Ekonomistlerden “Merkez Bankası, Faizi 4 Yılın Zirvesine Çıkaracak” Öngörüsü

Mehmet Şimşek’in yeni kabinede “tam yetkili Hazine ve Maliye Bakanı” olarak göreve gelmesinin ardından ekonomi yönetiminde büyük değişiklikler olmuş, Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) başına Hafize Gaye Erkan getirilmişti.

Görevini Nurettin Nebati’den devralan Mehmet Şimşek, “Önümüzdeki dönemde bu hedefe ulaşmada şeffaflık, tutarlılık, öngörülebilirlik ve uluslararası normlara uygunluk temel ilkelerimiz olacaktır. Türkiye’nin rasyonel bir zemine dönme dışında bir seçeceği kalmamıştır” demişti.

Ekonomi yönetimindeki değişiklikler ve Mehmet Şimşek’in mesajları sonrası, Merkez Bankası’nın politika faizinde atacağı adımlar gündemin ne çıkan konuları arasında.

Reuters anketine katılan 15 ekonomist, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu’nun (PPK) 22 Haziran perşembe günü yüzde 8,5 seviyesinde olan politika faizini son 4 yılın zirvesine çıkaracağını öngördü.

Ekonomistlerin tamamı yeni Başkan Hafize Gaye Erkan’ın ilk PPK toplantısında faizin yükseltileceği konusunda hemfikir. Tahminler yüzde 12,5 ile yüzde 30 arasında değişirken, medyan tahmin ise yüzde 20 oldu.

TCMB’nin politika faizini yüzde 20’ye yükseltmesi durumunda faizde son 4 yılın zirvesi görülecek. Merkez Bankası, en son Naci Ağbal döneminde Mart 2021’de faizi yüzde 17’den yüzde 19’a çıkarmış, karar sonrası Ağbal görevden alınmıştı.

Haberde, Merkez Bankası’nın sözel yönlendirme yapmadığı, bu yüzden de tahmin aralığının geniş olduğuna dikkat çekildi.

Yıl sonu faiz beklentisi yüzde 30 seviyesinde

Ekonomistlerin yıl sonu faiz beklentisi ise yüzde 18 ile yüzde 35 aralığına gerçekleşti. Medyan tahmin ise yüzde 30 oldu.

AA Finans’ın anketinde de benzer sonuçlar alınmıştı. AA’nın anketine katılan ekonomistlerin faiz tahminleri yüzde 12 ile yüzde 30 arasında değer aldı. Medyan tahmin ise faizin 1075 baz puan artırılarak yüzde 19,25’e çekileceği yönünde.

Merkez Bankası’nın cuma günü açıklanan piyasa beklentileri anketinde ise politika faizi yüzde 17,5 olarak öngörülmüştü.

Paylaşın

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu İle Görüşmesini Anlattı: Tavsiyeleri Oldu

Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını anlatan Özgür Özel, “Genel Başkan’la benim açıklamamdan sonra bir araya geldik ve geçmişte olduğu gibi son derece samimi, son derece yapıcı ve birbirine saygılı bir çerçevede geçti görüşme. Ne Genel Başkan’da bir kırgınlık var ne bende. Açıklamalarımın ertesi günü baş başa haftalık görüşmemizi yaptık. Bu meseleye ilişkin güvensizlik, saygısızlık, etik olmama gibi bir çıkarımı yok.” dedi.

Görüşmenin son derece yapıcı olduğunu belirten Özel, “Sitem eden bir noktada değildi. Ama beni koruyan ve kollayan bir tutumu vardı. Bu süreçte neleri yapmamın doğru, neleri yapmamın yanlış olabileceğine dair yapıcı uyarıları oldu. Bunun “adaylığımı destekliyor, akıl verdi” gibi anlaşılmasından korkarım. Herhangi bir başka arkadaşımız, benim gibi bir açıklama yapsa ondan da esirgemeyeceği, tecrübesine dayanan birtakım tavsiyeleri oldu” ifadelerini kullandı.

Kurultay sürecinin ardından “Üstüme düşeni yaparım” diyen CHP Grup Başkanı ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını anlattı.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar‘a konuşan Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçmenin yazdığı mektubu iyi okuması gerektiğini düşünüyorum. Bizim şu mesajı almamız gerekiyor: Aynı şeyleri tekrar ederek aynı sonucu alamazsınız ve bunun için değişmeniz lazım. Burada sakıncalı gördüğüm şey değişimi sadece kişilere indirgemek. Partideki yapısal sorunlara, partinin siyasette nereye konumlandığına, kendini nasıl tarif ettiğine doğru bakmamız lazım” dedi.

“2018’den bu yana yürütülen ittifak siyasetini, buna verilen büyük emeği, Türkiye’nin neredeyse yarısını barıştırmış, kucaklaştırmış olmasının kazanımlarını önemsiyorum” diyen Özel, şunları söyledi:

“Ama bunun yanında Cumhuriyet Halk Partisi’nin sol, sosyal demokrat kimliğini unutmaması ve bunu doğru tarif etmesi gerekiyor. Kendisinden daha solda olanlarla, kendisinin durduğu yer açısından da kıymetli olan yapılarla temastan kaçmaması gerekiyor. Toplumun ezilen kesimlerini, kimsenin sahip çıkmadığı kesimlerini, toplumun sadece oy almak için yönelilen ve sonra unutulan kesimlerini sahiplenmek gerekiyor. Buradan örgütlenmeye başlamak gerekiyor. Elbette tersane işçileri, elbette madenciler, elbette tarım işçileri önemli, bunları asla ihmal edemeyiz. Ama bunlarla birlikte motokuryeleri, beyaz yakalıları, mavi yakalıları, gri yakalıları, plazada emeği sömürülenleri görmek gerekiyor.”

Adaylık ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özel, şunları söyledi: “Ben geçen sene grup başkanvekiliyken böyle bir şey olsaydı zaten adaylıkla ilgili böyle bir açıklama yapmazdım. Çünkü Grup Başkanvekiliydim, Genel Başkanımın Meclis’teki vekiliydim. Ben bugün grup başkanıyım ve ne Anayasa ne iç tüzük ne de parti tüzüğümüz Grup Başkanı’nı Genel Başkan’ın vekili olarak tarif etmiyor. O, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili olmayan ilk Genel Başkanı, ben de Genel Başkan olmayan ilk Grup Başkanıyım. Vekaletini yürütürken aday oldu tartışmaları teknik gerçeklikten yoksun.”

“Tavsiyeleri oldu”

Özel, şunları söyledi: “Ancak meseleye “yıllarca vekaletini yürüttüğü, kendisine çok güvenen birisine karşı aday oluyor” diye bakıyorlarsa ben sadece şunu söylüyorum, Genel Başkan’la benim açıklamamdan sonra bir araya geldik ve geçmişte olduğu gibi son derece samimi, son derece yapıcı ve birbirine saygılı bir çerçevede geçti görüşme. Ne Genel Başkan’da bir kırgınlık var ne bende. Açıklamalarımın ertesi günü baş başa haftalık görüşmemizi yaptık. Bu meseleye ilişkin güvensizlik, saygısızlık, etik olmama gibi bir çıkarımı yok.”

Görüşmenin son derece yapıcı olduğunu belirten Özel, “Sitem eden bir noktada değildi. Ama beni koruyan ve kollayan bir tutumu vardı. Bu süreçte neleri yapmamın doğru, neleri yapmamın yanlış olabileceğine dair yapıcı uyarıları oldu. Bunun “adaylığımı destekliyor, akıl verdi” gibi anlaşılmasından korkarım. Herhangi bir başka arkadaşımız, benim gibi bir açıklama yapsa ondan da esirgemeyeceği, tecrübesine dayanan birtakım tavsiyeleri oldu” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Rusya Devlet Başkanı Putin’den “Yeni Dünya Düzeni” Mesajı

St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu’nda konuşan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Uluslararası ilişkilerin çirkin neokolonyalizmi sona erdi” dedi. Putin, “çok kutuplu küresel sistemin artık güç kazandığını” belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Putin, konuşmasında, ABD başta olmak üzere Batılı ülkelerin uluslararası siyasetteki baskın rolünü eleştirerek, söz konusu dönüşümün “kaçınılmaz” olduğunu savundu.

Putin’in geçen yıl 24 Şubat’ta verdiği askeri operasyon emriyle başlayan savaşın ardından birçok Batılı devlet, Kremlin’e karşı siyasi ve ekonomik yaptırımlar getirmişti.

70 yaşındaki lider, özellikle geçen yılın ikinci çeyreğinin çok zorlu geçtiğini kabul ederken, izledikleri stratejinin uzun vadede başarılı olduğunu savundu.

“Hem devletin hem de Rus iş insanlarının seçtiği strateji işe yaradı” diyen Putin, bu yıl ekonomide yüzde 1,5 ila 2 büyüme öngördüğünü söyledi.

Savaşın başlamasıyla birçok Batılı şirketin Rusya’dan ayrılmasına da değinen lider, “Yabancı üreticiler tekrar geri dönmek isterlerse, kapıları kimseye kapatmayacağız. Biz hiç kimseyi kendi pazarımızdan sürmedik” dedi.

Putin ayrıca çatışmaların ardından ülkeden ayrılan Rusların yaklaşık yarısının geri döndüğünü öne sürerek, “Bu süreç devam ediyor fakat başka yerde yaşamak isteyen varsa, bu onların bileceği iş” ifadelerini kullandı.

“Burada yanlış bir şey görmüyorum, bırakın isteyen uygun gördüğü yerde yaşasın” diyen Putin, ülkeden giden Rusların Birleşik Arap Emirlikleri, Ermenistan, Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkelerde yaşadıklarını belirtti.

Rusya’dan ayrılan yurttaşların sayısı tam olarak bilinmiyor. Birleşik Krallık Savunma Bakanlığı’nın mayısta paylaştığı bilgilere göre geçen yıl 1,3 milyon kişi ülkeyi terk etti. ABD merkezli iş dünyası dergisi Forbes ise kimliğini paylaşmayan Rus kaynaklardan edindiği bilgilere dayanarak, geçen yıl ülkeden giden kişi sayısının 600 bin ila 1 milyon olduğunu bildirmişti.

“Tanklar yanıyor, F-16’lar da yanacak”

Putin, Kiev yönetiminin başlattığı karşı saldırıyla çatışmaların yeniden yoğunlaştığına işaret ederek, şu ifadeleri kullandı:

Yakında Ukrayna kendi ekipmanlarını kullanmayı tamamen bırakacak. Ellerinde pek bir şey kalmadı. Kullandıkları her şey dışarıdan getirtiliyor. Bu şekilde uzun süre savaşamazsınız. Batı’nın gönderdiği tanklar yanıyor. Leoparlar da dahil birçok tank imha edildi. F16’lar da yanacak, buna hiç şüphe yok.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, son dönemde hava üstünlüğünü kazanabilmek için Batılı ülkelerden F-16 talep ediyor. ABD, jetlerin gönderilmesine henüz onay vermedi. NATO ise Ukraynalı pilotların F-16’ları kullanmaları için eğitileceğini bu hafta açıklamıştı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’tan Teknik Direktör Açıklaması: Tercihimiz Türk Hoca

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, kulübün 2022 yılı Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, önümüzdeki sezon Türk bir teknik direktör ile çalışmak istediklerini söyleyerek 2 isime işaret etti:

Haber Merkezi / “Camiayı bilen, hizmet etmiş, anlayan, o ruhu aşılayacak 2 hoca çıkıyor. Bizim bu sene tercihimiz Allah’ın izniyle isim olarak söylemiyorum. Anlaşma olmadan söylenemez. Dolayısıyla Allah’ın izniyle önümüzdeki sezon yönetim kurulunda oylamaya getirdiğimiz zaman camiayı çok iyi bilen bir Türk hocayla çalışmanın bizim için en uygunu olacağını düşünüyoruz.”

Koç, konuya ilişkin açıklamasının devamında, “Hocamız kim olacaksa olsun biz 7’den 70’e kenetlenmediğimiz takdirde, sizin desteğinizi alamadığımız takdirde ağzınızla kuş tutsanız kolay kolay başarı gelmeyecektir çünkü çok fazla dış etkenlerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, kulübün 2022 yılı Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı’nda konuştu. Koç, Jerge Jesus sonrası futbol takımının başına getirilecek tektik direktöre ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Hocayı merak ediyorsunuz herhalde. ‘Akıl yok, danışmıyorsunuz, her şeye kendiniz karar veriyorsunuz’ diyorsunuz. Kişilerle istişare ettik, danıştık, sorduk elimizi açmadan, kartımızı açmadan. Bir kısmı ‘16 senedir sadece Türk hocalar şampiyon oldu, Türk olsun’ diyor. Öbürü ‘Türkiye’de şu an bize göre kimse yok, yabancı olsun ama Türkiye’yi bilen yabancı olsun’ diyor.

Geçen sene hocayı getirirken karşılaştırdığımız zaman bugün piyasada müsait olan dünya çapında geçen seneye göre çok daha fazla hoca var. Birkaçının ismini söyleyince temas kurduğumuz, ‘Aman aman, daha hoca araziyi tanıyana kadar, hakemleri anlayana kadar, medyaya alışana kadar 6 ay geçiyor sıfır kilometre yabancı hoca olmasın.’ Bu görüşe de saygı duyuyorum.

Tüm bu görüşleri bir havuz içine atıp önceliklendirdiğimiz zaman şahsi düşüncem ve ilgili arkadaşların düşüncesi Türkiye’yi hiç bilmeyen, Türkiyte2de hiç çalışmamış, ismi, ne olursa olsun bir hocayla sezona başlamamızın çok büyü risk taşıdığına karar verdik. Diğer taraftan camiayı bilecek, camianın evladı olacak, Fenerbahçe’nin DNA’sını, her şeyini bilecek, Samandıra’ya o ruhu aşılayacak biri olsun düşüncesi de var. Baktığınız zaman Türkiye’yi iyi bilen yabancı hoca 3’ü geçmiyor.

Türkiye Ligi’ni bilen, burada yıllarca hocalık yapmış, bize uyabilecek hoca dediğiniz zaman 4 bilemedin 5. 5 bile değil. Bir sürü isimlerle siz heyecanlandırılıyorsunuz olumsuz anlamda. Sosyal medyada tepkiler yağıyor. Camiayı bilen, hizmet etmiş, anlayan, o ruhu aşılayacak 2 hoca çıkıyor. Bizim bu sene tercihimiz Allah’ın izniyle isim olarak söylemiyorum. Anlaşma olmadan söylenemez.

Dolayısıyla Allah’ın izniyle önümüzdeki sezon yönetim kurulunda oylamaya getirdiğimiz zaman camiayı çok iyi bilen bir Türk hocayla çalışmanın bizim için en uygunu olacağını düşünüyoruz.  Bu konuda kürsüye gelip görüş bildirenler oldu tek tük. Onun dışında bu konuya fazla değinilmedi. Hocamızın olmaması bir tenkit vesilesi olarak söylendi.

Hocamız kim olacaksa olsun biz 7’den 70’e kenetlenmediğimiz takdirde, sizin desteğinizi alamadığımız takdirde ağzınızla kuş tutsanız kolay kolay başarı gelmeyecektir çünkü çok fazla dış etkenlerle mücadele etmek zorunda kalıyoruz. Bir arkadaşımız ‘Orada her şeyi siz yapacaksınız, her şeyi siz halledeceksiniz’ dedi. Diğer camialarda öyle mi oluyor bir bakın.”

Paylaşın

Erdoğan’dan “Enflasyon” Mesajı: Tek Haneli Rakamlara Düşüreceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Bir süredir tüm dünya ile birlikte bizim de başımızı ağrıtan enflasyon meselesini tekrar tek haneli rakamlara düşüreceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Seçim belirsizliğinin de ortadan kalkmasıyla artık bu konuda elimiz daha güçlü. Yeni ekonomi kadromuzun da birinci önceliğini bu meselenin çözümü oluşturuyor.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 30. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları ödül töreninde konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları:

“Bugün aynı zamanda başarıyla temayül etmiş firmalarımızın ihracat şampiyonları olarak ödüllerini takdim ettik. Her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Emekleri ve fedakarlıkları için teşekkür ediyorum.

Tüm ihracatçılarımız ile gurur duyuyorum. Siz kardeşlerim ile iftihar ediyorum. Sizler milletimizin yüz akı övünç kaynağısınız.

Bugün dünyanın en ücra köşelerinde bile Türk Malı damgalı ürünlerimiz varsa bunda en büyük pay sahibi ihracatçılarımızdır. Türkiye’nin potansiyelini değerlendirip ekonomiye omuz verdiğiniz için hepinize minnettarlığımı ifade ediyorum.

Siyasi mücadelemiz boyunca ihracatçılarımızı hep yol ve dava, kader arkadaşlarım olarak gördüm. Hangi görevde olursak olalım sizlerin meseleleriyle yakından ilgilendik. Gönlümüzle birlikte kapımızı da sizlere ve temsilcilerinize açık tuttuk. İstişare ettik, gündemdeki konuları samimiyetle ele aldık. TİM bize taleplerini iletti, sıkıntılarını dile getirdi, ufuk ve yolu açacak öneriler sundu.

Gün oldu firmalarımızın birikmiş alacaklarının tahsilini gerçekleştirdik, gün oldu serbest ticaret anlaşmaları ile ticaretimizin önündeki engelleri kaldırdık. Gün oldu ülkemize yatırım çekmek için daha önce gidilmedik yerlere gittik. Uzak yakın demeden ter döktük, çalıştık. Bu yeni dönemde de hiç beklemeden adımlarımızı attık, süratle çalışmaya başladık.

Dünyada ancak birkaç ülkenin altından kalkabileceği bir felaketin altından kalkmak için kolları sıvadık. İş dünyamıza gereken her türlü desteği sağladık. İnşallah şehirlerimizi daha güvenli hale getireceğiz.

Asrın felaketini yaşamış olmamıza rağmen ihracatımız güçlü seyrini devam ettirdi. 2022 rekorlar yılı olarak kayıtlara geçti, savunma ihracatımız yüzde 37 artışla 4.3 milyar doları buldu. İhracat yapan firma sayımız yüzde 14 artarak 114 bin 561’e çıktı.

Bir süredir tüm dünya ile birlikte bizim de başımızı ağrıtan enflasyon meselesini tekrar tek haneli rakamlara düşüreceğiz. Seçim belirsizliğinin de ortadan kalkmasıyla artık bu konuda elimiz daha güçlü. Yeni ekonomi kadromuzun da birinci önceliğini bu meselenin çözümü oluşturuyor.

Dış ticarette en büyük sıkıntımız olan enerji yükünü; Karadeniz gazı, Gabar petrolü, Akkuyu Nükleer Santrali ve yenilenebilir kaynaklarla asgariye indireceğiz.

Olumsuz küresel ekonomik görünüme rağmen ihracatımızı bu yıl sonunda 265 milyar dolara, gelecek sene ise 285 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz. 2028 senesi için de hedefimiz 400 milyar dolar ve üstünü yakalamaktır.

2028 ihracat hedeflerimiz kapsamında, ihracatımızdan yüzde 1.5 pay alan elektronik ihracatın payını yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyoruz.”

Paylaşın

Anayasa Mahkemesi’nden” Örgüt” Maddesiyle İlgili İhlal Kararı

Anayasa Mahkemesi (AYM), “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçunun “kanunilik ilkesi bağdaşmadığı” ve “öngörülebilir olmadığına” hükmetti. AYM, bu yönde verilen bir cezayı daha bozdu.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” başlıklı 220. maddesinin 7. fıkrasına göre örgüte yardım suçu; “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir” şeklinde düzenlenmiştir.

Anayasa Mahkemesi, 2014’te katıldığı bir gösteri nedeniyle gözaltına alındıktan sonra tutuklanan Ömer Mutlu’nun bireysel başvurusunda “terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçunun “kanunilik ilkesi bağdaşmadığı” ve “öngörülebilir olmadığına” hükmetti. İhlal kararı sonrası Mutlu’nun infazı durduruldu ve yeniden yargılanmasına karar verildi.

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre Diyarbakır’da 2014 yılında tutuklanan Mutlu hakkında aynı yılın 1 Aralık’ta 6 ayrı suçlamayla iddianame hazırlandı. Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Mutlu’ya “toplantı ve yürüyüşlere silah ve benzeri aletler taşıyarak veya kendilerini tanınmayacak hale getirerek katılmaktan” 7 ay 15 gün, “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemekten” 6 yıl 3 ay, “devletin egemenlik alametlerini alenen aşağılamaktan” 3 yıl 1 ay 15 gün, “örgüt propagandası yapmaktan” 1 yıl 3 ay ve “askeri yasak bölgelere girmekten” 13 yıl 9 ay hapis cezası verdi. “Askeri yasak bölgelere girmekten” verilen ceza Yargıtay 16’ncı Ceza Dairesi tarafından bozulurken, diğer suçlamalardan verilen cezalar onandı.

Mutlu’nun avukatı Bünyamin Şeker, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) Hamit Yakut dosyasından “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” suçunda aldığı ve Meclis’ten düzenleme istediği pilot ihlal kararının ardından müvekkili hakkında verilen cezaya karşı AYM’ye başvurdu. Başvuruda, Mutlu’nun “toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkını” kullandığı ifade edildi.

AYM, Mutlu’yu haklı buldu. AYM, “örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme” suçunun “kanunilik ilkesi bağdaşmadığı” ve “öngörülebilir olmadığına” hükmetti. AYM, Mutlu’nun ifade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme haklarını ihlal edildiğine karar verdi.

Av. Şeker, ihlal kararı sonrası Diyarbakır 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuruda, yeniden yargılama ve infazın durdurulması talep edildi. Mahkeme, “iyi halli” olmadığı iddiasıyla 2 defa infazı yakılan Mutlu’nun ceza infazının durdurulmasına ve yeninden yargılanmasına karar verdi. Mutlu, kararın ardından tutuklu bulunduğu Şakran 4 Nolu T Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nden tahliye edildi. Mutlu’nun önümüzdeki günlerde yeniden yargılanması bekleniyor.

Paylaşın

Fenerbahçe’nin Borcu Açıklandı: 7 Milyar 686 Milyon TL

2022-2023 sezonunu Ziraat Türkiye Kupasıyla kapatan Fenerbahçe’nin borcu belli oldu. Fenerbahçe Denetim Kurulu üyesi Mehmet Vodina, 31 Aralık 2022 itibarıyla kulübün borcunun 7 milyar 686 milyon Türk Lirası (TL) olduğunu ifade etti. 

Haber Merkezi / Vodina, kısa vadeli yükümlülüklerin 3 milyar 407 milyon TL, uzun vadeli yükümlülüklerin ise 4 milyar 279 milyon TL olduğunu açıkladı.

Fenerbahçe Spor Kulübü, 2022 yılı Olağan Mali Genel Kurul Toplantısı, Başkan Ali Y. Koç, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Uğur Dündar, Yönetim Kurulu Üyeleri ve Kongre Üyelerinin katılımıyla Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda yapılıyor.

Toplantının açılış konuşmasını Yönetim Kurulu Üyemiz Fethi Pekin yaptı. Genel Sekreter Burak Çağlan Kızılhan, kulübün 2022 yılı faaliyetleriyle ilgili bilgiler verdi.

“Sürdürebilir tablo değil”

Daha sonra kürsüye gelen Başkan Vekili ve Kulüp Sözcüsü Erol Bilecik, Kulübün 2022 yılı mali tablosuyla ilgili bilgiler verdi. Erol Bilecik’in açıklamaları şu şekilde:

“612 milyon euro borç devraldık, bu rakamı 386 milyon euro’ya (9 milyar 997 milyon 766 bin 553 TL) düşürmüş olduk. Kur 3,5 katı artmışken bunu yaptık. Doğruların yemin etmeye ihtiyacı yoktur. Ali Koç gibi bir başkanımız olmasaydı maalesef yol katedemezdik.

Ali Koç olmasaydı, bunu yapamazdık. Cömertçe tam destek oldu. Bu konudan bahsetmekten kendisi haz almıyor, bir anlamda korsan gibi konuşuyorum. Bu yüzden konuyu noktalıyorum. İsteyen bu cömertliklere bakabilir.

Fenerbahçe, 2021 yılında naklen yayından 212 Milyon TL gelir elde ederken, 2022 yılında bu rakam 208 Milyon TL’ye düştü. Fenerbahçe Kulübü olarak 2021 yılında 169 Milyon TL vergi ödemesi yaparken, 2022’de nakdi olarak 340 Milyon TL olarak vergi ödemesi yaptık.”

“Galatasaray’ın 130, Beşiktaş’ın 142, Fenerbahçe’nin ise 205 spor okulu var. Türkiye’nin bütün illerinde, bu spor okulları Türk evlatlarının emrine amade.”

“Fenerium, 2021 yılında 217 Milyon TL olan cirosunu 2022 yılında 462 Milyon TL’ye çıkarttı. Tüpraş’tan sponsorluk karşılığında geçen yıl 53 Milyon, bu yıl da 82 Milyon TL gelir elde edilmiştir. Amatör branşlarda sporcular ve teknik sorumlular, bu sponsorlukla maaşlarını günü güne almışlardır. Yelkende de Doğuş Grubu’na şükranlarımı paylaşıyorum.”

Vergi borcumuzun hepsini ödedik. Diğer bazı kulüpler gibi vergi borcumuz için devletimizle pazarlık yapmayız. Olan vergimizi hakkıyla öderiz. Sporcularımıza ve teknik personelimize borcumuz yoktur.

2022 yılında oyuncu satışından kasamıza 25 milyon euro girdi. Bankalar Birliği’ne 576 Milyon TL ödeyeceğiz. Devletimize ve yetkililerimize sesleniyoruz, bu sürdürebilir tablo değil. Hem bizim için hem de diğer kulüpler için değil.”

“Kulübün borcu 7 milyar 686 milyon TL”

Bilecik’in ardından kürsüye çıkan Denetim Kurulu üyesi Mehmet Vodina da 31 Aralık 2022 itibarıyla Fenerbahçe Kulübü’nün borcunun 7 milyar 686 milyon TL olduğunu ifade etti.

Vodina, kısa vadeli yükümlülüklerin 3 milyar 407 milyon TL, uzun vadeli yükümlülüklerin ise 4 milyar 279 milyon TL olduğunu açıkladı.

Paylaşın

Uganda’da Vahşet: Okula Düzenlenen Saldırıda 26 Kişi Öldü

Uganda’nın Kongo sınırına yakın Empandwe kasabasında, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) bağlantılı Demokratik İttifak Güçleri (ADF) tarafından bir okula düzenlenen saldırıda 26 kişi hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / Saldırıda 8 kişi de yaralandı. Yetkililer, yaralıların durumunun kritik olduğunu ve ölü sayısının artabileceğini açıkladı. Açıklamada okulun yatakhanesinin yakıldığı ve yiyecek deposunun da yağmalandığı belirtildi.

Yetkililer, saldırıyı gerçekleştiren 20 – 25 kişilik grubun Kongo’da yer alan Virunga Ulusal Parkı’na doğru kaçtığını ve yakalanmaları için operasyon başlatıldığını bildirdi.

Demokratik İttifak Güçleri (ADF), 1986’dan beri iktidarda olan Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni’nin yönetimine karşı çıkıyor.

2001’de Uganda ordusu karşı saldırılarını yoğunlaştıran ADF, 2019’da yılında IŞİD’e bağlılığını ilan etmişti.

ADF, Müttefik Demokratik Hareket, Uganda Ulusal Kurtuluş Ordusu (NALU), Uganda Müslüman Kurtuluş Ordusu ve Tebliğ Cemaati hareketinin üyeleri dahil olmak üzere birkaç grubun birleşmesiyle kuruldu.

Başlangıçta batı Uganda’da bulunan ADF,  Demokratik Kongo Cumhuriyeti’ne doğru genişledi. ADF, Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin daha çok Kuzey Kivu eyaletinde faaliyet gösteriyor.

Uganda hükümeti ile Demokratik İttifak Güçleri (ADF) arasındaki 2008 yılından itibaren ateşkes ve af görüşmeleri gerçekleştirilse de, görüşmeler sonuç vermedi.

Paylaşın

Diyanet, 4 Ayda Ödeneğin Yüzde 45’ini Harcadı

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2023’ün ilk ayında 4 milyar 41 milyon TL harcayan başkanlık şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında ise sırasıyla 3 milyar 62 milyon TL, 3 milyar 76 milyon TL, 3 milyar 178 milyon TL ve 3 milyar 90 milyon TL’lik harcamaya imza attı.

Başkanlığın, Ocak-Mayıs 2023 döneminde gerçekleştirdiği 16,4 milyar TL’lik harcama, toplam ödeneğin yüzde 45’ini oluşturdu.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ocak-Mayıs 2023 dönemi harcaması belli oldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın da aralarında yer aldığı genel bütçeli 41 kamu idaresinin 26’sından daha fazla para harcayan Diyanet’in beş aylık harcaması kayıtlara, 16 milyar 448 milyon 600 bin TL olarak geçti.

Birgün gazetesinden Mustafa Bildircin’in haberine göre, genel bütçeli 41 kamu idaresinin Ocak-Mayıs dönemi harcamalarına yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığı raporu yayımlandı. Raporda, bütçeden 2023 yılı için 35 milyar 963 milyon 13 bin TL ödenek verilen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın harcaması da yer aldı.

Rapora göre, Diyanet İşleri Başkanlığı Ocak-Mayıs 2023 döneminde toplam 16 milyar 448 milyon 600 bin TL harcadı. Başkanlık, beş ayda yaptığı 16,4 milyar TL’lik harcama ile genel bütçeli 26 kamu idaresini geçti.

Başkanlığın Ocak-Mayıs döneminde harcaması itibarıyla geride bıraktığı kamu idarelerinden dikkati çekenler ve harcama tutarları ise şöyle sıralandı:

İçişleri Bakanlığı: 15 milyar 315 milyon TL

Dışişleri Bakanlığı: 5 milyar 600 milyon TL

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı: 8 milyar 523 milyon TL

Kültür ve Turizm Bakanlığı: 6 milyar 456 milyon TL

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı: 12 milyar 466 milyon TL

4 ayda ödeneğin yüzde 45’i harcandı

Ayrıca raporda Diyanet İşleri Başkanlığı’nın harcamalarının aylara göre dağılımı da yer aldı. Buna göre, 2023’ün ilk ayında 4 milyar 41 milyon TL harcayan başkanlık şubat, mart, nisan ve mayıs aylarında ise sırasıyla 3 milyar 62 milyon TL, 3 milyar 76 milyon TL, 3 milyar 178 milyon TL ve 3 milyar 90 milyon TL’lik harcamaya imza attı.

Başkanlığın, Ocak-Mayıs 2023 döneminde gerçekleştirdiği 16,4 milyar TL’lik harcama, toplam ödeneğin yüzde 45’ini oluşturdu.

Paylaşın

NATO Üyeliği: Fransa’dan Türkiye ve Macaristan’a “İsveç” Çağrısı

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta gelecek ay yapılacak NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) zirvesi öncesi Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylaması yönünde Batılı ülkelerden mesajlar gelmeye devam ediyor. 

Son olarak, Türkiye ve Macaristan’a çağrıda bulunan Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusunu onaylamanın zamanı geldiğini belirtti. Colonna, “Artık daha fazla bekleyemeyiz.” diye konuştu.

NATO’nun kurulma temelleri ve gerekçelerini hep birlikte yeniden hatırlamak gerektiğini ifade eden Catherine Colonna, İsveç’in üyeliğinin yalnızca Baltık bölgesinin değil, Ukrayna’daki savaş sürdüğü sürece bütün Avrupa’nın güvenlik ve istikrarını güçlendireceğini kaydetti.

Colonna, adım atmanın herkesin çıkarına olduğunu vurgulayarak “Tersine, bu katılımı geciktirmek, nedenini anlamadığımız bir zorluk yaratacaktır.” dedi.

Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO heyetlerinin yer aldığı üçlü mutabakat kapsamında oluşturulan Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı Ankara’da yapılmıştı.

Toplantıya NATO heyeti başkanı olarak NATO Genel Sekreter Kabine Şefi Stian Jenssen, İsveç heyeti başkanı olarak İsveç Dışişleri Başkanlığı Devlet Sekreteri Büyükelçi Jan Knutsson ve Finalndiya heyeti başkanı olarak da Finlandiya Dışişleri Bakanlığı Daimi Devlet Sekreteri Jukka Salovara katılmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada, 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın Vilnius kentinde yapılacak NATO Liderler Zirvesi’nde çok farklı bir şey beklenmemesi gerektiği mesajı vermiş; “Her şeyden önce İsveç’in üzerine düşen görevi yerine getirmesi lazım” demişti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’i İstanbul’da ağırladığını hatırlatan Erdoğan, ”Kendisine söylediğimiz şey şu oldu; ‘Eğer bizim İsveç’in beklentilerine illa cevap vermemizi bekliyorsanız, her şeyden önce İsveç bu terör örgütünün yaptıklarını bir defa yok etmesi lazım’. Bunları Stoltenberg’e ifade ederken, tam o esnada maalesef yine İsveç’te teröristler caddelerde gösteri yapıyorlardı. Biz bu tablo içerisinde bu işe olumlu yaklaşamayız” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğine henüz onay vermedi. Bir ülkenin NATO’ya katılabilmesi için oy birliği, yani mevcut 31 üye ülkenin tümünün onayı gerekiyor.

Ankara, Stockholm’den terör örgütlerine yönelik daha sert tutum takınmasını isterken, İsveç’te yeni terörle mücadele yasasının 1 Haziran’da yürürlüğe girmesiyle son dönemde bazı adımlar atıldığı görülüyor.

Örneğin, bu ay başında İsveç’te bir Türk hakkında, PKK için para toplamak ve silahlı suç işlemek şüphesiyle suç duyurusunda bulunulduğu basına yansıdı.

Türkiye, Finlandiya’nın NATO üyeliğine ise Mart ayında onay vermişti. ABD’den İsveç’in de bir an önce NATO üyesi olması gerektiğine dair son mesaj dün Beyaz Saray’dan geldi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean Pierre, İsveç’in Türkiye ile daha önce varılan mutabakat kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve 1 Haziran’da yeni terörle mücadele yasasının yürürlüğe girdiğini vurgulamıştı.

İsveç’in katılımının NATO’yu daha da güçlendireceğinin bir kez daha altını çizen Beyaz Saray Sözcüsü, “İsveç’in bir an önce NATO üyesi olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi ve bu konuda umutlu olduklarını söylemişti.

Beyaz Saray sözcüsü Karine Jean Pierre, Türkiye’yi İsveç’in NATO üyeliği başvurusunu onaylamaya teşvik ettiklerini ve bunu geciktirmeden yapması gerektiği konusunda net olduklarını ifade etmişti.

İsveç’in güçlü, kabiliyetli bir savunma ortağı olduğunu ve NATO’nun değerlerini paylaşan bir ortak olarak İttifak’ı güçlendirerek Avrupa’nın da güvenliğine katkıda bulunacağını belirten Beyaz Saray sözcüsü, “İsveç’in en yakın zamanda ve gecikmeden NATO üyesi olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda kamuoyu önünde açıkça konuşmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

Beyaz Saray sözcüsü, konunun Temmuz’daki NATO Zirvesi’ne kadar çözülmeme ihtimalinin olup olmadığının sorulması üzerine, “Çözüleceği konusunda hala umutluyuz. Bir takvim veremem. Ancak ne kadar erken o kadar iyi. Gecikme olmadan. Bu konuda açık konuşmaya devam edeceğiz. Türkiye’ye bunu iletmeyi sürdüreceğiz. Ancak paylaşacağım bir takvim yok” demişti.

Paylaşın