CHP Lideri Özel’den “Boykot” Açıklaması: Listemizin Arkasındayız

CHP Lideri Özgür Özel, genel boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Boykot bir anaysal haktır. Yapan yapar, uyan uyar. Biz Saraçhane’deki listemizin arkasındayız” dedi ve ekledi:

“Biz bugün kendi ilan ettiğimiz boykotun dışında 301 öğrenci arkadaşımızın tutuklu olması dolayısıyla üniversite öğrencilerinin bugün yaptığı boykot çağrısına destek verdi. ‘Bizim için birgün’ dediler biz de destek verdik. Bugün ne sonuç alınacak her beraber göreceğiz. Biz boykotyap.net’i takip edelim.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da usta sanatçı Volkan Konak’ın cenaze töreninin ardından basın mensuplarına konuştu.

BirGün’ün aktardığına göre; Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, Volkan Konak hakkında rezil sözler sarf eden Çatalca Müftüsü’ne tepki gösterirken AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Sen bi koltuğu işgal ediyorsun ama iktidarda değilsin. Alma o herifi (Çatalca Müftüsü) görevden. Alma ki ona bakan seni görsün. Ölünün arkasından konuşan birini görsün” sözleriyle yüklendi.Boykot çağrısını yayanlar hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin bir soruyu yanıtlayan CHP lideri, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı iyice endazeyi kaçırdı, şuurunu kaybetti. Ne yaptığı belli değil. Boykotun bir anayasal hak olduğu net. Bu boykotu Türkiye siyasetine yakın dönemde en çok taşıyan parti AK Parti” dedi.

Bugün yapılan genel boykot hakkında da konuşan Özgür Özel, şunları söyledi: “Boykot bir anaysal haktır. Yapan yapar, uyan uyar. Biz Saraçhane’deki listemizin arkasındayız. Biz bugün kendi ilan ettiğimiz boykotun dışında 301 öğrenci arkadaşımızın tutuklu olması dolayısıyla üniversite öğrencilerinin bugün yaptığı boykot çağrısına destek verdi. ‘Bizim için birgün’ dediler biz de destek verdik. Bugün ne sonuç alınacak her beraber göreceğiz. Biz boykotyap.net’i takip edelim.

Bu bir sürekli boykot kararı değil. Sürekli boykot yaptığımız, başta Doğuş Grubu olmak üzere. A Haber, CNN ve yandaş kanallar ile bu kanalların sahipleri. Örneğin Demirören Grubu. Biz ATV’yi boykot ediyoruz. ATV’nin elinde olmayan bir yerden maçı açar dinleriz. Biz bu akşam Fenerbahçe-Galatasaray maçını izlemek için ATV’ye bakmayacağız tabii ki. Çok izlenirse çok kazanacaklar. Ekrem Başkan’a bu kadar iftiralar atan, her fırsatta bize küfredenlerin reytinglerini güçlendirmek istemiyoruz. Bu akşam ATV’ye reklam veren firmaların da gönlümüzde yeri olmayacak. Dün akşam boykota karşı cumhurbaşkanı yardımcısı, bakanlar, TOBB Başkanı olmadık açıklamalar yaptılar. AK Parti’nin fişlemelerinin tamamını Saray’ın önünde bidonla yakarım. O fişlemelerin hepsini bulacağım Saray’ın önünde gençlerle yakıp kutlayacağız. Kimse korkmasın. Bugünkü sistemin aparatları korksun. Hepsiyle hesaplaşacağız.”

Sosyal medya hesabından boykota destek verdiği için rol aldığı ‘Teşkilat’ dizisinden çıkartılan Aybüke Pusat’a destek veren Özel, açıklamalarına şöyle devam etti: “Aybüke Pusat’ın hemen bugün ekmeğiyle oynamışlar. Bizzat ben sahip çıkacağım. Hangi dizide oynarsa rekorlar kırdırtacağız. Onlara sahip çıkmak bizim işimiz. Psikolojik üstünlük artık bugünün muhalefetinde, yarının iktidarındadır. Ahlaki üstünlük zaten bizde. Psikolojik üstünlük bizde. Bugün boykota katılırız, yarın yine o esnafın gönlünü alırız. Çoğunluk enerjisi bizde, bütün muhalefette. Bu iktidara yol görünmüştür, geri sayım başlamıştır. Bugünkü iktidar sahipleri 19 Mart’tan beri cuntanın başı.”

“Biz makul ve haklı çoğunluğuz”

Son olarak dün telefonla katıldığı yayında boykot çağrısı yapanlar için ‘azgın azınlık’ diyen Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a da yanıt veren Özel, “Azgın azınlık sizsiniz. Bir avuçsunuz. Siz ikinci parti olmuştunuz. Son anketlerde fark da açılıyor. Daha da beter olacaksınız. Azgın azınlık, bükemediği bileği kırmaya çalışan bir ekiple karşı karşıyayız. Biz makul ve haklı çoğunluğuz” diye konuştu.

Paylaşın

İçişleri Bakanı Yerlikaya’dan “Boykot” Paylaşımı: Darbe Girişimi

Sosyal medya hesabı üzerinden ekonomik boykot çağrısı hakkında paylaşım yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir!” dedi.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla başlayan protestoları destekleyenler bugün ülke genelinde boykot çağrısı yaptı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabı üzerinden ekonomik boykot çağrısı hakkında paylaşım yaptı. Yerlikaya, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi de ‘boykot’ diyorlar. Peki kim, kimi boykot edecek? Milletimiz; kendi esnafını, çiftçisini, yerli ve milli ürünlerini, üreticilerini, öz sanayisini boykot edecek, öyle mi? ‘Demokratik hak’ kalkanı gölgesinde istenen bu mu? Unutulmasın ki, bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır.

Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir! Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir! Oysa biz ‘Boykotla değil, üretimle büyürüz!'”

Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Özgür Özel, 22 Mart’ta yaptığı açıklamada, protestoları haberleştirmeyen medyayı eleştirerek bunun devam etmesi durumunda “tüketimden gelen güçlerini” kullanacaklarını söyledi ve boykot sinyali vermişti:

“Bana diyor, çok telefon geliyormuş yukarıdan. Aşağıdan telefon getireceğim size, aşağıdan, milyonlardan, 10 milyonlardan. Sizi izleyenlerin yüzde 70’i bize oy veriyor. Ya tarafsız olun ya bundan sonra karşı tarafınızdayız.”

Bu açıklamadan iki gün sonra da Özgür Özel, bazı şirketlerin adını açıklayarak bu şirketlere boykot çağrısı yaptı. Özel’in boykot çağrısı yaptığı şirketlerin isimlerinin yer aldığı boykotyap.com sitesi iki gün yayında kaldıktan sonra engellendi. Bunun üzerine boykotyap.net sitesi açıldı.

RTÜK Başkanı Şahin’den “boykot” uyarısı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, “boykot çağrısında bulunan, boykota destek veren kanal ve yayınların takip edildiğini” belirterek “Gereği yapılacak” dedi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Şahin, boykot çağrılarıyla “Türkiye’nin değer ve kazanımlarının sarsılmaya çalışıldığını” savunarak, şöyle dedi:

“Boykot çağrısında bulunan, boykota destek veren kanallar ve yayınlar izleme değerlendirme uzmanlarımızca takip edilmekte olup, gereği yapılacaktır. Milletimizin ortak değerlerine zarar vermek isteyenler, her zaman kaybetmeye mahkumdur.”

Ebubekir Şahin mesajında, “Milli ve manevi hassasiyetlere saygılı yayıncılığı teşvik etmeye devam edecek, ülkemizin güçlü medya yapısını koruma kararlılığımızı sürdüreceğiz” ifadelerini de kullandı.

RTÜK geçtiğimiz günlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protesto gösterilerini canlı yayınlarla aktardıkları gerekçesiyle Sözcü TV, Halk TV, NOW TV ve Tele1 kanallarına para cezasından ekran karartmaya uzanan cezalar vermişti.

Paylaşın

Sosyal Medyada “Boykot Çağrısı Yapanlar” Hakkında Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ekonomik boykot kampanyası hakkında soruşturma açıldığını duyurdu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ilk çağrıyı yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef aldı.

Haber Merkezi / Ömer Çelik, sosyal medya paylaşımında “Özgür Özel’in Türkiye’nin kazanımlarına zarar vermek için yürüttüğü faaliyet sadece kendisine zarar verecektir. Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan siyasetçileri boykot edecektir” ifadelerini kullandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk olarak öğrencilerin başlattığı 2 Nisan Çarşamba gününe yönelik ekonomik boykot kampanyası hakkında Salı günü akşam saatlerinde soruşturma açıldığını duyurdu.

Yazılı açıklamada, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya yayın organlarında halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik, kamuoyunda ‘boykot’ çağrıları olarak bilinen ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan şahıslara yönelik re’sen ‘nefret ve ayrımcılık’ ile ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlarından soruşturma başlattı” ifadelerine yer verildi.

Boykot çağrılarına tepki gösteren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise ilk çağrıyı yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef aldı. Çelik, sosyal medya paylaşımında “Özgür Özel’in Türkiye’nin kazanımlarına zarar vermek için yürüttüğü faaliyet sadece kendisine zarar verecektir. Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan siyasetçileri boykot edecektir” ifadelerini kullandı.

Özel’in geldiği noktanın siyasi muhalefet değil Türkiye’yi topyekun tehdit etmek olduğunu savunan Çelik, “CHP’nin tüm dinamiklerini esir alarak kurultayda kendi genel başkanlığını korumak için toplumsal ve ekonomik hayatı hedef almaktadır. Özgür Özel’in yeteneksiz siyasi performansı, siyasi tarihimizdeki en büyük ‘siyasi fanatizm’ ve ‘sosyal bölücülük’ olarak kayda geçmiştir” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, üniversite öğrencilerinin 2 Nisan’da tüketim yapmama yönündeki sosyal medya çağrılarına destek vereceğini açıklamıştı.

Özel, 1 Nisan akşamı yaptığı paylaşımda “Öğrencilere, annelere, babalara, kardeşlere yapılan bu zulme karşı gençlerin başlattığı tüketim boykotunu gönülden destekliyorum. Herkesi bu boykota katılarak tüketimden gelen güçlerini kullanmaya davet ediyorum” demişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Özgür Özel, 22 Mart’ta yaptığı açıklamada, protestoları haberleştirmeyen medyayı eleştirerek bunun devam etmesi durumunda “tüketimden gelen güçlerini” kullanacaklarını söyledi ve boykot sinyali vermişti:

“Bana diyor, çok telefon geliyormuş yukarıdan. Aşağıdan telefon getireceğim size, aşağıdan, milyonlardan, 10 milyonlardan. Sizi izleyenlerin yüzde 70’i bize oy veriyor. Ya tarafsız olun ya bundan sonra karşı tarafınızdayız.”

Bu açıklamadan iki gün sonra da Özgür Özel, bazı şirketlerin adını açıklayarak bu şirketlere boykot çağrısı yaptı.

Özel’in boykot çağrısı yaptığı şirketlerin isimlerinin yer aldığı boykotyap.com sitesi iki gün yayında kaldıktan sonra engellendi. Bunun üzerine boykotyap.net sitesi açıldı.

Paylaşın

Son Beş Yılda, Et fiyatları Yüzde 1.230 Arttı

2020 yılında ortalama 32,35 lira olan dana karkas etin kilogram fiyatı, 2025 yılı itibarıyla 432 liraya ulaştı. Başka bir ifadeyle et fiyatlarını beş yılda yüzde 1.230 oranında arttı.

Türkiye’de et fiyatları son beş yılda tarihi seviyelerde artış göstererek dar gelirli ve emeklilerin sofrasından hızla uzaklaştı. Tarım ve hayvancılık politikalarında yaşanan yapısal sorunların yanı sıra maliyet baskıları ve arz yetersizliği, et fiyatlarını 2020’ye göre yüzde 1.230 oranında artırdı. Bu artış, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak da derinleşiyor.

Nefes Gazetesi’nin haberine göre, 2020 yılında ortalama 32,35 liradan olan dana karkas etin kilogram fiyatı, 2025 yılı itibarıyla 432 liraya ulaştı. Söz konusu artışla birlikte et, temel gıda maddesi olmaktan çıkarak, toplumun geniş kesimleri için erişilemez hale geldi.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), 2023 yılı verilerini “Doğru Dürüst Yemek” başlığıyla kamuoyuna sundu. Türkiye, “İki günde bir etli yemek, tavuk veya balık tüketmeye ekonomik gücü yetmeyenler” sıralamasında yüzde 39,1 ile 36 Avrupa ülkesi arasında ilk sırada yer aldı. Türkiye’yi bu alanda Romanya (yüzde 23,2), Bulgaristan (yüzde 19,9) ve Slovakya (yüzde 17,8) izledi.

Et ve Süt Kurumu’nun 2023 yılı Sektör Raporu’na göre, dünyada kişi başına en yüksek kırmızı et tüketimi 44,4 kilo ile Uruguay’da, onu Arjantin izliyor. Dünya ortalaması 28,5 kilo iken, Türkiye’de bu oran 2022 verilerine göre yalnızca 18,44 kilo. Bu oran, hem beslenme yetersizliği hem de gelir adaletsizliğine dair çarpıcı bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Mart ayında da yükselişini sürdüren et fiyatları, Ramazan Bayramı öncesinde birçok haneye et girmemesine neden oldu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin yayımladığı 28 Mart tarihli “Ramazan Sonu ve Mart Ayı Üretici-Market Fiyatları” raporuna göre, şubat ayında 644,37 TL olan dana eti fiyatı, mart sonunda 692,12 TL’ye çıkarak %7,4 oranında arttı.

Uzmanlar, artan fiyatlar karşısında özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin protein kaynaklarına erişiminde büyük sıkıntılar yaşandığına dikkat çekiyor. Sağlıklı ve dengeli beslenme için vazgeçilmez olan etin, artık yalnızca yüksek gelir gruplarının düzenli tüketebildiği bir ürün haline gelmesi, halk sağlığı açısından da ciddi riskler barındırıyor.

Paylaşın

Anubis: Antik Mısır’ın Yeraltı Dünyası Tanrısının Sırları

Anubis’in Mısır hiyerogliflerindeki adı “Inpu” veya “Anpu”dur (Yunanca “Anubis” sonradan ortaya çıkmıştır). Anubis’in unvanları arasında “Mumyalamanın Efendisi”, “Nekropolün Koruyucusu” ve “Kutsal Toprakların Tanrısı” bulunur.

Haber Merkezi / Anubis’in çakal başlı tasviri, çakalların mezarlıkların çevresinde dolaşmasından gelmektedir. Bu hayvanlar, Mısırlılar için hem ölümle hem de vahşi doğanın koruyuculuğuyla ilişkilendirilirdi.

En yaygın anlatıya göre, Anubis, Osiris ile Nephthys’in (Set’in karısı) gayrimeşru oğludur. Nephthys, Osiris’ten hamile kalır ve bebeği (Anubis’i) terk eder; onu İsis bulup büyütür. Başka bir anlatıda, Anubis’in annesi çakal tanrıça Anput veya inek tanrıça Hesat’tır.

Anubis’in mitolojideki en önemli rolü, Osiris efsanesinde ortaya çıkar. Osiris, kardeşi Set tarafından öldürülüp parçalara ayrıldığında, Anubis devreye girer. İsis ve Nephthys ile birlikte Osiris’in bedenini toplar, parçalarını birleştirir ve onu mumyalar.

Bu olay, Anubis’i mumyalama sanatının mucidi yapar. Ayrıca Osiris’in öbür dünyanın hakimi haline gelmesine yardım eder, böylece kendisi de Osiris’in yardımcısı konumuna yerleşir.

Anubis, Duat’taki (öbür dünya) “Kalbin Tartılması” töreninde merkezi bir figürdür. Ölen kişinin kalbini Ma’at’ın tüyüne karşı tartar. Kalp hafifse (dürüst bir yaşamın göstergesi), ruh Osiris’in huzur dolu Aaru’suna geçer. Kalp ağırsa (günahlarla doluysa), Ammit tarafından yutulur.

Anubis burada bir yargıç değil, adaletin uygulayıcısıdır; nihai karar Osiris’indir.

Bazı mitlerde Anubis, Set’e karşı Osiris’in intikamını almak için İsis ve Horus’a yardım eder. Set’in kaotik doğasına karşı Anubis, düzeni ve ölünün korunmasını temsil eder.

Antik Mısır Eski Krallık’ta (MÖ 2686-2181) Anubis, öbür dünyanın birincil tanrısıydı. Mezar metinlerinde ve piramit yazıtlarında sıkça anılır.

Orta Krallık’tan (MÖ 2055-1650) itibaren Osiris öbür dünyanın hakimi olunca, Anubis onun yardımcısı konumuna geçti. Bu, Anubis’in rolünün değiştiğini değil, Osiris’in hikayesinin popülerleştiğini gösterir.

Anubis’in siyah rengi, ölümün karanlığını değil, Nil’in verimli toprağını ve yeniden doğuşu simgeler. Anubis, ellerinde sıkça bandajlar, kutsal yağlar veya “ankh” (yaşam anahtarı) ile tasvir edilir.

Anubis’in ana tapınma merkezi Cynopolis’ti (Yunanca “Çakallar Şehri”). Ancak Mısır genelinde mezarlıklarda ve mumyalama alanlarında ona adanmış sunaklar yaygındı.

Mumyalama yapan rahipler, Anubis maskeleri takarak ritüelleri gerçekleştirirdi; bu, tanrının ruhsal varlığını temsil ederdi.

Halk arasında Anubis, korkutucu bir tanrıdan çok, ölüleri koruyan ve adil bir geçiş sağlayan bir figür olarak sevgi ve saygı görmüştür.

Anubis’in Öbür Dünyadaki Rolü

Anubis, ölen kişinin bedenini öbür dünyaya hazırlamakla görevliydi. Mitolojiye göre, Osiris’i Set tarafından öldürüldükten sonra mumyalayan ilk tanrı Anubis’ti. Bu nedenle mumyalama sanatının mucidi ve koruyucusu olarak kabul edilir.

Ölen kişinin bedeninin çürümesini önlemek ve ruhun (Ka ve Ba) bedene geri dönebilmesini sağlamak için mumyalama sürecini denetlerdi. Bu, Mısırlılar için öbür dünyada sonsuz yaşamın temellerinden biriydi.

Anubis, ölen kişinin ruhunu öbür dünyaya, yani Duat’a (Mısır’ın yeraltı dünyası) götüren rehberdi. Çakal başlı olması, bu rolüyle bağlantılıdır; çünkü çakallar mezarlıkların etrafında dolaşır ve ölümle ilişkilendirilirdi.

Ruhun Duat’taki karmaşık yollarında kaybolmasını önler, onu yargılama salonuna kadar eşlik ederdi.

Anubis’in öbür dünyadaki en bilinen görevi, “Kalbin Tartılması” törenidir. Bu törende: Ölen kişinin kalbi, Ma’at’ın tüyüne (adalet, doğruluk ve düzeni simgeleyen tüy) karşı bir terazide tartılır.

Anubis, teraziyi ayarlar ve tartım işlemini yönetir. Eğer kalp tüyden hafifse (ki bu, kişinin dünyada dürüst ve ahlaklı bir yaşam sürdüğünü gösterir), ruh Osiris’in yönettiği Aaru’ya (sonsuz huzurun olduğu yer) geçer.

Eğer kalp tüyden ağırsa (günahlarla doluysa), ruh Ammit adlı yaratık (aslan, timsah ve su aygırı karışımı bir canavar) tarafından yutulur ve yok olur.

Anubis burada tarafsız bir gözlemci ve uygulayıcıdır; yargıç Osiris’tir, ancak Anubis süreci başlatır ve sonuçları uygular.

Anubis, mezarları ve ölülerin huzurunu korurdu. Hırsızlar veya kötü ruhlar tarafından rahatsız edilmemeleri için ölülerin başında nöbet tutardı.

Tapınaklarda ve mezar yazıtlarında “Nekropolün Efendisi” veya “Kutsal Toprakların Bekçisi” gibi unvanlarla anılır.

Zamanla Osiris, öbür dünyanın hakimi olarak Anubis’in yerini aldı, ancak Anubis onun yardımcısı ve uygulayıcısı olarak kaldı. Osiris yargıyı verirken, Anubis lojistik ve ritüel rollerini üstlenirdi.

Bazı mitlerde Anubis, Osiris ve Nephthys’in oğlu olarak görülür, bu da onu öbür dünya hiyerarşisinde önemli bir konuma yerleştirir.

Anubis’in siyah rengi, ölümün karanlığını değil, Nil’in verimli siyah toprağını ve dolayısıyla yeniden doğuşu simgeler. Bu, onun öbür dünyada sadece bir son değil, aynı zamanda bir başlangıç vaat ettiğini gösterir.

Çakal formu, vahşi doğadaki gözlemci ve koruyucu doğasını yansıtır.

Antik Mısır’dan Sonra Anubis

Antik Mısır uygarlığı, MÖ 31’de Roma İmparatorluğu tarafından ilhak edildiğinde (Kleopatra’nın ölümüyle), Mısır’ın yerel dinî gelenekleri ve tanrıları, özellikle Hellenistik ve Roma etkileriyle dönüşmeye başladı. Anubis de bu süreçten etkilendi:

Mısır, Büyük İskender’in fetihlerinden sonra Hellenistik dünyanın bir parçası oldu (MÖ 332). Bu dönemde, Yunanlar Anubis’i kendi tanrılarıyla eşleştirmeye çalıştı. Anubis, Yunan mitolojisindeki yeraltı tanrısı Hades veya rehber tanrı Hermes ile ilişkilendirildi.

Özellikle Hermes’le birleşimi, “Hermanubis” adlı bir figürün ortaya çıkmasına yol açtı. Hermanubis, hem rehberlik (psychopomp) hem de ölümle ilgili özellikler taşıyan bir tanrı olarak tapınıldı.

Çakal başlı tasviri yumuşatıldı; daha insanî bir formda, elinde bir asa veya anahtar tutarken betimlendi.

Roma İmparatorluğu Mısır’ı ele geçirdiğinde, Anubis kültü Roma dinine entegre edildi. Romalılar, egzotik Mısır tanrılarına ilgi duyuyorlardı ve Anubis, İsis ve Osiris gibi tanrılarla birlikte Roma’ya yayıldı. Özellikle İsis kültüyle bağlantılı olarak tapınaklarda yer aldı.

MS 4. yüzyılda Hristiyanlık Roma İmparatorluğu’nun resmî dini olduğunda, Anubis gibi pagan tanrıların tapınımı azaldı, ancak sembolizmi tamamen yok olmadı. Ölüm ve öbür dünya rehberi rolü, Hristiyan azizlerden Aziz Christopher (yolcuların koruyucusu) veya Aziz Mikail (ruhları cennete taşıyan melek) gibi figürlere dolaylı yansımış olabilir.

Anubis, Mısır’dan sonra popüler kültürde yeniden canlandı. 19. yüzyılda Mısırbilim (Egyptology) çalışmalarıyla birlikte, Anubis batı dünyasında gizemli ve karizmatik bir figür haline geldi.

Bugün filmlerde (örneğin The Mummy), kitaplarda ve video oyunlarında sıkça görülüyor. Çakal başlı, gizemli ölüm tanrısı imajı, modern sanatta hâlâ güçlü bir sembol.

Anubis’in Mısır Dışındaki İzleri

Mısır’ın komşu kültürlerinde Anubis’in doğrudan bir kopyası olmasa da, ölümle ilişkilendirilen köpek/çakal figürleri farklı mitolojilerde görülebilir (örneğin, Fenike veya Nubia kültürlerinde).

Orta Çağ ve Rönesans’ta, Anubis’in mumyalama bilgisi simyacılar için gizemli bir ilham kaynağı oldumuştur.

Paylaşın

Sindirim Sistemine Zarar Veren Kötü Alışkanlıklar

Sindirimi iyileştirmek ve yiyeceklerin hazmını kolaylaştırmak için yemek sırasında ve sonrasında bazı maddelerden uzak durmak, bazı içecekleri tüketmek gerekiyor.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle, sindirim sistemine zarar verebilecek kötü alışkanlıklar, günlük yaşamda farkında olmadan yapılan ve uzun vadede ciddi sorunlara yol açabilen davranışlardır.

Sindirim sorunlarına yol açan kötü alışkanlıklar arasında şunlar yer alır:

Düzensiz ve hızlı yemek yeme: Yemekleri yeterince çiğnemeden hızlıca yutmak, sindirimi zorlaştırır ve mideye fazladan yük bindirir. Bu, hazımsızlık ve şişkinliğe neden olabilir.

Aşırı işlenmiş gıdaların tüketimi: Fast food, şekerli içecekler ve paketli gıdalar gibi işlenmiş ürünler, lif bakımından fakir olduğundan bağırsak hareketlerini yavaşlatır ve kabızlığa yol açabilir.

Az su tüketmek: Su, sindirimin temel bileşenlerinden biridir. Yetersiz hidrasyon, bağırsakların düzgün çalışmasını engeller ve sert dışkıya neden olabilir.

Geç saatlerde yemek yeme: Gece geç saatlerde ağır yemekler yemek, mide asidinin yemek borusuna kaçmasına (reflü) ve sindirim sisteminin dinlenememesine sebep olabilir.

Aşırı alkol ve kafein tüketimi: Alkol mide zarını tahriş edebilir, ülser riskini artırabilir. Fazla kafein ise mide asidi üretimini artırarak gastrit veya reflüyü tetikleyebilir.

Sigara içmek: Sigara, mide asidi üretimini artırır, yemek borusu sfinkterini zayıflatır ve reflüye yol açar. Ayrıca bağırsak florasına zarar verebilir.

Hareketsiz yaşam tarzı: Fiziksel aktivite eksikliği, bağırsak hareketlerini yavaşlatır ve sindirim sisteminin verimliliğini düşürür.

Stres ve anksiyete: Kronik stres, sindirim sistemini doğrudan etkileyerek iştah kaybı, mide krampı veya irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi sorunlara neden olabilir.

Yetersiz lif alımı: Sebze, meyve ve tam tahıl gibi lifli gıdaları az tüketmek, bağırsak sağlığını bozar ve kabızlık riskini artırabilir.

Öneriler:

Yemekleri yavaş yiyin ve iyi çiğneyin.
Dengeli bir diyetle lif alımını artırın.
Bol su için ve düzenli egzersiz yapın.
Stresi yönetmek için rahatlama tekniklerini deneyin.

Paylaşın

Siyah Erik Suyunun Şaşırtıcı Faydaları

Araştırmalar, siyah erikten (prunus domestica) elde edilen siyah erik suyunun vücudun mineral ve vitamin ihtiyacını karşılayabileceğini ve bazı hastalıkları önleyebileceğini öne sürüyor.

Haber Merkezi / A, C, E ve K vitaminleri açısından oldukça zengin olan siyah erikte, tiamin, riboflavin, niasin, B6 vitamini ve folat gibi diğer vitaminler de bulunur.

İşte siyah erikten elde edilen siyah erik suyunun başlıca faydaları:

Sindirim sistemine destek olur: Siyah erik suyu, yüksek lif içeriği sayesinde sindirimi düzenler ve kabızlığı önlemeye yardımcı olur. Doğal bir müshil etkisi vardır.

Antioksidan kaynağıdır: Siyah erik, C vitamini ve fenolik bileşikler gibi antioksidanlar açısından zengindir. Bu, serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltabilir ve yaşlanmayı yavaşlatabilir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir: İçeriğindeki C vitamini sayesinde bağışıklık sistemini destekler ve enfeksiyonlara karşı koruma sağlayabilir.

Kan şekerini dengelemeye yardımcı olur: Düşük glisemik indeksi ve lif içeriği ile kan şekerinin ani yükselmesini önleyebilir, bu da diyabet yönetiminde yardımcı olabilir.

Kalp sağlığını destekler: Potasyum içeriği sayesinde kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur ve kalp – damar sağlığını destekler.

Kemik sağlığını destekler: Siyah erik suyunda bulunan K vitamini ve magnezyum, kemik yoğunluğunu korumaya katkıda bulunabilir.

Hidratasyon ve detoks: Su içeriği yüksek olduğundan vücudu nemlendirir ve toksinlerin atılmasına yardımcı olabilir.

Uyarılar

Siyah erik suyunu aşırı tüketmek ishal gibi yan etkilere yol açabilir, bu yüzden ölçülü tüketim önemlidir.

Eğer şeker eklenmiş bir versiyonu değil de doğal haliyle tüketirseniz faydaları daha belirgin olur.

Paylaşın

ABAP Belleği Nedir? Önemi

ABAP (Advanced Business Application Programming) Belleği, SAP yazılım sistemiyle ilişkilendirilen bir terimdir ve uygulama sunucusunun ana belleğindeki geçici bir depolama alanına atıfta bulunur.

Haber Merkezi / Tek bir SAP kullanıcı oturumu içinde farklı ABAP programları, işlev modülleri veya alt rutinler arasında veri depolamak ve alışverişinde bulunmak için kullanılır. Bu bellek, bir veritabanına ihtiyaç duyulmadan verimli veri aktarımı ve iletişimi sağlar ve böylece SAP sisteminin performansını artırır.

ABAP Belleği, bir SAP sistemindeki farklı ABAP programları ve oturumları arasında veri paylaşımını sağlayan geçici bir bellek alanını ifade ettiği için önemli bir teknoloji terimidir. Bu, sistem içinde verimli iletişim ve işleme olanağı sağlayarak, tablolara tekrar tekrar erişme veya yinelenen veri üretme ihtiyacını azaltır; bu da sonuç olarak kaynaklardan tasarruf sağlar ve genel sistem performansını iyileştirir.

ABAP Belleği, veri tutarlılığının korunmasına yardımcı olur, geliştirme sürecini basitleştirir ve bir programdaki değişikliklerin aynı verileri paylaşan diğer programları olumsuz etkilememesini sağlar. Dolayısıyla ABAP Belleğinin etkin kullanımı, kesintisiz veri paylaşımını sağlar ve SAP sistemlerinin güvenilir bir şekilde çalışmasına önemli katkı sağlar.

ABAP Belleği, özellikle uygulama geliştirme alanında SAP sistemlerinin verimli bir şekilde çalışmasında önemli bir bileşen görevi görür. ABAP Belleğinin birincil amacı, sistem içinde aynı anda çalışan farklı ABAP programları arasında sorunsuz iletişim ve veri aktarımını kolaylaştırmaktır. Daha teknik terimlerle, ABAP Belleği, tüm dahili modların erişebildiği SAP sisteminin uygulama sunucusunda paylaşılan bir bellek alanıdır.

Verileri depolamak için merkezi bir depo görevi görerek, tekrarlanan veri sorgularına olan ihtiyacı ortadan kaldırır, böylece genel performansı önemli ölçüde iyileştirir ve veritabanlarındaki iş yükünü azaltır. ABAP Belleğinin kullanımı, sorunsuz bir kullanıcı deneyimi sunar ve bir SAP ortamında kaynakların verimli bir şekilde yönetilmesini sağlar. Geliştiriciler, bu özelliği farklı program çağrıları, raporlar ve işlev modülleri arasında veri alışverişi yapmak için kullanabilir ve esasen işlemlerini düzene sokabilirler.

Örneğin, bir uygulamadaki birden fazla programın aynı bilgiye erişmesi veya aynı bilgiye başvurması gerektiğinde, bir geliştirici bu bilgiyi ABAP Belleğinde saklayabilir ve böylece tüm program çağrılarında veri tutarlılığı sağlanabilir.

Ayrıca, bu yaklaşım koddaki gereksiz tekrarları azaltarak bir uygulama içinde daha temiz, daha kolay sürdürülebilir bir yapıyı destekler. Sonuç olarak, ABAP Belleği ile çalışmak yalnızca bir SAP sistemi içindeki veri iletişimini geliştirmekle kalmaz, aynı zamanda optimizasyon çabalarını ve yazılım geliştirme en iyi uygulamalarını da teşvik eder.

ABAP Bellek Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

ABAP Bellek kullanmanın avantajları nelerdir?

ABAP Belleği kullanmanın bazı avantajları şunlardır:

Birden fazla program ve oturum arasında veri paylaşımına izin verir
Veritabanına okuma ve yazmaları azaltarak daha hızlı veri işlemeyi kolaylaştırır
Verileri bellekte tutarak uygulama sunucusundaki yükü azaltır
Genel sistem performansını iyileştirir

ABAP Belleği ile SAP Belleği arasındaki fark nedir?

ABAP Belleği, ABAP programlarına özgü verileri depolamak için kullanılan uygulama sunucusu içindeki bir bellek alanıdır; SAP Belleği ise tüm programlar ve uygulamalar tarafından erişilebilen verileri depolayan genel bir bellek alanıdır. ABAP Belleği oturum özelindedir; SAP Belleği ise herhangi bir belirli oturuma bağlı değildir.

ABAP Belleğinde veriler nasıl saklanır?

ABAP Belleğinde veri depolamak için EXPORT ifadesini kullanmanız gerekir. Bu bir örnek sözdizimidir: EXPORTBELLEK KİMLİĞİNE.

ABAP Bellekten verilere nasıl erişirsiniz?

ABAP Belleğinde depolanan verilere erişmek için IMPORT ifadesini kullanmanız gerekir. Bu bir örnek sözdizimidir: IMPORTBELLEKTEN KİMLİK.

Paylaşın

Alerji Sezonu Başladı, Semptomları Hafifletmek İçin İpuçları

İlkbahar, her ne kadar doğanın canlandığı ve her şeyin yeşile büründüğü bir zaman dilimi olsa da bitki polenleri özellikle alerjiye yatkın kişilerde pek çok sağlık sorununa yol açabiliyor.

Haber Merkezi / Ancak semptomları hafifletmeye ve günlük hayatı kolaylaştırmaya yardımcı olabilecek basit önlemlerde bulunmakta. İşte o önlemlerden bazıları:

Ortamın temiz tutulması: Polenlerin eve girmesini önlemek için pencereler kapalı tutulmalı. Klima kullanılıyorsa filtreler düzenli temizlenmeli.

Burun yıkama: Bir neti potu veya burun spreyi ile tuzlu su kullanarak sinüsleri temizlemek, alerjenleri ve mukusu uzaklaştırabilir. Bu, sinüs baş ağrılarını hafifletebilir.

Nem dengesi: Evde nem oranını yüzde 30-50 arasında tutmak için nemlendirici veya nem alıcı kullanılmalı. Çok kuru veya çok nemli hava alerji semptomlarını kötüleştirebilir.

Maske: Dışarıda polen seviyesinin yüksek olduğu günlerde (özellikle rüzgarlı havalarda) bir maske takmak, solunan alerjen miktarını azaltabilir.

Alerji ilaçları: Reçetesiz antihistaminikler (setirizin, loratadin gibi) kaşıntı, hapşırık ve burun akıntısını hafifletebilir. Dekonjestanlar ise sinüs baskısını azaltabilir.

Bitki çayları: Nane veya zencefil çayı gibi doğal seçenekler, sinüsleri açarak baş ağrısını ve baskıyı hafifletebilir.

Polen takibi: Polen yoğunluğunun yüksek olduğu saatlerde (genelde sabah erken) dışarı çıkmamaya özen gösterilmeli.

Gözleri koruma: Polen göz irritasyonuna da yol açabilir ve bu baş ağrısını tetikleyebilir. Güneş gözlüğü takmak veya göz damlası kullanmak rahatlama sağlayabilir.

Hızlı rahatlama için

Buhar inhalasyonu: Sıcak suyla dolu bir kaba birkaç damla okaliptüs yağı ekleyip buharını solumak sinüsleri açabilir.

Bol su: Mukusu inceltir ve alerjenlerin vücuttan atılmasını kolaylaştırır.

Paylaşın

Reuters’dan “Süreç” Analizi: İmamoğlu’nun Tutuklanması Kürtlerin Güvensizliğini Körükledi

Birleşik Krallık merkezli Reuters, Abdullah Öcalan’ın PKK’ya yaptığı silah bırakma çağrısı sonrası başlayan sürece ilişkin yayınladığı analizde, İmamoğlu’nun tutuklanmasının Kürtler arasında güvensizliği derinleştirdiği ifadelerine yer verdi.

Analizde ayrıca, DEM Parti’nin Abdullah Öcalan’la İmralı Cezaevi’nde üç kez görüştüğünü ancak hükümetin somut bir reform planını paylaşmadığı kaydedildi. Analiz yazısında, Erdoğan’ın “Silahsızlanma sonrası demokratik alan doğal olarak genişleyecek” açıklamasına rağmen net adımların belirsizliğini koruduğu da ifade edildi.

Birleşik Krallık merkezli Reuters haber ajansı, Türkiye’deki son siyasi gelişmeleri ele alan analizinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının Kürtler arasında barış sürecine yönelik güvensizliği derinleştirdiğini bildirdi. Ajansın değerlendirmesinde, Erdoğan’ın başlıca siyasi rakibine yönelik yaptırımları ile PKK’nın silah bırakma çağrısı sonrası atılacak reformlara dair belirsizliğin, Kürt toplumunda endişelere yol açtığı vurgulandı.

Analizde, İmamoğlu’nun yolsuzluk iddialarıyla tutuklanmasının Türkiye’de son on yılın en büyük protesto dalgasını tetiklediği belirtilirken, özellikle Kürt nüfusun yoğun olduğu güneydoğu bölgesinde yapılan görüşmelerde barış umutlarından çok şüphelerin öne çıktığı aktarıldı. DEM Parti Milletvekili Cengiz Çandar’ın “Bir mayın tarlasına giriyoruz. Her şey rayından çıkabilir ve başarısızlıkla sonuçlanabilir” şeklindeki uyarısına yer verildi.

Hükümet somut bir reform planı paylaşmadı

Reuters, DEM Parti’nin Abdullah Öcalan’la İmralı Cezaevi’nde üç kez görüştüğünü ancak hükümetin somut bir reform planını paylaşmadığını kaydetti. Erdoğan’ın “Silahsızlanma sonrası demokratik alan doğal olarak genişleyecek” açıklamasına rağmen net adımların belirsizliğini koruduğu ifade edildi.

Ajans, barış sürecinin başarısız olması halinde Güneydoğu Anadolu’da ekonomik ve sosyal sorunların derinleşebileceği ve 40 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği çatışmaların yeniden alevlenebileceği uyarısında bulundu. Türkiye Cumhurbaşkanlığı’nın konuya ilişkin yorum yapmaktan kaçındığı, AK Parti yetkililerinin ise barış süreciyle ilgili açıklamaların Cumhurbaşkanı’nın yetkisinde olduğunu belirttiği aktarıldı.

Reuters analizinde, PKK’nın silah bırakma çağrısıyla başlayan sürecin Ortadoğu’daki diğer gerilimlerin hafiflemesine de katkı sağlayabileceği, ancak İmamoğlu’nun tutuklanması gibi gelişmelerin bu süreci kırılgan hale getirdiği değerlendirmesi yapıldı.

Paylaşın