Dev Bankadan Dolar Tahmini: 2024’te 35,93, 2025’te 41,59 TL

ABD merkezli dev yatırım bankası Citi, doların 2024’te ortalama 35,93, 2025’te ortalaması 41,59 lira olacağını tahmin etti. Banka 2023 yılı için ise doların ortalaması 25,99 lira olacağını öngördü.

Enflasyona ilişkin de değerlendirmede bulunan Citi, enflasyonun 2024’te yüzde 62,7’ye yükseleceğini ve 2025’te yüzde 27,7’ye düşeceğini tahmin etti.

Birgün’ün aktardığına göre; Citi, bugün yayınladığı raporda, daha sıkı finansal şartlara bağlı olarak Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesinin yavaşlayacağını öngörürken, bu yıl yüzde 4,2 olmasını beklediği büyüme oranını 2024’te yüzde 0,4’e yavaşlayacağını tahmin etti. 2025 yılı için büyüme oranı beklentisini yüzde 3,5 olarak ortaya koydu.

Citi, Türkiye’de bu yıl yüzde 53,9 olacağını öngördüğü Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) 2024’te yüzde 62,7’ye yükseleceğini ve 2025’te yüzde 27,7’ye yavaşlayacağını da tahmin etti.

İşsizlik oranının bu yıl yüzde 9,6, 2024’te yüzde 12,4 ve 2025’te yüzde 12,1 olması beklenirken, dolar/TL paritesi için 2024 ortalama 35,93, 2025 ortalaması 41,59 olarak tahmin edildi. Bu yıl için dolar/TL ortalaması 25,99 olarak öngörüldü. Raporda ayrıca 31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerinin ardından görünümle ilgili büyük bir belirsizliğin olduğu belirtildi.

Citi’nin değerlendirmesi şöyle: “Beklenenden daha güçlü bir büyüme performansı sergilenen bir yılın ardından, 2024 yılında ekonomik faaliyetlerde gözle görülür bir yavaşlama bekliyoruz. Sıkılaşan finansal koşullar ve zayıflayan küresel faaliyetler nedeniyle yumuşayan ihracatın da etkisiyle, bu yıl yüzde 4,2 olarak tahmin edilen GSYH büyümesinin 2024 yılında yüzde 0,4’e gerilemesini bekliyoruz.

Bize göre, Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerin ardından görünümle ilgili büyük bir belirsizlik söz konusu. Seçimlerden sonra yetkililerin normalleşme/sıkılaşma sürecine devam edip etmeyeceği ya da alışılmışın dışında politikalara dönüp dönmeyeceği yatırımcı duyarlılığının şekillenmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Her ne kadar baz senaryomuzda ilk senaryoyu kullansak da, Orta Doğu’daki çatışmalar ve ekonomik faaliyetlerde öngörülen keskin düşüş zaten zorlu olan görünümü daha da karmaşık hale getirebilir.

Ayrıca, 2024 yılında GSYH’nin yaklaşık yüzde 6,5’i olarak öngörülen nispeten yüksek bütçe açığı, yetkililere olumsuz şoklara karşı koymak için sınırlı bir politika alanı bırakmaktadır.

Yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına olan düşük maruziyetine rağmen, belirtilen zorlu arka planın, düşük makroekonomik görünürlüğün ve büyük dış finansman gereksinimlerinin para birimi ve tahviller için zorlu bir görünüme işaret ettiğine inanıyoruz.”

Paylaşın

Bireysel Borçlar 2, 5 Trilyon Liraya Ulaştı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, vatandaşların kredi kartları ile yaptığı borçlanma 2023’ün 10 ayında yüzde 119,2 artışla 991,9 milyar liraya ulaştı.

Aynı dönemde tüketici kredilerindeki artış ise yüzde 34,4 oldu. Böylelikle bireysel kredi kartı borçları ile birlikte Türkiye’deki toplam bireysel borçların büyüklüğü yüzde 59 artışla 2, 5 trilyon TL’ye çıktı.

Türkiye, yüzde 5,9’luk büyüme oranı diğer ülkelerle karşılaştırıldığında, üçüncü çeyrekte AB, OECD ve G-20 ülkeleri arasında birinci oldu. Ancak, Türkiye ekonomisindeki büyüme ücretli çalışan milyonlarca kişinin gündelik hayatına yansımadı.

Çalışan ücretlerinin büyümeden aldığı pay bir önceki çeyreğe göre azalırken, yılın ilk 10 ayındaki bireysel borçların toplamı ise bir önceki yıla göre yüzde 60’a yakın artışla 2,5 trilyon TL’ye ulaştı. Ekonomideki büyüme ise büyük oranda milyonlarca vatandaşın kredi kartlarıyla borçlanarak yaptıkları harcamalardan ve 6 Şubat depremi sonrasında inşaat sektöründe görülen hareketlilikten kaynaklandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,9 büyüme kaydetti. Bir önceki çeyreğe göre ise büyüme yüzde 0,3 seviyesinde kaldı. Bu dönemde hane halkı tüketimi büyümeye 7,7 puanla en yüksek katkıyı verdi.

Hane halkı tüketimini 3,4 puanla yatırımlar izledi. Kamu harcamalarının büyümeye katkısı ise 0,7 puanda kaldı. Öte yandan mal ve hizmet ithalatı 2023 yılı üçüncü çeyreğinde yüzde 14,5 artarken, ihracatın büyümesi ise yüzde 1,1 seviyesinde kaldı.

Türkiye’de çalışanların büyümeden aldığı pay da, üçüncü çeyrekte de bir önceki çeyreğe göre kan kaybetti. TÜİK verilerine göre, ikinci çeyrekte yüzde 34,3 olan işgücü ödemelerinin katma değer içerisindeki payı üçüncü çeyrekte yüzde 32,2’ye geriledi.

Geçen yılın aynı döneminde ise iş gücünün büyümeden aldığı pay yüzde 26,1 olmuştu. Çalışanların büyümeden aldığı pay 2022’de yüzde 26,5’e gerilemiş ve böylelikle verinin başlangıç yılı olan 1998 yılından bu yana en düşük seviye kaydedilmişti.

DW Türkçe’den Aram Ekin Duran’a konuşan Altınbaş Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hayri Kozanoğlu, bu yıl asgari ücrete iki kez zam yapılmasının ve kamu çalışanlarının maaş ayarlamalarının geçen yıla göre iş gücünün büyümeden aldığı payı artırdığına işaret ediyor. Ancak Prof. Kozanoğlu, Türkiye’de iş gücünün yani ücretli kesimin ekonomideki büyümeden aldığı pay son yıllarda giderek düştüğüne de dikkat çekiyor.

Üçüncü çeyrek büyümesine bakıldığında tüketimde genel bir zayıflama görülse de vatandaşların borçlanarak harcama eğiliminin devam ettiğini vurgulayan Kozanoğlu, “28 Mayıs seçimlerinden sonra yapılan faiz artışları yaz aylarında yavaşlamıştı. Bu da ihtiyaç kredisi ve kredi kartı faizlerinin de yavaş artmasına neden oldu. Bu nedenle borçlanarak harcama eğilimi üçüncü çeyrekte de devam etti” diyor.

Şu anda milyonlarca insanın harcamalarını büyük oranda nakit para ile değil, kredi kartlarıyla yaptığını ifade eden Prof. Kozanoğlu, “Örneğin sadece bu hafta 30 milyar TL’nin üzerinde kredi kartı harcaması yapıldı ve toplam kredi kartı harcamaları 2023’te 1 trilyon TL’yi geçmiş oldu” şeklinde konuşuyor.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, Türkiye’de vatandaşların kredi kartları ile yaptığı borçlanma 2023’ün 10 ayında yüzde 119,2 artışla 991,9 milyar liraya ulaşmıştı. Aynı dönemde tüketici kredilerindeki artış ise yüzde 34,4 oldu. Böylelikle bireysel kredi kartı borçları ile birlikte Türkiye’deki toplam bireysel borçların büyüklüğü yüzde 59 artışla 2, 5 trilyon TL’ye çıktı.

Özellikle üçüncü çeyrekte otomotiv, mobilya ve beyaz eşya harcamalarında bir yavaşlama olmasına rağmen, başta gıda olmak üzere temel ihtiyaç maddeleri konusunda borçlanarak harcamanın devam ettiğini vurgulayan Prof. Kozanoğlu, “Enflasyon beklentisinin hala yüksek olması nedeniyle ben de dahil tüm vatandaşlar, temel ihtiyaç maddeleri almaya öncelik veriyoruz” diyor.

TÜİK verilerine göre, yüzde 5,9’luk büyümeye en büyük katkı hane halkı harcamalarından gelse de, üçüncü çeyrekte hane halkı tüketimi 2020’nin son çeyreğinden bu yana ilk kez daraldı. TÜİK’e göre, iç talep üçüncü çeyrekte bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 düştü.

“Ekonominin yavaşlamaya başladığını görebiliyoruz”

İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ege Yazgan, Merkez Bankası’nın faizi 6 ay içinde yüzde 8,5’ten yüzde 40’a çıkarması ile birlikte iç talepte yavaşlamanın da başladığını söylüyor. Yılın son 3 ayında da tüketimdeki azalmanın devam edeceğini ifade eden Prof. Yazgan, “Son verilerden Türkiye ekonomisinin yavaşlamaya başladığını görebiliyoruz” diyor.

2023 yılının ilk 10 ayında yüksek enflasyon nedeniyle vatandaşların satın alma gücünün eridiğine işaret eden Prof. Yazgan, “Yılın geri kalanında ise başta kiralar olmak üzere fiyat artışlarında bir miktar azalma göreceğiz. Yani enflasyonda kısmi bir iyileşme görecek olsak da, gelecek aylar açısından enflasyonun yeniden yükselip yükselmeyeceğini öngörmek zor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Peki Türkiye ekonomisini 2024’te nasıl bir büyüme tablosu bekliyor?

Prof. Hayri Kozanoğlu’na göre, yeni yılın başına hem asgari ücret hem de kamu ve özel sektördeki maaş ayarlamaları yılın ilk aylarında tüketici harcamalarında bir artışa yol açacak. Hükümetin 31 Mart’ta gerçekleştirilecek yerel seçimlere kadar ekonomiyi canlı tutmaya çalışacağını kaydeden Prof. Kozanoğlu, şu değerlendirmede bulunuyor:

“Belki bu süreçte 7500 TL’lik çok düşük emekli maaşlarını da düzeltmeye yönelik bir hamle yapılabilir. Ama seçim sonrasında aydan aya vatandaşların satın alma gücü gerileyecek. Enflasyonun hızında bir yavaşlama görülse bile, 2024’ün sonuna kadar her ay hanelerin refah düzeyinde gerileme olacak.”

Bu arada Paris merkezli Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD) tarafından yayınlanan ‘Ekonomik Görünüm’ raporunda Türkiye büyüme beklentisi yükseltildi. OECD, 2023’ün tamamı için Türkiye’ye ilişkin büyüme beklentisini yüzde 4,3’ten yüzde 4,5’e yükseltti.

OECD’nin Türkiye ekonomisinin büyümesi konusunda 2024 beklentisi yüzde 2,9, 2025 beklentisi ise yüzde 3,2 oldu. Öte yandan Türkiye’ye ilişkin enflasyon tahminleri de artırıldı. 2023 enflasyon beklentisi yüzde 52,1’den yüzde 52,8’e, 2024 tahmini de yüzde 39,2’den yüzde 47,4’e yükseltildi.

Paylaşın

İTO Duyurdu: İstanbul’un Enflasyonu Yüzde 73,89

İstanbul’da yıllık bazda perakende fiyatlar yüzde 73,89, toptan fiyatlar ise yüzde 65,01 artış gösterdi. Perakende fiyatlar kasım ayında bir önceki aya göre yüzde 3,79, toptan fiyatlar ise yüzde 2,94 arttı.

Haber Merkezi / Kasım ayında perakende fiyatlarda bir önceki aya göre en yüksek artış yüzde 5,53’le kültür eğitim ve eğlence harcamalarında görüldü.

Konut Harcamalarında yüzde 4,95, gıda harcamalarında yüzde 4,84, giyim harcamaları grubunda yüzde 2,48, sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 1,30, ev eşyasında yüzde 0,32 artış meydana geldi. Ulaştırma ve haberleşme yüzde 0,52 ile fiyatların tek düşüş gösterdiği grup oldu.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), 2023 Kasım Ücretliler Geçinme İndeksi ve Toptan Eşya Fiyatları İndeksi verilerini açıkladı.

Buna göre; Kasım ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 3,79, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 2,94 oranında arttı.

2022 Kasım ayına göre 2023 Kasım ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 73,89, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 65,01 oldu.

Kasım 2023’te Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 5,53, Konut Harcamalarında yüzde 4,95, Gıda Harcamalarında yüzde 4,84, Giyim Harcamaları grubunda yüzde 2,48, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 1,30, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 0,32 ve Diğer Harcamalar grubunda yüzde 0,15 artış, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalarında yüzde -0,52 azalış izlendi.

Kasım 2023’de Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; İnşaat Malzemeleri grubunda yüzde 14,39, Mensucat Grubunda yüzde 5,03, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 2,87, Madenler Grubunda yüzde 2,59, Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 1,88 artış izlenirken İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde -0,87 azalış izlendi.

İTO’nun Ekim verileri

Ekim ayında perakende fiyatlarda bir önceki aya göre giyim harcamaları grubunda yüzde 15,33, sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 4,58, gıda harcamalarında yüzde 4,28, ev eşyası harcamalarında yüzde 4,05, konut harcamalarında yüzde 1,82, diğer harcamalarda yüzde 0,08 artış gerçekleşmişti.

Kültür eğitim ve eğlence harcamalarında yüzde 1,38 ve ulaştırma ve haberleşme harcamalarında yüzde 2,33 düşüş meydana gelmişti.

Ekimde toptan fiyatlarda bir önceki aya göre gıda maddeleri grubunda yüzde 5,22, mensucat grubunda yüzde 4,57, inşaat malzemelerinde yüzde 2,50, kimyevi maddelerde yüzde 2,38, madenler grubunda yüzde 1,95, işlenmemiş maddelerde yüzde 1,73, yakacak ve enerji maddelerinde yüzde 1,33 artış gerçekleşmişti.

Paylaşın

Kültür Harcamaları Yüzde 88,1 Arttı

Kültür harcamaları 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 88,1 artarak 149 milyar 620 milyon 769 bin lira olurken, kültür harcamalarının, gayrisafi yurt içi hasılaya oranı aynı yıl yüzde 1,0 olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Kültürel istihdam 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,2 artarak 682 bin kişi oldu. Kültürel istihdamda olanların yüzde 61,0’i 30-54 yaş grubunda, yüzde 29,2’si 15-29 yaş grubunda, yüzde 9,9’u ise 55 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kültür Ekonomisi ve Kültürel İstihdam İstatistikleri 2022 verilerini açıkladı. Buna göre; Kültür harcamaları 2022 yılında 2021 yılına göre yüzde 88,1 artarak 149 milyar 620 milyon 769 bin TL oldu. Kültür harcamalarının, gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2022 yılında yüzde 1,0 olarak gerçekleşti.

2022 yılında toplam kültür harcamaları içinde genel devlet harcamalarının payı yüzde 59,9 oldu. Genel devlet kültür harcamaları önceki yıla göre yüzde 115,0 artarak 89 milyar 658 milyon 436 bin TL olurken, harcamaların yüzde 70,0’i merkezi devlet bütçesinden gerçekleşti. Genel devlet kültür harcamalarında en yüksek pay yüzde 17,5 ile mimarlık alanında oldu.

Hanehalklarının 2022 yılında gerçekleştirdiği kültür harcamalarında; diğer kültür hizmetleri yüzde 23,5, televizyon ve ekipmanı yüzde 18,6 ve veri işlem ekipmanları yüzde 17,8 paya sahip oldu.

Kültürel sektörlerde faaliyet gösteren girişimlerin faktör maliyetiyle katma değeri yüzde 100,9 artarak 55 milyar 761 milyon 289 bin TL oldu. Katma değerin yüzde 22,1’i kayıtlı medyanın basılması ve çoğaltılması, yüzde 13,8’i sinema filmi, video ve televizyon programları yapımcılığı, ses kaydı ve müzik yayımlama faaliyetleri ve yüzde 11,9’u mücevher ve benzeri eşyaların imalatı alanında faaliyet gösteren girişimler tarafından üretildi.

Kültürel mal ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 105,2 artarak 178 milyar 596 milyon 215 bin TL olurken, kültürel mal ithalatı bir önceki yıla göre yüzde 110,9 artarak 79 milyar 774 milyon 071 bin TL oldu. Kültürel mal ihracatının toplam mal ihracatı içindeki payı 2022 yılında yüzde 4,2 olurken, kültürel mal ithalatının toplam mal ithalatı içindeki payı %1,3 oldu.

Kültürel istihdam %6,2 arttı

Kültürel istihdam 2022 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6,2 artarak 682 bin kişi oldu. Kültürel istihdamda olanların yüzde 61,0’i 30-54 yaş grubunda, yüzde 29,2’si 15-29 yaş grubunda, yüzde 9,9’u ise 55 ve daha yukarı yaş grubunda yer aldı.

Kültürel istihdamda olanların yüzde 38,3’ünü yükseköğretim mezunları, yüzde 35,9’unu lise altı eğitimliler, yüzde 25,8’ini ise lise ve dengi meslek okulu mezunu olanlar oluşturdu.

Kültürel istihdamda olanların, yüzde 60,6’sı ücretli, maaşlı veya yevmiyeli çalışırken, yüzde 39,4’ü işveren, kendi hesabına veya ücretsiz aile işçisi olarak çalıştı. Kültürel istihdamda olanların yüzde 76,6’sı tam zamanlı çalışırken, yüzde 23,4’ü yarı zamanlı çalıştı. Kültürel istihdamda yer alan kişilerin haftalık ortalama normal çalışma süresi 38,7 saat oldu.

Kültürel istihdamın yüzde 90,0’ını kültürel meslek alanlarında, yüzde 10,0’unu ise kültürel olmayan meslek alanlarında çalışanlar oluşturdu. Kültürel istihdamda olanların yüzde 40,4’ünü el sanatları çalışanları, yüzde 19,3’ünü mimar, planlamacı ve tasarımcılar, yüzde 9,7’sini yaratıcı sanatçılar ve sahne sanatçıları, yüzde 7,4’ünü ise sanat ve kültür ile ilgili yardımcı profesyonel meslek mensupları oluşturdu.

Kültürel faaliyet alanlarına göre; mimarlık ve uzmanlaşmış tasarım faaliyetlerinde çalışanların toplam kültürel istihdam içindeki payı yüzde 9,5, yaratıcı sanatlar, gösteri sanatları ve eğlence faaliyetlerinde çalışanların payı yüzde 5,3, sinema filmi, video ve televizyon programları yapımcılığı, ses kaydı ve müzik yayımlama faaliyetlerinde çalışanların payı ise  yüzde 4,1 oldu.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Swap Hariç Net Rezervleri Eksi 51 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervleri eksi 52,9 milyar dolardan, eksi 51 milyar düzeyine geriledi. Bankanın brüt rezervleri ise 2 milyar dolar artışla 136,5 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Haber Merkezi / Öte yandan Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 24 Kasım haftasında 29,2 milyar TL gerileme gösterdi. KKM bu dönem itibariyle toplam büyüklük 2,7 trilyon TL oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, 24 Kasım haftası itibariyle brüt rezervler 136,5 milyar dolarla tarihi seviyeye çıktı.

Net rezervlerde de toparlanma görüldü. Bankanın net rezervleri 24 Kasım haftasında 35,8 milyar dolara yükseldi. Bir önceki hafta rezervler 29 milyar dolar seviyesindeydi.

Swap hariç net rezervler de geçen hafta eksi 52,9 milyar dolardan, eksi 51 milyar düzeyine toparlandı.

Merkez Bankası (TCMB), 750 baz puan faiz artışı kararı alınan Ağustos toplantısıyla beraber sıkılaşmada agresif adımlar atmış, Eylül, Ekim ve Kasım aylarında da politika faizini 500 baz puan artırma yoluna gitmişti.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre kur korumalı mevduatlar 24 Kasım haftasında 29,2 milyar TL gerileme gösterdi. KKM bu dönem itibariyle toplam büyüklük 2,7 trilyon TL oldu.

Paylaşın

Şimşek’ten ‘KKM’ Açıklaması: İlave Adımlar Atabiliriz

Bakan Mehmet Şimşek, “KKM’nin azaltılması noktasında önümüzdeki dönemde ilave adımlar atabiliriz” dedi. Şimşek, “Liralaşma politikasını desteklemek amacıyla önümüzdeki dönemde vergi ve teşvik ile bu sürece katkı sağlayacağız. Şu an için bir ihtiyaç görmüyoruz” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TRT Haber’e açıklamalarda bulundu. Şimşek “Büyüme rakamı OVP hedeflerimizle parallel gidiyor. 2023’de OVP’deki 4,4’lük hedefi gerçekleştirmiş olursak, dünya ortalamasının çok üstünde büyümüş olacağız” dedi.

Şimşek “Bizim programımız büyümeyi dengelemek. Önemli olan büyümenin kalitesini de artırmak. Yani iç talep ılımlıya dönerken, net ihracatın pozitif etkisinin de artmasını bekliyoruz. Enflasyonu tek haneye düşürebilirsek, sürdürülebilir büyümeyi sağlayabiliriz. Önümüzdeki dönemde verimlilik artışına odaklanacağız Önümüzdeki dönemde büyüme muhtemelen bir miktar yavaşlayacak bunda korkulacak bir şey yok” şeklinde konuştu.

Ekonomik programın çalıştığını ifade eden “KKM’nin azaltılması noktasında önümüzdeki dönemde ilave adımlar atabiliriz” dedi.

Şimşek, TBMM’ye sunulan torba yasa teklifinde, Dövizden elde edilen faiz gelirleriyle Borsa kazançlarına uygulanan vergi oranlarının %40’a kadar çıkarabilmesi konusunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yetki verilmesine ilişkin olarak, “Liralaşma politikasını desteklemek amacıyla önümüzdeki dönemde vergi ve teşvik ile bu sürece katkı sağlayacağız. Şu an için bir ihtiyaç görmüyoruz” açıklamasını yaptı.

“Büyümede dengeli bir kompozisyona doğru yol alıyoruz”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisi 3. çeyrek büyüme verilerini sosyal medya hesabından değerlendirdi. Şimşek’in öne çıkan ifadeleri şöyle:

Yılın ilk yarısına göre iç talebin büyümeye verdiği katkı 8,8 puandan 8,5 puana gerilerken, net dış talebin negatif katkısı 4,9 puandan 2,6 puana düştü. Bir önceki çeyreğe göre özel tüketim daralırken, yatırım ve ihracat artış gösterdi.

Dengelenmeye yönelik uyguladığımız politiklar sonucunda Eylül ayında cari açıkta Mayıs’a göre yıllık 8,6 milyar dolar iyileşme sağlandı. Ekim ve Kasım aylarına ilişkin dış ticaret verileri cari açıktaki iyileşmenin devam edeceğine işaret ediyor.

Büyümede dengelenme, dışa bağımlığın azaltılması ve cari açığın kalıcı olarak düşürülmesi için yüksek teknolojik ürünlerin üretimine yönelik yatırımları, ihracatçılarımızın finansmana erişimini ve hizmet ihracatımızı güçlü bir şeklide destekliyoruz. 300 milyar lira Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programını hayata geçirdik.

Eximbank’ın sermayesini artırdık ve günlük reeskont kredi limitini 10 katına çıkararak 3 milyar liraya yükselttik. Son olarak hizmet ihracatından elde edilen gelirlere sağlanan kazanç istisnasını artıran düzenleme Yüce Meclisimizde görüşülüyor.

İşgücü piyasalarında olumlu görünüm devam ediyor. Üçünü çeyrekte de istihdam artışı ve işsizlik oranındaki düşüş devam etmiştir. Eylül ayında mevsimsel düzeltilmiş işsizlik oranı yüzde 9,1 ile 2013 yılı Aralık ayından sonraki en düşük seviyesine geriledi.

Uyguladığımız öngörülebilir ve kurala dayalı politikalarımıza; enflasyon ve cari açıkta kalıcı düşüş ve makro-finansal istikrar sağlanıncaya kadar devam edeceğiz. Böylece sürdürülebilir büyümenin temelini güçlendireceğiz.

Paylaşın

Ekonomi Yılın Üçüncü Çeyreğinde Yüzde 5,9 Büyüdü

Türkiye ekonomisi yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,9 büyüme kaydederken, çeyreklik büyüme yüzde 0,3 ile beklentinin oldukça altında gerçekleşti. Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 11,2 arttı.

Haber Merkezi / Devletin nihai tüketim harcamaları yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 5,3; yatırımlar ise yüzde 14,7 arttı. Mal ve hizmet ithalatı ise aynı dönemde yüzde 14,5 artarken ihracatın büyümesi yüzde 1,1 seviyesinde kaldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), III. Çeyrek: Temmuz – Eylül, 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; GSYH 2023 yılı üçüncü çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,9 arttı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2023 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; inşaat yüzde 8,1, sanayi yüzde 5,7, finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 5,1, hizmetler yüzde 4,3, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,6, gayrimenkul faaliyetleri yüzde 2,7, diğer hizmet faaliyetleri yüzde 2,2, bilgi ve iletişim faaliyetleri yüzde 1,7 ve tarım sektörü yüzde 0,3 artarken mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 2,5 azaldı. Ürün üzerindeki vergiler eksi sübvansiyonlar ise yüzde 16,5 arttı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,3 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, 2023 yılı üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,1 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, 2023 yılının üçüncü çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 79,8 artarak 7 trilyon 681 milyar 432 milyon TL oldu. GSYH’nin üçüncü çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 295 milyar 815 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2023 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 11,2 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 5,3, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 14,7 arttı.

Mal ve hizmet ithalatı, 2023 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 14,5, ihracatı ise yüzde 1,1 arttı. İşgücü ödemeleri, 2023 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 117,2 arttı. Net işletme artığı/karma gelir yüzde 50,7 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın üçüncü çeyreğinde yüzde 26,1 iken, bu oran 2023 yılında yüzde 32,2 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 55,0 iken yüzde 47,0 oldu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Hizmet Üretici Enflasyonu Yüzde 76,99

Hizmet üretici enflasyonu ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 1,21, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 74,08, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 76,99 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 77,10 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) Ekim 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; hizmet üretici enflasyonu ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 1,21, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 74,08, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 76,99 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 77,10 arttı.

Bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 63,90, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 94,90, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 81,38, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 72,57, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 92,53, idari ve destek hizmetlerde yüzde 95,10 artış gerçekleşti.

Bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 1,61 artış, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 0,53 azalış, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 3,03 artış, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 0,36 artış, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 4,52 artış, idari ve destek hizmetlerde yüzde 1,54 azalış gerçekleşti.

H-ÜFE sektörlerinden su yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 16,32, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 41,67, depolama ve destek hizmetleri (taşımacılık için) yüzde 55,69 ile endekslerin en az arttığı alt sektörler oldu. Buna karşılık sinema filmi, video ve televizyon programı yapımcılık hizmetleri yüzde 134,60, bina ve çevre düzenleme (peyzaj) hizmetleri yüzde 128,75, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri yüzde 109,79 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

H-ÜFE sektörlerinden konaklama hizmetleri yüzde 10,53, seyahat acentesi, tur operatörü, diğer rezervasyon hizmetleri ve ilgili hizmetler yüzde 8,37, hava yolu taşımacılığı hizmetleri yüzde 3,09 ile endekslerin en fazla azalış gösterdiği alt sektörler oldu. Buna karşılık programcılık ve yayıncılık hizmetleri yüzde 19,25, reklamcılık ve piyasa araştırması hizmetleri yüzde 11,36, bilgi hizmetleri yüzde 6,80 ile endekslerin en fazla arttığı alt sektörler oldu.

Paylaşın

İkinci El Otomobil Fiyatları Dibi Gördü!

“İkinci el otomobil fiyatlarında belki de en düşük seviyelerde, dipteyiz.” değerlendirmesinde bulunan Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, daha fazla düşüşün mümkün olmayacağını söyledi.

Geleneksel yıl başı kampanyaları kapsamında birçok avantaj sunulduğunu, ancak yeni yıl ile birlikte hem ikinci el hem de sıfır kilometre araç fiyatlarının tekrar yükseliş trendine gireceğini öngördüklerini söyleyen Karakaş, şunları ifade etti:

“Fiyatların yükselişi karşısında otomobil alımı için ihtiyaç olan finansman modellerinin yokluğu, ikinci el araç pazarında önümüzdeki yıl belirli oranda daralmaya neden olacaktır ki sektörde de genel bir endişenin hakim olduğunu görüyoruz.”

Ticaret Bakanlığı’nın aldığı kararlar, finansman çözümlerindeki çıkmaz ve yüksek faiz oranları sebebiyle ikinci el araç fiyatlarında 3 yılın ardından ilk kez keskin bir düşüş yaşanırken, gözler 2024 yılına çevrildi.

Diğer yandan marka-model bazlı olarak ortalama yüzde 20’ye kadar düşen ve bazı modellerde yüzde 30’a yakın fiyat düşüşlerine sahne olan ikinci el otomobil pazarında özellikle kurumsal şirketler, birçok avantajlı kampanya sunmaya çabalıyor.

“Artık fiyatlarda en belki de en düşük seviyelerde, dipteyiz.” değerlendirmesinde bulunan Otomerkezi.net CEO’su Muhammed Ali Karakaş, daha fazla düşüşün mümkün olmayacağına dikkat çekti.

Mynet’in haberine göre; Karakaş “Fiyatlarda ekstra bir düşüş artık mümkün değil. Merkez Bankası’nın politika faizi konusundaki pozisyonu netleşti ve bu yüksek faiz atmosferinde, mevcut stok maliyetleriyle satıcılar fiyat kıramayacak noktaya geldi” dedi.

Geleneksel yıl başı kampanyaları kapsamında birçok avantaj sunulduğunu, ancak yeni yıl ile birlikte hem ikinci el hem de sıfır kilometre araç fiyatlarının tekrar yükseliş trendine gireceğini öngördüklerini söyleyen Karakaş, şunları ifade etti:

“Fiyatların yükselişi karşısında otomobil alımı için ihtiyaç olan finansman modellerinin yokluğu, ikinci el araç pazarında önümüzdeki yıl belirli oranda daralmaya neden olacaktır ki sektörde de genel bir endişenin hakim olduğunu görüyoruz.”

Ancak bankaların kredi verme iştahı artarsa daha stabil bir pazardan söz edebiliriz. Şu anda bazı marka ve modellerde neredeyse geçtiğimiz kış gördüğümüz seviyelere yakın fiyatlarla karşılaşıyoruz.”

Paylaşın

OECD, Türkiye İçin Büyüme Tahminini Yüzde 4.5’a Yükseltti

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye için 2023 yılı büyüme tahminini yüzde 4.3’ten yüzde 4.5’e, 2024 yılı büyüme tahminini ise yüzde 2.6’dan yüzde 2.9’a yükseltti.

OECD, 2023 yılı küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 3’ten yüzde 2.9 seviyesine düşürürken, 2024 yılı küresel ekonomi büyüme tahminini ise yüzde 2.7’de sabit tuttu.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 2023 yılı için Türkiye’nin ekonomik büyüme tahminini eylül ayındaki tahmini olan yüzde 4.3’ten yüzde 4.5’e yükseltirken, küresel ekonomik büyüme tahminini ise yüzde 3’ten yüzde 2.9 seviyesine düşürdü.

OECD bugün yayımladığı Ekonomik Görünüm raporunda Türkiye ekonomisi için 2024’teki büyüme tahminini 2.6’dan yüzde 2.9’a yükseltirken, küresel ekonomi için 2024 büyüme tahminini de yüzde 2.7’de sabit tuttu.

OECD Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3.2 büyümesini beklerken, küresel ekonominin 2025’te yüzde 3 büyümesini öngörüyor.

OECD, Türkiye Cumhuriyet Merkez bankası’nın (TCMB) enflasyon görünümünde önemli bir iyileşme sağlanana kadar para politikasını gerektiği kadar sıkılaştırmaya kararlı olması nedeniyle faizlerin daha da artmasını bekliyor.

OECD, küresel ekonomideki büyümenin önümüzdeki yıl hafif ivme kaybedeceğini ancak yüksek borç seviyeleri ve faizlere yönelik belirsizliğe rağmen sert iniş riskinin azaldığını açıkladı.

Paylaşın