Okur, Gerçeği Ortaya Çıkaran Gazeteciye Güvenmiyor!

Okuyucu bilginin yanlış olduğundan şüphelense bile, gerçeği ortaya çıkaran gazeteciye pek güvenmiyor: Gazetecilerin önündeki zorluk, bilgiyi çürüten biri gibi görünmeden bunu nasıl çürüteceklerini bulmak.

Araştırmacılar, halkın yanlış bilgileri çürüten haberlere nasıl ve neden güvenip güvenmediği üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor.

Yanlış bilgileri çürüten gazetecilere daha az güvenildiği ortaya kondu. Hatta okuyucu bilginin yanlış olduğundan şüphelense bile, gerçeği ortaya çıkaran gazeteciye pek güvenmiyor.

Medyaya güven azalırken dezenformasyonun arttığı bir dönemde hatalı bilgileri düzeltmek de zorlaşıyor.

Yayın kuruluşları ve gazetecilerin taraflı olduğu düşüncesiyle insanlar okudukları haberlere temkinli yaklaşıyor. Daha önceki çalışmalarda veri doğrulamanın yarattığı etkiyle ilgili çelişkili sonuçlar çıkmıştı.

Yanlış haberleri çürütmenin ne kadar işe yaradığı ve neden etki yaratmadığını öğrenmek isteyen araştırmacılar bir çalışma yürüttü.

Communication Research adlı hakemli dergide yayımlanan çalışmada 691 katılımcıya siyasi ve ekonomik haberler okutuldu. Bu haberlerde evsizlik oranlarından fentanilin aşırı doz ölümlerindeki etkisine kadar çeşitli iddialar yer alıyordu.

Bunların doğruluğuna ne kadar inandığını belirten katılımcılar daha sonra bu iddiaları onaylayan veya çürüten doğrulamayı okudu. Ardından bu doğrulamayı yapan gazeteciye ne kadar güvendikleri soruldu.

Daha sonra bazı ürünlerle ilgili bilgiler içeren yazılarla aynı çalışma yürütüldü. Bu sefer verilen doğrulamalara “doğruluk kontrolü” işareti konmadı. Araştırmacılar bu sayede duyulan güvenin bu etiketten etkilenip etkilenmediğini anlamaya çalıştı.

İki çalışmanın sonucunda da yanlış bilgileri çürüten gazetecilere duyulan güven kayda değer derecede daha azdı. Katılımcılar inandıkları düşünceyi doğrulayanlara daha çok güvenirken, diğerlerinde daha fazla kanıt talep ediyordu.

Çalışmanın yazarlarından Randy B. Stein, PsyPost’a yaptığı açıklamada “Halk genel olarak gazetecilere güveniyor ve doğrulayıcı makalelere duyulan güven epey yüksek” diyerek ekliyor:

Yani klişe düşüncenin aksine, halkın doğruluk kontrollerine ve gazetecilere hiç güvenmediği doğru değil ancak düzelten/çürüten makalelere yönelik daha fazla şüphe var.

Araştırmacılar buradaki düzeltmenin, yayın kuruluşlarının haberlerindeki hataları düzeltmek için yayımladığı tekzip metinleri olmadığını ekliyor.

Bilim insanları ilginç bir sonuçla da karşılaştı: Katılımcılar bir bilginin doğruluğundan şüphe etse bile bunu çürüten gazetecilere güvenmiyordu.

Araştırmacılar bir haberin çürütülmesinin şaşkınlık yaratması, insanların onaylamaya kıyasla daha çok kanıt araması ve gazetecilerin taraflı davrandığından şüphelenmesinin buna yol açtığını düşünüyor.

Şaşırtıcı bir diğer bulguysa, haberin çürütülmesi katılımcıların iddiayla ilgili düşüncesini değiştirmesine karşın gazeteciye güvenleri yine de sarsılıyordu.

Stein, “Yanlış bilgileri düzeltmeye çalışan gazetecilerin (ya da herhangi birinin) aleyhine bir durum var” diyor.

Araştırmacılar, halkın yanlış bilgileri çürüten haberlere nasıl ve neden güvenip güvenmediği üzerine daha fazla araştırma yapılması gerektiğini belirtiyor.

Makalenin yazarları, Conversation için kaleme aldıkları yazıda şu ifadeleri kullanıyor: Gazetecilerin önündeki zorluk, bilgiyi çürüten biri gibi görünmeden bunu nasıl çürüteceklerini bulmak olabilir.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Lekesiz Bir Cilt Mi İstiyorsunuz? Bu C Vitamini Serumunu Deneyin

Günümüz cilt bakımı hedefleri arasında, koyu lekeleri veya halkaları açmak, sivilce oluşumun ve kırışıkları önlemek veya kusursuz, temiz bir cilde sahip olmak yer alır.

Haber Merkezi / Bu cilt bakımı hedefine ulaşmaya yardımcı olmak için piyasada çeşitli losyonlar, kremler, serumlar ve diğer ürünler bulunmaktadır. Evde kolayca hazırlayabileceğiniz C vitamini serumu da bu ürünlerden biridir.

C Vitamini serumu için neler gerekli?

Askorbik asit tozu veya C vitamini tabletleri
2 çay kaşığı damıtılmış su
2 tatlı kaşığı gül suyu
1 çay kaşığı gliserin
1 E vitamini kapsülü

C Vitamini serumu nasıl yapılır?

C vitamini serumu için, C vitamini tabletlerini öğütün ve iyice temizlenmiş bir cam şişeye koyun, gül suyu ve damıtılmış suyu ekleyin, iyice birleşene kadar karıştırın. Ardından E vitamini kapsülünü açın ve gliserin ile birlikte karışıma ekleyin, iyice karıştırın, bir kenara koyun.

Serum ne zaman ve nasıl uygulanmalıdır?

Gece uyumadan önce, elinize 2 – 3 damla alın ve parmaklarınızın yardımıyla tüm yüzünüze uygulayın. İsterseniz C vitamini serumunu sürdükten 15 dakika sonra yüzünüze nemlendirici de sürebilirsiniz.

Başlangıçta bu serumu sadece az miktarda uygulamanız gerekir. Yüzünüzde hafif kaşıntı ve hafif yanma hissi oluşturabilir. Aşırı kaşıntı veya aşırı yanma hissi geliyorsa uygulamayı bırakın.

Dikkat: Bu tür ipuçlarını veya ev ilaçlarını uygulamadan önce cilt tipinizi bilmeniz veya bir doktora danışmanız gerektiğini aklınızda bulundurun.

Paylaşın

Fenerbahçe’den Süper Lig’e Üç Puanlı Başlangıç

Süper Lig’in ilk hafta karşılaşmasında Fenerbahçe ile Adana Demirspor, Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Fenerbahçe, karşılaşmadan 1 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Hakem Atilla Karaoğlan’ın yönettiği karşılaşmada Fenerbahçe’nin golünü 34. dakikada Edin Dzeko kaydetti.

Fenerbahçe, bu galibiyet ile Süper Lig’e üç puan ile başladı.

Karşılaşmadan dakikalar:

2. dakikada Saint-Maximin sol kanattan ceza sahasına girerek pasını Tadic’e aktardı. Bu futbolcunun yakın mesafeden vuruşunda top savunmadan geri döndü.

21. dakikada sol kanattan topla hareketlenen Saint-Maximin’in ceza sahası dışından sert şutunda kaleci Deniz Eren Dönmezer, meşin yuvarlağı iki hamlede kontrol etti.

34. dakikada Allan Saint-Maximin’in ceza yayının gerisinden pasında topla buluşan Edin Dzeko, penaltı noktası civarında bekletmeden uzak köşeye yaptığı düzgün vuruşla meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 1-0.

49. dakikada Dzeko’nun sert şutunda savunmaya çarpan top kornere çıktı. 57. dakikada Yusuf Barasi’nin ceza sahası içi sağ çaprazından vuruşunda top savunmanın müdahalesiyle kornere gitti.

79. dakikada İsmail Yüksek’in orta sahada kaptırdığı topun ardından gelişen pozisyonda Yusuf Barasi’nin pasında topla buluşan Alioui’nin ceza sahası içi sol çaprazdan şutunda meşin yuvarlak yan ağlarda kaldı.

82. dakikada Bartuğ Elmaz’ın ceza sahası dışı sağ çaprazdan ortasına arka direkte iyi yükselen En-Nesyri’nin kafa vuruşunda top üstten auta çıktı.

85. dakikada Tadic’in sol kanattan ara pasında topla buluşan Youssef En-Nesyri’nin karşı karşıya yaptığı vuruşta kaleci Deniz Eren Dönmez gole izin vermedi.

90+1. dakikada savunmadan seken topu önünde bulan Yusuf Barasi’nin penaltı noktası yakınından yaptığı vuruşta meşin yuvarlak üstten auta gitti.

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Atilla Karaoğlan, Ceyhun Sesigüzel, Abdullah Bora Özkara

Fenerbahçe: Livakovic, Osayi-Samuel (Mert Müldür dk. 76), Djiku, Oosterwolde, Ferdi Kadıoğlu (Çağlar Söyüncü dk. 88), İsmail Yüksek, Szymanski, İrfan Can Kahveci (Oğuz Aydın dk. 90), Tadic, Saint-Maximin (Bartuğ Elmaz dk. 76), Dzeko (En-Nesyri dk. 76)

Adana Demirspor: Deniz Eren Dönmezer, Manev (Fougeu dk. 77), Semih Güler, Gravillon, Mohammadi, Maestro, Tayfun Aydoğan (Alioui dk. 77), Yusuf Sarı (Bünyamin Balat dk. 65), Jose Rodriguez (Abdulsamet Burak dk. 77), Michut (Ali Yavuz Kol dk. 86), Yusuf Barasi

Gol: Dzeko (dk. 34) (Fenerbahçe)

Paylaşın

Kişi Başı Kredi Kartı Borcu 81 Bin Liraya Yükseldi

Bireysel kredi kullanan kişi sayısı (takipteki krediler hariç) son bir yılda yaklaşık 2,1 milyon kişi artarak 40,7 milyon kişi olurken, kişi başı ortalama kredi bakiyesi (borcu) ise 57 bin liradan 81 bin liraya yükseldi.

Konya, Bayburt, Şırnak ve Siirt son 12 ayda bireysel kredi bakiyesi en çok artan il oldu. Kişi başına ortalama bireysel kredi (kredi kartı dahil) toplam borcu en yüksek iller ise sırasıyla, İstanbul, Ankara ve İzmir olarak sıralandı.

Nakdi krediler ise 1 Haziran 2024 itibarıyla, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 38 artarak 14.473 milyar TL oldu.

Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi tarafından yayınlanan bültene göre, bireysel kredi kullanan kişi sayısı (takipteki krediler hariç) son bir yılda yaklaşık 2,1 milyon kişi artarak 40,7 milyon kişi oldu. Ortalama kredi bakiyesi (borcu) ise 57 bin liradan 81 bin TL’ye çıktı.

Haziran ayında 161 bin kişi ilk defa kredi kartı, 122 bin kişi ilk defa kredili mevduat hesabı kullandı. 97 bin kişi ilk defa tüketici kredisi çekerken, konut kredisi kullanan kişi sayısı 5 bin oldu. 22 bin kişi ilk defa ise taşıt kredisi kullandı.

Haziran 2024 ayı itibarıyla İstanbul yüzde 28, Ankara yüzde 10 ve İzmir yüzde 7’lik bireysel kredi payına sahiptir. Konya, Bayburt, Şırnak ve Siirt son 12 ayda bireysel kredi bakiyesi en çok artan il oldu. Kişi başına ortalama bireysel kredi (kredi kartı dahil) toplam borcu en yüksek iller ise sırasıyla, İstanbul, Ankara ve İzmir olarak sıralandı.

Nakdi krediler1 Haziran 2024 itibarıyla, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 38 artarak 14.473 milyar TL oldu.

Tasfiye olunacak alacaklar 2024 yılı haziran ayı itibarıyla 281 milyar TL’ye ulaştı. Tasfiye olunacak alacakların 263 milyar TL’si bankalara; 12,2 milyar TL’si finansal kiralama şirketlerine, 3,5 milyar TL’si faktoring şirketlerine ve 2,5 milyar TL’si de finansman şirketlerine ait.

Haziran itibarıyla tasfiye olunacak alacak oranı en yüksek olan sektör, yüzde 5 ile inşaat sektörü oldu. Bu sektörü yüzde 4,3 ile enerji sektörü takip etti.

(Kaynak: Artı Gerçek)

Paylaşın

“İran, ABD Seçimlerine Siber Saldırı İçin Hazırlanıyor” İddiası

İran’ın, yapay zeka teknolojisi kullanarak hem demokrat hem de cumhuriyetçi ABD seçmenlerini hedef alan haber siteleri kurduğu, içerikleri kopyaladığı ve kutuplaştırıcı siyasi mesajlar yaydığı öne sürüldü.

İran ise ABD başkanlık seçimlerine müdahale etme ya da siber saldırı düzenleme iddialarını reddetti. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu ise, İran’ın siber kabiliyetlerinin saldırıya değil savunmaya yönelik olduğunu bildirdi.

Microsoft Cuma günü yaptığı açıklamada, İran’ın yaklaşan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) seçimlerini etkilemeyi amaçlayan siber faaliyetlerini hızlandırdığını söyledi.

Teknoloji devi şirket, İranlı aktörlerin aylardır sahte haber siteleri oluşturduğunu, aktivistleri taklit ederek kutuplaşmayı tetikleyerek, potansiyel olarak seçmenleri etkilemek için zemin hazırladığını tespit etti.

Microsoft’un en son tehdit istihbarat raporu, İran’ın küresel etkileri olması muhtemel yaklaşan seçimler için taktiklerini nasıl geliştirdiğini gösteriyor.

Raporda, ABD istihbarat yetkililerinin açıkladıklarının bir adım ötesine geçilerek İranlı gruplara ve geçmiş eylemlerine dair spesifik örnekler verildi. Ancak İran’ın kaos yaratmanın ötesinde bir niyeti olup olmadığı belirtilmedi.

İran ise ABD başkanlık seçimlerine müdahale etme ya da siber saldırı düzenleme iddialarını reddetti.

Microsoft’un raporunda ayrıca Rusya ve Çin’in de ABD’deki siyasi kutuplaşmadan nasıl faydalandıkları ve bu seçim yılında kendi “bölücü mesajlarını” nasıl ilerlettikleri de açıklandı.

Raporda, Kasım ayındaki seçimlerin yaklaşmasıyla artmasını beklediği ve İran’ın son dönemdeki faaliyetlerine ilişkin dört örnek tespit edildi.

İlk örnek olarak, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı bir grubun, Haziran ayında bir kimlik avı e-postasıyla üst düzey bir ABD başkanlık kampanyası yetkilisini hedef aldığı belirtildi.

Bu olaydan günler sonra, İranlı grubun eski bir başkan adayına ait bir hesaba giriş yapmaya çalıştığı ancak başarılı olamadığı belirtilirken, şirket hedef alınan kişileri bilgilendirdi.

Bir başka örnekte ise İranlı bir grubun, ABD haber siteleri gibi görünen web siteleri oluşturarak siyasi yelpazenin karşıt taraflarındaki seçmenleri hedef aldığı saptandı.

Sahte haber sitelerinden birinde, ABD başkan adayı Donald Trump’a “deli” denildi ve uyuşturucu kullandığı ima edildi.

İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu yaptığı açıklamada İran’ın siber kabiliyetlerinin saldırıya değil savunmaya yönelik olduğunu bildirdi.

Misyonun açıklamasında “İran, altyapısını, kamu hizmet merkezlerini ve endüstrilerini hedef alan çok sayıda saldırgan siber operasyonun kurbanı olmuştur. İran’ın siber yetenekleri savunmaya yöneliktir ve karşı karşıya olduğu tehditlerle orantılıdır. İran’ın siber saldırı başlatmak gibi bir niyeti ya da planı yoktur. ABD başkanlık seçimleri İran’ın müdahale etmediği bir iç meseledir” denildi.

Microsoft raporundaki bulgular, ABD istihbarat yetkililerinin seçim öncesinde yabancı aktörlerin asılsız iddialar yaymaya kararlı olduğuna ilişkin son uyarılarıyla örtüşüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Kitleleri Oyalama Silahları: Sosyal Medya

Yaklaşık bir hafta önce “katalog suçlara uymadığı” gerekçesiyle ücretsiz fotoğraf ve video paylaşım platformu Instagram’a erişim engeli getirildi. Ardından, çocuklar arasında popüler olan Roblox çevrimiçi oyun platformuna erişim yasağı getirildi.

Kurtuluş Aladağ / Son olarak, video oluşturma ve paylaşmanın yanı sıra canlı yayın imkanı sağlayan bir platform olan Tik Tok’un kapatılabileceği ima edildi.

Son bir haftadır yediden yetmişe herkes bu platformlara getirilen engellemeleri tartışıyor. Peki, bir çok çevrim içi platformun ortak adı olan “Sosyal Medya” ne anlama geliyor?

Gün içerisinde belirli saatlerinde, belirli ortamlarda dikkat eksikliği veya odaklanma sorunu yaşadığınızı fark edebilirsiniz, ki dikkat eksikliği veya odaklanma sorunu yaşamaya başladığınız andan itibaren çevrenizde yaşananlara ilişkin net düşünemez duruma gelirsiniz.

Bu durumun nedenini yaşamınızı işgal eden “Sosyal Medya” olarak düşünebilirmiyiz…

Hepimiz çevremizdekilerin, her 5 – 10 dakikada bir akıllı telefonlarından sosyal medya hesaplarını ve anlık mesajlaşma uygulamalarındaki hareketleri tespit etmek için uğraştıklarını görebiliriz.

Çevremiz, sürekli olarak telefonlarını taramakla meşgul oldukları için anlamlı bir sohbeti dahi yapamayan akıllı telefon zombileri ile doludur.

“Bir çok araştırma, hepimizin bir dereceye kadar teknoloji bağımlısı olduğumuzu ortaya koyuyor. Günde birkaç saatimizi akıllı telefonlara, tabletlere ve bilgisayara harcıyoruz.

Dikkat dağınıklığı veya odak eksikliğinin birden fazla nedeni olsa da, birincil sorumlu olarak “akıllı telefon, internet ve sosyal medyanın kullanılması”nı düşünebiliriz.

İnsanın dikkat süresi üzerine yapılan araştırmalar, 2000 yılında 12 saniyelik ortalama dikkat süresinin 2013 yılında 8 saniyeye düştüğünü söylüyor, ki bu Japon Balığının dikkat süresinden bile daha az.”

Dikkat dağınıklığı yeni bir olgu değil, insanoğlu var olduğu günden beri bu sorunla uğraşıyor, ancak sosyal medyanın neden olduğu bağımlılık ve dikkat dağınıklığının örneği yok.

İnsan beyni daha karmaşık bilgileri algılamak, kaydetmek ve bunlarla başa çıkmak için bir ölçüde evrimleşmiş olsa da, maruz kalınan bilgi hacmi hala hayal gücünün ötesinde.

Bir çokları, bu sorunu olumsuz olarak görmüyor bile, bu dikkat dağıtıcıları ile yüzleşmek yerine, bunları sorunlardan kaçmak için kullanıyorlar.

Burada sorulması gereken temel soru şu: Bu dikkat dağıtıcı şeyler neye mal oluyor?

Akıllı telefonunuzun kısa bir taramasını yapmanız, zamanınızın ve enerjinizin çoğunu hangi uygulamaların tükettiğine dair bir fikir verecektir.

Sosyal medya “insanların fikirleri, içerikleri, düşünceleri ve ilişkileri çevrimiçi olarak paylaşma biçimi” olarak tanımlanabilir. Burada “sosyal medya” terimi fenomeni tanımlamak için kullanılırken, “sosyal medya araçları” teknolojileri ifade eder.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu: Hesabını Veremeyeceğimiz Hiçbir Konu Yok

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, 2024 Olimpiyat Oyunları’nı Paris’te takip etmesi üzerinden gelen eleştirilere ilişkin, “Biz orada İstanbul’u tanıtmak, anlatmak için bulunurken burada dakika dakika ne yaptığımıza ilişkin iftiralarla karşı karşıya kaldık” dedi ve ekledi:

“Bu lafların geçerliliği yok. Biz orada da ne yaptığımızı biliyoruz burada da ne yaptığımızı biliyoruz. Bu kirli dili kullananlara milletimiz gerekli dersi verip bulundukları yerden yollayanlara kadar doğruları anlatmaya devam edeceğiz. Biz işimize bakıyoruz. Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir konu yok.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB iştiraki İstanbul Konut İmar Plan Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin (KİPTAŞ) Kartal’daki temel atma töreninde açıklamalarda bulundu.

2024 Olimpiyat Oyunları’nı Paris’te takip etmesi nedeniyle yapılan eleştirilere yanıt veren Ekrem İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“4 gün Paris’teydik.. Olimpiyat oyunlarını izledik. Biz orada İstanbul’u tanıtmak, anlatmak için bulunurken burada dakika dakika ne yaptığımıza ilişkin iftiralarla karşı karşıya kaldık. Bu lafların geçerliliği yok. Biz orada da ne yaptığımızı biliyoruz burada da ne yaptığımızı biliyoruz. Bu kirli dili kullananlara milletimiz gerekli dersi verip bulundukları yerden yollayanlara kadar doğruları anlatmaya devam edeceğiz. Biz işimize bakıyoruz. Hesabını veremeyeceğimiz hiçbir konu yok.”

Paylaşın

İndus Vadisi Uygarlığına Ne Oldu?

MÖ 3. ve 2. binyıllar arasında, bugünkü Hindistan ve Pakistan’ın bulunduğu bölgede geliştiğine inanılan İndus Vadisi Uygarlığı, en gizemli antik kültürlerden biri olmaya devam ediyor.

Haber Merkezi / İndus Vadisi Uygarlığı yaklaşık 1.210.000 km2’lik bir alanı kaplıyordu. Karşılaştırma yapmak gerekirse, MÖ 3. binyılda Dicle ve Fırat arasında Mezopotamya uygarlığının işgal ettiği alan yaklaşık 65.000 km2 iken, eski Mısır uygarlığının ekili alanları, yani Nil Vadisi, yalnızca 34.440 km2’ydi.

1921 yılında Pakistan’ın Pencap eyaletinde Harappa ve 1922 yılında Sind eyaletindeki Mohenco-daro antik yerleşimlerinde bulunmuştur.

Bu iki kentin dışında yüzün üstünde kent, kasaba ve köyde hüküm sürdüğü bilinen İndus Uygarlığı’nın 250-500 kadar karakterden oluştuğu sanılan yazı dili henüz çözülememiştir.

İndus Irmağı’nın verimli ovalarında taşkınları önleyecek, daha verimli tarım yapılmasını sağlayacak teknikleri geliştiren uygarlık, İndus Vadisi boyunca yayılmıştır. Ağırlıklı olarak buğday, arpa, bezelye, pamuk ve susam tarımı yapılmaktadır ve kedi, köpek, sığır, kümes hayvanları, manda, domuz ve deve evcilleştirilmiştir. Fildişi takılardan, filin de evcilleştirilmiş olduğu anlaşılmaktadır.

Arkeolojik bulguların büyük bir bölümü, ince işlemeli mühürlerdir. Mühürlerde insan, hayvan ve Şiva figürleri kullanılmıştır. Bulgular, Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarıyla ticari ilişkilerde bulunulduğunu göstermektedir.

İndus Vadisi Uygarlığı’nın çöküşüne ilişkin farklı fikirler öne sürülüyor. Bazı tarihçiler istilaları öne sürerken, savaşa dair sınırlı kanıtlar, uygarlığın çöküşüne ilişkin aşırı nüfus ve iklim değişikliği ile kaynakların tükenmesi fikrini öne çıkarıyor. İklim değişikliği, yerleşim yerlerini harap etmiş, açlığa, hastalığa ve hata siyasi istikrarsızlığa yol açmıştır.

İndus Vadisi Uygarlığı’nın çöküşüne neyin veya nelerin sebep olduğu hala spekülasyon ve konuya ilişkin araştırmalar devam ediyor.

Paylaşın

Instagram Ne Zaman Açılacak? Bakandan “Son Düzlükteyiz” Açıklaması

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, erişimi engellenen Instagram’a ilişkin, “Çok ciddi aşama katettik. Son düzlükteyiz. Çok uzatmadan anlaşmayı umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Ücretsiz fotoğraf ve video paylaşım platformu Instagram ne zaman açılacak? Tüm gözler hükümete çevrilmişken Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’ndan son bir açıklama geldi. Uraloğlu, “Arkadaşlarımız anlık olarak Instagram ile görüşmeye devam ediyor. Son düzlükteyiz” ifadelerini kullandı.

Bakan Uraloğlu, Instagram’ın neden engellendiğine ilişin daha önce yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı: “Burada belli bir süreden beri gelen özellikle katalog suçlar dediğimiz suçlar noktasında bir istediğimiz adımları atmadıkları için. Katalog suçları nedir? Bir, Atatürk’e yapılan saldırılardır. Ondan sonra bahislerdir.

Kumar vesairedir. Cinsel içerikli suçlardır. Bunlarla ilgili çok defaatle bildirimler yaptık ama bunların yeterince karşılık bulmadığını görerek biz erişimine engel getirdik. Ondan sonra da toplantılar yapıldı ve karşı tarafa ilgili hassasiyetlerimizi daha net bir şekilde anlattık, anlatıyoruz.”

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), 2 Ağustos’ta Instagram’a erişim engeli getirdi. BTK’dan yapılan açıklamada, sosyal medya platformunun “katalog suçlara uymadığı” gerekçesiyle erişime kapatıldığı belirtildi.

Katalog suçlar, “İntihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama ve 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçlar” şeklinde sıralanıyor.

Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Dr. Ömer Fatih Sayan, “Kendilerine bildirilen suçlara karşı gereken adımları yerine getirmediler” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise 5 Ağustos’ta Instagram’ın kapatılmasına dair “Türkiye’nin haklı talepleri karşılanır, hassasiyetlerine saygı gösterilirse mesele zaten kendiliğinden hal yoluna girecektir” açıklamasında bulundu:

” Filistinli şehitlerin fotoğraflarına bile tahammül edemeyip anında yasaklayan, bunu da özgürlük olarak pazarlayan bir dijital faşizmle karşı karşıyayız.”

Cumhurbaşkanı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, Instagram’ın 31 Temmuz’da öldürülen Hamas lideri İsmail Haniye’ye taziye mesajlarını kaldırdığını söylemiş, platformu kınamıştı.

Paylaşın

Fazla Kilolu Musunuz? Kilo Vermek İçin Bu Egzersizleri Uygulayın

Kilo vermek istiyorsanız ve yüksek tempolu egzersizler istemiyorsanız, eklemlerinizi zorlamayacak veya mevcut rahatsızlıklarınızı daha da kötüleştirmeyecek birçok etkili egzersiz bulunmakta.

Haber Merkezi / İşte, fazla kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olabilecek bazı düşük tempolu egzersizler:

Yürüyüş: En basit ve en erişilebilir egzersizlerden biri olan yürüyüş, eklemlerinize çok fazla yük bindirmeden kalori yakmanıza ve kardiyovasküler sağlığınızı iyileştirmenize yardımcı olabilir. Günde 30 dakikalık tempolu yürüyüşler hedefleyin ve hızınızı veya sürenizi kademeli olarak artırmaya çalışın.

Bisiklet: Bisiklet sürmek eklemlerinize ek yük bindirmeden alt vücudunuzu hedef alan harika bir egzersizdir. Ayrıca genel sağlığınızı korumaya yardımcı olur.

Yüzme: Yüzme, mükemmel bir tüm vücut egzersizidir. Suyun kaldırma kuvveti vücudunuzdaki etkiyi azaltır ve bu da yüzmeyi eklem ağrısı veya hareket kabiliyeti sorunları olanlar için harika bir seçenek haline getirir.

Güç antrenmanı: Vücut ağırlığı squat, lunge ve direnç bandı egzersizleri gibi güç antrenmanı egzersizlerini dahil etmek kas yapmanıza ve metabolizmanızı hızlandırmanıza yardımcı olabilir. Etkiyi en aza indirmek ve faydaları en üst düzeye çıkarmak için yavaş ve kontrollü hareketlere odaklanın.

Yoga: Yoga sadece esnekliği ve dengeyi geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda güç oluşturmaya ve stresi azaltmaya da yardımcı olur.

Kürek çekme: Kürek makinesi, kollarınızı, bacaklarınızı ve gövdenizi hedef alan tam vücut egzersizidir. Eklemlerinize zarar vermeden kalori yakmanıza ve kaslarınızı güçlendirmenize yardımcı olabilecek düşük etkili bir egzersizdir.

Paylaşın