“İYİ Parti Delege Listelerinde Usulsüzlük” İddiası

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve seçimlerde büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de delege listelerinde usulsüzlük olduğu iddia edildi.

Haber Merkezi / İddiayı dile getiren İYİ Partili Rıdvan Uz, “Bu talihsiz ve üzücü vaka karşısında hukuki girişimler gün içinde gerçekleştirilecek ve hukuki düzeltmeler yapılacak olup detay açıklama hukuki müracaatlar sonrası yapılacaktır” açıklamasında bulundu.

27 Nisan’da olağanüstü kurultay yapmaya hazırlanan İYİ Parti’de, kurultay delegeleri listesinde usulsüzlükler tespit edildiği öne sürüldü. İYİ Parti Çanakkale Milletvekili ve Kurucular Kurulu Üyesi Rıdvan Uz, “Bu talihsiz ve üzücü vaka karşısında hukuki girişimler gün içinde gerçekleştirilecek ve hukuki düzeltmeler yapılacak olup detay açıklama hukuki müracaatlar sonrası yapılacaktır” açıklamasında bulundu.

Rıdvan Uz, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi: “İYİ’ler ve Cesurlar Hareketinin siyasi alanda vücut bulmuş hali olan İYİ Partimiz, 5. Olağanüstü Kurultayını 27/04/2024 tarihinde gerçekleştirecektir. Genel Merkezimiz tarafından Çankaya İlçe Seçim Kurulu Başkanlığına 19/04/2024 tarihinde teslim edilen kurultay delegeleri listesinin incelenmesinde seçme ve seçilme hakkına halel getiren ve 146 yıllık demokratik seçim geleneğimize darbe vuracak SİSTEMLİ VE ORGANİZE USULSÜZLÜKLER yapıldığı tespit edilmiştir.

Bu talihsiz ve üzücü vaka karşısında hukuki girişimler gün içinde gerçekleştirilecek ve hukuki düzeltmeler yapılacak olup detay açıklama hukuki müracaatlar sonrası yapılacaktır. Kongremizin zamanında, herhangi bir şaibeye meydan vermeden ve tartışmasız şekilde icrası edilecektir. Bu hususta gerekli tedbirler alınmış olup, partimizin hiçbir üyesinin bu aşamada endişe etmesine mahal yoktur. İYİ Parti 5. Olağanüstü Kurultay Delegelerine ve Türk kamuoyuna arz ederim.”

Paylaşın

Paget Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Paget kemik hastalığı, anormal derecede hızlı kemik yıkımı (osteolitik) ve yeniden oluşumu (osteoblastik) ile karakterize, kronik, yavaş ilerleyen bir iskelet hastalığıdır. Yeni kemik vücudun bir veya daha fazla bölgesinde oluşabilir ve yapısal olarak anormal, yoğun ve kırılgandır.

Haber Merkezi / Bu anormal gelişme kemik ağrısına, artrite, şekil bozukluklarına ve kırıklara neden olabilir. En sık etkilenen kemikler omurga, kafatası, leğen kemiği ve alt bacaklardadır. Paget hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir.

Paget hastalığının erken belirtileri arasında kemik ağrısı, eklem ağrısı (özellikle sırt, kalça ve dizlerde) ve baş ağrısı yer alır. Fiziksel belirtiler arasında uylukların (femurlar) ve alt bacakların (tibias) genişlemesi ve eğilmesi ve alın bölgesinde kafatasının genişlemesi yer alır. Paget hastalığı olan kişilerin çoğunda herhangi bir semptom görülmez (asemptomatik) veya sadece hafif semptomlar gelişir.

Hastalık ilerledikçe sıklıkla başka belirti ve semptomlar ortaya çıkar. Bunlar, etkilenen uzuvların daha fazla eğilmesini, paytak paytak yürüme tarzını (yürüyüş), eklemlerde ağrı ve iltihaplanmayı (artrit), etkilenen kemiklerin kırıklarını ve kas ve duyu bozukluklarını içerebilir.

Kafatası tutulumu olan bireylerin yüzde 50’ye kadarında işitme kaybı gelişebilir. Ortaya çıkabilecek ek semptomlar arasında görme kaybı ve kafatasında aşırı beyin omurilik sıvısının (BOS) birikmesinin beyin dokuları üzerinde baskıya neden olduğu bir durum olan hidrosefali yer alır.

Spinal kanal, spinal sinir kökü kanalları veya omurga kemikleri (omurga) içindeki boşlukların anormal daralması (stenoz) ile karakterize nadir bir komplikasyon olan spinal stenoz, bazı durumlarda gelişebilir. Konjestif kalp yetmezliği (yüksek debili) de ortaya çıkabilir. Kemik tümörleri (sarkom) nadir görülen bir komplikasyondur.

Paget hastalığının kesin nedeni bilinmemektedir. Araştırmacılar, bozukluğun nedeninin çok faktörlü olabileceğini (örneğin, belirli genetik ve çevresel faktörlerin etkileşiminden kaynaklandığını) öne sürmektedir. Çoğu durumda Paget hastalığının spesifik bir nedeni tanımlanamamaktadır (ara sıra).

Araştırma bulguları, Paget hastalığının, semptomlar ortaya çıkmadan yıllar önce mevcut olan bir durum olan kemikteki “yavaş virüs” enfeksiyonuyla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.

Vakaların yaklaşık yüzde 15-30’unda hastalığın aile öyküsü vardır. Araştırmacılar bireyleri Paget hastalığına (genetik yatkınlık) yatkın hale getirebilecek çeşitli genler keşfettiler. Bu durumla ilişkili genler, sekestozom 1 geni, RANK proteinini kodlayan TNFRSFIIA geni ve VCP genidir. Bu genlerin bozukluğun gelişiminde oynadığı rol tam olarak bilinmemektedir. Bu kalıtsal faktör, aile üyelerinin şüpheli virüse karşı duyarlı olmasının nedeni olabilir.

Paget hastalığının tanısı kapsamlı bir klinik değerlendirme, ayrıntılı hasta öyküsü ve kan testleri, röntgen ve idrar testleri gibi çeşitli özel testlerle doğrulanabilir.

Bir kan testi, alkalin fosfataz enziminin yüksek seviyelerini ortaya çıkarabilir ve bu, genellikle röntgen ile doğrulanan Paget hastalığının teşhisini düşündürür. Kemiklerdeki anormalliklerin boyutunu belirlemek için kemik taraması da kullanılabilir. Paget hastalığının tanısına ve tedavisine yanıt verilmesine yardımcı olmak için pirilinkler ve osteomark gibi idrar testleri de kullanılabilir.

Paget hastalığı olan hasta için dört ana tedavi yöntemi mevcuttur: farmakolojik olmayan tedavi (bazı ağrı türlerinin kontrol altına alınmasına yardımcı olmak için kas gücünü artırmanın bir yolu olarak esas olarak fizik tedaviye odaklanır); bifosfonatlar veya kalsitoninlerin kullanıldığı farmakolojik tedavi; analjezikler kullanarak ağrı yönetimi; ve cerrahi müdahale.

Paylaşın

Memenin Paget Hastalığı Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Teşhisi, Tedavisi

Memenin Paget hastalığı, neredeyse sadece kadınlarda görülen nadir bir meme kanseri türüdür. Ancak erkeklerde nadir vakalar da rapor edilmiştir. Memenin Paget hastalığı, meme ucundaki, meme ucunu çevreleyen dairesel, koyu renkli (pigmentli) cilt bölgesi olan areolayı da kapsayacak şekilde genişleyebilen inflamatuar, “egzama benzeri” değişikliklerle karakterizedir.

Haber Merkezi / İlk bulgular sıklıkla kaşıntı (kaşıntı), kabuklanma ve meme ucunda kabuklanma ve/veya akıntıyı içerir. Memede Paget hastalığı olan bireylerde, mikroskop altında bakıldığında meme başının en dış derisi (epidermis) tabakasında farklı tümör hücreleri (Paget hücreleri olarak bilinir) bulunur. Bu bozukluğa sahip kadınların çoğunda süt kanallarını (duktal karsinom) etkileyen altta yatan bir kanser (malignite) vardır. Süt kanalları meme loblarından salgılanan sütü meme ucuna taşıyan kanallardır. Memedeki Paget hastalığının kesin nedeni tam olarak anlaşılamamıştır.

Memenin Paget hastalığı, başlangıçta meme başı ve komşu bölgelerde kronik, inflamatuar, “egzama benzeri” değişiklikler olarak ortaya çıkan malign (kanserli) bir durumdur.

Memede Paget hastalığı olan bireylerde, başlangıçtaki karakteristik cilt değişiklikleri, kırmızımsı (eritematöz), kabuklanma, kabuklanma ve/veya anormal derecede kalınlaşmış cilt lekeleri (plaklar) veya meme ucunda komşu bölgelere yayılabilen lezyonların görünümünü içerebilir. areola. Etkilenen bazı bireylerde meme ucundan anormal akıntı da olabilir. Ek belirtiler arasında, etkilenen bölgede kaşıntı (kaşıntı) veya yanma hissi ve/veya sızıntı veya kanama yer alabilir. Sonunda etkilenen bölgede ağrı ve hassasiyet mevcut olabilir. Başlangıçta, memedeki Paget hastalığının cilt semptomları dalgalanabilir, daha sonra tekrar kötüleşebilir. Memenin Paget hastalığı genellikle bir memeyi etkiler (tek taraflı), ancak her iki memenin de etkilendiği (iki taraflı) nadir vakalar vardır.

Memedeki Paget hastalığının ilk cilt değişiklikleri nispeten iyi huylu görünebilir ve birçok kişi bu semptomları gözden kaçırabilir ve bunları yanlışlıkla inflamatuar bir cilt rahatsızlığına veya enfeksiyona bağlayabilir. Sonuç olarak, teşhis genellikle altı aya veya daha uzun bir süreye kadar gecikebilir. Bu duruma sahip kişilerin çoğu, etkilenen bölgedeki kaşıntı veya yanma hissi, acı veya ağrı nedeniyle sonunda tıbbi yardıma başvurur.

Memede Paget hastalığı olan kadınların çoğunda, tamamen süt kanallarının içinde bulunabilen (in situ duktal karsinoma) veya çevre dokuyu istila ederek potansiyel olarak koltuk altındaki lenf düğümlerine (aksiller lenf düğümleri) yayılan altta yatan bir malignite vardır. ve vücudun diğer bölgeleri (metastatik hastalık).

Etkilenen bireylerin yaklaşık yüzde 50’si veya daha fazlası, meme ucunun altında hissedilebilen (palpe edilebilen) bir şişlik veya kitleye sahip olabilir. Memede Paget hastalığı olan bazı bireylerde ek semptomlar veya fiziksel bulgular olabilir. Örneğin bazı durumlarda meme ucu içe doğru dönebilir (meme başı içe çekilmiş).

Genel hastalık seyri, altta yatan malignitenin doğasına ve boyutuna, teşhis sırasında ele gelen bir meme tümörünün mevcut olup olmadığına, metastatik hastalığın mevcut olup olmadığına, takip edilen spesifik tedavi önlemlerine ve diğer olası faktörlere bağlı olarak bir kişiden diğerine büyük ölçüde değişebilir.

Memede Paget hastalığının gelişimini açıklamak için iki ana teori öne sürülmüştür. Bir teori, Paget hücreleri adı verilen farklı kanser hücrelerinin, memedeki altta yatan bir tümörden veya maligniteden koptuğunu ve süt kanalları yoluyla meme uçlarına doğru ilerlediğini öne sürüyor. Destekleyici kanıtlar arasında Paget hücrelerinin ve altta yatan meme kanserinin belirli özellikleri paylaştığını, dolayısıyla aynı hücre popülasyonundan kaynaklanıyor gibi göründüğünü gösteren laboratuvar çalışmaları yer almaktadır.

Ek olarak, kötü huylu hücrelerin meme kanalı dokusu boyunca altta yatan meme tümöründen meme ucuna kadar uzandığı gösterilmiştir. Buna göre birçok araştırmacı, Paget hücrelerinin süt kanallarının astarından (epitel) türediği, meme ucunun yüzey dokusunu (epidermis) ve areolanın bitişik alanlarını istila edip çoğaldığı (çoğaldığı) sonucuna varmıştır. Bu teori, Paget meme hastalığına sahip bireylerin çoğunda neden altta yatan bir kanser türünün bulunduğunu açıklamaktadır.

İkinci teori, Paget hücrelerinin varlığının ve yayılmasının, meme ucunun dış deri tabakasından kaynaklanan farklı bir hastalık sürecini temsil ettiğini ileri sürmektedir. Kötü huylu değişiklikler hiçbir uyarı vermeden ve bilinen bir neden olmadan (kendiliğinden) meydana gelir. Bu teori, altta yatan bir malignitenin bulunmadığı veya altta yatan malignitenin farklı bir tümör tipi olduğu nadir vakaları açıklayacaktır.

Diğer kanserlerde olduğu gibi, memedeki Paget hastalığına bağlı malignitenin altında yatan kesin neden veya nedenler hala bilinmemektedir. Araştırmacılar, genetik ve immünolojik anormalliklerin, çevresel faktörlerin (örneğin, ultraviyole ışınlara, bazı kimyasallara ve iyonlaştırıcı radyasyona maruz kalma), diyetin, stresin ve/veya diğer faktörlerin belirli kanser türlerinin oluşumunda katkıda bulunan rol oynayabileceğini öne sürmektedir. Ulusal Kanser Enstitüsü ve diğer yerlerdeki araştırmacılar, kanserle sonuçlanabilecek birçok faktör hakkında daha fazla bilgi edinmek için devam eden temel araştırmalar yürütüyorlar.

Meme maligniteleri de dahil olmak üzere kanserli bireylerde tümör gelişimi, belirli hücrelerin yapısındaki anormal değişikliklerden kaynaklanır. Bu tür değişikliklerin spesifik nedeni bilinmemektedir. Ancak mevcut araştırmalar, vücudun genetik kodunun taşıyıcısı olan DNA’daki (deoksiribonükleik asit) anormalliklerin, hücresel malign transformasyonun temelini oluşturduğunu ileri sürmektedir. Birçok hastada bu anormal değişiklikler bilinmeyen nedenlerle (ara sıra) kendiliğinden ortaya çıkabilir.

Kötü huylu dönüşüme uğrayan hücreler tipik olarak daha az uzmanlaşmış, daha ilkel bir forma (anaplazi veya farklılaşma kaybı) geri döner; bu da söz konusu doku içinde artık amaçlanan, özelleşmiş işlevleri yerine getiremedikleri anlamına gelir. Kötü huylu hücreler, anormal değişikliklerini “kardeş” hücrelerine aktarır ve genellikle alışılmadık derecede hızlı, kontrolsüz bir hızla büyür ve bölünür. Bu kontrolsüz hücresel büyüme sonuçta çevre dokuların istilasına, bölgesel lenf düğümlerinin infiltrasyonuna ve malignitenin (metastazın) kan dolaşımı, lenfatik dolaşım veya başka yollarla yayılmasına neden olabilir.

Paget meme hastalığının tanısı kapsamlı klinik muayene, karakteristik fiziksel bulguların tanımlanması, tam hasta öyküsü ve çeşitli özel testlere dayanarak konur. Bozukluk, egzama gibi diğer cilt rahatsızlıklarıyla karıştırılabilir ve potansiyel olarak tanıda gecikmeye neden olabilir.

Memede Paget hastalığı olan bireylerin terapötik yönetimi, kanserin tanı ve tedavisinde uzmanlaşmış doktorlar (medikal onkologlar), kanseri tedavi etmek için radyasyon kullanımında uzman doktorlar gibi tıp uzmanlarından oluşan bir ekibin koordineli çabalarını gerektirebilir. radyasyon onkologları), cerrahlar, onkoloji hemşireleri ve diğer sağlık profesyonelleri.

Spesifik terapötik prosedürler ve müdahaleler, primer tümörün boyutu (evresi) ve malignite derecesi (derecesi) gibi çok sayıda faktöre bağlı olarak değişebilir; altta yatan meme malignitesinin doğası, boyutu ve invazivliği ve metastatik hastalığın varlığı veya yokluğu; bireyin yaşı ve genel sağlığı; ve/veya diğer unsurlar. Belirli müdahalelerin kullanılmasına ilişkin kararlar, hastanın durumunun özelliklerine göre, hekimler ve sağlık ekibinin diğer üyeleri tarafından hastayla dikkatli bir şekilde istişarede bulunularak alınmalıdır; potansiyel faydalar ve risklerin kapsamlı bir şekilde tartışılması; hasta tercihi ve diğer uygun faktörler.

Tedavi geleneksel olarak meme dokusunun, bitişik lenf düğümlerinin ve bazı durumlarda üst göğüs duvarının altındaki kasların ve diğer dokuların cerrahi olarak çıkarılmasını (modifiye radikal veya radikal mastektomi) içerir. Bazı kişiler sadece memenin ve göğüs kaslarının üzerindeki zarın alındığı basit bir mastektomiye ihtiyaç duyabilir.

Memede ele gelen kitlenin olmadığı ve mamogramların negatif olduğu seçilmiş vakalarda veya hastalığın meme başı ve areola ile sınırlı olduğu durumlarda konservatif doku koruyucu cerrahi (lumpektomi) önerilebilir. Bu ameliyat sırasında meme dokusunun küçük bir kısmıyla birlikte meme başı ve areola da çıkarılır. Bir doktor gerektiği kadar az meme dokusunu çıkarmaya çalışacaktır. Lumpektomi geçiren kişilere takip radyasyon tedavisi verilecek.

Memede Paget hastalığı olan bireyler, ameliyatı tamamlamak ve kanserin tekrarlamasını önlemek için tasarlanmış, adjuvan tedavi adı verilen ek destekleyici tedavi alacaktır. Adjuvan tedavi radyasyon tedavisini, kanser önleyici ilaçları (kemoterapi) ve hormon tedavisini içerebilir.

Memedeki Paget hastalığının prognozu altta yatan duktal kanserle yakından bağlantılıdır. Altta yatan duktal kanserler genellikle tipik olanlara göre daha kötü prognostik özelliklere sahiptir; genellikle daha yüksek dereceli, daha büyük boyutlu ve negatif hormon reseptör ekspresyonu (östrojen ve progesteron kaybı) reseptörleri dahil olmak üzere taramada tespit edilen meme kanserleri bulunur. Ancak Paget’in ortaya çıkışı, prognozu altta yatan malignitenin prognozundan daha kötü hale getirmez.

Paylaşın

Pallister Killian Mozaik Sendromu Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Pallister Killian Mozaik Sendromu, 12. kromozomun kısa kolunun normal iki kopyası yerine en az dört kopyasının bulunmasından kaynaklanan nadir bir kromozomal bozukluktur.

Haber Merkezi / Başlıca semptomlar arasında yüksek alınlı kaba bir yüz, kafa derisindeki seyrek saçlar, gözler arasında anormal derecede geniş bir boşluk, gözlerin iç köşesinde bir deri kıvrımı ve oldukça kemerli damakla birlikte geniş bir burun köprüsü sayılabilir. Zihinsel engellilik, kas tonusu kaybı ve renksiz cilt çizgileri sıklıkla mevcuttur.

Pallister Killian mozaik sendromlu bireylerde tipik olarak doğumda düşük kas tonusu (hipotoni), seyrek kafa derisi kılları, yüksek alın, kaba bir yüz, gözler arasında anormal derecede geniş bir boşluk, geniş bir burun köprüsü, oldukça kemerli bir damak, bir kıvrım bulunur. gözlerin iç köşesindeki deri ve kalın ve dışarı doğru çıkıntı yapan loblu büyük kulaklar.

Belirgin hipotoni ile doğan bebeklerde beslenme, nefes alma, yürüme ve ayakta durma sorunları yaşanabilir. Etkilenen bireylerin yaklaşık yüzde yetmişi yardım almadan yürüyemiyor.

Etkilenen bireylerde sıklıkla bulunan ek özellikler arasında, rengi olmayan cilt çizgileri (hipopigmentasyon); ekstra meme uçları; nöbetler; üst göz kapaklarının sarkması, şaşı gözler (şaşılık); hareket etmeyen eklemler (kontraktürler); ve algılama, tanıma, yargılama, algılama, akıl yürütme veya hayal etmede gecikmeler (bilişsel gecikmeler). Zihinsel engellilik ve konuşma gelişimindeki zorluklar da sıklıkla ortaya çıkar. Nadir durumlarda, etkilenen çocuklarda işitme kaybı yaşanabilir.

Konjenital kalp kusurları, diyafram fıtıkları, dış işitsel kanalın daralması (stenoz) ve anüste anormal bir açıklık da Pallister Killian Mozaik Sendromu ile ilişkilendirilmiştir. Etkilenen bazı bireylerin az gelişmiş (hipoplastik) akciğerleri, genitoüriner sistem anormallikleri ve iskelet bozuklukları olabilir. Semptomlar hangi dokuda ek kromozom materyalinin bulunduğuna göre değişiklik gösterebilir ve ayrıca vücudun her iki tarafını da eşit olmayan şekilde etkileyebilir.

Pallister Killian mozaik sendromu, 12. kromozomun kısa kolunun normal iki yerine dört kopyasının bulunmasından kaynaklanır. 12. kromozomun kısa kolunun fazladan iki kopyası (12p) genellikle tek bir kromozom (izokromozom) olarak görünür ve bazen incelenen hücrelerin hepsinde olmasa da bazılarında bulunur (mozaiklik).

Pallister Killian mozaik sendromundaki kromozom anormalliği belirli hücre tipleriyle sınırlıdır. İzokromozom 12p’nin mekanizması ve ebeveyn kökeni genellikle belirlenemez. Ekstra genetik materyal, gelişimin normal seyrini bozar ve bu bozukluğun belirti ve semptomlarıyla sonuçlanır.

Pallister Killian mozaik sendromu kalıtsal değildir; bozukluk üreme hücrelerinin oluşumu sırasında rastgele bir olayın sonucudur ve genellikle annede meydana gelir. Tipik olarak hücre bölünmesindeki bir hata (ayrılmama), üreme hücresinin bir izokromozom 12p içermesine neden olur.

Pallister Killian mozaik sendromu, doğumdan önce (doğum öncesi), hamilelik sırasında rahimde bulunan az miktarda sıvının alınmasıyla (amniyosentez) veya fetüsün geliştiği kesenin dışından az sayıda hücrenin alınmasıyla (koryonik villus örneklemesi) teşhis edilebilir.

Pallister Killian mozaik sendromlu bireylere yönelik spesifik bir tedavi yoktur. Etkilenen çocuklar erken müdahale programlarından ve özel eğitimden yararlanabilir. Genetik danışmanlık etkilenen bireyler ve aileleri için faydalı olabilir. Diğer tedaviler semptomatik ve destekleyicidir.

Paylaşın

Perihan Savaş Kimdir? Hayatı, Filmleri

14 Haziran 1957 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Perihan Savaş’ın asıl adı Şerife Perihan’dır. Bir çok yapımda rol alan Perihan Savaş aslen Trabzon Sürmenelidir.

Perihan Savaş, beş yaşındayken İstanbul Şehir Tiyatrosu çocuk bölümünde ilk rolünü oynayan sanatçı on üç yaşındayken, askerî okulda okuyan yirmi iki yaşındaki bir gençle nişanlanmış, 6-7 ay süren bir evlilik döneminden sonra eşinden ayrılmıştır.

1970 yılına kadar tiyatro çalışmaları yaparak, “Küçük Prenses”, “Romeo-Jüliyet”, “Kibarlık Budalası” gibi birçok tiyatro oyunda yer alan Perihan Savaş, 1971 yılında “Şehzade Simbad Kaf Dağında” adlı filmde rol aldı. Sinema kariyerine aynı yıl başlayan Perihan Savaş, kısa sürede birçok filmde oynadığı rollerle başrol oyuncusu oldu.

Bir dönem şarkıcılık yapan Perihan Savaş, önce İbrahim Tatlıses’le, daha sonra Yılmaz Zafer’le evlendi; her iki evlilikten de birer çocuğu oldu. Dizilerde de rol alan Perihan Savaş, ayrıca televizyon programları yapmıştır.

Perihan Savaş’ın rol aldığı tiyatro oyunlarından bazıları: Cyrano de Bergerac, Bir Kış Öyküsü, Sekiz Kadın, Yedi Kocalı Hürmüz, Kim Kimi Kiminle, Bozuk Düzen, Yüzleşme, Kanlı Nigar.

Perihan Savaş’ın rol aldığı film ve dizilerden bazıları: İyi Döverim Kötü Severim, Katerina, Para, Kanlı Değirmen, Serseri Kral, Sev Dedi Gözlerim, Gülerken Ağlayanlar, Kuşçu, Nefret, Yemin, İki Kızgın Adam, Sevdalılar, Elmanın Alına Bak, Satılmış Adam, Silah Arkadaşları, Sevgili Oğlum, Şeref Sözü, Yıkılış, Lekeli Melek, Kılıç Bey, Çilekeş, Ölüm Görevi, Fırat, Çalınan Ceset,

Eve Dönüş, İstiklal: Söğütlü Hacer Ana, Hop Dedik: Deli Dumrul, Takım: Vatan Sana Canım Feda, Dursun Çavuş, Size Deniz Getireceğim, Gulyabani, Zaman Makinesi, Aşkın 5 Hali, Yalnız Hayaller Kaldı.

Paylaşın

Perran Kutman Kimdir? Hayatı, Filmleri

30 Kasım 1949 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Perran Kutman’ın asıl adı Perran Kanat’tır. Perran Kutman, ailesinin isteği üzerine konservatuvar okumuş, tiyatro bölümünden mezun oldu.

İlk sinema deneyimini 1972’de yönetmenliğini Nejat Saydam’ın yaptığı Şehvet Kurbanı adlı filmle yapan Perran Kutman, Türk sinemasının klasikleri içinde sayılan Köyden İndim Şehire, Salak Milyoner, Ne Olacak Şimdi ve Hababam Sınıfı serisinde oynadığı rollerle çıktıktan sonra Müjdat Gezen ile beraber çeşitli oyunlar ve parodiler yapan sanatçı, Gırgıriye’deki Sabahat tiplemesi ile ün kazanmıştır.

Kutman, Perihan Abla dizisi ile asıl üne kavuşmuştur. 1986 yılında TRT 2’de izleyiciyle buluşan Perihan Abla dizisi çok sevilince TRT 1’e aktarılıp orada yayın hayatına devam etmiştir. Perihan Abla rolü ile özellikle Türk halkının sevgisini kazanmıştır.

Perran Kutman’ın rol aldığı tiyatro oyunlarından bazıları: Artiz Mektebi, İspinozlar, Kanlı Nigar, Maç.

Perran Kutman’ın rol aldığı dizi ve filmlerden bazıları: Şehvet Kurbanı, Köyden İndim Şehire, Mavi Boncuk, Salak Milyoner, Hop Dedik Kazım, Curcuna, Salak Bacılar, Bülbül Ailesi, Caniko, Her Gönülde Bir Aslan Yatar, Aslan Bacanak, Sevgili Dayım, Sivri Akıllılar, Benim Altı Sevgilim, Evlidir Ne Yapsa Yeridir,

Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor, Petrol Kralları, N’Olacak Şimdi, Gırgıriye, Perihan Abla, Güldürme Beni, Kaynanam Tatilde, Ödlek, Homoti, Kızlar Yurdu, Şehnaz Tango, Bir Kadın Bir Erkek, Üzgünüm Leyla, Hayat Bilgisi, Deli Saraylı, Canımın İçi, Ah Neriman.

Paylaşın

Reha Yurdakul Kimdir? Hayatı, Filmleri

1 Nisan 1926 yılında Balıkesir’de dünyaya gelen Reha Yurdakul, 27 Aralık 1988 yılında Bolu’da hayatını kaybetti. Reha Yurdakul’un naaşı Feriköy Mezarlığı’na defnedildi.

İstanbul Pertevniyal Lisesi’nden mezun olan Reha Yurdakul, sinemaya 1949 yılında Mümtaz Ener’in yönettiği, “Kanatlardan Türbe” adlı filmde rol alarak girdi.

Türk sinemasının karakter oyuncularından olan Yurdakul, Karanfilli Naciye filminde yönetmenlik, Ana Hasreti, Kanlı Sevda, Kısmetin En Güzeli, Murada Ereceğiz, Ölüm Peşimizde, Yetim Ömer, Yetim Yavrular filmlerinde yapımcılık, Doktor Civanım filminde yapım sorumluluğu, Umudumuz Şaban filminde de senaristlik görevlerini üstlendi.

Reha Yurdakul’un rol aldığı yapımlardan bazıları: Kanatlardan Türbe, Şafak Sökecek, İhtiras Kurbanları, Bozkurt Obası, Yetim Yavrular, Yetim Ömer, Son Saadet, Çoban Kızı, Kanlı Değirmen, Yak Bir Sigara, Boş Yuva, Güneş Doğmasın, Hazreti Ömer’ın Adaleti, Ateşli Kan, Barbut Süleyman, Beş Kardeştiler, Daima Kalbimdesin, Gençlik Hülyaları, Kanun Der Ki, Kısmetin En Güzeli,

Kendini Arayan Adam, Korkusuz Kabadayı, Cımbız Ali, Dağ Başını Duman Almış, Dağlar Bizimdir, Gençlik Rüzgarı, Var Mı Bana Yan Bakan, Vurun Kahpeye, Öksüz Kız, Akrep Kuyruğu, Altay’dan Gelen Yiğit, Aşkım Silahımdır, Hırçın Kadın, Kadın Düşmanı, Kara Duvaklı Gelin, Kilink Canilere Karşı,

Sözde Kızlar, Bir Mahkum Kaçtı, Casus Kıran, Cemile, Köroğlu, Menderes Köprüsü, Yalan Yıllar, Alaeddin’in Lambası, Battal Gazi Destanı, Feride, Haraç, Hicran, Kerem ile Aslı, Makber, Satın Alınan Koca, Silah ve Namus, Yumruk Yumruğa, Ölüme Koşanlar, Belalılar, Boşver Arkadaş, Dayı, Karaların Ali, Oğul, Önce Vatan, Ağrı Dağı Efsanesi,

Cellat, Kara Murat Kara Şövalyeye Karşı, Kılıç Aslan, İnsan Avcısı, İki Kızgın Adam, Adalet, Akrep Yuvası, Hakanlar Çarpışıyor, Derviş Bey, Kara Murat Devler Savaşıyor, Töre, Vahşi Ve Tatlı, Yaşam Kavgası, Sultan, Yüz Numaralı Adam, Çilekeş, Ölüm Görevi, Bekçiler Kralı, Dokunmayın Şabanıma, Kanun Gücü, İstanbul 79, Namus Düşmanı, Öksüzler,

Biri Ve Diğerleri, Güneşten De Sıcak / Sarı Güneş, Güneşten De Sıcak, Bu Devrin Kadını, Küçüksün Yavrum, Sevimli Hırsız, Uyanık Gazeteci, Öğretmen, Talih Kuşu, Şöhret Tutkusu.

Paylaşın

DEM Partili Bakırhan’dan ‘Kürt Sorunu’ Açıklaması: Konuşalım Ve Çözelim

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Kürt Sorunu”na ilişkin yaptığı açıklamada, “Devlet İttifakı var, Ergenekon İttifakı var, MHP var, kimi JİTEM ittifakları, kontralar var… Ama böyle devam etmek isterlerse Kürtler direnir, halklar ve emekçiler direnir. Pes etmez. Kaybettirmek için elinden gelen bütün çabayı ortaya koyar” dedi.

Tuncer Bakırhan, çözüm için hazır olduklarını belirterek şunları söyledi: “Biz DEM Parti olarak, daha sert bir süreci karşılamaya da varız, diyaloğa ve müzakereye de varız. Başta Kürt meselesi olmak üzere Türkiye’deki sorunların müzakere ile tartışılarak çözülmesi için de üzerimize düşen tüm sorumluluğu da yerine getirmeye hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyoruz. Biz asla şu kişi ile olur, şu kişilerle olmaz demeyiz. Bu yaklaşım diyalektiğe aykırıdır. Bizim derdimiz; önce muhatabımızı yaratıp sonra sorunu çözmek değil, çabamız sorunu çözmektir.

Çözüme kim geliyorsa buyursun oturup konuşalım ve çözelim. Türkiye halklarını da dahil ederek çözelim. Dolayısıyla AKP’nin yarın ne yapacağını bilmiyoruz ama biz karşımızdakinin soruna yaklaşım konusundaki samimiyetin, stratejisini, programını, planını gerçekten samimi olup olmadığına bakarak, gerekli olan adımları atarız. Biz açığız, hazırız. Biz varız. Ama karşımızdakinin samimi olması gerekiyor.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Mezopotamya Ajansı‘na konuştu. Seçim sonuçlarının yeni bir kapı araladığını belirten DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, seçimde CHP ve DEM Parti’nin kazanımla çıktığını vurguladı. İktidar bloğunun seçimden ağır bir yenilgiyle çıktığını belirten Bakırhan, şunları söyledi:

“Bir önceki genel ve cumhurbaşkanı seçimlerdeki sonuçlar ile 10 ay sonrasında yapılan yerel seçimler sonrasındaki bu fark niye oluştu sorusunu sormak gerekiyor. Birincisi, hükümet iyi yönetmiyor. Ciddi bir ekonomi ve demokrasi sorunu var. Özgürlükler sorunu var. İkincisi, dış politikada tutarlı bir siyaset izlemiyor. Üçüncüsü, tek adam sistemine geçme ile yani ‘Türk Tipi Başkanlık Sistemine’ geçtikten sonra Türkiye her anlamda sınıfta kaldı. Her anlamda ciddi kriz ve sorunlarla boğuşan bir hale geldi. Dolayısıyla halk 10 ay önce yapmış olduğu tercihlerden farklı bir tercih yaptı. 22 yıllık iktidara ‘yeter’ dedi. İktidar partisi ilk defa ikinci parti oldu.”

32 yerleşim yerine asker ve polislerin taşındığını ancak buna rağmen DEM Parti’nin çoğu belediyeyi kazandığına dikkat çeken Bakırhan, “Bazı kentler ise, büyük oranda kaydırmalardan kaynaklı elimizden gitti. Ama biz bunları kayıp olarak saymıyoruz” dedi. Bakırhan, seçmen taşınan bölgelerle ilgili şunları söyledi:

“Şırnak’ta seçmenlerin yarısından fazlası dışarıdan gelen asker, polis ve kolluk kuvvetleriydi. Buna rağmen az farkla elimizden aldılar. Kars’ta kaçak seçmen sayısını çıkartırsanız eğer oyumuzu arttırdığımızı ve belediyeyi kazandığımızı göreceksiniz. Bitlis’te partimize verilen 2 bin 500 ile 2 bin 800 arasında oyumuzu göz göre göre iptal ettiler. Buna dair yaptığımız itirazlarımız da reddedildi. Birçok belde ve ilçelerde durum böyle oldu. Tüm bunlara rağmen iktidar kaybetti. Sadece Kürdistan’da değil, Türkiye’de de kaybetti. Bu da Türkiye’de yeni bir kapı, yeni bir umut, yeni bir yol ve yeni bir mücadele zemini ortaya çıkartmıştır. Biz de ortaya çıkan bu yeni tablo ışığında önümüzdeki dönemde daha fazla çalışıp, daha fazla sahada olacağız. Ciddi bir örgütlenme seferberliği başlatacağız. Kısacası iktidarın Kürt sorununa yaklaşımı, kayyımcı anlayışı iktidara kaybettirdi.”

Van Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkan Abdullah Zeydan’ın seçilme hakkının elinden alınma girişimi sonrasında Van’da başlayan protestolar hakkında konuşan Bakırhan, “Van halkı bu haksızlığı, bu irade gaspını görerek, eşi benzeri görülmemiş bir sahiplenme ortaya koydu. Bence bu saatten sonra Türkiye siyasetinde Van öncesi ve sonrası biçiminde tartışmamız gerekiyor. Van halkı aslında bir nevi bundan sonra ‘kayyıma geçit yok’ ve ‘kayyımı da kabul etmeyiz’ mesajı verdi. İktidar ve iktidar içerisindeki klikler ile yargı içerisindeki klikler hem o dayanışma hem de o direniş karşısında geri adım attı. Halk oyunu boşa çıkarttı” dedi.

Van’da özellikle son 8-10 yıllık baskıcı politikanın Kürtlerde yaratmış olduğu etkinin test edilmeye çalışıldığını belirten Bakırhan, şunları söyledi:

“Bu ön yoklama sadece seçimlerle ilgili değildi. Ama Van bir gerçekliği ortaya çıkardı; o da kimi durumlarda bazen izleyen ama söz konusu iradesi ve geleceği olunca muazzam direniş ortaya koyan Kürtlerin aslında devletin baskıcı politikalarından çok etkilenmediğini de ortaya koydu. Devlet orada yanıldı. İktidar yanıldı. Kayyımcu zihniyettin başardık anlayışı Van’da param parça oldu. Onun için evet o durum bir ön yoklamaydı.

Van başarısız olsaydı bu sadece seçimlerde değil, başka biçimlerde de vücut bulabilirdi. Van iyi bir uyarıcı oldu. Biz zaten iktidarın saldırı politikalarından etkilenmediklerini biliyorduk ama nasıl etkilenmediklerini bir kez daha gördük. Onun için seçimler evet bir kapı araladı ama Van’daki dayanışma ve direniş gerçekten yeni bir iklim zemini açtı. Bence Kürt halkı hem Türkiye halkları da bu durumda büyük dersler çıkaracaktır. İktidar da mevcut politikalarının saha da karşılık bulmadığını görmüş oldu.”

“İktidar bloğunda güç ilişkileri değişecek”

İktidarın Kürt sorununa yaklaşımlarından dolayı seçimi kaybettiklerini vurgulayan Bakırhan, “En başından söyledik; çözmeyen çözülür. Dolayısıyla güç ilişkileri değişecek. Dışarıya yansıyan boyutlarıyla AKP içerisinde bir tartışma süreci başladı. Belki baskı politikalarının dozajını arttıracaklar. Ama tutmuyor. Yani baskı ile bitmiyor. Baskı çözüm değil. Çözüm diyalog ile müzakere ile olur. İradeyi esas almak ile olur. Ben AKP’nin de bir yol ayrımında olduğunu düşünüyorum” dedi.

Seçimlerin ardından AKP’nin yaklaşımlarının değişebileceğini ancak 22 yıldır kurulan güç dengelerinin olduğunu söyleyen Bakırhan, “Devlet İttifakı var, Ergenekon İttifakı var, MHP var, kimi JİTEM ittifakları, kontralar var… Ama böyle devam etmek isterlerse Kürtler direnir, halklar ve emekçiler direnir. Pes etmez. Kaybettirmek için elinden gelen bütün çabayı ortaya koyar” diye konuştu.Bakırhan, çözüm için hazır olduklarını belirterek şunları söyledi:

“Biz DEM Parti olarak, daha sert bir süreci karşılamaya da varız, diyaloğa ve müzakereye de varız. Başta Kürt meselesi olmak üzere Türkiye’deki sorunların müzakere ile tartışılarak çözülmesi için de üzerimize düşen tüm sorumluluğu da yerine getirmeye hazır olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyoruz. Biz asla şu kişi ile olur, şu kişilerle olmaz demeyiz. Bu yaklaşım diyalektiğe aykırıdır. Bizim derdimiz; önce muhatabımızı yaratıp sonra sorunu çözmek değil, çabamız sorunu çözmektir.

Çözüme kim geliyorsa buyursun oturup konuşalım ve çözelim. Türkiye halklarını da dahil ederek çözelim. Dolayısıyla AKP’nin yarın ne yapacağını bilmiyoruz ama biz karşımızdakinin soruna yaklaşım konusundaki samimiyetin, stratejisini, programını, planını gerçekten samimi olup olmadığına bakarak, gerekli olan adımları atarız. Biz açığız, hazırız. Biz varız. Ama karşımızdakinin samimi olması gerekiyor.

CHP’nin kürt sorununa yaklaşımı

“Kobanê Davası, Van’daki dayanışma, kayyımlara ilişkin CHP’li yetkililerin, Sayın Özgür Özel’in yapmış olduğu açıklamalar kıymetlidir” diyen Bakırhan, ” Ama bir bütünen Kürt meselesinin müzakere ile diyalog ile çözülmesini ‘CHP istiyor’ dedirtecek düzeyde değil. Önümüzdeki dönem CHP’ye de büyük görev ve sorumluluklar düşüyor. Bu meselelerde samimi olmak, Kürde samimi yaklaşmak, bu sorunun çözümünde gerçekten demokratik bir irade ve sorumluluk ortaya koymak CHP’ye kaybettirmez. CHP’ye kazandırır. Nitekim son seçimlerde Kürdün ortaya koymuş olduğu irade, dayanışma net bir şekilde ortada duruyor” diye konuştu.

“CHP, fırsatçı bir şekilde davranıp nasıl olsa ‘AKP baskı uyguluyor ve Kürtler bu baskı politikaları karşısında başka tercihlerde bulunuyor’ havasına kapılırsa kaybeder” diyen Bakırhan, şu ifadeleri kullandı:

“CHP için büyük bir şans doğmuştur. Yüz yıldır çözülmeyen Kürt meselesini, ikinci yüzyılda diyalog ile çözme fırsatını yakalamıştır. CHP samimi ve doğru bir yaklaşım ile gerçekten Türkiye’nin demokratik geleceğinde önemli bir rol ve misyon oynayabilir. Önümüzdeki dönemde bunun sadece seçim ile sınırlı bir yaklaşım mı olduğunu, seçim kazanımları için ortaya konulmuş bir taktik mi olduğunu ya da stratejik bir yaklaşım mı olduğunu hep birlikte göreceğiz. Biz kimseye düşman değiliz. Ama kimseyi de sınırsız, sonsuz olarak yanında, arkasında destekleyen bir güç de değiliz. Doğru söyleyen, doğru yapan, Türkiye demokrasisine kazandıran, kazandırmak isteyen ve bu konuda bir politikası, programı olan her siyasi parti ile -sadece seçimlerde değil- yan yana gelir, birlikte oturur ve konuşuruz. Çözüm için elimizden geleni de ortaya koyarız.

Paylaşın

Suriye Devlet Başkanı Esad: ABD’yle Görüşüyoruz

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, “Amerika şu anda topraklarımızın bir kısmını hukuka aykırı olarak işgal ediyor, terörizmi finanse ediyor ve topraklarımızı işgal eden İsrail’i destekliyor” dedi ve ekledi:

“Ama zaman zaman onlarla görüşüyoruz, her ne kadar bu toplantılar bizi bir yere götürmese de her şey değişecek.”

Abhazya Dışişleri Bakanı Ardzınba, Suriye Devlet Başkanı Esad’la Rusya Devlet Televizyonu için bir söyleşi gerçekleştirdi.

Rusya Devlet Televizyonu Kanal 1’de dün yayımlanan söyleşide Esad, “Amerika şu anda topraklarımızın bir kısmını hukuka aykırı olarak işgal ediyor, terörizmi finanse ediyor ve topraklarımızı işgal eden İsrail’i destekliyor. Ama zaman zaman onlarla görüşüyoruz, her ne kadar bu toplantılar bizi bir yere götürmese de her şey değişecek” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerde kimlerin yer aldığı ya da neler konuşulduğuna dair daha fazla ayrıntı vermeyen Esad, “Batı’yla diyaloğu yeniden kurma olasılığı var mı”, sorusunu şöyle yanıtladı: Umut her zaman oradadır, denememiz gereken bir sonuç olmayacağını bilsek bile. Siyaset mümkün olanı yapma sanatıdır. Onlarla ilgili kötü düşüncelerimize rağmen çalışmalı ve onlara haklarımızdan vazgeçmeyeceğimizi anlatmalıyız. Onlarla ancak eşitlik temelinde işbirliği yapacağız.

Uzun süre Batı’da yaşadığını belirten Esad, sözlerine şöyle devam etti: Onların bilimsel ve kültürel başarılarına saygı duyuyorum ve bu başarılar sayesinde güçlendiler. Ancak güç onları yozlaştırdı ve siyasi sınıfta yozlaşma ortaya çıktı. Kişisel kariyerleriyle daha fazla ilgilenmeye başladılar ve artık halklarını umursamadılar. Ve medyaları aileyi yok eden ve insanları çevrelerinden soyutlayan bir sanal gerçeklik yaratıyor. Bütün bunlar onları gelecekte başarılarına odaklanmaya itebilir.

ABD, 2011’de Suriye iç savaşının başlamasıyla Esad yönetimiyle bütün diplomatik bağlarını koparmış ve Suriye’ye yaptırımlar uygulamaya başlamıştı. ABD’nin bu kararının ardından pek çok Batılı ülke ve bazı Arap ülkeleri de Suriye’yle ilişkilerini kesmişti.

Diğer yandan Suriye geçen yıl Arap dünyasıyla ilişkileri yeniden kurmaya yöneldi. 11 yıl aradan sonra Aralık 2023’te Suudi Arabistan’a büyükelçi atayan Suriye, ABD’nin müttefiki zengin Körfez ülkeleriyle Suriye’nin yeniden inşasını finanse edebilecekleri umuduyla daha iyi ilişkiler kurmaya çalıştı.

Ancak, ABD’nin başını çektiği Batı dünyasının yaptırımları bu ilişkilerin ilerlemesinin engeli olarak görülüyor. ABD, 2020’de Suriye hükümetiyle herhangi bir finansal ya da teknolojik işbirliği yapan kişi veya kuruluşların yaptırma tutulmasını içeren Sezar Yasası’nı çıkarmıştı. Yasaya göre, ilgili kişi ya da kuruluşun ABD’deki mal varlığı dondurulabiliyor ve ABD’den vize alması yasaklanıyor.

Esad’la söyleşiyi gerçekleştiren Ardzınba’nın Dışişleri Bakanlığı görevini üstlendiği Abhazya Cumhuriyeti, Rusya, Nikaragua, Venezuela, Nauru ve Suriye tarafından bağımsız devlet olarak tanınıyor ancak Birleşmiş Milletler’de bağımsız bir devlet olarak kabul edilmiyor. Abhazya, 1994’te Rusya’nın desteğiyle Gürcistan’dan bağımsızlığını ilan etmişti.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

“Kabine’de Değişiklik Bekleniyor” İddiası

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde istenilen sonucu alamayan AK Parti’de genel başkan Erdoğan’ın önce ilçe ve il başkanlıkları, ardından A takımı olarak adlandırılan kurmay ekibinde değişiklik yapacağı öne sürüldü.

Erdoğan’ın daha sonra Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde de değişiklik yapacağı ve 3 bakan haricinde hiçbir bakanın yerinin garanti olmadığı iddia edildi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı’nda ‘değişim’ mesajı vermesinin ardından kulis bilgileri ortaya çıktı. İddiaya göre Erdoğan ilk olarak AK Parti’de, ardından Kabine’de değişiklik yapacak.

TGRT Haber Ankara Haber Müdürü Ahmet Sözcan, AK Parti’de MYK sonrası kulis bilgilerini paylaştı.

Parti içinde raporların analiz edildiğini devam ettiğini belirten Sözcan, “Hangi illerde ne kadar oy alındı, ilçe ilçe simülasyonlar gerçekleştirildi. Neden oylar düştü, neden yükseldi gibi değerlendirmeler yapıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan bütün bunları ayrıntılı şekilde değerlendiriyor. Aynı zamanda anket çalışmaları da dürüyor. Neden AK Parti’ye oy vermediniz, aday profilini mi beğenmediniz, mevcut başkan vaatlerini yerine getirmedi mi gibi… Bütün bu çalışmalar bittikten sonra Erdoğan’ın düğmeye basmasını bekliyoruz” dedi.

“Cumhurbaşkanı Erdoğan istişare mekanizmasını işletiyor, sonunda nihai kararını verecek” diyen Sözcan, şunları aktardı:

“Onun ardından düğmeye basmasını bekliyoruz. İlk etapta ilçe ve il başkanlıkları, ardından A takımı olarak adlandırılan kurmay ekibinde bir değişiklik olmasını bekliyoruz. Sonbaharda yapılacak kongrede de Merkez Karar Yönetim Kurulu’nda değişiklik bekliyoruz. Bu kapsamda Kabine’de de bir değişiklik olabileceği yönünde kulis bilgileri var. 3 bakan haricinde hiçbir bakanın yerinin garanti olmadığı kulislerde konuşulmuştu.”

Paylaşın