CHP Lideri Özel: İstanbul, Ankara Ve İzmir’de Risk Yok

Katıldığı bir televizyon programında yerel seçimlere ilişkin değerlendirme yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir risk yok” dedi ve ekledi:

“Seçmene saygısızlık olmasın ama anket şirketlerinin dediği gibi Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığı yarışı bitti. Mansur Yavaş rekor oyla geliyor. Yüzde 60’ı zorlar deniyor. Ankara’da yarış belediye meclisinde. Ankara’da inanılmaz bir ivmelenme. Baya iyi gidiyoruz.

İstanbul’da KONDA’nın anketinde 7 puan öndeyiz. İzmir’de büyük bir değişim alevi yaktık. Genç adaylarımız var. İzmir’de İYİ Parti ve DEM Parti’nin adayları var, tabii ki bir oy kaybı olabilir. İlçeler için gönlümde bir rekor var. Keşke 30/30, 30/28 olsa. Büyükşehirde farkı açıyoruz. İzmir’in sokakları ‘İtirazımız duyuldu’ diyor. İzmir’de bu dönem hem seçimde hem yönetim devrim yapacağız.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, TELE1’de Merdan Yanardağ, Murat Taylan ve Bilge Yurtdagülen’in sorularını yanıtladı.

Özel’in konuşmasından satır başları şöyle: “Bu seçim birkaç seçime benzetilebilir, üçüncü tur diyenler var. Belki şuradan ele almak lazım. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’e bir anayasa değişikliği, bir referandum ve bir genel seçim sığdıran, yani kanlı bir girişimi araçsallaştıran bir akılla yönetiliyor Türkiye.

OHAL şartlarında anayasa değiştiremezsiniz ama bizim anayasamız 1980’de askerler tarafından yazıldığı için böyle bir şey yok. Çünkü toplum sözleşmesi en özgür şekilde tartışılarak hazırlanıp ve oylanır. Siz anayasal hakları askıya alarak anayasayı tartışamazsınız. Kenan Evren bunu yaptı ama o anayasa ne kadar meşru tartışılır. 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı zaten bir anayasa değişikliği yapacaklardı. Buna benzer bir anayasa yapacaklardı daha demokratik olmayacaktı.

MHP’de yönetim değişecekti ama yargı eliyle o kongre iptal edildi. Bahçeli de onun diyet borcu olarak anayasa değişikliğine geçit verdi. Toplum sözleşmesi çiğnenerek toplum sözleşmesi yapıldı. Daha sonra bir baskın seçimle tek adam rejimi işgalcilik kazandı.

Büyük bir kaybetmişlik duygusu vardı ama seçmen sandıkta dengeyi yerelden kurdu. CHP bir anda 11 büyükşehir yöneten bir parti oldu. Bu siyasete bir denge getirdi. Ve biz böyle genel seçime gittik. Kazanmamız gereken bir seçimi kaybettik. Recep Tayyip Erdoğan’ın hedefinin ne olduğunu biliyorduk.

Ama hedefi çok daha ilerideydi 2019 yerel seçimi bunu engelledi. Seçmen yine umutsuzdu ama CHP seçimli bir kurultaya gitti ve yeni bir süreç başlattık. Şimdi yine seçimlere gidiyoruz. Şimdi seçmen yeniden bir denge kurulacak mı? Kuracağımızı gördüler ve Recep Tayyip Erdoğan ittifakına sarıldı. Millet İttifakı bileşenleri gayretlerimize rağmen ittifaktan çekti. O gün HDP bugünkü DEM de iktidara kaybettirme stratejisinden vazgeçti. Adaylarını çıkardılar.

“Erdoğan son bir hamle yapabilir”

Şu andaki trend lehimize görünüyor. Erdoğan kaybettiğini gördüğü anda bir hamle yapabilir. Zam yapacağım’ derse ‘Yap’ deriz, ‘Meclis’i aç’ derse ‘Aç’ deriz. Sonuçta emeklinin cebine girecek her para bizi memnun eder. Ama ben şu an böyle bir ihtimal görmüyorum açıkçası.

Bizim durduğumuz yer belli. Recep Tayyip Erdoğan seçim kazanmak için gün oluyor Abdullah Öcalan’dan mektup okutuyor, gün oluyor Osman Öcalan’a kamera gönderiyor, gün oluyor MHP’ye gün oluyor HÜDA PAR’a gidiyor. Her şeyi yapıyor. Ondan sonra bana ‘Zübük’ diyor. Arkadaşlar ‘TDK sözlüğü yollayalım’ dedi, ben ‘Ayna yollayalım, Zübük kimmiş görsün’ dedim. Bugün söyledikleri çaresizliğini gösteriyor.

Benle kavga etmek için can atıyor. Kimlik siyaseti ve kendini en rahat hissettiği konularda. Ben o kavgayı göze alıyorum ama emekli maaşları, çifçiler üzerinden kavga ediyorum. Böyle olunca sinirleri bozuluyor. ‘Bu son seçimim’ dedi, bu ayrı bir şey. Onu konuşmak istiyor. Ben yoksulluğu, zamları konuşmak istiyorum. 2018’de, 2019’da, 2023’te de ‘Son seçimim’ dedi. Bu açıklamasının ‘Biliyorum yoksulsun ama bu son seçimim’ diye düşüncesiyle söylemiş olabilir.

“Üç büyükşehirde risk yok”

Hatay’da artık kafa kafayayız artık. Lütfü Savaş dediği gibi kendi trendini yükselterek devam ediyor. İstanbul, Ankara ve İzmir’de bir risk yok. Seçmene saygısızlık olmasın ama anket şirketlerinin dediği gibi Ankara’da büyükşehir belediye başkanlığı yarışı bitti. Mansur Yavaş rekor oyla geliyor. Yüzde 60’ı zorlar deniyor. Ankara’da yarış belediye meclisinde. Ankara’da inanılmaz bir ivmelenme. Baya iyi gidiyoruz.

İstanbul’da KONDA’nın anketinde 7 puan öndeyiz. İzmir’de büyük bir değişim alevi yaktık. Genç adaylarımız var. İzmir’de İYİ Parti ve DEM Parti’nin adayları var, tabii ki bir oy kaybı olabilir. İlçeler için gönlümde bir rekor var. Keşke 30/30, 30/28 olsa. Büyükşehirde farkı açıyoruz. İzmir’in sokakları ‘İtirazımız duyuldu’ diyor. İzmir’de bu dönem hem seçimde hem yönetim devrim yapacağız.

CHP, Jandarma Komando Tugay’ı değil, herkes partiye zarar vermediği sürece istediğini söyleyebilir. Geçen gün Ekrem başkan beni aradı, Tunç başkanın (Soyer) arayarak birlikte çalışmak istediğini söyledi. Peki ‘İzmir’de çalışıyor, bir mahsuru olur mu’ dedi. ‘Bir mahsuru olmaz, İzmir’de de çalışacak inşallah’ dedi. Serzenişi haklı.

Soyer bir önceki başkan Aziz Kocaoğlu’nun yerine geldi. Ve Soyer için topuyla tüfeğiyle çalıştı. Kendisine aday gösterilmemesine dair anketi gösterdim. Kendisine uluslararası bir görev teklif ettim. Kabul edemeyeceğini söyledi ve şimdi İstanbul’da. İstanbul’da kapılar açık, gelebilir. İzmir’de de üstüne düşeni yapmalı, öbür türlüsü doğru olmaz.

(‘Kemal Kılıçdaroğlu yanlıları tasfiye ediliyor’ iddiaları) Gerçeği yansıtmıyor. Bu bana sorulacak soru değil, kimseyi de ‘değişim’ dedi diye ödüllendirmedim. Bizim partimizi Alevi-Sünni ayrımı olmaz. Alevi yurttaşlardan aldığım alkışı desteği Sünni yurttaşlardan almadım. Ben bunlarla meşgul değilim.

Genel başkan belli bir sözü söylediğinde o iş orada biter. Burcu Köksal Afyon’da belediyeyi alıyor zaten esas telaş ondan. Benim düzeltme yapmam, Burcu Hanım da bir düzeltme yaptı. Bu da bir süreç. O beni düzeltmedi. Algıyla olgu yer değiştirdi. Ben bu ifadeleri siyaseten sorunlu buluyorum.

O dedi ki ki bana ‘eş başkan’, ‘Bu belediyeyi DEM Parti’yle yöneteceksin’ diyorlar. ‘Ben belediyenin kapıları DEM hariç herkese açık’ dedim. Burcu milliyetçiliği hassasiyeti olan biri. Burcu’nun ‘DEM Parti’yle yöneteceksiniz’ sözünden kurtulmak için yaptığı bir iş. Süreci sakin ve doğru bir şekilde yönettik. Ekrem başkanla birkaç kez konuştuk. İBB Kürtlerin de bir belediyesi.

Birçok ilde Kürtlerin desteği kritik. Bugün Ahmet Türk de ‘Ekrem başkanla genel başkanın tavrı sorunu çözdü’ dedi. Ben de Ahmet Türk gibi bir kanaat önderinden bunu duymuş olmaktan memnumum. Seçime giderken bir vekil, bir belediye kaybetmek, bir ayağının tökezlemesi hoş değildir. Benim de işim o.”

Paylaşın

Erbakan’dan Erdoğan’a Yanıt: Milli Görüş Çizgisindeyiz

Erdoğan’ın “Hiç kimsenin gölgemizde yürüyüp seçim kaybettirmesine rıza göstermeyiz” sözlerine yanıt veren Erbakan, “Hiç kimsenin gölgesinde değil, Milli Görüş çizgisindeyiz” dedi.

Haber Merkezi / Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, Bursa’da basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erbakan, Erdoğan’ın “Hiç kimsenin gölgemizde yürüyüp seçim kaybettirmesine rıza göstermeyiz” sözlerine bir kez daha yanıt verdi:

“Muhalefetin de iktidarın da hangi partiden olursa olsun, doğrusuna doğru, yanlışına yanlış diyeceğiz. Doğrunun yanında duracağız. Tabii hiç kimsenin gölgesinde yürüyen bir parti değiliz. Kendi gücüyle, kendi adaylarıyla, kendi logosuyla, kendi seçim kampanyasıyla, müstakil bir şekilde seçimlere giriyoruz ve milletimizin desteğini istiyoruz. Dolayısıyla hiç kimsenin gölgesinde değil, Milli Görüş çizgisindeyiz.”

Erdoğan ne demişti?

Şanlıurfa’da halka seslenen Erdoğan, yerel seçimlere kendi adaylarıyla giren Yeniden Refah Partisi’ni hedef alarak, “Bizim gölgemizde yürüyüp bize çelme takmaya çalışanlar istismarda da sınır tanımıyorlar” demiş ve eklemişti: En insani, en hayati meseleleri bile şahsi hesaplarının aracı yapmaktan çekinmiyorlar. Rabbim hepsini de ıslah etsin.

Erdoğan, Malatya’da yaptığı konuşmada Yeniden Refah Partisi’ni hedef alarak, “Partimizin eski belediye başkanlarını, milletvekillerini, teşkilat mensuplarını aday göstererek bize kaybettirmek için çalışan partiler ortaya çıktı” demişti.

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Türkiye özgür ve demokratik bir ülkedir. İsteyen istediği yerde siyaset yapabilir. Biz kendi ittifakımızdan, partimizden mesulüz. Bize kaybettirmek için çalışıp, bizim gölgemizde yürümeye kalkanlara müsaade etmeyiz. Bunun adı siyasi şantajcılıktır” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Erdoğan, İmamoğlu’na Kendi Sloganı Üzerinden Yüklendi

Bakırköy – Kirazlı metro hattının açılışında konuşan Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’nun “Tam yol ileri” sloganını hatırlatarak, “Bu duvarlardaki hani ‘Tam ileri’ diyor ya şimdi ona ‘Tam ileri yolun açık olsun’ demek lazım” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.

İstanbul’un ulaşımını rahatlatacak bir projenin açılışı vesilesiyle bir arada olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Metro ve raylı sistem seferberliğimizi hız kesmeden sürdürüyoruz. Ocak ayının son günlerinde İstanbul Havalimanı’na kadar uzanan 37,5 kilometre uzunluğundaki metro hattının, Gayrettepe-Kâğıthane arasındaki bölümünü hizmete sunmuştuk. Böylece İstanbul’umuzu hızı saatte 120 kilometreye çıkan, günlük 600 bin yolcu kapasiteli çok önemli bir yatırıma kavuşturduk” dedi.

İki hafta önce de Kazlıçeşme-Sirkeci raylı sistemi ve yaya odaklı yeni nesil ulaşım projesini devreye aldıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Neredeyse 1,5 asır boyunca şehrimize hizmet etmiş bu hattı, tarihi kimliğine uygun şekilde, yeni bir tasarımla, teknolojinin son imkânlarıyla tekrar ayağa kaldırdık. Bu projeyle İstanbul’umuz, raylı sistem hattı yanında; turizm, spor, gezinti, bisiklet ve diğer imkânlarıyla, göz kamaştırıcı bir sosyal ve kültürel değere daha sahip oldu”  ifadelerini kullandı.

İstanbul’un giderek ağırlaşan trafik ve ulaşım sorununu hafifletmeyi görev saydıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: “Uğraştıran değil, ulaştıran İstanbul hedefiyle yeni ulaştırma projelerini, yeni metro hatlarını tek tek hayata geçiriyoruz. Açılışını yapmak üzere bir araya geldiğimiz Bakırköy Sahil-Bahçelievler-Güngören-Bağcılar Kirazlı Metro Hattı, bu çabalarımızın en son örneğidir. Uzunluğu 8,4 kilometre olan, günlük 1 milyon yolcu kapasiteli hattımızın üzerinde 7 istasyon bulunuyor.”

Hizmete alınana metro hattının, İstanbul’un en yoğun yerleşim alanlarının olduğu bölgede, ulaşım noktasında çok ağır bir yükü alacağına inandığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii bu hattın, hem İstanbul’a, hem Türkiye’ye, ekonomik anlamda da önemli katkıları olacak. Motorlu taşıtlardan raylı sistemlere yönelecek trafik sayesinde, akaryakıttan araç ve yol bakımına kadar, kişi ve kamu giderlerinde önemli bir tasarruf yapabileceğiz. Ayrıca karbondioksit salınımını düşürerek, çevrenin korunmasına da katkı sağlayacağız” şeklinde konuştu.

Bu hat sayesinde trafik kazalarının sebep olduğu can ve mal kaybının da azalacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Metro hattımızın önümüzdeki 25 yıllık süreçte, tüm bu hususlarda ekonomimize 6 milyar doların üzerinde kazanç sağlayacağı hesaplanıyor. Bugünkü açılışımızla birlikte İstanbul’da tamamlanan raylı sistem ağlarının uzunluğunu 348 kilometreye çıkarıyoruz” dedi.

Paylaşın

Davutoğlu’ndan Dikkat Çeken İddia: IMF’ye Söz Verdiler

Bursa’da sivil toplum temsilcileri ve gazetecilerle yaptığı toplantıda açıklamalarda bulunan Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Şu anda Türkiye’de IMF kuralları işlemeye başladı” dedi ve ekledi:

“Onun için çok istemelerine rağmen, seçim ekonomisini tam olarak uygulayamıyorlar. Çünkü IMF’ye belli sözler verdiler ve seçimden sonra IMF’nin o sert reçetesi milletin ümüğünü sıkacak. Kemer sıkma denilen şey, kemer sıkma olmaktan çıkıp, ümük sıkmaya dönüşecek.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, ‘Bursa Buluşmaları’ adı altında sivil toplum temsilcileri ve gazetecilerle bir araya geldi. Toplantıya Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı İzzettin Küçük, Gelecek Partisi Bursa Milletvekili Cemalettin Kani Torun, İl Başkanı Fuat Kadıoğlu ile Yıldırım Belediye Başkan adayı Ercan Sönmez de katıldı.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre, burada konuşan Davutoğlu, “Yeni bir asrın ilk yılına girerken, bir seçim sürecine daha girmiş olduk. Aslında seçimin ötesinde, Türk dünyasında genel giriş ve Türkiye’deki genel eğilimler bağlamında bakıldığında, cumhuriyetimizin yüzüncü yılında maalesef, ikinci yüzyılına çok büyük ümitlerle giriyor değiliz. Bunu görmemiz lazım” diye konuştu.

İsrail’in Gazze saldırılarını hatırlatan Davutoğlu, “6 aydır takriben dünyanın gözü önünde bir soykırım işleniyor. Gazze’de yaşananlar asla İsrail ile Filistinliler ya da İsrail ile Hamas arasında yaşanabilecek bir durum değil. Çatışma olarak aktarılamaz, anlatılamaz. Gazze’de yaşananlar, uluslararası hukukun bitmesidir. Şimdi uluslararası hukukun bittiği bir yerde, hiç kimse güvende değildir” dedi.

Uluslararası hukukun erozyona uğraması ile her tür gerilimin yaşanabileceğine dikkat çeken Davutoğlu şunları söyledi: Böyle bir durumda bir ülkenin ayakta kalabilmesi için, ekonomisinin sağlam olması lazım. Halkının mutlu ve barışık olması lazım. Ordusunun sağlam, güçlü olması lazım. En önemlisi; siyasiler ve devlet adamları arasında bir diyalog imkanı olması lazım.

Mevcut iktidar, ayrıştırıcı bir yol izleyerek toplumu kutuplaştırıyor. Şu anda Türkiye’de IMF kuralları işlemeye başladı. Onun için çok istemelerine rağmen, seçim ekonomisini tam olarak uygulayamıyorlar. Çünkü IMF’ye belli sözler verdiler ve seçimden sonra IMF’nin o sert reçetesi milletin ümüğünü sıkacak. Kemer sıkma denilen şey, kemer sıkma olmaktan çıkıp, ümük sıkmaya dönüşecek. 2 ayda Türkiye ekonomisi, ocak ve şubatta 408 milyar lira açık verdi. Toplam 1 yıl içinde öngörülen açık, 2,7 trilyon Türk Lirası.

Başbakanlığı bıraktığımız sene, bütçe açığı yüzde 1’in altındaydı ve 2017’de Dünya Bankası raporları, Türkiye’den bütçeye gidiyordu. Bütçe açığı neden önemli; demek ki Hazine’den biri, gelmeden birilerine para veriyor. Topladığın vergi, yaptığın harcamayı karşılamıyor. Ne ile kapatacaksın? Para basarak. Para bastığın zaman ne olacak? Enflasyon fırlayacak.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Kurum’a: Allah Akıl Versin

Yenidoğan – Söğütlüçeşme metro hattı yapımı açılışında konuşan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Murat Kurum’un metro açıklamasına tepki göstererek, “5 yılda yaptığımız 65 kilometreyi 8 kilometreymiş gibi göstereceğini zanneden bu akla şaşıyorum. Vatandaşa bu emek gösteren insanlara zerre saygısı yok Allah akıl versin. Bunlar kendilerini nimetten zannediyorlar” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı ve CHP’nin başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Yenidoğan – Söğütlüçeşme metro hattı yapımı açılışında konuştu. İmamoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“Yapılan birtakım eksiklikler nasıl çözüldü bunları yazarsanız geleceğe nakledilir. İnsanlar gelecekte bu eksiklikten bu hatadan ya da doğrunun nasıl desteklendiğinden ders alır. Bunların hepsi hayatın çok özel anlarıdır. İstanbul’da yaptığımız hiçbir şey İstanbul’da kalmaz.

İstanbul’da yaptığımız her şey Türkiye’yi etkiler inanınız dünyayı etkiler.  Ekrem İmamoğlu olarak sizlerin temsilcisi olarak ben kendimi sadece bu şehirden sorumlu bu şehre sorumluluk hisseden biri olarak görmüyorum. İstanbul’da büyükşehir başkanı olmak tarihe olan sorumluluğunuz insanına olan sorumluluğunuz maneviyata olan sorumluluğunuz insanlığa olan sorumluluğunuz olarak önemsenmelidir.

Çünkü bu kadim şehir dünyanın en önemli en özel, en güzel , en büyük en nitelikli en içerikli şehirlerin başında gelir. Bu duygularla sizinleyim. İBB olarak sınavlarımızın en zoru hatta büyükşehirlerin sınavlarının en zoru metro sınavıdır. Çünkü metro sınavının çok fonksiyonel düşünülmesi gereken çok aşamalı bir şekilde zaman, finans planlaması gereken meşakatli bir iştir.

Metro sınavından geçemeyen bir belediye başkanı diğer bütün derslerden geçse bile sınıfta kalır. Çünkü metro ve raylı sistemler İstanbul’un ulaşım sorunlarının en temel en acil çözümüdür. Eğer yeterince verimli hızlı bir biçimde metro yapamıyorsanız İstanbul’u yönetirken çok büyük bir yanlış yapıyorsunuz demektir.

Bizden önce İBB’yi yönetenler 25 yılda 125 km metro yaptılar. Elbette emeği geçen herkese yürekten teşekkür ediyorum, teşekkür edeceğiz. 2019’da er meydanına biz çıktık biraz işler değişti. Biz metro yaptıkça biraz da onların gerçek fotoğrafı meydana çıkmaya başladı.

Biz 5 yılda tam 65 km metro yaptık. Bizden önce 25 yılda yapılan metronun yarısından fazla metroyu sadece 5 yılda yaptık. Bu çok değerli bir başarıdır. Eğer verimlilik planlama ve özellikle sürecin iyi işletilmesi yönünde hazırlıklı değilseniz ve de israf dolu bir dönem var ise o zaman işiniz zor demektir.

Biz bu döneme son verdik ve Türkiye tarihinin en büyük metro atılımını bu 5 yıl gerçekleştirmiştir. Bunun altını çizelim. 5 yılda 65 km metro yaparak 62 istasyonu da hizmete açarak Türkiye belediyecilik tarihinde eşi görülmemiş bir rekoru sizlerin katkısıyla başardık.

Bizim bu performansımızı geçmeyi bırakın yanına yaklaşacak bile bir yönetimi bu arkadaşlar gerçekleştiremez. Kendilerine çeki düzen verirse bilimle aklı selim insanlarla iyi bir diyalogla iyi bir süreç yönetimi önlerine koyarlarsa belki bizim peşimizden gelmeye başlayabilirler.

“Bu akla şaşıyorum”

Hani var ya 5 yılda 8 kilometre yapıp adım sayan arkadaş tarihe geçti; bir şey diyeceğim diyemiyorum. Bu işin içinde emek hırsızlığı var onu söyleyeyim. Böyle saygısız siyaset olmaz. Kameralar önüne 8 adım atarak 5 yılda yaptığımız 65 km’yi 8 kilometreymiş gibi göstereceğini zanneden bu akla şaşıyorum.

Vatandaşa bu emek gösteren insanlara zerre saygısı yok Allah akıl versin. Bunlar kendilerini nimetten zannediyorlar. Vatandaşı aldatabileceklerini zannediyorlar. Aynı akıl hatırlayın 2019da milletin iradesini beğenmeyip bizim için “seçimi çaldılar” dediler. Bu yalanla milleti kandırabileceklerini düşündüler.

Bunları unutmayacağız hiç . Bu unutulmamalı, bir daha milletin iradesine bu çıkışı yapılacak insanların karşısında topyekun bir olmalı. Millet kimin hırsız yalancı olduğunu sandıkta tescil etti. Hem de 806 bin kere bunu sandıkta tescilledi.

Kendilerini milletin üstünde görenlere milleti aldatmaya kalkan 806 bin demokrasi dersi, tokadıydı. Ama hala milleti aldatmaya kalkıyorlar. 31 Mart vatandaşı kandırmayı marifet sayanlara vatandaşa saygı duymayanlara hep birlikte ders verme günüdür. Bunu unutmayınız.

Hep birlikte ders vereceğiz. 5 yıl boyunca biz onlara belediyecilik dersi verdik. 31 Martta da siz onlara herhalde ciddi bir demokrasi dersi vereceksiniz öyle görüyorum. Bunun o meşalesini Sancaktepe yakmalıdır.”

Paylaşın

Akşener’den İktidara “Emekli Maaşı” Tepkisi: Suriyelilere…

Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki esnaf ziyareti öncesinde yurttaşlara seslenen İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Kardeşim, Suriyelilere para verirken ekonomi dağılmıyor da emekliye para verirken mi dağılıyor?” diye sordu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Karabük’ün Eskipazar ilçesindeki esnaf ziyareti öncesinde yurttaşlara seslendi.

Eskipazar Belediye Başkan Adayı Erol Serin için de oy isteyen Akşener, “Benim sizden isteğim şu: herkese bakın, Erol başkanı biliyorsunuz, diğer arkadaşlara da bakın. ‘Şucusunuz, bucusunuz’ diye laf söyleyenleri çizin. Ama ‘Şu hizmeti yapacağız, bu hizmeti yapacağız, sizin hayatınıza şöyle dokunacağım’ diyenlere göz gezdirin, bakın” dedi,

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; “Kardeşim, Suriyelilere para verirken ekonomi dağılmıyor da emekliye para verirken mi dağılıyor?” diye soran Akşener şunları söyledi:

“Şimdi emekli, emekli, emekli diyoruz, sinirleri bozuldu. Seçime kadar dediklerimizi yapmazlarsa, istediklerinizi yapmazlarsa ceza kesin, ceza. Ne istiyoruz? Bayramda 7 bin lira ikramiye verilmesini istiyoruz. Maaşlarınıza 11 bin lira seyyanen zam yapılmasını istiyoruz.

Ayrıca, kanun teklifi verdik. Ankara Milletvekilimiz Kürşad Zorlu kanun teklifi verdi. En düşük emekli maaşı memur emekli maaşı kadar olmalı ve bundan sonra kafaya göre takılınmamalı diye ayrıca da bir kanun teklifi verdik. Söylemek istediğim şu: asgari ücretten aşağı emekli maaşı olamaz. 10 sene evvel, 15 sene evvel emekli maaşları asgari ücretin çok daha üstündeydi.

Bugün, hele büyükşehirlerde sürünüyor emeklimiz. Emeklilere borcumuz var. Dolayısıyla bu seçimler aynı zamanda atanamayan öğretmenlerin, KPSS’de çalınan soruların, hakları yenen gençlerin, tarımda ödenmeyen girdilerin ve haksızlığa uğrayan her bir kişinin cezasını verdiği, cezasını kestiği bir seçim olacak.”

Paylaşın

Siyasette ‘DEM Parti’ Polemiği: Özel’den Erdoğan’a Yanıt

Edirne’nin Keşan ilçesinde halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, İktidarın ekonomik sıkıntılar konuşuldukça DEM Parti üzerinden polemik oluşturduğunu vurgulayarak, “Her şehirde ekonomi konuşuyoruz. Tayyip Erdoğan benimle kavga etmek istiyor, görüyorsunuz” dedi ve ekledi:

“Her gün bir iftira, bir hakaret. Her mala zam zam zam yapıyor; dönüyor bize, DEM, DEM, DEM deyip kavga etmeye çalışıyor. Dünya kadar yalan. Dünya kadar iftira ama ona söyledim. Çok istiyorsan seninle kavga edeceğim, dedim. Onunla kavga edeceğim ama kimlik siyaseti üzerinden değil, onun belirlediği çatışma alanlarından değil; ben çiftçinin, üreticinin, emeklinin, emekçinin hakkı için onunla sonuna kadar kavga edeceğim.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İstanbul’da Mustafa Necati Kız Öğrenci Yurdu ve Venüs Gezegen Sosyal Tesisi açılışına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Bugün buraya hem bir borcu ödemek üzere geldim, hem bir davete icabet etmek üzere hem de bir teşekkür etmek üzere geldim. Hepsinin kesiştiği noktada Gökhan Başkan var. En önemlisi şu, bugün Türkiye’de siyasette gençler, gençlerin durumu bazı yükleri gençlerin taşıyıp taşıyamayacağı, henüz çok tecrübesiz oldukları için bu görevi yapıp yapamayacakları gibi birtakım tartışmalar yürütülüyor. Bu tartışmalar siyasette hep vardır.

Burada hem kreşler ki kadınların sosyal yaşamına, iş yaşamına katılması için çok önemli. Hem yurtlar çok önemli. Bu konuda hep yerel yöneticilerimize telkinde bulunmuş, onları yüreklendirmiş, bu yurdun ilk temelini o günlerde atan, önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kılıçdaroğlu’nu minnetle anıyoruz, kendisini selamlıyoruz.

Ekrem Başkan bugün bir başka yerde halk buluşması var. Ben buradayım, Ekrem Başkan orada. Ancak İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Kartal’a neler yaptığına şöyle bir bakınca, bitmeyecek okumakla ama 6 bin 44 öğrenciye Kartal’da burs veriyor. Kartal aslında geçen seçimde Ekrem Başkan’a ve Gökhan Başkan’a verdiği oydan çok memnun. Bütün anketler bunu gösteriyor.

Bu kadar yüksek memnuniyete bakınca 6 bin 44 öğrenciye burs vermek şu demek, geçen sefer eğer bu tercihte bulunmasaydı İstanbullular, bu 6 bin öğrencinin sahip çıkanı yoktu. 1529 öğrenci düzenli kırtasiye desteği alıyor. 185 bin ton sadece Kartal’da asfalt dökmüşler, 72 bin 366 metrekare yayalaştırma çalışması yapmışız. 6 bin 370 haneye, 10 bin 98 öğrenciye düzenli nakdi destek sağlıyoruz Kartal’da. 55 bin kişiye sağlık hizmeti vermişiz. 3 bin 935 ağaç, 3,5 milyon çiçek ve fide dikmişiz. 32 bin 873 adet gıda ve hijyen kolisi dağıtmışız.

34 bin 981 sahipsiz hayvana veterinerlik hizmeti sağlamış, barınaklara almışız. 8 bin 224 haneye İstanbulkart vermişiz, annelere. Kartal Gaffar Okan Parkı’nı açmışız. Soğanlı Mahallesi Cami’ni onarmışız. Neyzen Teyfik Meydanı’nı açmışız diye uzayıp gidiyor. Kartal’da gençleri merkezine alan bir belediyecilik anlayışının, sen oku diye ve genç üniversiteli kampanyaları ile öğrencilere destek sağlamanın ve bunun 31 Mart’tan sonra Türkiye’deki tüm CHP’li belediyelere yaygınlaştıracak olmanın umudunu, heyecanını ve kıvancını yaşıyoruz.

31 Mart’tan sonra çok daha fazla sosyal demokrat belediye başkanına sahip olacağımızı, İstanbul’da 14 olan belediye sayımızı başkanımız 14 artı 14 diye, 28 olarak bir hedef koyuyor, çok yüksek rakamlara ulaşacağımızı, genç belediye başkanları başardıkça daha çok gencin önünün açılacağını, CHP’nin genç Cumhuriyetin 100’üncü yılında bundan sonra daha çok kadın, genç ve büyüklerin tecrübeleriyle birlikte çok daha kararlı adımlarla yürüyeceğimizi, önce yerel seçimlerde başaracağımızı, sonra da Cumhuriyetin ikinci yüzyılında CHP’nin son genel başkanına da ilk genel başkanına da vefa borcumuzu onların partisini iktidar yaparak ödeyeceğimizi buradan müjdeleyerek, her birinizi ayrı ayrı sevgi ve saygı ile selamlıyorum.”

Özel’den Erdoğan’a “DEM Parti” yanıtı

CHP Lideri Özgür Özel, açılış töreni sonrası, yerel seçimler kapsamında partisinin Edirne Keşan ilçesinde düzenlediği mitinge katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:

“Recep Tayyip Erdoğan en son oy istediğinde, 28 Mayıs 2023 günü, bundan 9-10 ay önce oy istediğinde o gün mazot 19 liraydı, bugün mazot 42 lira. Yüzde 106 mazot girdisi artmış durumda. Tarım yasasına göre hükümetin; gayri safi milli hasılanın, milli gelirin yüzde 1’ini teşvik olarak çiftçilere dağıtması gerekiyor. O parayı dağıttığı takdirde ödemesi gereken tutar 263 milyar lira ama o, bu sene 85 milyar lira teşvik ödedi.

Yani aradaki 178 milyar TL çiftçiye verilecekken verilmedi. Hepimizin Hazine’sinden parasına para katmak isteyenlere 152, sadece Hazine’den, bir de bunun Merkez Bankası var, 152 milyar TL’yi buldular. Otoyolları, köprüleri yapan müteahhitler var. Geçiş garantisi var. Geçse de para verelim, geçmese de para verelim, diyorlar. Onlara ödeyecek parayı da buldular. Onlara da 162 milyar lira para ödediler ama çiftçinin yüz 178 milyar lirasını iç ettiler.

Bu memlekette bir metrekare toprak vermemek için Çanakkale’de 100 binler şehit oldu ama Edirne’nin dörtte birini Yunan bankası, tek kurşun atmadan, tek asker yollamadan, hiçbir emek harcamadan Edirnelilerin elinden almak üzere. Biz bu istilaya, bu iş birliğine, çiftçimizin bu kadar mağdur edilmesine isyan ediyoruz. Bunun hesabını Recep Tayyip Erdoğan’dan sandıkta soracağız.

Edirne, emeklisi de çok olan bir kent. Yüzde 70-80’i emekli. Çok önemli bir kısmı en düşük emekli maaşını alıyor. 10 bin lira veriyorlar. Bu en düşük emekli maaşı ilk çıktığında, daha doğrusu Adalet ve Kalkınma Partisi ilk iktidara geldiğinde, 3 Kasım 2002 günü en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün asgari ücret 17 bin lira. Yani kabataslak hesapla bugün 26 bin lira olması gerekirdi.

Oysa yüzde 60’ına indi, 0,59. Geçen sene 7 bin 500’dü. Enflasyon yüzde 120 ama emekliye zam yüzde 33, oldu 10 bin lira. Tayyip Erdoğan geldiğinde en düşük emekli maaşı kuyumcuda 8 çeyrek altın alıyordu. Bunu bütün emeklilere anlatın. Bugün en düşük emekli maaşı 2,5 çeyrek altın alıyor. Yani toplam 5,5 çeyrek altın, emeklinin cebinden Tayyip Erdoğan tarafından çalınmıştır. Bütün emekliler bunu bilsin.

Her şehirde ekonomi konuşuyoruz. Tayyip Erdoğan benimle kavga etmek istiyor, görüyorsunuz. Her gün bir iftira, bir hakaret. Her mala zam zam zam yapıyor; dönüyor bize, DEM, DEM, DEM deyip kavga etmeye çalışıyor. Dünya kadar yalan. Dünya kadar iftira ama ona söyledim. Çok istiyorsan seninle kavga edeceğim, dedim. Onunla kavga edeceğim ama kimlik siyaseti üzerinden değil, onun belirlediği çatışma alanlarından değil; ben çiftçinin, üreticinin, emeklinin, emekçinin hakkı için onunla sonuna kadar kavga edeceğim.

Karşımızda korkuyu, öfkeyi, kaygıyı örgütlemeye çalışan bir iktidar var. Yalana sarılmış. AK Parti-MHP birbirine sarılmış, her geçen gün birbirine benziyor. Küfrediyorlar, hakaret ediyorlar. Bize neyse, size kötü söz söylüyorlar. Ağızlarına geleni söylüyorlar ama bir de birbirlerine sarılmak yetmez.

Gitmişler, Hizbullah’ın avukatlarına, domuzbağcılara, kadınları sokak hayvanları gibi bekar kadınları sahiplendirmek lazım diyenlere, HÜDA-PAR’cılara sarılmışlar. Edirne, Keşan, bu aydınlık, çağdaş insanlar bunu görsünler. Bir tarafta korkunun ittifakı var. Bir tarafta umudun ittifakı var. Bizim ittifakımızda elbette aslan sosyal demokratlar var. Yalnız değiliz. Milliyetçi demokratlar var. Yakasında güneş olan ya da gönlünde güneş olan, gözü pırıl pırıl olan milliyetçi demokratlar var. Muhafazakar demokratlar var. Haramdan ve yalandan korkan, bunların yaptıklarına akıl sır ediremeyen samimi, muhafazakar demokratlar var.

Biz Keşan’da da Edirne’de de Türkiye’de de onlarla birlikteyiz. Kürt-Türk ayırmıyoruz. Laz-Çerkez ayırmıyoruz. Doğuda doğmuş, batıda doğmuş, kuzeyde doğmuş, güneyde doğmuş, ayırmıyoruz. Baktığımız tek şey, yüreğinde vatan, millet, bayrak ve Atatürk sevgisi varsa omuz omuzayız, kol kolayız. Bizim ittifakımız, Cumhur İttifakı’nın koyu gri, yağmur bulutu rengine karşı kırmızıyla beyaz.”

Paylaşın

Erdoğan, Özgür Özel’i Hedef Aldı: Varlığı Yokluğu Belli Değil

İzmir’de halka seslenen Erdoğan, “Türkiye zenginleşirken bu şehir yerel yönetimler açısından maalesef çok azını aldı. Sizleri Meclis’te ve belediyelerde temsil etsin diye yetki verdiğiniz kişiler soruyorum ne yaptı? Terör örgütleri ile gizli saklı anlaşmalar yaptılar. Kendi içlerinde çıkar kavgası yaptılar. Atatürk maskesi takıp yattılar” dedi ve ekledi:

“CHP’nin Demlendiği müttefikleri ile ilişkisinde şeffaflık var mı, yok. Sırf bize kaybettirsin diye ortaya sürdükleri partilere ne vaat ettiklerinden haberdar mısınız? CHP Genel Başkanının Varlığı yokluğu belli değil. Gelen posta koyuyor, giden posta koyuyor.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “CHP’nin başında güya bir genel başkan var. Sabah erken kalkan, eline mikrofonu önce alan Özgür efendiden rol çalıyor. Fikrimizi kendisine verip zai etmek istemiyoruz. Her kafası bozulan tekme tokat dalıyor. Bay Kemal’in ahı tutmaya başladı demek. Bir tutmayın küçük enişteyi karakteri var. İstanbul’da herhangi bir icraatı olmayan yarım mesai yapan biri var” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yerel seçimler kapsamında partisinin İzmir Mitingi’nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

20 gün durmak yok. 31 Mart akşamı İzmir bir başka güzel olacak. Bir asır önce düşmandan kurtuldu ancak hizmet fukaralarından kurtulamadı. Türkiye zenginleşirken bu şehir yerel yönetimler açısından maalesef çok azını aldı. Sizleri Meclis’te ve belediyelerde temsil etsin diye yetki verdiğiniz kişiler soruyorum ne yaptı? Terör örgütleri ile gizli saklı anlaşmalar yaptılar. Kendi içlerinde çıkar kavgası yaptılar. Atatürk maskesi takıp yattılar.

CHP’nin Demlendiği müttefikleri ile ilişkisinde şeffaflık var mı, yok. Sırf bize kaybettirsin diye ortaya sürdükleri partilere ne vaat ettiklerinden haberdar mısınız? CHP Genel Başkanının Varlığı yokluğu belli değil. Gelen posta koyuyor, giden posta koyuyor.

CHP’nin başında güya bir genel başkan var. Sabah erken kalkan, eline mikrofonu önce alan Özgür efendiden rol çalıyor. Fikrimizi kendisine verip zai etmek istemiyoruz. Her kafası bozulan tekme tokat dalıyor. Bay Kemal’in ahı tutmaya başladı demek. Bir tutmayın küçük enişteyi karakteri var. İstanbul’da herhangi bir icraatı olmayan yarım mesai yapan biri var.

Allah göstermesin, ülke bunların elinde olsa neler olabileceğini, hangi facialarla karşılaşabileceğimizi mayıs ayından bu yana yaşananlara bakarak görebiliriz. Muhalefet, salkım saçak da olsa hamd olsun biz bu ülkenin önüne, Türkiye yüzyılı gibi bir vizyon koymayı başardık. Dün, cumhuriyetimizin 100’üncü yılına kilitlenmiştik. Şimdi rotamızı Türkiye Yüzyılına çevirdik.

“Bizde kibir, riyakarlık olmaz”

Biz size inanıyoruz, siz de bize inanıyor musunuz? Mesele yok. Şayet, aksi yönde bir duruşumuzu görürseniz hiç çekinmeyin, yüzümüze hakikatleri haykırın. Haykırın ki hatamızı görüp, kendimizi düzeltelim. Bizde kibir olmaz, riyakarlık olmaz. Bizde sadece eser olur, hizmet olur, çalışmak olur, mücadele etmek olur, eksik  bırakmışsak tamamlama, hata yapmışsak düzeltme olur.

21 yıldır tek başımıza iktidarız. Şayet başka bir niyetimiz olsaydı, şimdiye kadar zaten ortaya çıkardı ve benim milletim de bizi Onca yılın ardından artık kimsenin hayat biçimiyle derdimizin olmadığını herhalde kabul etmeyen kalmamıştır. Amacımızın insanımızın huzur, güven ve refah seviyesini yükseltmek olduğunu akıl ve vicdan sahibi herkes görmüştür.”

Paylaşın

Yavaş Ve İmamoğlu’ndan Erdoğan’a “Son Seçimim” Göndermesi

ABB Başkanı Mansur Yavaş ve İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Erdoğan’ın 31 Mart’ta yapılacak olan yerel seçimlere ilişkin kurduğu “Benim için bir final” sözleri hakkında açıklamalarda bulundu.

Haber Merkezi / Mansur Yavaş, “Ben de her yerde söylüyorum. Son dönemim ama hakikaten son. Başkaları gibi ‘Benimki son, bir daha son’ deyip deyip aday olmak yok. Benimki hakiki, başkasınınkini bilmem. Verdiğim sözü tutuyorum. Başkası da beni ilgilendirmiyor” diye konuştu.

Ekrem İmamoğlu ise şu ifadeleri kullandı: “Hemen her yerde bir panik başladı, tutuştular. O kadar korktular ki daha önce bir hafta boyunca Sayın Cumhurbaşkanı milletini tehdit etti. Oy vermezseniz hizmet gelmez, doğal gaz gelmez dedi doğru mu? Ama bakın şimdi ağlamaklı oldu, duygusallaştı. Ne demiştim ben size? Sizi tehdit ediyor çünkü sizden korkuyor demiştim.

Dün ne dedi? Lütfen diyor. Bu benim son seçimim diyor bak bak bak… Hani birkaç hafta önce efelik yapıyordun? Tehditten lütfene geldi, seni gidi seni… Ya bu millet daha yeni size Cumhurbaşkanı olmanız için oy vermedi mi, daha 4 yılınız yok mu? Bu belediye başkanı seçimi, İstanbul seçimi. Rakibimiz kim biz karıştırmaya başladık. İşte milletin iradesi böyle hizaya sokar kardeşim.”

Erdoğan ne demişti?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Ben burada ardı arkası kesilmeyecek şekilde çalışmalarımı sürdürüyorum. Nefes adeta almaksızın koşturuyoruz” demiş ve eklemişti:

“Çünkü benim için bu bir final. Yasanın verdiği yetkiyle bu seçim son seçimim. Ama buradan çıkacak netice benden sonra gelecek kardeşlerim için bir emanetin devri olacak. Onun için de hazırlıklarımızı buna göre yapıp adımları buna göre atmamız lazım.”

Paylaşın

Erdoğan, Yine Yeniden Refah’ı Hedef Aldı: Gölgemizde Yürüyüp…

Şanlıurfa’da halka seslenen Erdoğan, yerel seçimlere kendi adaylarıyla giren Yeniden Refah Partisi’ni hedef alarak, “Bizim gölgemizde yürüyüp bize çelme takmaya çalışanlar istismarda da sınır tanımıyorlar” dedi ve ekledi:

“En insani, en hayati meseleleri bile şahsi hesaplarının aracı yapmaktan çekinmiyorlar. Rabbim hepsini de ıslah etsin. Şanlıurfa’nın enaniyet gösterisine değil, esere ve hizmete ihtiyacı var. Daha iyisi için söz veren varsa eyvallah, çıksın ortaya. Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı yarıştıralım.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Devir kavga veya çekişme değil, birlik olup zulme set çekme devridir. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi kenetlenerek mücadelemizi sürdüreceğiz. Ayrışmayacağız, birbirimize asla düşmeyeceğiz. Kusurları büyütenlerden, farklılıkları derinleştirenlerden değil, kardeşliği yüceltenlerden olacağız. Böyle dertleri olmayana ne kulak verin, ne vaktinizi harcayın ne de oyunuzu heba edin” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Şanlıurfa mitinginde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

“Alimleriyle, şairleriyle adeta kutup yıldızları yetiştiren, anını da sanını da canını da yüreğini ortaya koyarak kazanan Şanlıurfamız bugün yine bir başka güzel. Urfalılar, bir asır önce işgalci Fransızları bu mübarek topraklardan kovarak ‘Şanlı’ unvanını aldı.

Hep söylüyoruz. Bizim siyasetimiz eser ve hizmet siyasetidir. Vizyonda, programda, projede, yatırımda bizimle yarışacak siyasi rakip tanımıyoruz. Bu özgüvenimizin gerisinde belediyelerde 30 yılı, iktidarda 21 yılı aşan müktesebatımız bulunuyor.

Bu kardeşiniz Türkiye’nin Cumhurbaşkanı. Yerel yönetimlerde 31 Mart’ta, yerel yönetimleri de verdiğiniz zaman biz bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, Şanlıurfa’yı şanına yakışır şekilde yatırımlarla daha da farklı hale getireceğiz. Diğerlerinin böyle bir imkanı var mı?

Bir dönem ülkemiz siyasetine damgasını vuran, onlar ne veriyorsa 5 fazlası benden zihniyetinin, hesapsız, kitapsız tarzı Türkiye bunun bedelini siyaset, sosyal gerilimler, ekonomik kriz ve kaos olarak ödedi. Milletimiz uzun yıllar kendini toparlayamadı. Tekrar ayağa kalkamadı. Şimdi aynı zihniyeti yeniden hortlatmaya çalışanlar olduğunu görüyoruz.

Sahneye çıkarken dedim ki emniyetten bir rakamı alın bakalım. Alanda ne kadar kişi var? Rakamı aldım. Alanda şu anda verilen rakam 70 bin. İyi mi? Zaten Şanlıurfa’ya da bu yakışır. Meydanlarda ve medyada esip gürleyenlerin milletimize vadettikleri hiçbir şeyi yapmayacakları zaten belli. Asıl önemli olan bunların milletin elinden hangilerini de alıp götürmeye niyetli olduklarıdır. Çünkü geçmişte hep öyle oldu.

En son 2019 seçimlerinde bunu acı şekilde yaşadık. Bir sürü vaatte bulundular ama sonuçta hiçbirini yapmadılar. Hatta pek çok alanda şehirlerimizi çok daha gerilere götürdüler. Çünkü mesele verdiği sözü yerine getirmektir. Siyasette aslolan sözünün eri olabilmektir.

Ülkemizin milli gelirini 21 yılda 3 kat artırmış yönetim olarak vatandaşımızın her derdi bizim derdimizdir. Çalışanı ile emeklisi ile esnafı ile çiftçisi ile sanayicisi ile her kesimden insanımızın sıkıntılarını çözecek programa ve kararlılığa biz sahibiz.

7 Nisan’a hazır mıyız? 7 Nisan’da Fenerbahçe – Galatasaray maçını Şanlıurfamıza aldık, burada o maçı yapacağız. Çünkü Şanlıurfa’ya bu yakışır.

“Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı yarıştıralım”

Bizim gölgemizde yürüyüp bize çelme takmaya çalışanlar istismarda da sınır tanımıyorlar. En insani, en hayati meseleleri bile şahsi hesaplarının aracı yapmaktan çekinmiyorlar. Rabbim hepsini de ıslah etsin. Şanlıurfa’nın enaniyet gösterisine değil, esere ve hizmete ihtiyacı var. Daha iyisi için söz veren varsa eyvallah, çıksın ortaya. Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı yarıştıralım.

Devir kavga veya çekişme değil, birlik olup zulme set çekme devridir. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi kenetlenerek mücadelemizi sürdüreceğiz. Ayrışmayacağız, birbirimize asla düşmeyeceğiz. Kusurları büyütenlerden, farklılıkları derinleştirenlerden değil, kardeşliği yüceltenlerden olacağız.

Böyle dertleri olmayana ne kulak verin, ne vaktinizi harcayın ne de oyunuzu heba edin. Biz eser ve hizmet siyaseti yapıyoruz derken birileri gibi yalan yanlış ifadelerle siyaset cambazlığı peşinde koşmuyoruz. Şanlıurfa’ya son 21 yılda 330 milyar lira tutarında kamu yatırımı yaptık.”

Paylaşın