CHP Lideri Özgür Özel: Erken Seçim Talebimiz Yok

Seçim sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “Erken seçim olacaksa buna yine halk karar verecek. Ben bir erken seçim çağrısı yapmıyorum. Erdoğan’ın telaşla ‘Dört yıl seçim yok demesi’ bahsettiğiniz kaygıdan. Çünkü güvensizlik oyu olarak görüyorlar. Ben fırsatçılık yapacak değilim” dedi ve ekledi:

“Her an yapılacak seçime hazırız. ‘Ama bunu talep edecek olan biz değiliz.’ Biz değiliz. Halkın kendisidir. Bana güvenip oy veren AK Parti ve MHP’li emekliler var. Onlar genel seçim olsaydı belki oy vermeyeceklerdi. Onlara şu teminatı verdim: Bu bir yerel seçim. ‘Yerel yönetici seçiyorsunuz ve iktidara yerelden denge kurun’ dedim. Ertesi gün ‘Gördünüz mü bak, hükümet değişmeli’ dersek o seçmeni kandırmış olurum. Dürüst davranmak lazım.”

Özgür Özel, değerlendirmesinin devamında, “Bundan 10 ay önce altı parti yüzde 25 oy aldık. ‘Tek başına yüzde 38 benim oyum’ dersek bu kibir olur. Bu çağrımıza uyan Türkiye İttifakı’nın oyu içinde AK Partilisi de var, MHP’lisi de var. DEM’lisi de var. Buradan bir fırsatçılık yapmayacağız ama önümüzdeki günlerde emekliler, atanmayan öğretmenler, emekli astsubaylar,  4/6 mağdurları, çiftçiler ve öğrencilerle ilgili mitingler yapacağız. Sahadan çekilmeyeceğiz ve vatandaşın gerçek sorunlarıyla mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Sözcü yazarı İsmail Saymaz’a konuştu. Özel’in İsmail Saymaz’a yanıtlarının bir kısmı şöyle:

Sizce AK Parti neden kaybetti?

Bir kere biz hatalarımızdan ders aldık. Onlar geçen seçimi kıl payı kazanmış olmayı bir zafer olarak gördüler. Tehlike çanlarını görmediler. Çok yanlış yaptılar. Emekli maaşını önce 7 bin 500, sonra 10 bin lira yaptılar. Ben genel merkezin 600 kişilik salonuna emekli derneklerini çağırdım. İlk emekli konuşmamı yaptım. ‘Bugün hiçbir şey konuşmayacağım emekliden gayrı’ dedim. Salon ayağa kalktı. Dedim ki: ‘Tayyip Bey kavga etmek istiyor. Ben onunla kavga edeceğim ama emekliler için edeceğim.’ 106 mitingin tamamında emeklinin sesini duyurmadan konuşmadım.

(…)

İYİ Parti ve diğer Altılı Masa partileri çöküş yaşadı. Nasıl yorumluyorsunuz?

Yorumlamaktan özellikle kaçınıyorum. Çünkü yapacağım her tespit birilerini incitebilir. ‘Bana ablam demeyin’ dediklerinde ben ‘Kavga etmem, ablamdır’ dedim. Şu kadarını söyleyeyim: Aldığımız her oyun CHP değil, Türkiye İttifakı oyu olduğunun farkındayım. CHP’yi Türkiye İttifakı’nın partisi olarak tutmaya ve bu ittifakı büyütmeye ve güçlendirmeye devam edeceğiz. Siyasilerin kurmadığı ittifakı sandıkta seçmenle kurmayı başardık. Bu çok önemli. Çünkü siyasiler siyasi hesap yaptılar. Oysa seçmen kendisini ve ülkesini düşündü. Bir de devletle millet ne zaman yarışırsa hep millet kazanır. CHP bazen yanlış tarafta durdu. Bu sefer devletle millet yarışırken, milletin tarafındaydık.

Ben şöyle bir yorumda bulundum: Parlamenter sistemde olsaydık iktidarın güven oyu kaybı yaşadığını değerlendirirdik. Ne dersiniz?

Ben erken seçim ve güvensizlik oyu söyleminden kaçıyorum. Sebebi de şu: Meydanlarda bir söz verdim. ‘AK Partili ve MHP’li seçmen; sizden iktidara sarı kart göstermenizi istiyorum’ dedim. Oradan bana bağırdılar; ‘Kırmızı kart’ diye. Ben de döndüm, dedim ki: ‘Kırmızı kart genel seçimde olur, bu bir yerel seçim.’ İnsanlar hükümeti uyarmak istiyor. Seçimi kazandıktan sonra ‘Bu güvensizlik oyudur, erken seçime gir’ dersem bana itimat eden AK Partili ve MHP’lilere haksızlık yapmış olurum.

Erken seçim talebiniz yok.

Erken seçim olacaksa buna yine halk karar verecek. Ben bir erken seçim çağrısı yapmıyorum. Erdoğan’ın telaşla ‘Dört yıl seçim yok demesi’ bahsettiğiniz kaygıdan. Çünkü güvensizlik oyu olarak görüyorlar. Ben fırsatçılık yapacak değilim. Her an yapılacak seçime hazırız. ‘Ama bunu talep edecek olan biz değiliz.’ Biz değiliz. Halkın kendisidir. Bana güvenip oy veren AK Parti ve MHP’li emekliler var. Onlar genel seçim olsaydı belki oy vermeyeceklerdi. Onlara şu teminatı verdim: Bu bir yerel seçim. ‘Yerel yönetici seçiyorsunuz ve iktidara yerelden denge kurun’ dedim. Ertesi gün ‘Gördünüz mü bak, hükümet değişmeli’ dersek o seçmeni kandırmış olurum. Dürüst davranmak lazım. Bundan 10 ay önce altı parti yüzde 25 oy aldık. ‘Tek başına yüzde 38 benim oyum’ dersek bu kibir olur. Bu çağrımıza uyan Türkiye İttifakı’nın oyu içinde AK Partilisi de var, MHP’lisi de var. DEM’lisi de var. Buradan bir fırsatçılık yapmayacağız ama önümüzdeki günlerde emekliler, atanmayan öğretmenler, emekli astsubaylar,  4/6 mağdurları, çiftçiler ve öğrencilerle ilgili mitingler yapacağız. Sahadan çekilmeyeceğiz ve vatandaşın gerçek sorunlarıyla mücadele edeceğiz.

Gökhan Zan olayı

(…)

Üzüldüğünüz yer…

Malatya’da Veli Ağbaba’nın emeklerine üzüldüm. Yüzde 18’lik partiye yüzde 38 oy aldırdı. Hak etmişti ama iktidar son anda konsolide oldu. Çok büyük bir iş başardı.

Hatay?

Hatay’da halen çekişiyoruz. Ümidimi kesmiş değilim.

Burada Gökhan Zan’ın aldığı 15 bin oy var.

Maalesef kendini de şehrini de tüketti.

Tunç Soyer hayal kırıklığı

En büyük hayal kırıklığınız nedir?

Tunç Soyer’dir en büyük hayalkırıklığım. Çağırdım, anlattım. Cemil Tugay’ın ankette en yüksek oyu alan iki isimden biri olduğunu kendisi de gördü. Yurt dışı görev teklif ettim. Memnun oldu. Akşam yemeğe çıktık birlikte. ‘Kıbrıs, Amerika ve Brüksel’deki temsilcilikle birlikte Pekin ve Moskova’da şube açalım. Yurt dışı ilişkilerde iyisiniz’ dedim. ‘Onore oldum, çok sevindim’ dedi. Gitti, birkaç gün sonra çok kötü açıklamalar yaptı. En büyük hayal kırıklığım… Kimseye küskün değilim ama İzmir’de kazanmamız için hiçbir şey yapmadı. İzmir’de tehlike çanlarının çaldığı günler oldu. İzmir’i değil, kendisini düşündü. O yüzden çok kızıyorum ona.

Şükrü Genç?

Şükrü Bey’in yaşına veriyorum. Uyardık, keşke dinleseydi.

Bir de Soner Çetin var…

O terbiye sınırlarını aştığı için cevap vermeyeceğim.”

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

DEM Parti’nin Kazandığı Belediye Sayısı 78’e Çıktı

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), bu yerel seçimlerde kazandığı belediye sayısı, 3 beldenin daha eklenmesiyle 78’e çıktı. HDP’nin 2019’da kazandığı 65 belediyenin 48’ine İçişleri Bakanlığı kararıyla kayyım atanmıştı.

Resmi olmayan sonuçlara göre; DEM Parti, Şırnak merkeze bağlı Balveren), Muş’un Bulanık ilçesine bağlı Elmakaya ve Siirt’in Baykan ilçesine bağlı Veyselkarani beldelerini de kazandı.

Mezopotamya Haber Ajansı‘nda yer alan habere göre, DEM Parti’nin kazandığı belediye sayısı 78’e çıktı. Böylece DEM Parti, 3 büyükşehir, 7 il, 58 ilçe ve 10 belde belediyesini kazanmış oldu.

Diyarbakır’da DEM Parti’nin eş başkan adayları Ayşe Serra ile Bucak Küçük kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 64.47 oyla kazandı. 2019’da HDP, Diyarbakır’ı Adnan Selçuk Mızraklı ile kazanmıştı. Seçimlerin ardından Ağustos 2019’da Diyarbakır’a İçişleri kayyım atanırken Mızraklı da Kasım 2019’da tutuklanmıştı.

Mardin’de 2019’da yerine kayyım atanan Ahmet Türk, tekrar aday olduğu seçimleri eşbaşkan Figen Altındağ ile birlikte yüzde 57,4 oyla bir kez daha kazandı. Van’da 14 ilçenin 14’ünü de kazanan DEM Parti, büyükşehir belediyesini de Abdullah Zeydan ile birlikte yüzde 55,48 oyla tekrar kazandı.

2019’da HDP’nin yüzde 59.9 oyla kazandığı Hakkari’de bu seçimde DEM Parti’den Mehmet Sıddık Akış yüzde 48,92 oy alarak belediye başkanı oldu. Kentte AK Parti de yüzde 46 oy aldı. Kayyım yönetiminde seçime girilen bir diğer il olan Batman’da DEM Partili Gülüstan Sönük, yüzde 64.9’la belediye başkanı seçildi.

Siirt’te de DEM Parti’nin adayı Sofya Alağaş yüzde 50.7 oyla belediyeyi tekrar partisine kazandırdı. Iğdır’da da seçimleri, yüzde 46,70 oy oranıyla DEM Parti’nin adayı Mehmet Nuri Güneş kazandı. Kayyım atanan illerde Kars’ta ise MHP’nin adayı Ötüken Senger yüzde 36 ile seçimi önde bitirdi.

Paylaşın

Nüfusun Yüzde 73.59’u Muhalefet Partileri Tarafından Yönetilecek

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 2023 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 85 milyon 327 bin düzeyinde. Seçim sonuçlarına göre yerelde bu nüfusun yüzde 73.59’u muhalefet partileri tarafından yönetilecek.

Buna göre CHP’nin kazandığı 35 belediyede yaşayan kişi sayısı 52 milyon 900 bin 730, bunların toplam nüfusa oranı ise yüzde 61.96’ya karşılık geliyor. DEM Parti’nin kazandığı belediyelerin nüfusu 6 milyon 972 bin ve toplam içindeki payı yüzde 8.17 düzeyinde. Yeniden Refah Partisi yüzde 3.09’a karşılık gelen 2 milyon 634 bin kişinin yaşadığı 2 ili yönetecek. İYİ Parti’nin yöneteceği Nevşehir’de 315 bin 994 kişinin yaşarken, bunların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 0.37 seviyesinde.

Ekonomim’den Hüseyin Gökçe’nin haberine göre; 31 Mart yerel seçimlerinde iktidarı oluşturan Cumhur İttifakı’nın ciddi oranda oy kaybı yanı sıra muhalefetin oy artışı, yerelde yönetilen nüfus oranlarına da yansıdı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre 2023 yılı sonu itibarıyla Türkiye’nin nüfusu 85 milyon 327 bin düzeyinde. Seçim sonuçlarına göre yerelde bu nüfusun yüzde 73.59’u muhalefet partileri tarafından yönetilecek.

Buna göre CHP’nin kazandığı 35 belediyede yaşayan kişi sayısı 52 milyon 900 bin 730, bunların toplam nüfusa oranı ise yüzde 61.96’ya karşılık geliyor. DEM Parti’nin kazandığı belediyelerin nüfusu 6 milyon 972 bin ve toplam içindeki payı yüzde 8.17 düzeyinde. Yeniden Refah Partisi yüzde 3.09’a karşılık gelen 2 milyon 634 bin kişinin yaşadığı 2 ili yönetecek. İYİ Parti’nin yöneteceği Nevşehir’de 315 bin 994 kişinin yaşarken, bunların toplam nüfus içindeki oranı yüzde 0.37 seviyesinde.

Buna karşılık Cumhur İttifakı içindeki en büyük parti olan Ak Parti’nin yöneteceği illerdeki toplam nüfus 19 milyon 243 bin 314 ve bunların toplam nüfus içindeki payı yüzde 22.54 olarak hesaplanıyor. MHP’nin kazandığı belediyelerde 2 milyon 304 bin 334 kişi yaşıyor ve bunların toplam içindeki payı yüzde 2.70 düzeyinde. Cumhur İttifakı’nda yer alan BBP’nin kazandığı Sivas’ın nüfusu 650 bin 401 ve Sivas’ın nüfus içindeki payı yüzde 0.76 olarak ölçüldü.

31 Mart yerel seçimlerinde muhalefetin kazandığı illerin Türkiye’deki toplam mevduat içindeki payı yüzde 86.5 olarak hesaplandı. Seçimlerde birinci parti olarak çıkan CHP’nin kazandığı illerdeki mevduat, Türkiye’deki toplam mevduat içinde yüzde 84.5 pay alırken, DEM Parti’nin kazandığı illerdeki mevduatın payı yüzde 1.31 oldu. Muhalefetten YRP’nin yöneteceği illerdeki mevduatın payı yüzde 0.51, İYİ Parti’nin yöneteceği Nevşehir’in toplam mevduat içindeki payı ise yüzde 0.21 düzeyinde.

İktidardaki Ak Parti’nin yöneteceği illerin toplam mevduat içindeki payı yüzde 12.1, MHP’nin yöneteceği illerdeki mevduatın payı yüzde 0.91, BBP’nin yöneteceği ildeki mevduatın toplam içindeki payı ise yüzde 0.3 olarak hesaplandı.

Kişi başına düşen milli gelir yönünden 2019 ve 2022 yılı verilerine göre siyasi partilerin yönettikleri belediyelerde değişim de hesaplandı. Buna göre 2019 yılında CHP’nin yönettiği illerde kişi başına milli gelir 9 bin 120 dolar iken, 2024 seçimlerinde bu seviye 9 bin 588 dolar olarak belirlendi. Ak Parti belediyelerinde milli gelir 6 bin 258 dolar iken bu seçimde 7 bin 294 dolar olarak hesaplandı. O dönem HDP olan bu seçimde ise DEM olarak seçime giren partinin yönettiği illerdeki milli gelir 4 bin 558 dolardan, 5 bin 1 dolara yükseldi. MHP’nin yönettiği illerdeki milli gelir ise 6 bin 895 dolardan 7 bin 370 dolara çıktı.

Önceki dönemde bulunmayan partilerden YRP’nin kazandığı illerdeki kişi başına milli gelir 4 bin 772 dolar, İYİ Parti’nin kazandığı Nevşehir’de 7 bin 39 dolar, BBP’nin kazandığı Sivas’ta ise 6 bin 901 dolar olarak hesaplandı.

2019 seçimlerinde muhalefet partilerinin yönettiği illerin milli gelire katkısı yüzde 66.05 iken 2024 seçimlerinde kazandığı illerin katkısı toplam yüzde 77.7’ye çıktı. Bu kapsamda CHP’li belediyelerin katkısı yüzde 62.52’den yüzde 73.41’e çıkarken, DEM’in yönettiği illerin katkısı yüzde 3.05’ten yüzde 2.93’e geriledi. AK Parti’nin yönettiği illerin GSYH’ya katkısı yüzde 30.77’den yüzde 19.44’e gerilerken, MHP’nin yönettiği illerin katkısı yüzde 3.99’dan yüzde 2.12’ye indi.

İhracatın yüzde 80’i CHP’li illerden yapılacak

İhracat verilerine bakıldığında ise daha büyük bir oranla karşılaşılıyor. CHP’nin kazandığı illerin toplam ihracat içindeki payı 79,57 ile neredeyse yüzde 80’e dayanıyor. Ak Parti’nin yüzde 18,73’lük payıyla, bu iki parti neredeyse ihracatın tamamını oluşturuyor. 2023’ün tamamında Türkiye ihracatı 255 milyar 441 milyon dolar olmuştu. CHP’nin kazandığı illerin ihracatı 2023 içinde 203 milyar 254 milyon dolar oldu.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kazandığı illerin ihracatı 47 milyar 857 milyon dolar ile yüzde 18,73 pay aldı. DEM’in kazandığı illerden yapılan ihracat 2.4 milyar, MHP’nin kazandığı illerden yapılan ihracat 1.3 milyar dolar, diğerlerinin ise 635.6 milyon dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

Avrupa Birliği: Seçimler Demokrasiye Olan Bağlılığı Gösteriyor

Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, 31 Mart Pazar günü yapılan ve muhalefet partilerinin zaferle çıktığı yerel seçimlere ilişkin açıklama yaptı.

Haber Merkezi / Josep Borrell, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, seçimlerin sakin ve profesyonelce yapılmasının Türkiye’yi onurlandırdığını ve vatandaşlarının yerel demokrasiye bağlılığını gösterdiğini belirtti.

Josep Borrell, “Temel haklar ve demokrasi, ilişkilerimizin merkezinde yer alıyor. Reformlar üzerinde birlikte çalışarak, Türkiye’yi AB’ye daha da yakınlaştırmak için sabırsızlanıyorum” ifadelerini kullandı.

Avrupa Konseyi gözlemci heyeti de, Türkiye’de Pazar günü yapılan yerel seçimlerin rekabetçi olduğunu ve seçmenlere birçok seçenek sunduğunu söyledi. Ancak gözlemciler, seçimin “keskin şekilde kutuplaşmış bir ortamda” gerçekleştiği tespitinde de bulundu.

Türkiye 1999 yılında Avrupa Birliği’ne aday ülke statüsü almıştı ancak Türkiye’nin AB’ye katılım müzakereleri 2018 yılında fiilen durmuştu. Brüksel Ankara ile göç, enerji ve ticaret gibi konularda daha iyi işbirliği için diyalog arayışını ise sürdürüyor.

Yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye genelinde oyların yüzde 37,77’sini alırken Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) oy oranı yüzde 35,49, Yeniden Refah Partisi’nin (YRP) oy oranı yüzde 6,19, DEM Parti’nin oy oranı yüzde 5,70, Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) oy oranı yüzde 4,99, İYİ Parti’nin oy oranı yüzde 3,77 oldu.

Seçimlere katılım oranı yüzde 78,55 olurken CHP resmi olmayan sonuçlara göre büyükşehir sayısını 11’den 14’e, il sayısını ise 10’dan 21’e çıkardı. CHP toplamda 35 il belediyesi kazandı.

AK Parti, 2019’daki yerel seçimlerde 15’i büyükşehir olmak üzere 39 kent, 535 ilçe, 202 belde belediyesini kazanmıştı. İktidar partisi, 2014 yerel seçimlerinde ise 18’i büyükşehir olmak üzere 48 yerde belediye başkanlığını almıştı.

AK Parti’deki düşüş 31 Mart yerel seçimlerinde de sürdü. 31 Mart’ta AK Parti’nin kazandığı büyükşehir belediye sayısı 12’ye, il belediye sayısı da 12’ye düştü. İktidar partisi, toplamda 24 kenti alabildi.

Yerel seçim sonuçları Avrupa basınında da geniş yer almıştı. Alman basınında “Erdoğan’ın siyasi kariyerinde bugüne kadarki en ciddi yenilgiyi yaşadığı” yorumları yapılmış, sonucun üzerinde Türkiye’deki yüksek enflasyonun etkisi olduğuna da dikkat çekilmişti.

Fransız basınında ise sonuçlar, “Erdoğan ve AK Parti’nin son 20 yılda elde ettiği en büyük yenilgi” olarak yorumlanmış ve muhalefetin başarısı vurgulanmıştı.

Reuters, Associated Press ve Agence France Presse gibi uluslararası haber ajansları da yerel seçimlerin, “AK Parti iktidarının aldığı en büyük yenilgi olduğu ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlığını ikinci kez kazanan Ekrem İmamoğlu’nun Erdoğan’ın en büyük rakibi haline geldiği” tespitleriyle haberlerini yayınlamıştı.

Paylaşın

Yeniden Refah Partisi: Erken Seçim Kaçınılmaz

Seçim sonuçlarını değerlendiren Yeniden Refah Partisi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Altınöz, “Türkiye’nin erken seçim mecburiyeti vardır. Çünkü mutfakta yangın var. İnsanların cebinde para kalmamış, esnaf iş yerini kapatıyor. Sonuç itibarıyla erken seçim kaçınılmaz” dedi.

Mehmet Altınöz, İstanbul’da aldığı yüzde 2,61’lik oyla seçimi CHP ve AKP adaylarının ardından üçüncü sırada tamamladı. Yeniden Refah Partisi, ülke genelinde yüzde 6,19 oyla üçüncü büyük parti oldu.

Yeniden Refah Partisi (YRP) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mehmet Altınöz, YRP İstanbul İl Başkanlığı binasında basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Mehmet Altınöz’ün açıklamalarından öne çıkanlar şöyle oldu:

Bütün ambargolara tehditlere, şantajlara, yalan haberlere rağmen bizimle birlikte yol yürüyen, bize inanan tüm İstanbullu hemşerilerimize teşekkürü bir borç bilirim. Bu süreçte bize çok ağır hakaretler eden, 14 Mayıs seçimlerinde ittifak yaptığımız ama bu süreçte her partinin kendi adayları ile girmiş olduğu yerel seçimde bizim kesinlikle layık olmadığımız hakaretleri yapan AK Parti yöneticilerine de seslenmek istiyorum; lütfen gelin bizimle helalleşin, bizimle helalleşmeniz gerekiyor.

Bu helalleşmeyi yapmadan lütfen Türkiye’de siyaset yapmaya devam etmeyin. Sizin yapmış olduğunuz bu yanlış yöntemle, aynı zamanda bizim içimizden 3-5 kendini bilmezi sizin yandaş televizyon kanallarınıza çıkartma suretiyle bizlere söylenmedik hakaret bırakmadınız. Kaldı ki siz 16 milyon İstanbullunun ve 85 milyonun ferasetine güvenmediniz. Her şeyi bildiğinizi zannettiniz. Yapılacak ilk erken seçimde de Genel Başkanımız sayın Fatih Erbakan Bey’i inşallah Cumhurbaşkanı yapacağız.

Sivil anayasa konusunda elbette genel merkezimizin yapmış olduğu çalışmalar mevcuttur. Bunları kamuoyuyla ve gerekse hükümetimizin temsilcileriyle paylaşmaya hazırız. Erken seçim konusunu dün akşam katılmış olduğum bir programda dile getirdim. Çünkü bu sonuç bir erken seçim sonucudur. Diyeceksiniz ki 14 Mayıs’ta seçim yapıldı bu kadar hızlı da erken seçim olur mu? Olur.

Çünkü sahada yapmış olduğumuz seçim kampanyasında karşılaştığımız husus, insanların geçinememesiydi. Açlık sınırının altında yaşayan yüzde 56, yoksulluk sınırının altında yaşan yüzde 90’ı bulunan bir memlekette yaşıyoruz. İnsanlarımız şu anda maalesef geçinemez durumda. 10 bin lira emekli maaşıyla yaşayan 10 milyonun üstünde emeklimiz var.

İnanın bu süreçte en çok emeklilerin geçim sıkıntısını görmüş olduk. İnsanlar dediler ki ‘Ben köye yerleşeceğim, ben gideceğim. Köydeki evime gitmek zorundayım çünkü geçinemiyorum. Bu yaşta oğluma, kızıma avucumu açtım, elimi açtım. Kendi evimden çıkıp onlarla birlikte yaşamak zorunda kaldım’ diyen emekliler var. Türkiye’nin şartlarını örnek olarak vermek gerekirse özellikle de 2009 yılında tedavüle giren 200 liradan yola çıkmak durumundayız. Bakın şu 200 lira, şu anda Türkiye Cumhuriyeti devletinin basmış olduğu en büyük para birimi.

“Ekonomi yönetilemiyor”

2009 yılında piyasaya sürüldüğü zaman bu para 135 dolar alıyordu. Şu anda kaç dolar alıyor? 6 dolar. 129 dolar buharlaşmış. Türkiye’nin beka meselesi budur değerli arkadaşlar. Türkiye’de hükümetimiz devamlı vatandaşımızın önüne çeşitli beka meseleleri sürüyor, bunların bir kısmı doğru olabilir ama esas beka meselesi budur. Erken seçim neden olacak? Erken seçim işte bu 200 liradan dolayı olacak. Çünkü ekonomi yönetilemiyor.

Türkiye şu anda Bangladeş şartlarında yaşıyor. Hatta bazı yerlerde de Somali şartlarında yaşıyor. Bunları bilerek anlatıyoruz. Türkiye’nin erken seçim mecburiyeti vardır. Erken seçime giderken de elbette halkımız bizi şu anda üçüncü parti konumuna getirdi. Biz de üçüncü parti konumuna gelmiş bir partinin yöneticileri ve bu partinin sorumluluk sahibi olan insanları olarak bu iradeyi ortaya koymak zorundayız.

Vatandaşımızın bize vermiş olduğu oyların karşılığını, bize gösterilen teveccühü onların bize vermiş olduğu yetkiyi parlamentoda kullanmak durumundayız. Erken seçim olacağı an itibariyle en hızlı bir şekilde bunu isteyen parti biz olacağız. Çünkü mutfakta yangın var. İnsanların cebinde para kalmamış esnaf iş yerini kapatıyor. Sonuç itibariyle erken seçim kaçınılmaz.

Biz Gazze’nin bu şartlarında ne yapıyoruz? Hamas’la İsrail’i buluşturup onları barıştırmaya çalışıyoruz. Türkiye’nin işi bitti, buna kaldı. Ben burada size soruyorum. Eğer genel başkanımız Sayın Fatih Erbakan Bey iktidarda olsaydı İsrail Gazze’ye bu saldırıyı yapabilir miydi? Yapamaz mıydı? Soruyorum size. Aklından bile geçiremezdi. Acaba biz böyle bir operasyon yapabilir miydik diye aklından geçiremez. İşte milli görüş farkı bu. Derhal bizim iktidara gelmemiz lazım. Saniye geçirmeden. Erken seçim ne zaman, yarın. Yarın erken seçim istiyoruz.”

Paylaşın

Akşener’den ‘Özeleştiri’ Konuşması: Seçimli Kongremizi Toplayacağız

Seçim sonuçlarına ilişkin açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Sandıklardan çıkan mesajı duymak hepimizin görevidir. İYİ Parti olarak biz de üzerimize düşen sorumluluğu alacağız. Eleştirimizi yapacağız. Gereken adımları atacağız. Tam da bu sebeple en kısa sürede seçimli kongremizi toplayacağız” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, seçim sonuçlarına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Meral Akşener’in açıklamasından öne çıkanlar şöyle oldu:

“Sonuçların hayırlı olmasını diliyor. Seçilen tüm adayları tebrik ediyorum. Seçimlerin Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına yakışır şekilde tamamlanmış olmasını, ülkemizin köklü demokrasi geleneği için önemli buluyorum. Demokrasilerde tek konu tartışılabilir ama tek konu tartışılamaz o da milletin sandıkta gösterdiği iradedir. İYİ Parti olarak bizim yola çıkma gerekçemiz de bunu sağlamaktır.

Milletimiz 1 il 23 ilçe ve 7 belde olmak üzere toplam 31 yeri İYİ Parti’ye emanet etti. Bu kıymetli emanet için teşekkür ediyoruz. Halen itirazlarımızın sürdüğü, sonucun netleşmediği büyük ve şanlı mücadele örneği gösteren başkanlarıma da teşekkürlerimi iletiyorum.

Geride bıraktığımız seçimlerle birlikte milletimizin 2 yumruk arasında sıkıştırılmaktan ne kadar yorulmuş olduğunu görmüş olduk. Milletimiz bu seçimde alışılmış kutuplaşma alanlarına suni kavgalara mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Emeklilerimiz bu seçimlerde 10 bin liralık maaşlarıyla yaşamaya mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Öğretmenlerimiz öğrencilerine hasret kalmaya mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi. Kadınlar bu seçimlerde tencerelerin boş kalmasına mecbur olmadığını sandığa gitmeyerek gösterdi.

Şüphesiz ki milletimiz en esaslı mesajı da iktidara verdi. Yıllardır ekonomide yaşadığımız çöküşü engelleyemeyen basiretsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Yıllardır hak yiyen, adaletsizliğe ‘artık yeter’ dedi. Milletimiz makulde buluşturma fırsatını geri tepen Erdoğan’a ‘artık zorundasın’ dedi. Biz kendisini defalarca uyarmıştık. ‘Milletin sabrını taşırma’ demiştik. ‘Tencere her iktidarı sallar’ demiştik. Dün akşam milletin gerçekleri karşısına AK Parti’nin eriyen oylarıyla yüzleşti. Umarım millete rağmen siyaset yapılamayacağını öğrenmiştir. Umarım tüm Türkiye’nin Cumhurbaşkanı olması gerektiğini öğrenmiştir.

Sandıklardan çıkan mesajı duymak hepimizin görevidir. İYİ Parti olarak biz de üzerimize düşen sorumluluğu alacağız. Eleştirimizi yapacağız. Gereken adımları atacağız. Tam da bu sebeple en kısa sürede seçimli kongremizi toplayacağız.”

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı. Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı.

Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oıyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın

Bahçeli’den ‘Yerel Seçimler’ Hakkında Açıklama: Ekonomik Kriz Vurgusu

Seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Ekonomik şikayetlerin toplumsallaşıp siyasal alana sirayetiyle tepkisellik dozu bir hayli fazla olan sonuçlar ülke genelinde tezahür etmiştir. Bunun yanında seçime katılım oranının da bir önceki seçimle mukayese edildiğinde düştüğü gözlemlenmiştir” dedi.

Haber Merkezi / Devlet Bahçeli, açıklamasının devamında, “Bu kapsamda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın çok cepheli mücadelesine karşılık DEM takviyeli Cumhuriyet Halk Partisi’nin konjonktürel kimi rahatsızlık ve memnuniyetsizlikten istifade ederek sivrildiği açıktır.

Fakat Türkiye’yi yöneten iktidar değişmemiştir. Sanki iktidar değişikliği olmuş gibi dedikodu çıkaran, erken seçim yaygarası koparan, bu kapsamda akıl tutulması yaşayan çevrelerin şuursuzca hareket etmesi tek kelimeyle aymazlık ve ahlaki çarpıklıktır. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi görevinin başındadır” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamayla 31 Mart yerel seçimleri hakkında bir değerlendirmede bulundu. Bahçeli, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“31 Mart Mahalli İdareler Seçimleri yurt genelinde bazı münferit hadiseler dışında huzur, güven ve sükûnet ortamı içinde tamamlanmış, bu suretle kesin olmayan sonuçlar belli olmuştur. Nitekim milli irade sandıkta tecelli etmiştir.

Elbette aziz milletimizin takdir ve tercihi başımızın üstündedir. Sandıktan çıkan demokratik karara saygımız da tamdır. 31 Mart seçimleri, Türk demokrasi hayatının yüksek bir standarda ulaştığını, bu konuda dünyaya örnek teşkil ettiğini adeta belgelemiştir. Aziz milletimizin sandık vasıtasıyla verdiği mesaj mühimdir.

Milliyetçi Hareket Partisi bu demokratik mesajı almış, seçim sonuçlarının çok boyutlu değerlendirmesini yapmak üzere kolları sıvamıştır. Ekonomik şikayetlerin toplumsallaşıp siyasal alana sirayetiyle tepkisellik dozu bir hayli fazla olan sonuçlar ülke genelinde tezahür etmiştir. Bunun yanında seçime katılım oranının da bir önceki seçimle mukayese edildiğinde düştüğü gözlemlenmiştir. 31 Mart seçimlerinde, önümüzdeki beş yılın yerel yöneticileri belirlenmiştir.

Bu kapsamda Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın çok cepheli mücadelesine karşılık DEM takviyeli Cumhuriyet Halk Partisi’nin konjonktürel kimi rahatsızlık ve memnuniyetsizlikten istifade ederek sivrildiği açıktır. Fakat Türkiye’yi yöneten iktidar değişmemiştir. Sanki iktidar değişikliği olmuş gibi dedikodu çıkaran, erken seçim yaygarası koparan, bu kapsamda akıl tutulması yaşayan çevrelerin şuursuzca hareket etmesi tek kelimeyle aymazlık ve ahlaki çarpıklıktır.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi görevinin başındadır. Her alanda atılım ve reform hamlelerine kararlılıkla devam edecektir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan devletin başıdır ve desteğimiz sonuna kadar arkasındadır. Cumhur İttifakı’nın TBMM’deki sayısal ve siyasal çoğunluğu da herkesin malumudur. Bilinmelidir ki, Cumhur İttifakı istikbalin mimarı, Türk Devri’nin mihmandarı, yeni yüzyılın mihveri ve mihenk taşıdır.

Günü kurtarma telaşına kapılanlarla geleceği kurma arayış ve amacında olanları Türk milleti müstesna ölçüde tefrik etmekte, bu çerçevede milli tarihimizin mecmuu seviyesinde bulunan Cumhur İttifakı’nı gönülden sahiplenmektedir.

Ancak milletimiz yerel seçimler kanalıyla bilhassa sosyal ve ekonomik sıkıntılarını paylaşmış, önümüzdeki sürecin gündem konusunu tayin etmiştir. Egemenlik milletindir, yetki milletindir, siyasi istikrarı ekonomik istikrar ve gelişmişlikle perçinlemek hepimizin ortak sorumluluğudur. 31 Mart seçim sonuçlarını kim nasıl yorumlarsa yorumlasın, Milliyetçi Hareket Partisi müessir bir başarı elde etmiştir.

“Yerel yönetimlerdeki mevzi kayıpları telafi edilecektir”

Televizyon ekranlarından maksatlı ve marazi iddialarda bulunan sözde uzman ve yorumcular ile muhalif tetikçiler yine hüsrana uğrayacaklardır. Bu nedenle karamsarlığa ve ümitsizliğe mahal yoktur, mücadelemiz ve millete hizmet azmimiz şevkle ve hız kesmeden sürecektir. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı daha çok çalışacak, milletle daha çok hemhal olacak, cesameti yaygınlaşan sorunların çözümüyle birlikte yerel yönetimlerdeki mevzi kayıplar da mutlaka telafi edilecektir.

İnanıyorum ki, 31 Mart seçimlerine katılan her siyasi parti kendi payına düşen hisseyi alacak, lazım gelen dersleri mutlaka çıkaracaktır. Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı’nın değerli adaylarına oy veren aziz vatandaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Çok yoğun bir kampanya dönemine imza atan, gece gündüz çalışan Sayın Cumhurbaşkanımıza, AK Parti’ye gönül vermiş kardeşlerimize teşekkür ediyorum.

Adanmış ve inanmış bir vicdanla, dürüst ve samimi bir mizaçla üstlendikleri kutlu görevleri insanüstü bir gayretle yerine getiren, Cumhur İttifakı’nın ve üç hilalin onurunu bayraklaştıran aziz dava arkadaşlarımla iftihar ediyor, hepsini yürekten kutluyorum. Seçilen belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi, il genel meclis üyelerimizi tebrik ediyor, başarılar diliyorum.

Mübarek Ramazan ayında, aziz milletimin her güzel insanına gönül dolusu selam, sevgi ve hürmetlerimi iletiyorum. Türk milletinin ruh kökü, Türkiye Yüzyılı hedefinin ufuk çizgisi olan Cumhur İttifakı’nın kararlı, heyecanlı, yürekli ve imanlı şekilde yoluna devam edeceğini de herkesin bilmesinde yarar görüyorum.”

Paylaşın

Altılı Masa: CHP Dışında Hepsi Çöktü

Altılı Masa’yı oluşturan İYİ Parti, DEVA Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti bu seçimlerin kaybedenleri olarak kayıtlara geçerken, oy yüzdesini artıran tek parti CHP oldu.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde kazananlar ve kaybedenler de belli oldu. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Yeniden Refah Partisi (YRP) kendi adlarına seçime damga vuran partiler oldular.

Seçimlerde İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve Demokrat Parti bu seçimlerin kaybedenleri olarak kayıtlara geçti.

CHP, 2019 yerel seçimlerinde yüzde 32,05 olan oy oranını tek başına girdiği bugünkü seçimde yüzde 37,28’e çıkardı.

2019 yerel seçimlerinde hiç büyükşehir belediyesi ve il belediyesi kazanamayan İYİ Parti’nin yüzde 7,52 olan oy oranı, yüzde 3,52’ye düştü. İYİ Parti, 2024 yerel seçimlerinde Nevşehir’i kazandı.

Altılı masanın bir diğer paydaşı Saadet Partisi’nin 2019’da yüzde 2,76 olan belediye başkanlığı oy oranı, bugün yüzde 0, 93’e düştü. Demokrat Parti’nin de belediye başkanlığı oranı yüzde 0,69’dan yüzde 0,15’e geriledi.

2019 yerel seçimlerinde siyasette olmayan DEVA ve Gelecek Partisi’nin belediye başkanlığı oy oranı ise bugün sırasıyla yüzde 0,21 ve yüzde 0,06 oldu.

CHP’nin il genel meclisi oy oranı 2019’da yüzde 28,63’ken bugün yüzde 33,56’ya yükseldi. İYİ Parti’nin 2019’da yüzde 7,31 olan il genel meclisi oy oranı bugün yüzde 4,37’ye düştü.

Saadet’in 2019’da yüzde 2,84 olan il genel meclisi oy oranı yüzde 1,18’e gerilerken DP’nin yüzde 0,90 olan oy oranı 0,28’e düştü. DEVA’nın il genel meclisi oy oranı ilk seçiminde yüzde 0,29 ve Gelecek Partisi’nin oy oranı da yüzde 0,1 oldu.

Bu partilerin oylarının toplamı ise Yeniden Refah Partisi’nin aldığı yüzde 6,19’luk oy oranına ulaşmadı.

Paylaşın

DEM Parti 75 Belediye Kazandı: Bizim Olanı Geri Aldık

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), bu yerel seçimlerde, resmi olmayan sonuçlara 3’ü büyükşehir ve 7’si il olmak üzere 75 belediye kazandı. HDP’nin 2019’da kazandığı 65 belediyenin 48’ine Türkiye İçişleri Bakanlığı kararıyla kayyım atanmıştı.

Diyarbakır’da DEM Parti’nin eş başkan adayları Ayşe Serra ile Bucak Küçük kesin olmayan sonuçlara göre yüzde 64.47 oyla kazandı. 2019’da HDP, Diyarbakır’ı Adnan Selçuk Mızraklı ile kazanmıştı. Seçimlerin ardından Ağustos 2019’da Diyarbakır’a İçişleri kayyım atanırken Mızraklı da Kasım 2019’da tutuklanmıştı.

Mardin’de 2019’da yerine kayyım atanan Ahmet Türk, tekrar aday olduğu seçimleri eşbaşkan Figen Altındağ ile birlikte yüzde 57,4 oyla bir kez daha kazandı. Van’da 14 ilçenin 14’ünü de kazanan DEM Parti, büyükşehir belediyesini de Abdullah Zeydan ile birlikte yüzde 55,48 oyla tekrar kazandı.

2019’da HDP’nin yüzde 59.9 oyla kazandığı Hakkari’de bu seçimde DEM Parti’den Mehmet Sıddık Akış yüzde 48,92 oy alarak belediye başkanı oldu. Kentte AK Parti de yüzde 46 oy aldı. Kayyım yönetiminde seçime girilen bir diğer il olan Batman’da DEM Partili Gülüstan Sönük, yüzde 64.9’la belediye başkanı seçildi.

Siirt’te de DEM Parti’nin adayı Sofya Alağaş yüzde 50.7 oyla belediyeyi tekrar partisine kazandırdı. Iğdır’da da seçimleri, yüzde 46,70 oy oranıyla DEM Parti’nin adayı Mehmet Nuri Güneş kazandı. Kayyım atanan illerde Kars’ta ise MHP’nin adayı Ötüken Senger yüzde 36 ile seçimi önde bitirdi.

“Kürt halkı DEM’e sahip çıktı”

Siirt Belediyesi Eşbaşkanları Safiye Alağaş ve Mehmet Kaysi, Siirt’te seçim sonuçlarını değerlendirdi. Bütün hilelere, hurdalara ve haram seçmene rağmen ciddi farkla belediyeyi kazandıklarını söyleyen Alağaş, Siirt halkının iradesine ve partisine sahip çıktığını kaydetti. İki dönemdir atanan kayyıma büyük bir cevap verildiğini kaydeden Alağaş, “Bu kayyımlara karşı bir tepkidir. Diline, kültürüne, varlığına sahip çıkma iradesidir” dedi.

Mehmet Kaysi ise, Siirt halkının başarıya ulaştığını söyleyerek, Siirtlileri kutladı. Kaysi de, taşımalı seçmenlere değinerek, şöyle konuştu: “Siirt’e yaklaşık 7 bin seçmen getirmişlerdi. Sokak sokak, köy köy, mahalle mahalle gezerek halka, ‘Bu halkın iradesinin ayaklar altına almak istiyorlar’ dedik. Onlar yaklaşık 7 bin seçmen getirdi, biz 7 binden fazla fark attık. Siirt halkı dışarıdan getirilen yaklaşık 7 bin seçmene cevap verdi.”

Seçimlere Dersim İttifakı bünyesinde giren DEM Parti, kesin olmayan sonuçlara göre seçimleri kazanan taraf oldu. DEM Parti belediye eş başkanları Birsen Orhan ve Cevdet Konak, sonuçların ardından ilk değerlendirmeyi yaptı. Dersim’in direngen yapısına dikkat çeken Konak, seçimlerde alınan sonucu, “faşizm karşısında mücadele açısından bir durak” dedi.

Konak, “500 yıl Osmanlı Dêrsim’e seferler yapmış. 1900’lü yıllarda şunu ifade etmişler: ‘Dêrsim’e sefer olur, zafer olmaz.’ Yüzyıllık Cumhuriyet tarihinde soykırımlara uğradı, baskılar yaşadı. Coğrafyasından uzaklaştırıldı, köylerinden göç ettirildi. Ancak Dêrsim, açığa çıkarttığı zaferle 2016’da gasp edilen iradesinin cevabı oldu” dedi.

Seçim çalışmaları kapsamında uzun süredir yoğun bir efor sarf ettiklerini ifade eden Birsen Orhan ise “Bizler bugün Dêrsim halkına sonsuz teşekkür ediyoruz. Dêrsim DEM’siz, DEM Dêrsim’siz olmaz Kürt illerindeki başarısına da dikkat çeken Orhan, “Kayyımın irademize dönük saldırısına da cevap oldu. Bizim olanı, bizden çalanlardan aldık. Kürt halkı iradesini gösterdi, DEM’e sahip çıktı” dedi.

Paylaşın

31 Mart: Özgür Özel’in CHP Liderliği Perçinlendi

31 Mart yerel seçim sonuçlarına göre bir diğer kazanan taraf ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve partinin değişen yönetimi oldu. Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığı Özgür Özel’e kaybetmişti.

Her ne kadar kendisi yalanlasa da yerel seçimdeki bir yenilgi ile Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP’nin başına dönmek için çaba harcamak istediği yönünde çok sayıda iddia basında yer almıştı. 31 Mart sonuçları ile birlikte Özel ve değişim ekibinin liderliği de perçinlenmiş ve Kılıçdaroğlu’nun olası bir dönüşünün önü kapanmış görünüyor.

Türkiye, bu kez yerel yöneticilerini seçmek için 10 ayın ardından yeniden sandık başına gitti. Resmi olmayan ilk sonuçlara göre Ankara ve İstanbul’da CHP’nin adayları Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş açık farkla kazanırken AKP’nin kalesi olarak görünen pek çok şehir de muhalefete geçti.

Sonuçların belli olmasının ardından CHP Genel Merkezi’nde bir zafer konuşması yapan Genel Başkanı Özgür Özel, 14 Mayıs seçim sonuçlarına atıfta bulunarak “CHP başının üstündeki yüzde 25 tavanı kırmıştır, tuzla buz etmiştir” diyerek muhalefetin adaylarına yeterince yer vermediği için sık sık eleştirilen TRT’ye eleştireler yöneltti. Özel, “TRT’nin bize yaptığı onca haksızlık ve adaletsizliğe karşı onlara bir sürprizim var demiştim. O sürpriz 1977’den beri ilk kez CHP’nin kazanan parti olarak ekranında yer almasıdır” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’nin zaferi kazanılmıştır. Milletimiz ekmeğini küçültenlere, huzurunu kaçıranlara geçit vermemiş açık bir mesaj vermiştir. Bu mesaj şöyledir: Bizim ülkemizin bir hukuk devleti olarak geri gelmesini istiyoruz. Ayrımcılığa karşı çıkıyoruz. Bizim farklılığımız zenginliğimizdir” değerlendirmesini yapan Özel, konuşması sırasında zaman zaman gözyaşlarını tutamadı. Özel, genel başkanlığı devraldığı Kemal Kılıçdaroğlu’na da teşekkür etti.

CHP’nin moral kazandığı seçime katılımın kesin olmayan verilere göre yüzde 70’lerde olduğu tahmin ediliyor. Bu oran, Türkiye’de demokrasinin hâlâ canlı ancak seçmenlerin de küskün olduğunu gösterirken İstanbul ve Ankara başta olmak üzere büyükşehirlerin kazanılması 14 Mayıs seçiminin ardından moral üstünlüğünü kaybeden muhalefet için 2028’e kadar geçecek sürede toparlanma fırsatı olarak görülüyor.

31 Mart yerel seçimleri sadece yerel yöneticilerin seçimi ve iktidar ile muhalefet arasındaki oyların dağılımı açısından değil önümüzdeki dönem siyasetin nasıl şekil alacağına işaret edecek olması açısından da önemli görülüyordu.

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in haberine göre; Siyasi analistler bu seçimler İstanbul’u ve diğer bazı büyükşehirleri kazanması durumunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan iktidarının başkanlık sistemini konsolide etmesi ve otoriter yönetimini daha da pekiştirmesi anlamına gelecekti. Ancak bu sonuçlarla muhalefetin elindeki büyükşehir belediyeleri ile hedeflediği gibi iktidara karşı denge unsuru olmak için önemli bir kazanım elde ettiğine işaret ediliyor.

CHP kulislerinde sonuçlar 1989 yerel seçimleri sonuçlarına atıf yaparak açıklayanlar da bulunuyor. 26 Mart 1989’daki yerel seçimde yüzde 28,7 oy alan Sosyal Demokrat Halkçı Parti (SHP) birinci parti olurken iktidardaki Anavatan Partisi’nin 1984 yerel seçimlerine kıyasla oyları yaklaşık 20 puan gerilemişti.

İki büyük kazanan: Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş

Seçimin iki büyük kazananı ise rakiplerine önemli farklar atan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu.

Seçimin en çok merak edilen sonuçları İstanbul’dan gelecek olanlardı. Resmi olmayan sonuçlara göre seçimi yüzde 50’nin üzerindeki oy oranıyla kazanan İmamoğlu 2019’da destek aldığı muhalefet partilerinin bu kez olmadığı, aksine Erdoğan başta olmak üzere tüm kabine üyelerinin ve hatta İYİ Parti dahil bazı muhalefet partilerinin ona karşı sahaya indiği bir ortamda seçime girdi.

Yavaş ise rakibi Cumhur İttifakı adayı Turgut Altınok karşısında ezici bir üstünlük sağlayarak yüzde 58 üzerindeki oranında bir oyla AKP’nin adayı Turgut Altınok’un oylarını ikiye katladı.

Ankara kulislerinde bu iki ismin de her ne kadar seçime CHP’den girmiş olsalar da bu sonuçların ardından partiler üstü bir konuma kavuştuklarına dikkat çekilerek 2028’de hatta belki daha erken yapılacak bir cumhurbaşkanlığı seçiminde potansiyel adaylar olarak öne çıktıkları yorumları yapılmaya başlandı.

31 Mart yerel seçim sonuçlarına göre ilk etapta bir diğer kazanan taraf ise CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve partinin değişen yönetimi oldu. 14 ve 28 Mayıs seçimlerinden sonra CHP olağanüstü kurultaya gitmiş ve seçim yenilgisinde payı olduğu düşünülen eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu genel başkanlığı Özel’e ve İmamoğlu ekibine karşı kaybetmişti.

Her ne kadar kendisi yalanlasa da yerel seçimdeki bir yenilgi ile Kılıçdaroğlu’nun yeniden CHP’nin başına dönmek için çaba harcamak istediği yönünde çok sayıda iddia basında yer almıştı. 31 Mart sonuçları ile birlikte Özel ve değişim ekibinin liderliği de perçinlenmiş ve Kılıçdaroğlu’nun olası bir dönüşünün önü kapanmış görünüyor.

CHP’nin bu başarıyı ittifaksız şekilde başarması da siyasi yorumlar arasında bir diğer dikkat çekilen husus. Millet İttifakı’nın üyesi olan İYİ Parti 14 Mayıs sonrası ittifaktan ayrılarak çoğu yerde CHP aleyhine bir kampanya yürütmüştü. İYİ Parti’nin oy oranındaki büyük düşüş de önümüzdeki günlerde partide olağanüstü bir kurultaya gidilip gidilmeyeceğine dair soru işareti oluşturdu. İYİ Parti her ne kadar yerel seçimde kötü bir sonuç alsa da hala TBMM’de 38 milletvekiline sahip.

Bu arada CHP, TBMM’deki 5 sandalyesini de yerel seçimlerle kaybetti. Kastamonu, Balıkesir, Kırıkkale, Afyon ve Adıyaman’da belediye başkanlıklarının kazanılması ile CHP’nin sandalye sayısı 124’e inmiş olacak.

Yaklaşık 61 milyon seçmenin oy kullanabileceği yerel seçimler eğer TBMM erken seçim kararı almaz ya da bir referandum düzenlenmezse 2028’deki cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimine kadar geçecek dört yıllık sürede gidilen son sandık oldu.

14 Mayıs seçimlerindeki beklenmedik yenilginin ardından muhalefet seçmenlerinin sandığa gitmekte çok istekli olmayabileceği yorumları yapılmasına rağmen bugünkü seçime katılım oranı çok düşük olmasa da 2019’un gerisinde kaldı. Resmi olmayan verilere göre seçime katılım oranı şu anda yüzde 70’lerde görünüyor.

Emekliler Erdoğan’a “ders” mi verdi?

Bu yerel seçimlerin önceki seçimlerden en büyük farklarından biri de ağır bir ekonomik kriz döneminde gerçekleşmesi ve bunun da sonuçlara yansıması oldu. Çok farklı şehirlerde yaptığımız gözlemlerde halkın ekonomik sorunlarının daha ön plana çıktığı ve özellikle emeklilere yapılan zamların düşüklüğünün büyük hayal kırıklığı yarattığını gözlemlemiştik.

Tüm partiler bu ağır şartları göz önünde bulundurarak sosyal destek vaatlerine ağırlık verirken Ankara ve İstanbul’daki başarılı sosyal belediyecilik örnekleri ile halkta muhalefetin kendi sorunlarına karşı daha duyarlı olduğu kanaati oluşturdu.

Türkiye haritasının yerel yönetimler açısından değiştiği seçimlerin belirleyici partilerinden biri Yeniden Refah Partisi oldu. Anadolu Ajansı verilerine göre saat itibariyle YRP’nin oyları yüzde 6’ya yaklaşıyor. Fatih Erbakan’ın genel başkanlığını yaptığı YRP genel seçimde Cumhur İttifakı çatısı altında girdikten sonra yerel seçimde çoğu şehirde bazıları eski AKP’li güçlü isimleri aday olarak çıkarmıştı.

Paylaşın