Aydanur Saraç kimdir?

29 Temmuz 1968 yılında Artvin’in Ardanuç İlçesi’nde dünyaya gelen Aydanur Saraç, Atatürk Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesini bitirdi. Uzun yıllar hemşire olarak çalıştı. Bir süre mesleğine ara verip bir kamu kuruluşunda altı yıl boyunca kütüphane sorumluluğu görevini sürdürdü. Aile Danışmanlığı (bütüncül psikoterapi) ve deneyimsel çocuk oyun terapistliği eğitimi aldı.

Haber Merkezi / Sonra Güller Kırmızı adlı kitabıyla Kocaeli Yüksek Öğrenim Derneği (KYÖD) “2003 Ulusal Şiir Ödülleri” özel jüri ödülünü, ikinci dosyada yer alan “Değişim” şiiri ile Bartın Belediyesi’nin 2005 yılında düzenlemiş olduğu şiir yarışmasında üçüncülük ödülü kazandı. Kum, Damar ve DelilerTeknesi adlı dergilerde yazın kurulunda görev aldı. Uzun yıllar Akköy Dergisi’nin Ankara temsilciliğini sürdürdü.

İlk şiirleri 1997’de Damar ve Papirüs dergilerinde yayınlanan şairin, eserlerinin yayınlandığı başlıca dergiler şunlardır: Kavram Karmaşa, Kıyı, Bahçe, Agora, Kum, Akköy, Ağırol Bay Düzyazı, Beşparmak, Çıkın, Kül, Paspatur, GüzelYazılar, Şiir Ülkesi, Öteki-siz, Çalı, Değirmen, (online dergiler; Yaprak, Anafilya, Mavi Ada, Cafrande, Gerçek Edebiyat, Yerelce) Tay, İle, Nikbinlik, Deliler Teknesi, Sincan İstasyonu, Mühür Edebiyat, Zalifre.

İlk kitabı Sonra Güller Kırmızı’da toplumsal duyarlılığı yansıtan şiirlerle birlikte kadının varoluşsal yanını destekleyen şiirlere yer verdi. İkinci kitabı Mesafeler’de ise, bireyin içsel yolculuğundan, yalnızlığından, zamanın ve insanın değişime yenilen ilişkilerinden söz etmeyi tercih etti. Mesafeler kitabı, sadeleşen diliyle şairin kendi şiir diline/söylemine ilişkin sahip olduğu estetik bir duyarlılığı yansıtması bakımından da önemlidir.

Her ne kadar şairin özne yerine toplumun önceliğini vurguladığı söylenebilirse de bireyin iç dünyası ve hayata yaklaşım biçimi ağırlıklı olarak kendini gösterir. Bu şiirlerde yalnızlaşan bireyin iç sıkıntısı ve hayata yabancılaşan insanın acıları yansıtılmaya çalışılır. Aydanur Saraç, kendini kolayca ele veren şiirlerden çok, kapalı anlatımıyla çağrışımlı şiirler yazmayı tercih eder. Mesafeler adlı kitabındaki “Bir Ölünün Dili İçin” başlıklı şiirinde olduğu gibi yaşam karşısında incinen insanın şiirini yazmaya çalışır.