Süper Lig: Trabzonspor’dan Kritik Galibiyet

Süper Lig’in 8. haftasında Trabzonspor, Trabzon Şehir Stadyumu’nda konuk ettiği Beşiktaş’ı 2-0 mağlup etti. Karşılaşmada ev sahibi takımın gollerini 21. dakikada Ozan Tufan, 71. dakikada Mohamed Salah attı.

Trabzonspor bu sonuçla puanını 16’ya yükseltirken Beşiktaş 15 puanda kaldı.

Thomas Reis: Ayaklarımız yere basmalı

Trabzonspor Teknik Direktörü Thomas Reis, maçın ardından yaptığı açıklamada iki takımın da gol fırsatları yakaladığını belirtti.

Reis, takımının karşılaşmayı daha erken bitirebilecek pozisyonlar bulduğunu, Beşiktaş’ın da gol atabileceği anlar yaşadığını söyledi. Üst üste alınan galibiyetlere rağmen temkinli olunması gerektiğini ifade eden Reis, her maçta puan kazanmanın zor olduğunu dile getirdi.

Takım içindeki dayanışmaya ve taraftar desteğine değinen Alman teknik direktör, oyuncularının sahada birbirleri için mücadele ettiğini belirtti. Reis, yoğun maç takvimi nedeniyle kısa aralıklarla karşılaşmalara çıktıklarını da sözlerine ekledi.

Vincenzo Italiano: Orkun’un eksikliğini hissettik

Beşiktaş Teknik Direktörü Vincenzo Italiano, maç sonrası değerlendirmesinde takımının performansından memnun olduğunu ancak sonucun bunu yansıtmadığını söyledi.

Trabzonspor karşısında topa sahip olduklarını ve rakip ceza sahasına girdiklerini belirten Italiano, bazı pozisyonlarda doğru kararlar veremediklerini ifade etti. Takımın son paslarını ve son vuruşlarını geliştirmesi gerektiğini kaydeden teknik direktör, deplasman maçlarında yaşanan puan kayıplarına da dikkat çekti.

Orkun Kökçü’nün yokluğunun hissedildiğini belirten Italiano, oyuncunun liderlik özelliklerinin yanı sıra son pasları, bitiriciliği ve oyun görüşünün takım açısından önemli olduğunu söyledi. İtalyan teknik adam, deplasman performansındaki sorunların antrenmanlarla giderilmesi gerektiğini ifade etti.

Paylaşın

Özgür Özel: Bir Ay Önce Seçim Yapılmasını Kabul Etmeyiz

Seçimlerin, mart ayında yapılmasının gündeme gelmesi durumunda konuyu parti kurullarıyla değerlendirebileceklerini söyleyen Özgür Özel, bir ay önce seçim yapılmasını kabul etmeyeceklerini vurguladı.

Halkların Demokrasi ve Eşitlik Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i ziyaret etti. Yaklaşık iki saat süren görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında demokrasi, demokratikleşme adımları ve erken seçim tartışmaları gündeme geldi.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, beraberlerindeki grup başkanvekilleri Sezai Temelli ve Gülistan Kılıç Koçyiğit ile saat 12.30 sıralarında YENİ Parti Genel Merkezi’ne geldi. Heyeti, YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir karşıladı.

Yaklaşık iki saat süren görüşmenin ardından Özgür Özel ve DEM Parti eş genel başkanları ortak basın toplantısı düzenleyerek görüşmeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti heyetine ziyaretleri dolayısıyla teşekkür ederek demokrasinin güçlenmesinde muhalefetin rolüne dikkat çekti.

Bir ülkede demokrasinin varlığının, muhalefetin görevini özgürce yerine getirebilmesine bağlı olduğunu belirten Özel, iktidarın bu konuda katkı sunmadığını savundu. Muhalefet partilerinin kendi aralarındaki diyaloğu sağlıklı biçimde sürdürmelerinin ve ülkenin temel meselelerini birlikte ele almalarının önemini vurguladı.

Çatışmaların bir daha yaşanmamak üzere sona erdirilmesinin kimseye zarar vermeyeceğini ifade eden Özel, demokratikleşme adımlarının atılması gerektiğini söyledi.

TBMM’de temsil edilen siyasi partilerin imzasını taşıyan komisyon raporunun demokratikleşmeye ilişkin bölümüne işaret eden Özel, bu konuda Meclis’teki tüm siyasi aktörlerin sorumluluk alması gerektiğini belirtti.

Özel, seçilmiş siyasetçilerin cezaevinde tutulduğunu, kayyum uygulamalarının sürdüğünü ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmadığını dile getirdi. Anayasa Mahkemesi kararlarının hayata geçirilmemesini de eleştiren Özel, muhalif seslere yönelik erişim engellerine ve Halk TV’nin bant yayın yapmak zorunda kalmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Basın toplantısında, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un erken seçim tartışmalarına ilişkin tarih veren açıklamaları da soruldu.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, erken seçim konusunda şu aşamada partilerinin gündeminde bir hazırlık bulunmadığını belirterek, seçim kararı alınması hâlinde DEM Parti’nin sürece hazır olduğunu söyledi.

Bakırhan, “Biz cevap vermek için siyasetçileri muhatap alıyoruz. Biz sokakta siyaset yapan bir siyasi partiyiz. Seçim kararı alınırsa en hazır partilerden biriyiz ama şu an öyle bir gündemimiz yok” dedi.

Özgür Özel ise erken seçim kararının TBMM’de alınması gerektiğini belirterek Meclis’teki sandalye dağılımına dikkat çekti. AKP’nin 280 milletvekiline sahip olduğunu, MHP’nin desteğine rağmen seçim kararı için gerekli desteğin önemini koruduğunu ifade eden Özel, seçimlerin bir ay öne alınmasına karşı olduklarını söyledi.

Özel, “Sayın Uçum o zaman o tarihi kimden aldığını açıklasın” diyerek erken seçim tarihine ilişkin açıklamaların kaynağının netleştirilmesini istedi. Özel, siyasi partilere yönelik olası müdahalelere de değinerek iktidarın kendisini Meclis’in üzerinde gördüğünü savundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı ve seçim takvimine ilişkin sorular üzerine Bakırhan, Türkiye’nin yoksulluk ve yolsuzluk gibi önemli sorunları bulunduğunu belirtti. Seçim konusunun gündeme gelmesi hâlinde parti kurullarında değerlendirme yapacaklarını ve DEM Parti’nin tutumunu açıklayacaklarını ifade etti.

Özel ise seçim tarihinin birkaç hafta öne alınmasının erken seçim olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek bu yöndeki bir girişime karşı olduklarını yineledi.

Seçimlerin ülkeyi yönetememenin kabulü olarak daha ileri bir tarihte, mart ayında yapılmasının gündeme gelmesi durumunda konuyu parti kurullarıyla değerlendirebileceklerini söyleyen Özel, bir ay önce seçim yapılmasını kabul etmeyeceklerini vurguladı.

Özel, “Bir ay önce seçim yap, onu kabul etmeyiz. O konuda baştan aldığımız bir karar var” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Çukurova Belediyesi’ne Operasyon: Belediye Başkanı Dahil 44 Gözaltı

Adana’da Çukurova Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında jandarma ekipleri sabah saatlerinde operasyon düzenledi. Belediye Başkanı Emrah Kozay ile eski Belediye Başkanı Soner Çetin’in de aralarında bulunduğu 44 şüpheli gözaltına alındı.

Soruşturmanın, belediyede gerçekleştirilen ihale ve doğrudan temin işlemlerinde usulsüzlük yapıldığı, belediyeye bağlı şirket üzerinden gerçekleştirilen bazı alımlarda mevzuattaki istisna hükümlerinin usulsüz kullanıldığı ve belediyeden iş alan yüklenicilerle bağlantılı rüşvet iddialarını kapsadığı bildirildi.

Ayrıca bazı belediye personelinin fiilen işe gitmediği hâlde maaş aldığı yönündeki iddiaların da soruşturma kapsamında incelendiği belirtildi. Dosyada, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma, rüşvet, nitelikli dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma suçlamalarının yer aldığı aktarıldı.

Paylaşın

Kısa Vadeli Dış Borçta Rekor Serisi Devam Ediyor

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, ağustos ayında 176,6 milyar dolara ulaştı. Orijinal vadesine bakılmaksızın, vadesine bir yıl veya daha az süre kalan borçları kapsayan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 243,3 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ağustos 2026 dönemine ilişkin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) İstatistikleri’ni açıkladı.

Verilere göre Türkiye’nin kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya kıyasla 25 milyon dolar artarak 176,6 milyar dolara ulaştı. Orijinal vadesine bakılmaksızın, vadesine bir yıl veya daha az süre kalan borçları kapsayan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 243,3 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,6 azalarak 76,3 milyar dolara geriledi. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli kredi ve menkul kıymet yükümlülükleri de yüzde 3 azalışla 9,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Yurt dışı bankaların Türkiye’deki mevduatları yüzde 0,1 azalarak 19,7 milyar dolara inerken, banka dışı mevduatlar yüzde 1,7 artışla 22 milyar dolara yükseldi. Türk lirası cinsinden toplam mevduat yükümlülükleri ise yüzde 4,8 azalarak 25,3 milyar dolar oldu.

Diğer sektörlerden kaynaklanan kısa vadeli dış borç stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,1 artarak 74,6 milyar dolara çıktı.

Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri yüzde 0,8 azalışla 64,5 milyar dolara gerilerken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 6,6 artarak 10 milyar dolara yükseldi.

Kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonunda ABD doları ilk sırada yer aldı. Ağustos 2026 itibarıyla toplam stokun yüzde 34’ü ABD doları, yüzde 27,1’i euro, yüzde 25,6’sı Türk lirası ve yüzde 13,3’ü diğer döviz cinslerinden oluştu.

Vadesine bir yıl veya daha az süre kalan borçları gösteren kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stokunun toplamı 243,3 milyar dolar olarak kaydedildi. Bu kapsamda mevduat yükümlülükleri 67 milyar dolar, kredi ve menkul kıymet yükümlülükleri ise 75,1 milyar dolar olarak açıklandı.

Kalan vadeye göre hesaplanan toplam borç stoku, yalnızca orijinal vadesi kısa olan borçları değil, uzun vadeli olarak alınmış olsa da önümüzdeki bir yıl içinde vadesi dolacak borçları da kapsıyor.

Paylaşın

Tarımda Girdi Maliyetleri Yüzde 30,28 Arttı

Tarımsal girdi fiyatları, ağustosta bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 30,28 artış gösterdi. Veriler, tarımsal girdi fiyatlarındaki yükselişin sürdüğünü ve özellikle enerji ile yağlayıcılar grubundaki artışın öne çıktığını ortaya koydu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2026 dönemine ilişkin Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) verilerini açıkladı. Buna göre tarımsal girdi fiyatları, ağustosta bir önceki aya göre yüzde 3,41, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 30,28 artış gösterdi.

TÜİK verilerine göre, 2020 yılı baz alınarak hesaplanan Tarım-GFE, Ağustos 2026’da bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 21,15, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 33,05 yükseldi.

Ana harcama grupları incelendiğinde, ağustos ayında bir önceki aya göre tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 3,77 artarken, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksinde yüzde 1,17 artış kaydedildi.

Geçen yılın aynı ayına göre ise tarımda kullanılan mal ve hizmetler endeksi yüzde 31,63, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmetler endeksi yüzde 22,16 yükseldi.

Alt gruplar arasında yıllık ve aylık bazda en yüksek fiyat artışı enerji ve yağlayıcılarda gerçekleşti. Bu grupta fiyatlar, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 43,14, bir önceki aya göre ise yüzde 9,58 arttı.

Açıklanan veriler, Ağustos 2026’da tarımsal girdi fiyatlarındaki yükselişin sürdüğünü ve özellikle enerji ile yağlayıcılar grubundaki artışın öne çıktığını ortaya koydu.

Paylaşın

Süper Lig: Fenerbahçe, Üç Golle Kazandı

Süper Lig’in 8. haftasında Fenerbahçe, Sükrü Saraçoğlu Stadı’nda Alanyaspor’u konuk etti. Karşılaşmadan 3-0 galip ayrılan Fenerbahçe,  hanesine üç puan yazdırdı.

Mücadelede Fenerbahçe’nin gollerini 40. dakikada Romelu Lukaku, 71. dakikada Kerem Aktürkoğlu ve 87. dakikada Vedat Muriqi attı. Karşılaşmanın 17. dakikasında Mason Greenwood’un kullandığı penaltı vuruşunda Alanyaspor kalecisi Paulo Victor gole izin vermedi.

İsmail Kartal: Daha farklı kazanabilirdik

Fenerbahçe Teknik Direktörü İsmail Kartal, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada, takımının bir önceki Şampiyonlar Ligi maçında aldığı sonucun ardından Alanyaspor karşılaşmasına odaklandığını belirtti. Kartal, iki gün boyunca maçın analizini yaptıklarını ve oyuncularına rakip karşısında nasıl üstünlük kurabileceklerini anlattıklarını ifade etti.

Takımının sahadaki performansını değerlendiren Kartal, taraftarların desteğine de değinerek 3-0’lık galibiyetin daha farklı bir skorla sonuçlanabileceğini söyledi. Kaçırılan penaltıyı ve rakibin bulduğu bazı fırsatları hatırlatan teknik direktör, maçın başından sonuna kadar kontrolün Fenerbahçe’de olduğunu dile getirdi.

Kartal, oyuncularının gösterdiği reaksiyondan memnun olduğunu belirterek galibiyetin Slavia Prag karşılaşması ve derbi öncesinde moral sağladığını kaydetti. Yoğun maç takvimi nedeniyle oyuncuların fiziksel ve mental hazırlıklarına dikkat edeceklerini, gerektiğinde bazı futbolcuları dinlendireceklerini de sözlerine ekledi.

Joao Pereira: En kötü ilk yarılarımızdan biriydi

Alanyaspor Teknik Direktörü Joao Pereira, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında takımının özellikle ilk yarıdaki oyununu değerlendirdi. Pereira, Alanyaspor’un kendi dönemindeki en kötü ilk yarı performanslarından birini sergilediğini belirterek topa sahip olamadıklarını ve antrenmanlarda çalıştıkları oyun alanlarını kullanamadıklarını söyledi.

Fenerbahçe’nin ilk golünü geçiş hücumundan bulduğunu hatırlatan Pereira, bu konuda rakiplerini önceden analiz ettiklerini ifade etti. İlk yarının son bölümünde daha dikkatli olmaları gerektiğini belirten Portekizli teknik adam, ikinci yarıda gol fırsatları yakaladıklarını ancak bunları değerlendiremediklerini aktardı.

Pereira, takımının gol yollarındaki sorununu yalnızca santrforlarla ilişkilendirmediğini, hücum organizasyonlarında takım olarak daha üretken olmaları gerektiğini dile getirdi. Çalışmalarda belirledikleri oyun planını sahaya yansıtmalarının önemini vurguladı.

Fenerbahçe, Alanyaspor karşısında aldığı galibiyetin ardından Avrupa kupası takvimindeki Slavia Prag maçı ve ligdeki derbi öncesinde hazırlıklarına yöneldi. Teknik direktör İsmail Kartal, yoğun maç programında oyuncuların fiziksel durumlarını gözeterek kadro planlaması yapacaklarını belirtti.

Alanyaspor ise İstanbul deplasmanında aldığı 3-0’lık mağlubiyetin ardından hücum organizasyonları ve savunma geçişleri üzerinde çalışarak ligdeki sonraki karşılaşmasına hazırlanacak.

Paylaşın

Süper Lig: Galatasaray Kazanmasını Bildi

Süper Lig’in 8. haftasında Gençlerbirliği ile Galatasaray, Eryaman Stadı’nda karşı karşıya geldi. Hakem Reşat Onur Coşkunses’in yönettiği karşılaşmadan Galatasaray, 1-0 galip ayrıldı.

Galatasaray’a galibiyeti getiren golü 88. dakikada Deniz Gül kaydetti.

Galatasaray puanını 19’a çıkarırken Gençlerbirliği 8 puanda kaldı. Ligin 9. haftasında Galatasaray sahasında Fenerbahçe’yi ağırlayacak, Gençlerbirliği ise deplasmanda Konyaspor ile karşılaşacak.ak.

Okan Buruk: Zemin çok kötüydü

Galatasaray Teknik Direktörü Okan Buruk, karşılaşmanın ardından düzenlenen basın toplantısında maçın zorluklarına ve takımının performansına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Avrupa kupası maçlarının ardından lig karşılaşmalarına hazırlanmanın güçlüğüne değinen Buruk, Eryaman Stadı’nın zemin koşullarının oyunu etkilediğini belirtti. Deneyimli teknik direktör, zeminin kötü olmasının mazeret olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak Galatasaray’ın her koşulda daha iyi oynaması gerektiğini ifade etti.

Buruk, Gençlerbirliği’nin mücadele boyunca istekli ve doğru bir oyun ortaya koyduğunu, çok sayıda gol pozisyonuna girdiğini söyledi. Kendi takımlarının da fırsatlar yakaladığını belirten teknik adam, özellikle karşılaşmanın son 15 dakikasında topa daha fazla sahip olduklarını, rakip yarı alana yerleştiklerini ve bu bölümde golü bulduklarını kaydetti.

Önlerindeki Fenerbahçe derbisine de değinen Buruk, lig maçlarında konsantrasyon düzeyini yükseltmeleri gerektiğini belirtti. Galatasaray’ın teknik direktörü, açıklamasının sonunda Gençlerbirliği’nin oyuncularını ve teknik ekibini tebrik etti.

Bernd Storck: Takımım iyi maç çıkardı

Gençlerbirliği Teknik Direktörü Bernd Storck, karşılaşmanın ardından oyuncularının performansından memnun olduğunu dile getirdi. Maç sonrasında futbolcularıyla konuştuğunu belirten Alman teknik adam, takımının hazırlık sürecinde belirledikleri taktiksel planı sahaya yansıttığını söyledi.

Storck, Galatasaray gibi güçlü bir rakibe karşı az sayıda gol fırsatı verdiklerini, buna karşılık kendilerinin önemli pozisyonlar yakaladığını ifade etti. Karşılaşmanın ilk golü atan takımın kazanabileceği bir mücadele olduğunu belirten teknik direktör, Gençlerbirliği’nin fırsatlarından birini değerlendirmesi hâlinde galip gelebileceğini düşündüğünü aktardı.

Son dakikada gol yemelerinin kendileri açısından üzücü olduğunu belirten Storck, oyuncularına başlarını öne eğmemeleri gerektiğini söylediğini kaydetti. Teknik adam, takımın ortaya koyduğu performansı sürdürerek gelişim sağlaması gerektiğini vurguladı.

Paylaşın

Süper Lig: Amedspor, Konyaspor’u Son Dakikalarda Geçti

Süper Lig’in 8. haftasında Amedspor Diyarbakır Stadyumu’nda karşılaştığı Konyaspor’u 1-0 mağlup etti. Ev sahibi ekibe üç puanı getiren golü 85. dakikada Mbaye Diagne kaydetti.

Bu sonuçla Amedspor puanını 17’ye yükseltti. Konyaspor ise ligdeki beşinci mağlubiyetini alarak 5 puanda kaldı.

Süper Lig’in 9. haftasında Amedspor deplasmanda Samsunspor ile karşılaşacak. Konyaspor ise sahasında Gençlerbirliği’ni konuk edecek.

Besnik Hasi: Galibiyeti hak ettik

Amedspor Teknik Direktörü Besnik Hasi, karşılaşmanın ardından yaptığı açıklamada galibiyetin takım açısından önemini vurguladı. Sakatlıklar ve önceki hafta kaybedilen puanların takım üzerinde baskı oluşturduğunu belirten Hasi, Konyaspor’un savunma gücüne ve geçiş oyunundaki başarısına dikkat çekti.

Karşılaşmaya iyi başladıklarını ancak ilk bölümün ardından enerjilerini sürdürmekte zorlandıklarını ifade eden Hasi, ikinci yarıda bu enerjiyi yeniden yükseltmeleri gerektiğini söyledi. Takımının net gol fırsatlarından yararlanamadığını belirten teknik direktör, oyuncu değişikliklerinin ardından yedek kulübesinden gelen katkının önemli olduğunu kaydetti.

Hasi, rakibin oyun planını analiz ettiklerini, Konyaspor’un uzun toplarla ikinci topları kazanma stratejisine karşı önlem aldıklarını ve rakibin hızlı hücumlarını sınırlamaya çalıştıklarını dile getirdi. Kaçırdıkları fırsatlara rağmen takımının galibiyeti hak ettiğini ifade etti.

İlhan Palut: Pozisyon bulamıyoruz

Konyaspor Teknik Direktörü İlhan Palut ise maç sonu değerlendirmesinde takımının savunma performansı ile hücumdaki eksikliklerini ele aldı. Amedspor’un kendi sahasında coşkulu ve agresif oynayan bir ekip olduğunu belirten Palut, rakibin temposunu düşürerek oyunda dengeyi sağlamayı hedeflediklerini söyledi.

Palut, karşılaşmanın yaklaşık 70. dakikasına kadar rakibe fazla pozisyon vermediklerini ancak kendilerinin de hücumda yeterince etkili olamadığını belirtti. İlerleyen dakikalarda Gift Orban ve Krasniqi ile pozisyonlar yakaladıklarını kaydeden teknik direktör, bu fırsatların değerlendirilemediğine dikkat çekti.

Amedspor’un golünden önceki pozisyona da değinen Palut, hakemin kararına tepki gösterdi. Konyaspor teknik direktörü, mağlubiyetten dolayı üzüntü duyduklarını ifade etti.

Paylaşın

Dünya’nın Hayati Göstergeleri Alarm Veriyor

ABD’nin Corvallis şehrinde yer alan Oregon Eyalet Üniversitesi (OSU) bilim insanlarının öncülüğündeki uluslararası bir araştırma koalisyonu tarafından hazırlanan yedinci yıllık iklim raporu, Dünya’nın iklim sistemindeki istikrarsızlığın giderek arttığını ortaya koyuyor.

Haber Merkezi / BioScience dergisinde yayımlanan “2026 İklim Durumu Raporu: Zorluklar ve Fırsatlar” başlıklı çalışmada, iklim krizinin etkilerini sınırlandırmak için daha kapsamlı ve hızlı önlemlerin alınması gerektiği vurgulanıyor.

Raporun eş başyazarlarından, OSU Ormancılık Fakültesi emekli seçkin profesörü William Ripple, iklim sistemindeki hızlı istikrarsızlaşmanın artık geleceğe ilişkin bir uyarı değil, mevcut durumun bir göstergesi olduğunu belirtti. Yenilenebilir enerji kaynaklarının hızla yaygınlaşması ve batarya depolama teknolojilerindeki gelişmelerin umut verici olduğunu ifade eden Ripple, bu gelişmelerin iklim sistemini istikrara kavuşturmak için gereken dönüşümün yalnızca bir bölümünü oluşturduğuna dikkat çekti. Ripple, daha dirençli ve sürdürülebilir bir gelecek için sera gazı emisyonlarının büyük ölçüde azaltılması, etkili uyum politikalarının uygulanması ve ekosistemlerin korunmasının hayati önem taşıdığını söyledi.

16 iklim göstergesinden yedisi rekor düzeyde

Rapora göre, araştırma ekibinin izlediği 16 iklim göstergesinden yedisi rekor düzeyde olumsuz değerlere ulaştı. Olumsuz yönde ilerlemeyi sürdüren diğer göstergeler de iklim sistemindeki değişimleri hızlandırabilecek geri bildirim mekanizmaları ve kritik eşiklerin aşılması riski konusunda endişeleri artırıyor.

Ripple, yıllık raporun temel amacının Dünya’nın “hayati bulgularını” izlemek ve küresel liderler ile politika yapıcıları harekete geçirmek olduğunu belirtti. Ripple’a göre, insan faaliyetlerinin iklim üzerinde tehlikeli değişimlere yol açtığını gösteren onlarca yıllık bilimsel kanıta rağmen geleneksel yaklaşımların sürdürülmesi, etkili çözümlerin hayata geçirilmesini geciktiriyor.

Atmosferdeki karbondioksit yoğunluğu 428 ppm’e (milyonda birim) ulaşarak son 2 milyon yılın en yüksek düzeyine çıktı. Bu değer, 1700’lerin sonundaki Sanayi Devrimi öncesi seviyenin yaklaşık yüzde 50 üzerinde bulunuyor. Raporda ayrıca Temmuz 2026’nın ABD ana karasında kaydedilen en sıcak ay olduğu, küresel okyanus sıcaklıklarının da aynı ayda rekor düzeye ulaştığı belirtiliyor.

Emisyonları azaltmak tek başına yeterli değil

Araştırmacılar, sera gazı emisyonlarının azaltılmasının iklim kriziyle mücadelede temel öncelik olmaya devam ettiğini, ancak mevcut koşullarda tek başına yeterli olmadığını vurguluyor. Bu nedenle iklim değişikliğinin etkilerine uyum sağlamaya yönelik önlemlerin de hızla hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekiliyor.

Raporda öne çıkan önlemler arasında kentlerde serinletici uygulamaların yaygınlaştırılması, sulak alanların ve mangrov ekosistemlerinin onarılması, orman yangınlarına karşı hazırlıkların güçlendirilmesi, su tasarrufunun artırılması, güneş enerjisinin yaygınlaştırılması ve gıda sistemlerinin iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hâle getirilmesi yer alıyor.

OSU’da doktora sonrası araştırmacı ve raporun eş başyazarı Christopher Wolf, küresel elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 43’ünün düşük karbonlu kaynaklardan sağlandığını belirterek “Elektrik Çağı” olarak adlandırılan yeni bir dönemin başlangıcında olunabileceğini ifade etti. Wolf, bu gelişmenin umut verdiğini ancak fosil yakıt tüketimi ve emisyonların rekor düzeylerde seyretmesi nedeniyle dönüşümün çok daha hızlı ilerlemesi gerektiğini söyledi.

Aşırı hava olayları giderek yaygınlaşıyor

Raporda, başta fosil yakıt kullanımı olmak üzere insan faaliyetlerinin atmosferde, okyanuslarda ve biyosferde derin değişimlere yol açtığı ve gezegenin yaşamı destekleyen sistemleri üzerindeki baskıyı artırdığı belirtiliyor. Aşırı sıcaklıklar, seller, kuraklıklar, fırtınalar ve orman yangınlarının artık nadir görülen olaylar olmaktan çıktığına dikkat çekiliyor.

Araştırmacılar, iklim değişikliğinin küresel biyoçeşitlilik kaybı, tatlı su kıtlığı, gıda güvensizliği, hastalık yapıcı etkenlerin yayılması ve jeopolitik istikrarsızlıkla giderek daha fazla etkileşime girdiğini vurguluyor. Bu etkileşimlerin hem insan toplulukları hem de doğal ekosistemler açısından birbirini tetikleyen riskleri artırdığı ifade ediliyor.

Raporda ayrıca tarihsel sera gazı emisyonlarına en az katkıda bulunan toplulukların, özellikle Küresel Güney ülkeleri ile küçük ada devletlerinin, iklim değişikliğinin sonuçlarından orantısız biçimde etkilendiği belirtiliyor.

Isınma hızı neredeyse iki katına çıktı

Raporda öne çıkan bulgular, iklim krizinin farklı alanlardaki etkilerinin giderek belirginleştiğini gösteriyor:

  • Küresel ısınma hızlanıyor: 1970-2010 döneminde on yılda yaklaşık 0,19 °C olan küresel sıcaklık artışı, o tarihten bu yana on yılda yaklaşık 0,36 °C’ye yükseldi. Böylece ısınma hızı neredeyse iki katına çıktı.
  • El Niño etkisi güçlenebilir: Sonbaharda etkisini göstermesi beklenen güçlü bir El Niño olayının, önümüzdeki aylarda küresel sıcaklıkları daha da artırabileceği ve 2026’nın kayıtlardaki en sıcak yıllardan biri olmasına yol açabileceği öngörülüyor.
  • Buzullar ve Grönland buz örtüsü eriyor: Rapora göre, buzul kalınlığı ve Grönland’ın buz kütlesi tarihsel olarak düşük seviyelerde bulunuyor. Grönland buz örtüsünde son yıllarda yaşanan yoğun erime dönemleri, yaz aylarında oluşan erime suyu hacminin altı kat artmasına neden oldu.
  • Orman yangınları büyüyen bir tehdit oluşturuyor: Yangınlar nedeniyle küresel ağaç örtüsü kaybı 2025’te 10,8 milyon hektara ulaştı. Tennessee eyaletinin yüzölçümüne yakın bu alan, kayıtlardaki en yüksek üçüncü düzey olarak kaydedildi. Orman yangınları hem iklim değişikliğinin sonuçlarından biri hem de sera gazı emisyonlarını artıran etkenlerden biri olarak öne çıkıyor.
  • Fosil yakıt tüketimi ve emisyonlar rekor kırıyor: Fosil yakıt tüketimi 2025’te yüzde 0,9 arttı. Petrol tüketimi yüzde 1,0, kömür tüketimi yüzde 0,4 ve doğal gaz tüketimi yüzde 1,3 yükselerek rekor seviyelere ulaştı. Enerji kaynaklı yıllık karbondioksit emisyonları ise ilk kez 41 gigatonu aştı.
  • Olumlu gelişmeler de yaşanıyor: Brezilya Amazonu’ndaki ormansızlaşma oranı art arda dört yıl azalırken güneş ve rüzgâr enerjisi tüketimi yaklaşık yüzde 18 arttı.

Çözüm için bütüncül dönüşüm çağrısı

William Ripple, iklim değişikliğiyle mücadelede kullanılabilecek birçok çözümün teknik açıdan uygulanabilir olduğunu ve giderek daha ekonomik hâle geldiğini belirtti. Ancak iklim krizinin enerji, ekonomi, ekoloji ve toplum sistemleri arasındaki etkileşimlerden kaynaklandığını vurgulayan Ripple, kalıcı ilerleme sağlanabilmesi için farklı sektörleri ve ölçekleri kapsayan bütüncül çözümlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Ripple, özellikle gelişmekte olan ekonomilerde iklim değişikliğiyle mücadele politikalarının, uygun fiyatlı ve güvenilir enerjiye erişimin artırılması gibi acil kalkınma hedefleriyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.

Gelişmiş iklim analiz araçlarının politika yapıcılara, araştırmacılara, eğitimcilere ve kamuoyuna farklı çözüm seçeneklerinin olası sonuçlarını değerlendirme olanağı sunduğunu belirten Ripple, En-ROADS İklim Çözümleri Simülatörü’nü örnek gösterdi. Bu araç sayesinde kullanıcılar, farklı politika tercihleri, teknolojiler ve toplumsal davranışların gelecekteki küresel ısınma, enerji sistemleri, ekonomik üretim ve iklim riskleri üzerindeki olası etkilerini simüle edebiliyor.

Corvallis merkezli Karasal Ekosistem Araştırma Ortaklığı’nda görev yapan Christopher Wolf da gerekli emisyon azaltımlarının ve toplumsal değişimlerin sağlanabilmesi için enerji üretimi, tüketim alışkanlıkları, gıda sistemleri, ekonomik öncelikler ve yönetim yapılarında köklü dönüşümlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Wolf, bu dönüşümlerin aynı zamanda biyoçeşitliliğin korunmasını desteklemesi gerektiğini vurguladı.

Wolf, iklim sisteminin istikrara kavuşturulmasının ve gezegen ölçeğindeki tehlikeli kırılma noktalarının aşılması riskinin azaltılmasının, emisyonların gereken hız ve ölçekte düşürülmesine ve toplumların kapsamlı bir dönüşüm gerçekleştirmesine bağlı olduğunu ifade etti.

Paylaşın

Özgür Özel: Teslim Olmuyoruz, Millet Kazanacak

İBB Davası’ndan Halk TV’ye kayyım atanmasına, olası erken seçim tartışmalarından fon krizine kadar birçok konuda açıklama yapan YENİ Parti Lideri Özgür Özel, “O yüzden dimdik ayaktayız, moralimiz düşük değil, teslim olmuyoruz” dedi.

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, NOW TV canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı. İstanbul’da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Özel, Türkiye’nin tarihinin en karanlık dönemlerinden birinden geçtiğini belirterek mücadelelerini sürdüreceklerini söyledi.

Silivri’de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Davası kapsamında tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, “Hedef ben değil, hedef bu ülkede iktidarın sandıkla değiştirilebileceği fikridir” sözlerini değerlendiren Özel, davanın yalnızca İmamoğlu ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki bir mesele olarak ele alınamayacağını ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) yerel seçimlerde elde ettiği başarıya değinen Özel, seçmenin değişim talebini sandıkta ortaya koyduğunu belirtti. Özel, Erdoğan’ın İstanbul seçimlerini kaybetmenin Türkiye’yi kaybetmek anlamına geldiği yönündeki sözlerini hatırlatarak, İmamoğlu’nun iktidar açısından önemli bir siyasi rakip olarak görüldüğünü savundu.

İktidarın yargı yoluyla siyaseti şekillendirmeye çalıştığını öne süren Özel, Esenyurt’tan başlayarak Beşiktaş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesine uzanan sürecin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Özel, “Bugün duyurmaya çalıştığımız ses bir arkadaşımızın sesi değil, milletin bir sonraki cumhurbaşkanı diye işaret ettiği kişinin sesi” diyerek İmamoğlu’nun yargılanmasının arkasında siyasi nedenler bulunduğunu ileri sürdü.

İmamoğlu’nun savunmasında iddialara kanıtlarıyla yanıt verdiğini ve savcılık makamının bu savunma karşısında sessiz kaldığını savunan Özel, davanın canlı yayımlanması çağrısını yineledi.

Partisinin ve İmamoğlu’nun hesap vermekten kaçınmadığını belirten Özel, savunmanın kamuoyuna açık biçimde aktarılmasının önemine dikkat çekti. Halk TV’ye kayyım atanmasını da bu süreçle ilişkilendiren Özel, kararın İmamoğlu’nun savunmasının duyulmasını engellemeye yönelik olduğunu iddia etti.

Muhalif yayın organlarının sesinin kısıldığını öne süren Özel, bazı televizyon kanallarının İmamoğlu’nun savunmasına haberlerinde yer vermemesini de eleştirdi.

Özel, tartışmanın özünde vatandaşların yöneticilerini özgürce seçme hakkının bulunduğunu belirterek, “Tercih demokrasiyle mi gideceğiz, yani kimin yöneteceğine halk mı karar verecek, yoksa bir şekilde iktidara gelmiş birisi istediği müddetçe iktidarda kalacak ve kimse onu değiştiremeyecek mi? Demokrasi mi otokrasi mi? Bunun kavgası veriliyor şu anda Silivri’de” ifadelerini kullandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın, adayını Silivri’de tutuklu sayısının artmaması için açıklayamadığı yönündeki sözleri de Özel’e soruldu.

Türkiye’de bir siyasi parti liderinin adayını açıklamaktan çekinmesinin demokrasi açısından ciddi bir sorun olduğunu belirten Özel, kendi partilerinin bu konuda geri adım atmayacağını söyledi.

Özel, “Bizde Silivri’den korkacak birinin zaten aday olması söz konusu değil” diyerek siyasi mücadelelerinde her türlü riski göze aldıklarını ifade etti.

Seçimlerin yapılmayacağı yönündeki endişelere de değinen Özel, Türkiye’de cumhuriyetin, Atatürk sevgisinin ve seçme-seçilme hakkının güçlü bir toplumsal karşılığı bulunduğunu belirtti. Sandığın vatandaşın iradesini temsil ettiğini vurgulayan Özel, seçimlerin engellenmesine yönelik herhangi bir girişime karşı mücadele edeceklerini söyledi.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un 2028 seçimlerinin mart veya nisan ayında yapılabileceğine ilişkin açıklamasını değerlendiren Özel, seçim tarihinin şimdiden kesinleşmiş gibi sunulmasına tepki gösterdi.

Anayasa’ya göre seçimlerin öne alınması için Türkiye Büyük Millet Meclisinde (TBMM) 360 milletvekilinin oyuna ihtiyaç bulunduğunu hatırlatan Özel, mevcut sandalye dağılımı üzerinden böyle bir sonucun kesinleştiğinin söylenemeyeceğini savundu.

Özel, YENİ Partinin seçimlerin öne alınmasına yönelik böyle bir girişimin içinde yer almayacağını belirterek, Uçum’un açıklamasının hangi siyasi uzlaşmaya dayandığının açıklanması gerektiğini söyledi.

DEM Parti veya CHP içindeki bazı milletvekillerinin olası bir oylamada iktidarla birlikte hareket edeceği yönünde kesin bir iddiada bulunmadığını vurgulayan Özel, açıklamanın izaha muhtaç olduğunu kaydetti. Özel, iktidarın bu konuda açıklama yapması gerektiğini belirterek, seçim takvimine ilişkin tartışmaların Meclisin iradesini yok sayacak biçimde yürütülmemesi gerektiğini ifade etti.

Belediye başkanlarının başka partilere geçişleri hakkında da konuşan Özel, iktidarın yerel yöneticilere transfer teklifinde bulunmasını eleştirdi.

Bir siyasi partinin oylarıyla seçilen belediye başkanlarının daha sonra başka bir partiye katılmasının seçmen iradesi açısından sorun oluşturduğunu savunan Özel, bu tür geçişlerin siyasi etikle bağdaşmadığını söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’a yönelik eleştirilerini de sürdüren Özel, iktidarın değişmesinin ardından İzmir’de yerel seçimlerde güçlü bir sonuç almayı hedeflediklerini belirtti. İzmir’de adayların vatandaşlar tarafından belirlenmesini istediklerini dile getiren Özel, yerel seçimlerde rekor düzeyde başarı elde etmeyi amaçladıklarını ifade etti.

Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) üzerinden yürütülen siyasi tartışmalara da değinen Özel, CHP’li belediye meclis üyelerinin ve yöneticilerin çeşitli baskılarla karşı karşıya olduğunu ileri sürdü.

TBB seçimlerinde elde ettikleri başarıya işaret eden Özel, siyasi pazarlıklarla hareket etmeyeceklerini belirtti. Yaşanan süreci olağan bir siyasi rekabet olarak görmediğini söyleyen Özel, “Ben artık savaştayım, büyük bir mücadeledeyim” ifadelerini kullandı.

Özel, siyasi mücadelelerinin temelinde demokrasi ve cumhuriyetin korunmasının bulunduğunu belirterek, geri adım atmayacaklarını söyledi.

Canlı yayında fon krizine de değinen Özel, mağduriyetlerin araştırılması ve sorumluların hesap vermesi gerektiğini ifade etti. Sürecin sorumlularının iktidar tarafından görevlendirildiğini öne süren Özel, ilgili kurumların yöneticilerinin Mecliste hesap vermekten kaçındığını savundu.

Fon krizi nedeniyle çok sayıda vatandaşın mağdur olduğunu belirten Özel, yetkililerin Meclise gelerek soruları yanıtlaması gerektiğini söyledi. MASAK’ın yüksek tutarlı işlemleri inceleme kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Özel, kamuoyuna açıklanması gerektiğini düşündüğü isimlerin ve işlemlerin gizli tutulmasını eleştirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seslenen Özel, yaşananlardan haberdar olunmaması durumunda bunun yönetim yetersizliğine işaret edeceğini savundu. Özel, “Bu dümeni kuran sensen derhal istifa et, sen kurmadıysan, bu dümenin kuruluşunu attığın imzalarla onayladın ve burnunun dibinde bu dümeni çevirdilerse senin bu ülkeyi yönetme kabiliyetin kalmamış, sandığı getir, işi ehline ver” dedi.

İstanbul’da yaşanan sel felaketine de değinen Özel, hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı diledi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un dere yataklarındaki yapılaşmaya ilişkin açıklamalarını eleştiren Özel, İstanbul’daki bazı bölgelerin geçmişte imara açılmasından AK Parti yönetimlerini sorumlu tuttu.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu döneminde dere yataklarındaki yapılaşmaya karşı çalışmalar yürütüldüğünü savunan Özel, Sazlıbosna bölgesindeki yapılaşma ve Kanal İstanbul projesine yönelik eleştirilerini yineledi.

Kanal İstanbul güzergâhındaki yapılaşmanın çevresel riskler barındırdığını ileri süren Özel, İstanbul’un yönetimi konusunda seçmenin kararının esas alınması gerektiğini belirtti.

“Savunduğumuz şey cumhuriyetin ta kendisidir”

Halk TV’ye kayyım atanması, İmamoğlu’nun tutukluluğu ve yaklaşan seçimlere ilişkin değerlendirmelerini bir arada ele alan Özel, yaşananların muhalefetin siyasi etkisini azaltmaya yönelik girişimler olduğunu iddia etti.

Türkiye’de vatandaşların yöneticilerini sandık yoluyla belirleme hakkından vazgeçmeyeceğini söyleyen Özel, demokrasi mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.

Özel, “Millet, Atatürk’ün emaneti cumhuriyetin en önemli kazanımı sandığı kimseye vermeyecektir” diyerek vatandaşlara umutsuzluğa kapılmama çağrısında bulundu.

Cumhuriyetin, demokrasinin ve seçme hakkının korunması gerektiğini vurgulayan Özel, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Biz başaracağız, eninde sonunda millet kazanacaktır.”

Paylaşın