Gazze’de 136 Birleşmiş Milletler Çalışanı Öldürüldü

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, Gazze’de 75 günde 136 BM çalışanının öldürüldüğünü açıkladı. “BM tarihinde daha önce böyle birşey yaşanmamıştı” diyen Guterres,  “Çalışanlarımızın çoğu şiddet yoluyla evlerinden sürüldü” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / BM Genel Sekreteri António Guterres, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada hayatını kaybeden BM çalışanları ile Gazze’deki sivillere insani yardım için ölümü göze alarak destek veren binlerce gönüllünün çabası karşısında saygıyla eğildiğini de belirtti.

BM Genel Sekreteri Guterres, ayrıca İsrail’in Hamas ile mücadelede izlediği çizgiye yönelik eleştirilerini de tekrarladı.

“İsrail’in bu savaşı yürütme biçimi Gazze’de insani yardım dağıtmanın önünde büyük engeller oluşturuyor” ifadesini kullanan António Guterres, bölgeye insani yardımın ulaşabilmesi için güven içinde çalışabilecek insani yardım görevlilerine ihtiyaç olduğunun da altını çizdi.

İsrail’in hava ve kara saldırıları devam ediyor

New York’ta BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’ye daha fazla insani yardım çağrısında bulunan bir karar tasarısını dün kabul etmesinin ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava ve kara saldırıları devam ediyor.

Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampına düzenlenen saldırıda en az 18 kişinin öldüğü bildirildi. Bureyc mülteci kampında da insanlara, kara harekâtını sürdüren İsrail ordusu tarafından güneye gitmeleri emredildi.

Filistin resmi haber ajansı Wafa, Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat’ta bir eve düzenlenen hava saldırısında en az 18 kişinin öldüğünü ve onlarca kişinin yaralandığını açıkladı.

Bir hava saldırısının da Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye’de bir su arıtma tesisini tahrip ettiği belirtildi. Nuseyrat’a yakın Bureyc sakinlerine “kendi güvenlikleri için derhal bölgeyi terk etmeleri” ve güneye, Deyr el-Belah şehrine doğru hareket etmeleri emredildi.

New York’ta BM Güvenlik Konseyi’nin oylanan tasarısı, ABD’nin veto tehdidi nedeniyle savaşın derhal durdurulması çağrısında bulunmaktan uzak kaldı. Gazze’ye insanai yardımların artırılmasına yönelik dünkü oylamada ABD ve Rusya çekimser oy kullandı.

Rakamlarla İsrail – Filistin savaşı

7 Ekim’de başlayan savaş 2007’de Hamas’ın Gazze’de kontrolü elde etmesinin ardından iki taraf arasında yaşanan savaşların açık ara en ölümcül ve en yıkıcı olanı olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Hamas’ın İsrail’e 7 Ekim’de saldırmasının ardından İsrail Gazze’ye binlerce hava saldırısı düzenledi ve kara harekatı başlattı. Kasım sonlarında sadece bir hafta boyunca ateşkes sağlandı.

Ateşkes sırasında Hamas elindeki İsrailli rehinelerden bazılarını, İsrail’de cezaevindeki Filistinlilerden bir kısmını serbest bıraktı. 7 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitiren Filistinililerin sayısı 20 bini aştı.

Gazze’de binlerce Filistinli yaşamını yitirirken, Batı Şeria’da da yüzlercesi hayatını kaybetti. İsrail, 7 Ekim sonrası Batı Şeria’daki baskınlarını arttırdı.

Batı Şeria’da İsrail baskınlarında 301 Filistinli yaşamını yitirdi. Hamas saldırılarında yaşamını yitiren İsrailli sayısı 1200.

İsrail’in Gazze’ye yönelik kara harekatının başlamasından bu yana ise 139 asker hayatını kaybetti. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de İsrail saldırılarında 53,320 Filistinli yaralandı. Yaralanan İsrailli sayısı 6,184.

Gazze ve Lübnan sınırında evlerini terk etmek zorunda kalan İsraillilerin sayısı 250 bin. 2,3 milyon insanın yaşadığı Gazze’de ise 1,9 milyon Filistinli evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Gazze’de rehin tutulan İsrailli sivil ve asker sayısı 129. 110 rehine ise ya serbest bırakıldı ya da kurtarıldı. Bir haftalık ateşkes sırasında İsrail cezaevlerinden serbest bırakılan Filistinlilerin sayısı ise 240.

5,405 yarım kamyonu Gazze’ye giriş yapabildi. Gazze’den İsrail’e 11,500 roket fırlatıldı. Gazze’de İsrail ordusunda vurulan hedef sayısı ise 22 binden fazla.

Paylaşın

BMGK, Gazze’ye ‘İnsani Yardım’ Tasarısını Kabul Etti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Gazze Şeridi’ne insani yardımın arttırılmasına yönelik tasarıyı onayladı. 15 üyeli Güvenlik Konseyi’nde yapılan oylamada 13 üye kabul oyu kullanırken ABD ve Rusya çekimser kaldı.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) sunduğu karar tasarısı, daha önce dört kez yapılan ertelemelerden ve üye ülkeler arasındaki yoğun müzakerelerden sonra yeniden görüşmeye açılmıştı.

Uluslararası hukuk açısından bağlayıcılığı olan karar tasarısında, taraflara şiddetin “kalıcı olarak sona erdirilmesi için koşulların yaratılması” çağrısı yapıldı.

10 günü aşkın süredir üzerinde müzakere yürütülen orijinal metinde, “İsrail ile Hamas arasındaki düşmanlıkların acilen askıya alınması… Uluslararası insani hukuka yönelik tüm ihlaller ile sivillere ve sivil unsurlara yönelik ayrım gözetmeyen saldırıların kınanması” ifadeleri yer alıyordu. İfadeler ABD’nin baskıları sonucu karar tasarısından çıkarıldı.

Diplomatik kaynaklar, ABD Başkanı Joe Biden’ın karar tasarısını veto etme kararı aldığı, ancak Dışişleri Bakanı Antony Blinken’ın BAE ve Mısırlı mevkidaşları ile yaptığı görüşmelerde muhataplarını bazı tavizlere ikna ettiği bilgisini paylaştı.

BMGK’da daha zayıf bir metnin kabul edilmesi Konsey üyeleri arasında hoşnutsuzluk yaratırken, Rusya’nın Daimi Temsilcisi Vasili Nebenzia BMGK dışında görüşmeler yürüten ABD’ye tepki göstererek bunu “utanç verici, alaycı ve sorumsuz bir tutum” olarak değerlendirdi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Lana Nuseybe, metnin “mükemmel olmadığını” belirterek, bölgede zor durumda olanlara yardım edilmesi ve kıtlığın engellenmesi için ateşkese ihtiyaç olduğunu vurguladı. Çin temsilcisi de metni ateşkes çağrısı içermemesi nedeniyle eleştirdi.

Karar metninde neler var?

Güvenli ve engelsiz insani yardım erişimine izin vermek için “çatışmaların acilen durdurulması” ve “çatışmaların sürdürülebilir bir şekilde kesilmesine yönelik acil adımlar atılması çağrısını” içeren kilit hüküm, kabul edilen tasarıdan çıkarıldı.

Bunun yerine, “güvenli ve engelsiz insani erişimin derhal sağlanması için acil adımlar atılması ve ayrıca çatışmaların sürdürülebilir bir şekilde kesilmesi için gerekli koşulların yaratılması” çağrısında bulunuluyor. Atılacak adımlar tanımlanmıyor.

Yardım sevkiyatlarıyla ilgili kilit bir nokta olarak da karar, BM’nin “Gazze’ye kara, deniz ve hava yollarıyla sağlanan tüm insani yardım sevkiyatlarını, insani niteliklerini teyit etmek için dış taraflar üzerinden münhasıran izlemesi” yönündeki önceki talebi ortadan kaldırıyor.

Bunun yerine kararda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’ten, Gazze’ye çatışmanın taraflarından gelmeyen yardım sevkiyatlarının insani yardım ürünü olup olmadığını “kolaylaştırma, koordine etme, izleme ve doğrulama sorumluluğuna sahip üst düzey bir insani yardım ve yeniden inşa koordinatörü” ataması talep ediliyor.

Koordinatörden yardımların hızlandırılması için bir “mekanizma” kurması isteniyor ve çatışmanın tarafları olan İsrail ve Hamas’ın koordinatörle işbirliği yapması talep ediliyor.

Değiştirilen karar İsrail’in Gazze’deki 2,3 milyon kişiye yapılan tüm yardım sevkiyatları üzerindeki kontrolünü azaltmıyor. İsrail, Mısır’dan Refah geçişi ve İsrail kontrolündeki Kerem Şalom geçişi üzerinden Gazze’ye yapılan sınırlı yardım sevkiyatını denetliyor.

BM Genel Sekreteri Guterres: Daha fazlasına ihtiyaç var

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres karar tasarısının kabul edilmesinin ardından yaptığı açıklamada, kararın Gazze Şeridi’ndeki insanların acılarının hafifletilmesine katkı sağlamasını umduğunu belirtti. Guterres, metinde şiddetin sona erdirilmesi yönünde bir çağrı olmamasına atıfta bulunarak, bölgede “acilen daha fazlasına ihtiyaç olduğunu” kaydetti.

“Gazze halkının acil ihtiyaçlarının karşılanması ve devam eden kabuslarının sona ermesi için tek seçeneğin insani ateşkes” olduğunu ifade eden BM Genel Sekreteri, çatışmalar yaşanmadığı takdirde insani yardımın etkin bir şekilde ulaştırılabileceğini söyledi.

Paylaşın

Gazze’de Yarım Milyonun Üzerinde İnsan Açlık Çekiyor

Hamas’ın “Aksa Tufanı Operasyonu” sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, Gazze’ye yeterli gıda girişi olmadığı için kentte yarım milyonun üzerinde insanın açlık çektiğini duyuruldu.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne girmesine izin verdiği yardımlar “damla” olarak tanımlanırken, gıda tedarikinin kesilmesiyle birlikte, nüfusun yüzde 90’ının düzenli olarak bir tam gün boyunca gıdasız kaldığı bildirildi.

Birleşmiş Milletler (BM) dahil 23 Sivil Toplum Kuruluşu (STK) tarafından hazırlanan rapor, Gazze’deki nüfusun tamamının kriz düzeyinde açlıkla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Rapor, 576 bin kişinin ‘felaket’ düzeyinde ya da ‘açlık seviyesinde’ olduğuna dikkat çekiyor. BM ve STK’lar tarafından ortak hazırlanan raporda 2,3 milyon nüfuslu Gazze’de “kıtlık” riskinin her geçen gün daha da arttığı uyarısında bulunuldu.

Rapora göre, Gazze’de yaşanan açlığın boyutları son yıllarda Afganistan ve Yemen’de yaşanan açlık krizlerini gölgede bıraktı. İsrail’in Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırının ardından başlattığı karşı saldırılarda şu ana kadar çoğu kadın ve çoğuk 20 bin civarında Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail saldırılarında 51 binin üzerinde kişi de yaralandı.

Rapora göre on binlerce sivil, barınaklara ve çadır kamplarına sıkışmış durumda. Yaklaşık 1,9 milyon Gazzelinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bilgisine yer verilen raporda bunlardan bir milyondan fazlasının BM kamplarında kaldığı aktarıldı.

Öte yandan raporda ilaç, temel insani malzemeler ve gıda maddelerinde hiç olmadığı kadar kıtlık yaşandığının altı çizildi.

Raporun yayımlanmasının ardından konuşan Dünya Gıda Programı yetkilisi Arif Hüseyin, “Gazze’de hemen herkesin aç olduğu bir durum söz konusu. Bundan daha kötüsü olamaz. Gazze’de yaşanan boyutta bir durumu daha önce hiç görülmedi. ifadelerini kullandı.

Ayrıca Hüseyin, gıda ve su eksikliğinin bağışıklık sistemlerini zayıflatarak halkı hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirdiğini söyledi. Hüseyin, “İnsanlar büyük hastalık salgınlarına çok ama çok yakınlar çünkü yeterli beslenemedikleri için bağışıklık sistemleri çok zayıfladı.” diye konuştu.

Gazze’nin kuzeyindeki iki hastaneyi ziyaret eden bir Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilisi ise personelin elektrik ve diğer temel ihtiyaçların son derece yetersiz olması nedeniyle çok sayıda kişiyi ampüte etmek zorunda kaldığını aktardı.

Savaşın Gazze’nin sağlık hizmetlerini çöküşe sürüklediği belirtilirken Dünya Sağlık Örgütü, kent genelindeki 36 hastanenin sadece dokuzunun kısmen hizmet verdiğini belirtti.

Kısmi hizmet veren hastanelerin tamamının da güneyde bulunduğunu kaydedildi. DSÖ yardım görevlilerinin perşembe günü Gazze’nin kuzeyinde iki hastaneyi ziyaret ettiği ancak her iki hastanede de “dayanılmaz” manzaralar olduğu dile getirildi.

Tedavi edilemeyen yatalak hastaların su için feryat ettiği, kalan çok az sayıdaki doktor ve hemşirenin ise elinde hiçbir malzemesinin bulunmadığı ve cesetlerin avluya dizilmiş vaziyette olduğu aktarıldı.

Raporun ardından Gazze’deki duruma ilişkin bir açıklama da Dünya Gıda Programı’ndan (WFP) geldi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne girmesine izin verdiği yardımları “damla” olarak tanımlayan kuruluş, gıda tedarikinin kesilmesiyle birlikte, nüfusun yüzde 90’ının düzenli olarak bir tam gün boyunca gıdasız kaldığını bildirdi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Üniversitede Silahlı Saldırı: En Az 15 Ölü

Çekya’nın başkenti Prag’da yer alan Charles Üniversitesi’nde düzenlenen silahlı saldırıda, en az 15 kişi hayatını kaybetti ve en az 24 kişi de yaralandı. Ölü olarak ele geçirilen saldırganın kimliği henüz açıklanmadı.

Haber Merkezi / Charles Üniversitesi adına yayımlanan mesajda, “üniversite topluluğumuzun kaybından dolayı üzgünüz, tüm yakınlarını kaybedenlere en derin başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz ve düşüncelerimiz trajediden etkilenen herkesle birlikte” denildi.

Çekya’nın başkenti Prag’da Jan Palach meydanındaki Charles Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde silahlı saldırı meydana geldi. Saldırıya ilişkin açıklama yapan Emniyet Müdürü Martin Vondrasek, düzenlediği basın toplantısında, “En az 15 kişi saldırıda hayatını kaybetti ve en az 24 kişi de yaralandı” diye konuştu.

Vondrasek, babası Prag’ın batısındaki Hostoun köyünde ölü bulunan saldırganın, saldırı henüz gerçekleşmeden önce polis tarafından aranmaya başlandığını belirtti. Emniyet Müdürü, saldırganın “intihar etmeisteğiyle Prag’a gittiğini” söyledi. Saldırganın belirli bir derse geleceği tahmin edilerek Edebiyat Fakültesi’nde arama yapıldığını aktaran Vondrasek, saldırganın bu bina yerine yakındaki başka bir binaya gittiğini ve bu yüzden polisin kendisini bulamadığını söyledi.

Henüz teyit edilmemiş olan veriler ışığında, saldırganın kendisini öldürdüğünün tespit edildiğini aktaran Emniyet Müdürü, “Şu anda daha fazla tehlike mevcut olduğunu kanıtlar nitelikte hiçbir işaret yok” diye konuştu. Vondrasek’ten önce açıklamada bulunan Çek yetkililer ise, saldırganın “etkisiz hale getirildiğini” kaydetti.

Çek Cumhuriyeti Başbakanı Petr Fiala, “trajik olaylar” nedeniyle tüm programını iptal ettiğini açıklarken, Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, yaptığı açıklamada, saldırı karşısında “şoke” olduğunu söyledi. Pavel, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına baş sağlığı diledi.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de saldırıyla ilgili Çekya halkının yanında olduğu mesajını paylaştı.

İçişleri Bakanı Rakusan, “Uluslararası terörle bağıntısı olduğuna dair bir işaret yok” dedi ve  “korkunç bir suç” olarak nitelediği kaliamın “Çek Cumhuriyeti’nin hiç yaşamadığı bir şey” olduğunu vurguladı.

Prag Belediye Başkanı Bohuslav Svoboda, Çek televizyonuna silahlı saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bunun hep bizi ilgilendirmeyen bir mesele olduğunu düşünürdük. Ancak şimdi görüyoruz ki dünyamız değişiyor ve silahlı saldırgan sorunu burada da baş gösteriyor” dedi.

Çek Cumhuriyeti’nde silahlı suçlar nadiren işleniyor. 2019 yılının Aralık ayında 42 yaşındaki bir silahlı saldırgan Çek Cumhuriyeti’nin doğusundaki Ostrava kentinde bir hastanenin bekleme salonunda altı kişiyi öldürdükten sonra kaçmış, polis saldırganın kendini vurarak öldürdüğünü söylemişti.

2015 yılında da bir kişi Uhersky Brod’daki bir restoranda sekiz kişiyi vurduktan sonra intihar etmişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 20 Bini Aştı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 75. gününde, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı 20 bini aştı. Hayatını kaybedenlerin yaklaşık 8 bininin çocuk ve 6 bin 200’ünün kadın olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı da 52 bin 586’ya yükseldi. Yıkılan bina enkazları altında da henüz ulaşılamayan binlerce ceset bulunduğu tahmin ediliyor.

Öte yandan ABD’de uydu üzerinden yapılan bir araştırma, 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nden düzenlediği saldırılarda 100 binden fazla binanın ya tamamen yıkıldığını ya da oturulamaz hale gelip tahrip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, toplam 102 bin 733 ila 129 bin 219 arasında bina ya tamamen yıkıldı ya da tahrip oldu. Araştırma, bu da bölgedeki üç binadan en az birinin ya yıkıldığını ya da tahrip olduğunu ortaya koydu. Uydu görüntüleri, İsrail’in tahliye edilmesini istediği Gazze Şeridi’nin kuzeyinin güneye oranla daha fazla tahrip olduğunu teyit etti.

İsrail’in yeni bir ateşkes anlaşmasına hazır olduğunu açıklamasının ardından Hamas lideri İsmail Heniye, bir dizi görüşmede bulunmak üzere Mısır’a gitti. Bir Hamas kaynağı, üst düzey bir heyete liderlik eden Heniye’nin Mısır istihbarat şefi ve diğer yetkililerle görüşmeler yapacağını söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “Savaşı sonuna kadar sürdürüyoruz. Hamas ortadan kalkana, zafere ulaşana kadar devam edecek. Duracağımızı düşünenler gerçeklikten kopmuş durumda” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, “Kendimize belirlediğimiz Hamas’ın ortadan kaldırılması, rehinelerimizin serbest bırakılması ve Gazze tehdidinin ortadan kaldırılması hedeflerinin tamamına ulaşana kadar mücadeleyi durdurmayacağız,” dedi.

Binyamin Netanyahu, “Hamas’a ateşle, cehennem ateşiyle saldırıyoruz. Bugün dahil her yerde, yakın ve uzaktaki destekçilerine de saldırıyoruz. İlkinden sonuncusuna kadar tüm Hamas teröristleri ölü adamlardır. Onların sadece iki seçeneği var teslim olmak ya da ölmek” sözlerini kullandı.

Netanyahu’nun açıklamaları, Hamas lideri İsmail Haniye’nin çarşamba günü Mısır’da çatışmaların durdurulması konusunda görüşmelere başladığı güne denk geldi.

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre İsrail rehinelerin serbest bırakılması için Katar aracılığıyla en az bir haftalık ateşkes önerdi.

Axios, iki İsrailli yetkili ve bir başka kaynağa dayandırarak verdiği haberde, İsrail yönetiminin ateşkeste Gazze’de rehin olarak tutulan kadınların yanı sıra 60 yaş üstü erkekler ve hasta ya da yaralıların serbest bırakılmasını talep ettiğini öne sürdü.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e saldırılar düzenlemiş, İsrail’in verdiği bilgiye göre bu saldırılarda bin 140 İsrailli öldürülmüş, 250 İsrailli ise rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürülmüştü.

Paylaşın

Donald Trump’ın Başkanlık Yarışına Girmesi Yasaklandı

ABD’nin Colorado eyaleti Yüksek Mahkemesi, eski devlet başkanı Donald Trump’ın ‘başkaldırı ve isyan’ suçlarını işlediği için başkanlık seçimine katılamayacağına karar verdi.

Eyaletin yüksek mahkemesinin aldığı bu tarihi kararın ABD Anayasa Mahkemesi’ne taşınması muhtemel görülüyor.

Colorado Yüksek Mahkemesi yargıçlarının 3’e karşı 4 oyla aldığı karar, Trump’ı ABD tarihinde Anayasa’nın nadiren kullanılan bir hükmüne dayanarak Beyaz Saray için uygun görülmeyen ilk başkan adayı konumuna getiriyor.

Anayasa’nın 14’üncü ek maddesinin üçüncü kısmı, “ayaklanma ya da isyana” karışan yetkililerin bir kamu görevine gelmesini yasaklıyor.

Donald Trump’ın kampanya sözcüsü Steven Cheung, “Hızlı bir şekilde Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesine itirazda bulunacağız ve aynı zamanda son derece antidemokratik olan bu kararın ertelenmesi için de talepte bulunacağız.” dedi.

Karar sadece Colorado eyaletinde 5 Mart’ta yapılacak ön seçimleri kapsıyor ancak kararın neticesinin eski Başkan’ın 5 Kasım’da yapılacak başkanlık seçimlerinde Trump’ın eyaletteki statüsünü etkileyebileceği ifade ediliyor.

Bağımsız seçim tahmincilerine göre Colorado Demokrat Parti’nin rahatça kazanması beklenen eyaletlerden biri. Dolayısıyla Trump’ın eyaletteki kaderi ne olursa olsun Başkan Joe Biden’ın Colorado’da ipi göğüsleyen isim olacağına kesin gözüyle bakılıyor.

Colorado Yüksek Mahkemesi’nin kararı, 3 liberal yargıca karşı, 3’ü Trump tarafından atanmış 6 muhafazakar yargıcın halen görev yaptığı Anayasa Mahkemesi’nde eski Başkan’ın tekrar aynı görev için yarışmaya uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesine zemin hazırlamış oldu.

Colorado’daki davanın ayrıca, Trump’ın, Anayasa’nın 14’üncü değişiklik maddesinin üçüncü kısmına göre eyeletlerin oy pusulalarından çıkartılması için daha geniş kapsamlı yürütülen çabaların bir sonuca ulaşıp ulaşamayacağının testi olacağı tahmin ediliyor.

Sözkonusu Anayasa değişiklik maddesi, ABD İç Savaşı’nın ardından konfederasyon destekçilerinin hükümette görev almasını engellemek için getirilmişti.

Colorado mahkemesi, Anayasa’nın, anketlere göre halen Cumhuriyetçi başkan aday adayları arasında açık ara en başta yer alan Trump’ın Kongre’de 2020 seçim sonuçlarının tasdik edildiği sırada şiddeti teşvik etmede rol oynadığı gerekçesiyle, oy pusulasına dahil olmasını yasakladığı hükmüne vardı.

Paylaşın

Gazze Şeridi’nde Yeni “İnsani Ara” Sinyali

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 74. gününde, hem İsrail hem de Hamas Gazze Şeridi’nde yeni bir insani ateşkese prensipte hazır oldukları mesajını verdi.

Kasım ayında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonrasında İsrail ve Hamas bir hafta insani ateşkes ilan etmiş ve bu süre içinde Hamas 105 rehineyi, İsrail ise cezaevlerindeki çoğu çocuk ve kadın 240 tutukluyu serbest bırakmıştı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Pazartesi günü yapılması planlanan, Gazze’deki çatışmaların sona ermesi ve ateşkesin sağlanması için karar tasarısının oylanacağı oturum iki kez ertelendi.

İsrail ile Hamas arasında Gazze’deki savaş sürerken, taraflar yeni bir insani ateşkese sıcak baktıklarının sinyalini verdi. İsrail Cumhurbaşanı Isaac Herzog dün akşam yaptığı açıklamada, “rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için ülkesinin yeni bir insani araya ve ilaveten insani yardıma hazır olduğunu” söyledi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasını görüşmek üzere bugün Mısır’a gitmesi bekleniyor. Hamas’a yakın çevrelerden alınan bilgiye göre Katar’da yaşayan Haniye bugün “üst düzey” Hamas heyeti ile birlikte Mısır’da görüşmeler yapacak. Haniye’nin Mısır İstihbarat Servisi Şefi Abbas Kemal’le de bir görüşme yapması planlanıyor.

Mısır’daki görüşmelerin amacı, “tutukluların serbest bırakılması ve Gazze Şeridi’ne yönelik kuşatmanın sona ermesi için bir uzlaşma hazırlamak amacıyla saldırılar ve savaşın durdurulması” olarak açıklandı. Bunun yanı sıra görüşmelerde Gazze Şeridi’ne yardımların gönderilmesi, İsrail Ordusu’nun Filistin bölgelerinden çekilmesi ve Filistinliler’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yeniden dönebilmesi gibi konular da gündemde olacak.

Kasım ayında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonrasında İsrail ve Hamas bir hafta insani ateşkes ilan etmiş ve bu süre içinde Hamas 105 rehineyi, İsrail ise cezaevlerindeki çoğu çocuk ve kadın 240 tutukluyu serbest bırakmıştı.

İsrailli yetkililerin verdiği bilgiye göre Hamas’ın elinde halen 129 İsrailli rehine bulunuyor. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Salı günü rehinelerin aileleriyle yaptığı görüşmede, “Tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak bizim görevimiz” açıklamasını yaptı.

“İsrail bir hafta ateşkes önerdi” iddiası

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre İsrail rehinelerin serbest bırakılması için Katar aracılığıyla en az bir haftalık ateşkes önerdi. Axios, iki İsrailli yetkili ve bir başka kaynağa dayandırarak verdiği haberde, İsrail yönetiminin ateşkeste Gazze’de rehin olarak tutulan kadınların yanı sıra 60 yaş üstü erkekler ve hasta ya da yaralıların serbest bırakılmasını talep ettiğini öne sürdü.

Bu arada İsrail’le savaşan bir diğer Filistinli örgütü İslami Cihad, İsrailli iki rehinenin Gazze Şeridi’nde olduğunu gösteren bir video yayınladı. Söz konusu iki rehine videoda rehinelerin serbest bırakılması için İsrail’e baskı yapılması çağrısında bulunuyor.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e saldırılar düzenlemiş, İsrail’in verdiği bilgiye göre bu saldırılarda bin 140 İsrailli öldürülmüş, 250 İsrailli ise rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürülmüştü. İsrail’in bu saldırılara misilleme olarak Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırılarda ise Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre 19 bin 660’dan fazla Filistinli yaşamını yitirdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Pazartesi günü yapılması planlanan, Gazze’deki çatışmaların sona ermesi ve ateşkesin sağlanması için karar tasarısının oylanacağı oturum iki kez ertelendi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM şartının 99. maddesini işleterek 6 Aralık’ta BMGK’ye mektup göndermişti.

Bu mektubun ardından 8 Aralık’ta BMGK’da yapılan oylamada Gazze’de acil insani ateşkes talep edilen karar tasarısı ABD tarafından veto edilmişti. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 13 Aralık’ta yapılan oylamada, Gazze Şeridi’nde acil ateşkes çağrısı yapan karar tasarısı 153 ülkenin oyuyla kabul edilmişti. ABD ve İsrail dahil 10 ülke ret oyu kullandı, 23 ülke çekimser kalmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Volodimir Zelenskiy: ABD, Ukrayna’ya İhanet Etmeyecektir

Kiev’de düzenlediği yıl sonu basın toplantısında konuşan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ülkesinin Rusya’ya karşı yürüttüğü savaşta ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) desteğinin süreceğine inandığını söyledi.

ABD Senatosunda çoğunluğa sahip olan Cumhuriyetçiler, Aralık ayının başında Ukrayna ve İsrail’e yardım öngören 106 milyarlık paketin oylamaya sunulmasını engellemişti. Paket, Ukrayna’ya 61,4 milyar dolar, İsrail’e ise 14,3 milyar dolar yardım öngörüyordu.

Ukrayna’da savaşın ne zaman biteceğini kestiremediğini ifade eden Zelenskiy, Rusya ile olası müzakereleri de reddetti. Zelenskiy, “Rusya’nın bu konuda bir talebi olduğunu görmüyorum. Eylemlerinde bunu görmüyorum. Gördüğüm tek şey söylemlerindeki kibir ve cinayet” şeklinde konuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, başkent Kiev’de bugün düzenlediği yıl sonu basın toplantısında Ukrayna’daki savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD Kongresinde Ukrayna’ya yönelik yardımların Cumhuriyetçiler tarafından engellenmesine atıfta bulunan Zelenskiy, “Eminim ki ABD bize ihanet etmeyecektir” dedi.

Rusya’nın geçen yıl Şubat ayından bu yana devam eden saldırılarına karşı Ukrayna’nın savunmasında maddi desteğin çok önemli olduğuna işaret eden Zelenskiy, “Amerikalı ortaklarımız bu yardımı beklediğimizi bilmeliler. Bunun ne için gerekli olduğunu, durumu nasıl etkileyeceğini ayrıntılarıyla biliyorlar” şeklinde konuştu.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, ABD’de 2024 yılında yapılacak seçimleri eski Başkan Donald Trump’ın kazanması halinde bunun Ukrayna’daki savaşı da etkileyebileceğini söyledi. Zelenskiy, “Kim olursa olsun müstakbel başkanın Ukrayna’ya yönelik politikası daha mesafeli ve daha tasarruflu olursa, kanımca bunların savaşın gidişatında da güçlü etkileri olur” şeklinde konuştu. Zelenskiy, Trump’ın kazanması halinde de Ukrayna’ya karşı “kuşkusuz daha farklı bir politika izleyeceğini” söyledi.

Ukrayna Devlet Başkanı basın toplantısında, AB’nin de 50 milyar euroluk ek mali yardımları yakında onaylamasını beklediğini söyledi. AB liderleri geçen hafta Brüksel’deki zirvede Ukrayna’nın AB’ye üyeliği için müzakerelerin başlamasına onay vermişti. Ancak Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Ukrayna’ya 50 milyar euroluk ek mali yardımları veto etmişti.

Orban ile görüşmek istediğini belirten Zelenskiy, “Komşu ülkeleriz ve sorunlarımıza çözüm bulmaya çalışıyoruz, ama bunun için de bir toplantı yapmamız gerekiyor” dedi.

Ukrayna’da savaşın ne zaman biteceğini kestiremediğini ifade eden Zelenskiy, Rusya ile olası müzakereleri de reddetti. Zelenskiy, “Rusya’nın bu konuda bir talebi olduğunu görmüyorum. Eylemlerinde bunu görmüyorum. Gördüğüm tek şey söylemlerindeki kibir ve cinayet” şeklinde konuştu.

Vladimir Putin: Rusya, müzakereye hazır

Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, isterlerse Ukrayna’nın geleceği hakkında Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa ile konuşmaya hazır olduklarını ancak ulusal çıkarlarını savunacaklarını söyledi.

2022’de Ukrayna’ya asker gönderen Putin barış hakkında konuşmaya hazır olacağını defalarca dile getirse de Batılı yetkililer Rus liderin kasım ayındaki ABD başkanlık seçimlerinden sonra bu yönde gerçek bir çaba sarf etmesini bekliyor.

Putin, ordu komutanlarıyla yapılan bir toplantıda “Ukrayna, Avrupa ve ABD’de Rusya’ya karşı saldırgan olanlar müzakere yapmak mı istiyorlar? Bırakın yapsınlar. Ama biz bunu ulusal çıkarlarımıza dayanarak yapacağız,” ifadelerini kullandı. “Bizim olandan vazgeçmeyeceğiz” diyen Putin, Rusya’nın Avrupa ile kavga etme niyetinde olmadığını da sözlerine ekledi.

Rusya, halihazırda Ukrayna’nın uluslararası alanda tanınan topraklarının yaklaşık yüzde 17,5’ini kontrol ediyor. 2014 yılında Kırım’ı ilhak eden Rusya geçen yıl Ukrayna’nın dört bölgesi üzerinde de hak iddia etti ve kısmen kontrollerini ele geçirdi.

(Kaynaklar: DW Türkçe, Euronews Türkçe)

Paylaşın

Putin’den “Ukrayna” Açıklaması: Görüşmelere Hazırız

Ukrayna’ya ilişkin açıklamalar yapan Rusya Lideri Vladimir Putin, “Rusya’ya karşı saldırganca bir tutum izleyen Ukrayna’da, Avrupa’da ve ABD’de müzakere mi istiyorlar? Bırakın istesinler. Ama biz ancak kendi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda görüşmeler yaparız” şeklinde konuşan

Rusya Lideri Putin, Ukrayna’da ilhak ettikleri bölgelere atıfta bulunarak “Bizim olandan vazgeçmeyeceğiz” ifadesine de vurgu yaptı.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Bakanlığın üst düzey yöneticileri ile salı günü bir araya gelen Putin, Ukrayna’ya ilişkin açıklamalar yaptı.

“Rusya’ya karşı saldırganca bir tutum izleyen Ukrayna’da, Avrupa’da ve ABD’de müzakere mi istiyorlar? Bırakın istesinler. Ama biz ancak kendi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda görüşmeler yaparız” şeklinde konuşan Putin, Ukrayna’da ilhak ettikleri bölgelere atıfta bulunarak “Bizim olandan vazgeçmeyeceğiz” ifadesine de vurgu yaptı.

Rusya’nın Avrupa’da savaş planlamadığını vurgulayan Putin, konuşmasında ABD’yi de kendi çıkarları için Avrupa’yı sömürmekle suçladı.

Ukrayna’ya yönelik savaşı yine “özel askeri operasyon” olarak nitelendiren Putin, konuşmasında “Özel askeri operasyondaki hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Rus savunma sanayisinin Batı’nınkinden daha hızlı olduğunu ileri süren Putin, nükleer güç konusunda gelişmeyi sürdüreceklerini ve savaşa hazır düzeyde tutacaklarını söyledi.

Ukrayna’daki savaşın Rusya’nın savunma alanındaki eksiklerini ortaya çıkardığını ifade eden Putin, daha fazla insansız hava aracına, daha iyi hava savunmasına ve modern uydu iletişim sistemine ihtiyaçları olduğunu belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Putin barış görüşmelerine hazır olduklarını geçen hafta düzenlediği geleneksel yıl sonu basın toplantısında da dile getirmiş, bunun ancak Ukrayna “Nazilerden arındığı, silahsızlandığı ve tarafsız bir statüye sahip olduğu zaman” gerçekleşebileceğini söylemişti.

Putin, Mart 2022’de Ukrayna ile İstanbul’da yapılan görüşmelere atıfta bulunarak, bu görüşmelerde Ukrayna’nın silahsızlandırılması konusunda mutabakat sağlandığını, ancak sonradan karşı tarafın tavır değiştirdiğini ifade etmişti.

Batılı gözlemciler ise Putin’in ABD’de gelecek yıl Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri sonrasında Ukrayna’da barış görüşmelerine hazır olacağını savunuyor.

Rusya, uluslararası hukuk açısından Ukrayna’ya ait olan toprakların yüzde 17,5’ini kontrol ediyor. 2014 yılında Kırım’ı ilhak eden Rusya, Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırmasının ardından dört bölgeyi daha topraklarına kattığını ilan etmişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 20 Bine Yaklaştı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 74. gününde, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybının 20 bine yaklaştığını açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından paylaşılan verilere göre bugüne kadar 19 bin 667 kişi öldü ve 52 bin 856 kişi yaralandı.

Öte yandan ABD’de uydu üzerinden yapılan bir araştırma, 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nden düzenlediği saldırılarda 100 binden fazla binanın ya tamamen yıkıldığını ya da oturulamaz hale gelip tahrip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, toplam 102 bin 733 ila 129 bin 219 arasında bina ya tamamen yıkıldı ya da tahrip oldu. Araştırma, bu da bölgedeki üç binadan en az birinin ya yıkıldığını ya da tahrip olduğunu ortaya koyuyor. Uydu görüntüleri, İsrail’in tahliye edilmesini istediği Gazze Şeridi’nin kuzeyinin güneye oranla daha fazla tahrip olduğunu teyit ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, uluslararası toplum üyelerini Gazze’de “sürdürülebilir” bir ateşkesi desteklemeye çağırdı.

Türk, hem insan hakları hem de insani gerekçelerle yapılan ateşkes çağrısının “gün geçtikçe daha yüksek sesle dile getirildiğini ve bu çağrıya kulak verilmesi gerektiğini” söyledi. Gazze Şeridi’nde on binlerce insanın yerinden edildiğini belirten Türk, İsrail güçlerinin tahliye emirlerinin kafa karıştırıcı ve çelişkili olduğunu söyledi.

Volker Türk, “Askeri operasyonlar her geçen gün daha da yaklaşırken, Filistinliler Gazze-Mısır sınırına kadar kitlesel bir göçle giderek daha küçük alanlara sıkışmaya zorlanıyor” dedi ve ekledi: Gazze’de gidebilecekleri hiçbir yer kalmadı.

Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü James Elder ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris, Gazze Şeridi’ndeki duruma dair Cenevre’de açıklamalarda bulundu.

Aralık ayı başında Gazze Şeridi’ni ziyaret eden Elder durumu “felaket” olarak nitelendirerek, her beş çocuktan dördününyeterli yiyeceğe sahip olmadığını ve özellikle küçük çocuklar arasında ishal gibi hastalıkların çok yaygın olduğunu belirtti. Yaralı çocukların hayatını yitirmesi sebebiyle kızgın olduğunu da ifade eden Elder, çocukları ağır hasta olan ailelerin sadece “umudu ve kirli suyu” olduğunu belirtti.

İsrail güvenlik güçlerinin sivilleri koruma sözü verdiğini hatırlatan BM Sözcüsü, ancak gerçeklerin tamamen farklı göründüğünü ifade etti ve “İkiyüzlülüğün empatiyi bastırması sebebiyle kızgınım” ifadesini kullandı.

Elder bölgede faaliyette olan en önemli hastanelerden biri olan Nasır’ın 48 saat içinde iki kez bombalandığını aktararak, buradaki kurbanlardan birinin saldırılarda evi yıkılan, anne babası ile iki erkek kardeşi ölen ve bir bacağını kaybederek hayatta kalan 13 yaşındaki Dina adlı bir kız çocuğu olduğunu, bu çocuğun da Nasır Hastanesi’ne isabet eden bir bomba sonucu hayatını yitirdiğini dile getirdi.

DSÖ’nün verdiği bilgilere göre Gazze Şeridi’nde 36 hastaneden sadece sekizi kısmen faaliyet gösteriyor. Yaralılar hastanelerde yoğun bakımda bile yerde yattığı için hastane personelinin hareket etmekte zorlandığı belirtiliyor.

DSÖ Sözcüsü Margaret Harris yaptığı açıklamada, hastanelerde gerekli tıbbi malzemelerin de bulunmadığını belirterek, doktorların, ağır yaralıların öncelikle ağrı kesici değil su ve yemek istediğini aktardığını belirtti. Harris, “Dünyanın bu durumun böyle devam etmesine izin vermesi inanılır gibi değil” ifadelerini kullandı.

Rehine görüşmeleri sürüyor

İsrail’in en yakın müttefiklerinden Fransa, İngiltere ve Almanya, ateşkes için yapılan küresel çağrılara hafta sonunda katıldı. İsrail’de protestocular Hamas’ın elinde bulunan çok sayıda rehinenin serbest bırakılması için Hamas ile müzakere çağrısında bulundu.

ABD Merkezi İstihbarat Örgütü (CIA) Direktörü William Burns Pazartesi günü Varşova’da İsrail istihbarat teşkilatı Mossad’ın başkanı ve Katar Başbakanı ile biraraya geldi. Görüşme, geçici ateşkesten ve aracılık ettikleri bir anlaşmayla 100 kadar rehinenin serbest bırakılmasından bu yana bu üçlünün bilinen ilk toplantısı oldu.

Ancak ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby görüşmelerin “başka bir anlaşmanın yakın olduğu bir noktada” olmadığını söyledi. İsrail ordusu Gazze’ye yönelik kara saldırısında 131 askerinin öldüğünü açıkladı.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkenin ‘Hamas’ın elindeki rehineleri kurtarmak ve Gazze’ye daha fazla insani yardım sağlamak amacıyla yabancıların aracılık ettiği yeni bir ateşkese girmeye hazır olduğunun’ sinyalini verdi.

Yetkileri büyük ölçüde sembolik olan Herzog, büyükelçilerle yaptığı toplantıdaki konuşmasında “İsrail, rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için ikinci bir insani duraklamaya ve ek insani yardıma hazır,” ifadelerini kullandı.

Paylaşın