Bingöl: Sait Yazıcı Evi

Sait Yazıcı Evi; Bingöl’ün Adaklı İlçesi, Bağlarpınarı Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Bağlarpınarı camisinin kuzeyinde bulunmaktadır. İki katlı taş yapının alt katı ahır, üst katı konut olarak kullanılmaktadır. Ahırın iç bölümü duvarlara bitişik 4 yarım sütun ve orta bölümünde yer alan 4 sütunla üç nefli olarak düzenlenmiştir.

Alt kat güney ve batı duvarların üst kısmında açılmış kemerli yapıya sahip 2’şerden toplam 4 mazgal pencere ile aydınlatılmaktadır. Dıştan tamamen düzgün kesme taş olan yapı içte kemer ve sütunları düzgün kesme taştan diğer kısımları ise yontu taştan yapılmıştır.

Alt kat olarak han görüntüsü içerisinde olan taşınmaza değişik zamanlarda ilaveler yapılmak suretiyle genişletilmiştir. Doğu kısmına ise yeni malzeme ile ekleme yapıldığından yapının özgün yapısı da bozulmuştur.

Yapım yılı kesin olarak bilinmemektedir. Birinci kat ile üst kat dıştan yatay silmeli bir profile ayrılmıştır. İçten alt kat tavanı özensiz ahşap hatıllarla kapatılmıştır. Yapı dıştan ise kırma çatı ile örülmüştür.

Paylaşın

Bingöl: Bağlarpınar Çeşmesi

Bağlarpınar Çeşmesi; Bingöl’ün Adaklı İlçesi, Bağlarpınarı (Temran) Köyü içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Çeşme tek nişlidir. Düzgün kesme taştan yapılmıştır. Yuvarlağa yakın sivri kemerlidir. Saçak kısmı düz saçak profilli iken kod farklılığından bitişikte bulunan evin genişletilen bölümünün taban kısmı nedeni ile düz profilli saçak kısmın bir bölümü kaldırılarak beton kalıp dökülmüştür. Eğimli arazi boyunca çeşme alınlık duvarı uzatılmıştır. Yüksekliği 3.10 m uzunluğu 9.50 m’dir.

Kemerli niş içerisinde 0.28- 0.38-0.18 m ölçülerinde maşraplık olarak küçük dikdörtgen bir niş bulunmaktadır. Bunun alt kısmında su akışını sağlayan kesme taş oluk dışa çıkıntılı olarak yapılmış olup, oluğun her iki yanında da sal taşlarla su alınmasını kolaylaştırabilmek için karşılıklı taş seki yerleştirilmiştir. Hayvanların girişini engellemek için ön kısma demir korkuluk yaptırılmıştır. Kitabe bulunmamaktadır. Kabaca bazı kısımlar çimento ile gelişigüzel
onarılmıştır.

Paylaşın

Bingöl: Çır Şelalesi

Çır Şelalesi; Bingöl’ün Merkez ilçesine bağlı Ilıca Beldesi, Uzundere Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Çir Şelalesi, 100 metre yükseklikte Çir Taşı adı verilen bir kayadan yükselen su 50 metre yükseklikten düşer. Suyun adeta dans ederek düşmesi adeta insanları kendine hayran bırakmaktadır.

Buraya ilkbahar mevsimi ile birlikte ziyaretler başlamaktadır. Her yıl çok sayıda kişi bu şelaleyi ziyaret eder. Şelale ve çevresi harika manzaralarla kaplıdır.

Buraya gelip serin su eşliğinde piknik yapabilir veya doğa yürüyüşü yapabilirsiniz. Tabi bol bol manzara fotoğrafı çekmeyi de ihmal etmeyin.

Paylaşın

Bingöl: Kös Kaplıcaları

Kös Kaplıcaları; Bingöl’ün Merkez İlçesine bağlı Ilıcalar Beldesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Yaz ve kış aylarında ulaşım sağlanabilmektedir.

Kös Kaplıcaları suyunun kimyasal özellikleriyle ilgili çalışmalar İstanbul Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Refik Saydam Hıfzısıhha Merkezi Başkanlığı tarafından yapılmıştır. Kaplıca suyunun kemik hastalıkları, diş çürümeleri, mide ve bağırsak hastalıkları, idrar yolları hastalıkları, sinirsel hastalıklar, gut hastalığı, kalp ve damar hastalıkları, şeker hastalıkları, kadın hastalıkları ve beslenmeye bağlı flor eksikliğinin tedavisinde faydalı olduğu belirtilmiştir.

Kaplıcaların 1 moteli, 1 oteli, 1 pansiyonu ikisi kapalı olmak üzere 3 yüzme havuzu, lokantası, çay bahçesi, araç parkı bulunmaktadır.

Paylaşın

Fotoğraflarla 2 bin 800 yıllık ‘Urartu Yolu’

Dünyanın en eski yolu olan Urartu Yolu; Elazığ’ın Karakoçan İlçesinden başlayarak Bingöl’ün Kığı, Sancak ve Karlıova İlçelerinden devam ederek Karacehennem Ormanlarına kadar uzan bir yoldur.

1980’lerde keşfedilen Urartu Yolu, 2 bin 800 yıl önce inşa edilmiştir. Urartular, Milattan Önce birinci yüzyılın başında, Anadolu’da, Van Gölü çevresinde kurulan bir devlettir.

Bu bölgeye yerleşen kavimler, beylikler ve aşiretler halinde yaşamaktansa, bir devlet kurarak kendilerini koruyabilmek adına, zaman içinde bir araya gelmiş ve Urartu Devleti’ni kurmuştur.

Başkenti Tuşpa (Van) olan Urartu Devleti, Milattan Önce 8. ve 7. yüzyılda en güçlü olduğu dönemi yaşamıştır. Bu dönemde devletin sınırları içinde İran’ın kuzeybatısı, Aras Vadisi ve Doğu Anadolu yer almaktaydı.

Mezopotamya ve Asur sanatının etkisini barındıran bir kültüre sahip olan Urartular, çivi yazısı ve Hitit hiyeroglif yazısını kullanan bir devletti.

Urartular’ın siyasi ilişkilerinde öne çıkan devlet, Asurlular’dı. Asurlular ve Urartular birçok kez savaşmıştır. Asurlular’ın kayıtlarında Urartular’ın adı geçmektedir.

Bu kaynaklarda, Asurlular’ın Urartular’a karşı savaştığından bahsedilmektedir.

Bu savaşların da etkisiyle, Urartular’ın yapılarında savunmada kolaylık öne çıkarılmıştır.

Bulundukları dağlık, kayalık bölgenin avantajı ile dik yamaçlara yapılan yapılar, savunma için bir kolaylık sağlamıştır.

Maden işlemede gelişen Urartular, bulundukları bölge ve çevresinde metal işlemecilik üzerine önemli çalışmalar yapmış ve diğer uygarlıkları da etkilemiştir.

Paylaşın

Bingöl: Buban Bacaları

Buban Bacaları; Bingöl’ün Merkez İlçesi’ne bağlı Sancak Beldesi, Oğuldere Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Bingöllüler tarafından Nevşehir’in Kapadokya ilçesinde bulanan peri bacalarına rakip görülen Buban bacalarının oluşumu hakkında kesin bilgi bulunmazken, geçmişinin çok uzun yıllara dayandığı belirtiliyor.

Bacaların oluşum şekli, vadi yamaçlarından inen sel suları ve rüzgarın, tüflerden oluşan yapıyı aşındırmasıyla peribacası şeklinde olan ilginç sivri kaya şekillerinin ortaya çıktığı tahmin ediliyor.

Dış kuvvetler (Rüzgar, akarsu, vb..) tarafında aşındırıp taşınması sonucu oluşan harika bir doğal güzelliktir. Fakat burası yeteri kadar tanıtılmadığı için pek çok kimse bilmez fakat gidenler bir daha gitmek istiyorlar.

 

Paylaşın

Bingöl: Yüzen Adalar

Yüzen Adalar; Bingöl’ün Solhan İlçesi, Hazarşah Köyü, Aksakal Göl Mezrası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım sağlanabilmektedir.

Yüzen Adalar, o yörede yaşayan halk tarafından keşfedilmiştir. Bingöl-Solhan karayolunda 4.5 km uzaklıktadır. Yüzen Adalar tamamen doğal bir oluşumdur. Gölün üç tarafı dağlar ve tepelerle çevrilmiş düz arazi üzerinde bulunan krater gölü konumundadır. Gölün şimdiki alanı 300 m2’nin üzerindedir. Gölün derinliğinin 50 metreden fazla olduğu düşünülmektedir. Yaz ve kış aylarında su seviyesi aynı kalmaktadır. Su tatlı ve berrak olup, herhangi bir madensel tuz ihtiva etmemektedir.

Gölün ortasında hareket eden üç ada vardır. Adalar göl içinde bağımsızdır. Üstüne binildiği zaman sal gibi her tarafa ağır ağır hareket etmektedir. Adanın üzerinde 4-5 tane bodur dişbudak ağacı mevcuttur. Çevredeki bitkiler gölün mevcut suyu ile beslenmektedir. Ada üzerinde bulunan ot kökleri sarılıcı olması nedeniyle toprak tamamen bitki kökleri ile kaynamış ve yapışmış durumdadır. Ayrıca gölün ortasında bulunan adanın yapısı incelendiğinde çayır, ayrık ot ve suda yetişen çeşitli bitkilerin ada üzerinde mevcut olduğu görülmektedir. Çevresi meşe ve yeşil alan ile kaplıdır.

Paylaşın

Bingöl: Sülbüs Dağı

Sülbüs Dağı; Bingöl’ün Yayladere İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Sülbüs Dağı, ilçenin kuzey batısındadır. Turlar veya özel araçlarla ulaşım mümkündür.

Volkanik bir dağ olan Sülbüs Dağının tepesi her zaman karlı görülür. Sivri bir koni görünümündedir. Dağcılar buraya her yıl uğrarlar. Ayrıca bu dağda çeşitli av da yapılır. Dağın üstü düz olmakla beraber, uzaktan sivri görünür.

Üstünde bir ziyaret vardır ve heybetli bir görünüm taşıdığı için çeşitli efsaneler yaşatır. Rivayete göre sülbüs adındaki genç bir delikanlı, starı adındaki güzel bir kıza aşık olur. Araya giren bir cadı bunların evlenmesine engel olur. Oğlan aşkından verem hastalığına yakalanarak ölür.

Bu üzüntüye dayanamayan kız da çok geçmeden ölünce vasiyeti üzerine sevgilisinin yanına gömülür. Fakat cadı mezarlarının bile arasında dikenli bir ağaç şeklinde filizlenerek onları orada da ayırmak ister ve bunların öteki dünya da bile birbirlerine kavuşmadıkları rivayet edilir.

Paylaşın

Kale Tepesi’nden Güneşin Doğuşu

Kale Tepesi; Bingöl’ün Karlıova İlçesi sınırları içerisinde kalan Bingöl Dağlarının üzerindedir. Ulaşım Bingöl’den dağın eteklerine kadar taşıt, oradan zirveye kadar ise 25 – 30 dakika yürüyüş ile mümkündür.

Bingöl Karlıova ilçesinin 3250 m. yükseklikteki Bingöl Dağlarının Kale Tepesi’nden güneşin doğuşunu normal durumundan çok farklı seyretmek mümkündür. Her yıl 15 Temmuz – 15 Ağustos tarihleri arasında en iyi şekilde seyredilir. Güneşin Doğuşu çok değişik şekillerde, normal halinden çok farklı, ve oldukça ilginç görüntüler oluşturmaktadır. Dünyada Güneşin Doğuşu tam olarak iki yerden izlenir. İsviçre’nin Alp Dağlarından ve Bingöl Dağlarının Kale Tepesi’nden.

Güneş doğarken hafif bir kızartı ile belirir. Bu esnada rengarenk görüntüler meydana gelir. Daha sonra insana korku veren bir karartı şeklini alır. Kızarıklıklar kor parçası haline gelir. Kor parçası içinde insan yüzünü andıran üç büyük leke belirir. Güneş karartı halinden yavaş yavaş açılmaya başlar. Ufukta görülüp tamamlanmak üzere iken altın bir küre gibi görünmeye başlar. Döndükçe etrafa binlerce ışık saçar. Daha önce görülmemiş renkleri o anda görmek mümkündür. Daha sonra güneş elmas parçası gibi kristalleşip eski durumunu almaya başlar. Oldukça heyecanlı anlar yaşatır.

Paylaşın

Bingöl: Yeldeğirmeni Kilisesi

Yeldeğirmeni Kilisesi; Bingöl’ün Adaklı İlçesi, Yeldeğirmeni Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy dolmuşları ile ulaşım mümkündür.

Köydeki tescilli çeşmenin 25 m kadar kuzeyinde yer alan kilise 3 neflidir. Giriş kapısı batıda olup orijinal kapısı sökülmüştür. Kısmi tahribata rağmen kemerli olduğu belli olan giriş kapısı üzerinde küçük, kavisli bir pencere vardır. Kapı ile pencere arasında hafif kabartılı bir haç işlenmiştir. Eğimli bir arazide bulunduğundan ve kuzey duvarlarının yarıdan fazlası toprak altında olduğundan toprağa gömülü gibidir. Bazı kısımlarda ise aşınmadan dolayı temel taşları görünmektedir.

Köşeleri düzgün kesme taştan, diğer kısımları yonu taşlardan yapılmıştır. Güney cephesinde üç, doğu ve batı cephelerinde birer küçük mazgal penceresi vardır. İç kısımdaki kemerli bölümler de kesme taştandır. Taş semerdamçatılı olup çatı hizası dışa taşkın silmelidir. Doğu cephesindeki arka duvarının önünde dikdörtgen prizma formlu, üzerleri değişik kabartma motiflerle süslü iki mezar taşı vardır. Kitabe veya herhangi bir yazıt ya da bezemeye rastlanmamaktadır.

Paylaşın