Kovid 19 Salgını Döneninde Getirilen “Müzik Yasağı” Kaldırıldı

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını nedeniyle 1 Temmuz 2021’de uygulamaya sokulan ve bugüne kadar uygulanan saat 24.00 sonrası müzik yasağının kaldırıldığı duyuruldu. Antalya ve Muğla’da müzik yasağı daha önce kaldırılmıştı.

Kovid 19 bağlantılı tüm yasakların kalkmış olmasına rağmen müzik yasağının devam etmesi başta sahne emekçileri olmak üzere eleştiriliyordu.

Müzik Yorumcuları Meslek Birliği (MÜYORBİR) “müjde” diyerek verdiği duyurusunda, “Mutlulukla belirtmek isteriz ki müzik sektöründeki pandemi kısıtlamaları Türkiye genelinde kaldırıldı. Müzik sektörü için bu önemli kararda emeği geçen ilgili Bakanlıklara ve kişilere teşekkür ederiz. Müziğin hiç susmaması dileğiyle… ” dedi.

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını döneminde uygulanan önlemler kapsamında 1 Temmuz 2021’de müzik yayınlarının saat 00.00’a kadar yapılabileceği yönünde karar alınmıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 21 Haziran 2021’de kararı, “Müzikle ilgili sınırlamayı 24.00’e çekiyoruz. Kusura bakmasınlar, gece kimsenin kimseyi rahatsız etmeye hakkı yok” cümleleriyle duyurmuştu.

İçişleri Bakanlığı 2022 yılında da yaz aylarının gelmesiyle birlikte turizm sezonu boyunca müzik yasağının 01.00 olarak uygulanacağına dair 10 Haziran 2022 günü bir genelge yayınlamış, turizm sezonunun bitimiyle birlikte müzik yasağı yine 24.00’a geri çekilmişti.

2023 turizm sezonunun başlamasıyla önce Antalya ve ardından Muğla’da müzik yasağı illerin İl Umumi Hıfzıssıhha Kurullarının kararıyla kaldırılmış, İzmir’de ise müzik yasağı ileri saatlere alınmıştı.

Paylaşın

TOBB Açıkladı: Mayıs’ta Kapanan Şirket Sayısı Yüzde 41 Arttı

Mayıs ayında kurulan şirket sayısı bir önceki aya göre, yüzde 9,4 artarken, kapanan şirket sayısı yüzde 41 arttı. 2023 yılının ilk 5 ayında, 2022 yılının aynı dönemine göre açılan şirket sayısı yüzde 3,1 artarken, kapanan şirket sayısı ise yüzde 4,2 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kurulan Kapanan Şirket Mayıs 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; 2023’ün ilk 5 ayında, 2022’in ilk 5 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 3,1 kurulan kooperatif sayısı yüzde 69,1 artmış olup, kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 8,1 azalmıştır.

2023’ün ilk 5 ayında, 2022’in ilk 5 ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 4,2 kapanan kooperatif sayısı yüzde 4,7 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 13,6 artış olmuştur.

Mayıs 2023’de, Mayıs 2022’ye göre kurulan şirket sayısı yüzde 6,4 kurulan kooperatif sayısı yüzde 150,9 oranında artmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,9 azalmıştır.

Mayıs 2023’de, kapanan şirket sayısı 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 0,4 kapanan kooperatif sayısı yüzde 33,3 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 138,5 artış olmuştur.

Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 9,4 kurulan kooperatif sayısı yüzde 31,0 oranında artmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 12,3 azalmıştır.

Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 41,0 kapanan kooperatif sayısı yüzde 105,7 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 49,8 artış gerçekleşmiştir.

2023 yılı Mayıs ayında kurulan toplam 10.336 şirket ve kooperatifin yüzde 85,6’sı limited şirket, yüzde 11,5’i anonim şirket, yüzde 2,9’u ise kooperatiftir. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 36,4’ü İstanbul, yüzde 10,7’si Ankara, yüzde 6,4’ü İzmir’de kurulmuştur. Bu ay Ardahan’da şirket kuruluşu gerçekleşmemiştir.

2023 yılında toplam 55.462 şirket ve kooperatif kurulmuştur. Bu dönemde kurulan toplam 47.679 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 74,9’unu, 6.558 anonim şirket ise yüzde 25,1’ini oluşturmaktadır. Mayıs ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Nisan ayına göre yüzde 3,2 oranında artmıştır.

Mayıs 2023’de şirket ve kooperatiflerin 3.466’sı ticaret, 1.584’ü inşaat ve 1.430’u imalat sektöründe kurulmuştur. Mayıs 2023’de kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 575’i inşaat, 393’ü toptan ve perakende ticaret motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 116’sı imalat sektöründedir.

Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 691’i toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 270’i inşaat, 256’sı imalat sektöründedir. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 1.233’ü toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 469’u inşaat, 307’si imalat sektöründedir.

Mayıs 2023’te kurulan 296 Kooperatifin 207’si Konut Yapı Kooperatifi 52’si İşletme Kooperatifi, 19’u Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak kurulmuştur.

961 adet yabancı ortak sermayeli şirket kuruldu

Mayıs 2023’te kurulan 961 yabancı ortak sermayeli şirketin 524’ü Türkiye, 79’u Rusya Federasyonu, 64’ü İran ortaklı olarak kurulmuştur.

Kurulan 961 yabancı ortak sermayeli şirketin 123’ü anonim, 838’i limited şirkettir. 2023 yılında kurulan şirketlerin 773’ü Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 267’si İkamet amaçlı olan veya ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı 263’ü Gayrimenkul acenteleri ve faaliyetleri sektöründe kurulmuştur.

Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin yüzde 80,0’ını yabancı sermayeli ortak payını oluşturmaktadır.

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten “Kararlılık” Vurgusu

Ankara Esenboğa Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Bakan Şimşek, “Ekonomi politikalarımız kısa vadede fiyat istikrarını ve finansal istikrarı hedeflemektedir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu hedeflere ulaşmada kararlıyız. Merkez Bankasının dünkü açıklamasında belirtildiği gibi bu bir süreçtir. Kararlılıkla kademeli olarak bu süreç yönetilecektir.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’a hareketinden önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Şimşek, yaptığı değerlendirmede, “Ekonomi politikalarımız kısa vadede fiyat istikrarını ve finansal istikrarı hedeflemektedir. Bu hedeflere ulaşmada kararlıyız. Merkez Bankasının dünkü açıklamasında belirtildiği gibi bu bir süreçtir. Kararlılıkla kademeli olarak bu süreç yönetilecektir” ifadesini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bu mesajını Türkçe ve İngilizce olarak paylaştığı mesajda da tekrarladı.

Türk Lirası yüzde 2,8 değer kaybetti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı sonrası Cuma sabahı Dolar/TL kuru 25’i aştı. Cuma sabahı yeni bir rekor düşük seviyeye ulaşan Türk Lirası yüzde 2,8 değer kaybetti.

Reuters’ın haberine göre, Türk Lirası Perşembe kapanışından yaklaşık % 1,3 daha zayıflayarak, 25,2015’ten işlem gördü.

Merkez Bankası Perşembe günü 27 ay sonra ilk kez faiz artırdı. TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığındaki ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi 650 baz puanlık artışla yüzde 8,5’tan yüzde 15’e yükseltildi.

Karar sonrası ilk kez Dolar/TL 24,41’i, Euro/TL kuru da 26,84’ü görmüştü. Türkiye’nin kredi temerrüt takası (CDS) 21 puan yükselerek 518’e çıkmıştı.

Mart 2021’de yüzde 19 seviyesinde olan politika faizi 2021 ve 2022’de dörder kez indirildi, Şubat ayındaki toplantıda yüzde 8,50’ye çekildi.

Reuters haber ajansının anketinde politika faizinin yüzde 21’ye yükseltileceği öngörülmüştü. Reuters uzmanların Erkan’ın beklenenden az faiz artırımına gitmesinin enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği yorumunu yaptığını yazdı.

Türkiye ekonomi dünyası ve uluslararası yatırımcılar, faiz artışının politika faizini yüzde 20-40 arası bir noktaya taşıyacağını öngörüyordu. PPK’dan çıkan karar ise beklentilerin oldukça altında bir artışla yanıt vermek oldu.

Ancak Commerzbank döviz analisti Tatha Ghose, liradaki değer kaybının sadece faiz artışının beklenden az olması ile açıklanamayacağı görüşünde.

Ghose yatırımcılara Commerzbank tarafından gönderilen günlük değerlendirmede Dolar/TL‘deki sıçramanın nedeninin daha ziyade “bilinmeyen” politika parametrelerinden “bilinen” politika parametrelerine geçiş ve yetkililerin faiz artışından sonra liranın yerel bankaların desteği olmadan kendi ayakları üzerinde durup duramayacağını kontrol etme girişimi olabileceğini belirtiyor.

Ghose “Bizim görüşümüze göre, hiçbir büyüklükteki faiz artışı lirayı istikrara kavuşturmaya yetmeyecektir. Tek yardımcı değişken, Cumhurbaşkanı’nın bu yeni politika rejimini başarılı olana kadar sürdürme kararlılığını tekrarlaması olacaktır” dedi.

Paylaşın

Aziz Yıldırım’dan “Kongre” Açıklaması: Hiç Kimse Çıkmazsa Ben Adayım

Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, “Ben kendime yeni bir hayat kurdum ama maalesef beni hiç rahat bırakmıyorsunuz. Ben emekli oldum. Artık kendi işime gücüme, hayatımı daha mutlu yaşamak için hayatımı devam ettiriyorum. Hep suçlama var. 16 bin Ali Bey’i seçen kongre üyeleri hiç ortada yoklar. Siz 16 bin kişi oy verdiniz. Niye seçtiniz? Fenerbahçe daha iyi şartlara gelsin, borcu olmasın, dünya yıldızları gelsin diye” dedi.

Haber Merkezi / Yıldırım, açıklamasını “5 senede neredeyiz? Nerede verilen sözler? Neden yoksunuz orada? Başkan, aday çıksın diye bağırıyor orada. İçinizden bir tane aday çıkarın. Fenerbahçe’nin getirildiği durum çok acı. Ben konuşmayacaktım ama kongrede yaşananlar bizi üzdü. Ana amaç şu. Fenerbahçe yönetimi 5 senedir çok güçsüz, gücü yok. Ali Bey’in şahsı ile bu iş yürümez. Hem maddi hem manevi hem de bana fikir verecek anlamda güçlüydü benim dönemimde yönetim. Sen kongre yap, güvenoyu iste, benim çağrım buydu” sözleriyle sürdürdü.

Aziz Yıldırım, açıklamasının devamında, “Ali Bey güvenoyu istiyorum dese, güvenoyu alsa yıl sonuna kadar hiç kimse kendisine hakaretten çekinecektir. Güvenoyu almaz giderseniz, bu tribünler, bir başarısızlıkta herkes ayağa kalkacak ve Fenerbahçe seneye belki de kongre zamanı gelmeden kongre yapacak, gözüküyor” ifadelerini kullandı. Yıldırım, “Hiç kimse çıkmazsa ben adayım, bu böyle biline!” dedi.

Eski Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, bir basın toplantısı düzenledi. Eski Asbaşkanlarından Şekip Mosturoğlu’nun eşlik ettiği toplantıda Aziz Yıldırım, şu açıklamalarda bulundu:

‘İstemesek de böyle basın toplantılar düzenliyoruz. Ben 5 yıl önceki kongreden sonra, Fenerbahçe’yle ilişkimi keserek yeni bir hayat kurdum. Siz beni rahat bırakmıyorsunuz. Ben emekli oldum. Açıklama yapsam, neden yaptı… Yapmasam, ‘Ben Fenerbahçe’yim’ diyen adam neden konuşmuyor… Ali Bey’i seçen kongre üyeleri ortada yok. 16 bin kişi oy verdi. Seçtiniz. 5 senede nerede verilen sözler? Neden yoksunuz kongre üyeleri? Başkan bağırıyor, ‘Başkan adayı çıksın, kongre yapacağım’ diyor.

Kongreden önce açıklamayı ben yaptım ama arkadaşlarımı da kapsıyordu. Neden yaptık? Fenerbahçe yönetimi son 5 senedir güçsüz. Ali Bey’in şahsıyla bu yürümez. Benim dönemimde, güçlü insanlar vardı. Benim dışımda da kamuoyuna mesaj verecek, kavga edecek insanlar vardı. Bugün maalesef bu yok. Olağanüstü kongre yap deme sebebim buydu. Güven oyu iste, seçim değil.

Pendikspor’a yenilip, Türkiye Kupası’ndan elendiğimiz sene kongre kararı aldık. Kimse çıkmadı, tek başıma kaldım ama güçlü bir yönetim yaptık. 2006’da Denizlispor maçı sonrasında da aynısını yaptık. Ali Bey de o dönem yönetime girdi. Güvenoyu alarak devam ettik. Metris’ten döndükten sonra da yaptık. Bunlardan korkmamak lazım. Ali Bey güvenoyu alsa, yıl sonuna kadar herkes konuşmaktan çekinir. Güvenoyu almazsanız, bir başarısızlıkta herkes ayağa kalkacak. Belki de kongre zamanı gelmeden, Fenerbahçe kongre yapacak. Bu görünüyor.

“Fenerbahçe’de her zaman başkan bulunur”

2024 seçiminde adaylar çıkmalıdır. Fenerbahçe hiçbir zaman başkansız kalmaz, kalamaz. 50 bin kongre üyesi var. En az 15 bin tanesi başkan adayı olarak ortaya çıkabilir. ‘Benden başka aday çıkmaz’ diyerek yürümek yanlıştır. Aday çıkarsa seçim yaparım diyerek hem Fenerbahçe’yi küçültüyorsun hem de kendini. Camiayı zorlama. Hiç kimse çıkmazsa, ben adayım. Bunu böyle bil. Fenerbahçe’de her zaman başkan bulunur. Fetöcü, hocacı, Fenerbahçe’den geçmişte maddi gelir elde edenler aday olursa ben gelip aday olurum. Bunu böyle bilin. O insanlar bu kulübe giremez.

En üzüldüğüm konu, 612 milyon dolar borç bıraktığımız yönündeki laflar. Bizim o zamanki dolar ve euro borcumuz o kadar değildi ki… Bundan sonra kim yanlış konuşursa, mahkemeye vereceğim. Namuslu, şerefli, ahlaklı olsunlar. Doğru olanı anlatsınlar. Topuk Yaylası, Fenerium, basketbol salonu… Bunları basın neden yazmıyor? O söylüyor, siz de 612 yazıyorsunuz. Bu kadar mal varlığı var. Stada ne kadar para harcadık? Biz, onu yaptık. Gök kubbeden inmedi ki bunlar…

Tahtada açıklayacağım. Kimse bundan sonra atıp tutmasın, atmasyon yok. Bir daha bu konuda yalan söylenirse, mahkemeye veririm herkesi.”

Paylaşın

Yeni Asgari Ücret Üç Günde 482 Dolardan 452 Dolara Geriledi

Açıklandığı gün 482 dolar olan asgari ücret, bugün itibariyle 25,25 seviyesine gelen kur ile yaklaşık 30 dolar düşerek 452 dolar oldu. Üç günde dolar bazında yaşanan kayıp yüzde 6’ya tekabül ediyor.

Haber Merkezi / 20 Haziran’da yüzde 34 artırılan ve 1 Temmuz’dan itibaren geçerli olacak olan 11 bin 402 liralık asgari ücret, üç günde dolar bazında geriledi.

Açıklandığı gün 482 dolara denk gelen yeni asgari ücret, döviz kurunun yükselmesiyle birlikte yaklaşık 30 dolar düşerek 452 dolar oldu. Üç günde dolar bazında yaşanan kayıp yüzde 6’ya tekabül ediyor.

“Hedeflere ulaşmada kararlıyız”

Öte yandan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, ekonomi politikalarının, kısa vadede fiyat istikrarını ve finansal istikrarı hedeflediğini belirterek, “Bu hedeflere ulaşmada kararlıyız” dedi.

Bakan Şimşek, İstanbul’a hareketinden önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Şimşek, yaptığı değerlendirmede, “Ekonomi politikalarımız kısa vadede fiyat istikrarını ve finansal istikrarı hedeflemektedir. Bu hedeflere ulaşmada kararlıyız. Merkez Bankasının dünkü açıklamasında belirtildiği gibi bu bir süreçtir. Kararlılıkla kademeli olarak bu süreç yönetilecektir” ifadesini kullandı.

Şimşek bu mesajını Türkçe ve İngilizce olarak paylaştığı mesajda da tekrarladı.

Türk Lirası yüzde 2,8 değer kaybetti

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı sonrası Cuma sabahı Dolar/TL kuru 25’i aştı. Cuma sabahı yeni bir rekor düşük seviyeye ulaşan Türk Lirası yüzde 2,8 değer kaybetti.

Reuters’ın haberine göre, Türk Lirası Perşembe kapanışından yaklaşık % 1,3 daha zayıflayarak, 25,2015’ten işlem gördü.

Merkez Bankası Perşembe günü 27 ay sonra ilk kez faiz artırdı. TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan başkanlığındaki ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizi 650 baz puanlık artışla yüzde 8,5’tan yüzde 15’e yükseltildi.

Karar sonrası ilk kez Dolar/TL 24,41’i, Euro/TL kuru da 26,84’ü görmüştü. Türkiye’nin kredi temerrüt takası (CDS) 21 puan yükselerek 518’e çıkmıştı.

Mart 2021’de yüzde 19 seviyesinde olan politika faizi 2021 ve 2022’de dörder kez indirildi, Şubat ayındaki toplantıda yüzde 8,50’ye çekildi.

Reuters haber ajansının anketinde politika faizinin yüzde 21’ye yükseltileceği öngörülmüştü. Reuters uzmanların Erkan’ın beklenenden az faiz artırımına gitmesinin enflasyonla mücadeleyi zorlaştırabileceği yorumunu yaptığını yazdı.

Türkiye ekonomi dünyası ve uluslararası yatırımcılar, faiz artışının politika faizini yüzde 20-40 arası bir noktaya taşıyacağını öngörüyordu. PPK’dan çıkan karar ise beklentilerin oldukça altında bir artışla yanıt vermek oldu.

Ancak Commerzbank döviz analisti Tatha Ghose, liradaki değer kaybının sadece faiz artışının beklenden az olması ile açıklanamayacağı görüşünde.

Ghose yatırımcılara Commerzbank tarafından gönderilen günlük değerlendirmede Dolar/TL‘deki sıçramanın nedeninin daha ziyade “bilinmeyen” politika parametrelerinden “bilinen” politika parametrelerine geçiş ve yetkililerin faiz artışından sonra liranın yerel bankaların desteği olmadan kendi ayakları üzerinde durup duramayacağını kontrol etme girişimi olabileceğini belirtiyor.

Ghose “Bizim görüşümüze göre, hiçbir büyüklükteki faiz artışı lirayı istikrara kavuşturmaya yetmeyecektir. Tek yardımcı değişken, Cumhurbaşkanı’nın bu yeni politika rejimini başarılı olana kadar sürdürme kararlılığını tekrarlaması olacaktır” dedi.

Paylaşın

Resmi Gazete’de Yayımlandı; Kredi Kartlarında Azami Faiz Oranı Yükseltildi

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz artırımı sonrası, kredi kartlarında uygulanan azami faiz oranı da yükseltildi. Faiz artırımı kararı, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Normalde ağustos ayında uygulanması gereken faiz artışı Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’de değişiklik yapılarak, temmuz ayına çekildi.

Resmi Gazete’de yayımlanan Merkez Bankası tebliği ile referans faiz 0,88’den 1,36’ya yükseltildi. Buna göre yüzde 1,36’ya 0,55 puan eklenmesiyle Temmuz ayından itibaren kredi kartına uygulanacak azami faiz oranı yüzde 1,91’e yükseltilmiş oldu.

Ekonomim.com‘da yer alan habere göre, Merkez Bankası temmuz ayı için geçerli olan referans faizini aslında daha önce 0,88 olarak ilan etmişti. Yani Temmuz ayında kredi kartı azami faiz oranı yüzde 1,36 olarak devam edecekti.

Bankalarca Ticari Müşterilerden Alınabilecek Ücretlere İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’de değişiklik yapılarak, normalde Ağustos ayında uygulanması gereken faiz artışı Temmuza çekildi.

Tebliğin eski haline göre referans faiz oranı, bankaların mevduata uyguladığı ağırlıklı ortalama akım faiz oranı üzerinden hesaplanan oran ile politika faizinin yüzde 10 artırılmasıyla bulunacak orandan düşük olan dikkate alınarak hesaplanıyor. Bu şekilde belirlenen oran ise her ayın sondan 5’inci iş günü olarak ilan ediliyor.

Yapılan değişiklikle Merkez Bankası Para Politikası Kurulu Toplantısı yapılması halinde, referans oranın toplantının yapıldığı tarihteki güncel veriler çerçevesinde ilan edilmesi hükme bağlandı.

Tebliğe eklenen geçici bir madde ile de referans oran 1-31 Temmuz tarihleri arasında yüzde 1,36 olarak belirlendi.

Buna göre kredi kartlarına temmuz ayında uygulanacak azami faiz oranı ise yüzde 1,36 olan referans faiz oranına 0.55 eklenmesiyle yüzde 1.91 olacak.

Paylaşın

New York Temyiz Mahkemesi’nden Halkbank’a Temmuz Sonuna Kadar Süre

New York’taki temyiz mahkemesi, Halkbank’a, temyiz başvurusuyla ilgili gerekçelerini sunması için 31 Temmuz’a kadar süre verdi. Halkbank’ın aleyhine bir karar çıkması durumunda dava New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde kaldığı yerden devam edecek.

New York İkinci Bölge Temyiz Mahkemesi daha önce Halkbank’ın temyiz başvurularını iki kez reddetmişti. Anayasa Mahkemesi 19 Nisan’da kararı yeniden değerlendirmesi için New York İkinci Bölge Temyiz Mahkemesi’ne göndermişti.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Anayasa Mahkemesi’nin gönderdiği Halkbank dosyasını inceleyen New York’taki temyiz mahkemesi, bankaya, temyiz başvurusuyla ilgili gerekçelerini sunması için 31 Temmuz’a kadar süre verdi.

Halkbank’ın Yabancı Devlet Dokunulmazlığı Yasası (FSIA) kapsamına girdiği ve bu nedenle ABD’de yargılanamayacağı iddiasıyla yaptığı başvuruyu görüşen Anayasa Mahkemesi 19 Nisan’da kararı yeniden değerlendirmesi için New York İkinci Bölge Temyiz Mahkemesi’ne göndermişti.

Anayasa Mahkemesi’nin gönderdiği Halkbank dosyasını inceleyen mahkeme, Halkbank’a temyiz başvurusuyla ilgili gerekçelerini 31 Temmuz tarihine kadar mahkemeye sunmasını istedi.

New York İkinci Bölge Temyiz Mahkemesi Yargıcı Joseph F. Bianco’nun kararına göre, 31 Temmuz’da yapılacak ara duruşmada Halkbank’ın temyiz gerekçeleri dinlenecek.

New York Güney Bölgesi Başsavcılığı, Halkbank’ın temyiz gerekçelerinin reddiyle ilgili itirazını 60 gün içinde yapacak. Savcılığın itiraz gerekçelerini sunmasından sonraki 30 gün içinde de Halkbank savcılığın iddialarını yanıtlayacak.

Bunun ardından da Savcılık, Halkbank’ın itirazlarına 30 günlük sürede yanıt verecek. Yapılacak ara duruşma ve mahkemeye sunulacak yazılı dilekçelerin ardından New York İkinci Bölge Temyiz Mahkemesi, Halkbank dosyasıyla ilgili kararını açıklayacak.

Halkbank’ın aleyhine bir karar çıkması durumunda dava New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi’nde kaldığı yerden devam edecek. New York İkinci Bölge Temyiz Mahkemesi daha önce Halkbank’ın temyiz başvurularını iki kez reddetmişti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Değişim” Yorumu: Bir Kişinin İradesiyle Olmaz

14 ve 28 Mayıs Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası ‘değişim’ çıkışlarının yaşandığı CHP’de Genel Başkan Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Değişime en açık olan parti CHP’dir. Şimdi için değil tarihsel süreci böyledir. Çağı izleyemese zaten 100 yaşayamazdı CHP. Bütün değişimin önünü açan, değişimin bayraktarlığını yapan bir partiye nasıl diyebilirsiniz değişimin önünü açın diye. Evet değişimin de dönüşümün de önünü açacağız. CHP’nin kuruluş felsefesi budur” dedi ve ekledi:

“Bir kişinin iradesiyle değişim olmaz. Değişim topyekün o partinin kendi özgür iradesiyle o değişimi içselleştirmesi ve ileriye taşıması lazım. Değişim hukuki zeminde olur. Kurultay olur, adaylar çıkar.  İnsanlar gelsin aday olsunlar. Bizim dışımızda mahalle kongresi yapan mı var. Kim eleştiriyorsa kimsenin sözünü kesmem çünkü eleştirinin bu parti için ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Ama bunun parti disiplini çerçevesinde olması lazım. Her eleştiriden ders çıkarmak parti yöneticilerinin görevidir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Tele 1 kanalında gazeteciler Merdan Yanardağ, Evren Özalkuş ve Zeynel Lüle’nin sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Değişime en açık olan parti CHP’dir. Şimdi için değil tarihsel süreci böyledir. Çağı izleyemese zaten 100 yaşayamazdı CHP. Bütün değişimin önünü açan, değişimin bayraktarlığını yapan bir partiye nasıl diyebilirsiniz değişimin önünü açın diye. Evet değişimin de dönüşümün de önünü açacağız. CHP’nin kuruluş felsefesi budur.

Bir kişinin iradesiyle değişim olmaz. Değişim topyekün o partinin kendi özgür iradesiyle o değişimi içselleştirmesi ve ileriye taşıması lazım. Değişim hukuki zeminde olur. Kurultay olur, adaylar çıkar.  İnsanlar gelsin aday olsunlar. Bizim dışımızda mahalle kongresi yapan mı var. Kim eleştiriyorsa kimsenin sözünü kesmem çünkü eleştirinin bu parti için ne kadar önemli olduğunu biliyorum. Ama bunun parti disiplini çerçevesinde olması lazım. Her eleştiriden ders çıkarmak parti yöneticilerinin görevidir.

Parti sağa mı kayıyor, sola mı kayıyor… Biz sosyal demokrat bir partisiyiz. Yani yoksulun, kimsesizlerin haksızlığa uğrayanların partisiyiz. Biz ötekileştirilenin partisiyiz, işçinin, çiftçinin memurun partisiyiz. Biz halkta hiçbir ayrım yapmadan bütün sosyal sınıfları kucaklayan bir partiyiz. Biz vatansever bir partiyiz. Parti nereye kaydı? Ben işçilerin hakkını, emeklinin hakkını savunmadım mı? 1 milyonu aşkın taşeron işçi varken onların hakkını savunan partiyiz.

Çöplerden kağıt toplayanların partisiyiz. Onların hakkını başka kim savundu? Şuraya kaydı, buraya kaydı… Biz bir yere kaymadık. Herkesin hakkını savunan bir partisiz. Can Atalay’ın da, Sinan Ateş’in de, eşi ve çocukları öldürülen Emine Şenyaşar’ı da savunan bir partiyiz. Herkes kendi penceresinden ‘yok sağa kaydı’, ‘yok şuraya kaydı…’ Bunlar günlük kaygılarla ifade edilen düşünceler.

“Ekrem İmamoğlu önümüzdeki seçimi de kazanacaktır”

(İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun açıklamaları, genel başkan adaylığı iddialarıyla ilgili soru üzerine) “Bizim partimizde herkes cumhurbaşkanı adayı olabilir. Ekrem Bey de aday olabilir. Şirketler ayrıdır, partiler ayrıdır. Ekrem Bey neden aday olmasın, başarılı bir belediye başkanımızdır. Son seçimler biz 22 ilçeyi alabilecek potansiyele eriştik. 22 ilçe alınır ve İBB Meclisi alınır, ondan sonra sorun kalmaz. Ben asla ve asla halkın oylarıyla alınmış bir belediyeyi AK Parti’ye teslim edemem. Yani Ekrem İmamoğlu görevine devam edecektir… Düşüncemi açıkladım. Tartışma bitmiştir. Ekrem İmamoğlu önümüzdeki seçimi de kazanacaktır.

Yerel seçimlerde başarılı olacağız. AK Parti sürekli oy kaybeden bir partidir. Büyük bir başarısızlık asla yok. Uzun süredir milletvekili çıkarmadığımız yerlerden vekil çıkardık. Parti çalıştı, belli bir çizgiyi yakaladı. Başka belediyeleri de kazanacağız. Kimsenin gereksiz tartışmalarla partinin enerjisini tüketmesini istemiyorum. Tartışmaları kışkırtanlar var, o tuzağa kimsenin düşmemesini istiyorum. Partinin kurulları var. Parti Meclisi’nde MYK’da rahatlıkla tartışabiliriz. Biz tek adam partisi değiliz.

Neden Erdoğan milletvekili transferi yapabilir miyim diye çalışmaya başladı? Neden bunun altyapısını oluşturmaya başladı, neden keseyi açmaya başladı? Satılık milletvekili istemiyorum. Bir daha söylüyorum, parlamentoda onurunu haysiyetini satan milletvekili istemiyorum. Halkın oyuna sadık kalan milletvekili istiyorum. Paraya tamah edip safını değiştiren milletvekili istemiyorum. Eğer bir milletvekili safını değiştirip iktidar partisine gidiyorsa ucunda para vardır. Parayla satılan milletvekili istemiyorum.

(Yerel seçimlerde ittifak yapılacak mı?) “İttifaklar seçim dönemlerinde yapılır. Şu anda ittifak yapacak bir şey yok. Her parti ayrı. Ama genel başkanlar olarak ülke gündemiyle ilgili görüşüyoruz. O günün koşullarına göre bakacağız. Bütün belediye başkanlarımız ittifak yokmuş gibi çalışacaklar. Daha geniş kitleleri kucaklayacaklar. Hiçbirinin hakkını yemeyelim, bütün belediye başkanlarımız gerçekten bütün engellemelere rağmen başarılılar, tarih yazıyorlar. Yerel seçimlerde başarı elde edeceğiz.”

Paylaşın

Bakan Şimşek’ten Öngörülebilirlik Ve Güven Vurgusu

Merkez Bankası’nın faiz artırım kararı sonrası açıklamada bulunan Bakan Şimşek, “Finansman koşulları çok elverişli de olsa, karlılık çok cazip de görünse öngörülebilirlik olmadan kalıcı yatırım ve istihdam artışı sağlamak mümkün değildir. Öngörülebilirliği sağlayacak olan ise güvendir. Güven, ancak kurala göre politikalar uygulanarak temin edilebilir” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, fiyat istikrarına odaklanan ve finansal istikrarı gözeten kurala dayalı para politikasının Türkiye’ye çok ciddi miktarda sermaye akımı sağlayacağını söyledi. Şimşek ekonomi politikalarının “teşebbüs hürriyeti, piyasa ekonomisi, dışa açık serbest kambiyo rejimi, dalgalı kur sistemi ve enflasyon hedeflemesi modeli ilkeleri tarafından belirlenen çerçeveye dayanacağını” da ekledi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB), yeni Başkanı Hafize Gaye Erkan yönetiminde ilk Para Politikası Toplantısı’nda (PPK) politika faizini yüzde 8,5’ten yüzde 15’e yükseltmesinin ardından, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu.

Mehmet Şimşek refah ve kalkınma için sürdürülebilir büyümenin vazgeçilmez önkoşul olduğunu belirtti. Şimşek sürdürülebilir büyümenin bir yandan yatırımlar ve istihdam artışı diğer yandan da verimlilik artışı ile sağlanacağını kaydetti.

Şimşek sözlerini söyle sürdürdü: “Yatırım ve istihdam kararları için en önemli belirleyici etken öngörülebilirliktir. Finansman koşulları çok elverişli de olsa, karlılık çok cazip de görünse öngörülebilirlik olmadan kalıcı yatırım ve istihdam artışı sağlamak mümkün değildir. Öngörülebilirliği sağlayacak olan ise güvendir. Güven, ancak kurala göre politikalar uygulanarak temin edilebilir.”

Şimşek fiyat istikrarına odaklanan ve finansal istikrarı gözeten kurala dayalı para politikası ve kamu kesimi mali dengesinde istikrarlı bir yapıyı ve sürdürülebilir bütçe finansmanını hedefleyen kurala dayalı öngörülebilir maliye politikasına atıfta bulundu.

Bakan Şimşek Türk lirasının istikrar kazanmasına dair şu ifadeleri kullandı: “Piyasa ekonomisi, serbest kambiyo rejimi, dışa açık ekonomi ilkelerine dayalı politika çerçevesi Türkiye’ye çok ciddi miktarda sermaye akımı sağlayacaktır. Bu ise yatırımların ve üretimin finansmanını çok daha kolay hale getirecek, Türk lirasının yeniden istikrar kazanmasını, güvenilir bir para birimi haline gelmesini sağlayacaktır. Paramızın istikrarlı ve güvenli olması, dolarizasyon belasından kurtulmak için en etkili çözümdür.”

Faiz artışı sürecek sinyali 

Öte yandan Merkez Bankası’nın faiz kararı metninde, “Kurul, dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin başlamasına karar vermiştir” ifadeleriyle faiz artışının süreceği sinyali verildi.

Metinde ayrıca şu ifadeler yer aldı: “Kurul politika faizini enflasyonun ana eğiliminin gerilemesini ve orta vadede yüzde 5 hedefine ulaşmasını sağlayacak parasal ve finansal koşulları oluşturacak şekilde belirleyecektir.

Enflasyon görünümünde belirgin iyileşme sağlanana kadar parasal sıkılaştırma gerektiği zamanda ve gerektiği ölçüde kademeli olarak güçlendirilecektir. Enflasyon ve enflasyon eğilimine ilişkin göstergeler yakından takip edilecek ve TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir.

Parasal sıkılaştırma sürecinin başlaması ile para politikasının etkinliği artacaktır. Bununla birlikte, fiyat istikrarının sürekliliğini sağlamak hedefiyle, TCMB cari dengeyi iyileştirecek stratejik yatırımları desteklemeye devam edecektir.”

Paylaşın

İmamoğlu: Böyle Giderse Yerel Seçimleri Kazanamayız

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, muhalefet bileşenleri olarak 21 yıllık iktidarın en zayıf olduğu bir dönemde hem Meclis hem de Cumhurbaşkanlığı seçimlerini kaybettiklerini belirterek, çaresizlik ve ümitsizliğin Türkiye’yi giderek muhalefetsiz bir otoriterliğe doğru sürüklediği uyarısı yaptı.

Haber Merkezi / Bu tablonun devamı durumunda yerel seçimlerde de başarı şansının kalmayacağını söyleyen İmamoğlu, “Bir bütün olarak kendimizi, partimizi, muhalefeti yeniden inşa etmemiz en acil ve en hayati ihtiyaçtır. Sadece vitrinimizi ve söylemimizi değiştirmek yetmez” diye konuştu.

“CHP’yi topluma açarak örgütümüzü gençleştirmeliyiz. Parti içi demokrasi vazgeçilmez prensibimiz olmalı. Değişmek zorundayız” diyen İmamoğlu, 81 il başkanının bugün yaptığı açıklamayla ilgili olarak ise “İl başkanları açıklaması dört il başkanı tarafından hazırlandı diye biliyorum. Böyle bir açıklamanın yerine değişim sürecine yönelik bir yol haritası metni olabilseydi… Bu metni 81 il başkanının kabul ettiğini düşünmüyorum” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İstanbul’a Hizmette 4. Yıl” sunumu gerçekleştirdi.  İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Her yıl dönümünde olduğu gibi insanlarımıza olan biteni anlatmak, insanlarımızla raporlarımızı paylaşmak, bir yılın hesabını verirken bir sonraki dönemin hangi adımları içerdiğini onlarla paylaşmak sorumluluğunu yerine getiriyoruz.

Belki de tarihinde ilk kez İstanbul kendi ürettikleriyle en fazla meşgul olması gereken kurumla yani İBB ile ilk defa bu kadar iç içe oldu. 2019 öncesinde olan bitenin vatandaşın hiç gündeminde olmadığı bir zaman dilimi var iken 2019’dan bu yana ortaya koyduğu toplantıların her aşamasını kamuoyuyla paylaşmanın gururunu ve onurunu yaşıyoruz.

Seçim bittiği andan itibaren gerçekten evet ben CHP’nin bir ferdiyim ve partime layık olmayı çok önemsediğimi herkes bilir ama seçildiğimiz andan itibaren devletimizin bir kurumunu yönetmenin tüm gereklerini, etik olarak, kurallarıyla yerine getirmenin sorumluluğunu taşıma bilinciyle partizanlığı asla kapıdan içeri sokmadan, vatandaşına layık olma bilincini ortaya koyma mücadelesinde olduğumuzu söylemek isterim.

4 yıl önce İstanbul ve Türkiye sizlerin de katkılarıyla, vatandaşların kararıyla, yeni bir döneme atışıyla beraber neler yaşadığını ve hissettirdiğini sunmaya başlamak istiyorum. Aynı zarftan çıkan 4 oydan yalnızca birini geçersiz ilan edip vatandaşın iradesini yok sayanlar kendilerini ne yazık ki kendini ülkenin sahibi zannedenler o gün aslında güçlü bir şekilde derslerini aldılar.

Anladılar ki hiçbir güç milletin iradesi üzerinde değildir. Milletimiz o gün o demokrasi dersini vermeseydi Türkiye gerçekten çok daha karanlık günlere girerdi; milletimizi çok kötü yıllar bulurdu. 23 Haziran bu ülkeyi hukuk ve demokrasi rotasında tutma iradesinin mutlak zaferidir.

Yaptığımız her işi özenle saygıyla aidiyet duygusuyla yapıyoruz, onun için ortak aklı ve ortak iradeyi arayarak katılımcı mekanizmaları sonuna kadar işleterek birlikte karar alıyoruz.

İBB’nin bütçesini inanınız bir evin içindeki bütçe gibi aile bütçesi hassasiyetiyle yönetiyoruz. Her bir kuruşu bu kadim kent için harcıyoruz. Bu şehirde eski yanlışları kapalı devre bir avuç insanın yönettiği anlayışı silip atıyoruz. Asla ama asla israfa geçit vermedik vermiyoruz.

Trafik sorununu çözmek için kent içi hareketliliği ve yaşam kalitesini arttırmak için yatırımların aslan payını metroya ayırdık, ayırmaya da devam ediyoruz. İhmal edilmiş yılların farkını kapatmak zorundayız. İstanbul tarihinin yıllık bazda en çok metro üreten yönetimiyiz. Bu sadece şehrimiz ve ülkemiz için değil dünya için de önemli bir rekordur. 3.5 yılda toplam 46 istasyona sahip 46.2 km uzunluğunda 5 metro ve tramvay hattını hizmete açtık. Halen 8 metroda inşaatlarımız hızla devam ediyor.

3.5 yılda bir hükümetin bir yerel yönetime çektireceği ıstıraplar noktasında akla hayale gelmeyen süreçlerin altını çizelim. Düşün ki Türkiye’nin en önemli üç kamu kurumundan birisi İBB’nin devletin finansa kuruluşlarından bir kuruş dahi kredi alamadığı bir 3.5 yıl. Borçlanmalarda engellendiği bir 3.5 yıl. Pandemiden bahsediyoruz, ekonomik kriz döneminden bahsediyoruz, böylesi bir dönemde bahsettiğim güçlü yatırımları İstanbul’a kazandırdık.

Herkesin artık çok iyi bildiği, asla anlamlandıramadığı, komik durumlara düşürerek engellemelerini izlediği taksi sürecinde de 2800 taksi dolmuşun, yeni nesil taksilere dönüşümünü sağladık ve başardık. Umuyorum bu anlamsız ve iyi niyetli olmayan duruşlarından vazgeçerler.

Yıllardır belediyenin kendi yönetiminin çoğunluğunun olduğu bir UKOME mekanizmasına müdahale ederek oradaki çoğunluğu ele alarak sözüm ona İBB’nin ulaşımla ilgili iradesini sektere uğratıp işlerini engelleme çabasını ortaya koyma marifeti… İnanın akla sığmayacak işler bunlar.

2019’da göreve geldiğimizde deniz şehri İstanbul’da sadece 20 hatta şehir hatları vapurları çalışıyordu. Bunu tam yüzde 70 artışla 34 hatla vapurlarımızın halkımıza hizmet vermesini sağladık. 50 adet deniz taksiyi kendimiz üreterek hizmete sunduk.

Çöpten elektrik üretimini yüzde 55 artırarak, 2.5 milyon İstanbullunun bir yıllık enerji ihtiyacını üretiyor hale geldik.

Yeşil İstanbul hedefimiz doğrultusunda kent ormanları yaşam vadileri korular açıldık. Bunların bir kısmı unutulmuş vadiler dere kenarlarıydı bir kısmı unutturulmak istenmiş ormanlar veya alanlardır. Toplam 7.5milyon metrekareden fazla gerçek anlamda aktif yeşil alanı kentimize kazandırmanın gururunu yaşıyoruz. Tam 52 tane daha Gülhane Parkı büyüklüğündeki yeşil alanı İstanbulluların hizmetine sunmuş olduk.

Biz İstanbul’un her konusuna hassasiyetle eğiliyoruz. Tarihini kültürünü bir aile yadigarı olarak görüp o duyguyla sahip çıkıyoruz. Geride bıraktığımız 4 yılda tam 630 yapıyı restore ettik. Art İstanbul Feshane, ki bu akşam açılışını yapıyoruz muazzam bir yer oluyor.

Anne kart ile 4 yaşına kadar çocuğu olan ve ne yazık ki bu şehrin gezemeyen yine ben seçimlerde sayın cumhurbaşkanı ifadesiyle ‘kimin parasını kime veriyorsun’ diye tabiri caizse bizi eleştirdiği bir hizmetin tam 532 bin anneye ulaştığını ve 4 yaşına kadar çocuğu olan bu annelerin çocuklarıyla birlikte ücretsiz seyahat ettikleri, bu zor ekonomik koşullarda onların bütçesine bir dirhem de nefes aldıran bir proje hayata geçirdiğimizin özellikle altını çizmek isterim.

Onların tarihlediği ‘fetret devri’nin adı 16 milyona göre “büyük atılım devri”dir. Bu nu atılımcı bir İstanbul’a dönüştürme konusunda kararlıyız. Gerçekten yaptıklarımızın listesi uzar gider.

İstanbul’un yakın tarihi öyle büyük ihmal ve ihanetlerle dolu ki gerçekten şehrimiz adına zaman kaybetme lüksümüzün olmadığını biliyoruz.

“Değişim” mesajı

Her değişim bir zihniyet devrimiyle başlar biz İstanbul’da vatandaşın şehre ve yerel yönetime bakış açısını değiştirdik. İstanbullular artık daha azına razı olmayacak: Yapılan her işte insana saygı şehre özeni talep edecek, bu şehirde bunsan böyle liyakat hakimdir diyecek.

Bir avuç insanın eşi dostu değil, ya da bir kesimin mutlu edildiği değil milletin mutlu edildiği bir süreci her zaman isteyecek. Yapılan her işte şeffaflığı katılımcılığı talep edecek. İstanbullular artık daha azına asla razı olmayacak. İsrafa ihmale partizanlığa geçit vermeyecek. Değişim eldekiyle yetinmeme daha azına razı olmama duygusuyla başlar. İktidarlar bu duyguyu kaybettirmeye çalışırlar.

İşe yaramadı. Vakti gelmiş değişimin önünde asla durulamaz. Gücü iktidar dayanağı ne olursa olsun göreceksiniz asla değişimin önünde duramaz. 23 Haziran bu gerçeğin kanıtlandığı önemli günlerden biridir. 23 Haziran buşehir için bir demokrasi zaferidir.

“Toplumsal kesimler arasında kutuplaşma ne yazık ki olabildiğince derinleşmiş, adalete güven tükenmiş halde. Bu haliyle ülkemiz demokratik dünyadan ne yazık ki çokça uzaklaşmış durumunda. Muhalefet bileşenleri olarak 21 yıllık iktidarın en zayıf olduğu bir dönemde hem meclis hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerini ne yazık ki kaybettik. Vatandaşın değişim talebine cevap veremedik. İktidarı değiştirecek bir güven ve umut ortamını ne yazık ki oluşturamadık.

“Bugün içinde olduğumuz tablo sadece bir seçim yenilgisi tablosu değildir. Çaresizlik ve  ümitsizlik Türkiye’yi giderek muhalefetsiz bir otoriterliğe doğru sürüklediğini hep birlikte görmek zorundayız.

Muhalefetsiz rejimlerde vatandaşlar iktidarların merhametine terk edilir. Toplumun bizden esaslı bir çaba değişim ve güçlü bir yolculuğu beklediğini biliyoruz, bu değişimi gerçekleştirmek zorundayız. Vatandaşlarımızın beklentisini karşılamak zorundayız, yoksa asla ve asla bu şekilde davranırsak bulunduğumuz mevzileri de koruyamayız.

Daha da kötüsü uzunca bir süre toplumsal muhalefetin değişim arzusunu ve umudunu kolay kolay yeniden harekete geçirmekte çok büyük güçlük çekeriz. Bu tablo devam ederse önümüzdeki yerel seçimlerde de elde etmeyi arzu ettiğimiz o üstün başarıyı elde etmekte zorluk yaşarız. Türkiye muhalefetini hep birlikte buradan çıkartmak zorundayız. Bunu çıkartmak yine her zaman olduğu gibi CHP’nin göstereceği kararlı değişim iradesine bağlıdır.

Bir bütün olarak kendimizi, partimizi muhalefeti hep birlikte güçlendirmek yeniden inşa etmek ve kazanacak bir modeli hayata geçirmek zorundayız. En acil ve hayati ihtiyaç budur. Sadece vitrinimizi ve söylemimizi değiştirmenin yetmeyeceğini hepimiz biliyoruz.

Parti içi demokrasi vazgeçilmez prensibimiz olmalıdır. Değişmek zorundayız. Değişime direndiğimiz her dakika toplumla aramızdaki mesafeyi açtığımızı unutmamalıyız.”

Soru Cevap

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan İmamoğlu yarın 2019’daki İstanbul yerel seçiminin yıldönümü için yapacağı mitinge hem CHP lideri Kılıçdaroğlu’nu hem de İYİ Parti lideri Akşener’i davet ettiğini fakat henüz bir geri dönüş alamadığını belirtti.

İl başkanlarının ortak açıklamasının dört il başkanı tarafından kaleme alındığını ve tüm il başkanlarının aynı fikirde olmadığını söyleyen İmamoğlu, “İkili konuşur gibi bir metin yazılmaz. Örgütün il başkanı fikri sorulacak kişi değil, fikir sorulması için zemin hazırlaması gereken kişidir” dedi.

İmamoğlu değişim hakkındaki bir soruya ise “Mevcut durum bu 2023 seçimini kazanamadı, daha öncekileri de kazanamadı. Ben nasıl kazanılacağını az çok biliyorum” diye yanıt verdi:

“Toplum muhalefetin genelinden bir yenilenme ve dönüşüm beklemektedir. Yeni ittifakların toplumda güven tazelemesi ve iktidar umudunu diri ve enerjik tutması bir zarurettir. Değişemeyen ve dönüşemeyen bir muhalefet iktidarı da değiştiremez.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu’nun açıklamaları hakkında ise “Parti içinde siyasi yasağımın konuşulması çok vasat. Bu kişi bunu anlamsız ve gereksiz zamanlarda birden fazla kere dile getirmiştir. Bu konuda genel başkanımızın gereğini yerine getireceğini düşünüyorum” dedi.

İmamoğlu “Genel başkan olursanız, kaç seçim kaybedince görevi bırakırsınız” sorusuna “Kişisel olarak bir kaybetme deneyimim olmadığı için sorunuzu yanıtlayamayacağım” cevabını verdi.

Paylaşın