Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: KKM’den Aşamalı Şekilde Çıkılacak

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Kur Korumalı Mevduattan ani bir şekilde çıkış yerine, tedrici bir geçiş olması gerektiğini, aksi takdirde bunun finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açabileceğini belirtti. Cevdet Yılmaz, Kur Korumalı Mevduatın yıl sonunda bitmeyebileceğini ve bunun şartlarının tartışılması gerektiğini söyledi ve ekledi:

“Kur korumalı mekanizmasını ani bir şekilde bitirme gibi bir yaklaşımımız yok. Aşamalı bir şekilde burada hareket edilecek, hiçbir şekilde endişeye mahal yok. Diğer taraftan Türk lirası cinsi tasarruf enstrümanlarını cazip hale getirerek bu süreçte, farklı dövize vesaireye bu tasarrufların yönelmemesi için gerekli tedbirleri alarak hareket edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, CNN Türk televizyonunda soruları yanıtladı, ekonomi politikasına dair açıklama yaptı.

Enflasyonun dünyada ve Türkiye’de temel mesele olduğuna, diğer taraftan resesyon riski bulunduğuna işaret eden Cevdet Yılmaz, enflasyonla, değişik boyutları ve unsurlarıyla mücadele edeceklerini belirtti:

“İşin bir tarafında tabii ki para politikaları var. Hazine ve Maliye Bakanlığımızın, Merkez Bankamızın görev alanı içinde olan hususlar var ama bundan ibaret değil. Bir taraftan maliye politikamızla, para politikamızın bir bütünlük arz eder tarzda, uyumlu bir şekilde sürdürülmesi söz konusu. Diğer yandan sektörel politikalar da enflasyonu etkileyebiliyor.”

Hane halkının en büyük sorununun gıda, kira ve enerji gibi başlıklar olduğunu dile getiren Cevdet Yılmaz, tarım ve gıdanın stratejik bir sektör olduğunu, birçok farklı alanı içermesi dolayısıyla çok kapsamlı olarak ele alınacağını kaydetti.

Enflasyonda tek haneli rakamlara kısa sürede ulaşılamayacağını ve Orta Vadeli Program’da buna yer verileceğini belirten Cevdet Yılmaz, “Tek başına enflasyon her şeydir diye baktığınızda çok kısa sürede de bir şeyler yaparsınız ama diğer alanları kırar dökersiniz. Bir taraftan da istihdam, büyüme ve sosyal dengeler var. Dolayısıyla bütün bu dengeler ve belli bir süreç içinde, iyi bir süreç yönetimi ile enflasyonu aşağılara çekeceğiz” dedi.

Cevdet Yılmaz, kurdaki artışa ilişkin soruyu şöyle yanıtladı: “Döviz arzı ve talebi arasında bir denge oluşumu önemlidir. Bu açıdan serbest kur rejimimiz var bizim. Bizim herhangi bir kur tahminimiz veya kur hedefimiz söz konusu değil. Spekülasyonlara karşı sadece mücadele ederiz, o çünkü piyasayı bozucu bir şey. Onun ötesinde, döviz kuru piyasadaki arza-talebe göre yerini bulur. Burada önemli olan bizim cari açığı azaltmaya dönük tedbirlerimiz.

Bu kurda da aynı zamanda istikrarın temelidir bence. İç tasarruflarımızı arttırmalıyız, kamu başta olmak üzere. İç tasarruflarımızı, ihracatımızı, turizm gelirlerimizi arttırdıkça, döviz kazandırıcı faaliyetlerimizi geliştirdikçe, kur da daha sağlıklı bir zemine kavuşmuş olacaktır. Merkez Bankamızın rezervleri de daha iyi bir noktaya gelecektir.”

Kur Korumalı Mevduat

Kur Korumalı Mevduattan ani bir şekilde çıkış yerine, tedrici bir geçiş olması gerektiğini, aksi takdirde bunun finansal piyasalarda istikrarsızlığa yol açabileceğini belirten Cevdet Yılmaz, Kur Korumalı Mevduatın yıl sonunda bitmeyebileceğini ve bunun şartlarının tartışılması gerektiğini ifade etti:

“Kur korumalı mekanizmasını ani bir şekilde bitirme gibi bir yaklaşımımız yok. Aşamalı bir şekilde burada hareket edilecek, hiçbir şekilde endişeye mahal yok. Diğer taraftan Türk lirası cinsi tasarruf enstrümanlarını cazip hale getirerek bu süreçte, farklı dövize vesaireye bu tasarrufların yönelmemesi için gerekli tedbirleri alarak hareket edeceğiz.”

Paylaşın

Yıl Sonu Büyüme Beklentisi Belli Oldu: Yüzde 3,8

Merkez Bankası’nın 2023 yılı Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,7 iken, bu anket döneminde yüzde 3,8, GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,6 iken, bu anket döneminde yüzde 4,5 oldu.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 23,09’dan 26,18’e yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,61 lira iken, bu anket döneminde 28,99 lira olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 37,17’den yüzde 38,55’e yükseldi, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 29,84’ten 30,65’e yükseldi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 17,74’ten yüzde 18,12’ye yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Nisan ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,17 iken, bu anket döneminde yüzde 38,55, 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 29,84 iken, bu anket döneminde yüzde 30,65, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,74 ve yüzde 18,12 oldu.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 9,21 iken, bu anket döneminde yüzde 18,13 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 8,50 iken, bu anket döneminde yüzde 17,56 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,09 TL iken, bu anket döneminde 26,18 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,61 TL iken, bu anket döneminde 28,99 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,7 iken, bu anket döneminde yüzde 3,8, GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,6 iken, bu anket döneminde yüzde 4,5 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Abdüllatif Şener, CHP’den İstifa Etti; Milletvekili Seçiminde Listede Yer Almamıştı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Eski Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, katıldığı bir canlı yayında partisinden istifa ettiğini duyurdu. Şener, aday gösterilmediği ve milletvekili unvanını kaybettiği 14 Mayıs seçimlerinin ardından açıklamalarıyla tepki çekmişti.

Abdüllatif Şener, canlı yayında kendisine yöneltilen, “İstifa etmeyi düşünüyor musunuz sayın Şener?” sorusuna Şener, “Ben zaten istifa ettim” diye yanıtını verdi. Şener, açıklamasının devamında “Eleştirilerimin bir partiden ya da adaydan olmakla ilgisi yoktur” ifadelerini kullandı.

Abdüllatif Şener kimdir?

Abdüllatif Şener, 1954 yılında Sivas’ın Yıldızeli ilçesinde doğdu. Baba adı Bedirhan, anne adı Ahzerat’tır. Sivas İmam Hatip Lisesinden mezun oldu ve 1977 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat ve Maliye Bölümünde lisans eğitimini tamamladı.

Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisine bağlı Bolu Sevk ve İdarecilik Yüksekokulunda araştırma görevlisi olarak başladığı akademik kariyerine Gazi Üniversitesinde Maliye Teorisi alanında doktora yaparak devam etti.

Gazi Üniversitesi Bolu İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinde dekan yardımcısı oldu. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Maliye Bölümünde öğretim üyeliği yaptı. Maliye Bakanlığında gelirler kontrolörü olarak çalıştı.

2001 yılında kurulan Adalet ve Kalkınma Partisinin (AK Parti) kurucuları arasında yer aldı. 2002 Türkiye genel seçimlerinde Sivas milletvekili seçildi. 2002-2007 yılları arasında Abdullah Gül Hükûmeti ve Erdoğan Hükümeti’nde devlet bakanı ve başbakan yardımcısı olarak görev yaptı.

2007 yılında yapılan seçimlerde aday olmadı ve AK Partiden istifa etti. 25 Mayıs 2009 tarihinde Türkiye Partisini kurdu. 2011 Türkiye genel seçimleri öncesinde partisinin genel başkanlığından istifa ederek Sivas’tan bağımsız milletvekili adayı oldu fakat milletvekili seçilemedi.

Kurucusu olduğu Türkiye Partisi, 27 Ağustos 2012 tarihinde kapandı. 2018 Türkiye genel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisinden Konya milletvekili seçildi. Fransızca bilmektedir. Evli ve 4 çocuk babasıdır.

Paylaşın

CHP’de Dikkat Çeken Gelişme: Kılıçdaroğlu, Danışmanlarının Görevine Son Verdi

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) dikkat çeken gelişme yaşandı. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından, 4 Haziran 2023 tarihi öncesi danışman ve başdanışman olarak atanan tüm kişilerin görevlerine son verildi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından ‘değişim’ seslerinin yükseldiği CHP’de Kılıçdaroğlu’nun Danışman ve Başdanışmanlık görevlerini yürüten isimlerin, görevlerine son verildiği duyuruldu.

Konuya ilişkin CHP’den yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından, 4 Haziran 2023 tarihi öncesi Danışman ve Başdanışman olarak atanan tüm kişilerin, görevleri 14 Haziran 2023 tarihi itibari ile sonlandırılmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi adına yaptıkları çalışmalar için herbirine ayrı ayrı teşekkür ederiz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Adalet Yürüyüşü’ paylaşımı

Öte yandan “Adalet Yürüyüşü”nün 6’ncı yıl dönümünü kutlayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımızdı” dedi.

Konuya ilişkin sosyal medya üzerinden açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Yürüyüşümüz ülkemizin tüm mazlumları ve adalet arayan herkes içindi. Yüz yıllardır bu topraklarda verilen adalet ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olmuşsam ne mutlu bana. Kimse bu yürüyüşün bir son olduğunu düşünmesin, bu yürüyüş bizim ilk adımımızdı! Adalet Yürüyüşü 6 Yaşında”

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’dan “Enflasyon” Mesajı

Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısı sonrası açıklama yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Enflasyonla mücadele konusunda etkin ve kararlı adımlar atacağız! 12. kalkınma planını Ekim ayında meclise sunacağız. Eylül ayında paylaşacağımız orta vadeli programla kaynakları yönlendireceğiz” dedi ve ekledi:

“Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ekonomik yapımızı güçlendireceğiz. Mali alanımızı sosyal harcamalar ve nitelikli yatırımlar için kullanacağız. İlgili taraflarla istişare içinde ortak akılla hareket edecek, akademi ve sektörlerdeki diğer paydaşların katkı vereceği şekilde hızlı ve etkin çalışma imkanlarından yararlanarak yolumuza devam edeceğiz.”

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen “Ekonomi Koordinasyon Kurulu Toplantısı”na ilişkin konuştu. NTV’nin haberine göre; Yılmaz açıklamasında özetle şunları söyledi:

“Gündemde öncelikli başlık enflasyonla mücadele olacak. Ekonomik gelişmelerin de ele alınacağı toplantıda yeni yol haritası masaya yatırılacak. İhracatın ithalata bağımlılığının azaltılması noktasından ilgili kurumların yol haritası da konuşulacak. Son toplantı geçen yıl 27 Aralık’ta yapılmıştı. Bu toplantı yeni dönemin ilk toplantısı olacak.

Toplantıda ilgili kurumların sunumları sonrasında makro ekonomik görünüm ile bütçe detaylı değerlendirildi. Temel politika dokümanları konusunda çalışmalar gözden geçirilmiştir. Serbest piyasa kuralları içinde ekonomimizin rekabet gücü ve verimliliğini artırmaya kararlılıkla devam edeceğiz. İstikrar ve güven içinde büyümek, büyümenin nimetlerini adaletle paylaşmak temel amaçtır.

Yatırım istihdam üretim ihracat hedeflerimizi gerçekleştirirken cari açığı bir engel olmaktan çıkarmaya kararlıyız. Teknolojik atılımları devam ettirecek, ihracat ve turizm gelirlerimizi artıracağız. İstikrar ve güven içinde güçlü liderlik, tutarlı politika setiyle zorlukları aşacağız. Enflasyonla mücadele konusunda etkin ve kararlı adımlar atacağız.

12. kalkınma planını ekim ayında Meclis’e sunmaya planlıyoruz. Eylül’de OVP ile kamu politikaları ve uygulamalarını gözden geçirecek ve kaynak tahsisini bu çerçevede yönlendireceğiz. Türkiye Yüzyılı vizyonuyla ekonomik yapımızı güçlendireceğiz. Mali alanımızı sosyal harcamalar ve nitelikli yatırımlar için kullanacağız. İlgili taraflarla istişare içinde ortak akılla hareket edecek, akademi ve sektörlerdeki diğer paydaşların katkı vereceği şekilde hızlı ve etkin çalışma imkanlarından yararlanarak yolumuza devam edeceğiz.”

Toplantıya; Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Ticaret Bakanı Ömer Bolat ile Strateji ve Bütçe Başkanı İbrahim Şenel katıldı. Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’nın da kurul üyesi olmamasına rağmen davet edildiği öğrenildi.

Paylaşın

Açlık Sınırı 10 Bin 72, Yoksulluk Sınırı 34 Bin 838 Lira Oldu

Mayıs ayında dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 10 bin 72 lira, açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre yoksulluk sınırı ise 34 bin 838 lira oldu.

Haber Merkezi / Mayıs ayında sağlıklı ve dengeli beslenmek için tüketilmesi gereken gıdaların aylık karşılığı, yetişkin erkeklerde 2 bin 742, yetişkin kadınlarda 2 bin 635, 15-18 yaş grubundaki gençlerde 2 bin 838, 4-6 yaş grubu çocuklarda bin 857 lira olarak hesaplandı. Zorunlu gıda harcamalarının yanında eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte dört kişilik bir ailenin yapması gereken harcama tutarı ise 34 bin 838 liraya ulaştı.

Mayıs ayında günlük harcamalarda en yüksek maliyet grubunu, 114,65 liralık harcama ile süt ve süt ürünleri grubu oluşturdu. Günlük yapılması gereken minimum harcama tutarı et, tavuk ve balık grubu için 72.15 lira; sebze ve meyve için 61.06 lira, ekmek için 23.4 lira, katı yağ ve sıvı yağ için 19.13 lira, yumurta için 7.31 lira, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 9.33 lira olarak hesaplandı.

Günlük kalori ihtiyacı, 4-6 yaş çocuk için 1963, 15-18 yaş çocuk için 3 bin 244, yetişkin erkek için 2 bin 953 ve yetişkin bir kadın için 2 bin 658 kalori olarak baz alındı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) / Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), Mayıs ayı açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasının sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Mayıs ayında 10 bin 72 lira oldu. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 34 bin 838 lira olarak gerçekleşti.

Sağlıklı beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarının farklılık gösterdiği belirtildi. Buna göre, yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 2 bin 742 lira oldu. Bu değer, yetişkin bir kadın için 2 bin 635, 15-18 yaş bir genç için 2 bin 838, 4-6 yaş arası bir çocuk için bin 857 lira olarak hesaplandı.

Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 10 bin 72 lira oldu. BİSAM, bu tutarın bir ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutarı olduğunun altını çizdi.

Mayıs ayında, eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı (yoksulluk sınırı) ise 34 bin 838 liraya ulaştı.

Günlük harcamalarda Mayıs 2023’de en yüksek maliyet grubunu süt ve süt ürünleri grubu 114,65 liralık harcama gereksinimi ile oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı 72.15 lira, sebze ve meyve için 61 lira, ekmek için 23.4 lira, katı yağ ve sıvı yağ için 19.13 lira oldu. Yumurta için 7.31, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 9.33 lira harcama yapılması gerekiyor.

Sepetin üçte birinden fazlası süt ve süt ürünleri

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda süt ve süt ürünlerinin payı yüzde 34.2 ile en yüksek paya sahip. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı yüzde 29.3 ile ikinci sırada yer alıyor. Sebze ve meyvenin harcamalar içindeki payı yüzde 18.2, ekmek, makarnanın payı yüzde 9.8.

Paylaşın

İTO Başkanı Avdagiç: Asgari Ücrette 6 Aylık Enflasyon Kadar Artış Yapılmalı

Asgari ücrette 6 aylık enflasyon kadar artış yapılması gerektiğini söyleyen İTO Başkanı Şekib Avdagiç, “Kendi paramız var, kendi skalamız var, kendi endekslerimiz var. Bunların dikkate alınarak bir güncelleme yapılması gerektiğini düşünüyorum. Asgari ücrete ile ilgili yapılan çalışma bir ara düzenlemedir” dedi ve ekledi:

“Ara düzenlemeler biliyorsunuz yılbaşından yılbaşına yapılıyor. Dolayısıyla bu ara düzenlemede 5 yıllık veriler var. 6’ıncı ayla ilgili TÜFE öngörüsü bellidir. Bu da 5 aylık veriye eklenerek 6 aylık TÜFE kadar bir artış olmasının hem şirketler açısından hem de ücretliler açısından makul olacağını düşünüyorum.”

NTV yayınında konuşan Şekib Avdagiç, açıklamasının devamında, “Asgari ücret sadece asgari ücret alan kişiye verilen bir ücret artışı değildir. Basamak etkisiyle tüm ücretlilere bu oran veya bu orana yakın şirketler artış yapmak durumundadır. Mutlaka gelir vergisi dilimlerinin de bu artış dikkate alınarak güncellenmesi ve son birkaç senedir gelir vergisi dilimlerindeki kaybın da önlenmesini sağlayacak adımların atılması çok önemli” ifadelerini kullandı.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, Temmuz ayından itibaren geçerli olacak yeni asgari ücretin belirlenmesi için yapacağı ikinci toplantı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın ev sahipliğinde 19 Haziran Pazartesi günü gerçekleştirecek.

Toplantıda işçi kesimini Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu( TÜRK-İŞ), işveren kesimini temsilen Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) temsil edecek.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu, ilk toplantısını Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nda yapmıştı. Toplantıya bakanlığı temsilen Çalışma Genel Müdürü Sadettin Akyıl, işçi tarafını temsilen Türk-İş heyeti temsilcisi Türkiye Haber-İş Sendikası Başkanı Veli Solak, işveren tarafını temsilen ise Türkiye İşveren Sendikası Konfederasyonu (TİSK) Genel Sekreteri Akansel Koç katılmıştı. Toplantı, yaklaşık 1 saat 15 dakika sürmüştü.

Toplantının ardından açıklama yapan Türk-İş heyeti temsilcisi Veli Solak, “Bizim talebimiz; ‘Türkiye Yüzyılı’na yakışır şekilde bitmesi. Asgari ücretle çalışan kardeşlerimizin maaşlarının günün şartlarına göre, yaşanan ekonomik krize göre, ev kiralarına göre, hayat pahalılığına göre güncellenmesini istiyoruz” demişti.

Solak, toplantıda rakam konuşulup konuşulmadığı yönündeki soruya, “Resmi belgeler istendi. Önümüzdeki günlerde, ilerleyen saatlerde açıklama yapacağız” cevabını vermişti.

Toplantı ile doğrudan yedi milyondan fazla çalışanı ilgilendiren yeni asgari ücret rakamıyla ilgili süreç de resmen başlamış olacak. Asgari ücret, toplam çalışanların yüzde 49’unu, özel sektörde çalışanların da yüzde 70’ini ilgilendiriyor.

Ocak’ta asgari ücrete cumhuriyet tarihinin en yüksek artışı yapılmış, yüzde 54,66 zam ile net 8 bin 506 liraya yükselmişti. Asgari ücret, bir işçi için aylık brüt 10 bin 8 lira, vergiler ve kesintiler düştüğünde net 8 bin 506 lira 80 kuruş olarak uygulanıyor.

Asgari ücretin işverene toplam maliyeti, bir işçi için 11 bin 759 lira 40 kuruş. Bunun 10 bin 8 lirasını brüt asgari ücret, 1551 lira 24 kuruşunu sosyal güvenlik primi, 200 lira 16 kuruşunu işveren işsizlik sigorta fonu oluşturuyor.

Yoksulluk sınırının dörtte biri

Birleşik Kamu İş’in mayıs ayı Açlık-Yoksulluk Araştırması’na göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 11 bin 810, yoksulluk sınırı ise 31 bin 152 lira seviyesinde bulunuyor.

Türk-İş verilerine göre ise mayıs ayında açlık sınırı 10 bin 362 TL’ye yükselirken, yoksulluk sınırı 33 bin 752 liraya ulaştı. Böylece, açlık sınırı mevcut asgari ücretin en az bin 856 TL üzerine çıkarken yoksulluk sınırı asgari ücretin neredeyse dört katını buldu.

Yoksulluk sınırı saptanırken ortalama dört kişilik bir ailenin standart bir yaşam sürebilmeleri için gerekli olan ihtiyaçlar belirlenerek hesaplama yapılıyor. Açlık sınırı için ise minimum kalori ve minimum maliyet hesaplanıyor.

Asgari ücretle ilgili işçi temsilcilerinin gündemini yüksek enflasyon ve artan kurlar karşısında alım gücündeki düşüş oluşturuyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre mayıs ayında aylık enflasyon yüzde 0,04 ile neredeyse yerinde sayarken, yıllık enflasyon yüzde 40’ın (yüzde 39,59) altına geriledi. Enflasyonun düşüşünde, Karadeniz’de keşfedilen doğal gazın seçim yatırımı olarak mayıs ayında bedava verilmesi nedeniyle TÜİK’in bu kalemi hesaplamada sıfır alması etkili oldu.

TÜİK’in resmi enflasyonu olması gerektiğinden düşük hesapladığına dair tartışmalar uzun süredir devam ediyor. Bağımsız akademisyenlerin oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise mayıs ayına ilişkin enflasyonu doğalgaz fiyatının değişmediği varsayımıyla aylık yüzde 7,35, yıllık yüzde 109,01 olarak açıkladı.

Enflasyonun daha düşük hesaplanması üzerinden asgari ücretin de bu düşük hesaplama ile daha düşük belirlenmesi gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), geçen hafta TÜİK’in gerçek enflasyon rakamlarını gizlediği gerekçesiyle Kurum’un İstanbul Bölge Müdürlüğü önünde bir eylem yaptı.

Yapılan basın açıklamasında, iktidarın baskısına dikkat çekilerek, “On milyonlarca insanımızın geliri, işte bu baskı altına alınmış TÜİK enflasyonuna göre belirlenecek. Tezgâhın farkındayız. TÜİK’in düşük enflasyonuna göre ücretleri artırıp sonra da ‘Milleti enflasyona ezdirmedik, ezdirmeyeceğiz’ diye politik nutuklar atacaklar.

Özetle Türkiye İstatistik Kurumu hayatın gerçeklerini sahte enflasyon rakamlarının arkasına saklayarak politikacıların iktidar sahiplerinin emrinde bir araç olarak kullanılmaya, emekçilerin ve emeklilerin karşısında durmaya devam ediyor” denildi.

Asgari ücret, bir işçi için aylık brüt 10 bin 8 lira, vergiler ve kesintiler düştüğünde net 8 bin 506 lira 80 kuruş olarak uygulanıyor. 27 Avrupa ülkesi arasında Türkiye 13 Haziran itibarıyla, Arnavutluk’un ardından en düşük asgari ücreti veren ikinci ülke konumunda.

Paylaşın

AK Parti’den Milletvekili Transferi Girişimi: Hedef Anayasa Değişikliği

AK Parti’nin muhalefetten milletvekili transferi için girişimlerde bulunduğu iddiası gündemde. Söz konusu girişimlerinin karşılıksız kaldığını belirten Gelecek Partili bir yetkili, AK Parti’nin öncelikli amacının gündemlerinde olan Anayasa değişikliği için sayısal gücünü artırmak olduğunu söyledi.

Yetkili, “Gelecek Partisi, DEVA ve Saadet arasında devam eden grup kurma çalışmalarını sekteye uğratmak, aramızda çatlak yaratmak istiyorlar. Çünkü üç partinin kuracağı bir grup onları ürkütüyor. Bu ekonomik krizin ve kötü yönetimin sonunda seçmenin adresi biz olacağız, bunu görüyorlar. Biz de bunu görüyoruz. Dolayısıyla DEVA, Gelecek ve Saadet’in hiçbir milletvekili böylesi teklifleri kabul etmez” diye konuştu.

Saadet Partili bir yönetici ise, partileri için böylesi bir transferin asla söz konusu olmayacağını belirterek, “Bizden herhangi bir geçiş olmaz. AK Parti bize böyle bir teklif getirmedi bile, getirmez” diye konuştu.

AK Parti’nin Meclis’teki sandalye sayısını artırmak için, DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nden bazı isimlerle dolaylı temas kurduğu ve bazı milletvekillerinin AK Parti’ye geçişi için çalışıldığı iddia ediliyor.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar, Meclis kulislerinde dile getirilen iddiaları muhataplarına sordu.

Saadet Partili bir yönetici, partileri için böylesi bir transferin asla söz konusu olmayacağını belirterek “Bizden herhangi bir geçiş olmaz. AK Parti bize böyle bir teklif getirmedi bile, getirmez” dedi.

Saadet Partisi’nde siyaset yapanların hiçbirinin AK Parti’nin kuruluşunda AK Parti’ye geçmediğini ve Saadet Partisi’nde kalmayı tercih ettiğini belirten yetkili, “Arkadaşlarımız Saadet Partisi’nde bulunmanın öneminin farkında olan kişiler. AK Parti’den kopup gelen, geçmişte AK Parti’ye gitmeyi tercih eden, eski AK Partili olan kimse yok. Saadet Partisi için böyle bir durum gündeme bile getirilemez” dedi.

Parti değiştirmeyi gerektirecek bir siyasi konjonktür olmadığının altını da çizen yetkili DEVA ve Gelecek Partisi’nden de geçiş olmasına ihtimal vermediğini ifade etti.

Gelecek Partili bir yetkiliyse AK Parti’nin muhalefet milletvekillerini transfer etmek için girişimlerde bulunduğuna dair birinci ağızdan duyumları olduğunu söyledi. DEVA ve Gelecek Partisi’nde AK Parti kökenli isimler olduğunu ve pek çok siyasetçi arasındaki insani ilişkilerin devam ettiğini hatırlatan yetkili, “Bu ilişkiler üzerinden bir iletişim geliştirildiğini, geçmişte yapılan hataları telafi etmek istedikleri yönünde söylemler geliştirdiklerini biliyorum” dedi.

“Gelecek Partisi, DEVA ve Saadet arasında devam eden grup kurma çalışmalarını sekteye uğratmak, aramızda çatlak yaratmak istiyorlar”

Söz konusu girişimlerinin karşılıksız kaldığını belirten yetkili, AK Parti’nin öncelikli amacının gündemlerinde olan Anayasa değişikliği için sayısal gücünü artırmak olduğunu söyledi. Bu girişimlerin üç partinin Meclis’te ortak bir grup kurma çalışmalarına yönelik olabileceğini de ifade eden yetkili, “Gelecek Partisi, DEVA ve Saadet arasında devam eden grup kurma çalışmalarını sekteye uğratmak, aramızda çatlak yaratmak istiyorlar. Çünkü üç partinin kuracağı bir grup onları ürkütüyor. Bu ekonomik krizin ve kötü yönetimin sonunda seçmenin adresi biz olacağız, bunu görüyorlar. Biz de bunu görüyoruz. Dolayısıyla DEVA, Gelecek ve Saadet’in hiçbir milletvekili böylesi teklifleri kabul etmez” diye konuştu.

Ne olmuştu?

Gazete Pencere’den Nuray Babacan, “Vekil transferi planları: Zayıf halkalar kimler?” başlıklı haberinde, “Parti içerisinde bir süredir, AKP’ye geçme potansiyeli olan isimlerden söz ediliyor. Bu üç partiden bazı milletvekillerinin eski arkadaşları olduğu, hatta diyaloglarının sürdüğü, bazılarının AKP’ye geçmesinin hiç sürpriz olmayacağı konuşuluyor. Hatta il il isim çıkaranlar bile var” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Konut Satışları Yüzde 7,7 Azaldı

Türkiye genelinde konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,7 azalarak 113 bin 276 oldu. Konut satışları nisan ayında da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,6 azalarak 85 bin 652 olmuştu.

Haber Merkezi / İlk el konut satış sayısı, mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,7 artarak 34 bin 413 olurken toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 30,4 oldu. İkinci el konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,3 azalış göstererek 78 bin 863 olurken, toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 69,6 oldu.

Yabancılara yapılan konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,9 azalarak 3 bin 167 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Konut Satış İstatistikleri Mayıs 2023 verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,7 azalarak 113 bin 276 oldu. Konut satışlarında İstanbul 18 bin 435 konut satışı ve yüzde 16,3 ile en yüksek paya sahip oldu.

Satış sayılarına göre İstanbul’u 11 bin 196 konut satışı ve yüzde 9,9 pay ile Ankara, 6 bin 158 konut satışı ve yüzde 5,4 pay ile Antalya izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 18 konut ile Ardahan, 38 konut ile Hakkari, 55 konut ile Bayburt ve Tunceli oldu.

Konut satışları Ocak-Mayıs döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,3 azalışla 482 bin 143 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ipotekli konut satışları mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,3 azalış göstererek 27 bin 476 oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 24,3 olarak gerçekleşti. Ocak-Mayıs döneminde gerçekleşen ipotekli konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,7 azalışla 108 bin 67 oldu.

Mayıs ayındaki ipotekli satışların 9 bin 249’u; Ocak-Mayıs dönemindeki ipotekli satışların ise 34 bin 801’i ilk el satış olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde diğer konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8,2 azalarak 85 bin 800 oldu. Toplam konut satışları içinde diğer satışların payı yüzde 75,7 olarak gerçekleşti. Ocak-Mayıs döneminde gerçekleşen diğer konut satışları ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 16,2 azalışla 374 bin 76 oldu.

Türkiye genelinde ilk el konut satış sayısı, Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 4,7 artarak 34 bin 413 oldu. Toplam konut satışları içinde ilk el konut satışının payı yüzde 30,4 oldu. İlk el konut satışları Ocak-Mayıs döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 11,3 azalışla 145 bin 272 olarak gerçekleşti.

Türkiye genelinde ikinci el konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 12,3 azalış göstererek 78 bin 863 oldu. Toplam konut satışları içinde ikinci el konut satışının payı yüzde 69,6 oldu. İkinci el konut satışları Ocak-Mayıs döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 18,3 azalışla 336 bin 871 olarak gerçekleşti.

Yabancılara yapılan konut satışları Mayıs ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 46,9 azalarak 3 bin 167 oldu. Mayıs ayında toplam konut satışları içinde yabancılara yapılan konut satışının payı yüzde 2,8 oldu. Yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı bin 245 konut satışı ile Antalya aldı. Antalya’yı sırasıyla 934 konut satışı ile İstanbul ve 249 konut satışı ile Mersin izledi.

Yabancılara yapılan konut satışları Ocak-Mayıs döneminde ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 37,8 azalarak 16 bin 650 oldu. Mayıs ayında Rusya Federasyonu vatandaşları Türkiye’den 991 konut satın aldı. Rusya Federasyonu vatandaşlarını sırasıyla 503 konut ile İran, 175 konut ile Ukrayna ve 129 konut ile Almanya vatandaşları izledi.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ücretli Çalışan Sayısı Yüzde 3,7 Arttı

Ücretli çalışan sayısı nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 arttı. Ücretli çalışan sayısı mart ayında da bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,5 artmıştı.

Haber Merkezi / Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 997 bin 517 kişi iken, 2023 yılı nisan ayında 14 milyon 516 bin 688 kişi oldu.

Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 862 bin 333 kişi iken, mart ayında 14 milyon 757 bin 342 kişi olmuştu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ücretli Çalışan İstatistikleri Nisan 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 arttı.

Ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 13 milyon 997 bin 517 kişi iken, nisan ayında 14 milyon 516 bin 688 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; Nisan ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 1,0, inşaat sektöründe yüzde 11,3 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 4,1 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,0 azaldı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; Nisan ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 1,6, inşaat sektöründe yüzde 0,9 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,7 azaldı.

Paylaşın