Kur Korumalı Mevduat Hesapları 2 Trilyon 767,9 Milyar Liraya Geriledi

17 Kasım’la biten haftada kur korumalı mevduat hesapları ve katılma hesapları 2 trilyon 838,8 milyar liradan 2 trilyon 767,9 milyar liraya geriledi. Aynı haftada mevduat hesapları 13 trilyon 960,2 milyar liradan 14 trilyon 318,2 milyar liradan yükseldi.

Haber Merkezi / Öte yandan tüketici kredileri 1 trilyon 462,6 milyar liradan 1 trilyon 455,9 milyar liraya, bireysel kredi kartları 1 trilyon 15,7 milyar liradan 11,4 milyar liraya geriledi. Takipteki alacaklar ise 173,5 milyar liradan 175,7 milyar liraya yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bülteninde yer alan bilgilere göre 17 Kasım’la biten haftada kur korumalı lira mevduat ve katılma hesapları 2 trilyon 838,8 milyar liradan 2 trilyon 767,9 milyar TL’ye geriledi.

Aynı haftada krediler 11 trilyon 36 milyar liradan 11 trilyon 107,2 milyar liraya, mevduat 13 trilyon 960,2 milyar liradan 14 trilyon 318,2 milyar liraya yükseldi.

Tüketici kredileri 1 trilyon 462,6 milyar liradan 1 trilyon 455,9 milyar liraya, bireysel kredi kartları 1 trilyon 15,7 milyar liradan 11,4 milyar liraya geriledi. Takipteki alacaklar ise 173,5 milyar liradan 175,7 milyar liraya yükseldi.

Ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerinde toparlanma ivmesi geçen hafta hızlanarak devam etti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2,5 milyar dolarlık sukuk ihracının hesaplara girdiği 17 Kasım haftasında Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri 5,9 milyar dolar artışla 134,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) net rezervleri ise 25,4 milyar dolardan 29 milyar dolar düzeyine çıktı.

Veriler swap hariç net rezervlerde de hızlı bir toparlanma gerçekleştiğini gösterdi. Buna göre Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri eksi 56,7 milyar dolardan eksi 52,9 milyar dolara geldi.

Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 35’ten yüzde 40 düzeyine yükseltilme kararı aldı.

Merkez Bankası (TCMB), kredi kartında azami faiz oranlarında aralık’ta değişiklik olmayacağını duyurdu.

Bankadan yapılan ayrı bir açıklamada Aralık ayı için kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile üye işyerlerine uygulanacak azami komisyon oranlarının hesaplanmasında kullanılan referans oranın ayın sondan beşinci iş günü olan 24 Kasım 2023 tarihinde ilan edileceği belirtildi.

Merkez Bankası (TCMB), 750 baz puan faiz artışı kararı alınan Ağustos toplantısıyla beraber sıkılaşmada agresif adımlar atmış, Eylül ve Ekim aylarında da politika faizini 500 baz puan artırma yoluna gitmişti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Eksi 52,9 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri eksi 56,7 milyar dolardan eksi 52,9 milyar dolara geriledi. Bankanın brüt rezervleri ise 5,9 milyar dolar artışla 134,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Haber Merkezi / Öte yandan Merkez Bankası (TCMB) politika faizini yüzde 40 seviyesine yükseltirken, kredi kartında azami faiz oranlarında Aralık’ta değişiklik olmayacağını duyurdu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) rezervlerinde toparlanma ivmesi geçen hafta hızlanarak devam etti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2,5 milyar dolarlık sukuk ihracının hesaplara girdiği 17 Kasım haftasında Merkez Bankası (TCMB) brüt rezervleri 5,9 milyar dolar artışla 134,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) net rezervleri ise 25,4 milyar dolardan 29 milyar dolar düzeyine çıktı.

Veriler swap hariç net rezervlerde de hızlı bir toparlanma gerçekleştiğini gösterdi. Buna göre Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri eksi 56,7 milyar dolardan eksi 52,9 milyar dolara geldi.

Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 35’ten yüzde 40 düzeyine yükseltilme kararı aldı.

Merkez Bankası (TCMB), kredi kartında azami faiz oranlarında aralık’ta değişiklik olmayacağını duyurdu.

Bankadan yapılan ayrı bir açıklamada Aralık ayı için kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile üye işyerlerine uygulanacak azami komisyon oranlarının hesaplanmasında kullanılan referans oranın ayın sondan beşinci iş günü olan 24 Kasım 2023 tarihinde ilan edileceği belirtildi.

Merkez Bankası (TCMB), 750 baz puan faiz artışı kararı alınan Ağustos toplantısıyla beraber sıkılaşmada agresif adımlar atmış, Eylül ve Ekim aylarında da politika faizini 500 baz puan artırma yoluna gitmişti.

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Enflasyonu Tek Haneye Düşüreceğiz

Katıldığı bir etkinlikte ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Orta Vadeli Programda öngördüğümüz tedbirlerle beraber 2026 yılında enflasyonu tek haneye düşüreceğiz” dedi ve ekledi:

“2026 yılında 300 milyar doları aşan ihracat geliri, 70 milyar doları aşan turizm geliri hedefliyoruz. 2023 yılında yüzde 4 olan cari açığı 2026 yılında yüzde 2,3’e düşüreceğiz.”

Cevdet Yılmaz konuşmasının devamında, “Katma değeri yüksek, ihracat potansiyelimizi artırıcı yatırımlara yönelik olarak Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi’nin uygulama detaylarını yakında kamuoyuyla paylaşacağız.

Önümüzdeki dönemde orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin hem üretimdeki hem de ihracattaki payını artırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Sanayi Odası Kasım Ayı Meclis Toplantısı’na katıldı. BloombergHT’nin aktardığına göre, Cevdet Yılmaz’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Nüfusun yüzde 19’unu, istihdamın yüzde 20’den fazlasınısını barındıran İstanbul’un milli gelir içindeki payının yüzde 30’un üzerinde olması üretilen birim katma değerin daha yüksek olduğunu gösteriyor.

Nitekim 2021 yılı itibarıyla İstanbul’da kişi başına düşen milli gelir Türkiye ortalamasının yüzde 63 üzerinde.

Afet risklerinin azaltılması, depremlerin yol açtığı hasarların süratle giderilmesi ve deprem bölgesinde yaşayan vatandaşlarımızın ihtiyaçları için 2023 yılında 762 milyar TL; 2024 yılında ise 1 trilyon 28 milyar TL bütçeden kaynak öngördük.

Gelişmiş ülkeler büyümede belirgin ivme kaybederek 2023 ve 2004 yılında sadece yüzde 1,5 civarında büyümesi öngörülüyor.

Türkiye ekonomisi 2022 yılında küresel olumsuz gelişmelerin yol açtığı şoklara karşı dayanıklılığını ispat ederek yıllık yüzde 5,5 oranında büyüme ile 13 yıl boyunca kesintisiz büyümeyi başardı. Şu anda yıllıklandırılmış milli gelir seviyesi 1 trilyon doları aştı.

Şu anda satın alma gücü paritesine göre 11 inci büyük ekonomi, nominal olarak 17 nci büyük ekonomiyiz.

2023 yılının ilk yarısında büyüme oranı 3,9 olarak kaydedildi. Yılın ikinci yarısında turizm ve iç talepteki seyirdeki olumlu görünümle beraber 2023 yılında yüzde 4,4 büyüme öngörülüyor.

2024 yılında ise yüzde 4 oranında büyüme hızına ulaşılarak küresel kriz sonrası dönemde kesintisiz büyüme eğiliminin devam etmesi bekleniyor.

Önümüzdeki döneme ilişkin tahminlerimizde özelikle 2024 sonrasında tüketimin kontrollü artışı öngörülmüş, bu dönemde enflasyonu da desteklemeyen genel olarak milli gelir artışından daha düşük bir tüketim artışı olacağı tahmin edildi.

Bu kapsamda, 2025 yılında yüzde 4,5 ve 2026 yılında yüzde 5’lik bir büyüme hedeflenmektedir. Böylelikle 2024-2026 döneminde yıllık ortalama yüzde 4,5 büyüme hedefleniyor.

Kişi başına gelirde 2024’te 12 bin 875 dolara, 2025 yılında 13,717 dolara ve 2026 yılında 14.855 dolarla yüksek gelir grubu ülkeler sınıfına girmeyi hedefliyoruz. 2026 yılında milli gelir olarak 1,3 trilyon doları aşmayı hedefliyoruz.

3 yıllık dönemde istihdamı yıllık ortalamada 900 bin kişi; 3 yılda ise 2,7 milyon kişi artıracağız. Bu dönemde işgücüne katılım oranını 2 puan artırırken işsizliği yüzde 9,3 seviyesine indireceğiz.

2024 yılında OVP’de yılsonu enflasyon hedefini yüzde 33 öngörmekle beraber son enflasyon raporunda Merkez Bankası’nın enflasyon hedefi yüzde 36 civarındadır.

“Enflasyon tek hane olacak”

Orta Vadeli Programda öngördüğümüz tedbirlerle beraber 2026 yılında enflasyonu tek haneye düşüreceğiz.

2026 yılında 300 milyar doları aşan ihracat geliri, 70 milyar doları aşan turizm geliri hedefliyoruz. 2023 yılında yüzde 4 olan cari açığı 2026 yılında yüzde 2,3’e düşüreceğiz.

Katma değeri yüksek, ihracat potansiyelimizi artırıcı yatırımlara yönelik olarak Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi’nin uygulama detaylarını yakında kamuoyuyla paylaşacağız.

Önümüzdeki dönemde orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin hem üretimdeki hem de ihracattaki payını artırmayı hedefliyoruz.”

Paylaşın

JPMorgan’dan Merkez Bankası İçin Faiz Tahmini: Yüzde 37,50

SocGen ve Morgan Stanley’den sonra ABD merkezli yatırım bankası JPMorgan’dan da Merkez Bankası’nın (TCMB) kasım toplantısında politika faizinin 250 baz puan artışla yüzde 37,50 seviyesine çıkacağı tahmininde bulundu.

JPMorgan, Merkez Bankası’nın (TCMB) 2024 sonuna kadar faizi yüzde 45 seviyesinde koruyacağını tahmin ettiklerini duyurdu.

Yabancı kurumlar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) önceki toplantılara göre Kasım toplantısında daha sınırlı bir sıkılaşma kararı alacağını tahmin ediyor. Son analiz JPMorgan’dan geldi.

BloomberHT’nin aktardığına göre; JPMorgan Türkiye Ekonomisti Fatih Akçelik, TCMB’nin Kasım toplantısında politika faizini 250 baz puan artışla yüzde 37,50 seviyesine çıkaracağını öngördü. Akçelik, Aralık ayında da politika faizinde 250 baz puanlık artış tahmininde bulundu.

Akçelik, JPMorgan müşterilerine ilettiği notta 2023 Kasım ve Mayıs 2024 dönemi dikkate alındığında yıllık enflasyonda yükseliş beklentisi ve olumsuz cari denge görünümünün ilave artışlar gerektirdiğinin altını çizdi. Akçelik TCMB’nin son yönlendirmelerinde şahin göründüğüne de dikkat çekti. Akçelik TCMB’nin 2024 sonuna kadar faizi yüzde 45 seviyesinde koruyacağını tahmin ettiklerini söyledi.

Akçelik raporunda 2023 yıl sonu enflasyon beklentilerinin yüzde 65 olduğunu belirtti. Enflasyonda Mayıs 2024’te yüzde 73 ile zirve yaşanacağını öngören Akçelik, 2024 yıl sonu enflasyon beklentilerinin ise yüzde 40 olduğunu ifade etti.

Parasal sıkılaştırmanın büyüme görünümü üzerindeki etkilerini de değerlendiren Akçelik, sıkılaşmanın 2024’te büyümeyi yüzde 3’ün altına çekeceğini öngördü.

Cari dengeye ilişkin beklentilere de yer veren Akçelik, 2023’te cari açığın milli gelire oranının yüzde 4,6 olacağını, 2024’te ise bu oranın yüzde 2,9’a gerileyeceğini tahmin etti.

Daha önce analizlerini paylaşan SocGen ve Morgan Stanley de Kasım toplantısında politika faizinin 250 baz puan artırılacağını öngörmüştü. Bloomberg HT’nin yurt içindeki kurumlarla gerçekleştirdiği ankette aynı beklentiye işaret etmişti.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Tüketici Güven Endeksi 75,5’e Yükseldi

Tüketici Güven Endeksi, kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 1,1 oranında yükseldi. Böylece ekim ayında 74,6 olan Tüketici Güven Endeksi, kasım ayında 75,5 olarak kayıtlara geçti.

Haber Merkezi / Tüketici Güven Endeksi, ekim ayında 74,6 olarak kayıtlara geçmişti.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, ekim ayında 74,6 iken kasım ayında yüzde 1,1 oranında artarak 75,5 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde 2,7 artışla 61,3, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde 2,6 artışla 74,5, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde 0,6 artışla 73,4’e yükselirken, gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde -0,6 azalışla 92,6 seviyesine indi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Morgan Stanley’den Merkez Bankası İçin Faiz Tahmini: Yüzde 37,50

ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Merkez Bankası’nın (TCMB) kasım toplantısında politika faizinin 250 baz puan artışla yüzde 37,50 seviyesine çıkacağı tahmininde bulundu.

Avrupa merkezli finans şirketlerinden Societe Generale (SocGen), Merkez Bankası’nın (TCMB) kasım toplantısında politika faizinin 250 baz puan artışla yüzde 37,50 seviyesine çıkacağı beklentisini paylaşmıştı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkılaşmaya daha yavaş bir tempoyla devam edeceğini öngören kurumlar arasına Morgan Stanley de katıldı.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Morgan Stanley CEEMEA Ekonomisti Hande Küçük tarafından hazırlanan notta önümüzdeki toplantıda politika faizinin 250 baz puan artırılacağı tahmin edildi.

TCMB Para Politikası Kurulu’nun son açıklaması ve TCMB Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın Enflasyon Raporu sunumunda yaptığı açıklamaların enflasyona ilişkin ilave sıkılaştırma adımlarının sinyali olduğunu belirten Morgan Stanley, ancak ileriye dönük spesifik bir yönlendirme yapılmadığının da altını çizdi.

Notta TCMB’nin sıkılaştırma döngüsünde yavaş bir tempoya geçebileceği yönünde bir yönlendirme olmasa da banka temponun yavaşlayacağını öngördü.

Morgan Stanley, parasal duruş büyük ölçüde normalleştiğinden ve şimdiye kadar yapılan sıkılaştırmanın etkisi önümüzdeki aylarda daha görünür hale geleceğinden, bir sonraki toplantıda 250 baz puanlık daha küçük bir artış beklediğini ifade etti.

Notta, “Büyümede ılımlı bir ayarlamaya yönelik politika tercihi ve parasal aktarımdaki gecikmeler göz önüne alındığında, TCMB’nin artış hızını azaltması ve birikimli sıkılaştırma adımlarının ekonomik aktivite ve enflasyon üzerindeki etkisini değerlendirmesi muhtemel” değerlendirmeleri yer aldı.

Faizde zirve beklentisi

Ayrıca 20 kurum 2024 yılına ilişkin faizde zirve beklentisini paylaştı. Buna göre 2024 yılında politika faizinin yüzde 40 seviyesinde zirve yapması bekleniyor. 2024 yılında zirve seviyeye ilişkin maksimum beklenti yüzde 50 olurken, minimum beklenti yüzde 38’de gerçekleşti.

Son olarak anket katılımcılarına faizde ilk indirim beklentileri de soruldu. Buna göre tahminini paylaşan 15 kurumun 7’si Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan ilk hamleyi 2024’ün son çeyreğinde bekliyor.

TCMB Para Politikası Kurulu Ekim’de bir haftalık repo faizini 500 baz puanlık artışla yüzde 30’dan yüzde 35’e yükseltmişti. Son artışla TCMB, yeni yönetiminde 5. faiz artışına imza atmıştı.

Paylaşın

Borcunu Zamanında Ödeyen İller Belli Oldu!

Borcuna en sadık il takipteki alacakların toplam nakdi krediye oranı yüzde 0,59’la Çankırı oldu. Çankırı’dan sonra takibe düşme oranının en düşük olduğu iller Denizli, Nevşehir, Siirt, Kastamonu ve Aksaray oldu.

Takipteki alacak oranının en yüksek olduğu ilk 5 şehir ise yüzde 3,9 Konya, yüzde 3 Diyarbakır, yüzde 2,4 Mardin, Hakkari yüzde 2,2 ve yüzde 2,2 Adana şeklinde sıralandı.

Türkiye genelinde kredilerin takibe dönüşüm oranının en yüksek ve en düşük olduğu iller belli oldu.

Ekonomim’den İbrahim Ekinci’nin haberine göre, takipteki alacak oranının en yüksek olduğu ilk ise yüzde 3,9 ile Konya oldu.

Borcuna en sadık il ise takipteki alacakların toplam nakdi krediye oranı yüzde yüzde 0,59’la Çankırı oldu.

Takipteki alacak oranının en yüksek olduğu ilk 5 şehir ise yüzde 3,9 Konya, yüzde 3 Diyarbakır, yüzde 2,4 Mardin, Hakkari yüzde 2,2 ve yüzde 2,2 Adana şeklinde sıralandı.

Çankırı’dan sonra takibe düşme oranının en düşük olduğu iller de Denizli, Nevşehir, Siirt, Kastamonu ve Aksaray oldu.

Paylaşın

Tarımsal Girdi Enflasyonu Yüzde 40,97

Tarımsal girdi enflasyonu, eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,63, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 33,13, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,97 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 56,87 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Eylül 2023 verilerini açıkladı.

Buna göre; Tarım-GFE eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 2,63, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 33,13, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 40,97 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 56,87 arttı.

Ana gruplarda bir önceki aya göre, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 2,36, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 4,31 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 35,80, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 81,65 arttı.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu alt gruplar yüzde 14,35 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 26,44 ile hayvan yemi oldu. Yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 106,79 ile veteriner harcamaları ve yüzde 91,34 ile malzemeler oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 0,91 ile hayvan yemi ve yüzde 1,24 ile tarımsal ilaçlar oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 7,75 ile tohum ve dikim materyali ve yüzde 5,21 ile malzemeler oldu.

Paylaşın

Trafiğe Kaydı Yapılan Taşıt Sayısı Yüzde 80,4 Arttı

Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 80,4 arttı. Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı minibüste yüzde 196,4, motosiklette yüzde 158,8, otomobilde yüzde 72,3, otobüste yüzde 28,7, kamyonda yüzde 17,3, özel amaçlı taşıtta yüzde 3,0, traktörde yüzde 2,3 artarken kamyonette yüzde 5,3 azaldı.

Haber Merkezi / Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı ekim ayı sonu itibarıyla 28 milyon 365 bin 819 oldu. Ekim ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 53,0’ını otomobil, yüzde 17,4’ünü motosiklet, yüzde 15,7’sini kamyonet, yüzde 7,7’sini traktör, yüzde 3,4’ünü kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,7’sini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Motorlu Kara Taşıtları Ekim 2023 verilerini açıkladı. Ekim ayında 184 bin 767 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 44,0’ını motosiklet, yüzde 40,9’unu otomobil, yüzde 8,4’ünü kamyonet, yüzde 3,8’ini traktör, yüzde 1,8’ini kamyon, yüzde 0,7’sini minibüs, yüzde 0,3’ünü otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 7,0 azaldı. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre minibüste yüzde 4,1, otomobilde yüzde 2,5 artarken motosiklette yüzde 14,1, kamyonette yüzde 11,1, özel amaçlı taşıtta yüzde 11,1, traktörde yüzde 6,0, otobüste yüzde 2,2 ve kamyonda yüzde 1,1 azaldı.

Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 80,4 arttı. Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı minibüste yüzde 196,4, motosiklette yüzde 158,8, otomobilde yüzde 72,3, otobüste yüzde 28,7, kamyonda yüzde 17,3, özel amaçlı taşıtta yüzde 3,0, traktörde yüzde 2,3 artarken kamyonette yüzde 5,3 azaldı.

Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı Ekim ayı sonu itibarıyla 28 milyon 365 bin 819 oldu. Ekim ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 53,0’ını otomobil, yüzde 17,4’ünü motosiklet, yüzde 15,7’sini kamyonet, yüzde 7,7’sini traktör, yüzde 3,4’ünü kamyon, yüzde 1,8’ini minibüs, yüzde 0,7’sini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Ekim ayında 723 bin 1 adet taşıtın devri yapıldı. Ekim ayında devri(1) yapılan taşıtların yüzde 62,1’ini otomobil, yüzde 16,1’ini kamyonet, yüzde 12,9’unu motosiklet, yüzde 3,7’sini traktör, yüzde 2,4’ünü kamyon, yüzde 2,0’ını minibüs, yüzde 0,6’sını otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Ekim ayında 75 bin 494 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı. Ekim ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 13,1’i Fiat, yüzde 12,6’sı Renault, yüzde 6,5’i Toyota, yüzde 5,6’sı Hyundai, yüzde 5,2’si Opel, yüzde 4,8’i Peugeot, yüzde 4,7’si Volkswagen, yüzde 4,6’sı Chery, yüzde 4,0’ı Citroen, yüzde 3,6’sı Ford, yüzde 3,4’ü Mercedes-Benz, yüzde 3,2’si Skoda, yüzde 2,9’u Dacia, yüzde 2,8’i Nissan, yüzde 2,6’sı Kia, yüzde 2,3’ü Honda, yüzde 2,3’ü Audi, yüzde 2,2’si MG, yüzde 2,1’i BMW, yüzde 1,2’si Volvo ve yüzde 10,4’ü diğer markalardan oluştu.

Ocak-Ekim döneminde 1 milyon 908 bin 720 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Ocak-Ekim döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 89,0 artarak 1 milyon 908 bin 720 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 15,2 azalarak 25 bin 80 adet oldu. Böylece Ocak-Ekim döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 883 bin 640 adet artış gerçekleşti.

Ocak-Ekim döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 66,0’ı benzin yakıtlıdır. Ocak-Ekim döneminde trafiğe kaydı yapılan 769 bin 650 adet otomobilin yüzde 66,0’ı benzinli, yüzde 17,6’sı dizel, yüzde 9,1’i hibrit, yüzde 5,9’u elektrikli ve yüzde 1,4’ü LPG’lidir. Ekim ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 15 milyon 44 bin 117 adet otomobilin ise yüzde 35,9’u dizel, yüzde 33,7’si LPG’li, yüzde 28,4’ü benzinli, yüzde 1,4’ü hibrit ve yüzde 0,4’ü elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen(2) otomobillerin oranı ise yüzde 0,2’dir.

Ocak-Ekim döneminde en fazla 1300 ve altı silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı. Ocak-Ekim döneminde trafiğe kaydı yapılan 769 bin 650 adet otomobilin yüzde 33,8’i 1300 ve altı, yüzde 23,4’ü 1401-1500, yüzde 19,8’i 1301-1400, yüzde 10,6’sı 1501-1600, yüzde 5,9’u 1601-2000, yüzde 0,8’i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.

Ocak-Ekim döneminde kaydı yapılan otomobillerin 272 bin 608’i gri renklidir. Ocak-Ekim döneminde trafiğe kaydı yapılan 769 bin 650 adet otomobilin yüzde 35,4’ü gri, yüzde 27,4’ü beyaz, yüzde 12,3’ü mavi, yüzde 11,1’i siyah, yüzde 7,4’ü kırmızı, yüzde 2,8’i yeşil, yüzde 2,1’i turuncu, yüzde 0,6’sı sarı ve yüzde 0,5’i kahverengi renklidir.

Paylaşın

Societe Generale’dan Merkez Bankası İçin Faiz Tahmini: Yüzde 37,50

Avrupa merkezli finans şirketlerinden Societe Generale, Merkez Bankası’nın (TCMB) kasım toplantısında politika faizinin 250 baz puan artışla yüzde 37,50 seviyesine çıkacağı beklentisini paylaştı.

Societe Generale (SocGen), aralık ayında da benzer bir hamle ile politika faizinin yıl sonunda yüzde 40’a çıkarılacağını tahmin etti. Merkez Bankası (TCMB), son olarak banka 500 baz puan artışla politika faizini yüzde 35 seviyesine çıkarmıştı.

BloomberHT’nin aktardığına göre; Yabancı kurumlar Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) sıkılaşma döngüsünde Kasım ayında tempoyu düşüreceğini öngördü.

Societe Generale (SocGen) analistleri TCMB’nin Kasım toplantısında politika faizinin 250 baz puan artışla yüzde 37,50 seviyesine çıkacağı beklentisini paylaştı. SocGen Aralık ayında da benzer bir hamle ile politika faizinin yıl sonunda yüzde 40’a çıkarılacağını tahmin etti.

Bankanın tahminleri yurt içindeki piyasa oyuncularının tahminiyle aynı yönde. Bloomberg HT anketine katılan kurumların beklentisi de politika faizinin Kasım ayında yüzde 37,50 seviyesine çıkarılacağı yönündeydi.

TCMB bundan önceki üç toplantıda şahin hamleler yapmıştı. Son olarak banka 500 baz puan artışla politika faizini yüzde 35 seviyesine çıkarmıştı.

Öte yandan Bloomberg HT’nin Kasım ayı Merkez Bankası (TCMB) faiz kararına ilişkin anketi sonuçlandı. Ankete katılan 27 kurumun medyan beklentisi, Kasım ayında faizin 250 baz puan artarak yüzde 37,5 seviyesine çıkacağı yönünde oldu.

Kasım ayı faiz anketinde; maksimum beklenti yüzde 40, minimum beklenti yüzde 37,5 oldu.

Öte yandan bu anket döneminde 25 kurum 2023 yıl sonuna yönelik tahminlerini aktardı. Kasım ayı anketinde 2023 yıl sonu için medyan beklenti yüzde 40 seviyesinde gerçekleşti. 2023 yıl sonuna ilişkin maksimum beklenti yüzde 42,5, minimum beklenti ise yüzde 38 seviyesinde oldu.

Faizde zirve beklentisi

Ayrıca 20 kurum 2024 yılına ilişkin faizde zirve beklentisini paylaştı. Buna göre 2024 yılında politika faizinin yüzde 40 seviyesinde zirve yapması bekleniyor. 2024 yılında zirve seviyeye ilişkin maksimum beklenti yüzde 50 olurken, minimum beklenti yüzde 38’de gerçekleşti.

Son olarak anket katılımcılarına faizde ilk indirim beklentileri de soruldu. Buna göre tahminini paylaşan 15 kurumun 7’si Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan ilk hamleyi 2024’ün son çeyreğinde bekliyor.

TCMB Para Politikası Kurulu Ekim’de bir haftalık repo faizini 500 baz puanlık artışla yüzde 30’dan yüzde 35’e yükseltmişti. Son artışla TCMB, yeni yönetiminde 5. faiz artışına imza atmıştı.

Paylaşın