Ruşen Hakkı Özpençe Kimdir? Hayatı, Eserleri

21 Temmuz 1936 yılında Kütahya’nın Servi Mahallesi’nde dünyaya gelen Ruşen Hakkı Özpençe, 11 Nisan 2011 yılında hayatını kaybetti, kabri Kocaeli Kent Mezarlığındadır. İlk tahsilini Kütahya Barbaros İlkokulu’nda yapan Özpençe, 1954 yılında Kütahya Erkek Sanat Enstitüsü Metal İşleri/Demircilik Bölümü’nden mezun oldu.

Haber Merkezi / Hayatının bu yıllarında tuğla işçiliği, yemenicilik, kahveci çıraklığı, marangozculuk, gazete satıcılığı, boyacılık ve demirci çıraklığı yaptı. 51 kiloda Ciklet Hakkı adıyla boksör olarak tanındı. Bir süre vekil öğretmenlik yaptıktan sonra 1958’de Kütahya Tapu Fen Memuru oldu. 1960’da Kütahya’dan ayrılarak Manisa, Sarıgöl ve Turgutlu’da memur olarak görev yaptı. 1964’te Kocaeli’ne atandı. Kocaeli Fen İşleri’nde ve Kocaeli Kadastro’da çalıştı. 1982 yılında emekli oldu.

Ruşen Hakkı, Türkiye Yazarlar Sendikası, İnsan Hakları Derneği, Türkiye Dil Derneği, Edebiyatçılar Derneği ve Basın Konseyi üyesidir. 2006 yılında Yunus Nadi Ödülü’nü kazandı. Sarı Basın Kartı sahibi olan Ruşen Hakkı’nın 1954’ten ölümüne kadar kaleme aldığı şiir, hikâye, günlük ve diğer yazıları Türk Dili, Varlık, Yeditepe, Güney, Dost, Oluşum, Milliyet, Hürriyet Gösteri, Yazko Edebiyat, Cumhuriyet Kitap gibi çok çeşitli dergi ve gazetelerde yayımlandı. İzmit’te Işık gazetesinde ve Özgür Kocaeli gazetesinde gazetecilik ve köşe yazarlığı yaptı.

Ruşen Hakkı, ilkokul üçüncü sınıfta ninesinden etkilenerek mani biçiminde şiirler yazmıştır. 1952’de on altı yaşında Yeşilay Dergisi’nde ilk şiiri “Yollarda” yayınlanan şairin ilk şiir kitabı “Köprü” 1962’da basılmıştır. Altmışlı yıllardan sonra toplumcu ve sosyal gerçekçi şairler safına katılmış ve ölümüne kadar kendisini Sosyalist Sosyal Demokrat olarak tanımlamıştır. Bağlı bulunduğu şiir geleneğini toplumcu/sosyal gerçekçilik olarak nitelendirmek mümkündür. Ruşen Hakkı’nın güçlü yönlerinden biri de hikayeciliğidir. Hikayelerinde çocuklara yeni bir dünyanın ufuklarını açar.

Çağın sosyal olaylarından kendini sorumlu hisseden Ruşen Hakkı’nın yazı ve mısralarının ana teması özgürlük ve barıştır. Ahmet Say’a göre edebiyatımızda sevecenliğin temsilcisidir. Şiirlerinde estetik örgü hâkimdir. Mısralarında toplum vardır. Etkilendiği isimlerden biri olan Hasan İzzettin Dinamo, şiirlerinin çok rahat ve pürüzsüz bir söyleyişi olduğunu söyler. Endüstri dumanları altında şiirleri uzaktan uzağa ışıldar. “Bir Şafak’tan Bir Şafağa” (1997) adlı eserinde acılarını, kavgalarını, direnmelerini, kuşkularını, yanılgılarını ve yüzlerce isimden oluşan arkadaşlarını anlatır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)