Konya: Macera Kulesi

Macera Kulesi; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Sille Parsana Mahallesi, İsmail Kaya Caddesi üzerinde yer alan Kelebekler Vadisi Parkı içindedir.

Macera Kulesi, 2800 m² alan üzerinde yer alıyor. Birbirinden farklı 18 denge parkurundan oluşan kulede her biri farklı bir heyecan taşıyan halat, ahşap ve ip üzerinde yürüme gibi denge sporları yapılabilecek.

Parkurlar 12 yaş ve üzerindeki macera ve adrenalin tutkunlarına hitap edecek. Koruma kemerleri ve özel eğitimli personel kontrolünde güvenliğin sağlanacağı alanda halat üzerinde serbest atlayış oyunları ve tırmanma duvarı da yer alıyor. Macera Kulesi’nin zemini tek parça özel kauçuktan oluşuyor.

Kısa süre içerisinde açılacak alan olan Macera Kulesi’nde özel eğitimli 11 personel görev alacak. Merkezde görev alacak personelin eğitimleri Almanya Dağcılık Federasyonuna Bağlı uzman eğitmen Harald Niespor tarafından veriliyor.

Konya: Gevale Kalesi

Gevale Kalesi; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Yeni Selçuk Mahallesi, Beyşehir Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Gevale Kalesi gerek bulunduğu yer gerekse de kalenin stratejik konumu açısından oldukça önemlidir. Bu özelliklerinden dolayı da Konya şehri genellikle Gevale Kalesi’nden müdafaa edilmiş, Konya’ya yapılacak olan saldırılarda ilk önce bu kalede karşılanmıştır. Gevale Kalesi’ne hakim olan Konya’ya da hakim olmuştur.

Konya ovasına hâkim bir tepe üzerine kurulmuş kalenin inşa tarihinin Helenistik çağa kadar geri gittiği tesbit edilmiştir. Roma ve Bizans çağlarında da kullanılan kalenin, Selçuklu çağında yenilendiği ve yerleşim alanına saray ve av köşkü (şikârhâne) inşa edildiği bilinmektedir.

Kayalık bir topoğrafya üzerinde ve kaya formasyonlarını takip eden iki sıra sur çizgisinden geriye sadece bazı kalıntılar gelebilmiştir. Eski yerleşimi kuzey yönünde çevreleyen sur çizgisindeki burcun Selçuklu çağına âit olduğu ileri sürülmüştür. Kalenin içinde tesbit edilen çok sayıda ve çeşitli tiplerdeki sarnıçların, farklı iskânlarla ilişkisi kurulabilir.

Kalenin doğu ve batı eteklerindeki bazı kaya mezarlarının M.Ö.1.bine inen bir tarihi geçmişi bulunduğu anlaşılmaktadır. Selçuklu çağında askerî bir işlevi olduğu anlaşılan kalenin, Karamanoğlu ve Osmanlı dönemlerinde de aynı işlevle kullanılmaya devam ettiği bilinmektedir. Yerleşim alanında ortaya çıkartılan çini ve seramiklerin Selçuklu çağına âit olduğu ortaya konulmuştur.

Konya: Taş ve Ahşap Eserleri Müzesi

Taş ve Ahşap Eserleri Müzesi (İnce Minareli Medrese) ; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Beyhekim Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Selçuklu Sultanı II. İzzeddin Keykâvus Devrinde Vezir Sâhib Atâ Fahreddin Ali tarafından, hadis ilmi okutulmak üzere 1264 yılında inşa ettirilmiştir. Yapının mimarı Keluk bin Abdullah’tır. Selçuklu Devrinin “Kapalı Avlulu Medrese” grubunda olup, tek eyvanlıdır.

Doğusunda yer alan taç kapı, Selçuklu Devri taş işçiliğinin en güzel ve nadîde örnekleri arasındadır. İnce Minareli Medrese XIX. yüzyılın sonuna kadar faaliyetini sürdürmüş, 1876-1899 yıllarında ise yenileme çalışmaları yapılmıştır.  Cumhuriyet Devrinde 1936 yılında başlayan çeşitli onarım çalışmalarından sonra, 1956 yılında “Taş ve Ahşap Eserler Müzesi” olarak hizmete açılmıştır.

Medresenin hat sanatının önemli örnekleri olarak kabul edilen yazıları büyük önem taşımaktadır. Özellikle taçkapısı, yazının yoğun olarak uygulandığı ender tasarımlardan biri olarak kabul edilir. Taçkapının ortasındaki düğümlü kitâbe bordüründe, sülüs ile Fatiha ve Yâsin sureleri yazılıdır. Niş kemerinin alınlığındaki rozetlerden birinde “Amel-i Kelûk”, diğerinde ise “bin Abdullah” yazılıdır. İç mekânda, kubbe eteğini çeviren bordürde kûfî yazı ile “El Mülkü-l’illâh” ibaresi yer alır.

Medreseye adını veren minare, bitişiğindeki mescide aittir. 1901 yılında düşen bir yıldırım sonucunda, minarenin birinci şerefeye kadar olan bölümü ve medresenin kuzeydoğu köşesine dıştan eklemlenmiş mescidinin kubbesi yıkılmıştır. Kesme taştan kare planlı prizmal bir kaide üzerinde yükselen tuğla minare, dilimli bir gövdeye sahiptir. Gövde yüzeyi, sırlı tuğla ve kesme çinilerle bezenmiştir.

Mescid bölümünde vakfiyesine uygun olarak “Hadis Sohbetleri” gerçekleştirilmektedir. Müzede, Selçuklu ve Karamanoğlu Devrine ait taş ve mermer üzerine oyma tekniği ile yazılmış inşa ve tamir kitabeleri, Konya Kalesi’ne ait yüksek kabartma rölyefler, çeşitli ahşap malzemeye oyma tekniği ile yapılmış geometrik ve bitkisel motiflerle bezenmiş kapı ve pencere kanatları, ahşap tavan göbeği örnekleri ve mermer üzerine işlenmiş mezar şahidesi ve sandukalar teşhir edilmektedir. Başkenti Konya olan Selçukluların sembolü çift başlı kartal ile kanatlı melek figürlerinin en büyük ve güzel örneklerinin sergilendiği müze, pazartesi haricinde haftanın her günü ziyarete açıktır.

Konya: Selçuklu Köşkü

Selçuklu Köşkü; Konya’nın Selçuklu İlçesi, Hamidiye Mahallesi, Alaaddin Bulvarı üzerinde yer almaktadır.

Alaaddin Tepesini çeviren iç kalenin kuzey eteğindedir. Sarayın II. Kılınçaslan’a ait olduğu kuvvetle muhtemeldir.

Köşk, Alaadin Keykubat I zamanında genişletilerek tamir edilmiş, kare bir plan üzerine harç ve tuğlalarla iki kat olarak yapılmış, altı kat kerpiç ve molozlarla takviye edilmiştir.

Köşk bugün harap olmuş bir duvar parçasından ibarettir. Son defa 1961 yılında bu tek duvarın beton bir şemsiye ile muhafazası yoluna gidilmiştir.

Konya: Türk Yıldızları Parkı

Türk Yıldızları Parkı; Konya’nın Selçuklu İlçesi Ankara Caddesi üzerinde yer almaktadır. 

Toplam 321 bin metrekarelik alana sahip Türk Yıldızları Parkı,  Türkiye’nin havacılık temalı en büyük parkıdır.

Parkın içinde “Airbus A300” tipi yolcu uçağı kullanılarak yapılmış uçak restoran, açık hava müzesi, NF-5 jet gösteri uçakları, anıtlar ve sosyal alanlarda bulunmaktadır.

Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK temalı parkın ziyaretçileri, semada süzülen dünyaca ünlü Türk Yıldızları ve SOLOTÜRK’ün eğitim ve gösteri uçuşlarını izleyebiliyor.

Konya: Altınapa Barajı

Altınapa Barajı; Konya’nın Selçuklu İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Meram Çayı üzerine kurulmuştur.

Altınapa Barajı, sulama ve içme suyu temini amacı ile 1963 – 1967 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

Kaya gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 325.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 32,00 m, normal su kotunda göl hacmi 15,00 hm3, normal su kotunda göl alanı 2,20 km²’dir.

1.400 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermekte, yılda 38 hm3 içme-kullanma suyu temini sağlamaktadır.

Konya: Sille Barajı

Sille Barajı; Konya’nın Selçuklu İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Sille Çayı üzerinde kurulmuştur.

Sille Barajı, sulama ve taşkın kontrolü amacı ile 1953-1960 yılları arasında inşa edilmiş bir barajdır.

Kaya gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 320.000 m3, akarsu yatağından yüksekliği 39,00 m’dir.

Normal su kotunda göl hacmi 3,10 hm3, normal su kotunda göl alanı 0,20 km2’dir. 260 hektarlık bir alana sulama hizmeti vermektedir.

Konya: Mevlana Türbesi

Mevlana Türbesi; Konya’nın Karatay İlçesi, Aziziye Mahallesi, Mevlana Caddesi üzerinde yer almaktadır.Dört fil ayağı sütun üzerine bir Selçuklu şaheseridir.

Kubbeyi hadranın dıştan 16 dilimli bir külahı vardır. Külahla silindir gövdenin birleştiği yerde Ayet-el Kürsi yazılıdır. Kubbe muhtelif motifler süs ve kufi ayetlerle bezenmiştir. Kubbenin altında Mevlâna ve Sultan Veled yatmaktadır.

Mezar üzerinde en son II. Abülhamit ‘in hediye ettiği altın sim işli bir puşide örtülüdür. Kubbenin doğusunda Sultan – Ul- Ulema’nın kabri bulunmaktadır. Selçuklu ağaç işlemeciliğinin bir şaheseri olan sandukası yüksekçedir.

Arka cephesi görülmediğinden ayakta imiş hissini verir. Bu sanduka Mevlâna için yapılmış, bilahare babasının üzerine kaldırılmıştır.

Mevlana Celaleddin Rumi Kimdir?

Mevlana Celaleddin Rumi, 1207 yılında Afganistan’ın Belh şehrinde doğmuş bir sufi ve din bilginidir. Anadolu’nun ünlü evliyalarından sayılan ve hoşgorü felsefesiyle tanınan Mevlana Celaleedin Konya’da yaşamıştır.

Lakabı olan Mevlana “efendimiz” anlamına gelir, ismindeki “Rumi” ise Anadolu’da yaşayan kişi demektir. Şemsi Tebriz’i ile olan manevi dostluğuyla da tanınmaktadır.

Dönemin İslam kültür merkezlerinden Belh kentinde hocalık yapan ve Sultan-ül Ulema (Bilginler Sultanı) lakabıyla anılan Bahaeddin Veled’in oğludur. Mevlânâ, babası Bahaeddin Veled’in ölümünden bir yıl sonra, 1232 yılında Konya’ya gelen Seyyid Burhaneddin’in manevi terbiyesi altına girmiş ve dokuz yıl O’na hizmet etmiştir.
Mevlana, 17 Aralık 1273’te ölmüştür.

Mevlânâ’nın 800.doğum yılı olan 2007 UNESCO tarafından dünya Mevlânâ yılı ilan edilmiştir. Bu karar Mozart yılı olan 2006’nın mart ayında alınmıştır.

Mevlana Celaleddin Rumi’nin Eserleri:

  • Mesnevi
  • Büyük Divan “Divan-ı Kebir”
  • Fihi Ma-Fih “Ne varsa İçindedir”
  • Mecalis-i Seb’a “(Mevlana’nın 7 vaazı)”
  • Mektubat “(Mektuplar)