DEM Parti’den Anayasa Mahkemesi’ne Can Atalay Başvurusu

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), vekilliği düşürülen Can Atalay için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Bir milletvekilinin vekilliğinin düşürülebilmesi için kesin mahkumiyet kararının olması gerektiği belirtilen başvuruda, ancak Atalay hakkında kesin hükmün bulunmadığı hatırlatıldı.

AYM’nin ihlal ve yargılamanın yeniden yapılması kararı verdiği ifade edilen başvuruda, bu sebeple Yargıtay’ın verdiği mahkumiyet kararının ortadan kalktığı kaydedildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) sonra Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’de (DEM Parti), milletvekilliği düşürülen Can Atalay için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Başvuruda, AYM’nin ve Yargıtay’ın yanı sıra Meclis sürecinde yaşananlara yer verildi.

Artı Gerçek’te yer alan habere göre, Bir milletvekilinin vekilliğinin düşürülebilmesi için kesin mahkumiyet kararının olması gerektiği belirtilen başvuruda, ancak Atalay hakkında kesin hükmün bulunmadığı hatırlatıldı. AYM’nin ihlal ve yargılamanın yeniden yapılması kararı verdiği ifade edilen başvuruda, bu sebeple Yargıtay’ın verdiği mahkumiyet kararının ortadan kalktığı kaydedildi.

Başvuruda, “Ortada kesin hüküm olmadığı halde kesin hüküm varmış gibi işlem yapılarak, muvazaa yapılmıştır. Bu nedenle yapılan işlemin yok hükmünde olduğu tespiti yapılmalıdır. Anayasa’nın 153. Maddesi’nde Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmak zorunda olduğu düzenlenmiştir. Bu durumda Anayasa Mahkemesi kararı ile hak ihlali verilen ve yeniden yargılama yapılması gereken bir milletvekilinin vekilliğinin Anayasaya aykırı olacak şekilde düşürülmesinin tespit ve iptal davası konusu olması gerekmektedir” denildi.

Yetkisizlik tartışmasının yapılmaması gerektiği ve uyuşmazlığın esasına girerek karar verilmesi gerektiği belirtilen başvuruda, ayrıca Meclis’te Yargıtay’ın kararının okunduğu ve Anayasa’nın aradığı karar olmadığı ifade edilerek, kararın iptal edilmesi istendi.

CHP ve TİP de başvurmuştu

CHP de hukuk dışı şekilde milletvekilliği düşürülen Atalay’a ilişkin kararın ‘yok hükmünde’ olduğunun tespit edilmesi talebiyle AYM’ye başvurmuştu. CHP’li Gökhan Günaydın, “Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi yok hükmündedir. Tespitini talep ediyoruz” demişti.

Yine Türkiye İşçi Partisi, Hatay Milletvekili Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesinin iptal edilmesi talebiyle Can Atalay ve TİP Genel Başkanı Erkan Baş adına avukatları aracılığıyla Anayasa Mahkemesine başvuruda bulunmuştu.

Ne olmuştu?

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, Can Atalay hakkında “seçilme hakkı” ve “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı” yönlerinden verilen hak ihlali kararına uyulmaması nedeniyle yapılan iki başvuruda da hak ‘hak ihlali’ kararı vermişti.

21 Aralık’ta İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ne ulaşan ikinci karar mahkeme tarafından bir önceki kararda olduğu gibi Yargıtay’a gönderilmişti.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Şerafettin Can Atalay hakkında Anayasa Mahkemesince verilen ikinci ihlal kararının hukuki değeri olmadığını, bu bağlamda Anayasa’nın 153/6. Maddesi kapsamında uygulanabilecek bir kararın var olmadığını belirterek Anayasa Mahkemesi’nin kararına uyulmamasına karar vermişti.

Tartışmalar devam ederken Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay hakkındaki Yargıtay 13. Hukuk Dairesi kararı, TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ’ın yönettiği TBMM oturumunda okundu, Gezi Davası kapsamında halen Silivri Cezaevi’nde tutulan Can Atalay’ın vekilliği hukuka aykırı bir biçimde düşürülürken muhalefet milletvekilleri kürsü önünde protestoda bulundu.

TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ kararı okuduğu sırada bazı milletvekilleri başkanlık divanını işgal etti ve ıslıklarla protesto etti. Bozdağ’ın önüne ‘Can Atalay’a özgürlük’ yazılı dövizler fırlatılırken bir milletvekili Bozdağ’a anayasa kitapçığı fırlattı.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a “Hatay” Tepkisi: Toplumun Vicdanına Emanet

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’ın Hatay’da yaptığı konuşmaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu hafta sonu Cumhurbaşkanı’nın Hatay’daki sözlerini dinlediniz mi? Vicdanen analize muhtaçtır, hukuken analize muhtaçtır, psikolojik olarak analize muhtaçtır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “İnsana dair böyle bir duygu olmaz, olamaz. Kendisini ve partisini tercih etmediği için, hem de depremzedelerin önünde, deprem bölgesinde 10 binlerce canın öldüğü ortamda yardım etmediğinin ifadesi bu. Başka bir ifade değil. Ne için? Seçime 1 ay kaldı diye, 1,5 ay kaldı diye sözüm ona insanları korkutarak siyaset yapacak ve itiraf ettiği bu durumdan ötürü insanların oyuna talip olacak. Bu tür davranışlar bence siyasetin konusu değil, toplumun vicdanına emanettir.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul’un Yeni Otobüslerinin Tanıtımı Etkinliğinde açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay’da yaptığı konuşmaya tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

“Bu hafta sonu Cumhurbaşkanı’nın Hatay’daki sözlerini dinlediniz mi? Vicdanen analize muhtaçtır, hukuken analize muhtaçtır, psikolojik olarak analize muhtaçtır. İnsana dair böyle bir duygu olmaz, olamaz. Kendisini ve partisini tercih etmediği için, hem de depremzedelerin önünde, deprem bölgesinde 10 binlerce canın öldüğü ortamda yardım etmediğinin ifadesi bu.

Başka bir ifade değil. Ne için? Seçime 1 ay kaldı diye, 1,5 ay kaldı diye sözüm ona insanları korkutarak siyaset yapacak ve itiraf ettiği bu durumdan ötürü insanların oyuna talip olacak. Bu tür davranışlar bence siyasetin konusu değil, toplumun vicdanına emanettir.

Ne olacak yani; Hataylı senden korkacak, koşa koşa sana oy mu verecek. Tıbbın konusudur bu. Psikolojik olarak incelenmelidir. Bu ifadeler hafife alınacak ifadeler değildir… Bir ülkenin başına gelen bir insan, hepimiz ondan şunu bekleriz; toplumun her kesimine adalet dağıtan, toplumun her kesimine iyilikle konuşan, bir insanın dilinde kötülük olur mu!

Bu nasıl bir anlayış ya! Efendi, hükmeden, hakim! Milletin efendi olduğunu öğrenecek bunlar 31 Mart’ta… Siz efendi değilsiniz. Dün yapılan konuşma görevin ihmalidir. Binlerce insanı çadır hayatına mahkum etmek, gerekli desteği vermemek bunun bu şekilde ifade biçimidir. Ne için? Oy için… Bu tehdidin karşılığını bu millet öyle bir verir ki… Bu milleti tehdidiniz karşılığı milyonlar olaracak göreceksiniz. Milletimiz demokrasi şamarı gibi yanıt verecek.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne demişti?

Antakya Spor Salonu’nda düzenlenen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hatay İlçe Belediye Başkan Tanıtım Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı” demişti.

“Hatay Büyükşehir’de Cumhur İttifakı adayı olarak Mehmet Öntürk kardeşimizi kamuoyumuzla paylaştık. Mehmet kardeşimizin Hataylıların teveccühüne mazhar olduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum” diye konuşan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

“Hatay, kamu yatırımlarını noksansız alsa da yereldeki vizyon eksikliği nedeniyle potansiyelini açığa çıkmakta zorlanan şehrimiz… Şu anda Hatay’daki mevcut yerel yönetim, maalesef şu deprem olayından sonra ‘bad-el harab-ül Basra’ oldu. Nerede belediye başkanı? Yok. İşte şimdi, 31 Mart akşamı yeni bir dönemi, ben inanıyorum ki Mehmet Öntürk kardeşim ve ekibiyle ayağa kaldıracaktır.

Hatay, iş ve icraat yerine laf üreten CHP zihniyetinin elinde adeta heder oldu. Sizlerin de güçlü desteğiyle 31 Mart’ta Hatay’da yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız. El ele, gönül gönülle vererek Hatay’ın hizmet ve eser siyaseti hasretini 56 gün sonra bitireceğiz.”

“Depremzedeye tehdit olur mu, böyle vicdan olur mu!”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay’daki sözlerine tepki göstermişti.

CHP Lideri Özel, “Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Genel iktidarla yerel iktidar birlikte olmazsa hizmet gelmez’ ifadeleri gerçekten vicdan sahibi, yürek sahibi, akıl sahibi kimsenin bırakın söylemeyi, duymaya bile tahammül edemeyeceği laflar” demişti.

“Hatay’a siyasi şantaj yapıyor olmasının ayıbını Hataylılara havale ediyorum” diyen Özgür Özel, şöyle devam etmişti: “Diyor ki ‘Benim partimden bir belediye başkanı olmadığı için ben Hatay’ı hizmetsiz bıraktım, seçmezseniz yine getirmem.’ Yalan da söylüyor. Kendi belediyelerinin olduğu yerde de sorunları çözmüş değil. Siyasi şantaj yapıyor ve oy istiyor. Ben bunu bütün milletimize şikayet ediyorum. Bilhassa AK Parti’ye oy veren vicdan sahibi insanlara havale ediyorum. Depremzedeye tehdit olur mu, böyle vicdan olur mu!”

CHP Lideri Özel, “Recep Tayyip Erdoğan’un kalbinin yerinde taş olsa bu laf edilmez… Olmaz olsun senden gelecek hizmet. Yazıklar olsun! Bir insanın gözü bu kadar nasıl döndü gerçekten inanmıyorum! Kalbinin yerinde taş var demek ki bu adamın!” sözleriyle açıklamasına son vermişti.

Paylaşın

MHP, Dokuz İlke Temelli Yerel Seçim Beyannamesini Açıkladı

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, partilerinde seçimlere ilişkin çalışmaları hız kazandı. Bu kapsamda MHP, 3 ana tema ve 9 ilkeden oluşan yerel seçim beyannamesini açıkladı.

Partisinin Beyanname Takdim Toplantısı’nda konuşan MHP’li Sadir Durmaz, ”3 ana temadan birincisi, ‘yeni tehditler ve Türkiye’nin bekası’ konusudur. İkinci ana temamız; ‘üretken belediyecilik’ vizyonumuzdur. Üçüncü ana temamız ise; ‘afet ve krizlere hazırlıklı, çevre dostu güçlü şehirler’dir” dedi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz, partisinin 3 ana temadan oluşan 9 ilke çerçevesinden 100 maddelik seçim beyannamesini açıkladı.

Durmaz, ”Beyannamemizin 3 ana temasından birincisi yeni tehditler ve Türkiye’nin bekası konusudur. İkinci ana temamız, üretken belediyecilik vizyonumuzdur. Üçüncü ana temamız ise afet ve krizlere hazırlıklı, çevre dostu güçlü şehirlerdir” dedi.

Durmaz, kesin aday listelerini 20 Şubat’ı beklemeden 15 Şubat’ta Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) teslim edeceklerini de söyledi.

Beyannamede 3 ana tema ve 9 ilkeye dikkat çeken Durmaz’ın açıklamalarından satır başları şöyle: Önceliğimiz Türkiye Yüzyılı’nı milli menfaat öncülüğünde inşa edilen çağda adil bir yerel yönetim anlayışıyla kucaklamaktır. Asrı Türk asrı yapacak yolun güçlü merkez güçlü yerel yönetim anlayışından geçtiği tartışmasızdır.

Beyannamemizin 3 ana temasından birincisi yeni tehditler ve Türkiye’nin bekası konusudur. MHP, aile kurumu başta olmak üzere milli değerlerimizin saldırı altında olduğuna dikkat çekmektedir. Toplumlar cinsiyetsizleştirilmek istenmektedir. Aile basit bir konuma indirgenmek istenmektedir. Yerel yönetimlerin temel hedeflerinin başında aile yer almalıdır.

İkinci ana temamız üretken belediyecilik vizyonumuzdur. Herhangi bir vatandaşımıza ayrımcılık uygulanması kabul edilemez. Üretken belediyecilik anlayışımız yerel ihtiyaçların doğru tespit edilmesi temeli üzerine inşa edilmiştir. 3 ana temamızdan sonra 9 ilkeye yer verilecek olup bu ilkeler içerisinde yer alan 100 maddeden belli başlı örnekleri paylaşacağız.

Dokuz ilke:

Birinci ilke, üretken belediyecilik ve yerel ekonomi. Belediye hizmetlerinde tam anlamıyla etkinlik ve verimliliği sağlayacağız. Şehrin ihtiyaçları doğrultusunda yeni sanayi bölgeleri oluşturacağız.

İki, üretken belediyecilik ve dirençli şehirler. Şehir planlarını, afetleri ve şehrin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak hazırlayacağız. Şehirlerimizin geleneksel dokusuna uygun yatay mimariyi destekleyeceğiz.

Üçüncü ilke, üretken belediyecilik ve kadın, aile ve çocuk. Kadınların iş gücüne katılımını artırmak için yeni iş imkanları sağlayacağız. Hem çalışan hem de ev hanımı annelerin çocuklarını gönderebileceği kreşler açacağız. Çocuklar için güvenli oyun alanları oluşturacağız.

Dördüncü ilke, üretken belediyecilik ve emekliler, yaşlılar. Tüm şehirlerimizde bakım ihtiyacı bulunan yaşlılarımızın yaşam kalitelerinin yükseltilmesini sağlayacağız. Bakım ve yardım hizmetleri merkezlerinin sayısını artıracağız.

Beşinci, üretken belediyecilik ve altyapı, ulaşım, çevre, enerji. Çevre düzenlemelerini ihya ederek altyapı sorunlarını azaltacağız. İklim kriziyle mücadele konusunu çalışmalarımızın merkezine alacağız.

Altıncı ilke, üretken belediyecilik ve akıllı, dijital şehirler. Şehirlerdeki yatırımların blok zincir yapay zeka gibi yenilikçi teknolojiye uygun bir şekilde artırılmasını destekleyeceğiz.

Yedinci ilkemiz, üretken belediyecilik ve güvenli yaşabilir şehirler. Uyuşturucu ile mücadele başta olmak üzere her türlü bağımlılıkla mücadeleye öncelik vereceğiz. Akıllı aydınlatma ile şehrin her yanını aydınlatılmış güvenli sokaklar ve parklar haline getirerek önleyici bir tedbir sağlayacağız. Bisiklet yolları yaygınlaştırılacak.

Sekizinci ilke, üretken belediyecilik ve sosyal destekler. Aile bütünlüğünü korumak için farklı kuşakların bir arada olabileceği yaşam ve sosyal merkezlerin sayısını artıracağız. Sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını sağlayacağız.

Dokuzuncu ve son ilkemiz ise, üretken belediyecilik ve katılım. Vatandaşların e-katılım uygulamalarına erişimini sağlayacağız. Hizmetlerde etkinliği ve verimliliği artırmak amacıyla gönüllük esasına dayalı programlar uygulayacağız. Mahalle meclislerini hayata geçireceğiz.”

Paylaşın

Demirtaş’tan Dikkat Çeken ‘İstanbul’ Mesajı

2019’da yapılan yerel seçimlerde Ekrem İmamoğlu’nu destekleyen Selahattin Demirtaş, yaklaşan yerel seçimlere ilişkin yaptığı değerlendirmede, “DEM Parti kimsenin payandası değil” dedi.

Demirtaş, 2019 yerel seçimleri öncesi yaptığı açıklamada, “Birilerine karşıtlık, düşmanlık yapmak için değil; toplumsal kutuplaşmayı daha da derinleştirmek için değil; kin, intikam, nefret için değil; kişisel çıkar kavgaları için değil; çocuklarımızın aydınlık yarınları için kullanın oyunuzu.” diyerek bunun ‘çoktan seçmeli’ bir seçim olmadığını kaydetmiş ve Ekrem İmamoğlu’nun desteklenmesi gerektiğini dile getirmişti.

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, kendisini ziyaret eden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık ile yaklaşan yerel seçimleri değerlendirdi.

Medyascope’tan Ferit Aslan‘ın haberine göre Selahattin Demirtaş, yerel seçimler için DEM Parti’nin derli toplu bir şekilde hazırlanması gerektiğini belirtti. Son genel seçimde yaşanan kayıpların telafi edilmesi gerektiğini belirten Demirtaş, “DEM Parti kimsenin payandası değil” ifadelerini kullandı.

Edirne Cezaevi’nde ziyareti sonrası açıklamalarda Sakık, Demirtaş ile yaptığı görüşmeyi ve DEM Parti’nin büyükşehirlerde kendi adaylarıyla seçime girmesini değerlendirdi. Demirtaş’ın babası için başsağlığı dileklerini ileten Sakık, Demirtaş’la yaptıkları sohbeti de aktardı.

Sakık, DEM Parti’nin büyükşehirlerde kendi adaylarını çıkarması gerektiğini belirterek, “Benim kişisel görüşüm, 2 seçimdir CHP’nin adaylarına oy verdik ama bize yapılan antidemokratik saldırılara karşı cılız bir iki tepki dışında güçlü bir destek göremedik” dedi.

Tabanın bu konuda ciddi tepkisinin olduğunu belirten Sakık, “Biz onlarla hiçbir protokol imzalamadık ve beklenti içinde olmadık sadece demokrasi talebimiz oldu” dedi.  Sakık, kendi adaylarıyla seçime gireceklerini söylediklerinde bazı kesimlerin bu karara, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun seçimleri kaybedeceği gerekçesiyle tepki gösterdiklerini hatırlatarak şunları söyledi:

“İmamoğlu’nun kaybetmesi bizim sorunumuz değil”

“Şimdi kendi adaylarımız ile seçime gireceğiz diyoruz, onlar ‘İmamoğlu kaybeder’ diyorlar. Bu bizim sorunumuz değil. Bizim için önemli olan birbirine benzeyen iki bloğun kayıp ve kazancı değil, bizim için önemli olan 3. yol siyaseti olarak demokratik siyasetin gelişmesidir.”

Sakık, geçmişte CHP’ye verdikleri destekle ilgili hayal kırıklığı yaşadıklarını ve özellikle İstanbul ve Ankara’da “CHP’nin milliyetçi ve Kürt düşmanı kesimleri belediyeler çevresine topladığını gördüklerini” belirtti. Sırrı Sakık, “CHP’nin seçimi kazanmasına rağmen Kürtlere belediyelerde hak tanımadığını ve belediyelerin İYİ Parti ve MHP’nin “arka bahçesi” haline geldiğini” savundu.

Paylaşın

İstanbul Seçimi İçin Dört Senaryo: Murat Kurum’un Tek Şansı Var

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, anket şirketleri sonucu en çok merak edilen İstanbul seçimlerine odaklanmış durumda. Anket firmalarına göre, çoğunlukla mevcut belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Kurum’un önünde çıkıyor.

İstanbul seçimlerine ilişkin oluşturulan senaryolarda Cumhur İttifakı adayı Murat Kurum’un tek şansı var: DEM Parti’nin adayı düşük profil bir aday değil Başak Demirtaş olursa ve YRP de aday çıkartırsa İmamoğlu yüzde 42.3’e, Kurum da yüzde 39.3’e ulaşıyor. Ancak Başak Demirtaş aday olur ve YRP aday çıkarmazsa; Kurum, İmamoğlu’nu 42.8 oy oranında yakalıyor.

Yerel seçimler yaklaşırken İstanbul Büyükşehir Belediyesi için tüm adaylar belirlenmedi. Son olarak Yeniden Refah Partisi (YRP) ve DEM Parti de İstanbul’da aday çıkaracağını duyurdu. Anket firmalarına göre ise çoğunlukla mevcut belediye başkanı Ekrem İmamoğlu önde çıkıyor.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Kamuoyu araştırmacısı Ulaş Tol, Core Araştırma’nın DEM Parti ile Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) tutumuna göre dört alternatifli İstanbul Büyükşehir seçimi anketini paylaştı.

Ankete göre İmamoğlu, DEM Parti’nin aday göstermesi durumunda da Kurum’un önünde. DEM Parti ile YRP’nin tutumuna göre dört alternatifli ankette, DEM Parti’nin düşük profil bir aday gösterdiği ya da YRP’nin aday çıkarttığı seçeneklerin hepsinde İmamoğlu önde. Yalnızca DEM’in Başak Demirtaş’ı aday gösterdiği ve YRP’nin aday çıkartmadığı seçenekte Kurum, İmamoğlu’nu yüzde 42.8’de yakalıyor.

Anket sonucuna göre, DEM Parti düşük profil bir aday gösterir ve YRP aday çıkarmazsa İmamoğlu yüzde 45.9, Kurum yüzde 42.8 oy alıyor. DEM Parti düşük profil bir aday gösterir ve YRP aday çıkarırsa ise İmamoğlu’nun oy oranı yüzde 45,4’e, Kurum’un oy oranı yüzde 39.3’e geriliyor.

DEM Parti’nin adayı düşük profil bir aday değil Başak Demirtaş olursa ve YRP de aday çıkartırsa İmamoğlu yüzde 42.3’e, Kurum da yüzde 39.3’e ulaşıyor. Ancak Başak Demirtaş aday olur ve YRP aday çıkarmazsa; Kurum, İmamoğlu’nu 42.8 oy oranında yakalıyor.

Ayrıca ankette İBB Başkanlığı seçiminin de Cumhurbaşkanlığı seçimindeki gibi iki turlu yapılması durumunda çıkabilecek sonuç da ölçüldü. Eğer İBB seçimi iki turlu olsaydı, ikinci turda İmamoğlu yüzde 54, Kurum ise yüzde 46’ya ulaşıyordu.

Ulaş Tol, çalışmayı değerlendirirken şu ifadeleri kullandı: “Seçim 2 turlu olsa İmamoğlu ikinci turda yüzde 54-yüzde 46 alırdı. Buradan eksilterek analiz edersek:

– Başak Demirtaş yüzde 7, YRP yüzde 4 civarında oy alırlar.
– DEM aday çıkarırsa İmamoğlu’nun yüzde 54’den eksilecek milliyetçi seçmen firesi daha az olur (yüzde 4’te kalır).
-DEM aday çıkarmasa da 3 puanlık kadar seçmeni İmamoğlu’na vermez.
– YRP aday çıkarmasa da 1 puanlık seçmeni Kurum’a vermez.
– Her durumda iki tarafta da en az yüzde 1’er protesto oyu olur.”

Paylaşın

ABD’ye Yasa Dışı Yollarla Giden Türklerin Sayısı 50 Bini Buldu

48 bin 539 Türk vatandaşının Meksika ve Kanada sınırlarından ABD’ye iltica etmek için yasa dışı yollarla geçtiği tespit edildi. Türk vatandaşları, ABD’ye yasa dışı yollardan geçmek için daha çok Meksika sınırını kullandı.

Kanada sınırını kullanan Türk vatandaşlarının sayısı bin 298 kişiyle sınırlı kaldı. Sığınmacı Türkler, ABD’ye iltica talebiyle mahkemeye çıkartılıyor.

ABD’ye iltica talep eden kişinin talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi ve bir Amerikan vatandaşının sığınmacı Türk’e sponsor olması durumunda, bir hafta ile birkaç ay bir süre zarfında içinde tutukevinden serbest bırakılıyor. Sığınmacı Türklerden bazıları da çıkarıldıkları mahkemelerde iltica talepleri reddedildikten sonra Türkiye’ye sınır dışı ediliyor.

ABD Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi’nin son resmi verilerine göre, 48 bin 539 Türk vatandaşının Meksika ve Kanada sınırlarından ABD’ye iltica etmek için yasa dışı yollarla geçtiği tespit edildi.

VOA Türkçe’den Can Kamiloğlu‘nun aktardığına göre, sığınmacı olarak Kanada sınırını kullanan Türk vatandaşlarının sayısı bin 298 kişiyle sınırlı kaldı. Türk vatandaşlarının çok büyük bir çoğunluğunun, ABD’ye yasa dışı yollardan sığınmacı olarak geçmek için daha çok Meksika sınırını kullandığı görüldü.

Hem Kanada hem de Meksika sınırlarından ülkeye yasa dışı yollarla geçen sığınmacılar arasında çok sayıda çocuk bulunuyor. Şimdiye kadar 29’u aileleriyle birlikte, 441’i de tek başına ve refakatsiz olan Türk çocukları, ABD sınırlarından yasa dışı yollarla sığınmacı olarak girdi.

Meksika ve Kanada’dan ABD’ye sığınmacı olarak kaçak olarak geçenler yasalar gereğince gözaltına alınmalarının ardından daha çok Arizona ve Teksas eyaletlerindeki tutukevlerine yerleştiriliyor.

Sığınmacı Türkler, ABD’ye iltica talebiyle mahkemeye çıkartılıyor. ABD’ye iltica talep eden kişinin talebinin mahkeme tarafından kabul edilmesi ve bir Amerikan vatandaşının sığınmacı Türk’e sponsor olması durumunda, bir hafta ile birkaç ay bir süre zarfında içinde tutukevinden serbest bırakılıyor.

Sığınmacı Türklerden bazıları da çıkarıldıkları mahkemelerde iltica talepleri reddedildikten sonra Türkiye’ye sınır dışı ediliyor.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Mu Önde Murat Kurum Mu? Son Anket

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimleri yaklaştıkça, başkan adaylarına ilişkin anket sonuçları da gelmeye devam ediyor. Son olarak, Optimar İstanbul için yaptığı son anketi açıkladı.

Ankete göre kararsızlar dağıtıldıktan sonra Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) başkan adayı Murat Kurum yüzde 45.5 alırken, CHP’nin İBB adayı Ekrem İmamoğlu yüzde 46 oy alıyor.

14-28 Mayıs seçimlerini bilen sayılı araştırma şirketlerinden biri olan OPTİMAR’ın sahibi Hilmi Daşdemir, İstanbul anket sonuçlarını Youtube kanalında paylaştı.

Buna göre, kararsızlar dağıtıldıktan sonra Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) başkan adayı Murat Kurum yüzde 45.5 alırken, CHP’nin İBB adayı Ekrem İmamoğlu yüzde 46 oy alıyor.

Sonuçları değerlendiren Hilmi Daşdemir, konuşmasına şöyle devam etti: “Kararsızlar azalacaktır. Başa baş bir seçim yarışı İstanbul’u bekliyor. Yine mahkemede mi biter onu bilemeyiz ama çanlar Ekrem İmamoğlu’nun gideceği yönünde çalıyor. ‘Tik tak tik tak Ekrem İmamoğlu’nun günü zamanı sayılı’ diye bizi heyecanla bekletiyor.

İmamoğlu’nu sevdiğim birisi değil ama araştırmalarımda da duygularıma yer yok. Araştırmalarımda rakamlar benim namusum. Durduğum yer Türkiye merkezli, dünyayı da Türkiye merkezli okuyan Müslüman bir Türk araştırmacıyım. Bununla da şeref ve gurur duyuyorum.

2014’ten beri en isabetli araştırmalar yapan ekibin başı olarak kendimle ve OPTİMAR ile gurur duyuyorum. Murat Kurum arayı kapatıyor yakında yaptığımız araştırmalarda öne geçecek ama ne İstanbul ne Ankara için bu yarış çantada keklik değil. Başa baş kıyasıya bir yarış olacak.”

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a “Hatay” Tepkisi: Siyasi Şantaj

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hatay’da yaptığı konuşma hem tartışma yarattı, hem de muhalefetin tepkisini çekti. CHP Lideri Özgür Özel, “Siyasi şantaj yapıyor ve oy istiyor. Ben bunu bütün milletimize şikayet ediyorum” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bilhassa AK Parti’ye oy veren vicdan sahibi insanlara havale ediyorum. Depremzedeye tehdit olur mu, böyle vicdan olur mu!”

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antakya Spor Salonu’nda düzenlenen Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Hatay İlçe Belediye Başkan Tanıtım Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan, konuşmasında, “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi? Şu anda Hatay garip kaldı, mahzun kaldı” dedi.

“Hatay Büyükşehir’de Cumhur İttifakı adayı olarak Mehmet Öntürk kardeşimizi kamuoyumuzla paylaştık. Mehmet kardeşimizin Hataylıların teveccühüne mazhar olduğunu görmekten memnuniyet duyuyorum” diye konuşan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hatay, kamu yatırımlarını noksansız alsa da yereldeki vizyon eksikliği nedeniyle potansiyelini açığa çıkmakta zorlanan şehrimiz… Şu anda Hatay’daki mevcut yerel yönetim, maalesef şu deprem olayından sonra ‘bad-el harab-ül Basra’ oldu. Nerede belediye başkanı? Yok. İşte şimdi, 31 Mart akşamı yeni bir dönemi, ben inanıyorum ki Mehmet Öntürk kardeşim ve ekibiyle ayağa kaldıracaktır.

Hatay, iş ve icraat yerine laf üreten CHP zihniyetinin elinde adeta heder oldu. Sizlerin de güçlü desteğiyle 31 Mart’ta Hatay’da yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız. El ele, gönül gönülle vererek Hatay’ın hizmet ve eser siyaseti hasretini 56 gün sonra bitireceğiz.”

“Depremzedeye tehdit olur mu, böyle vicdan olur mu!”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay’daki sözlerine tepki gösterdi.

CHP Lideri Özel, “Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Genel iktidarla yerel iktidar birlikte olmazsa hizmet gelmez’ ifadeleri gerçekten vicdan sahibi, yürek sahibi, akıl sahibi kimsenin bırakın söylemeyi, duymaya bile tahammül edemeyeceği laflar” dedi.

“Hatay’a siyasi şantaj yapıyor olmasının ayıbını Hataylılara havale ediyorum” diyen Özgür Özel, şöyle devam etti: “Diyor ki ‘Benim partimden bir belediye başkanı olmadığı için ben Hatay’ı hizmetsiz bıraktım, seçmezseniz yine getirmem.’ Yalan da söylüyor. Kendi belediyelerinin olduğu yerde de sorunları çözmüş değil. Siyasi şantaj yapıyor ve oy istiyor. Ben bunu bütün milletimize şikayet ediyorum. Bilhassa AK Parti’ye oy veren vicdan sahibi insanlara havale ediyorum. Depremzedeye tehdit olur mu, böyle vicdan olur mu!”

CHP Lideri Özel, “Recep Tayyip Erdoğan’un kalbinin yerinde taş olsa bu laf edilmez… Olmaz olsun senden gelecek hizmet. Yazıklar olsun! Bir insanın gözü bu kadar nasıl döndü gerçekten inanmıyorum! Kalbinin yerinde taş var demek ki bu adamın!” sözleriyle açıklamasına son verdi.

Paylaşın

Erdoğan: Türkiye, Asrın Felaketinin Yaralarını Süratle Sarıyor

Gaziantep’te katıldığı bir etkinlikte konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şunu çok açık ve net bilmenizi isterim. En son hak sahibi vatandaşımız da evine yerleşinceye kadar bize durmak, dinlenmek yok. El ele, gönül gönülle vererek bu sınamanın da üstesinden geleceğiz. Görüyoruz ki Türkiye, asrın birlikteliğini sergileyerek asrın felaketinin yaralarını süratle sarıyor” dedi.

Haber Merkezi / AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gaziantep-İslahiye Deprem Konutları Kura ve Anahtar Teslim Töreni’ne canlı bağlantı ile katılarak bir konuşma yaptı.

Depremin hemen ardından 21 Şubat’ta İslâhiye’ye geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Asrın felaketi olarak nitelenen 6 Şubat depremlerinin ilçemizde yol açtığı yıkımı bizzat yerinde görmüştük. Depremden en olumsuz etkilenen diğer yerlerimizle birlikte İslahiye’nin yeniden inşası için süratle kolları sıvadık, ‘bismillah’ deyip çalışmalara başladık” dedi.

Deprem bölgesinin imarı ve ihyası için aralıksız çalıştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, devamında şunları kaydetti: “Depremde şehrimizde yıkılan bina sayısı 4 bin 126’ydı. Yıkık ve acil yıkılacak 6 bin 114 bina enkazının tamamını kaldırdık. Ağır hasarlı 14 bin 319 binadan 11 bin 554’ünün enkaz kaldırma işlemi de bitti. Kira yardımı ve diğer destek ödemeleriyle birlikte Gaziantep’e toplam 4,8 milyar liralık kaynak aktardık.”

Gaziantep’te 17 bin 425 konut, bin 663 iş yeri, 839 ahır olmak üzere toplam 19 bin 927 hak sahibi bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugünkü törenimizle 10 bin 90’ı il ve ilçe merkezlerinde, 608’i kırsalda olmak üzere, toplam 10 bin 698 konutumuzun kurasını çekiyoruz. Yuvalarına kavuşan tüm vatandaşlarıma yeni evlerinin hayırlı, bereketli, huzurlu olmasını temenni ediyorum. Gaziantep’te yaklaşık 14 bin konutumuzun yapımı hızla devam ediyor. Bunları da söz verdiğimiz şekilde tamamlayarak, hak sahibi kardeşlerime peyderpey teslim edeceğiz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Şunu çok açık ve net bilmenizi isterim. En son hak sahibi vatandaşımız da evine yerleşinceye kadar bize durmak, dinlenmek yok. El ele, gönül gönülle vererek bu sınamanın da üstesinden geleceğiz. Görüyoruz ki Türkiye, asrın birlikteliğini sergileyerek asrın felaketinin yaralarını süratle sarıyor.”

“Gaziantep bölgesel bir merkez hâline geldi”

Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca, Gaziantep Şehir Hastanesi ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

Dün gece Nurdağı ilçesinden herkesi üzüntüye boğan acı bir haber aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gaziantep Havalimanı’na gitmek için havalanan bir helikopterin Kartal köyü mevkisinde kaza kırıma uğradığını, iki pilotun şehit olduğunu, bir teknisyenin yaralandığını anımsattı.

Şehitler Pilot Emniyet Amiri Cemil Gülen ve Sözleşmeli Pilot Levent Öztürk’e Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, emniyet teşkilatına başsağlığı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tedavisi süren yaralı teknisyen için de acil şifa dileğinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Rabbim askeri, polisi, jandarması, korucusuyla tüm güvenlik güçlerimizi her türlü kazadan saldırıdan muhafaza eylesin” ifadesini kullandı.

Gaziantep Şehir Hastanesi’nin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eseri görüyorsunuz, biz söz verdik mi yaparız ama böyle yaparız. Öyle laf ola beri gele yok. Gaziantep’e ne yakışır? İşte böyle eserler yakışır” diye konuştu.

Kapalı alanı 680 bin metrekareyi bulan Şehir Hastanesi’nin 265’i yoğun bakım ve 30’u diyaliz olmak üzere toplam 1875 yatak kapasitesi, 64 ameliyathanesi ve 335 polikliniği, teşhis ve tedavi merkezleri yanında 4 bin 500 araçlık otoparkıyla hizmet vereceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hastaneye güvenli, konforlu ve hızlı ulaşımı sağlayacak bağlantı kavşağını da resmen hizmete açacaklarını belirtti.

Gaziantep’in bölgenin çekim merkezi olacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu hastanelerimizle bölgede inşallah bundan böyle sıkıntı yaşamayacağız. Gaziantepli kardeşlerimiz de ileri tıp teknolojilerine ve gelişmiş imkânlara sahip hastanemizde artık bu üst düzey sağlık hizmetinden faydalanacaklar. Hastanemizin resmî açılışıyla birlikte inşallah birimlerinin bir kısmındaki donanım ve personel eksikleri tamamen giderilerek randevu ve hizmetler konusundaki sıkıntılar ortadan kalkacaktır. Sağlık Bakanlığımızın kısa sürede tüm bu meseleyi çözeceğine inanıyorum” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Şahinbey Belediyesi tarafından şehre kazandırılan cami ve külliyenin açılışını yaptıktan sonra İslahiye’ye gitmeyi planladıklarını ancak aşırı sis nedeniyle video konferansla bağlanarak, inşası tamamlanan deprem konutlarının kura çekimi ve anahtar teslimi törenini gerçekleştireceklerini bildirdi.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 3 bin 903’ü Gaziantep’te olmak üzere 53 binin üzerindeki vatandaşı rahmetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gaziantep’in de aralarında olduğu 11 şehrimizin 124 ilçesiyle 7 bin köy ve mahallesini vuran 14 milyon insanı etkileyen asrın afetinin üzerinden 1 yıl geçmişken yaraları sarma sözümüzü hızla yerine getiriyoruz. Dün Hatay’da, bugün Gaziantep’te, salı günü Kahramanmaraş’ta, çarşamba günü Şanlıurfa’da, perşembe günü Adıyaman’da, cuma günü Elazığ’da hak sahiplerine ilk konutları teslim ediyoruz. Deprem şehirlerimizi, altyapısıyla üstyapısıyla, şehir merkezi ve kırsalıyla tamamen ayağa kaldırana kadar durup dinlenmeyeceğiz. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten kazadan beladan muhafaza eylesin.”

Ülkenin önde gelen sanayi, ticaret, tarım şehri Gaziantep’in dev adımlarla büyümesini yakından takip ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “31 Mart akşamına hazır mıyız? Ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları, durmadan usanmadan çalışmaya var mıyız? Cumhur İttifakı olarak inşallah Gaziantep’imizde el ele vererek, gönül gönülle vererek ve dayanışma içerisinde Gaziantep’te yeni bir dönemin başlamasına hazır mıyız?” diye sordu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem hükûmet hem belediyeler olarak yaptıkları yatırımlarla şehrin önünü açmayı, gelişmesine destek vermeyi sürdürdüklerini vurgulayarak, “Açılışını yaptığımız hastanemiz şehrin güney kesimindeki sağlık hizmetleri talebini karşılayacaktır. Maşallah, Gaziantep sanayisiyle, ticaretiyle, tarımıyla ülkemiz sınırlarını aşıp bölgesel bir merkez hâline geldi” dedi.

Paylaşın

Yeniden Refah Partisi Çok İddialı: Bazı İllerde Sürpriz Yapabiliriz

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimleri yaklaştıkça partilerinde, seçimlere yönelik çalışmaları hız kazandı. Yeniden Refah Partisi (YRP) de yerel seçimlere kendi adaylarıyla girme kararı aldı.

Yeniden Refah Partisi, İstanbul, Ankara ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde kendi adayları ile yarışacak. YRP’nin aldığı karar daha çok İstanbul seçimi üzerinden değerlendirildi, bu kararın İstanbul yarışına nasıl etki edeceği konuşuldu, konuşulacak.

Yeniden Refah Partili yöneticiler ise daha da iddialı. İstanbul’daki oy oranlarının yüzde 7 olduğunu ve seçimin sonucunu belirleme potansiyeli taşıdığını söyleyen parti yöneticilerine göre ülke genelinde de yüzde 5’i bulan oy oranı ile birçok kentte dikkat çekici sonuçlar alınacak.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Partililer, “Büyükşehirler arasında Bursa, Balıkesir ve Urfa’yı, iller arasında Bingöl, Yozgat ve Elazığ’ı özel olarak takip edin” diyor.

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, partisinin genel merkezi önünde yaptığı basın toplantısında yerel seçime ilişkin partisinin kararını açıklamıştı. Erbakan’ın konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı;

“Bugün Şanlıurfa’da, Elazığ’da, Bursa’da, Samsun’da ve daha çok il ve ilçelerde seçimlere favori parti olarak giriyoruz.

Yeniden Refah Partisi’nin yeni üye sayısı 411 bin 300 sayısına ulaştı. Beş ayda 150 bin üye artışı yaşandı. Yargıtay’ın açıklamasına göre son bir yılda en hızlı büyüyen parti, Yeniden Refah Partisi olmuştur. 31 Mart seçimlerine 500 bin üye ile girerek yerel yönetimlerde Yeniden Refah yönetimini sağalacağız.

Bu mutabakat metni sayesinde ilkelerimizin arkasında durduk, başka bir talebimiz olmadı. Ancak üzülerek gördük ki 14 Mayıs için ortaya koyduğumuz mutabakat metininde yazanların tersi ortaya koyuldu.

İşte 2024 bütçesi, emeklinin ve dar gelirlilerin içinde bulunduğu durum bunun en önemli göstergeleridir. Zam yağmurları da bunun başka bir göstergesi. İktidarın Gazze konusunda adım atmadığını da üzülerek görüyorum. İsrail Büyükelçisinin kovulması, Tel-Aviv’deki büyükelçimizin geri çekilmesi.

Ticari ilişkilerin durdurulması gibi adımlar atılmadı ve 30 bin insanımız göz göre göre katledilmiştir. İktidarda bulunanlar miting yapmak dışında hiçbir adım atmamışlardır.

Müzakere sürecinde karşımıza 5 sebep çıktı. Bu seçimin 14 Mayıs’tan önemli bir farkı olduğunu gördük. Milletimiz bu seçimde ittifak yapmamızı istemiyor. 14 Mayıs’ta milletimiz fedakarlık yaparak ittifak istiyordu.

İkinci sebep, teşkilatlarımız da ittifakın içinde yer almamızı istemiyordu. Bir önceki seçimde teşkilatların yüzde 60’ı istemiyordu, bu seçimde yüzde 95’i istemiyor.

Üçüncüsü, biz bu seçimlere beka seçimi olarak bakmıyoruz.

Dördüncü husus da 14 Mayıs’taki karşı blok bu seçimlere ittifak olarak girmiyor. Karşı blokta böyle bir kenetlenme yoksa burada da ittifak yapılması ciddi bir husus olarak görülmüyor.

Beşinci husus, AKP ile yapılan görüşmelerde AKP’nin bize adil tekliflerle gelmemiş olmasıdır. İyi niyetle bu görüşmeleri yaptık ancak adil ve dengeli bir taleple karşılaşmadık.

Madem İstanbul ve Ankara’nın CHP zihniyetinden kurtarılmasını istiyoruz, o zaman muhataplarımızdan da bu yaklaşımı görmemiz lazımdı.

AKP ile bu seçimlerde ittifak yapmamak, Ankara, İstanbul ve İzmir’de de kendi adaylarımızı çıkarmaya karar verdik. Bu üç şehirdeki adaylarımızı 10 Şubat’ta Ankara’da ilan edeceğiz.”

Paylaşın