İmamoğlu’ndan Avrupa Konseyi’nde “İkircikli Yaklaşım” Eleştirisi

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Avrupa Konseyi’nde yaptığı konuşmada, mülteci sorunu ilgili eleştirilerde bulunarak, “Üzülerek söylemem gerekir ki, uluslararası dayanışma hususundaki ikircikli yaklaşımlar, bu kavrama olan inancı derinden sarsmaktadır” dedi ve ekledi:

“Bunun en somut örneklerinden birine, biz, Türkiye olarak yakından şahit olmaktayız. Küresel bir sorun olan mülteci meselesine, özellikle Avrupa’nın yaklaşımı, tarihi bir mücadele sonucunda oluşturulan ve bugün hala hepimizin önem verdiği ve savunduğu demokratik değerleri zedeleyen bir noktaya gelmiştir. Düzensiz göç ve mülteci sorununun AB dışındaki ülkelere aktarılması ve Türkiye gibi, Avrupa sınırı dışındaki ülkelerde tutulmaya çalışılması, kalıcı bir politika haline gelmeye başlamıştır.”

Ekrem İmamoğlu, konuşmasını, “Bu konuda sergilenen tutum, küresel bir sorunu çözme arayışından ziyade, bu yükü belirli ülkelerin sırtına yükleme anlayışına dayanmaktadır. Daha da açık ifade etmem gerekirse, ‘Bu konuda Türkiye duvar olsun. Oradan geçmesin de ne olursa olsun’ politikası hem Türkiye’ye hem de insani açıdan mültecilere büyük bir haksızlıktır” sözleriyle sürdürdü.

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bu sene 30’ncı yıldönümünü kutlayan Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi’nde (YBYK) konuştu.

Cumhuriyet’in aktardığına göre; TBB olarak, Avrupa Konseyi ile yeni dönemde daha güçlü iş birlikleri geliştirme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bu buluşma, yalnızca yerel demokrasimizin gücünü göstermekle kalmıyor, aynı zamanda kıtamızın geleceğini şekillendirecek adımları atmak için bir fırsat sunuyor. Yerel yönetimlerin ve ulusal birliklerin sahip olduğu büyük potansiyelin yanı sıra, karşılaştıkları zorlukların da bilincinde olduğumu belirtmek isterim” dedi.

“Avrupa’nın dört bir yanından gelen siz değerli katılımcılarla ortak paydamız olan demokratik değerler, insan hakları, hukukun üstünlüğü ve çevresel sürdürülebilirlik gibi hayati konularda görüş alışverişinde bulunacak olmaktan mutluluk duyuyorum” diyen İmamoğlu, özetle şunları söyledi:

“Benim ‘İstanbul Modeli’ olarak adlandırdığım, uzlaşma kültürüne ve ortak akla dayanan yenilikçi anlayışımızı yaygınlaştırma amacındayız. İstanbul’da ortaya koyduğumuz katılımcı ve şeffaf yönetim anlayışımız çerçevesinde, akıllı şehircilik imkanlarını da kullanarak ürettiğimiz modelleri, Türkiye geneline yaygınlaştırarak, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın öngördüğü, vatandaşların kamu idaresine aktif ve doğrudan katılımını teşvik edeceğiz. Bu yaklaşımımızın temelleri, 2019 yılından bu yana ortaya koyduğumuz yeni belediyecilik anlayışına dayanmaktadır.

İlk defa İstanbul’un bütçesini, İstanbullularla birlikte yaptığımız ‘Bütçe Senin’ stratejik planımızı oluştururken uyguladığımız internet tabanlı anket yöntemi, İstanbul’a yeniden kazandırdığımız meydanlarda gerçekleştirdiğimiz yarışmalar ve halkoylamalarıyla bu temeli oluşturduk. Keza, İstanbul’u ve İstanbulluları ilgilendiren birçok konuda meslek örgütleri ve odalarla oluşturduğumuz diyalog masaları sayesinde, ortak akla dayanan çözümlere ulaştık.”

“Şimdi, bu temelden aldığımız kuvvetle, yerel demokrasinin ve çok boyutlu iletişimin iyi uygulamalarını TBB aracılığıyla, tüm ülkemize yaygınlaştırmayı önemli hedeflerimizden biri haline getirdik. Bunun yanı sıra, çevre dostu ve sürdürülebilir şehircilik politikalarının yerel yönetimlerimizin gündeminde merkeze oturtulması amacıyla; sürdürülebilir enerji, çevresel sürdürülebilirlik, akıllı ve yeşil altyapı projeleri geliştirmelerini teşvik edeceğiz.

Güçlü yerel demokrasi ve güçlü yerel yönetim hedefimize ulaşmak için, TBB olarak, halen atmamız gereken önemli adımlar var. Birliğimiz üyesi tüm belediyelerimizin bize verdiği bu sorumluluğu en iyi şekilde yerine getireceğiz. Yerel yönetimler olarak; toplumun nabzını tutan, onların beklentilerini en iyi şekilde anlayan ve bu beklentilere yanıt üreten kurumlarız.

Etkin yönetişimin ne kadar önemli olduğunun ortaya çıktığı pandemi sürecinde, yerel yönetimlerimizin hızlı ve esnek karar alma yeteneği, merkezi idare politikalarını tamamlayarak, vatandaşlarımıza etkin hizmet sunulmasını sağlamış ve üzerlerindeki yükü hafifletebilmiştir.”

“Geçtiğimiz yılın başında, Türkiye’de meydana gelen büyük deprem felaketi, tüm Türkiye’yi etkileyen bir trajedi haline geldi. Deprem sonrasında, Türkiye’nin dört bir yanındaki belediyeler, afet bölgesine yardım göndermek, kurtarma çalışmalarını desteklemek ve yaraları sarmak için olağanüstü bir dayanışma sergiledi. Belediyeler, bu dönemde yerel ihtiyaçları hızlıca tespit ederek, kriz yönetiminde etkin bir şekilde görev aldı. Bu da merkezi idare ve yerel yönetimler arasındaki iş birliğinin ve koordinasyonun ne denli önemli olduğunu ortaya koydu.

Biz de İBB olarak, bu süreçte kritik bir rol oynadık. Halen bölgede depremden etkilenen vatandaşlarımızın yaralarını sarmaya devam ediyoruz. Afet bölgelerine hızlı bir şekilde insani yardım malzemeleri, kurtarma ekipleri ve lojistik destek sağlayarak, depremzedelerin temel ihtiyaçlarını karşılamak için yoğun çaba sarf ettik. TBB olarak da bölgedeki belediyelerimizle koordineli bir şekilde faaliyetlerimizi sürdürerek, deprem bölgesindeki çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

“Çok düzeyli yönetişim ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi konusundaki tartışmalarımızın bir diğer önemli boyutu da uluslararası dayanışma.  Ancak, üzülerek söylemem gerekir ki, uluslararası dayanışma hususundaki ikircikli yaklaşımlar, bu kavrama olan inancı derinden sarsmaktadır. Bunun en somut örneklerinden birine, biz, Türkiye olarak yakından şahit olmaktayız.

Küresel bir sorun olan mülteci meselesine, özellikle Avrupa’nın yaklaşımı, tarihi bir mücadele sonucunda oluşturulan ve bugün hala hepimizin önem verdiği ve savunduğu demokratik değerleri zedeleyen bir noktaya gelmiştir. Düzensiz göç ve mülteci sorununun AB dışındaki ülkelere aktarılması ve Türkiye gibi, Avrupa sınırı dışındaki ülkelerde tutulmaya çalışılması, kalıcı bir politika haline gelmeye başlamıştır.

Bu konuda sergilenen tutum, küresel bir sorunu çözme arayışından ziyade, bu yükü belirli ülkelerin sırtına yükleme anlayışına dayanmaktadır. Daha da açık ifade etmem gerekirse, ‘Bu konuda Türkiye duvar olsun. Oradan geçmesin de ne olursa olsun’ politikası hem Türkiye’ye hem de insani açıdan mültecilere büyük bir haksızlıktır.”

“Ortaya çıkan bu tablo, kıtanın omuzlarına ahlaki bir yük ve sorumluluk yüklemektedir. Bu yük, sadece kaynakların dağılımında değil, aynı zamanda toplumsal dokunun zedelenmesine de sebep olmaktadır. Artan aşırılıklar, kamu hizmetlerindeki yetersizlikler ve yabancı düşmanlığının yükselişi, bu dengesizliğin yansımaları olarak hepimizin karşısına çıkmaktadır.

“Çözümler aramalıyız”

Oysaki, bu kısır döngüyü kırmanın yolu, göç veren ülkelerde ekonomik ve siyasi istikrarı sağlamaktan geçmektedir. O insanların doğdukları topraklarda onurlu bir yaşam sürebilmeleri, daha adil ve sürdürülebilir bir geleceğin kapısını aralayacaktır. Bu konuda sorumluluk almalıyız. Artık, bu adaletsiz politikadan vazgeçip, çözümün kaynağında aranması ve yükün paylaşılması vakti gelmiştir. Eğer küresel sorunlar karşısında etkin bir uluslararası dayanışma oluşturmak istiyorsak; savaş, çatışma ve iç karışıklıklar karşısında daima birlikte hareket etmeli, çözümler aramalıyız.”

“Avrupa’nın, özellikle Ukrayna Savaşı’na karşı gösterdiği güçlü dayanışma, bu tür krizlerde nasıl birleşebileceğimizi göstermesi açısından önemli bir örnek teşkil etmektedir. Ancak, üzülerek ifade etmeliyim ki, benzer bir dayanışmayı, Filistin’deki sivil katliamlar karşısında, o duyarlılığı ve kararlılığı göremedik ve gösteremedik. Avrupa’nın ve uluslararası toplumun, her coğrafyada yaşanan insanlık dramlarına aynı ölçüde tepki vermesi, evrensel adalet ve insan hakları ilkelerinin korunması açısından da elzemdir.

Vicdanımızı, her türlü zulme karşı aynı şekilde seferber etmeli ve her insan acısına eşit derecede sahip çıkmalıyız. Bu kriz süreçlerinde, yerel yönetimler olarak, olumlu bir sınav verdiğimizi açıkçası düşünüyorum, ama gerekli olduğu noktalarda da aynı biçimde kriz süreçlerine duyarlılık gösterme konusunda, bazen aksaklıklar yaşandığımızı ifade etmek isterim.”

“Gerek Ukrayna’da gerek Filistin’de, yerel yönetimlerin aldığı inisiyatifler, uluslararası dayanışmanın dönem dönem en güçlü örneklerini hissettirmiştir. Bu da her yerel yönetimin gurur duyacağı bir ortamı yaratmıştır. Türkiye olarak şunu belirtmek isterim; Ukrayna’nın toprak bütünlüğünü savunuyoruz ve barışın bu prensip içerisinde inşa edilmesi gerektiğini mutlak düşünüyoruz.

Filistin’de de Filistinlilerin uzun yıllardır devam eden hak mücadelelerini ve iki devletli çözümü savunuyoruz. Şiddetin her türlüsüne karşı olduğumuzu, özellikle ifade ediyorum. Ancak, Filistin halkına yönelik katliamlar ve bunların durdurulmaması, hepimiz için gerçekten büyük bir utanç kaynağıdır. Buradan çatışmaların bir an önce sona ermesi ve kalıcı barışın tesis edilmesi için, dayanışma içerisinde ortak adımlar atmamız gerektiğini de bir kez daha vurgulamak isterim.”

Paylaşın

“Erdoğan, Yatırım İçin Büyük Şirketlerle Görüşecek” İddiası

Erdoğan’ın, Eylül ayının son haftasında, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu ile aynı zamana denk gelen en az dört etkinlikte, yatırım için büyük şirket yöneticileriyle görüşeceği öne sürüldü.

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar ile Sanayi Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın da Türk Amerikan İs Konseyi (TAİK) ve Citigroup tarafından düzenlenen görüşmelere ev sahipliği yapacağı iddia edildi.

Birleşik Krallık merkezli ekonomi gazetesi Financial Times’ın haberine göre, Erdoğan ve beraberindeki heyet, Eylül ayının son haftasında BM Genel Kurulu ile aynı zamana denk gelen en az dört etkinlikte yatırımcıları ve şirket yöneticilerini etkilemeye çalışacak.

Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) ve planlar hakkında bilgi sahibi olan diğer bazı kişilere dayandırılan haberde, katılımcı listesinde Wall Street bankaları JPMorgan ve Goldman Sachs’tan üst düzey yöneticiler de yer alıyor.

Goldman, ertesi gün alt Manhattan’daki merkezinde, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ve Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan’ın konuşmalarının yer aldığı bir Türk yatırım konferansına ev sahipliği yapacak. İstanbul’da listelenen şirketlerin de etkinliğin yan etkinliklerinde yatırımcı toplantıları düzenlemesi bekleniyor.

Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar ile Sanayi Bakanı Mehmet Fatih Kacır da TAİK ve Citigroup tarafından düzenlenen görüşmelere ev sahipliği yapacak. Habere göre; JPMorgan, Goldman ve Citi konuya ilişkin yorum yapmayı reddetti.

(Kaynak: BloomberHT)

Paylaşın

Daha Sağlıklı Saçlar İçin 10 İpucu

Sağlam bir saç bakım rutini, görünümünüzde ve hislerinizde önemli bir fark oluşturabilir. Amacınız ister sade görünmek ister profesyonel bir imaj oluşturmak olsun, uygun saç bakımına olan ihtiyacınız yadsınamaz.

Haber Merkezi / Peki, vücudunuzun ışıltısıyla uyumlu, gür ve sağlıklı saçlara nasıl kavuşabilirsiniz? İşte saç rutininizi dönüştürmenize yardımcı olacak 10 ipucu:

Doğru şampuan ve saç kremini seçin: Temel saç bakımı ipuçlarından biri doğru şampuan ve saç kremini seçmektir. Saç tipinize uygun ürünler kullanın; yağlı, kuru veya herhangi bir kombinasyon. Daha sağlıklı saçlar için paraben ve sülfat içermeyen seçenekleri tercih edin.

Saçınızı düzenli olarak yıkayın: Saçınızı düzenli yıkamak, kir ve yağdan arınmasına yardımcı olur. Ancak aşırı yıkama, saçınız için hayati öneme sahip yağların yok olmasına neden olabilir. Saçınızı haftada iki ila üç kez yıkamaya çalışın.

Ilık su kullanın: Sıcak su hoş olsa da saçınıza zarar verebilir. Saçınızı kurutur ve kırılgan hale getirir, doğal yağları yok eder. Bunun yerine saçınızı ılık suyla yıkamaya çalışın.

Isıyla şekillendirme aletlerinden kaçının: Saç kurutma makineleri, düzleştiriciler ve maşaların aşırı kullanımı, saçınıza ciddi şekilde zarar verebilir. Bunları kullanmanız gerekiyorsa, önce ısı koruyucu sprey sıkarak hasarı en aza indirin. Saçınızı sağlıklı tutmak için, mümkün olduğunca kendi kendine kurumasına izin verin.

Düzenli saç kesimi: Saçınızın düzgün ve sağlıklı görünmesi için düzenli saç kesimi yaptırmak önemlidir. Sık sık saç kesimi yaptırmak, kırık uçlardan kurtulmanıza ve daha fazla hasarı önlemenize yardımcı olur.

Dengeli beslenin: Beslenmeniz saçınızın durumu üzerinde doğrudan etkilidir. Vitamin ve mineraller açısından zengin dengeli bir beslenme saç büyümesini ve gücünü destekler.

Su içmeye devam edin: Sağlıklı saçlara sahip olmak nemlendirmeyi gerektirir. Yeterli su almak saç derinizi sağlıklı tutar ve saçlarınızın güçlü ve parlak görünmesini sağlar. Saçınızın sağlığına içeriden dışarıya yardımcı olmak için her gün yeterli su içmeyi hedefleyin.

Saç derinize masaj yapın: Saç derinize düzenli olarak masaj yapmak saçlarınızın çok daha sağlıklı olmasına yardımcı olur. Saç derinize masaj yapmak saç köklerine kan akışını teşvik eder, saç büyümesini ve köklerin güçlenmesini destekler.

Haftada birkaç kez, beş ila on dakika boyunca parmak uçlarınızla dairesel hareketlerle saç derinize yumuşak bir şekilde masaj yapın. Masaj sırasında, nane veya biberiye gibi uçucu yağlar kullanabilirsiniz.

Saç yağı veya serumu kullanın: Özellikle saçlarınız kuru veya kıvırcıksa, saç bakım rutininize saç yağı veya serumu eklemek büyük bir etki yaratabilir.

Saç spa tedavisini düşünün: Saç spası bakımı saçınızın en doğal şekilde görünmesini sağlayacaktır. Saçınızın durumunu korumak için her ay kendinize bir saç spası yaptırın.

Paylaşın

Manyetik Yüz Maskeleri Gerçekten İşe Yarıyor Mu?

Manyetik yüz maskeleri, iki şey dışında diğer maskeler gibidir: demir içerirler ve mıknatısla çıkarılırlar. Evet yanlış okumadınız, buzdolabınızın üzerindeki mıknatıslar gibi.

Haber Merkezi / Bu yüz maskelerinin, kirleri çektiği, cilde enerjik bir görünüm kazandırdı ve yaşlanma belirtilerini azalttığı iddia ediliyor.

Manyetik yüz maskeleri, tıpkı geleneksel yüz maskeleri gibi antioksidan, vitamin ve sağlıklı yağlar içerir.

Ancak bahsettiğimiz gibi, manyetik maskeyi öne çıkaran şey, aynı zamanda minik metal parçacıkları içermesi ve cildin hemen üzerinde hareket ettirilen küçük bir mıknatıs ile çıkarılmasıdır.

Metal ve mıknatısın cilt için neden iyi olduğunu merak ediyor olabilirsiniz. Bu yüz maskesinin, cildin kendini iyileştirme özelliğini geliştiren küçük bir mikro akım oluşturduğu öne sürülüyor.

Manyetik yüz maskesinin en büyük dezavantajı, oldukça yüksek bir fiyata satılıyor olmasıdır.

Manyetik yüz maskesi nasıl kullanılır?

Manyetik yüz maskelerinin dünyasına dalmaya karar verirseniz, nasıl uygulanacağını ve çıkarılacağını bilmeniz gerekir.

İlk önce, temiz bir sayfa ile başlayın. Yüzünüzün temiz ve tamamen kuru olduğundan emin olun. Ardından, parmaklarınızı veya maske kitinizde bulunan minik spatulayı kullanarak gri – siyah maskeyi yüzünüze yayın.

Tıpkı diğer maskeler gibi, birkaç dakika yüzünüzde bekleteceksiniz. Kullandığınız maskenin üzerindeki talimatları kontrol edin, ancak genellikle manyetik yüz maskeleri için bu adım yaklaşık 5 veya 10 dakikadır.

Maskeyi yüzünüzden manyetik olarak çıkarma zamanı geldiğinde, hatırlamanız gereken önemli bir şey var; yıkamayın!

Temizliği kolaylaştırmak için mıknatısı bir veya iki kat mendile sarın. Ardından mıknatısı cildinizin hemen üzerinde tutun ve maskeyi yüzünüzden çekmesini izleyin.

Maskeyi çıkardıktan sonra, muhtemelen cildinizde bir film hissedeceksiniz, bu normal. Manyetik yüz maskesi, geride bir antioksidan ve sağlıklı yağ tabakası bırakır, bunları yıkamamalısınız!

Öyleyse herkesin yanıtlanmasını istediği ilk soruya dönelim: manyetik yüz maskeleri gerçekten işe yarıyor mu

Herhangi bir maske gibi, daha pürüzsüz bir cilt elde etmenize yardımcı olacaktır. Manyetik yüz maskeleri hemen hemen her cilt tipi için güvenli şekilde kullanılabilir.

Paylaşın

Fırında Tavuk Kabak Ve Kremalı Makarna, Malzemeleri, Hazırlanışı

Akşam yemeği vakti geldi ama henüz uygun bir yemek tarifi bulamadınız mı? Fırında tavuk kabak ve kremalı makarna, akşam yemeği için ideal bir tarif. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 50 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

300 gr tam buğday penne makarna
200 gr az yağlı krem ​​peynir
¾ su bardağı rendelenmiş mozzarella peyniri
⅓ su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
2 çay kaşığı dijon hardalı
1 tatlı kaşığı rendelenmiş limon kabuğu

½ çay kaşığı ezilmiş kırmızı biber
½ çay kaşığı tuz, bölünmüş
¼ çay kaşığı öğütülmüş karabiber
1 su bardağı yarı yarıya
2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı

¾ su bardağı doğranmış soğan
2 büyük kabak, uzunlamasına dörde bölünmüş ve dilimlenmiş
1 tatlı kaşığı rendelenmiş sarımsak
2 su bardağı rendelenmiş tavuk
2 yemek kaşığı doğranmış taze fesleğen, ayrıca süslemek için biraz daha

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Fırını 200 derecede ısıtın. Bir fırın kabını pişirme spreyi ile yağlayın. Büyük bir tencerede suyu kaynatın, makarnayı paket üzerindeki talimatlara göre pişirin, iyice süzün.

Bu arada, büyük bir kasede krem ​​peynir, 1/4 su bardağı mozzarella peyniri, parmesan peyniri, hardal, limon kabuğu rendesi, ezilmiş kırmızı biber, 1/4 çay kaşığı tuz ve karabiberi birleştirin. Yavaş yavaş yarım yağlı kremayı ekleyin ve birleşene kadar sürekli karıştırın.

Orta – yüksek ateşte yağı ısıtın, soğanı ve kalan 1/4 çay kaşığı tuzu ekleyin, sık sık karıştırarak yumuşayana kadar yaklaşık 4 dakika pişirin. Kabak ve sarımsağı ekleyin; kabak yumuşayana ve bazı yerleri kızarana kadar ara sıra karıştırarak pişirin, 8 ila 10 dakika; ocaktan alın.

Krem peynir karışımını, makarnayı, tavuğu ve fesleğeni ekleyin; birleşinceye kadar karıştırın. Hazırlanan fırın kabına aktarın; kalan 1/2 su bardağı mozzarellayı eşit şekilde serpin. Folyo ile örtün; yaklaşık 20 dakika iyice ısınana kadar pişirin. İsterseniz ek fesleğen yapraklarıyla süsleyin; ılık servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Safranlı Kırmızı Mercimek Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sevdikleriniz için iyi bir çorba tarifi mi arıyorsunuz? Safranlı kırmızı mercimek çorbası aradığınız çorba tarifi olabilir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 40 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

3 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
2 orta boy havuç, incecik doğranmış
2 sap kereviz, incecik doğranmış
1 büyük soğan, incecik doğranmış
3 diş sarımsak, kıyılmış

1 yemek kaşığı domates salçası
Yarım çay kaşığı öğütülmüş kimyon
Çeyrek çay kaşığı ezilmiş safran telleri
Çeyrek çay kaşığı öğütülmüş zerdeçal
4 su bardağı tavuk suyu

1,5 su bardağı su, artı gerektiği kadar
450 gr kırmızı mercimek (2 su bardağı)
150 gr ıspanak, iri kıyılmış
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
Süslemek için sade yoğurt ve kıyılmış taze nane

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Büyük ve kalın bir tencerede orta ateşte yağı ısıtın. Havuç, kereviz ve soğanı ekleyin ve yumuşamaya başlayana kadar 7 ila 10 dakika pişirin. Sarımsak, domates salçası, kimyon, safran ve zerdeçalı ekleyip 1 dakika pişirin.

Tavuk suyu, su, mercimek, ıspanak, tuz ve karabiber ekleyin, kaynamaya bırakın. Kaynamaya devam etmesi için ısıyı ayarlayın, örtün ve mercimek ve sebzeler yumuşayana kadar, yapışmasını önlemek için gerektiği kadar karıştırarak 15 ila 20 dakika pişirin. İstenirse daha fazla su ekleyin. Dilerseniz yoğurt ve nane ile süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun…

Paylaşın

Brokoli Ve Hamsili Makarna, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sağlıklı ve lezzetli bir yemek tarifimi arıyorsunuz, brokoli ve hamsili makarnayı deneyin. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
6 hamsi filetosu
4 diş sarımsak, ince dilimlenmiş
Bir tutam kırmızı toz biber
125 gr ıspanak
200 gr tam buğday burma makarna

1 brokoli, ayıklanmış ve iri kıyılmış
Çeyrek su bardağı kıyılmış taze maydanoz
Çeyrek çay kaşığı tuz
Yarım su bardağı kıyılmış, kavrulmuş badem
100 gr ufalanmış keçi peyniri
Süslemek için limon kabuğu rendesi

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Büyük bir tencerede suyu kaynatın. Bu arada, büyük bir tavada yağı orta ateşte ısıtın. Hamsi, sarımsak ve ezilmiş kırmızı biberi ekleyin; hamsileri tahta bir kaşığın arkasıyla bastırarak parçalayın ve yaklaşık 2 dakika hoş bir koku gelene kadar pişirin. Ispanağı 2 parti halinde ekleyin ve ara sıra karıştırarak, hafifçe solana kadar yaklaşık 1 dakika pişirin. Ateşten alın ve sıcak tutmak için üzerini kapatın.

Kaynayan suya makarna ve brokoli ekleyin ve yumuşayana kadar 3 ila 5 dakika pişirin. Pişirme suyundan 1 su bardağı ayırın. Makarnayı ve sebzeleri süzün ve tavaya aktarın; karıştırın, istenilen kıvama gelene kadar ayrılmış sudan ekleyin. Maydanoz ve tuzla karıştırın ve badem ve keçi peyniriyle süsleyerek servis edin. İsterseniz limon kabuğu rendesiyle süsleyin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Sucuk Ve Kale Salatası İle Barbunya, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sucuk ve kale salatası ile barbunya, temel besin maddelerinin bir kombinasyonunu sağlayan sağlıklı ve lezzetli bir tarif. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 150 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

450 gr barbunya fasulyesi (yaklaşık 2 su bardağı), bir gece suda bekletilmiş
300 gr sucuk, kabuğu çıkarılmış
1 orta boy soğan, küp küp doğranmış
3 diş sarımsak, kıyılmış
1,5 çay kaşığı tuz

Çeyrek çay kaşığı öğütülmüş karabiber
6 su bardağı çok ince doğranmış lahana
1,5 yemek kaşığı limon suyu
1 küçük havuç, rendelenmiş
2 yemek kaşığı kavrulmuş kabak çekirdeği

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Islatılmış fasulyeleri süzün, yıkayın, büyük bir tencereye koyun ve en az 5 cm kadar su ekleyin, yüksek ateşte kaynatın, ısıyı ayarlayın ve yumuşayana kadar 1 ila 1,5 saat pişirin. Pişirme sıvısından 2 su bardağı ayırın ve fasulyeleri süzün.

Orta ateşte tencerede sucuk, soğan ve sarımsağı, soğan ve sarımsak yumuşayana kadar sık ​​sık karıştırarak sucuğu parçalayın, 8 ila 12 dakika pişirin, kalan pişirme sıvısını ekleyin, kahverengi parçaları kazıyın. Fasulyeleri, 3/4 çay kaşığı tuzu ve karabiberi ekleyin, yüksek ateşte kaynatın, ateşi orta – düşük seviyeye düşürün, üzerini kapatın ve 10 dakika pişirin.

Bu arada, lahanayı büyük bir kaseye koyun, üzerine limon suyu gezdirin ve kalan 3/4 çay kaşığı tuzu serpin, lahanayı solana ve koyu yeşil olana kadar masaj yapın. Havuç ve kabak çekirdeği ekleyin; iyice karıştırın, fasulyeleri lahana salatasıyla birlikte servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Karidesli Kremalı Makarna, Malzemeleri, Hazırlanışı

Karidesli kremalı makarna, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

200 gr tam buğday penne makarna
5 diş sarımsak, dilimlenmiş
4 su bardağı su
2 su bardağı brokoli çiçeği
1 adet küçük kırmızı dolmalık biber, küp küp doğranmış

Yarım çay kaşığı kosher tuzu
Çeyrek çay kaşığı öğütülmüş karabiber
1 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri
300 gr karides, kabukları soyulmuş, bağırsakları alınmış ve ikiye veya üçe bölünmüş
4 su bardağı ıspanak
1,5 su bardağı cherry domates, ikiye bölünmüş

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Makarnayı, sarımsağı ve suyu büyük, yüksek kenarlı bir tavada birleştirin. Orta – yüksek ateşte kaynatın; ateşi kısın ve hafif bir kaynama sağlayın ve sık sık karıştırarak 8 dakika pişirin.

Brokoli, dolmalık biber, tuz ve karabiber ekleyin; sebzeler ve makarna yumuşayana kadar sık ​​sık karıştırarak yaklaşık 5 dakika daha pişirin. Ateşi kısın ve her seferinde birkaç yemek kaşığı parmesan ekleyin, makarna iyice kaplanana kadar her eklemeden sonra karıştırın.

Karides ve ıspanağı karıştırın; ıspanak solana ve karides pişene kadar sürekli karıştırarak yaklaşık 5 dakika pişirin. Ateşten alın ve domatesleri karıştırın, hemen servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Fas Usulü Tavuk Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sağlıklı ve lezzetli bir çorba tarifi mi arıyorsunuz? Fas usulü tavuk çorbası tarifini deneyin. Bu çorba, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 100 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

1 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
900 gr tavuk kanadı
2 orta boy soğan, incecik doğranmış
2 çay kaşığı öğütülmüş zerdeçal
1 çay kaşığı tuz

Yarım çay kaşığı karabiber
6 su bardağı su
1 su bardağı kuru nohut, bir gece suda bekletilip suyu süzülmüş
2 büyük beyaz patates, soyulmuş ve küp küp doğranmış
2 orta boy domates, rendelenmiş

1,5 yemek kaşığı domates salçası
100 gr tam buğday makarna, küçük parçalara bölünmüş
3 yemek kaşığı kıyılmış taze maydanoz, ayrıca süslemek için biraz daha

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Büyük bir tencerede yağı orta – yüksek ateşte ısıtın. Tavuk kanatlarını, soğanları, zerdeçalı, tuzu, karabiberi ve safranı ekleyin. Tavuk hafifçe kızarana ve soğanlar yumuşayana kadar ara sıra karıştırarak 7 ila 10 dakika pişirin, su ve nohutları ekleyin ve kaynatın.

Ateşi orta – düşük seviyeye düşürün, üzerini kapatın ve 40 dakika kısık ateşte pişirin. Patates, domates ve salçayı ekleyin ve ateşi orta – düşük seviyeye düşürün, tavuk, nohut ve patatesler tamamen pişene kadar 15 ila 20 dakika kısık ateşte pişirin. Makarnayı ve maydanozu ekleyin. Makarna yumuşayana kadar yaklaşık 8 dakika pişirin. İsterseniz daha fazla maydanozla süsleyin. Afiyet olsun…

Paylaşın