Yavaş Pişiricide Chili Mac, Malzemeleri, Hazırlanışı

Chili mac, sevdikleriniz için hazırlayacağınız bir akşam yemeğinde servis edebileceğiniz harika bir alternatif. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 200 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

325 gr dolmalık biber, doğranmış
400 gr kırmızı fasulye konservesi
400 gr pinto fasulye konservesi
400 gr siyah fasulye konservesi
400 gr küp doğranmış domates, suyu süzülmemiş

1 su bardağı rendelenmiş peynir
1/2 su bardağı tuzsuz sebze suyu
1/2 su bardağı acı domates sosu
1/2 su bardağı buharlaştırılmış süt
100 gr az yağlı krem ​​peynir
2 yemek kaşığı acı sos karışımı

1 yemek kaşığı mısır nişastası
1 çay kaşığı sarımsak tozu
1/2 çay kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı karabiber
5 su bardağı pişmiş tam buğday dirsek makarna
1/2 su bardağı dilimlenmiş yeşil soğan, ayrıca süslemek için biraz daha

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Biberi, fasulyeleri, domatesi, 1/2 su bardağı peyniri, suyu, acı domates sosunu, buharlaştırılmış sütü, krem ​​peyniri, acı baharatı, mısır nişastasını, sarımsak tozunu, tuzu ve karabiberi 6 litrelik yavaş pişiriciye koyun; iyice karıştırın. Kapağını kapatıp yüksek ateşte 3 saat pişirin.

Tencereyi kapatın; makarnayı karıştırın. Soğan ve kalan 1/2 su bardağı peyniri serpin. Üzerini örtün ve peynir eriyene kadar yaklaşık 5 dakika bekletin. İsterseniz servis etmeden önce ilave soğanlarla süsleyin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Mantar Ve Kara Lahana İle Makarna, Malzemeleri, Hazırlanışı

Mantar kara lahana ve nohutlu makarna, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. 

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 60 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

300 gr sarma makarna
Çeyrek su bardağı sızma zeytinyağı
2 büyük diş sarımsak, dilimlenmiş
Bir tutam kırmızı toz biber
8 su bardağı kıyılmış lahana

300 gr cremini mantarı, dörde bölünmüş
Çeyrek çay kaşığı kurutulmuş kekik
Çeyrek çay kaşığı tuz
Servis için rendelenmiş parmesan peyniri (isteğe bağlı)

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Makarnayı paket üzerindeki talimatlara göre pişirin. Pişirme suyundan 1 su bardağı ayırın ve süzün.

Bu arada, büyük bir tavada yağı orta ateşte ısıtın. Sarımsak ve ezilmiş kırmızı biberi ekleyin; bir kez karıştırarak, yaklaşık 1 dakika, hoş bir koku gelene kadar pişirin. Lahana, mantar, kekik ve tuzu ekleyin; sebzeler yumuşayana kadar, yaklaşık 5 dakika, ara sıra karıştırarak pişirin.

Makarnayı ve kaplamak için ayırdığınız suyu ekleyin; yaklaşık 1 dakika daha, birleşip ısınana kadar karıştırarak pişirin. İstenirse üzerine parmesan peyniri ekleyerek servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Domatesli Kremalı Somon Makarna, Malzemeleri, Hazırlanışı

Domatesli kremalı somon makarna, temel besin maddelerinin bir kombinasyonunu sağlayan sağlıklı ve lezzetli bir tarif. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 45 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

450 gr tam buğday sarmal makarna
Çeyrek su bardağı yağda kurutulmuş domates, doğranmış
1 büyük arpacık soğanı, ince kıyılmış
2 diş sarımsak, kıyılmış
Yarım su bardağı süt ve krema karışımı

Yarım su bardağı tuzsuz tavuk suyu veya sebze suyu
1 çay kaşığı tuz
1,5 su bardağı taze fesleğen yaprağı
300 gr pişmiş somon veya konserve somon, küçük parçalara ayrılmış
2 yemek kaşığı limon suyu
Çeyrek su bardağı kıyılmış taze maydanoz

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Bir tencere suyu kaynatın. Makarnayı paket üzerindeki talimatlara göre kıvamına gelene kadar haşlayın; süzün ve bir kenara koyun.

Bu arada, büyük bir yapışmaz tavada zeytinyağını orta-yüksek ateşte ısıtın. Arpacık soğanı ve sarımsağı ekleyin; arpacık soğanı saydamlaşana kadar sık ​​sık karıştırarak pişirin, yaklaşık 1 dakika. Güneşte kurutulmuş domatesleri, süt ve krema karışımını, suyu ve tuzu ekleyin. Orta – yüksek ateşte kısık ateşte pişirin. Ateşi orta seviyeye düşürün; ara sıra karıştırarak koyulaşana ve hafifçe azalıncaya kadar pişirin, 5 ila 7 dakika.

Makarnayı tavadaki domates karışımına ekleyin. Makarnayı eşit şekilde kaplamak için sürekli karıştırarak orta ateşte 2 dakika pişirin. Fesleğeni karıştırın, ateşten alın. Somonu ve limon suyunu yavaşça ekleyin ve karıştırın. Servis yapmadan önce üzerine maydanoz serpin. Afiyet olsun.

Paylaşın

Tavuk Tinga Tostadas, Malzemeleri, Hazırlanışı

Tavuk tinga tostadas, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

8 mısır tortillası
Pişirme spreyi
2,5 su bardağı tavuk tinga
500 gr fasulye püresi
Yarım su bardağı ufalanmış cotija peyniri
Yarım su bardağı kıyılmış taze kişniş

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Fırını önceden 175 derecede ısıtın. Tortillaları tek kat halinde bir fırın tepsisine dizin ve her iki tarafını da pişirme spreyi ile kaplayın. Bir kez çevirerek, yaklaşık 12 dakika çıtır çıtır olana kadar pişirin.

Bu arada, tavuk tinga ve fasulye püresini ayrı tavalarda ısıtın. Fasulye püresini tortillalara bölün, sonra her birinin üzerine 1/3 su bardağı tavuk ve 1 yemek kaşığı peynir ve kişniş koyun. Afiyet olsun…

Paylaşın

Pro Asyl’den “Türkiye” Raporu: Siyasi Davalar Maskaralığa Dönüştü

Pro Asyl’in sözcüsü Wiebke Judith, “Siyasi bağlantılı ceza davaları Türkiye’de bir maskaralığa dönüştü” ifadelerini kullanarak keyfi davaların ve cezaların ülkede gündelik bir durum haline geldiğini savundu.

Alman insan hakları örgütü Pro Asyl, Türkiye’deki yargı sürecine ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. İsimleri “güvenlik nedeniyle” açıklanmayan iki tanınmış hukukçunun yürüttüğü çalışmada, Türk yargısının hükümet karşıtı eleştirileri kısıtlamak için ceza davalarını kullandığı eleştirisinde bulunuluyor.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Pro Asyl’in sözcüsü Wiebke Judith, “Siyasi bağlantılı ceza davaları Türkiye’de bir maskaralığa dönüştü” ifadelerini kullanarak keyfi davaların ve cezaların ülkede gündelik bir durum haline geldiğini savundu.

Pro Asyl’e göre özellikle terörizmle ilgili suçlamalara dayanan davalarda hukukun üstünlüğü mütemadiyen ihlal ediliyor. Örgüt, rapora ilişkin açıklamasında gizli tanıkların oldukça yüzeysel ifadelerinin, kimi zaman yüzlerce kişinin mahkumiyetine neden olduğunu öne sürdü.

Açıklamada, “Savunma içinse bu tür ifadelerle başa çıkmak zor hatta imkansızdır. Avukatların iddiaları çürütmek için tanıkları sorgulama veya ek sorular sorma şansı bulunmamakta” denilerek bu durumun, iddia ve savunma arasındaki “eşitlik” ilkesinin ortadan kalktığını açıkça gösteren birçok örnekten sadece biri olduğuna dikkat çekildi.

Pro Asyl, ülkede yargı bağımsızlığının artık garanti altında olmadığı ve davalıların genel olarak adil yargılanma şanslarının azaldığı eleştirisinde bulundu.

2024’ün ilk yarısında Almanya’daki Federal Göç ve Mülteciler Dairesi’nde (BAMF) Türk vatandaşlarının yaptığı yaklaşık 16 bin iltica başvurusunun kayıtlara geçtiğine dikkat çeken örgüt, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da özellikle devlet kovuşturmasına hedef olan Kürtlerin bu başvuruların ezici çoğunluğunu oluşturduğunu belirtti.

Örgüt raporda ortaya konan bilgilerin Almanya’daki iltica karar süreçlerinde daha fazla dikkate alınmasını talep ederken sözcü Judith, “Federal Göç ve Mülteciler Dairesi bu gerçekliği kabul etmeli” ifadelerini kullandı.

Pro Asyl’in 140 sayfalık çalışmasının temelini Türk mahkemelerinin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarının yanı sıra Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu’nun raporları ile avukatlarla yapılan röportajlar oluşturdu.

İsviçre Mülteci Yardımı kuruluşunun da desteklediği ve finansal katkı sunduğu rapora Almanya’daki Amnesty International da mali destek verdi.

Paylaşın

İYİ Parti’de Bir İstifa Daha: Milletvekili Sayısı 30’a Düştü

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlere “hür ve müstakil” giren ve seçimlerde büyük bir hezimet yaşayan İYİ Parti’de İzmir Milletvekili Ümit Özlale, partisinden istifa ettiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Ümit Özlale’nin istifasının ardından İYİ Parti’nin TBMM’deki vekil sayısı 31’e düşütü.

Suların durulmadığı İYİ Parti’de İzmir Milletvekili Ümit Özlale, sosyal medya hesabı üzerinden, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Ümit Özlale, istifa etme gerekçesine ilişkin ise bir açıklama yapmadı.

Ümit Özlale kimdir?

28 Nisan 1972’de Almanya’da dünyaya gelen Ümit Özlale, 1995 yılında ODTÜ İktisat Bölümü’nden mezun oldu, doktorasını Ekonomi alanında 2001 yılında Boston College’de tamamladı.

Çeşitli üniversitelerde çalışan Prof. Dr. Özlale, 2003-2011 yılları arasında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nda akademik danışman olarak görev yaptı, 2020 Eylül ayında İYİ Parti Olağan Kurultayı’nda Genel İdare Kurulu üyesi olarak seçildi ve Kalkınma Politikaları Başkanı olarak göreve başladı.

Özlale, 14 Mayıs 2023 Genel Seçimleri’nde 28. Dönem İzmir Milletvekili seçildi. 2023 Haziran ayında İYİ Parti 3. Olağan Kurultayı’nda yeniden İYİ Parti Genel İdare Kurulu üyesi olarak seçilen Özlale, Kalkınma Politikaları Başkanlığı görevini sürdürdü.

Paylaşın

Erbakan’dan “Erken Seçim” Çağrısı

Ekonomik göstergelerin kötüyü gittiğini belirten YRP Lideri Fatih Erbakan, iktidara erken seçim çağrısı yaparak, “Bu şartlarda Türkiye’nin de milletin de 2028’e kadar dayanacak bir hali kalmamıştır” dedi ve ekledi:

“2025 sonu veya 2026 yılının ilkbaharında bir erken seçimin yapılması ve mutlaka milletin de artık açıkça dile getirdiği, 31 Mart’ta oylarıyla ortaya koyduğu bu değişimin mutlaka gerçekleşmesi gerekiyor.”

Kahramanmaraş Dulkadiroğlu Belediye Başkanı Mehmet Akpınar’ı ziyaret eden Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, burada yaptığı açıklamada, iktidara erken seçim çağrısında bulundu.

Fatih Erbakan, ülke ekonomisinin çok kötü durumda olduğunu bu nedenle de iktidarın değişmesinin gerektiğini belirterek, “Bu şartlarda Türkiye’nin de milletin de 2028’e kadar dayanacak bir hali kalmamıştır. 2025 sonu veya 2026 yılının ilkbaharında bir erken seçimin yapılması ve mutlaka milletin de artık açıkça dile getirdiği, 31 Mart’ta oylarıyla ortaya koyduğu bu değişimin mutlaka gerçekleşmesi gerekiyor” dedi.

Fatih Erbakan, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nu ziyaret ettikten sonra yaptığı açıklamada ekonomik göstergelerin kötüyü gittiğini söyleyerek, erken seçim çağrısında bulunmuştu:

“Bizler 2025 yılı içinde bir erken seçim yapılmasını tartışabilmeliyiz, konuşabilmeliyiz. Çünkü 2025 Mayıs’ta yeni ekonomi yönetimi 2 yılını, AK Parti iktidarı ise 23 yılını doldurmuş olacak. Rahmetli Erbakan Hocamız, ‘Bir pehlivanın mindere çıkışından durumu belli olur’ derdi, ‘Bir ekonomi yönetiminin, bir iktidarın ilk 100 gününden ne yapıp yapamayacağı belli olur’ diye ifade ederdi.

Haziran 2023 yılı itibarıyla göreve başlamışlar ve 2025 Haziran’ında 2 senesini doldurmuş olacak. O zamana kadar da herhangi bir iyileşme olmazsa ki, göstergeler olmayacağını gösteriyor. Öyleyse 2025 yılı içinde, sonbaharda belki bir erken seçimin olup olmaması konusunun tartışılması gereklidir diye düşünüyorum.”

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç da yakın zamanda yaptığı bir açıklamada, “Bu şartlar altında Türkiye’nin uzun süre devam etmesi mümkün değil. Görünen köy kılavuz istemez. Türkiye’nin erken seçime doğru ilerlediğini görüyoruz” demiş ve eklemişti: “2025 yılının sonbaharı olabilir, 2026 yılının ilkbaharı olabilir. Bu erken seçim kapıya dayanacaktır. Teşkilatlarımızı bu erken seçime hazırlıklı olmak için çağırıyoruz.”

Suat Kılıç, açıklamasının devamında, “2025 yılında 23 Kasım Pazar günü erken seçim için makul bir tarih olacaktır. 24 Kasım pazar günü öğretmenler günü. Seçimde okullar kullanıldığı için ve öğretmenler de resmi görevli olduğu için bu şekilde bir seçim planlaması Türkiye’nin gündemine gelebilir” ifadelerini kullanmıştı.

“Seçim zamanında olacak”

Muhalefetin erken seçim çağrılarını değerlendiren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise şu açıklamalarda bulunmuştu: “Önümüzdeki 3,5 yıl milletimize hizmet noktasında etrafımızdaki istikrarsızlıkları çok dikkatli takip ederek, Türkiye’nin istikrarını koruyarak, hizmet ve eser siyasetinde daha ileri adımlar atarak devam edeceğiz. Erken seçim olmayacak. Seçim zamanında olacak.”

Paylaşın

Yurtdışından 2 Milyar Dolarlık Gayrimenkul Alımı

Bir dönem yabancıya konut satışında rekor kıran Türkiye, şimdiler de yurt dışından en fazla konut alımı yapan ülkelerden biri konumuna geldi. Türkler, son bir yılda yurtdışından ortalama 2 milyar dolarlık gayrimenkul satın aldı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Temmuz ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini yayımladı.

BloombergHT’de yer alan habere göre; Temmuz ayında yurt içi yerleşiklerin yurt dışında gayrimenkul edimi 175 milyon dolar olarak kaydedildi.

Böylelikle 2023 Şubat ayından bu yana aylık bazda üç haneli yurt dışı gayrimenkul alım eğilimi Temmuz ayında da devam etti. Bu eğilimde en yüksek aylık rakam 213 milyon dolarla Mayıs ayında kaydedilmişti.

Temmuz ayı itibariyle gayrimenkul edinimlerinde yıllıklandırılmış olarak ise 2 milyar dolarlık rakama ulaşıldı. Geçen yılın tamamında yurt içi yerleşiklerin gayrimenkul edinimi 1,78 milyar dolar olarak kaydedilmişti.

Önceki yıllarda ise bu rakamlar oldukça düşük kalmıştı. 2019 yılında yaklaşık olarak sadece 200 milyon dolarlık yurt dışı gayrimenkul edinimi gerçekleşmişti.

Paylaşın

Türkiye’den ABD’ye “Güney Kıbrıs” Tepkisi

Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile savunma alanında anlaşma imzalayan ABD’ye tepki gösterdi. Türkiye, anlaşma ile Kıbrıs Türklerinin güvenliğinin tehlikeye atıldığı uyarısında bulundu.

Haber Merkezi / Konuya ilişkin Dışişleri Bakanlığı’ndan yayınlanan açıklamada, “ABD ile GKRY arasında savunma alanında işbirliğinin geliştirilmesi yönünde bir yol haritası imzalanmasını kınıyoruz” denildi.

Hafta başında ABD Savunma Bakanlığı Uluslararası Güvenlikten Sorumlu Müsteşarı Celeste Wallander ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Savunma Bakanı Vasilis Palmas ilişkilerde öncelikleri düzenleyen beş yıllık yol haritasına imza atmıştı.

Türkiye, Yunanistan ile birleşmeyi isteyen milliyetçilerin dönemin Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a darbe yapmasından beş gün sonra, 20 Temmuz 1974’te Ada’ya asker çıkardı.

Müdahale sonucu Ada 180 kilometre boyunca uzanan, genişliği beş metreden yedi kilometreye kadar değişen bir ara bölge ile birbirinden ayrıldı. O tarihten beri taraflar arasında bir başlayıp bir duraksayan uzlaşı görüşmelerinden sonuç alınamadı.

Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ile ABD arasında yapılan savunma anlaşmasına tepki gösterdi. Anlaşmanın “kınandığı” belirtilen Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, “KKTC makamlarının ortaya koyduğu haklı tepkiyi tümüyle destekliyoruz” denildi.

Bakanlığın internet sitesinden paylaşılan yazılı açıklamada Ankara ABD’yi “Kıbrıs Türk tarafının güvenliği hilafına adım atmakla” suçladı, anlaşmanın “Kıbrıs meselesine adil, kalıcı ve sürdürülebilir bir çözüm bulunmasını güçleştirdiği” kaydedildi.

Milli Savunma Bakanlığı Basın Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: “ABD ile GKRY arasında yapılan ‘Savunma İş Birliğine İlişkin Yol Haritası’ anlaşmasını şiddetle kınıyoruz.

Dışişleri Bakanlığımızın da ifade ettiği gibi; Kıbrıs Türk tarafının güvenliği hilafına atılan bu adımlar, ABD’nin Kıbrıs Adası’na yönelik tarafsız tutumuna zarar vermektedir. Bu kapsamda KKTC’yi yok sayan ve GKRY’yi adanın tek temsilcisi olarak gören yaklaşım gözden geçirilmelidir.

Ayrıca her fırsatta Ada’da adil ve kalıcı barıştan söz eden ABD’nin bu tutumunu, sergileyeceği tarafsız yaklaşım ile de ortaya koymasını bekliyoruz. Ada’da sürdürülebilir bir çözüm için tek gerçekçi yol ‘egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü’ temelinde işbirliğine dayalı bir ilişkiyle mümkündür.”

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden (KKTC) yapılan yazılı açıklamada ise “ABD savaş gemilerinin Ada’ya gerçekleştirdiği ziyaretler ile Rum kesimine silah ambargosunun kaldırılmasının Doğu Akdeniz’de tehlikeli sonuçları olabileceği” uyarısı yapıldı.

Açıklamada ayrıca, “Kıbrıs Türk halkı aleyhinde oluşabilecek bir tehdit unsuruna karşı her daim hazırlıklı olduğumuzu ve Anavatan Türkiye ile birlikte gerekli görülebilecek adımları atma hakkımızı saklı tuttuğumuzu da ifade etmek isteriz” ifadeleri yer aldı.

Hafta başında ABD Savunma Bakanlığı Uluslararası Güvenlikten Sorumlu Müsteşarı Celeste Wallander ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Savunma Bakanı Vasilis Palmas ilişkilerde öncelikleri düzenleyen beş yıllık yol haritasına imza atmıştı.

Türkiye, Yunanistan ile birleşmeyi isteyen milliyetçilerin dönemin Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a darbe yapmasından beş gün sonra, 20 Temmuz 1974’te Ada’ya asker çıkardı.

Müdahale sonucu Ada 180 kilometre boyunca uzanan, genişliği beş metreden yedi kilometreye kadar değişen bir ara bölge ile birbirinden ayrıldı. O tarihten beri taraflar arasında bir başlayıp bir duraksayan uzlaşı görüşmelerinden sonuç alınamadı.

Anlaşma neleri kapsıyor?

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) Savunma Bakanı Vassilis Palmas ve ABD’nin Uluslararası Güvenlik İşlerinden Sorumlu Savunma Bakan Yardımcısı Celeste Wallander Pazartesi günü imzaladıkları anlaşmayı, yıllardır uygulanan ABD silah ambargosunun 2022 yılında kaldırılmasının ardından “son yıllarda gelişen GKRY – ABD ilişkilerinde bir başka dönüm noktası” olarak niteledi.

Wallander ve Palmas görüşmenin ardından, “GKRY, Avrupa ve Doğu Akdeniz’de ABD’nin güçlü bir ortağıdır ve Avrupa, Kuzey Afrika ve Ortadoğu’nun kesişme noktasında önemli bir rol oynuyor” dedi.

ABD Savunma Bakanlığı’ndan 10 Eylül’de yapılan açıklamada, “Avrupa ve Doğu Akdeniz’in genel istikrarı ve güvenliği, Amerika ve GKRY için hayati önem taşımaktadır. Bu bölgedeki güvenlik zorluklarının karmaşıklığı ve gelişen doğası, barış, istikrar, demokratik ilkeler ve hukukun üstünlüğünün sağlanması için benzer düşünen ortaklar arasında savunma ve güvenlik konularında dikkatlilik, katılım ve yakın işbirliğini zorunlu kılmaktadır” denildi.

Wallander, “GKRY’nin Batı ile uyumlu olduğu açık” dedi. Palmas da, ülkesinin “ABD ile daha yakın, daha güçlü ve faydalı ikili savunma işbirliğine” doğru ilerlemeye devam edeceğini söyledi.

Yapılan ortak açıklamaya göre, anlaşma aynı zamanda “kötü niyetli eylemlerle” başa çıkma ve Rum ordusunun ABD güçleriyle daha sorunsuz çalışmasının yollarının güçlendirilmesi konularında birlikte çalışmayı öngörüyor.

ABD Savunma Bakanlığı, “İkili savunma işbirliği çabalarının bir yol haritası, insani krizlere müdahaleyi arttırmak ve iklim değişikliğinin ulusal güvenlik üzerindeki etkileri, kötü niyetli etkilere karşı koyma ve askeri kuvvetler arasında birlikte çalışabilirliği arttırma gibi temel güvenlik endişelerini daha iyi anlamak ve ele almak için bir çerçeve oluşturduğunu” açıkladı. Tüm çabanın bölgede istikrar, güvenlik ve refahın teşvik edilmesine yönelik olduğu belirtildi.

Paylaşın

AK Partili Taşkesenlioğlu, Naylon Faturayla Vergi Kaçırmış

Eski AK Parti Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’nun naylon faturalarla vergi kaçırdığı tespit edildi. Taşkesenlioğlu’nun ismi organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in “rüşvet ağı” iddialarıyla gündeme gelmişti.

Sedat Peker, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ve kardeşi Zehra Taşkesenlioğlu’nun Marka Yatırım Holding’in sahibi Mine Tozlu Sineren’den sermaye artırımı için 12 milyon TL rüşvet istediğini iddia etmişti.

Suç örgütü lideri Sedat Peker’in “rüşvet ağı” iddiaları ile gündem olan eski AK Parti Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’nun vergi kaçırdığı ortaya çıktı. AK Partili Taşkesenlioğlu, 2005 yılında Maya Araştırma Danışmanlık Eğitim Organizasyon Ticaret Limited Şirketi’ni kurdu. Taşkesenlioğlu, 29 Ekim 2019’da da bu şirketteki hisselerini devretti.

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı vergi müfettişleri 2022 yılında şirketi denetledi. 28 Haziran 2022 tarihli Vergi İnceleme Raporu’nda, Taşkesenlioğlu’nun şirket ortağı olduğu dönemde “Aztekin İnşaat Şirketi’nden sahte fatura kullandığı” belirtildi.

Raporda, “Aztekin İnşaat Şirketi’nden KDV hariç 100 bin TL, KDV dahil 118 bin TL tutarında sahte fatura kullanmıştır. Kullanılan sahte faturalara ait KDV’lerin indirim KDV’ler içindeki payı yüzde 30 dolayındadır. Bu da 18 bin TL’ye denk gelmektedir” denildi.

Müfettişler, Taşkesenlioğlu’nun şirketinin 2017 yılında da “Sahte fatura kullanarak” vergi kaçırdığını belirledi. Hazırlanan bir başka raporda da şu ifadelere yer verildi:

“Petek Temizlik Reklam Şirketi’nden sahte fatura kullandığı tespit edilmiştir. Petek Temizlik Şirketi’nin gerçek faaliyetinin komisyon karşılığı sahte belge düzenlemek olduğu, bu nedenle 2017, 2018 ve 2019 yıllarında düzenlediği tüm belgelerin gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmayan komisyon karşılığı düzenlenmiş sahte belgeler olduğu anlaşılmıştır. Sahte faturalarda yer alan 18 bin TL’lik KDV için bir kat vergi cezasının kesilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.”

Öte yandan Taşkesenlioğlı’nun sahte fatura kullandığı tespit edilen 2017 yılında asgari ücret bin 404 TL, 2018 yılında ise bin 603 TL’ydi.

BirGün’den İsmail Arı‘nın ulaştığı Zehra Taşkesenlioğlu da vergi müfettişleri tarafından daha önce sahini olduğu şirkete ceza kesildiğini doğrulayarak itiraf niteliğinde açıklamalar yaptı. Taşkesenlioğlu, “Evet iki, üç faturada bir takım hatalar buldular. Ben şirketi 2019’da boşandığım Ünsal Ban’ın şoförüne devrettim. Sonra da bu şirket bir başkasına devredildi. Sonra 80 bin TL gibi ceza geldi dediler gidip cezamı ödedim. Üç kuruş para için bana yine günlerce sövdüreceksiniz” dedi.

Öte yandan Taşkesenlioğlu’nun sahte fatura kullandığı ortaya çıkan şirketi ile milletvekili olduğu dönemde kamudan ihale aldığı da anlaşıldı. AKP döneminde İBB’den ve Eti Maden’den ihaleler aldığı öğrenildi. Şirketin, toplam 1 milyon 471 bin TL’lik 8 ayrı ihale kaydı bulunuyor.

Rüşvet iddiası

Taşkesenlioğlu’nun ismi organize suç örgütü lideri Sedat Peker’in “rüşvet ağı” iddialarıyla gündeme gelmişti. Peker, eski Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı Ali Fuat Taşkesenlioğlu ve kardeşi Zehra Taşkesenlioğlu’nun Marka Yatırım Holding’in sahibi Mine Tozlu Sineren’den sermaye artırımı için 12 milyon TL rüşvet istediğini iddia etmişti.

Rüşvet tartışmaları yargı gündemine taşınırken Taşkesenlioğlu soyadını taşıyan çok sayıda kişinin Erzurum’da kamu kurumlarında görev yapması dikkat çekmişti.

Paylaşın