“Rusya – Ukrayna Savaşı 2030’a Kadar Uzayabilir”

Rusya ve Ukrayna arasında bir an evvel barış görüşmelerinin başlaması gerektiğini belirten Slovakya Başbakanı Robert Fico, “Çatışmalar donmuş durumda. Savaş 2029 ya da 2030’a kadar sürebilir” dedi.

Rusya yanlısı duruşuyla Avrupa Birliği (AB) ve Batı ülkelerinin Ukrayna politikasına ters hareket eden Fico, seçim zaferinin ardından “Slovakya halkının Ukrayna’dan daha büyük sorunları var” demişti.

Slovakya Başbakanı Robert Fico, Çekya Başbakanı Petr Fiala’yla başkent Prag’da cuma günkü görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Çatışmalar donmuş durumda. Savaş 2029 ya da 2030’a kadar sürebilir” dedi.

Sosyal Demokrat Parti (Smer) Başkanı Fico, Rusya ve Ukrayna arasında bir an evvel barış görüşmelerinin başlaması gerektiğini belirterek şunları söyledi:

10 yıl boyunca barış içinde ya da savaş operasyonları askıya alınmış şekilde müzakereleri yürütmek, 10 yıl sonra hiçbir sonuç alamadan müzakere masasına oturup, 500 ya da 600 bin ölü daha verildiğini fark etmekten daha iyidir.

30 Eylül’deki seçimleri kazanarak 25 Ekim’de göreve gelen 59 yaşındaki lider, Ukrayna’ya silah ve mühimmat tedarikini kesmesiyle de gündem olmuştu.

Slovak lider, Prag’daki konuşmasında kararının arkasında olduğunu belirtirken, başka ülkelerin Ukrayna’ya askeri yardım göndermesine karşı çıkmadığını söyledi.

Fiala ise Ukrayna’ya yardımları sürdüreceklerini ifade ederek, “Ukrayna, yürüttüğü cesur savaşta desteğimize ihtiyaç duyuyor” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in geçen yıl 24 Şubat’ta verdiği emirle başlayan savaşta Slovakya, Ukrayna’ya toplamda 617 milyon euro değerinde 13 askeri destek paketi gönderileceğini duyurmuştu.

Ancak ülkenin Ukrayna savaşıyla ilgili politikası, Fico’nun göreve gelmesiyle değişti.

Fico, 8 Kasım’daki kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, bir önceki Ludovit Odor kabinesinin Ukrayna için hazırladığı 40,3 milyon euroluk 14. askeri yardım paketinin iptal edildiğini duyurmuştu.

Rusya yanlısı duruşuyla Avrupa Birliği ve Batı ülkelerinin Ukrayna politikasına ters hareket eden Fico, seçim zaferinin ardından “Slovakya halkının Ukrayna’dan daha büyük sorunları var” demişti.

2012-2018’de Slovakya’yı yöneten lider, ülkedeki mafya faaliyetlerini araştıran gazeteci Jan Kuciak ve nişanlısının öldürülmesinin ardından başlayan gösteriler nedeniyle istifa etmek zorunda kalmıştı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: ABD’den İki Devletli Çözüm Çağrısı

Massachusetts eyaletinin Nantucket Adası’nda basının sorularını yanıtlayan ABD Başkanı Joe Biden, iki devletli çözüm çağrısını yenilerken, Gazze’deki ateşkesin ise 4 günden fazla sürmesini umut ettiğini kaydetti.

ABD Başkanı Biden, İsrail’e askeri yardımın koşula bağlanmasının “değerli bir düşünce olduğunu” belirterek, “Ancak bu görüşle başlasaydık bugün bulunduğumuz yere asla ulaşabileceğimizi sanmıyorum.” dedi. ABD Başkanı, askeri yardımla ilgili olası koşullar konusuna ise açıklık getirmedi.

Bazı rehinelerin serbest bırakılmasını kendisini cesaretlendirdiğini belirten Biden, daha fazla rehinin serbest bırakılmasını umut ettiğini ifade etti. Biden, “Yarın daha fazla rehinenin, ertesi gün daha fazlasının, ondan sonraki gün de daha fazlasının serbest bırakılmasını bekliyoruz.” dedi.

İlk grup rehinenin serbest bırakılmasının sadece bir “başlangıç” olduğunu kaydeden Biden,  Gazze’de geçici bir ateşkesin uzatılması için “gerçek” bir şans bulunduğunu söyledi.

İkinci rehine grubu da serbest kalıyor

Öte yandan İsrail ile Hamas arasında varılan ve Cuma sabahı çiftlere giren anlaşma kapsamında, ikinci bir rehine grubunun Cumartesi günü serbest bırakılacağı bildirildi.

İsrail makamları tarafından yapılan açıklamada, serbest bırakılacak rehinelerin isimlerinin, ellerine ulaştıkları kaydedildi. İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail Başbakanı Netanyahu, ailelerinin ailelerine ilişkin bilgi verildiğini ifade etti.

İsrail makamları, çocuklar arasında 14 rehinenin olduğunu duyurdu. Rehinelerin serbest bırakılması karşılığında İsrail, eğitim merkezlerinde 42 Filistinliyi serbest bırakacak.

İsrail polis memuru Doron Spielman, Gazze’de hâlen yaklaşık 215 rehinenin daha bulunduğunu söyledi. Spielman, “Birçoğunun ölü mü sağ mı olduğunu biliyoruz. İstihbarat toplamaya çalışıyoruz” diye konuştu.

Varılan anlaşma kapsamındaki ateşkes, Gazze Şeridi’nde Cuma günü gizlice girilmiş ve bunun ardından, 11’i yabancı, 13’ü İsrailli olmak üzere 24 rehine serbest bırakılmıştı. Rehineler, Kızıl Haç örgütü tarafından İsrail’e devredilmişti. Bunun karşılığında İsrail, cezaevlerinde karşılaşmadan 39 Filistinliyi serbest bırakmıştı. İsrail’de ailelerine kavuşan rehineler, Tel Aviv hastanesine götürülmüştü.

Dört çocuk, üç anne ve bir babanın götürüldüğü Schneider Çocuk Tıp Merkezi’nin yöneticisi Efrat Baron Har Lev, İsrail gazetesi Haaretz ile konuşurken, kurtulan rehinelerin fiziki grupların iyi olduğu bilgisine yer verdi.

7 Ekim’de İsrail’e yapılan saldırıda, yaklaşık bin 200 İsrailli’yi öldüren Hamas, yaklaşık 240 kişiyi de rehin almıştı.

Hamas’ın anlaşması kapsamında 150 Filistinli cezasına çarptırıldı ve 50 rehineyi serbest bırakması bekleniyor. Söz konusu anlaşma sürecinde, İsrail ve Filistinlilerin ayrışması yanı sıra Katar, Mısır ve Amerika Birleşik Devletleri’nin resimlerinde de rol oynamıştı.

Paylaşın

Gazze’de Rehine Takası Başladı: 39 Filistinli, 13 İsrailli Serbest Bırakıldı

İsrail ile Hamas arasında varılan dört günlük ateşkes anlaşması uyarınca, 39 Filistinli İsrail tarafından, buna karşılık 13 İsrailli rehine Filistinli gruplarca serbest bırakıldı.

Haber Merkezi / Ayrıca 10’u Taylandlı, biri Filipinli 11 kişi de Filistinli gruplarca serbest bırakıldı.

İsrail, Hamas’ın serbest bıraktığı İsraillilerin ülkelerine ulaştığını bildirdi. Serbest bırakılan 13 kişi hastaneye İsrail askerleri ve güvenlik güçleri eşliğinde götürüldü. Yapılan ilk kontrollerde hepsinin sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi.

Dört günlük ateşkes anlaşması uyarınca Hamas elindeki yaklaşık 240 rehineden 50’sini serbest bırakacak. İsrail de buna karşılık 150 Filistinli tutukluyu serbest bırakmayı taahhüt etti.

4 günlük ateşkes anlaşması ve koşulları Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğuyla sağlandı.

İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara 4 gün insani ara verilmesine ilişkin anlaşma bugün saat 07.00’de (TSİ 08.00) uygulamaya girdi.

7 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında Gazze Şeridi’nde 6 bin 150’den fazlası çocuk ve 4 binden fazlası kadın olmak üzere 14 bin 854 Filistinli öldürüldü.

Öte yandan işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de 7 Ekim’den bu yana İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 231 Filistinli hayatını kaybetti.

Paylaşın

İsrail Başbakanı Netanyahu: Savaş Devam Edecek

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, “Gazze artık İsrail’e bir tehdit oluşturmayacak. Hem güney hem de kuzeyde güvenliği yeniden temin edeceğiz. Kazanıyoruz ve mutlak zafere dek savaşacağız” dedi.

Haber Merkezi / Benyamin Netanyahu, Hamas liderlerinin Gazze dışında da hedef alınabileceğine işaret ederek, “Mossad’a Hamas liderlerine karşı bulundukları yerde harekete geçme talimatı verdiğini” söyledi.

İsrail Başbakanı, Hamas’la rehine takasının ise “zor, ama doğru bir karar” olduğunu savundu. Rehinelerin ülkelerine getirilmesini ahlaki bir ödev olarak değerlendiren Netanyahu, Hamas’ın elindeki rehinelerin serbest kalması için her türlü imkanınn seferber edilmesi gerektiğini söyledi.

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi de, ‘insani aranın ardından Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının süreceğini’ söyledi. Halevi, “Savaşı bitirmiyoruz. ‘Zafer’ kazanana kadar devam edeceğiz, ilerleyeceğiz ve Hamas’ın diğer bölgelerine de devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Ateşkes anlaşması

İsrail ve Hamas arasındaki ateşkes ve rehine takası anlaşması için arabuluculuk görevi üstlenen Katar, dört gün sürecek geçici ateşkesin Cuma sabah saat 07.00’de başlayacağını duyurdu.

Hamas tarafından, aralarında yalnızca kadın ve çocukların bulunduğu 13 rehine ise Cuma öğleden sonra serbest bırakılacak. Anlaşmaya dair detayları Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majid al-Ansari açıkladı.

Katar’dan yapılan ateşkes anlaşmasını teyit eden Hamas, çatışmasızlığın dört gün süreceğini kaydetti. Bu süre zarfında 50 İsraillinin serbest bırakılacağını açıklayan Hamas, “Her bir Siyonist için 3 Filistinli özgürlüğüne kavuşacak” ifadelerini kullandı.

İsrail ise her gün 10 rehinenin serbest bırakılması şartıyla ateşkesin belirlenen dört günden daha uzun sürebileceğini duyurdu. Bu sabah (23 Kasım) başlaması öngörülen ateşkesin “uygulamada yaşanan küçük pürüzler” nedeniyle ertelendiği açıklanmıştı.

Hamas’ın 7 Ekim saldırısı sırasında 240 civarında İsrailliyi Gazze’ye kaçırdığı belirtilmişti.

Hafta başında İsrail hükümeti ve Hamas, İsrail’de tutuklu bulunan 150 Filistinliye karşılık Gazze’de tutulan 50 İsrailli rehinenin serbest bırakılması ve kuşatma altındaki bölgeye insani yardım girişine izin verilmesi için çatışmalara dört gün ara verilmesi konusunda anlaşmıştı.

Paylaşın

Hollanda’da Sandıktan “Radikal Sağ” Çıktı

Hollanda’da aşırı sağcı Geert Wilders liderliğindeki Özgürlük Partisi (PVV) erken genel seçimi açık ara önde tamamladı. Frans Timmermans’ın sol ittifakı kötümser öngörüleri yıkarak ikinci sıraya yerleşti. Dilan Yeşilgöz hayal kırıklığına uğrayarak üçüncü sıraya düştü.

Haber Merkezi / Temmuz ayı başında göç politikası konusunda yaşanan anlaşmazlık nedeniyle hükümetin dağıldığı ve erken seçim kararının alındığı Hollanda’da vatandaşlar 150 sandalyeli meclisi belirlemek için sandık başına gitti.

Seçim sandık çıkış anket sonuçlarına göre Geert Wilders’in lideri olduğu aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) 35 milletvekili çıkararak açık ara önde tamamladı.

Frans Timmermans’ın liderliğindeki İşçi Partisi (PvdA) ve Yeşil Sol (Groenlinks) ittifakı 25 milletvekili ile ikinci sırayı aldı. Dilan Yeşilgöz-Zegerius’un lideri olduğu Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi (VVD) 24 milletvekili çıkararak üçüncü oldu.

Seçimlerde Yeni Sosyal Sözleşme Partisi (NSC) 20 sandalye ile dördüncü sırada yer alırken Denk Partisi de 3 milletvekili çıkardı. Önceki hükümet ortaklarından sol liberal Demokratlar 66 (D66) partisi 10, Hristiyan Demokratlar (CDA) 5 ve Hristiyan Birlik (CU) partisi 3 milletvekili çıkarabildi.

Bu sonuçlara göre hiçbir parti 150 sandalyelik parlamentoda tek başına hükümeti kuracak çoğunluğa ulaşamıyor. Koalisyon için en az 76 milletvekili sayısına ulaşmak gerekiyor.

Geert Wilders, Sandık çıkış anketlerinin açıklanmasının ardından yaptığı ilk açıklamada artık göz ardı edilemeyeceklerini belirterek, “Ülkeyi biz yöneteceğiz.” dedi. Wilders ayrıca, “Hollandalılar, ülkelerini geri alabileceğini ve bizim de sığınmacılar ve göç tsunamisini azaltılmasını sağlayacağımızı umuyor” dedi.

Geert Wilders’in seçim programı Hollanda’nın Avrupa Birliği’nden ayrılması için bir referandum yapılması, sığınmacı kabulünün tamamen durdurulması ve Hollanda sınırlarında göçmenlerin geri itilmesi çağrılarını içeriyor.

Ayrıca Hollanda’nın “İslamsızlaştırılmasını” da savunuyor, ancak bu seçim kampanyası sırasında İslam konusunda geçmişe göre daha ılımlı bir tavır takındı.

VVD lideri Dilan Yeşilgöz de seçim merkezinde yaptığı açıklamada yenilgiyi kabul etti. Wilders, Timmermans ve Omtzigt’i tebrik eden Yeşilgöz, “Bizim için sonuç hayal kırıklığı yarattı. Bundan alacağımız büyük dersler var. Yeterince dinlenilmedi, yeterince uygulanabilir çözümler sunulmadı. Liderlik bizde değil. Bu bizim için yeni bir sayfa. Bugünden aldığımız derslerle inandığımız bir Hollanda inşa edeceğiz” dedi.

DENK Partisi lideri Stephan van Baarle, Wilders’in seçim galibiyetinin insan haklarına ve hukukun üstünlüğüne yönelik bir tehdit olduğunu savunarak, “Bu durum “birçok insanda korkuya yol açıyor” dedi.

Van Baarle, Wilders’i seçim zaferinden dolayı tebrik etmek istemediğini belirtti ve “Korkmayacağız, ilk günden itibaren bu ülkede aşırı sağ söylemlere karşı siper olup azınlıklar için mücadele edeceğiz. Irkçılık ve ayrımcılıkla mücadelede düşünmeye her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Dışlama ve Müslüman nefretiyle mücadele bizim DNA’mız” diye konuştu.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 14 Bin 532’ye Yükseldi

Hamas’ın “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 14 bin 532’ye yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ölenlerin 6 binden fazlasının çocuk olduğu, yaklaşık 4 bininin ise kadın olduğu belirtildi. Bakanlık, en az 35 bin kişinin de yaralandığını aktardı.

Gazze Şeridi’nde yıkılan konut sayısının 45 bine ulaştığına işaret edilen açıklamada, 233 bin konutun hasar aldığı, konutların yüzde 60’ından fazlasının zarar gördüğü belirtildi.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada artık net bir rakam verilemeyeceği, çünkü çatışmalar nedeniyle cesetlere ulaşılamadığı belirtilmişti.

Öte yandan İsrail ile Hamas arasında haftalardır beklenen ateşkes anlaşması sağlandı. Varılan anlaşma, tarafların çatışmalara dört gün ara vermesini, Hamas’ın 50 rehineyi serbest bırakmasını, İsrail’in 150 Filistinli mahkûmu salıvermesini ve Gazze Şeridi’ne insani yardım ulaştırılmasını öngörüyor.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun bürosundan yapılan açıklamada, dört günlük ateşkes sırasında serbest bırakılacak 50 rehinenin kadın ve çocuklardan oluştuğu belirtildi.

Açıklamada, üzerinde anlaşılan sayıya eklenebilecek her 10 rehine için ateşkesin bir gün daha uzatılacağını ifade edildi. İsrail, serbest bırakılacak Filistinli mahkûm sayısı konusunda bilgi vermedi.

Bu sayıya dair açıklama AB ve ABD’nin terör örgütleri listesinde yer alan Hamas’tan geldi. Hamas, İsrail’de tutulan 150 kadın ve çocuk mahkûmun serbest bırakılacağını ve Gazze’ye yüzlerce tır insani ve tıbbi yardımın yanı sıra yakıt girişine izin verileceğini duyurdu.

İsrail Adalet Bakanlığı serbest bırakılabilecek 300 Filistinli mahkûmun isimlerinin yer aldığı bir liste yayımladı. Ancak hangilerinin serbest bırakılacak 150 Filistinli arasında bulunduğunu belirtmedi.

Listedeki 300 Filistinliden 33’ünün kadın, 144 erkeğin 18 yaşında, 123 erkeğinse 18 yaşın altında olduğu görüldü. Listedeki en genç Filistinli geçen Mayıs ayında tutuklanan 14 yaşındaki bir Doğu Kudüslü, en yaşlı kişiyse ise Eylül’de tutuklanan 59 yaşındaki bir kadın.

İsrail Adalet Bakanlığı 300 kişiden 49’unun Hamas, 60’ının El Fetih üyesi olduğunu belirtti. Bakanlık, listedeki isimlerden 17’sinin ise Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’yle bağlantılı olduğunu ifade etti.

Katar’ın ateşkes görüşmelerindeki baş müzakerecisi Dışişleri ve Devlet Bakanı Mohammed Al-Khulaifi Reuters’e yaptığı açıklamada Uluslararası Kızılhaç Komitesi’nin rehinelerin serbest bırakılmasını kolaylaştırmak için Gazze içinde çalışacağını söyledi.

“Ateşkes sırasında kesinlikle saldırı olmayak. Askeri hareket yok, genişleme yok, hiçbir şey yok.” diyen Al-Khulaifi, “Katar bu sürecin daha büyük bir anlaşma ve kalıcı bir ateşkes için bir tohum olmasını umuyoruz. Niyetimiz de bu.” iafedelerine yer verdi.

Liderlerden ateşkes yorumu

ABD Başkanı Joe Biden,, varılan anlaşmadan ötürü duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Biden, “Hamas’ın, 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği vahşi saldırı sırasında rehin aldığı kişilerin serbest bırakılması yönündeki anlaşmayı memnuniyetle karşılıyorum. Anlaşma hayata geçirilir geçirilmez, kelimelerle anlatılamaz bir zulme maruz kalan bu cesur ruhların aileleriyle yeniden bir araya gelecek olmalarından çok mutluyum” mesajını paylaştı.

Biden, söz konusu anlaşmaya varılma sürecinde oynadıkları rol nedeniyle Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el Sisi ve Katar Prensi Şeyh Tamim bin Hamad Al Thani’ye de teşekkür etti.

Almanya Başbakanı Olaf Scholz, “Bazı rehinelerin serbest bırakılması yönündeki anlaşma iyi bir haberdir. İsrail hükümeti doğru olanı yaptı. Bu süreçte yer alan tüm hükümetlere teşekkür ediyor ve bu anlaşmanın başarıyla uygulanması için onları diplomatik olarak desteklemeyi sürdürüyoruz” açıklamasını yaptı.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de rehinelerin bırakılması kararını “en kalbi şekilde” desteklediğini açıkladı. Gazze’deki ateşkesi bölgeye insani yardımları ulaştırma amacıyla kullanmak için çabalayacaklarını kaydeden von der Leyen, “Terörist Hamas’ı, tüm rehineleri derhal serbest bırakmaya ve rehinelerin güvenli biçimde evlerine dönmeye izin vermeye çağırıyorum” dedi.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da anlaşmadan ve insani ateşkesten memnuniyet duyduğunu söyledi. Macron, “Tüm rehinelerin serbest bırakılması için yılmadan çalışıyoruz. Duyurulan insani ateşkesin yardımları bölgeye ulaştırmayı mümkün kılması ve Gazze Şeridi’ndeki halkın hayatını kolaylaştırması gerekiyor” diye konuştu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Telegram’dan yaptığı açıklamada, Moskova’nın dört günlük insani ateşkes kararını memnuniyetle karşıladığını kaydetti. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning ise aynı şekilde memnuniyetle karşıladıkları anlaşma ve ateşkesin “insani krizin” dindirilmesi ve “gerilimin azaltılması” süreçlerine katkıda bulunmasını umduklarını kaydetti.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres bunun “doğru yönde atılmış önemli bir adım olduğunu ancak daha fazlasının yapılması gerektiğini” söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ateşkesi memnuniyetle karşıladı ancak “Bu, sivillerin acısını sona erdirmek için yeterli değil” dedi ve geri kalan rehinelerin serbest bırakılması ve Gazze’de tam ateşkesin sağlanması için çabalarının devam etmesi çağrısında bulundu.

Paylaşın

Pakistan, 20 Günde 400 Bin Afgan Göçmeni Sınır Dışı Etti

Pakistan, son 20 günde ülkeden ayrılıp Afganistan’a dönen belgesiz göçmen sayısının 400 bin olduğunu açıkladı. Taliban hükümeti sözcüsü Zabihullah Mücahid, İslamabad tarafından açıklanan rakamı teyit etti.

Sınır dışı işlemleri, uluslararası ve yerel insan hakları gruplarının sert eleştirilerine maruz kalıyor. Ancak Pakistan yönetimi, uluslararası toplumdan gelen tüm uyarı ve eleştirilere rağmen geri adım atmıyor.

Euronews Türkçe’den Mustafa Bag’in haberine göre; Pakistanlı yetkililer, ülkedeki yasa dışı yabancılara yönelik devam eden baskınlarda şu ana kadar yüz binlerce Afganistan vatandaşının ülkelerine döndüğünü açıkladı.

İslamabad yönetimi, Pakistan genelinde çoğunluğu Afganistan vatandaşları olmak üzere 1,7 milyon belgesiz kişiye 31 Ekim’e kadar ülkeyi terk etme talimatı vermiş aksi takdirde zorla sınır dışı edilecekleri tehdidinde bulunmuştu.

Mülteci olarak resmi kaydı bulunan 1,4 milyon Afgan’ın endişelenmesine gerek olmadığını belirten Pakistan makamları, söz konusu uygulamanın sadece belgesiz kişileri etkilediğini kaydetti.

Yetkililer, geçen 20 günde ülkeden ayrılıp Afganistan’a dönen belgesiz göçmen sayısının 400 bin olduğu bilgisini verdi. Afganistan’da yönetimi elinde bulunduran Taliban hükümeti sözcüsü Zabihullah Mücahid, İslamabad tarafından açıklanan rakamı teyit etti.

Mücahid, AP’ye verdiği mülakatta, Afgan vatandaşı göçmenlerin çoğunun ülkeye dönmek için Turham ve Spin Buldak sınır kapılarını kullandığını dile getirdi.

Pakistan’da polis 1 Kasım’dan bu yana kapı kapı dolaşarak göçmenlerin belgelerini kontrol ediyor. Pakistanlı yetkililer daha önce baskıların ülkedeki tüm yabancıları kapsadığını söylemişti, ancak bu durumdan etkilenenlerin çoğunun Afgan vatandaşları olduğu biliniyor.

Dünya Sağlık Örgütü, İslamabad’ın planı çerçevesinde 1,3 milyon Afgan’ın daha ülkesine dönmesinin beklendiğini belirterek kötüleşen hava koşullarına dikkati çekmişti.

Sınır dışı işlemleri, uluslararası ve yerel insan hakları gruplarının sert eleştirilerine maruz kalıyor. Ancak Pakistan yönetimi, uluslararası toplumdan gelen tüm uyarı ve eleştirilere rağmen geri adım atmıyor.

Paylaşın

ABD’den Irak’ta İran Destekli Gruplara Saldırı: 5 Ölü

ABD, Irak’ın başkenti Bağdat yakınlarında İran destekli grupların kullandığı iki tesise düzenlenen saldırıda 5 militanın öldüğünü açıkladı. ABD, Orta Doğu’daki üslerine düzenlenen saldırıların ardından Irak’taki hedefleri ilk kez vurdu.

Haber Merkezi / Irak güvenlik güçlerinden bir kaynak, ABD’nin hava saldırısı sonucu Halk Seferberlik Güçleri’ne (PMF) bağlı bir grup olan Hizbullah Tugayları’ndan beş militanın öldüğünü doğruladı.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Basın Sözcüsü Yardımcısı Sabrina Singh, İran destekli milislerin Irak’ta ABD ve koalisyon güçlerine ev sahipliği yapan Esad Hava Üssü’ne yapılan saldırıların ardından operasyonun düzenlendiğini söyledi.

ABD Savunma Bakanlığı Sözcüsü General Patrick Ryder, ABD’nin bölgedeki çıkarlarını ve personelini savunmak için meşru müdafaa hakkını kullanarak saldırılara cevap vermeye hazır olduğu uyarısında bulundu ancak bu uyarı bölgedeki silahlı grupları durdurmadı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı CENTCOM’dan yapılan açıklamada ise, “22 Kasım sabahı CENTCOM güçleri, Irak’taki iki tesise gizli ve yüksek hassasiyetli bombardımanlar düzenledi. Bu bombardımanlar, İran ve İran destekli gruplar tarafından ABD ve koalisyon güçlerine karşı düzenlenen saldırılara verilen doğrudan bir yanıt oldu” ifadeleri kullanıldı.

İran destekli milislerin, Suriye ve Irak’taki ABD birliklerine yönelik saldırıları, Hamas’ın sürpriz saldırısının ardından başlayan İsrail – Filistin savaşının ardından başladı.

Suriye’de 24 askeri üssü ve 4 noktası olan ABD’nin IŞİD (Irak ve Şam İslam Devleti) ile mücadele kapsamında Suriye’de 900, Irak’ta ise 2 bin 500 civarında askeri bulunuyor.

Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun (IRGC), Suriye’nin doğusundaki Deyrizor kenti kırsalında konuşlu iki üssünü boşalttığı ve üste bulunan militanların Suriye’nin merkezindeki Humus kentine gönderildiği öğrenildi.

Irak’tan ABD’ye kınama

Irak hükümeti, İran’a yakınlığıyla bilinen silahlı Ketaib Hizbullah(Hizbullah Tugayları) örgütünün 5 üyesinin öldürülmesi nedeniyle Washington’ı kınadı.

Bağdat yönetimi, saldırıların yetkililerle koordine edilmeden yapılan “tehlikeli bir tırmanış” olduğunu bildirdi.

Bağdat’ın resmi açıklamasında, “Irak hükümet kurumlarının bilgisi dışında Jurf el Nasr’a yönelik yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Bu eylem Irak’ın egemenliğinin açıkça ihlali ve güvenlik durumunu istikrarsızlaştırmaya yönelik bir girişimdir” denildi.

Ayrıca açıklamanın devamında silahlı grupların saldırılarının da Irak’ın ulusal çıkarlarına aykırı olduğunun altı çizildi.

Paylaşın

Kuzey Kore, İlk Casus Uydusunu Yörüngeye Yerleştirdiğini Duyurdu

Kuzey Kore, bu yılki üçüncü denemede ilk casus uydusunu yörüngeye yerleştirdiğini duyurdu. Uzmanlar ise, Kuzey Kore’nin yörüngeye yerleştirdiği casus uydusunun askeri keşif yapabilecek kadar gelişmiş olup olmadığına şüpheyle bakıyor.

Haber Merkezi / Kuzey Kore’nin resmi haber ajansı KCNA, Malligyong-1 uydusunun Sohae uydu fırlatma tesisinden Chollima-1 roketiyle yerel saatle 10:42’de fırlatıldığını ve saat 10:54’te yörüngeye girdiğini aktardı.

Güney Kore ve diğer bölgeleri daha iyi izlemek için birkaç casus uydusu daha fırlatacağını duyuran KCNA,, devlet başkanı Kim Jong Un’un fırlatmayı denetlediğini ve bilim insanları ile katılan diğer kişileri tebrik ettiğini açıkladı.

Kuzey Kore Ulusal Havacılık ve Uzay Teknolojisi İdaresi ise, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, casus uydusunun ülkenin savunmasını güçlendirmeye yönelik meşru bir hakkı olduğunu belirtti.

Öte yandan ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü Adrienne Watson, Washington’un Kuzey Kore’yi casus uydusu nedeniyle şiddetle kınadığını ve bunun “gerginliği ve bölgedeki güvenlik durumunu istikrarsızlaştırma risklerini artırdığını” söyledi.

Güney Koreli yetkililer bu girişiminin, Kuzey Kore’nin Moskova ile ortaklığın bir parçası olarak Rusya’dan teknik yardım içerdiğini bildirdi. Rusya ve Kuzey Kore bu tür silah anlaşmalarını reddetmiş, ancak daha derin işbirliği için taahhütte bulunmuştu.

Paylaşın

İsrail Ve Hamas Ateşkes Konusunda Anlaştı

İsrail hükümeti, Gazze’ye kaçırılan yaklaşık 50 rehinenin serbest bırakılmasını sağlayacak anlaşmayı onayladı. Anlaşmanın tüm ayrıntıları resmi olarak kamuoyuna açıklanmadı. Hamas, yaklaşık 240 kişiyi rehin almıştı.

Haber Merkezi / Gazetecilere bilgi veren İsrail hükümetinden bir yetkili, anlaşmanın 12-13 kişilik gruplar halinde çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 50 İsrail vatandaşının serbest bırakılmasının beklendiğini söyledi.

İsrail, rehinelerin serbest bırakılmasına karşılık savaşın başladığı 7 Ekim’den bu yana ilk kez en az dört günlük bir ateşkes yapmayı kabul etti.

İsrail ayrıca, Filistinli kadın ve çocuklardan oluşan bir grup mahkumu serbest bırakmayı kabul etti. İsrail, konuya ilişkin bir sayı vermekten kaçınsa da Hamas, bu rakamı 150 olarak açıkladı.

Haftalardır yürütülen müzakerelere arabuluculuk eden Katar, ateşkesin ne zaman başlayacağına dair açıklamanın 24 saat içinde yapılacağını belirtti. ABD’li yetkililer, Hamas’la yapılan görüşmelerde Mısır’ın da önemli bir rol oynadığını belirtti.

Katar, İsrail, Hamas ve ABD’den yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında ateşkes anlaşmasında sona yaklaşıldığı belirtiliyordu.

Varılan anlaşmanın ardındanABD Başkanı Joe Biden da Katar ve Mısır liderlerine bu süreçte gösterdikleri “kritik liderlikten” dolayı teşekkür etti.

Biden, anlaşma kapsamında serbest bırakılacak ABD vatandaşlarının aileleriyle yeniden buluşacak olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. AFP’nin haberine göre, üst düzey bir ABD’li yetkili serbest bırakılacak 50 kişi arasında üç Amerikan vatandaşının bulunduğunu söyledi.

Ateşkes anlaşmasıyla ilgili Rusya’dan da açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova “Moskova, İsrail ve Hamas arasında dört günlük insani ara için varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılamaktadır” açıklamasında bulundu.

Öte yandan Gazze Şeridi’ndeki ölü sayısının 14 bin 128’e yükseldiği kaydedildi. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ölenlerin 5 bin 840’ının çocuk, 3 bin 920’sinin ise kadın olduğu belirtildi. Bakanlık, 33 bin kişinin de yaralandığını aktardı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada artık net bir rakam verilemeyeceği, çünkü çatışmalar nedeniyle cesetlere ulaşılamadığı belirtilmişti.

Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı, Gazze’de yaklaşık 1,7 milyon insanın yerinden edildiğini duyurdu.

Kuruluş, 19 Kasım itibarıyla Gazze’deki tesislerinde ülke içinde yerinden edilmiş 930.000 kişinin barındığını açıkladı. Açıklamada, barınakların halihazırda aşırı kalabalık olduğu ve yeni gelenler için yer kalmadığı da eklendi.

Paylaşın