Nubar Terziyan Kimdir? Hayatı, Filmleri

16 Mart 1909 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Nubar Terziyan, 14 Ocak 1994 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Asıl adı Nubar Alyanakziya olan Nubar Terziyan’ın naaşı Balıklı Ermeni Mezarlığı’na defnedildi.

İlkokulu Dadyan Ermeni Okulu’nda tamamladı. Henüz on yaşındayken annesini kaybedince, babasıyla birlikte Bakırköy’e taşındı. Burada Bakırköy Bezezyan Lisesi’nde eğitimine devam etti fakat babasının yanında çalışmak için okuldan ayrılmak zorunda kaldı. Eğitimi sırasında çeşitli piyeslerde yer aldı.

Nubar Terziyan, çok istediği halde Dârülbedâyi topluluğuna farklı nedenlerle giremese de, 1926 yılında arkadaşlarıyla kurduğu Gençler Temaşa Heyetinde yarı amatör olarak oyunculuk kariyerine başladı. Temaşa Heyetinde sahnede ustalıkla oynayan Terziyan, bunun yanında dekor ve kostüm ekibinde yer aldı ve gişede bilet satışı yaptı. Tiyatronun yanı sıra babasının manifaturacı dükkanında çalışarak babasına yardımcı oldu.

İlk gençlik yıllarında “Hamlet”, “Otello”, “Samson Dalila”, “Çarşılı Artin Ağa”, “Suzan İmber” ve “Namus İçin” adlı oyunlarda rol aldı. 1949 yılında Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın Efsuncu Baba romanından uyarlanan aynı adlı filmde “Agop” karakterini canlandırarak sinema kariyerine ilk adımını attı.

“Sütçü dede”, “tonton baba”, “iyi yürekli aile reisi” ve “vicdanlı doktor” karakterleri için aranan bir yüz haline gelen sanatçı, geniş kitlelerce tanındı. Sinema oyunculuğuna başladıktan sonra “Terziyan” soyadını kullanmaya başladı. Bu değişikliğin nedenleri arasında İhsan Alyanak ile karıştırılmak istemediği ileri sürülse de, oğlu Berç Alyanakziya’ya göre ana gerekçesi dönemin yönetmenlerinden Arşavir Alyanak ile karıştırılmamayı arzu etmesi idi. Ermeni kökenini hiçbir zaman saklama gereği duymadı ve doğum adını kullanan nadir Yeşilçam oyuncularından birisi oldu.

Terziyan, başrollerini Zeki Müren ve Belgin Doruk’un paylaştığı 1959 yapımı Kırık Plak adlı filmde yönetmen yardımcısı olarak yer aldı. Agatha Christie’nin 1934’te yazdığı Doğu Ekspresinde Cinayet romanından 1974 yılında aynı adla sinemaya uyarlanan Şark Ekspresinde Cinayet adlı İngiliz yapımı filmde figüran oyuncu olarak yer aldı.

Son olarak Yavuz Turgul’un yönetmenliğini üstlendiği ve Şener Şen’in başrolde yer aldığı 1990 yapımı Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni isimli filmde oynadı. 50 yıllık sanat hayatı boyunca aralarında Bodrum Hâkimi, Melek mi, Şeytan mı?, Sezercik Yavrum Benim ve Adını Anmayacağım’ın da olduğu 465 filmde yer aldı.

14 Ocak 1993’te Terziyan’a, Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “Sinema Emek Ödülü” verildi.

Paylaşın

Oktar Durukan Kimdir? Hayatı, Filmleri

6 Ekim 1938 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Oktar Durukan, 20 Eylül 2007 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Oktar Durukan’ın naaşı Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

Sinemaya 1958 yılında yönetmen-senarist İhsan Sedat’ın O Günden Sonra adlı filminde oynayarak girdi. Bir süre baş rollerde oynadıktan sonra, kariyerini karakter rolleri oynayarak sürdürdü. İlerleyen yıllarda gazete ve dergi (Seksek çocuk foto romanı dergisi) foto romanlarında ve daha sonraları televizyon filmleri ile dizilerinde rol aldı.

Oktar Durukan filmlerinden bazıları: Çete, Leke / Öksüz Yavru, Katiller Kralı, O Günden Sonra, Eceline Susamışlar, Merhametsiz Gençlik, Onun Süvarisi, Bir Yavrunun Gözyaşları, Gecelerin Ötesi, Telli Kurşun, Doğmadan Ölenler, Esmer Delikanlı, İki Yetime, Üç Çapkın Gelin, Sahildeki Ceset, Bitmeyen Korku, Cennet Fedaileri, Kanlı Buğday, Konyakçı, Yarına Boş Ver, Fatih’in Fedaisi,

Cango Ölüm Süvarisi / Korkusuz Adam, Demir Bilek, Ringo Kid, Ana Hakkı Ödenmez, Dertli Pınar, Günahsızlar, Yiğitlerin Türküsü, Zeynom, Azrail, Ecel Tarlası, Kin Silah Ve Namus, Kızgın Yabancı, Kızıl Maske’nin İntikamı, Mahşere Kadar, Şerefimle Yaşarım, Üç Kabadayı, Tam İsabet, Vahşetin Esirleri, Valizdeki Ceset,

Atlıhan, Beni İntikam Bekliyor, Çakal, Duvak, Gecelerin Hakimi, Hudutların Kartalı, Kabadayının Sonu, Kutu, Panik, Randevu, Şafakta Buluşalım, Sansar, Sarı Necmiye / İt Adası, Sefer Seferde, Seferim Var, Sıra Sende Yosma, Tamam Mı Devam Mı, Üç Gelin Altı Damat, Yarınlar Bizim, Baş Belası, Küçük Ev, Kükreyen Aslan, Memiş,

Öl Seve Seve, Sapık / Ölüm Dönemeci, Silah Arkadaşları, Aşkın Kanunu, Bionik Ali Futbolcu, Çarli’nin Kelekleri, Derviş Bey, Düzen, Kaplanlar Ağlamaz, Lekeli Melek, Ne Olacak Şimdi, Tapılacak Kadın, Ana Hasreti, Aşk Ve Para, Babalar da Ağlar, Bir Ana Bir Oğul, Bu Muhtar Başka Muhtar, Cilalı İbo Maceralar Peşinde, Kara Gözlüm,

Onyedi Yaşında Aşk, Sevdan Öldürdü Beni, Sevmek Neye Yarar, Sevgi Kuşları, Küçük İbo, Sırlar Dünyası / Sır Kapısı, Bulutları Beklerken, Kurşun Yarası, Mihrali, Yeşilçam Denizi, Şubat Soğuğu, Beşinci Boyut, Yeşeren Düşler, Büyük Buluşma.

Paylaşın

CHP’nin Kazandığı İlçeye Kayyum Atandı

31 Mart Pazar günü yapılan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) önde tamamladığı ancak seçimlerin iptal edildiği Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesine kayyum atandı.

Valilikten konuya ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “31 Mart 2024 tarihinde ilimiz Pınarbaşı ilçesinde yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri, Yüksek Seçim Kurulu tarafından iptal edilerek 02 Haziran 2024 tarihinde yenilenmesine karar verilmiştir.

Pınarbaşı Belediye Başkanlığına, seçimlerin yenileneceği tarih olan 02 Haziran 2024 tarihine kadar Valilik Makamının oluru ile Kayseri Vali Yardımcısı Ömer Tekeş görevlendirilmiştir.”

CHP’nin, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin tekrarlanması kararına itirazı, İl Seçim Kurulu’nca reddedildi.

Kayseri Pınarbaşı’nda CHP’li adayın kazandığı seçim sonrasında MHP’li yetkililer, mühürsüz oy torbaları kullanıldığı iddiasıyla seçimin iptal edilmesi için Pınarbaşı İlçe Seçim Kurulu’na başvurdu. Kurul, seçimlerin yenilenmesine karar verdi. CHP seçimlerin yenilenmesi kararına itiraz etti ancak kabul edilmedi.

İlçedeki seçmen 2 Haziran’da yeniden sandığa gidecek.

Paylaşın

“Yapay Zeka Savaşlara Yol Açabilir” Uyarısı

Yapay zekanın kullanımına ilişkin yeni kurallar belirlenmesi gerektiği bildirildi: En kötü senaryoda yapay zeka, demokrasi ve toplumsal düzenin çökmesine neden olabilir, bu da savaşlara yol açabilir.

Yapay zeka, bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrollü robotun, genellikle akıllı varlıklarla ilişkili görevleri yerine getirme yeteneğidir. Yapay zeka, insan zekasının daha fazla iş yapabilmesine, daha hızlı kararlar alabilmesine ve daha kesin sonuçlar elde etmesine olanak tanır.

Yapay zeka, makine öğrenimi, doğal dil işleme, robotik, görüntü işleme, ses tanıma ve daha birçok teknolojik kategoride kullanılır.

Japon yetkililer, yapay zekanın toplumsal düzeni yok edebileceğini savunarak, bu teknolojiyle ilgili yeni düzenlemeler oluşturulmasını istedi.

Ülkenin en büyük telekomünikasyon şirketi Nippon Telgraf ve Telefon’un (NTT), Japonya’nın önde gelen gazetelerinden Yomiuri Şimbun’la ortak yayımladığı açıklamada, yapay zekanın kullanımına ilişkin yeni kurallar belirlenmesi gerektiği bildirildi.

ABD’nin tanınmış gazetelerinden Wall Street Journal’ın (WSJ) aktardığına göre açıklamada, “En kötü senaryoda yapay zeka, demokrasi ve toplumsal düzenin çökmesine neden olabilir, bu da savaşlara yol açabilir” dendi.

Açıklamada, Japonya hükümetinden 31 Ekim 2025’te düzenlenmesi planlanan genel seçimlerde güvenliğin sağlanması için yapay zeka teknolojisine dair denetimleri artıracak düzenlemeler yapması istendi.

NTT ve Yomiuri Şimbun’un yöneticileri, Tokyo’daki Keio Üniversitesi’nden bilim insanlarıyla yapay zeka teknolojisi üzerine son bir yıldır araştırma yürüttüklerini belirtti.

WSJ, NTT ve Yomiuri Şimbun gazetesinin sahibi Yomiuri Şimbun Grup Holding’in ülke politikasında önemli etkiye sahip olduğuna dikkat çekti. NTT’nin üçte biri Japonya devletine ait. Tokyo merkezli muhafazakar Yomiuri Şimbun’un günlük tirajıysa 6 milyona yakın.

Gazetede aralıkta yayımlanan başyazıda, ABD’den ülkeye ithal edilen yapay zeka programlarının deepfake videolar üretilmesine ve dezenformasyona yol açabileceği uyarısı yapılmıştı.

Yapay zeka alanında aktif araştırmalar yürüten NTT ise Amerikan teknoloji firması OpenAI’ın ürettiği ChatGPT’ye benzer bir yapay zeka programı hazırlamıştı. Firmanın iş sektöründeki ortaklarıyla paylaştığı “tsuzumi” adlı program, daha az işlem gücü gerektirdiği gibi Japonca komutlarla daha etkili çalışabiliyor.

Avrupa Parlamentosu, 13 Mart’ta dünyanın ilk yapay zeka yasasını kabul etmişti. Avrupa Yapay Zeka Yasası, 46’ya karşı 523 üyenin oyuyla parlamentodan geçmişti. Uygulama kapsamında özellikle güvenlik güçlerinin biyometrik tanımlama sistemlerini kullanmasında sınırlamalar devreye sokulmuştu.

Yasa kapsamında, deepfake video veya ses kayıtlarının da sahte olduğunun açıkça belirtilmesi zorunlu hale getirilmişti. Düzenleme gelecek ay itibarıyla iki yıl içinde kademeli olarak tüm Avrupa Birliği ülkelerinde uygulamaya konacak.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Reuters: Gazze’de Ateşkes Görüşmelerinde İlerleme Yok

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 185. günü geride kalırken, Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters’a konuşan bir Hamas yetkilisi, Kahire’de İsrail, Katar ve ABD heyetlerinin katıldığı yeni tur Gazze ateşkes görüşmelerinde herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini söyledi.

İsminin açıklanmasını istemeyen Hamas yetkilisi haber ajansına yaptığı açıklamada, “İşgalin tutumunda bir değişiklik yok ve bu nedenle Kahire görüşmelerinde yeni bir şey yok. Henüz bir ilerleme yok” dedi.

Mısır’ın resmi haber kanalı El Kahera ise bu sabah üst düzey Mısırlı bir kaynağa dayandırdığı haberinde, müzakerelerde ilerleme kaydedildiğini bildirmişti.

CIA Direktörü William Burns Cumartesi Mısır’ı ziyaret etmiş, onun hemen ardından da İsrail ve Hamas’a görüşmeler için Kahire’ye gitmişti. ABD İsrail’e bir süredir Gazze’de tutulan rehineleri serbest bırakacak ve Gazze’deki insani krizi hafifletecek bir anlaşmaya varılması için baskı yapıyor.

Ekim ayından bu yana Gazze Şeridi’nde devam eden savaşta taraflar şimdiye kadar bir anlaşmaya varamadı.

Hamas İsrail’in saldırılarına son vermesini ve bölgeden tamamen çekilmesini isterken, İsrail savaşı sona erdirme taahhüdü olmaksızın hapishanelerde tutulan bazı Filistinliler karşılığında Gazze’deki rehineleri serbest bırakacak bir anlaşma istiyor.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölü sayısı 33 bin 175’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 75 bin 886’ya ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Gazze’de 6 ayın bilançosu

İsrail, resmi verilerine göre 1200 kişinin öldüğü 260 kişinin de rehin alındığı 7 Ekim Hamas saldırısına misilleme olarak başlattığı hava ve kara operasyonlarında 6. ayına girdi.

Birleşmiş Milletler (BM) kıtlık uyarısını yineledi ve Gazze’ye yardım ulaştırılması ve dağıtılması önündeki engelleri eleştirdi. Kıtlık tehlikesi ABD’nin de dikkat çektiği bir konu.

İsrailli yetkililer Gazze’ye yardım erişimini arttırdıklarını ve gecikmelerden sorumlu olmadıklarını söylüyor. Gazze içindeki yardım dağıtımını BM insani yardım kuruluşları sorumluluğunda olduğunu da savunuyor. İsrail Hamas’ı yardımları çalmakla suçluyor. Hamas bu suçlamaları reddediyor.

Gazze’de son olarak Amerika merkezli sivil toplum kuruluşu World Central Kitchen gönüllüsü 7 kişi hayatını kaybetti. Kurucu Amerikalı ünlü şef Jose Andres, İsrail saldırısının World Central Kitchen yardım kuruluşuna ait konvoyu sistematik bir şekilde “araç araç kasıtlı olarak hedef aldığını” söyledi.

Gönüllü kuruluşun konvoyunda hayatını kaybedenler arasında Avustralya, İngiltere ve ABD vatandaşları da bulunuyordu.

İsrail ordusu, konvoydaki araçların ayrıntılarını içeren mesajı gözden kaçırdıklarını, konvoydaki kişilerden birinde silah olduğu gerekçesiyle yanlışlıkla vurduklarını savundu. Ancak insan hakları grupları ve yardım çalışanları bunun sık rastlanılan bir durum olduğunu iddia ediyor.

İsrail’in 7 Ekim terör saldırılarının ardından Hamas’ı yok etme çabasında, ordunun neyi hedef aldığı ve kaç sivilin ölümüne izin vereceğini belirleme konusunda kendisine geniş bir hareket alanı tanıdığını söylüyor.

Hamas kontrolündeki Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre İsrail saldırılarında üçte ikisi kadın ve çocuklardan oluşan 33 binden fazla Filistinli öldürüldü. Bu sayı siviller ve Hamas mensupları arasında ayrım yapılmadığını ortaya koyuyor.

İsrail’in gerçekleştirdiği binlerce saldırının yanısıra kara operasyonlarındaki bombardımanlarda hedefin yanlış tespit edilip edilmediğini bilmek imkansız.

Neredeyse her gün, içinde Filistinli ailelerin bulunduğu binalar vuruluyor, kadınlar erkekler ve çocuklar öldürülüyor. Hedefle ilgili hiçbir açıklama yapılmıyor ya da saldırının orantısız olup olmadığı konusunda bağımsız bir hesap sorma mekanizması yok.

İsrailli insan hakları grubu B’Tselam sözcüsü, World Central Kitchen saldırısının sadece yabancılar öldürüldüğü için dünyanın dikkatini çektiğini söyledi.

Filistinli tanıklar aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu kişilerin beyaz bayrak taşırken İsrail’in hedef olduğunu anlatıyor. El Cezire haber kanalı tarafından Mart ayında yayınlanan görüntülerde Gazze sahilinde yürüyen ve ellerinde beyaz bayrak bulunan iki Filistinlinin öldüğü bir kişinin de yaralandığını saldırıyı İsrail ordusu kabul etmişti.

Aralık ayında Maghazi kampında en az 68 kişinin ölümüne neden olan saldırıda hedefin yakınlarındaki binaların da vurulduğunu ve muhtemelen sivillere de zarar verdiği İsrail Ordusu tarafından kabul edilmişti.

İsrail Ordusu ayrıca Gazze’de Hamas esaretinden kurtulan ve elinde beyaz bayrak sallayan üç İsrailli rehinenin de yanlışlıkla vurularak öldürüldüğünü kabul etti.

Sınır Tanımayan Doktorlar grubunun bombalandığı saldırının soruşturmasında yer alan eski İngiliz Ordusu mensubu Chris Cobb-Smith, İsrail ordusunun son derece pervasız davranışlardan oluşan tutarlı bir model izlediğini savundu.

Eski bir İngiliz istihbarat subayı olan Cristal Lincoln-Jones ise AP haber ajansına yaptığı açıklamada İsrail’in savaş kurallarına uymadığını şu sözlerle savundu: “Bunu bir NATO insansız hava aracı pilotunun yapmasına imkan yok. Bu eylem, yargılanma hatta hapis cezası ihtimali ile karşı karşıya kalmayı gerektirebilir.”

Paylaşın

İYİ Parti’de Bir istifa Daha: Heyecan Kalmadı

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de İzmir milletvekili Ümit Özlale partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Ümit Özlale, istifasına ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: “Sevgili İYİ Parti Ailesi, Uzun bir süredir İyiler Hareketi’nin bir üyesi olarak sizlerle birlikte ülkemiz için çalışmaktan gurur duydum.

Ancak, geldiğimiz noktada partimizin ilk günlerdeki heyecanının kalmadığını, makul çözümler sunmanın mümkün olmadığını ve siyaset üretmenin imkansız olduğunu üzülerek görüyorum. Bu nedenle istifamı sunma kararı aldım. Sizinle birlikte çalışmak ve milletimiz adına görev yapmak benim için her zaman büyük bir onur ve ayrıcalık olmuştur.

Sizinle birlikte yürümenin getirdiği güzel anıları hiçbir zaman unutmayacağım. Bu süre zarfında birlikte çalıştığım herkese tüm içtenliğimle teşekkür ederim. Hakkınızı helal edin.”

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı.

Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı. Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın

Türkiye, İsrail En Çok İhracat Yapan 12’nci Ülke

TİM verilerine göre; İsrail’e bu yıl yapılan ihracat 1 milyar 140 milyon 574 bin doları buldu. Üstelik bu yıl her ay ihracat daha da fazla arttı. Ocakta 317 milyon 700 bin dolar, şubatta 399 milyon 676 bin dolar olan ihracat martta 423 milyon 170 bin dolara yükseldi.

Bu rakamlar aynı zamanda İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana en yüksek rakam oldu. Diğer yandan İsrail’in toplam ihracattaki payı ise yüzde 2,06 olarak gerçekleşti.

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 184. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında ölü sayısı 33 bin 175’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 75 bin 886’ya ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail ile ticareti protesto eden gençler önceki gün gözaltına alınırken ihracat da hız kesmeden sürüyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) yayımladığı veriler de bunu doğruladı. TİM’in verilerine göre İsrail en çok ihracat yapılan 12’nci ülke oldu.

Birgün’den Mustafa Kömüş’ün haberine göre TİM’in raporunda İsrail’e bu yıl yapılan ihracat 1 milyar 140 milyon 574 bin doları buldu. Üstelik bu yıl her ay ihracat daha da fazla arttı. Ocakta 317 milyon 700 bin dolar, şubatta 399 milyon 676 bin dolar olan ihracat martta 423 milyon 170 bin dolara yükseldi.

Bu rakamlar aynı zamanda İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana en yüksek rakam oldu. Diğer yandan İsrail’in toplam ihracattaki payı ise yüzde 2,06 olarak gerçekleşti.

Rapora göre İsrail’e satışında öne çıkan sektörler ve mart ayı ihracat rakamları şöyle oldu:

Çelik: 31 milyon 289 bin dolar,
Çimento Cam Seramik ve Toprak Ürünleri: 25 milyon 117 bin dolar,
Demir ve demir dışı metaller: 29 milyon 50 bin dolar,
Elektrik ve elektronik: 40 milyon 302 bin dolar,

Hazır giyim ve konfeksiyon: 40 milyon 302 bin dolar,
Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri: 24 milyon 242 bin dolar,
Mobilya, Kağıt ve Orman Ürünleri: 34 milyon 18 bin dolar,
Otomotiv endüstrisi: 53 milyon 816 bin dolar,
Zeytin ve zeytinyağı: 7 milyon 639 bin dolar.

TİM verilerine göre, mart ayında toplan ihracat ise yüzde 4,1 düşerek 22 milyar 580 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, ihracatın gerilemesinde Mart 2024’te 5 defa cumartesi-pazar tatil günleri oluşması etkili oldu.

Paylaşın

İYİ Parti’de Koray Aydın Ve Müsavat Dervişoğlu Başkanlığa Aday

Yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de genel başkanlık için şimdiye kadar Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu aday olacaklarını açıkladı.

Haber Merkezi / 2017 yılında Meral Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti, 31 Mart yerel seçiminde yüzde 3,77 oy almış ve CHP, AK Parti, Yeniden Refah, DEM Parti ve MHP’den sonra altıncı parti konumunda yer almıştı. İYİ Parti’nin 2019 yerel seçimindeki oy oranı ise yüzde 7,45’ti.

İYİ Parti TBMM Grup Başkanı Koray Aydın ve İYİ Parti TBMM Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, 27 Nisan’da yapılacak olağanüstü kongrede aday olduğunu açıkladı.

Koray Aydın, adaylığına ilişkin yaptığı açıklama şu ifadeleri kullandı: “Bilindiği üzere İYİ Parti’miz, 27 Nisan 2024 tarihinde Seçimli Olağanüstü Kurultay kararı almıştır. Bu bağlamda kararın alındığı günden bu yana milletvekillerimiz, parti yöneticilerimiz, il ve ilçe başkanlarımız, kurultay delegelerimiz ve partimize emek vermiş pek çok dava arkadaşımızla yürüttüğümüz istişareler sonucunda Genel Başkan Adayı olmaya karar vermiş bulunmaktayım.

Büyük fedakarlıklarla Partimizi kuran, bugünlere getiren, aldığı Olağanüstü Kurultay kararıyla Partimizin önünü açan ve yeniden aday olmayacağını açıklayan Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’e teşekkür ediyorum.

Kurucu Teşkilat Başkanı olduğum ve bir evlat gibi büyüttüğümüz İYİ Parti’mizi yeniden ayağa kaldırmak, Türkiye’ye yeniden umut olmasını sağlamak ve Partimiz için emek veren bütün dava arkadaşlarımızı birlik, bütünlük ve kardeşlik hukukuyla bir araya getirmek amacıyla; kutlu bir yola çıkmış bulunuyoruz.

Niyetimiz hayırdır, akıbetimiz hayır olsun. Yüce Allah yar ve yardımcımız olsun. Adaylığımla alakalı kapsamlı açıklamayı ilerleyen günlerde gerçekleştireceğim. Açıklamamızın yeri, tarihi ve saatini sosyal medya hesaplarımızdan duyuracağız.”

Müsavat Dervişoğlu ise adaylığına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ”Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener, 27 Nisan 2024 tarihinde gerçekleştirilecek olan Olağanüstü Kurultayımızla ilgili bir açıklamada bulunmuş ve kapsamlı bir değerlendirmeyle birlikte aday olmayacaklarını kamuoyuna ilan etmişlerdir. Aldıkları kararı her zaman olduğu gibi saygıyla karşılıyorum.

Böylesini kritik bir eşikte gelişmelere kayıtsız kalabilmem ve tarihin üzerime yüklediği sorumluluktan uzak durabilmem mümkün değildir. Sürecin, usulüne ve geleneklerimize uygun olarak yürütülmesini temin amacıyla; Öncelikle partimizin kurulduğu günden itibaren büyük emekler sarf ederek bugünlere gelmesini sağlayan Kurucu Liderimiz ve aile büyüğümüz Sayın Meral Akşener’i ziyaret edip hayır duasını alacak, sonrasında da değerli dava arkadaşlarımız ve teşkilat mensuplarımızla birlikte partimizi TBMM’de temsil eden değerli milletvekillerimizle istişarelerde bulunacağım.

Aldığımız kararın ülkemize, milletimize ve partimize hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ederim. 27 Nisan 2024 tarihinde yapılacak olan Seçimli Olağanüstü Kurultay’da Genel Başkanlığa aday olacağımı kamuoyunun bilgi ve takdirlerine arz eder, saygılar sunarım.”

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı.

Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı. Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın

Almanya, İsrail’le Silah Satışı Nedeniyle Soykırım Davasıyla Karşı Karşıya

Filistin – İsrail savaşının 185. günü geride kalırken, Almanya’nın Filistin’deki soykırıma ortak olduğu gerekçesiyle aleyhine açılan dava Uluslararası Adalet Divanı’nda başlıyor. 

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sebastian Fischer, “Almanya ne Soykırım Sözleşmesini ne de uluslararası insancıl hukuku ihlal etmiştir ve bunu Uluslararası Adalet Divanı önünde tüm açıklığıyla ortaya koyacağız” dedi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölü sayısı 33 bin 175’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralı sayısı ise 75 bin 886’ya ulaştı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Orta Amerika ülkelerinden Nikaragua’nın, “Filistin’de soykırımın gerçekleştirilmesine kolaylık sağladığı” gerekçesiyle Almanya aleyhine açtığı dava, Uluslararası Adalet Divanı’nda bugün başlıyor. Lahey’de görülecek dava halka açık olacak.

İsrail’in 7 Ekim 2023’deki saldırıya Birleşmiş Milletler’e bağlı Filistinli Mültecilere Yardım Kuruluşu (UNRWA) çalışanlarının da karıştığı iddiaları üzerine, Almanya’nın da aralarında olduğu bazı ülkeler yardım kuruluşuna mali yardımı kesmişti.

Mart ayı başında Uluslararası Adalet Divanı’na 43 sayfalık dilekçe ile başvuruda bulunan Nikaragua, Almanya’yı İsrail’e siyasi, mali ve askeri destek sağlayarak “Gazze’deki soykırıma suç ortaklığı” yapmakla suçladı. Başvuru dilekçesinde UNRWA’ya finansmanını kesen Almanya’nın “soykırımın işlenmesini kolaylaştırdığını” belirtildi.

Almanya’yı Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, 1949 Cenevre Sözleşmeleri ve Ek Protokolleri ile “uluslararası insani hukukun ihlal edilemez ilkeleri” kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal etmekle suçlayan Nikaragua, dava sonuçlanana kadar, Uluslararası Adalet Divanı’nın, Gazze Şeridi’nde meydana gelen uluslararası hukuk ihlalleri ve Almanya’nın rolü konusunda acil geçici önlemler almasını istedi.

Almanya soykırım iddialarını reddediyor

Almanya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sebastian Fischer, duruşma öncesinde “Nikaragua’nın iddialarını reddediyoruz” dedi. Fischer, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Almanya ne Soykırım Sözleşmesini ne de uluslararası insancıl hukuku ihlal etmiştir ve bunu Uluslararası Adalet Divanı önünde tüm açıklığıyla ortaya koyacağız” dedi.

Davanın ilk gününde, Nikaragua sözlü savunma yapacak. Duruşmanın yarınki bölümünde ise Almanya, hakkındaki iddialara yanıt verecek. Mahkeme, sözlü savunmaların ardından, önümüzdeki günlerde davaya ilişkin kararını açıklayacak.

Bu dava, Uluslararası Adalet Divanı’nın baktığı, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin İsrail aleyhine açtığı davadan sonra Gazze’deki gelişmelere ilişkin ikinci “soykırım davası” olacak. Güney Afrika hükümeti geçen yılın Aralık ayında Divan’a giderek İsrail’e Gazze’de soykırım suçlaması yöneltmişti.

Divan, Ocak ayı sonunda İsrail’in Gazze Şeridi’ndeki operasyonlarında soykırımın işlenmesine karşı tüm önlemleri alarak, Filistin halkını koruması ve insani yardımların bölgeye ulaşmasını mümkün kılmasına hükmetmişti. Güney Afrika’nın İsrail’in Filistinlilerin sığındığı son nokta olan Refah’a operasyon düzenlemesine karşı verdiği dilekçe ise reddedilmişti.

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Kurultayda Genel Başkan Adayı Olmayacağım

Yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener, 27 Nisan’da yapılacak seçimli olağanüstü kurultayda genel başkanlığa aday olmayacağını açıkladı.

Haber Merkezi / İYİ Parti kongresinde genel başkanlık için şimdiye kadar İYİ Parti kurucularından Koray Aydın ve İYİ Parti İzmir milletvekili Müsavat Dervişoğlu aday olacaklarını açıkladı.

İYİ Parti Lideri Akşener kararını, “Seçimlere dair muhasebemizi yapacağımız, 2028’e giden yolda rotamızı belirleyeceğimiz seçimli olağanüstü kurultayımızda Genel Başkanlığa aday olmayacağımı ilan ediyorum. Kurultayımızın şimdiden; partimiz, milletimiz ve memleketimiz için hayırlara vesile olmasını diliyor, aday olacak tüm arkadaşlarıma başarılar diliyorum” ifadeleriyle duyurdu.

Meral Akşener sosyal medya hesabından yaptığı yazılı açıklamada, “30 yıllık siyasi kariyerim boyunca; ülkemizin geleceğini, milletimizin huzurunu, devletimizin iyiliğini yakından ilgilendiren birçok meselede kararlar almam, tutumlar benimsemem gerekti. Bu kararları alırken, bu tutumları takınırken de; her defasında bireysel çıkarlarımı, kısa vadeli potansiyel kazanımları ve yapılan her türlü ‘cazip’ teklifi bir kenara bırakıp; sahip olduğum ahlaki değerleri, Cumhuriyetimizin temel ilkelerini ve Türkiye’nin ihtiyaçlarını merkeze aldım. Rabbime şükürler olsun ki; aldığım her kararın, benimsediğim her tutumun ne kadar isabetli olduğu da, her zaman kısa vadede olmasa da, zaman içerisinde mutlaka ispatlandı” dedi.

Akşener, 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Seçimleri öncesinde İYİ Parti olarak; yetkili kurullarının kararı doğrultusunda seçimlere hür ve müstakil olarak girmeyi tercih ettiklerini hatırlatarak, şunları kaydetti: “Bu kararı almamızdaki gayemiz; partimizi Türkiye’de gittikçe yerleşik hale gelen siyasi kutupların yörüngesinden çıkartmak, milletimize de iki seçenek arasına sıkıştırıldığı rekabetsiz siyasetten kurtaracak nitelikte yeni bir seçenek sunarak ülkemize toplumsal, siyasi ve kurumsal çerçevede zararlarını hep beraber deneyimlediğimiz kutuplaşma ortamına son vermek için ilkesel bir adım atmaktı.

Bu kararı alırken, kararı alan partinin genel başkanı olarak; karşımıza kimleri aldığımızı, elbette biliyordum. Göğüsleyeceğimiz türlü zorlukların, gayri ahlaki propagandaların, satın alınmış iradelerce yapılacak galiz taarruzların, elbette bilincindeydim. Potansiyel olarak alabileceğimiz menfi seçim sonucu riskinin, velhasıl yine bir bedel ödeme gerekliliğinin doğabileceğinin de pek tabii farkındaydım. Bu nedenle de süreç boyunca sonuçların sorumluğunun şahsıma ait olduğunu her fırsatta vurguladım. Ben şahsen seçim sonuçları kapsamında ödediğimiz ve ödediğim bedele razıyım.”

Koray Aydın ve Müsavat Dervişoğlu aday

27 Nisan’da yapılacak İYİ Parti kongresinde genel başkanlık için şimdiye kadar İYİ Parti kurucularından Koray Aydın ve İYİ Parti İzmir milletvekili Müsavat Dervişoğlu aday olacaklarını açıkladı.

2017’de Meral Akşener liderliğinde kurulan İYİ Parti, 31 Mart yerel seçiminde yüzde 3,77 oy almış ve CHP, AK Parti, Yeniden Refah, DEM Parti ve MHP’den sonra altıncı parti konumunda yer almıştı. İYİ Parti’nin 2019 yerel seçimindeki oy oranı ise yüzde 7,45’ti.

İYİ Parti geçen yıl Cumhur İttifakı’na karşı seçimi kaybeden ve “6’lı masa” olarak bilinen siyasi oluşumun bir parçasıydı. 6’lı masada İYİ Parti’nin yanısıra CHP, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi yer almıştı. Geçen yıl yapılan milletvekili seçimlerinde İYİ Parti’den 43 milletvekili TBMM’ye girmişti.

İYİ Parti

İYİ Parti 2017’de kuruldu. 2018’de ilk kez seçimlere katıldı. Millet İttifakı çatısı altında girdiği genel seçimde yüzde 9,96 oyla 43 milletvekili çıkardı. Parti lideri Meral Akşener ise cumhurbaşkanlığı seçiminde oyların yüzde 7,29’unu aldı.

Akşener, genel başkanlık görevinden istifa etti ve yeniden aday olmayacağını açıkladı. Partililerden gelen destek sonrası kararını geri alan 12 Ağustos 2018’de yapılan İYİ Parti 2. Olağanüstü Kurultayı’nda yeniden Genel Başkanı seçildi.

20 Eylül 2020’de yeniden göreve seçilen Akşener, 2019’da yapılan yerel seçimlerde yine Millet İttifakı’ndaydı. İl Genel Meclisi seçimlerinde yüzde 8,12 oy alan İYİ Parti hiçbir ilde belediye başkanlığı kazanamadı ancak birçok büyükşehirde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adaylarının zaferinde önemli rol oynadı.

İYİ Parti geçen yıl yapılan cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi 3 Mart’ta Millet İttifakı’ndan ayrıldı, 6 Mart’ta ittifaka geri döndü. Cumhurbaşkanı adayı çıkarmayan İYİ Parti, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verdi. İYİ Parti genel seçimde ise yüzde 9,69 oyla yine 43 milletvekili çıkardı.

İYİ Parti geçen yılki seçimler sonrası Millet İttifakı’ndan ayrıldı yerel seçimlere “hür ve müstakil” olarak tüm seçim bölgelerinde kendi adaylarıyla girme kararı aldı. Partinin oyu dün yapılan yerel seçimlerde yüzde 3,77’ye geriledi. İYİ Parti 81 ilde sadece Nevşehir’de yerel seçimi kazanabildi.

Paylaşın