Kılıçdaroğlu’ndan “Akşener” Açıklaması: Arada Ülkücü Damarı Tutar

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecinde İYİ Parti Lideri Akşener ile yaşanan gerileme değinerek, “Meral Hanım merttir, büyük mücadeleler veriyor” dedi ve ekledi:

“Ana kucağını da çok iyi bilir, yeri geldi mi masaya vurmasını da çok iyi bilir. Ona müteşekkir olduğumu herkesin bilmesini isterim. İlk görüş ayrılığında onu bilmeyen bazı insanlar söylenmemesi gerek bazı şeyleri söylediler. Vallahi de hiç tanımamışsınız. Gerekirse yumruğunu masaya vurun diyorum ya, arada bir Ülkücü damarı tutar, gayet iyi biliyorum.”

Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, kısa bir konuşma yapacağını belirterek şunları söyledi:

“Değerli arkadaşlarım, bütün vatandaşlarım, bu coğrafyanın neresinde yaşıyorsanız huzur içinde yaşamanızı, ülkeden bereketin fışkırmasını isterim. Dostluğun kadim olmasını isterim, yürekten selam vermenizi isterim, yeni bir başlangıç için beraber var olduğumuz bütün sıkıntıları aşalım istiyorum. Ve bunları yaptığımız için o şahane Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. Bundan emin olmanızı istiyorum.

Bugün çok kısa bir konuşma yapacağım.

Grup kürsümüze veda etmek için bugün buradayım. Ne yalan söyleyeyim bu satırları kaleme almak benim için de hiç kolay olmadı. Tüm yaşadıklarımızı geride bırakıp bu kürsüye veda etmek kolay değil. Bu salon, bu kürsü evim, sizler de benim yol arkadaşlarımsınız. Size son kez bu kürsüden bakmak istiyorum.

Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak tehlikelerle doludur. Her sabah ‘ya nasip’ diyerek ailenizden ayrılırsınız.

Sizler Bay Kemal ile beraber yürümeye karar verdiniz bu tercihinizi yüreğime yazdım. Siz hak hukuk bilirsiniz. Bay Kemal’in şansı da işte budur, sizin kocaman yüreğiniz. Başınızı hep dik tuttunuz. Sizin gibi yol arkadaşlarım olduğu için onur ve gurur duyuyorum.

“Umutluyum be dostlar”

Allah hepinizden razı olsun. Hakkınızı helal edin.

Bakmayın siz, o saraylıların her şeyi varmış gibi görünüyor ama aslında hiçbir şeyleri yok. Ruhları kararmıştır, bizim her şeyimiz var.

Kalbimiz, yüreğimiz var. Mazlumlar için atan kocaman yüreğimiz var. Bu kürsü, o mazlumların acı feryatlarının duyulduğu bir kürsüdür. Bu mikrofonda o acıların tüm Türkiye’ye duyurulduğu kürsüdür. Umutluyum be dostlar gerçekten umutluyum.

“Meral Hanım’ın arada Ülkücü damarı tutar”

Yelkenlerimizi hareket ettirecek rüzgarları düşünüyorum. Bunu İYİ Parti’nin sayın Genel Başkanı Meral Akşener ile yapacağız. Çünkü Meral Hanım merttir, büyük mücadeleler veriyor. Ana kucağını da çok iyi bilir, yeri geldi mi masaya vurmasını da çok iyi bilir. Ona müteşekkir olduğumu herkesin bilmesini isterim. İlk görüş ayrılığında onu bilmeyen bazı insanlar söylenmemesi gerek bazı şeyleri söylediler.

Vallahi de hiç tanımamışsınız. Gerekirse yumruğunu masaya vurun diyorum ya, arada bir Ülkücü damarı tutar, gayet iyi biliyorum.

Saadet Partisi’nin sayın Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile bitireceğiz. Temel Bey bilgedir, cesurdur. Yüreği cesaretle dolu olanın yolu aydınlık olur. O hepimizin iyi tanıması gereken önemli bir siyasal aktördür ve bir bilgedir.

Gelecek Partisi’nin sayın Genel Başkanı Davutoğlu ile bitireceğiz bu deliliği. Ahmet Bey’in güçlü bir entelektüel birikimi var. O bu süreci toparlayanların başında gelir. Yeniden yolumuza döndük, günlerdir uyumuyor bu lider. Bilin, onu yakından tanıyın. O da çorbada tuzu olan çok değerli bir insan.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile bitireceğiz. Bu genç lider ile Türkiye’nin perişanlığına son vereceğiz. Bu ülke için alın terini beraber dökeceğiz.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Bey ile de bu deliliğe son vereceğiz. Menderes ve Demirel’in gençliği vardır onun yüzünde de yüreğinde de. Yürekli, cesur ve genç bir liderdir.

Ve iki kişi daha var. O iki kişiyi siz de gayet iyi ve yakından tanıyorsunuz. Burada söylemiştim. Evladım, Ekrem İmamoğlu demiştim… O da yanımda olacak. Yıllardır çokça omuz omuza verdiğimiz, birbirimiz koruyup kolladığımız, en zor zamanlarda birbirimizden güç aldığımız dostum Mansur Yavaş… O da buradadır.

“Tüm bunlar geçecek”

Büyük lokma yiyeceğiz ama artık büyük laf etmeyeceğiz. Dostlarım bilsin ki öleceksek bu vatana olan aşkımızdan öleceğiz. Bir gün tüm bunlar geçecek, şafak, tatlı bir gülümseme ile dolacak. Birbirimize bakacak, kucaklayacak, başardık diyeceğiz. Ve gerçekten başardık.

Hakkınızı helal edin dostlarım, haydi bismillah!”

Paylaşın

Kapatma Davası: HDP 14 Mart’ta Sözlü Savunma Yapacak

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) açılan davada yeni gelişme… AYM heyeti, 14 Mart’ta HDP yetkililerinin sözlü savunmasını dinleyecek.

Sözlü savunmanın ardından davaya ilişkin bilgi ve belgeleri toplayacak raportör, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde açılan davada, Anayasa Mahkemesi heyeti, 14 Mart’ta 14 Mart 2023 Salı saat 10.00’da, parti yetkililerinin sözlü savunmasını dinleyecek.

Süreçte ne olacak?

14 Mart’ta HDP’nin yapacağı sözlü savunmanın ardından davaya ilişkin bilgi ve belgeleri toplayacak Anayasa Mahkemesi raportörü, esas hakkındaki raporunu hazırlayacak. Raporun, Anayasa Mahkemesi’nin 15 üyesine sunulması sonrası Yüksek mahkeme başkanı toplantı için bir gün belirleyecek.

Üyeler belirlenen günde bir araya gelerek kapatma istemini esastan görüşmeye başlayacak. AYM Genel Kurulu ise son kararını verecek. Kapatma, kapatmama ve Hazine yardımından men etme gibi karar seçenekleri bulunuyor.

Kararlar 3’te 2 çoğunluk ile alınıyor. Bu durumda 15 üyeden 10’unun kapatma yönünde oy kullanması gerekiyor. Bu süreçte kapatma ile birlikte “siyasi yasak” kararı da verilebiliyor.

Seçim öncesi kapatılırsa ne olacak?

Anayasa Mahkemesi seçimden önce yani 14 Mayıs öncesi kapatma kararı verirse de vereceği tarih kritik bir önem taşıyor. YSK takvimine göre “listelerin sunulma”, “listelere itiraz” ve “listelerin kesinleşmesi” süreçlerine göre farklı durumlar ortaya çıkacak.

Eğer listelerin sunulma aşaması öncesi bir kapatma kararı çıkarsa HDP’den siyasi yasak almayan isimler başka partilerden aday olabilecek.

Ancak YSK’nin milletvekili aday listelerini kesinleştirdikten sonra bir parti kapatma kararı verilirse HDP listesindeki tüm milletvekilleri düşecek ve seçime giremeyecek. Bu durumda HDP’nin seçmene seçime giren bir partiye oy verilmesi çağrısı yapması bekleniyor.

Olası bu partinin de “Emek İttifakı” bileşenlerinden biri olabileceği gibi Demokratik Bölgeler Partisi ve Yeşil sol Parti gibi seçenekler olduğuna da dikkat çekildi.

Paylaşın

MHP Lideri Bahçeli: Bize Göre Amed Diye Bir Yer Yok

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan MHP Lideri Bahçeli, “‘Hükümet istifa’ sloganları karanlık bir planın ön hazırlıklarıdır. Milli hislerimizi kaşımanın çabasındadır. Toplumsal muhalefeti kışkırtan, yıkıcı dille çatışma iklimini yeşertmenin peşinde koşanlar kendi kazdıkları kuyuya düşmekten kurtulamayacaktır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Türkiye tribünlerde kurulmadı. Herkes aklını başına almalıdır. Rüzgar estiren fırtına ile devrilecektir. Geçtiğimiz hafta sonu Bursaspor-Diyarbakırspor arasında oynanan maçta sallanan görsellerin sporun ahlak ve doğasına aykırı olduğu herkesin malumudur. Bize göre Amed diye bir yer yoktur, Amedspor’dan bahsedilemeyecektir.”

Bahçeli, konuşmasının devamında, “Bursa’da küçük bir azınlık olan terör yandaşlarının stadyumu tahrik etmesi, çıkan olayların Kürt kökenli kardeşlerimle ilişkilendirilmesi rezalettir. Türk ile Kürt arasına düşmanlık tohumu ekmeye kalkan kim varsa, koparılması gereken çıban başıdır. Bursa nasıl gözbebeğimizse, Diyarbakır da öyledir. Bursaspor’u milli duruşundan dolayı tebrik ediyorum. Bursaspor taraftarını da buradan selamlıyorum” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Acımız kaybımız ne kadar fazla olursa olsun onları hafifletecek mahşeri vicdan ayaktadır. Devlet, milletiyle bir ve beraber olmuş mağduriyetlerin geniş etkisi giderilmeye başlanmış, çok ciddi mesafeler alınmıştır. Umutlar dirilmiştir. Bizim anlayışımızda insan insana candır, kandır, dayanaktır, hayattır.

Bir aydır her insanımızın kalbi deprem bölgesinde atmaktadır. 85 milyon aynı duyguda kilitlenmiştir. Hiçbir mazlum insanımızı darda ve zorlukta bırakmama hakimdir. Siyaseti kavga ve kutuplaşmaya çeviren fırıldakların U dönüşlerine itibar etmeyeceğiz. Cumhur İttifakı olarak sağa sola bakmadan adanmış yüreğimizle Türk milletine hizmet edeceğiz. Başkaları dedikodu çarkına kapılacak, biz dağları aşacağız. Başkaları polemik batağında debelenecek biz huzur, barış ve kardeşliğin manifestosunu yazacağız. Devletimiz tüm kapasitesiyle depremden yara alan vatandaşlarımızın yanındadır.

Yeni yapılacak konutların zemin +3 veya 4 katı geçmeyeceği açıklanmıştır. 3 Mart Cuma günü Sayın Cumhurbaşkanımızın himayesinde gerçekleşen bilim insanlarımızın katıldığı Ulusal Risk Kalkanı toplantısı gelecek için umut verici atılımdır. Cumhurbaşkanlığı bünyesindeki 9 politika kuruluna 10’uncusu olarak Afet Politikalar Kurulu’nu takdirle karşılıyoruz.

Her şeyden evvel deprem gerçeğini kabul ederek kalıcı ve köklü tedbirler gerçekleştirmek, dayanıklı binalar inşa etmek vazgeçilemeyecek hedefimizdir. 230 bin binada 645 bin bağımsız bölümün tespit edildiği tespit edildiğinde yapılacak çok iş olduğu görülecektir. Cumhur İttifakı bu yıkımın altından kalkmaya muktedirdir.

Seçim müziği kullanmayacağız, taşkın heyecanlara prim vermeyeceğiz, sağduyumuzu kullanacağız. Pozitif gündemli siyasetimizi ülke genelinde yansıtacağız. Milletimizle her an ve her alanda iç içe olacağız. Cumhur İttifakı’nı tüm yurt sathında anlatmaya devam edeceğiz. Milliyetçilik yalnızca gözyaşından ibaret bir duygu seli, coşkuyla dinlenen bir marş değildir.

Bizim siyasetimizin ve siyasi hedeflerimizin uygulama alanı Türkiye’dir. Türk-İslam coğrafyalarımıza bakışımızın ağırlık merkezi Türkiye’dir. Ülkemiz güçlü olamadığı, insanlarımız ileri hayat seviyesine ulaşamadığı takdirde ülkülerimizin hayata geçme şansı yoktur. Biz insanı merkeze alarak, insan için yola çıkmış, devleti insan için hizmet aracı olarak gören insan-devlet, insan-milleti ilişkisini demokrasiyle sağlamış kutlu bir davanın mensuplarıyız. Bizim devletle, Cumhuriyetle, milletle, ortak değerlerle, demokrasiyle hiçbir sorunumuz olmamıştır. Bize göre tercih edilerek yapılacak siyaset eksiktir.

Devletin bütünlüğüyle temel değerlerine yönelik tehlikelerde devletin nasıl korunması gerektiğini gösteren milliyetçi-ülkücü harekettir. Açık yürekle, tam bir inançla ifade ediyorum ki MHP milletimiz için öngörülen tehlikeler karşısında sonuna kadar direnecek, yeri gelirse her bedeli ödemeye hazır olacaktır.

Cumhur İttifakı bir seçim ittifakı değildir. Türkiye’yi hedef alan iç ve dış husumet cephesine karşı tarihi birlikteliğin unvanıdır. Türkiye’nin çıkarları esastır. Kararlılığımız, işbirliğimiz ve ittifak kültürümüz Türkiye’yi lider ülke yapacak 2023 hedeflerini gerçekleştirmenin yanı sıra dünya barışının ve adaletinin güvencesi İslam alemin yegane ümidi olan Türkiye’yi küresel güç haline getirecek 2053 ve 2071 vizyonlarının altyapısını tesis edecektir.

İstikbalin yol haritası 14 Mayıs’ta netleşecek. Aziz Türk milleti kesin hükmünü sandıkta gösterecektir. Cumhur İttifakı Türkiye Cumhuriyeti’ni yeni yüzyıla kardeşlik ve kucaklaşma bağlarıyla ulaştıracaktır.

Doğal afetlerin teslim alamadığı Türkiye’yi doğal olmayan çalışmalarla boyun eğdirmeye çalışan mihrakları biliyoruz. Altılı Masa’nın iflah olmaz bir krize yakalandığı günlerde Türk-Kürt kardeşliğiyle oynayanların ateşle oynadıkları ortadadır. ‘Hükümet istifa’ sloganları karanlık bir planın ön hazırlıklarıdır. Milli hislerimizi kaşımanın çabasındadır.

Toplumsal muhalefeti kışkırtan, yıkıcı dille çatışma iklimini yeşertmenin peşinde koşanlar kendi kazdıkları kuyuya düşmekten kurtulamayacaktır. Türkiye tribünlerde kurulmadı. Herkes aklını başına almalıdır. Rüzgar estiren fırtına ile devrilecektir.

Geçtiğimiz hafta sonu Bursaspor-Diyarbakırspor arasında oynanan maçta sallanan görsellerin sporun ahlak ve doğasına aykırı olduğu herkesin malumudur. Bize göre Amed diye bir yer yoktur, Amedspor’dan bahsedilemeyecektir. Bursa’da küçük bir azınlık olan terör yandaşlarının stadyumu tahrik etmesi, çıkan olayların Kürt kökenli kardeşlerimle ilişkilendirilmesi rezalettir. Türk ile Kürt arasına düşmanlık tohumu ekmeye kalkan kim varsa, koparılması gereken çıban başıdır. Bursa nasıl gözbebeğimizse, Diyarbakır da öyledir. Bursaspor’u milli duruşundan dolayı tebrik ediyorum. Bursaspor taraftarını da buradan selamlıyorum.

TFF’nin atıl ve aciz kaldığı hususunda yaygın kanaate kulak verilmelidir. Türk sporu dostluğun ve kardeşliğin vadisidir. Futbol sahalarından kaos çıkarmak bu millete yapılacak kötülüktür.

Bu ülkenin başına ne gelmişse küçük politikalardan ve küçülmüş politikacılardan kaynaklanan bir gerçektir. İlkeli olmak demek insanın kendisine sadakati demektir.

Milletimiz depremin enkazıyla ve feci sonuçlarıyla mücadele ederken siyasi istismara tevessül etmek, yıkıma devam etmek ihanetin alenileşmesidir. Hatay’da bir hastande jenaratör devreye girmediği için hastaların öldüğünü, suyun bulunmadığını söyleyenler ilkesizliğin yüzleridir. Sayın Cumhurbaşkanımızla birlikte Elbistan ziyaretimizde ortalığı karıştırmaya çalışan siyasi provoaktörler hem ilkel hem de ilkesiz güruhtur.

Bir yıldır Cumhurbaşkanını açıklamayıp, bir günde toz duman olanlar ilkesizliğin canlı timsalidir. Bir yıl boyunca eğri bacaklı masayı kumar masası, küçük hesaplar masası, noter masası diyerek önce devirip, sonra tyekrar oturanlar ilkesizliğin numuneleridir. Kazanamaz dediği Cumhurbaşkanı adayının yanında hizalanmak ilkesizliğin daniskası değil de nedir? Masayı devirene sandalye sunmak çürümüş siyasetsizlik önerisi değil midir? Makam ve mevki pazarlıklarıyla masaya geri oturan İP başkanı söylediği sözlerin altından nasıl kalkacak? Türk siyaseti bu tip bir ilkesiziliği ne görmüş ne muhatap olmuştur. Bir kere satan yine satar.

Milletimiz ve Türkiyemiz böyle bir muhalefete müstahak değildir. Masada oturmayı beceremeyenlerin 85 milyona hizmet etmesi, siyasi duruş sergilemesi beyhude bir beklentidir.”

Paylaşın

Babacan Aday Belirleme Sürecini Anlattı: Çok Gürültülü Oldu Ama Uzlaştık

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun belirlenmesi sürecini anlatan DEVA Lideri Babacan, çok gürültülü oldu, gelgitli oldu ama perşembe günü oturduk ilk defa, pazartesi de açıkladık.

Babacan, açıklamasının devamında, “Olabilecek isimlerle ilgili çok yoğun bir toplumsal tartışma devam ediyordu, biz de bu tartışmaları takip ediyorduk. Her parti bu isimleri kendi içinde değerlendirerek geldiği için muhtemel adaylarla alakalı partilerde ve toplumda kanaatler vardı. Bu kanaatleri masaya koyduk ve sonuca vardık” ifadelerini kullandı.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, FOX TV’de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Babacan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“(Kılıçdaroğlu’nun adaylığı) Öncelikle ülkemiz için hayırlı olsun diyorum. Ülkemiz için tarihi bir aşamayı geçtik. Demokrasimizin gerçekleştirdiği en önemli başarıyı elde ettik.

Bizim yaptığımız hazırlık, yakın tarihimizin en detaylı ve en düzgün hazırlığı. Artık biz hazırız. Sayılı gün var ama biz hazırız. Ben buradan Sayın Erdoğan’a diyorum ki ‘Millet İttifakı hazır, sizin hazırlıklarınız nerede, yeni anayasanız nerede, önümüzdeki 5 yıl bu ülke için ne yapacaksınız söyleyin.’

Çok gürültülü oldu, gelgitli oldu ama perşembe günü oturduk ilk defa, pazartesi de açıkladık.

Olabilecek isimlerle ilgili çok yoğun bir toplumsal tartışma devam ediyordu, biz de bu tartışmaları takip ediyorduk. Her parti bu isimleri kendi içinde değerlendirerek geldiği için muhtemel adaylarla alakalı partilerde ve toplumda kanaatler vardı. Bu kanaatleri masaya koyduk ve sonuca vardık.

En hazırlıklı ve donanımlı kadro olarak hazırız.

(Erdoğan’ın ilk anlarda müdahale edemedik açıklaması) Ölümlerin çoğu ilk 48 saatte müdahale edilemediği için oldu. İnsanlar nefessiz kaldığı için ve donarak öldü. İş makineleri geç hareket ettiği için insanlar öldü. TSK ve maden işçilerinin derhal harekete geçmedikleri için insanlar hayatını kaybetti. Sayın Erdoğan bunu ‘ilk 2 gün biraz aksaklık oldu’ diyerek basitleştiremezsiniz.

(Akşener’in Altılı Masa’ya dönüşü) Pazar günü öğleden sonra bu hareketlilik bize intikal etti. Arkasından gece yoğun bir telefon trafiği yaşadık. Gece en son 2.30 civarıydı telefon görüşmem. Sabah tekrar devam ettik. Toplantının olacağı saate kadar da bu görüşme trafiği devam etti. Çoklu bir müzakere ortamı olduğu için ikili veya üçlü beşli istişareler oluyor. Sonuçta biz bu işi uzlaşıyla bitirdik. Demokraside farklı fikirler olur, farklı çözümler bulunur.

(Ekrem İmamoğlu – Mansur Yavaş formülü) Formülasyonu nasıl ve ne zaman olacağı, hukuki ve siyasi yönlerini dün toplantımızda uzun uzun konuştuk. Makul bir formatta olması gerekiyordu. Ekrem Bey ve Mansur Bey’i de takıma kattık devam ediyoruz. Hep beraber aynı takımda olmamız önemli. Milletimizin gönlünde yer alan isimlerin bu işin içinde olması… Büyük resim bu.

2 mart günü neler yaşandı?

Perşembe günü kalkmadan önce 6 genel başkanın imzasıyla pazartesi günü tekrar toplanacağımızı ilan ettik. Diplomaside buna çapalamak denir. 6 tane imzayla çapayı attık. Dolayısıyla o pazartesi günkü toplantının gerçekleşmesinde rol oynadı. 4 günlük süre içerisinde başladı bitti ve ortak adayımızı açıkladık.

Cumartesi günü beş genel başkan oturduğumuzda beş imzalı bir metin açıklamadık. Bu da bir siyasi duruş. Cuma günü İYİ Parti açıklama yapmış, cumartesi beş lider bir araya gelmişiz ama imzalı bir açıklama yapmadık. Beş imzalı bir şey olmasını istemedik.

Sayın Akşener’in gelmiş olmasından çok büyük memnuniyet duyduk, çok sevindik. Önce birer kahve içtik sonra masaya geçtik. İki belediye başkanının yardımcı olması konusunu değerlendirdik. Yeni bir fikir olduğu için iyice irdeledik.

Herkes farklı üslupta görüşlerini ifade ediyor. 1 senedir aynı masada oturduğumuz için herkesin huyunu, duruşunu artık tanıdık. Hiçbir zaman kırılma, gücenme olmaz. Herkes fikrini söyler. Sonuçta uzlaştık, bitirdik.

Son 5 yıldır kaşı çatık bir cumhurbaşkanının, kızgın bir yönetimin, ne zaman konuşsa ağzından hakaretler dökülen bir Bahçeli’nin olduğu hükümetin oluşturduğu sonucu biliyoruz. Öfkeyle, nefretle, hakaret yağdırarak ülkeyi yönetiyorlar. Büyük bir enkaz bırakıp gidecekler.

Tek bir kişiye oy istemeyeceğiz. Bir kadroya oy isteyeceğiz. Bir yıldızlar takımına oy isteyeceğiz. Altı genel başkan, iki çok kıymetli ve başarılı belediye başkanı arkadaşımızla yıldızlar takımı oluşturduk.

12. madde açıklaması

Şu andaki mevzuata göre bu mümkün değil. Aynı anda her iki görevi yapacaklar diye bir şey yazmıyor dikkat ederseniz. Yasalara ve meclisteki dengelere bakılacak. Eğer belediye başkanı görevinden ayrıldığında, belediyenin anahtarını şu andaki iktidara teslim edecekse bu doğru bir şey değil.

Cumhurbaşkanının uygun göreceği zaman ne zaman? 2024 Mart seçimine kadar beklenebilir. Bu artık programın başında da konuştuğumuz gibi siyasi ve hukuki değerlendirmelerle beraber cumhurbaşkanının uygun gördüğü zamanda olacak bu. Çünkü belediye başkanlarının görevlerine devam etmeleri çok kritik. İki belediyede zaafiyet olsun istemeyiz.”

Paylaşın

Gelecek Partisi’nde “Kılıçdaroğlu” İstifası

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Muharrem Ödemiş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesinin ardından istifa ettiğini açıkladı.

Birçok kez, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itirazlarını partisinin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na ilettiğini belirten Muharrem Ödemiş, istifasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin yeni dönemi şekillendireceği iddiasıyla açıklanan liderlik namzedini ve bu liderliğin kadro yapısını, büyük bir heyecanla çıkmış olduğumuz siyasi maceramız için bir hayal kırıklığı olduğu gerekçesiyle, son yıllarda yaşadığımız kutuplaştırıcı ve ötekileştirici siyasetin, bir başka versiyonunun, eser miktarda da olsa, öznesi olmak istemediğimi tüm kamuoyuna duyurmak istedim.” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu: Bu zaferin kaybedeni olmayacak

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunun ilan edilmesinin ardından, seçimin kazanılması durumunda cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı duyurulan liderlerden Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu’ndan ilk mesaj geldi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Davutoğlu, “Millet İttifakı olarak Cumhurbaşkanı adayımız Sn. @kilicdarogluk’dur. Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olsun. Hep birlikte kazanacağız, bu zaferin kaybedeni olmayacak” paylaşımı yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ev sahipliğinde bir araya geldi.

Saat 16.00’da başlayan liderler toplantısı yaklaşık 4,5 saat sürdü. Liderler Saadet Partisi Genel Merkezi’nden kalabalığın önüne çıktı.

SP Lideri Karamollaaoğlu, “Elbette içinde bulunduğumuz günler acılı günler. Vefat eden bütün kardeşlerimize cenab-ı haktan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Birçok şehirde neredeyse bina ayakta kalmadı. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini biliyorsunuz. Hava biraz soğuk. Ben bu toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı bir görev addediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanımızdır. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum” diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladı.

Paylaşın

Geniş Tanımlı Kadın İşsiz Sayısı 4 Milyonu Aştı

2018 yılında dar tanımlı/resmi kadın işsiz sayısı 1,4 milyon kişi iken 2022 aralık ayında 1,7 milyon kişiye, aynı dönemde geniş tanımlı kadın işsizliği ise yüzde 23,5’ten yüzde 29,5’e yükselerek 4 milyon 82 bin kişiye yükselmiştir.

Türkiye’de kadın-erkek istihdam oranlarını yıllara göre incelediğinde, 2018-2022 yılları arasındaki son 5 yıllık dönemde kadın istihdamının çok düşük bir artış gösterdiği görülmektedir. 2018 yılında kadın istihdamı yüzde 29,4 iken 2022 yılının Aralık ayına gelindiğinde 1,9 puan artarak yüzde 31,3’ye yükselmiştir.

Haber Kaos, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) / Genel-İş Sendikası Emek Araştırma Dairesi (EMAR) 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesi Kadın Emeği Raporu’nu kamuoyu ile paylaştı. “2023 8 Mart’ına kadınlar olarak büyük acı ve kayıplarla giriyoruz” ifadelerine yer verilen raporda; kadın emeğine, bedenine ve sesine yönelik saldırılara karşı mücadele edilirken meydana gelen depremlerdeki kayıplara dikkat çekildi.

Raporda, sendikanın Hatay şubesinde uzun yıllar mücadele eden Fatma Dadük’ün de hayatını kaybettiği belirtildi ve “Fatma Dadük ve depremde kaybettiğimiz onbinlerce yurttaşı saygıyla anıyoruz” denildi.

Kadın emeğinin Türkiye’de ve dünyada durumuna dair güncel veriler ile her yıl hazırlanan “Kadın Emeği Raporu”nda bu yıl, deprem bölgelerindeki kadınların çalışma hayatındaki durumunun öncelikli olarak incelendiği kaydedildi. Raporda, ayrıca, dünyadaki örnekleriyle karşılaştırmalı olarak kadınların istihdam, işsizlik, iş gücüne katılamama nedenleri, sendikalaşma düzeyleri, gelirleri ve yoksulluk düzeyleri de analiz edildi.

EMAR tarafından araştırmanın öne çıkan sonuçları şöyle özetlendi:

“Deprem öncesi dönemde Gaziantep, Adıyaman, Kilis, Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye, Şanlıurfa ve Diyarbakır illerinde kadınların iş gücüne ve istihdama katılımı oranları düşüktür. Bölgede iş gücünün yüzde 73’ü (2 milyon 292 bin) erkeklerden, yüzde 26,7’si (837 bin) kadınlardan oluşmaktadır. Toplam istihdamın; yüzde 74’ü olan bir milyon 987 bini erkeklerden; yüzde 25,6’sı olan 695 bini ise kadınlardan oluşmaktadır. Deprem ile birlikte de kadın istihdamının çok ciddi bir şekilde düşeceği görülmektedir.

Deprem bölgesindeki kadınlar sosyal güvenceden yoksundur. İstihdam edilen kadınların yarısından fazlası kayıt dışı çalıştırılmıştır. İstihdam edilen kadınların yüzde 48’i sosyal güvenlik kurumuna kayıtlı çalıştırılırken, yüzde 52’si kayıt dışı çalıştırılmaktaydı.

Deprem bölgesindeki kadınların işsizlik oranı, ülke genelindeki kadınların işsizlik oranından yüksektir. 2021 yılında ülke genelinde kadın işsizlik oranı yüzde 14,7 iken deprem bölgesinde bu oran 2,1 puan fazla olarak yüzde 16,8’dir. Türkiye’deki toplam kadın işsizliği 2021 yılında 1,5 milyondur. Toplam kadın işsizliğinin yaklaşık yüzde 10’ununu (141 bin kadından fazlası) da deprem bölgesinde yaşayan kadın işsizler oluşturmaktadır.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) verilerine göre Türkiye’de kadın istihdamı yüzde 34,3 iken erkek istihdamı yüzde 70,7’dir. OECD ve AB üye ülkelerin ortalamalarına baktığımızda; kadın-erkek istihdam oranlarının birbirlerine yakın, dolayısıyla da istihdamda cinsiyet açığının daha düşük olduğunu görülmektedir. OECD üye ülke ortalamasında kadın istihdamı yüzde 62,4, cinsiyet açığı yüzde 14,2; AB üye ülke ortalamasında yüzde 65, cinsiyet açığı yüzde 9,9 iken Türkiye’de bu oran ülke ortalamalarının yarısı kadar olup yüzde 34,3’tür. İstihdam da cinsiyet açığı ise yüzde 36,4’dür.

Türkiye’de kadın-erkek istihdam oranlarını yıllara göre incelediğimizde, 2018-2022 yılları arasındaki son 5 yıllık dönemde kadın istihdamının çok düşük bir puanda artış gösterdiğini görülmektedir. 2018 yılında kadın istihdamı yüzde 29,4 iken 2022 yılının Aralık ayına gelindiğinde 1,9 puan artarak yüzde 31,3’ye yükselmiştir.

Türkiye’de kadınların işsizlik oranları her geçen gün artmaktadır. OECD verilerine göre Türkiye’de kadınların işsizlik oranı yüzde 12,7 ile AB ve OECD üye ülke ortalamalarının 2 katından fazladır. AB üye ülke ortalamalarında kadın işsizliği yüzde 6,4, OECD üye ülke ortalamasında ise yüzde 6,8’dir.

‘Geniş tanımlı kadın işsiz sayısı 4 milyonu aştı’

Son 5 yıllık döneme ayrıntılı olarak baktığımızda; dar tanımlı kadın işsizlik oranı yüzde 14 civarındayken geniş tanımlı kadın işsizlik oranının arttığını görmekteyiz. 2018 yılında dar tanımlı/resmi kadın işsiz sayısı 1,4 milyon kişi iken 2022 Aralık ayında 1,7 milyon kişiye yükselmiştir. Aynı dönemde ise geniş tanımlı kadın işsizliği yüzde 23,5’ten 6 puan artarak yüzde 29,5’e yükselerek 4 milyon 82 bin kişiyi bulmuştur.

2022 yılı 4. çeyrek verilerine göre 9 milyon 663 bin kadın ev işleri nedeniyle çalışma hayatına dâhil olamadığını belirtmişken ev işleri nedeniyle çalışma hayatına dâhil olamadığını belirten erkek sayısı verisi bulunmamaktadır. Ailevi ve kişisel nedenlerle çalışma hayatına dâhil olamadığını belirten kadın sayısı 2 milyon 286 bin kişi iken bu verilerdeki erkek sayısı kadın sayısının 5’te birine denk gelmektedir ve sadece 466 bin kişidir.

2022 yılı 4. çeyrek verilerine göre 10 milyon 298 bin kadın istihdamının 6 milyon 951 bini (yüzde 67,4’ü) kayıtlı, 3 milyon 347 bini ise (yüzde 32,5’i) kayıt dışı çalıştırılmaktadır. Veriler göstermektedir ki Türkiye’de 3,3 milyon kadın sosyal güvenceden yoksundur.

2022 yılı 4. çeyrek verilerine göre tam zamanlı çalışan kadın sayısı 8 milyon 642 bin; yarı zamanlı çalışan kadın sayısı ise bir milyon 656 bin kişidir. Tam zamanlı çalışan kadınların yüzde 74,3’ü kayıtlı, yüzde 25,6’sı ise kayıt dışı çalışırken, yarı zamanlı çalışan kadınların çoğunluğu kayıt dışı çalıştırılmaktadır. Buna göre yarı zamanlı kadınların sadece yüzde 31,8’i kayıtlı iken yüzde 68,1’ine kayıt dışı istihdam edilmektedir.

Kadınların sendikalara katılımı düşüktür. 2023 Ocak ayı verilerine göre Türkiye’de kadınların sendikalaşma oranı yüzde 10,4 iken erkeklerin sendikalaşma oranı yüzde 16,1’dir. Bu veriye, kayıt dışı istihdam dâhil edildiğinde gerçek kadın işçi sendikalaşma oranı sendikalaşma 4,2 puan azalarak yüzde 6,2’ye gerilerken; erkek işçilerde de bu oran 5,1 puan azalarak 11,2 düşmektedir.

“Erkekler kadınlardan daha fazla kazanıyor”

Türkiye’de de erkeklerin kadınlara göre yüzde 20,84 fazla kazanmaktadır. Çalışma biçimlerine göre incelediğimizde kadın ve erkekler arasındaki fark en fazla yevmiyeli çalışan kadın ve erkeklerdedir. Yevmiyeli çalışan erkekler yevmiyeli çalışan kadınlara göre yüzde 47,39 daha fazla kazanmaktadır. Ücretli maaşlı çalışanlarda ise bu fark yüzde 16’dır. Ücretli çalışan erkekler kadınlara göre yüzde 16 daha fazla kazanmaktadır.

Türkiye’de resmi yoksulluk verilerini cinsiyet karşılaştırması yaparak incelediğimizde yoksulluktan en fazla kadınların etkilendiğini görüyoruz. Erkeklerde yoksulluk, 8,5 milyon kişi ile yüzde 20,8; kadınlarda yoksulluk ise 9 milyon kişi ile yüzde 21,8’dir.”

Paylaşın

Dünya Basını: Türkiye’de 2. Kemal Dönemi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu olduğu duyurulması, dünya basınında geniş yer buldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ev sahipliğinde bir araya geldi.

Toplantı sonrası Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın adayı olduğu açıklandı.

Dünya basını, Türkiye’de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini ve süreci uzun süredir yakından takip ediyor. ABD’de Donald Trump, Brezilya’da Jair Bolsonaro ve İsrail’de daha sonra geri dönse de Binyamin Netanyahu’nun seçim kaybetmesiyle, batı basını Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yenilmesiyle “güçlü adam” ekolünün zemin kaybetmeye devam edip etmeyeceği sorusunun cevabını arıyor.

Öte yandan Türkiye’nin batı ittifakından uzaklaşması ve hak ihlalleri birçok ülkede gündem olurken, altı farklı görüşten partinin tek adaya karşı birleşmesi dünyanın ilgisini çekmişti.

Britanya’nın kamu yayıncısı BBC, “Türkiye’nin sıklıkla bölük olan muhalefet partileri, Erdoğan’ın karşısına çıkması için tek bir aday seçti” ifadelerini kullanırken, “Erdoğan’ın 20 yıllık otoriter yönetiminden sonra anketler yarışın yakın geçeceğine işaret ediyor” yazdı.

BBC haberinde, “Hindistanlı sivil haklar lideri Mahatma Gandhi’ye benzerliği nedeniyle ‘Gandhi Kemal’ ve ‘Türkiye’nin Gandhisi’ olarak tanınan sakin 74 yaşındaki lider; hem içerik hem de stil olarak ateşli ve karizmatik Erdoğan’dan radikal olarak farklı bir vizyon sunuyor” ifadeleri kullanıldı.

İngiliz The Guardian gazetesi, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu belirlemesini haberleştirirken başlıkta, “Muhalefet kamuoyu tartışmasının ardından ‘kitabına uyan’ cumhurbaşkanı adayında karar kıldı” ifadelerini kullandı. Gazete, bazılarının “74 yaşındaki Kılıçdaroğlu’nun 20 yıl sonunda Erdoğan’ı koltuğundan indirecek karizmadan yoksun olduğu görüşüne” yer verdi.

ABD’nin saygın yayınlarından New York Times, “Kılıçdaroğlu ve onun muhalefeti, Erdoğan’ı yenmek için büyük sınavları aşmak durumunda. Erdoğan, geniş ve iyi organize bir parti altyapısına sahip, mesajını yaymak için devletin çeşitli organlarını kullanabilen yetenekli bir siyasetçi” dedi.

New York Times ayrıca, muhalefetin zaman zaman bir arada durmakta zorlandığını belirtirken, bunun seçmenler arasında, “birlikte ne kadar iyi çalışabilecekleri konusunda soru işaretleri yarattığını” belirtti. Gazete, buna örnek olarak İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkarak masadan kalkmasını gösterdi.

Katar merkezli Al Jazeera da bazı insanların Kılıçdaroğlu’nun, “Kampanya karizması kendisine 12’den fazla seçim kazandıran” Erdoğan’ı yenebileceği konusunda şüpheleri olduğunu ifade etti.

Fransız Le Monde gazetesi, muhalefet partilerinin cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan karşısında Kemal Kılıçdaroğlu ile çıkma kararını haberleştirirken, 6 Şubat’ta Türkiye’de meydana gelen depremlerin 20 yıllık iktidarı zayıflattığı değerlendirmesinde bulundu.

Fransız Le Figaro gazetesi de, “Muhalefet, sonunda seçim için Erdoğan karşısındaki adayını belirledi” başlığına yer verdi.

Rusya devletine ait haber ajansı RIA Novosti de, “Kılıçdaroğlu’nun isminin açıklanmasının ardından Millet İttifakı içinde bir çekişme yaşanması dikkat çekiyor” diyerek, Akşener’in cuma günü yaptığı çıkışı hatırlattı.

RIA, Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olmasını istediği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın seçimin kazanılması durumunda cumhurbaşkanı yardımcısı olmaları konusunda muhalefet içinde anlaşmaya varıldığını belirtti.

KKTC merkezli Bugün Kıbrıs gazetesi de bugünkü sayısına, “Türkiye’de 2. Kemal dönemi” başlığını attı ve CHP liderinin adaylığı açıklandıktan sonra Saadet Partisi Genel Merkezi önünde yaptığı konuşmanın bir bölümünü alıntıladı.

Paylaşın

CHP’den “Kılıçdaroğlu” Videosu: Bay Kemal Geliyor

CHP Genel Merkezi, sosyal medya hesaplarından, Kılıçdaroğlu’nun hayatını ve siyasi kariyerini anlatan bir videoyu “Kaldır başını Türkiye, önümüz aydınlık… Hak ettiğin gelecek geliyor, Bay Kemal geliyor.” notuyla paylaştı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi, Millet İttifakı’nın Saadet Partisi Genel Merkezi’nde yaptığı Altılı Masa toplantısı sonrasında cumhurbaşkanı adayı olarak ismi ilan edilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun hayatını ve siyasi kariyerini anlatan bir video yayınladı.

Partinin sosyal medya hesaplarından yayınlanan video “Onunkisi bir cumhuriyet hikayesi. Tunceli’nin Nazımiye ilçesinde büyüyen bir çocuğun, cumhuriyetin şefkatli ellerinde büyük bir devlet adamına dönüşmesinin hikayesi” ifadeleriyle başlayıp Kılıçdaroğlu’nun “Doğrul milletim, asla başını eğme, başlıyoruz” sözleriyle sona eriyor.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ev sahipliğinde bir araya geldi.

Saat 16.00’da başlayan liderler toplantısı yaklaşık 4,5 saat sürdü. Liderler Saadet Partisi Genel Merkezi’nden kalabalığın önüne çıktı.

SP Lideri Karamollaaoğlu, “Elbette içinde bulunduğumuz günler acılı günler. Vefat eden bütün kardeşlerimize cenab-ı haktan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Birçok şehirde neredeyse bina ayakta kalmadı. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini biliyorsunuz. Hava biraz soğuk. Ben bu toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı bir görev addediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanımızdır. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum” diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladı.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler Duyurdu: Türkiye, En Çok Sığınmacının Yaşadığı Ülke

3 milyon 600 bin Suriyeli, 318 bin de başka ülkelerden olmak üzere Türkiye‘de yaklaşık 4 milyon sığınmacı yaşıyor. Bunlar resmi rakamlar, gerçek rakamın çok daha yüksek olduğu iddia ediliyor.

Suriyeliler dışında en çok sığınmacı gelen ülkelerin başını Afganistan ve Irak çekiyor. 11 ili etkileyen ağır 6 Şubat depremleri sonrasında sığınmacılar konusunda Türkiye’nin daha fazla uluslararası desteğe ihtiyacı var.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (UNHCR) Cenevre’deki merkezinden bugün yapılan açıklamaya göre, Türkiye bu yıl da dünya çapında en çok sığınmacı barındıran ülke sıralamasında birinci oldu. Bu yılki sıralamayla Türkiye dokuz yıldır en çok sığınmacı alan ülke sıralamasında başı çekiyor.

UNHCR’den yapılan açıklamada, 3 milyon 600 bin Suriyeli, 318 bin de başka ülkelerden olmak üzere Türkiye‘de yaklaşık 4 milyon sığınmacı yaşıyor. Bunlar resmi rakamlar, gerçek rakamın çok daha yüksek olduğu iddia ediliyor. Suriyeliler dışında en çok sığınmacı gelen ülkelerin başını Afganistan ve Irak çekiyor.

UNHCR’den yapılan açıklamada, 11 ili etkileyen ağır 6 Şubat depremleri sonrasında sığınmacılar konusunda Türkiye’nin daha fazla uluslararası desteğe ihtiyacı var. Açıklamada, “UNHCR, mültecilerin öncelikle çadır ve ayakta kalmaları için gerekli en temel ihtiyaçlarına yönelik malzemeleri karşılıyor” vurgusu yapıldı.

UNHCR’e göre Türkiye’nin sığınmacılara yönelik çalışmaları için 469 milyon euroya ihtiyacı var. Şimdiye kadar ise bunun sadece yüzde 9’u karşılandı.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın Adayını Açıklamasına AK Parti Ve MHP’den İlk Tepkiler

CHP, Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, DEVA Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunun ilan edilmesinin ardından, AK Parti ve MHP’li siyasetçiler sosyal medya hesaplarından tepki gösterdiler.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “İP Müdüresi Meral Akşener oyun kurayım derken oyuna düştü. Ölüyü gösterip sıtmaya razı etmeye çalışıyorlar, dedi. Sonra ölüyü görünce sıtmaya razı oldu. Kumar masasına geri döndü. Yani Batı yakasında değişen bir şey yok” ifadelerini kullandı.

Adalet ve Kalıkınma Partisi (AK Parti) Grup Başkanvekili Bülent Turan “Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı hayırlı olsun, en iyi hakem millettir” dedi ve ekledi: Ancak tek parti ve darbe dönemleri hariç iktidar olamayan CHP adayının Milli Görüş’ün güya temsilcisi SP’de açıklanması SP için tarihi utançtır. Sonuç ne olursa olsun, bu durum ömür boyu yüzlerine çarpılacak!”

MHP MYK Üyesi ve Adana Milletvekili Muharrem Varlı, “Kumar masası kuruldu, noter onayı ile Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı oldu” dedi.

AK Parti Milletvekili ve Grup Disiplin Kurulu Başkanı Yusuf Başer “Kavgalı eve kız verilmez. Kendi içinde bu kadar ihtilaflı bir yapıdan millete ve memlekete hayır gelmez” dedi.

MHP Milletvekili Yücel Bulut, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun konuşması sırasında İYİ Parti lideri Meral Akşener’in yüz ifadesine dikkat çektiği bir fotoğraf paylaştı. AK Parti Milletvekili Fuat Köktaş ise bugünkü Millet İttifakı toplantısını 46 yıl önceki Güneş Motel pazarlıklarına benzetti.

MHP İstanbul İl Başkanlığı, Devlet Bahçeli’nin Millet İttifakı’nı eleştirdiği eski bir konuşmayı paylaştı. AK Parti Milletvekili ve Grup Yönetim Kurulu Üyesi Ramazan Can, “Bizim tek rakibimiz kendimiz…” paylaşımında bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ev sahipliğinde bir araya geldi.

Saat 16.00’da başlayan liderler toplantısı yaklaşık 4,5 saat sürdü. Liderler Saadet Partisi Genel Merkezi’nden kalabalığın önüne çıktı.

SP Lideri Karamollaaoğlu, “Elbette içinde bulunduğumuz günler acılı günler. Vefat eden bütün kardeşlerimize cenab-ı haktan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Birçok şehirde neredeyse bina ayakta kalmadı. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini biliyorsunuz. Hava biraz soğuk. Ben bu toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı bir görev addediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanımızdır. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum” diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladı.

Paylaşın