milli’nin günümüzdeki sürümüdür.

Partimizin mitinglerimizde kullanacağımız seçim sloganlarından biriside, aynı anlayışa paralel olarak “Cumhur Bizim, Türkiye Hepimizin.” şeklinde belirlenmiştir. MHP’nin 31 Mart 2024 tarihli Yerel Seçimlere hazırlık mahiyetindeki açık hava toplantılarının ilki, 28 Ocak’ta Mersin’de yapılacak ve milli söz birliğimiz dünyaya bir kez daha ilan edilecektir. Cumhur İttifakı anlayışı ile bu güzide ilimizde “Mersin Bizim, Türkiye Hepimizin” diyeceğiz. Partimizin “Manisa Bizim, Türkiye Hepimizin.” Temalı ikinci açık hava toplantısı ise 4 Şubat’ta Manisa’da gerçekleştirilecektir.”

Paylaşın

DEM Parti’den İstanbul Açıklaması: Henüz Bir Netlik Sağlanamadı

Yerel seçimlere ilişkin değerlendirme bulunan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Yeni dönem motto’muz ‘kazandırmak kaybettirmek değil, kazanmak.’ Bizim bu seçimlerdeki alamet-i farikamız kent uzlaşısı. Bunu ön seçimde de bir yöntem olarak uyguladık” dedi ve ekledi:

“Ön seçimi yaptığımız yerler neresiydi? Ağırlıklı olarak Kürt illerinde, yani birinci parti olarak çıktığımız yerlerde yaptık ön seçimi. O illerin en geniş çeperine kadar ulaşabilecek bir delegasyon listesi oluşturmayı hedefleyerek, kent uzlaşısını hayata geçirdik. Yalnızca kendi partimizin üyelerine, yalnızca bileşenlerimizin üyelerine oy kullandırtmadık.  Kent uzlaşısının bir diğer ayağı da parti olarak birinci çıkmadığımız ama kent uzlaşısı için diğer partilerle güç birliği yapabileceğimiz iller. Biz güç birliği için bir parti adreslemedik yola çıkarken.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, T24’ten Cansu Çamlıbel’e açıklamalarda bulundu. İstanbul için de henüz bir netliğin sağlanamadığını belirterek “Biz güç birliği için bir parti adreslemedik yola çıkarken” diyen Doğan’ın açıklamalarından bir kısmı şöyle:

“Kürt halkının Erdoğan’a mesajı”

“AKP bölgede artık yok denecek bir noktaya geldi. Kürt illeri haritasına baktığımızda, Cumhurbaşkanı Erdoğan tamamen kaybetmiş durumda. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın din ve muhafazakarlık üzerinden kurduğu söylemler başarılı olsaydı Kürt illerinde bu sonucu alamazlardı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde oransal olarak İzmir’i geçen bir Diyarbakır vardı. Peki bu, Kılıçdaroğlu siyasetine destek olarak mı okunmalı? Hayır elbette. Bu, Kürt halkının doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mesajıydı. Ve aynı zamanda Kürt halkının tüm Türkiye kamuoyuna mesajıydı.

“Alamet-i farikamız kent uzlaşısı”

Yeni dönem motto’muz “kazandırmak kaybettirmek değil, kazanmak.” Bizim bu seçimlerdeki alamet-i farikamız kent uzlaşısı. Bunu ön seçimde de bir yöntem olarak uyguladık. Ön seçimi yaptığımız yerler neresiydi? Ağırlıklı olarak Kürt illerinde, yani birinci parti olarak çıktığımız yerlerde yaptık ön seçimi. O illerin en geniş çeperine kadar ulaşabilecek bir delegasyon listesi oluşturmayı hedefleyerek, kent uzlaşısını hayata geçirdik. Yalnızca kendi partimizin üyelerine, yalnızca bileşenlerimizin üyelerine oy kullandırtmadık.  Kent uzlaşısının bir diğer ayağı da parti olarak birinci çıkmadığımız ama kent uzlaşısı için diğer partilerle güç birliği yapabileceğimiz iller. Biz güç birliği için bir parti adreslemedik yola çıkarken.

“Biz kınasak Kürt meselesi bitecek mi?”

Askerlerin maalesef ölüm haberinin geldiği sabah Meclis’te bütçe görüşmeleri devam ediyordu. Ben o gün Meclis kürsüsünde konuştum. O gün de söyledim, bugün bir daha söylüyorum; yürek yangınını en iyi biz biliriz. Biz böylesi acıları yaşayan bir gelenekten geliyoruz. Bu çatışmalı durum dolayısıyla bedel ödememiş insan kalmamış vaziyette, canı yanmamış insan yok. Mesela 27 Kasım’dan bu yana süren açlık grevleri var.

Yüzü aşkın cezaevinde yüzlerce siyasi tutsak, Kürt sorununa demokratik çözüm ve Öcalan’la görüşmelerin yolunun açılması için açlık grevinde. Bütün bunlar varken, hepimiz “konuşalım, bu sorunu diyalogla çözelim” derken olayı “kınadınız, kınamadınız” noktasına sıkıştırınca bir yere varılmıyor. Bunları daha önce de tecrübe ettik. Kınayarak bu sorun çözülmüyor. Mesele kınamak, kınamamak, mesafe koymak ya da koymamak değil. Biz yarın kınasak Kürt meselesi bitecek mi? Sorunu hapsedildiği bu kısır döngüden çıkarmak gerekiyor.”

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Sahte Ekrem İmamoğlu Videosu Ortaya Çıktı: Rakibimiz Sahtecilikte Bir Şey Deniyor!

Yaklaşık 2.5 ay sonra yapılacak yerel seçimlerde, seçim sonucu en çok merak edilen kent İstanbul olurken, yapay zeka marifetiyle oluşturulan sahte Ekrem İmamoğlu videosu ortaya çıktı.

Bazı sosyal medya hesaplarından İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve Ekrem İmamoğlu imzasıyla sunulan bir ‘metro’ videosu paylaşıldı.

Videoda bir öğrencinin arıdından İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu “Vatandaşlarımız evine, okuluna, işine hızla ve konforla ulaşsın diye AK Parti döneminde büyük metro atılımları yapılmıştı. Biz de bu metroların kimini durdurduk kimine devam ettik. Mutluyum, çünkü tarihimizin en çok metro hattına çöken yönetimi biz olduk.” ifadelerini kullanıyor.

İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun da sosyal medya hesabından videoya tepki gösterdi: “Rakibimiz sahtecilikte bir şey deniyor! Sahte otobüs işi, sahte drone işi, sahte ses taklidi işi, sahte vatandaş işi..”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a: Milletin Derdi DEM Değil, Zam Zam Zam

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a DEM Parti sözlerine yanıt veren CHP lideri Özgür Özel, “Sürekli polemik yapmak, kavga çıkarmak, olmadık yalanlarla, iftiralarla partimizi, bizi bir araya getirmek istiyor. İstiyor ki onla kavga edelim” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Erdoğan, bizim kavgamız yoksullukla, açlıkla, insanların düştüğü durumladır. Türkiye’de büyük bir ekonomik kriz vardır. Sen başta emekliler olmak üzere, emekçileri ve emeklileri büyük sıkıntı içinde bıraktın. Erdoğan, milletin derdi DEM değil, milletin derdi zam zam, zam.

Özel, konuşmasının devamında, “Tutturmuş, bir DEM, DEM, DEM. CHP ayrı bir parti, o söylediği DEM Parti ayrı bir parti. Bize ziyarete geldiler. Dedik ki ‘Ne görüyorsanız burada. Açık açık gözünüzün önünde.’ CHP’nin, milletin görmediği hiçbir anlaşması, angajmanı, hiç kimseyle bir ilişkisi yok. Herkes gözler önünde” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, eski CHP Milletvekili Kamer Genç’in ölüm yıl dönümü nedeniyle yarın Dersim’de yapılacak anma törenine katılacak. Özel, Dersim ziyareti öncesi bugün gittiği Elazığ Havalimanı’nda kendisini karşılayan vatandaşlara hitap etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendisi ve CHP’yle ilgili iddialarına cevap veren Özel, özetle şunları söyledi:

Rahmetli Kamer abi sağlığındayken Meclis’te onun hep yanındaydık. Ölümünden çok kısa süre önce Veli Ağbaba ile bana ‘Seneye ben olmam. Bakalım ne yapacaksınız’ dedi. Biz de dedik ki ‘Sen olmasan da biz senin yanında oluruz. Biz seni yalnız bırakmayız’ dedik. 2016 yılının Ocak ayından beri hem Veli Ağbaba hem Nurettin Demir hem de o dönem, bu dönem milletvekillerimiz sürekli Kamer ağabeyin ölüm yıl dönümlerinde Tunceli’de Nazımiye’de mezarı başında oluyoruz.

Bu sene de buraya bu kez CHP sıfatıyla geldim. Biz siyasette Kamer Genç gibi dürüst, korkusuz ve söylediği sözü zamana bırakan ama hiçbir zaman haksız çıkmayan ilkeli siyasetimizle varız.

Buradan bir kez daha Recep Tayyip Erdoğan’a sesleniyoruz. Sürekli polemik yapmak, kavga çıkarmak, olmadık yalanlarla, iftiralarla partimizi, bizi bir araya getirmek istiyor. İstiyor ki onla kavga edelim. Erdoğan, bizim kavgamız yoksullukla, açlıkla, insanların düştüğü durumladır. Türkiye’de büyük bir ekonomik kriz vardır. Sen başta emekliler olmak üzere, emekçileri ve emeklileri büyük sıkıntı içinde bıraktın.

Erdoğan, milletin derdi DEM değil, milletin derdi zam zam, zam. Tutturmuş, bir DEM, DEM, DEM. CHP ayrı bir parti, o söylediği DEM Parti ayrı bir parti. Bize ziyarete geldiler. Dedik ki ‘Ne görüyorsanız burada. Açık açık gözünüzün önünde.’ CHP’nin, milletin görmediği hiçbir anlaşması, angajmanı, hiç kimseyle bir ilişkisi yok. Herkes gözler önünde.

Ancak tutturmuş bir DEM. DEM’i bırak da artık biraz zamma bak. 10 bin lira yaptığın emekli maaşı kimseye yetmiyor. Önce sen zammı ver. Emekliye en az bir asgari ücret ver. Ondan sonra gel bizimle uğraş. Bana diyorsun ki ‘Özgür Efendi.’ Efendiliğimi bozmadan sana sesleniyorum. Millet aç, yoksul. En düşük emekli maaşını asgari ücret yapmadan karşıma gelme. Seninle muhatap olmuyorum.”

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’nun Seçim Şarkısı: Ulaa Tam Yol İleri…

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, belediye başkan adaylarının da çalışmaları hız kazandı. İmamoğlu’nun Karedeniz ezgilerinin ön planda olduğu yeni seçim şarkısı paylaşıldı. 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İBB adaylığı için hazırlanan seçim şarkısı yayınlandı. İmamoğlu’nun seçim şarkısındaki Karadeniz vurgusu dikkat çekti.

İBB Haber Twitter hesabı üzerinden yapılan duyuruda “Ekrem İmamoğlu’nun yeni seçim şarkısını İhsan Eş seslendirdi” notu düşüldü.

Trabzonlu şarkıcı İhsan Eş ise şarkıyı sosyal medya hesabından, Ekrem İmamoğlu’nu etiketleyerek “Ulaa tam yol ileri…” notuyla paylaştı.

Kısa sürede çok sayıda kullanıcı tarafından paylaşılan şarkının sözleri şöyle:

İstanbul’a yakıştı Trabzon’un evladı
Çok lafının eridir, dediklerini yaptı
Memleketini seven, maneviyatını bilen,
Allah korusun onu ana duası ile

Fatih Sultan Mehmet’ten İstanbul emanettir
Atatürk’ün izinde yürüyen bir evlattır
Yüzüncü Yılı geçtik yaşasın Cumhuriyet
Ne büyük tarihi var bu millet büyük millet

İstanbul’da hep alır İmamoğlu oyları
Başkan bize söyledi ula Tam Yol İleri

Bir kerelik seçimi
İki defa kazandı
Bu kadar haksızlığa
Ekrem iyi dayandı

İftiralar attılar
Çalışmıyor dediler
Aynı anda 10 metre acep nerde gördüler

18 tane saydım yeni yeni meydanlar
Allah’ım razı olsun hep gerekliydi bunlar

Yeşil yeşil alanlar
Parklarda hep çocuklar
İmamoğlu’nu sever bütün İstanbullular

Unutmadı kimseyi
Hele öğrencileri
Yeni yurtlar yaptırdı sevindirdi gençleri

Adam gibi adamsın
Yolların açık olsun
Gene seçeceğiz seni
İstanbul’a başkansın

İstanbul’da hep alır İmamoğlu oyları
Başkan bize söyledi ula Tam Yol İleri

Paylaşın

31 Mart’taki Seçimlerde Yedi Milletvekili Belediye Başkan Adayı

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerde seçim ve aday çalışmalarını hızlandırdı. İYİ Parti 6 AK Parti ve CHP’de birer milletvekilini seçimlerde aday gösteri.

AK Parti, eski Çevre Bakanı, İstanbul Milletvekili Murat Kurum’u İstanbul’a, İYİ Parti’den AK Parti’ye geçen Nebi Hatipoğlu’nu Eskişehir’e, Aydın Milletvekili Mustafa Savaş’ı da Aydın’a belediye başkanı adayı gösterdi. İYİ Parti ise İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nu seçildikleri kentlerde belediye başkanı adayı ilan etti.

CHP’de Grup Başkanvekili Burcu Köksal seçim bölgesi Afyon’dan belediye başkan adayı yapıldı, Kocaeli Milletvekili Nail Çiler, Gebze Belediye Başkanı adayı olarak belirlendi. Ancak Çiler sağlık sorunlarını gerekçe göstererek “af talebinde” bulundu. Çiler’in adaylığının bir sonraki Parti Meclisi’nde geri çekilmesi bekleniyor. Bu durumda Meclis’ten 7 milletvekili belediye başkanı adayı oldu. Bu milletvekilleri seçimleri kazanmaları durumunda Meclis’teki milletvekili sayısı da düşecek.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Aday belirleme çalışmalarını sürdüren siyasi partilerin şubat ayı başında kampanya sürecini başlatması bekleniyor. Seçim kampanyası sürecine milletvekillerinin katılımı için de Meclis’in ara vermesi planlanıyor. Edinilen bilgiye göre Meclis’in gündeminde emeklilere ek zam, asgari ücret desteğini içeren teklifin yanı sıra, Rekabet Kurulu, Sağlık ve İçişleri Bakanlığının taleplerini içeren tekliflerle, bir yargı paketi gelecek.

İsveç’in NATO üyeliği de gündemdeki başlıklar arasında. AK Partili yetkililer 31 Mart 2019 seçimlerinde Meclis’in mart ayı başında ara verdiğini belirterek önümüzdeki seçimler için de benzer bir takvim uygulanacağını kaydediyor. Planlandığı gibi olursa milletvekilleri de yerel seçim sürecinde son bir ay sahada olacak.

Paylaşın

Ahmet Türk, DEM Parti’nin Mardin Adayı

31 Mart’ta yapılacak seçimler yaklaştıkça, partilerde seçim ve aday çalışmalarını hızlandırdı. Mardin Büyükşehir Belediye başkan adaylığı için ilk turda rakibine fark atmasına rağmen adaylıktan çekilen Ahmet Türk, ikna edildi ve diğer adayın çekilmesi ile belediye başkan adayı oldu.

Ahmet Türk, 2014 ve 2019 yerel seçimlerinde de Mardin Büyükşehir Belediye başkanı olmuş, ancak iki kez yerine kayyım atandığı için toplam 17 ay belediye başkanlığı yapmıştı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Mardin Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanlığı için Ahmet Türk ve Devrim Demir’i aday göstereceğini açıkladı. Kentte bulunan bir düğün salonunda yapılan açıklamayı Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır yaptı. Açıklamaya çok sayıda kişi de katıldı.

Mezopotamya Ajansı’nın aktardığına göre; İlk tur seçimlerinde kentin mevcut belediye eş başkanı Ahmet Türk ve Devrim Demir’in halk oylamasında en çok oy alan iki aday adayı olduğunu belirten Keskin Bayındır, “Kürt siyasetinde ve yerel yönetimlerde önemli bir tecrübesi olan Sayın Ahmet Türk’ün yeniden aday olması için Mardin halkı, delegeler ve kent dinamikleri yoğun bir ısrar ve arayış içerisinde olmuştur.

Öte yandan ön seçimlerde ikinci sırada yer alan Sayın Azad Yıldırım arkadaşımız kent dinamiklerinin, delegelerin ve halkımızın çağrısına uyarak demokratik bir olgunluk ve sorumlulukla aday adaylığından feragat ettiğini Mardin İl Seçim Koordinasyonumuza bildirmiştir.

Ön seçimlerin yapılması sürecine ve kent dinamiklerinin çağrılarına demokratik bir duyarlılıkla karşılık veren Azad Yıldırım, Gülizar İpek Bilek ve diğer tüm aday adayı arkadaşlarımıza tüm Mardin halkı adına teşekkür ediyoruz. Buna göre 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde Ahmet Türk ve Devrim Demir arkadaşlarımızın Mardin Büyükşehir Belediye Eş Başkan adaylarımız olduğunu başta Mardin halkı olmak üzere tüm kamuoyuna duyuruyoruz.

Ön seçimlerle verdiğimiz güçlü demokrasi sınavını, bir adım ileriye taşıyarak 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel yönetim seçimlerinde zafere ulaştıracağız. Her bir aday adayı arkadaşımız partimizin zafer halayının en ön saflarında yer almaya devam edecektir. Ön seçimlerle gerçekleştirdiğimiz demokrasi devrimini, Kürt halkının iradesi ve özgürlük mücadelesi etrafında zafere ulaştıracağımıza olan inancımız tamdır” dedi.

“Vereceğimiz sınav çok önemli”

Ahmet Türk yaptığı açıklamada, “Demokrasi mücadelemizin uzun bir tarihi var. Halkımız, zulme ve baskılara karşı geleceğini, kimliğini, dilini ve yerinde yönetime sahip çıkmak için çok büyük fedakarlıklar yaptı. Önümüzde bir yerel seçim var. Ama bu Kürt halkının geleceğini ilgilendiren bir seçim. ‘Kürtler hakkına, hukukuna, geleceğine, sahip çıkacak mı, sahip çıkmayacak mı?’ Bunun mesajını verecek.

Bugün alanlarda olan bizler, zindanlarda olan ve açlık grevinde olan yoldaşlarımızın sorumluluğunu taşıyoruz. Halkımızın sorumluluğunu taşıyoruz. Geleceğimizi belirlemek için vereceğimiz sınav gerçekten çok önemlidir. Biz çok iyi biliyoruz ki, bugün Kürt halkını sindirmeye çalışan, hatta yok etmeye çalışan bir mantıkla karşı karşıyayız. Eğer güçlü bir çıkış göstermezsek, birliğimizi ve beraberliğimizi güçlü bir hale getiremezsek, gerçekten daha fazla zulüm ile karşı karşıya kalacağız” diye konuştu.

Aday adaylarından Azad Yıldırım’a teşekkür eden Türk, “Azad arkadaşımız ikinci sırada seçimleri bitirdi ve feragat etti. Kendisine teşekkür ediyorum. İnanıyorum ki hep birlikte bütün yoldaşlarımızla, arkadaşlarımızla bir bütünlük içerisinde bu sınavdan geçeceğiz. Devrim arkadaşımız ‘inşallah kazanırız’ dedi. Ben kazanacağımızdan eminim yeter ki görevimizi yapalım. Yeter ki halkımıza karşı sorumluluğumuzu yerine getirelim” dedi.

Mardin Büyükşehir Belediyesi eş başkanlığı için yaptığı aday adaylığı başvurusunu birinci turda seçilememesi nedeniyle çektiğini belirten Ahmet Türk, “Daha önce yüzde 50’yi aşmamam durumunda çekileceğimi açıklamıştım. Halkın sahiplenmesinde dolayı halka teşekkür ediyorum. Aktif siyasetten çekiliyorum. Kürt halkının mücadelesini farklı platformlarda sürdüreceğim” demişti.

Paylaşın