AK Parti’de 7 İl Başkanı Değişti

Adalet Ve Kalkınma Partisi’nde (AK Parti) Adıyaman, Erzincan, Kars, Kırıkkale, Muğla, Niğde ve Uşak il başkanlıklarına atama yapıldığı duyuruldu. Duyuruda, bu illerde görev yapan eski il başkanlarına teşekkür edildi, yeni il başkanlarına da başarılar dilendi.

Haber Merkezi / AK Parti Teşkilat Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla 7 il başkanlığına atama yapıldığı duyuruldu.

Paylaşımda Adıyaman İl Başkanlığına Emrah Erkan Bulucu, Erzincan İl Başkanlığına Mehmet Cavit Şireci, Kars İl Başkanlığına Muammer Sancar, Kırıkkale İl Başkanlığına Engin Pehlivanlı, Muğla İl Başkanlığına Gültekin Akça, Niğde İl Başkanlığına Mustafa Özdemir, Uşak İl Başkanlığına Himmet Yaşar’ın atandığı bildirildi.

Açıklamada, bu illerde görev yapan eski il başkanlarına, bugüne kadar gösterdikleri özverili çalışma ve gayretleri dolayısıyla teşekkür edildi, yeni il başkanlarına da başarılar dilendi. Mesajlarda, yeni il başkanlarının Erdoğan’la fotoğrafları da paylaşıldı.

14 ve  28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinde başarılı olamayan il ve ilçe başkanlarının değişeceği kulislere yansımıştı.

Paylaşın

Sıfır Araçlarda “Motorlu Taşıt Vergisi” İki Katına Çıkıyor

Yıl sonuna dek alınacak sıfır araçlarda Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV), ‘ek vergi’ düzenlemesi ile iki katı şeklinde ödenecek. Otomobil fiyatlarını yükseltecek düzenlemenin ikinci el araçlara rağbeti artıracağı tahmin ediliyor.

MTV’de ocak ve temmuz olmak üzere iki taksit dönemi bulunuyor. İlk taksiti ocakta ödeyenler, ödedikleri taksit tutarı kadar ek vergiyi kanunun yayımlandığı ayın sonuna kadar ödeyebilecek. İkinci taksit ise kasım ayı sonuna kadar iki eşit taksitle ödenebilecek.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığına sunulan torba yasa kapsamında memur maaş zamlarıyla birlikte, bazı vergi tutarlarının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) içindeki payının azaldığı gerekçesiyle, ek vergiler de yer alıyor.

Teklif kapsamında Motorlu Taşıt Vergisi (MTV) ve kurumlar vergisinde artış öngörülüyor. Buna göre, tescilli ve kayıtlı bulunan araçlar ile yıl sonuna kadar tescil edilecek yeni araçlar için bir sefere mahsus ek MTV uygulanacak.

MTV’de Ocak ve Temmuz olmak üzere iki taksit dönemi bulunuyor. Yasa teklifi Meclis’ten geçerse, ilk taksiti Ocak’ta ödeyenler, ödedikleri taksit tutarı kadar ek vergiyi de kanunun yayımlandığı ayın sonuna kadar ödeyecek. İkinci taksit ise Kasım ayı sonuna kadar iki eşit taksitle ödenebilecek.

Kanunun yayımlanmasından sonra trafiğe çıkacak araçların sahipleriyse, ek MTV tutarını araçların MTV ödemelerinin normal dönemi ile birlikte peşin olarak ödeyecek.

Yüzde 25 olarak uygulanacak kurumlar vergisi, finansal kiralama, faktoring, elektronik ödeme şirketleri, sermaye piyasası kurumları, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinde yüzde 30 olacak.

İhracatı teşvik eden kurumların özel olarak ihracattan elde ettikleri kazançlar için 1 puan olarak uygulanan Kurumlar Vergisi indirimi 5 puan indirimli olarak uygulanacak.

Yasa teklifine ilişkin açıklama yapan Güler, konuya ilişkin şunları söylemişti: 17 maddelik hazırladığımız teklifte kurumlar vergisi ve motorlu taşıtlar vergisinde (MTV) yeni düzenlemeler yapıyoruz, vergi kanunlarımızda yer alan bazı istisnaların kaldırılması yönünde değişiklikler öneriyoruz.

Ayrıca vergi kanunlarında yer alan bazı maktu vergi tutarlarının GSYH içindeki paylarının azaldığını dikkate alarak, maktu tutarların güncellenmesine imkan verecek şekilde yetki düzenlemelerini öngörüyoruz.

Paylaşın

Yoksulun Gıda Enflasyonu Yüzde 85

Emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 66,2 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 61,5 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 70,5, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 84,7 olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 51,6 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 39,3 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 85 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 39 oranında kaldı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı haziran ayı enflasyon verilerine ilişkin rapor yayımladı.

TÜİK verilerine göre TÜFE’deki değişimin 2023 Haziran’da bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,77, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,21 olarak gerçekleştiği hatırlatılarak, şu ifadelere yer verildi:

“TÜİK, Haziran 2023 döneminde gıda enflasyonunu yüzde 53,92 olarak açıkladı. Ancak TÜİK tarafından yayımlanan resmi enflasyon oranları farklı gelir gruplarının gerçeğini yansıtmıyor. Resmi ortalama enflasyon oranları düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir.”

En yoksul kesimin enflasyonu, en zenginin hissettiğinin 2 katından fazla

DİSK-AR’ın TÜİK verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, gıda enflasyonu ortalama yüzde 53,9 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 66,2 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 61,5 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 70,5, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 84,7 olarak gerçekleşti.

Dördüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 51,6 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 39,3 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 85 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 39 oranında kaldı. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

TÜİK: Enflasyon yüzde 38,21

Öte taraftan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran 2023 verilerini açıkladı.

TÜİK’e göre, enflasyon haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,21 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 arttı.

ENAG: Enflasyon yüzde 108,58

Ayrıca Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Haziran ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

ENAG verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran ayında yüzde 8,54 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 108,58 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran dönemi enflasyon oranı ise yüzde 50,53 oldu.

Paylaşın

Tütün Ve Alkole Yaklaşık Yüzde 15 Zam Yolda!

Yılın ilk 6 ayındaki üretici ve tüketici enflasyon oranları da belli olmasının ardından Vergi uzmanı Ozan Bingöl, sosyal medya hesabından, alkol ve tütün ürünlerine yüzde 14,8 zam geleceğini açıkladı:

Haber Merkezi / “Şu ana kadar Cumhurbaşkanı aksine bir yetki kullanmadığı için alkol ve tütün ürünlerinin ÖTV’si otomatik olarak ilk altı aylık ÜFE artış oranında yani yüzde 14,82 olarak zamlanacak, “güncellenecektir!”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ve Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranlarını açıkladı.

TÜİK’e göre, enflasyon haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,21 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 arttı.

Üretici enflasyonu ise haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 6,50, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 14,82, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,42 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 86,59 arttı.

Yılın ilk 6 ayında enflasyon yüzde 19,77 olurken, ilk 6 aydaki üretici enflasyonu da yüzde 14,82 olarak gerçekleşti. İlk 6 aylık enflasyon oranları alınacak ücret ve zamlar üzerinde etkili olurken, üreticilerin enflasyonu da mal ve hizmetlere gelecek ürünler üzerinde etkili oluyor.

Vergi uzmanı Ozan Bingöl bu artışla alkollü içeceklere gelecek zam oranının belli olduğuna dikkati çekerek sosyal medya hesabından şu ifadeleri kullandı:

“Şu ana kadar Cumhurbaşkanı aksine bir yetki kullanmadığı için alkol ve tütün ürünlerinin ÖTV’si otomatik olarak ilk altı aylık ÜFE artış oranında yani yüzde 14,82 olarak zamlanacak, “güncellenecektir!”

TÜİK verilerine göre haziranda ana harcama gruplarında aylık bazda en yüksek artış alkol ve tütünde yaşandı. Bu duruma en büyük etki de şüphesiz haziran ayı içerisinde alkol ve tütün ürünlerine yapılan büyük artışlar etkili oldu.

TÜİK verilerine göre haziran ayı içerisinde alkol ve tütün ürünlerindeki fiyat artışı yüzde 11,13 olarak gerçekleşti.

ENAG: Enflasyon yüzde 108,58

Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Haziran ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı. ENAG’a göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran ayında yüzde 8,54 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 108,58 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran dönemi enflasyon oranı ise yüzde 50,53 oldu.

ENAG, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) alt grupları gösterge olarak alındığına aylık bazda az artışın yüzde 0 ile sağlık kaleminde gerçekleştiğini bildirdi. ENAG’a göre Haziran ayında enflasyonun en yüksek olduğu kalem ise yüzde 19,03 ile lokanta ve oteller oldu.

Lokanta ve otelleri, yüzde 15,96 ile ulaştırma ve yüzde 10,82 ile ev eşyası takip etti. Gıda ve alkolsüz içecekler fiyatlarındaki aylık artış ise yüzde 5,10 olarak kaydedildi.

Paylaşın

Dikkat Çeken Araştırma: İstanbul’da Yaşamanın Maliyeti Aylık 35 Bin 380 TL

Haziran ayında İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 35 bin 380 lira olarak hesaplandı. İstanbul’da ortalama yaşam maliyeti, Haziran ayında bir önceki aya göre bin 873 lira arttı.

Haber Merkezi / İstanbul Planlama Ajansı’nın “İstanbul’da Yaşam Maliyeti” araştırmasının ilk yarıyıl raporu yayımlandı.

Rapora göre İstanbul’da yaşamanın maliyeti 2023 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63,86 oranında arttı. Son 6 ayda oransal olarak en yüksek artış ocak ayında kaydedildi.

İstanbul’da yaşamanın maliyeti haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 5,59, bir önceki yılın aralık ayına göre ise yüzde 28,20 oranında arttı.

Haziran ayında İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 35 bin 380 lira olarak hesaplandı. İstanbul’da ortalama yaşam maliyeti, haziran ayında geçtiğimiz aya göre bin 873 lira arttı.

Hanelerin sık kullandığı bazı ürünlerin haziran ayında bir önceki yılın aralık ayına göre fiyat artışlarına bakıldığında en fazla fiyat artışının yüzde 68,64 oranı ile et-kıyma fiyatlarında yaşandığı görüldü.

Aynı dönemde et-kıyma fiyatlarını yüzde 48,89’la tavuk eti, yüzde 48,83’le deodorant, yüzde 42,09’la çay fiyatları izledi.

TÜİK: Enflasyon yüzde 38,21

Öte taraftan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran 2023 verilerini açıkladı.

TÜİK’e göre, enflasyon haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,21 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 arttı.

ENAG: Enflasyon yüzde 108,58

Ayrıca Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Haziran ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

ENAG verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran ayında yüzde 8,54 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 108,58 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran dönemi enflasyon oranı ise yüzde 50,53 oldu.

Paylaşın

İsrail, Cenin’den Çekildi: 12 Ölü, Yüzlerce Yaralı

İsrail’in Batı Şeria’nın Cenin bölgesine düzenlediği saldırılar sona erdi. İsrail’in Cenin kentinde ve Cenin Mülteci Kampı’nda iki gün boyunca havadan ve karadan düzenlediği saldırılarda 12 Filistinli yaşamını yitirdi.

İsrail, iki gün süren operasyonun resmen sona erdiği ve askerlerin bölgeden ayrıldığı duyuruldu. Binden fazla askerin katıldığı operasyonun gece saatlerinde sonlanmasının ardından kampı terk edenler karanlıkta yerleşkelerine dönmeye başladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, (BMGK) Filistin’deki durumu görüşmek için 7 Temmuz’da toplantı yapacak.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrıldı. Batı Şeria’nın yüzde 18’ini kapsayan “A bölgesi”nin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi”nin idari yönetimi Filistin’e güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi”nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakılmıştı.

İsrail ordusu Cenin mülteci kampına Pazartesi gününün ilk saatlerinde bir insansız hava aracıyla saldırmaya başlamıştı. İsrailli yetkililer bu saldırının, Hamas da dahil olmak üzere farklı silahlı grupların bir araya gelerek oluşturduğu Cenin Tugayları’nın “komuta merkezin” yapıldığını söylemişti.

İlerleyen saatlerde ise insansız hava araçlarının saldırıları sürerken İsrail ordusu mülteci kampına girerek içerdeki silahlı Filistinlilerle çatışmaya başladı.

Salı günü Cenevre’de bir basın toplantısı düzenleyen Birleşmiş Milletler, hava ve kara saldırılarının boyutu nedeniyle endişe duyduklarını, özellikle böylesine yoğun nüfuslu bir yere yapılan hava saldırılarının sivillere zarar verme riski olduğunu aktardı. BM’ye göre saldırılar nedeniyle kampa elektrik ve su verilemiyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı saldırılarda hayatını kaybedenler arasında 17 yaşında iki çocuk ve 16 yaşında bir çocuk olduğunu açıkladı. Bakanlık 100’den fazla Filistinli’nin yaralandığını ve 20’sinin durumunun ağır olduğunu da ekledi.

Filistin Kızılayı ise aralarında hasta ve yaşlıların da olduğu yaklaşık 3 bin kişinin gece çatışmalar sürerken kamptan ayrılmasına izin verildiğini söyledi.

Cenin merkezinde ise bir hastane yakınında Filistinli protestocular bir askeri araca taş attı. Araç ise göz yaşartıcı gazla karşılık verdi.

Sınır Tanımayan Doktorlar, İsrail ordusunun pek çok noktada yolları buldozerlerle kullanılamaz hale getirdiğini ve bu yüzden sağlık çalışanlarının araçlarını bırakıp yürümek zorunda kaldığını aktardı.

Cenin son dönemde hem İsrail işgaline ve bunun getirdiği kısıtlamalara karşı hem de Filistin yönetiminin yetersizliğine öfkeli olan genç militanların sayıca artışta olduğu bir kent. Geçen yıl da Filistinlilerin İsraillilere yönelik saldırılarının ardından bu kente operasyonlar düzenlenmişti.

Netanyahu’dan açıklama

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, operasyonun amacını “Cenin geçen aylarda İsrailli erkek, kadın ve çocuklara yönelik sinsi saldırıların düzenlendiği terörizmin yuvası haline geldi. Buna son vereceğiz” sözleriyle açıklamıştı.

Netanyahu, Pazartesi akşamı yaptığı açıklamada İsrail birliklerinin militanların komuta merkezlerini yıktığını ve silah depoları ile fabrikalarına el koyduğunu belirtmişti.

Netanyahu, “İsrail kendini savunma hakkını sağlamak için tüm çabayı gösterirken, İsrailli askerler de sivillerin ölümünü engellemek için çaba gösteriyor” şeklinde konuştu. Netanyahu, askeri operasyonun “görevi tamamlamak” için gerektiği kadar süreceğini söylemişti.

Abbas, İsrail ile güvenlik koordinasyonu askıya aldı

İsrail ordusunun Cenin’e yönelik saldırısına tepki olarak, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas İsrail tarafı ile iletişimi ve güvenlik alanındaki koordinasyonu askıya aldığını açıklamıştı.

Pazartesi akşamı yapılan yazılı açıklamada, Filistin Özerk Yönetimi’nin önde gelen isimleri ile Abbas’ın yaptığı toplantıda söz konusu alındığı belirtildi. Abbas, daha önce sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada da, İsrail’in saldırısına “yeni bir savaş suçu” sözleriyle tepki göstermişti.

Filistin Özerk Yönetimi, daha önceki saldırılar sırasında da İsrail tarafı ile güvenlik alanındaki koordinasyonun askıya alındığını açıklamış, ancak bu tam olarak hayata geçirilmemişti.

Terör saldırılarının önlenmesi ve Filistin Özerk Yönetimi kontrolü altındaki bölgelerde büyük çaplı operasyonların koordinasyonu için iki taraf da karşılıklı olarak istihbarat bilgilerini paylaşıyor.

ABD’den İsrail’e destek

İsrail ile Filistinliler arasında yaşanan gerilim uluslararası toplumda da kaygılara neden oluyor. ABD,İsrail’in kendini savunma hakkına vurgu yaparken, güvenlik koordinasyonun sürdürülmesi çağrısında bulunmuştu.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü “İsrail’in güvenliğini ve Hamas, İslami Cihat ve diğer terörist gruplara karşı halkını savunma hakkını destekliyoruz” dedi. Sözcü, “can kaybını önlemek için gereken bütün önlemleri” alma çağrısı da yapmıştı.

Batı Şeria’da son aylarda İsrail ve Filistinliler arasında yaşanan şiddet arttı. Bu yılında başından beri bölgede en az 185 Filistinli, 25 İsrailli, bir Ukraynalı ve bir İtalyan yaşamını yitirmişti.

İsrail, Filistin toprağı olan Batı Şeria’yı 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda işgal etmişti. Filistinliler Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü kapsayan topraklarda bir devlet kurmayı hedefliyor.

Paylaşın

İran, 6 Ayda 354 Kişiyi İdam Etti

İran, 2023 yılının ilk 6 ayında 6’sı kadın 354 kişiyi idam etti. İdam edilen 354 kişiden 206’sı uyuşturucu bağlantılı suçlardan idam cezasına çarptırıldı. İki kişinin idam cezası halka açık alanda infaz edildi.

Haber Merkezi / Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, İran’da 2023 yılının ilk 6 ayında 354 kişiyi idam edildiğini duyurdu.

İran İnsan Hakları Örgütü, İran hükümetini ülke çapındaki protestoları bastırmak ve protestocular arasında korku uyandırmak için ölüm cezasını artırmakla suçladı. 

Örgüt ayrıca, Ocak – Haziran 2023 döneminde gerçekleştirilen infaz sayısının Ocak – Haziran 2022 dönemine göre yüzde 36 daha fazla olduğunu bildirdi.

İdam edilen 354 kişiden 206’sı uyuşturucu bağlantılı suçlardan idam cezasına çarptırıldı. Ayrıca, 6 kadın idam edildi. İki kişinin de idam cezası halka açık alanda infaz edildi.

İran İnsan Hakları Örgütü Direktörü Mahmud Amiri Moghadam, 2023’ün ilk altı ayında gerçekleştirilen infazlarla ilgili olarak, “İran hükümeti, toplumda korku uyandırmak ve protestoları önlemek için infazlar gerçekleştirdi” dedi.

Paylaşın

Bilim İnsanları Doğruladı: Evren Çarpıcı Ölçüde Hızlandı

Avustralya Sidney Üniversitesi’nden Profesör Geraint Lewis, “Evrenin 1 milyar yıldan biraz daha yaşlı olduğu bir zamana baktığımızda, zamanın 5 kat daha yavaş aktığını görüyoruz” dedi ve ekledi:

“Eğer orada, bu bebek evrende olsaydınız, bir saniye bir saniye gibi görünürdü ama bizim konumumuzdan, 12 milyar yılı aşkın bir gelecekten, bu erken zaman sürükleniyor gibi görünüyor.”

Bilim insanları, evrenin başlangıcında “aşırı yavaş hareket” halinde olduğunu ama o zamandan beri çarpıcı ölçüde hızlandığını keşfetti.

Einstein’ın genel görelilik teorisinde öngörülen bu keşif, bilim insanlarının evrenin Büyük Patlama’dan hemen sonraki halini gözlemlemelerinin ardından nihayet doğrulandı.

Einstein’ın teorisi, uzak evrenin bugünkünden çok daha yaşlı olduğu ve çok daha yavaş işlediği zamanları görebilmemiz gerektiğini öne sürüyor. Ancak bilim insanları esasen o kadar uzağa bakıp teoriyi doğrulayamamıştı.

Şimdiyse bilim insanları parlak kuasarları bir tür uzay saati olarak kullandı ve bu da onların evrenin bugünkünden çok daha yaşlı olduğu zamanı ölçmelerine olanak sağladı.

Yeni araştırmanın başyazarı Sidney Üniversitesi’nden Geraint Lewis, “Evrenin 1 milyar yıldan biraz daha yaşlı olduğu bir zamana baktığımızda, zamanın 5 kat daha yavaş aktığını görüyoruz” dedi.

Eğer orada, bu bebek evrende olsaydınız, bir saniye bir saniye gibi görünürdü ama bizim konumumuzdan, 12 milyar yılı aşkın bir gelecekten, bu erken zaman sürükleniyor gibi görünüyor.

Profesör Lewis ve diğer araştırmacılar araştırma için 200 kuasardan veri topladı. Kuasarlar, erken galaksilerin ortasında yer alan çok aktif süper kütleli kara delikler. Bu nedenle çok daha genç bir evrene bakmanın güvenilir bir yolunu sağlıyorlar.

Önceki araştırmacılar da aynı şeyi süpernovaları veya devasa patlayan yıldızları kullanarak yapmıştı. Bunlar da yararlı yöntemler ama evrenin ilk zamanlarındaki çok ama çok uzun mesafelerde görülmeleri zor. Bu yüzden elde edilen deliller, yalnızca kozmosun yaşının yaklaşık yarısıyla sınırlı oluyor.

Şimdiyse bilim insanları kuasarları kullanarak çok daha geriye, evrenin sadece 1 milyar yaşında (bugünkü yaşının yalnızca 10’da 1’i kadar) olduğu zamana kadar bakabildi.

Profesör Lewis, “Einstein sayesinde, zaman ve uzayın iç içe geçtiğini ve Büyük Patlama’nın tekilliğinde zamanın başlangıcından bu yana evrenin genişlediğini biliyoruz” dedi.

Uzayın bu şekilde genişlemesi, evrenin erken dönemlerine ilişkin gözlemlerimizin bugün akan zamandan çok daha yavaş görünmesi gerektiği anlamına geliyor.

Bu makalede, bunu Büyük Patlama’dan yaklaşık 1 milyar yıl sonrasına dayandırdık.

Bilim insanları, bulguları doğrulamak için, 190 kuasarın 20 yılda toplanan ayrıntılı verilerini inceledi. Araştırmacılar kuasarların her birinin “tik takını” standartlaştırmayı ve ardından onları karşılaştırmayı başardı. Bu da evrenin genişlemesinin ve hızlanmasının verilerde görülebileceğini ortaya koydu.

Profesör Lewis, “Bu mükemmel verilerle, kuasar saatlerinin tik taklarının haritasını çıkararak genişleyen uzayın etkisini ortaya çıkarabildik” dedi.

Çalışma, Nature Astronomy’de yayımlanan “Yüksek kırmızıya kayma kuasarlarının kozmolojik zaman genişlemesinin tespiti” başlıklı yeni bir makalede anlatılıyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

BDDK Açıkladı: Kur Korumalı Mevduat 2,7 Trilyon Lirayı Aştı

KKM hesaplarının toplamı 2 trilyon 719 milyar 608 milyon liraya ulaşarak yeni zirvesini gördü. KKM’lerde asgari faiz oranı politika faiz oranında olmaya devam ederken, üst sınırı bankalar belirliyor.

KKM’de 31 Mart’ta faiz üst sınırı kaldırıldı. Bu karardan önce yüzde 11.5 olan KKM faizi bu hafta itibarıyla ortalama yüzde 40’ın üzerine çıktı. 31 Mart’tan sonra faizlerinde artmasının etkisiyle KKM’de yükseliş hızlandı.

Geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, kur korumalı mevduat hesabına uygulanan stopaj istisnası 31 Aralık 2023 tarihine kadar uzatılmıştı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 23 Haziran haftasına ilişkin bankacılık verilerini açıkladı. Buna göre söz konusu hafta itibarıyla Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarının toplamı 2 trilyon 719 milyar 608 milyon liraya ulaşarak yeni zirvesini gördü

23 Haziran haftasında KKM hesaplarında 91 milyar 295 milyon liralık artış yaşandı. Bloomberght’nin aktardığına göre, son verilerle beraber 24 hafta üst üste KKM hesaplarında yükseliş kaydedilmiş oldu. Söz konusu 24 haftada hesaplarda 1 trilyon 349 milyar 599 milyon liralık artış yaşandı.

KKM’de 31 Mart’ta faiz üst sınırı kaldırıldı. Alınan kararla KKM’lerde asgari faiz oranı politika faiz oranında olmaya devam ederken, üst sınırı bankalar belirlemeye başladı.

Faiz yüzde 40’ın üzerinde

Bu karardan önce yüzde 11.5 olan KKM faizi bu hafta itibarıyla ortalama yüzde 40’ın üzerine çıktı. 31 Mart’tan sonra faizlerinde artmasının etkisiyle KKM’de yükseliş hızlandı. Söz konusu tarihten sonra 1 trilyon 18 milyar 545 milyon liralık yükseliş kaydedildi.

Son olarak geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, kur korumalı mevduat hesabına uygulanan stopaj istisnası 31 Aralık 2023 tarihine kadar uzatılmıştı.

Paylaşın

İmamoğlu, ‘Değişim Manifestosu’nu Yayımladı: İktidar İçin…

14 ve 28 Mayıs seçimlerinde beklenen sonucu elde edemeyen CHP’de ‘değişim’ tartışmaları devam ederken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, ‘değişim manifestosu’nu yayımladı. Manifestoda, “Bir yandan mevcut iktidarın sorumlu olduğu bu durumun kalıcılaşması ve toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesi riskini yaşıyoruz, diğer yandan da, etkin ve iktidar alternatifi olmayı başaramayan bir muhalefet yapısıyla karşı karşıyayız” denildi.

Haber Merkezi / “Seçimlerde Türkiye’nin değişim fırsatı kaçırıldı” denilen manifestoda, şunlar kaydedildi: “Muhalif seçmenin değişim talebi karşılanamadı. Rejimi değiştirecek güven ve umut tesis edilemedi. Ekonomik krizin yakıcı etkileri nedeniyle iktidarın en zayıf olduğu koşullarda hem parlamento hem de Cumhurbaşkanlığı seçimleri kaybedildi. Sonuçta değişim talep eden kesimlerde çok büyük bir hayal kırıklığı ve umutsuzluk ortaya çıktı.”

Manifestoda, “Muhalefette değişimin anahtarı Cumhuriyet Halk Partisi’dir. CHP’de başlayacak kararlı bir değişim iradesi; politik tutumları sorgulamayı ve parti içi demokrasiyi kurumsallaştırmayı başardığı ölçüde muhalefetin genelinde bir yenilenme ve muhalefet evrenini büyütme iradesi ortaya çıkaracaktır” vurgusu yapıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, değişim manifestosunun yer aldığı “iktidaricindegisim.org” adresli siteyi paylaştı.

İmamoğlu, paylaşımında, “Değişime davet: CHP’de değişim, Türkiye’de değişim, iktidar için değişim sürecine katılımınızı, görüş ve önerilerinizi bekliyoruz” dedi. İmamoğlu’nun paylaştığı internet sitesinde ‘değişim’ çağrısı yapılan manifestoya yer verildi:

“Türkiye Cumhuriyeti ikinci yüzyılına girerken ekonomisiyle, demokrasisiyle, adaletiyle hak ettiği yerin çok uzağında. 20. Yüzyıla dünyanın ezilen uluslarına ilham kaynağı olmuş bir kurtuluş mücadelesiyle giren ve cumhuriyetle millet egemenliğini vazgeçilmez ilke kılan ülkemizde; 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde millet egemenliği zayıflamış, devlet ve demokrasi dejenere edilmiş, halk fakirleşmiş, adalete güven kaybolmuş bir durumda. Bir yandan mevcut iktidarın sorumlu olduğu bu durumun kalıcılaşması ve toplumsal kutuplaşmanın derinleşmesi riskini yaşıyoruz, diğer yandan da, etkin ve iktidar alternatifi olmayı başaramayan bir muhalefet yapısıyla karşı karşıyayız.

Demokrasinin asli bekçileri

Devletin dejenere edildiği son yıllarda Türkiye’nin muhalif partileri demokrasinin korunmasında yetersiz kaldılar. Oysa ki siyasi partiler demokrasinin asli bekçileridir; demokrasiyi koruma ve geliştirme sorumlulukları vardır. Muhalefet vatandaş için sadece bir alternatif değil, aynı zamanda demokrasi için vazgeçilmez bir denge ve denetleme unsurudur.

Öte yandan, Türkiye muhalefetinin 2018’den beri çok önemli bir ittifak tecrübesi geliştirdiği görmezden gelinemez. Birleşe birleşe büyüyerek ülkeyi demokratikleştirmek için geliştirilmiş bu önemli adımlarla; zamanın ruhuyla uyumlu biçimde, demokrasi, adalet ve sosyal refah hedefleriyle cumhuriyetin ikinci yüzyılına dair vizyoner bir çaba ortaya kondu. Toplumun farklı kesimlerine açılmayı ve her siyasi kökenden yurttaşı demokrasi vizyonuyla buluşturmayı hedefleyen bu önemli tecrübe, tarihimizde bir ilk oldu.

Siyasi partiler demokrasinin asli bekçileridir; demokrasiyi koruma ve geliştirme sorumlulukları vardır.

Değişim fırsatı kaçırıldı

Ancak bu vizyon ve politikalarla girilen seçimlerde Türkiye’nin değişim fırsatı kaçırıldı. Muhalif seçmenin değişim talebi karşılanamadı. Rejimi değiştirecek güven ve umut tesis edilemedi. Ekonomik krizin yakıcı etkileri nedeniyle iktidarın en zayıf olduğu koşullarda hem parlamento hem de Cumhurbaşkanlığı seçimleri kaybedildi. Sonuçta değişim talep eden kesimlerde çok büyük bir hayal kırıklığı ve umutsuzluk ortaya çıktı.

Bu büyük mağlubiyetin sorumluluğunu hiçbir biçimde seçmene yükleyemeyeceğimiz gibi, yarınları adına kaygı duyan her vatandaşın gördüğü bu yalın gerçeği kabul etmeden ve yenilginin nedenleriyle yüzleşmeden gelecek için sağlıklı değerlendirmeler yapamayız.

Toplum muhalefetten değişim bekliyor

Geldiğimiz noktada; Türkiye’nin geleceği için akılcı bir yaklaşıma ihtiyaç vardır. Değişimin temeli hiç kuşkusuz toplumsal taleptir. Sabırlı ve aklı öne koyan ama, bir o kadar da kararlı bir tutumla değişimin gerçekleşmesi pekala mümkündür. Bu ihtiyaç ortadayken, hiçbir şey olmamış gibi davranmak, eski yanlışlarda ısrar etmek, yenilgiden acı çeken milyonlarca vatandaşın duygularını anlamamak demektir.

Ülkemizin sürdürülebilir biçimde kalkınması, vatandaşlarımızın refah ve medeniyet yarışında hak ettiği noktaya erişmesi, devletimizin adil ve demokratik bir devlete dönüşmesi için muhalefet güçleri olarak değişmek ve çok güçlü bir alternatife dönüşmek zorundayız. Zira Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken vatandaşın iktidarın merhametine terk edilmesi telafisi mümkün olmayan riskler doğuracaktır.

Sabırlı ve aklı öne koyan ama, bir o kadar da kararlı bir tutumla değişimin gerçekleşmesi pekala mümkündür. Muhalefette değişimin anahtarı Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Muhalefette değişimin anahtarı Cumhuriyet Halk Partisi’dir. CHP’de başlayacak kararlı bir değişim iradesi; politik tutumları sorgulamayı ve parti içi demokrasiyi kurumsallaştırmayı başardığı ölçüde muhalefetin genelinde bir yenilenme ve muhalefet evrenini büyütme iradesi ortaya çıkaracaktır.

Değişime davet

Muhalefetteki değişim ve dönüşüm süreci, toplumun tüm kesimlerinin ortak geleceğine destek olacaktır. Bu mecra, “Nasıl bir Türkiye, nasıl bir CHP, nasıl bir siyaset, nasıl bir muhalefet?” sorularına yanıtlar aramak ve mümkün olan en yüksek sayıda vatandaşı değişim sürecine katılmaya davet etmek üzere tasarlanmıştır. Zira demokrasiyi geliştirmek, özgürlükleri korumak ve refahı artırmak sadece siyasi partilerin değil, aynı zamanda seçmenlerin de görevidir. Bu nedenle değişim sürecinde her coğrafya ve katmandan vatandaşımızın sesine kulak vermeyi, onların talep ve isteklerini siyasal zemine taşımayı olmadan olmaz bir görev kabul ediyoruz.

Bu mecra, mümkün olan en yüksek sayıda vatandaşı değişim sürecine katılmaya davet etmek üzere tasarlanmıştır.
Değişerek iktidar olma, ülkemizi demokrasi ve uygarlık yolunda yukarıya taşıma hedefiyle çıktığımız bu yol, tüm vatandaşlarımızın katılımına açıktır. Bu topraklarda birlik ve beraberlik içinde kardeşçe yaşamak, özgür ve müreffeh bir toplum, adil bir paylaşım sistemi ve demokratik bir devlet isteyen her vatandaşımızı bizlerle iletişim kurmaya, aşağıdaki butonu tıklayarak ulaşılacak form üzerinden değişimle ilgili görüş ve önerilerini paylaşmaya davet ediyoruz.”

Paylaşın