İçki Hakkında İnanabileceğiniz 6 Efsane

İnançlarımız eylemlerimizi yönlendirir. Kararlarımızı doğru olduğunu bildiğimiz şeylere dayandırırız. Ama ya inandığımız ‘gerçekler’ doğru değilse? İçki sadece içen bireye zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda topluma da zarar verir.

Haber Merkezi / İçki söz konusu olduğunda, efsane ile gerçek arasındaki çizgi bulanık olabilir. İşte gerçek olmayan ama inanabileceğiniz 6 içki efsanesi;

Efsane 1: İçki sizi canlandırır

Çoğumuz yorgunluk ve aşırı stresle mücadele ediyoruz. Yorgunluğu gidermek ve stresi azaltmak için içki içilmesi efsanesi.

İçki bir beyin depresanıdır. İçki, ilk önce yargılama, duygudurum gibi beynin genel işlevlerini azaltır. Bazı kişiler, bunu sevinç ve heyecan olarak yaşarlar. Ancak tam tersini yaşayanlarda var: uyku hali, uyuşukluk ve hatta depresyon hissi.

Efsane 2: Yatmadan önce bir bira uyumanıza yardımcı olur

Yatmadan önce bir bira içmek daha hızlı uyumanızı sağlayabilir efsanesi. İçki, derin uykunuzu böler ve dinlenmemiş ve yorgun hissederek uyanırsınız.

Normalde vücudunuz uykunun hafif ve derin evrelerinden yaşar. Alkol, ferahlatıcı REM uykusunu engeller ve daha sonra kabuslar ve uyku güçlüğü ile “REM geri tepmesine” neden olur.

Efsane 3: İçki sizi sıcak tutar

Vücudunuz önemli organ fonksiyonlarını korumak için sıcak kanı merkezde depolar. Alkol, ekstremitelerinizdeki kan damarlarını genişleterek, sıcak kanın merkezden soğuduğu periferik dolaşımınıza geçmesine neden olur.

İçki vücudunuz sıcak hissettirebilir. Ancak, içki gerçekte vücudunuzun çekirdek sıcaklığını düşürür. Sonuç olarak, vücudun, genel sıcaklığı düştüğü için hayati organları sıcak tutulamaz.

Efsane 4: Bir bira bir kokteylden daha az etkilidir

İster bira ister farklı bir kokteyl içki olsun, genellikle aynı miktarda alkol tüketilir. Tüketilen herhangi bir içki vücut üzerinde benzer bir etkiye neden olacaktır.

Efsane 5: Çok fazla içki içtiğinizde kahve sizi ayıltabilir

Kahvenin, kan alkolü üzerinde gerçek bir etkisi yoktur. Çok fazla içki içtikten sonra kahve veya diğer kafeinli ürünleri içmek, beyninizi kandırarak sizi daha enerjik, daha uyanık hissettirir.

Efsane 6: Erkekler ve kadınlar alkole aynı şekilde tepki verir

Kadınlar erkeklere göre fiziksel olarak daha küçük oldukları için içkiden daha çok etkilenme eğilimindedir.

Uzun ve Mutlu Bir Hayat İçin ‘Dokuz Alışkanlık’

ABD’li uzmanlar, daha uzun ve mutlu bir hayat yaşamayı sağlayacak 9 önemli alışkanlığı paylaştı. Uzmanlar, uyku düzeninin, egzersizin ve stresten uzak durmanın önemini vurguladı.

Önde gelen yayın kuruluşlarından CNN’e konuşan Minnesota Üniversitesi’nden William Roberts, “sağlığı etkileyen iyi ve kötü alışkanlıkların etkisinin zamanla ortaya çıktığına” dikkat çekti.

CNN’in tıp analisti Leana Wen de egzersizin ve düzenli muayenenin, kötü alışkanlıkları değiştirmek için iyi bir başlangıç noktası olduğunu vurguladı.

İşte uzmanların kazanılmasını tavsiye ettiği 9 alışkanlık:

1 – Düzenli muayene olun

Wen, düzenli muayenenin ciddi hastalıklara karşı önlem almakta etkili olduğunu belirterek, “Örneğin, muayenede diyabet başlangıcınız olduğu ortaya çıkarsa, bunun diyabete dönüşmesini önlemek için adım atabilirsiniz” dedi.

Analist, düzenli muayenelerin iyi bir hasta-doktor ilişkisi sağlanması için de önemli olduğunu belirtti.

2 – Sürekli fiziksel aktivite yapın

Uzmanlar, düzenli egzersizin diyabet, obezite, kalp hastalığı ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklara yakalanma riskini azalttığını söyledi.

New York Üniversitesi’nden Nieca Goldberg, “Düzenli aerobik egzersizin daha uzun yaşamayı ve geç yaşta bilişsel fonksiyonların sağlam kalmasını sağladığını gösteren epey araştırma var” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü, yetişkinlerin haftada en az 150 dakika orta ve ileri seviyede egzersiz yapmasını öneriyor.

3 – Vücut kitle indeksine dikkat edin

Vücut kitle indeksi, kişinin boy ve kilo ölçümünden yola çıkarak vücuttaki tahmini yağ oranını gösteren ve sağlıklı kilonun belirlenmesini sağlayan bir sistem.

2018’de yapılan bir çalışmada, vücut kitle indeksi sonuçları sağlıklı seviyede olan kişilerin ömürlerinin 10 yıl daha uzayabileceği belirtilmişti. Ayrıca bunun kanser ve kardiyovasküler rahatsızlıkların oluşma riskini düşürdüğü de ifade edilmişti.

4 – Düzgün beslenin

Uzmanlar, kırmızı et ve işlenmiş et ürünlerinin azaltılması gerektiğini belirterek, bunun yerine sebze ağırlıklı beslenmenin önemini vurguladı.

Goldberg, bitki bazlı gıdaların antioksidan üretimi sağladığına, bunun da strese ve yaşlanmaya karşı koruyucu etkisi olduğuna dikkat çekti.

Şubatta yayımlanan bir çalışmada, bu şekilde beslenmeye başlayan 20 yaşındaki bir kadının ömrünün en az 10 yıl, aynı yaştaki bir erkeğinse 13 yıl uzayabileceği ortaya konmuştu.

5 – Akıl sağlığınıza özen gösterin

Wen, akıl sağlığının genelde fiziksel sağlığa kıyasla ikinci plana atıldığını fakat kişinin genel sağlığına önemli etkisi olduğunu söyledi.

Stres ve kaygının yemek seçimlerini etkilediğini, alkol tüketimini artırdığını ve uyku düzenini bozduğunu belirten uzmanlar, günde 15 dakikalık derin nefes egzersiziyle akıl sağlığının korunabileceğini ifade etti.

6 – Uykuya dikkat

Goldberg, günde 7 saatten az uyuyan kişilerde stres ve yüksek tansiyon riskinin artma eğilimi gösterdiğini söyledi.

Uzmanlar, düzenli egzersizin yanı sıra yatak odasının karanlık ve sessiz olmasının da uyku hijyeni açısından önemli olduğunu belirtti.

7 – Alkolü azaltın

Aşırı alkol tüketiminin kan şekerini yükseltip kilo alımına neden olduğuna dikkat çeken uzmanlar, bunun kalp rahatsızlıklarına da yol açabileceğini ifade etti.

2020’de yapılan bir çalışmada, aşırı alkol tüketiminden kaçınmanın kardiyovasküler hastalıklara, kansere ve diyabete yakalanma riskini azalttığı tespit edilmişti.

8 – Sigarayı bırakın

Wen, sigaranın sadece akciğer kanseri değil meme kanserini de tetikleyebileceğine dikkat çekerek, bunun kişinin yaşam kalitesini düşüren önemli faktörlerden biri olduğunu belirtti.

9 – Güçlü ilişkiler oluşturun

Uzmanlar, pozitif duygular sağlayan yakın ilişkilerin stresi azalttığı gibi mutluluk ve huzuru artırdığını söyledi.

Harvard Üniversitesi’nde yayımlanan bir çalışma, arkadaşlarıyla, ailesiyle ve içinde yaşadığı topluluktaki kişilerle tatmin edici ilişkiler kuranların, depresyona girme ve hastalanma oranlarının daha az olduğunu gösteriyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Sigara Ve Alkole Zam Yolda!

Derinleşen ekonomik kriz zam olarak fiyatlara yansımaya devam ediyor. Sigara fiyatlarına 2 lira zam geleceği duyurulurken; alkol fiyatlarına da yüzde 10-15 oranın zam beklendiği açıklandı.

Tekel Bayileri Dayanışma Derneği Başkanı Erol Dündar, yıl başından bu yana toplam 10 TL tutarında zamlanan sigara fiyatlarına ağustos ayında yaşanan maliyet artışları nedeniyle 2 TL dolayında zam yapılacağını söyledi.

Gazete Durum’da yer alan habere göre, Dündar, “Sigaraya geçtiğimiz günlerde 2 lira zam yapıldı. Aslında 4 lira zam yapılacaktı ama firmalar 2 lirasını sübvanse etti. Sübvanse edilen 2 liranın zam olarak yansımasını bekliyoruz” dedi.

Alkole de zam

Erol Dündar, “Bu gidişle fiyatlar durmayacak. Çünkü her gün elektrik, doğalgaz, akaryakıt, çalıştırdığınız elemanın maliyetleri zincirleme olarak artıyor. Biz de bu işin sonunun nereye varacağını bilemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Alkole de zam beklediklerini söyleyen Erol Dündar, “Yüzde 10-15 civarında bir zam gelebilir” diye konuştu.

Alkol, 40 Yaş Altındakilerin Sağlığı İçin İyi Değil

ABD’deki Washington Üniversitesi’nde görev yapan bilim insanları, dünyadaki hastalık ve ölüm nedenlerine ilişkin yapılmış en geniş kapsamlı araştırmanın sonuçlarını yayınladı.

Alkolün gençlerin sağlığına hiçbir yararı olmayıp aksine ciddi sağlık sorunları meydana getirebildiğini vurgulayan bilim insanlarına göre, 40 yaş ve üzeri insanlarda az miktarda alkol tüketimi kimi faydalar sağlayabiliyor.

Dünyadaki hastalık ve ölüm nedenlerine ilişkin en kapsamlı verileri üreten Global Burden of Diseases (Hastalıkların Küresel Yükü) isimli proje kapsamında dört yıl önce yürütülen incelemeler, ara sıra içki içmenin bile sağlığa zararlı olduğunu göstermiş ve uzmanlar, hükümetlerin insanlara alkolden tamamen uzak durmalarını tavsiye etmesi gerektiğini ileri sürmüştü.

Ancak küresel çapta toplanan verileri analiz eden uzmanlar, genç insanların alkol tüketiminden yaşlı insanlara göre daha fazla zarar gördüğünü belirledi. Buna göre, herhangi bir kronik rahatsızlığı bulunmayan 40 yaş üzeri bireylerde günde bir küçük bardak kırmızı şarap gibi sınırlı bir miktarda alkol tüketimi, kalp damar hastalıklarından korunmada, felç ve diyabet riskini azaltmada faydalı olabilir.

Lancet dergisinde yayınlanan araştırma sonuçları, alkol tüketiminin neden olduğu hastalık risklerine dair coğrafi bölge, yaş, cinsiyet ve yıla göre veri sağlayna ilk bulgular oldu.

Bilim insanları, alkol tüketimine dair dünya çapında yapılacak uyarıların, alkolden zarar görme konusunda en büyük risk altında olan 15-39 yaş arası erkekler için en katı şeklide, yaş ve yaşanılan yer faktörleri de gözetilerek yapılması gerektiğini belirtti.

‘Gençler içki içmemeli, ancak yaşlılar az miktarda içkiden fayda görebilir’

Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde görev yapan, araştırmanın baş yazarı Dr Emmanuela Gakidou, “Mesajımız basit: Gençler içki içmemeli, ancak yaşlılar az miktarda içkiden fayda görebilir. Genç yetişkinlerin içki içmekten kaçınacağını düşünmek gerçekçi olmasa da, herkesin kendi sağlığı hakkında bilinçli kararlar alabilmesi için en doğru ve güncel bilgileri edinmesinin önemli olduğunu düşünüyoruz” dedi.

204 ülkedeki içki alışkanlıklarını inceleyen araştırmaya göre dünyada 2020 yılında 1.34 milyar insan zararlı sayılabilecek miktarda alkol tüketti. Zararlı miktarda içki içenlerin yüzde 59’u 15-39 yaş arasındaki kişlerden oluştu. Raporda söz konusu gruba alkol tüketiminin hiçbir fayda sağlamakla kalmayıp, yaralanma, trafik kazası, intihar ve cinayet gibi riskleri de beraberinde getirdiği vurgulandı. Zararlı miktarda içki içenlerin dörtte üçünü erkekler oluşturdu.

Beyindeki Bağımlılık Ağı Haritalandı: Yeni Tür Tedaviler Yolda

Bilim insanları beyin lezyonları geçirdikten sonra aniden sigarayı bırakan uzun süreli içicileri inceleyerek beyindeki bağımlılıkla bağlantılı ağı haritaladıklarını açıkladı. Araştırmanın, madde bağımlılığı ile mücadelenin geleceğindeki tedavilerde yeni imkanlar ve yöntemler sağlayacağı umuluyor. 

Bağımlılığın beyinde nerede olduğunu bulmak için araştırmacılar, beyin lezyonları olduğu döneme kadar her gün sigara içen 129 hasta üzerinde çalıştı.

Nature Medicine dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, yarıdan fazlası lezyon oluştuktan sonra normal şekilde sigara içmeye devam ederken, dörtte biri herhangi bir sorun yaşamadan hemen sigarayı bıraktı. Hata bu kişiler “canlarının sigara çekmediğini” de bildirdi.

Sigarayı bırakanların lezyonları beynin belirli bir bölgesinde bulunmazken, olanlar da bir dizi alanda haritalandılar. Buna “bağımlılık remisyon ağı” denildi.

Birinin bağımlılıktan vazgeçmesine neden olacak lezyonun, muhtemelen beynin dorsal singulat, lateral prefrontal korteks ve insula gibi kısımlarını etkileyeceğini ancak medial prefrontal korteksi etkilemeyeceğini buldular.

Önceki araştırmalar, insulayı etkileyen lezyonların bağımlılığı azalttığını göstermişti. Bulgularını doğrulamak için araştırmacılar, alkol risk değerlendirmesini tamamlayan toplanmda 186 lezyon hastasını inceledi.

Çalışma, hastaların bağımlılık remisyon ağındaki lezyonların alkolizm riskini de azalttığını ve bunun maddeler arasında ortak bir bağımlılık ağına işaret ettiğini gösterdi.

Finlandiya Turku Üniversitesi’nde nörolog ve çalışmanın yazarı olan Juho Joutsa, AFP’ye verdiği demeçte “tanımlanan ağ, tedavi çabaları için bizlere test edilebilir bir hedef sağlıyor” dedi.

Ameliyat gerektirmeyen yöntemleri güçlendirebilir

Bulgulara göre bu bağımlılık ağının bazı merkezleri, ameliyat gerektirmeyen nöromodülasyon (bir dizi rahatsızlığı tedavi etmek için sinirleri uyarma) teknikleriyle bile hedeflenebilecek kortekste bulunuyor.

Böyle bir teknik, geçen ay ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından obsesif-kompulsif bozukluk için transkraniyal manyetik stimülasyonun (TMS) onaylanması ile kullanılmıştı.

Araştırmalar devam etmeli

Joutsa, araştırmasının bağımlılığı hedefleyen bir TMS tedavisine katkıda bulunacağını umduğunu söyledi ve ekledi:

“Ancak, bu ağı modüle etmenin en iyi yolunun ne olduğunu bulmamız ve ağı hedeflemenin klinik olarak faydalı olup olmadığını test etmek için dikkatlice tasarlanmış, rastgeler, kontrollü denemeler yürütmemiz gerekiyor.”

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Alkol Ve Diyabet

Diyabet (şeker hastalığı), yüksek kan şekeri seviyelerine ve ciddi sağlık sonuçlarına yol açan glikoz metabolizmasındaki bir dengesizlik olarak tanımlanır. Alkol, önceden var olan diyabetik semptomları şiddetlendirerek bu kan şekerlerinin seviyelerini hem artırabilir hem de azaltabilir.

Haber Merkezi / Alkolün diyabetli bireyler üzerinde birçok olumsuz etkisi vardır. Az miktarda alkol bile kan şekeri düzeylerini önemli ölçüde artırarak ilişkili koşulları şiddetlendirebilir. Bu özellikle büyük oranda karbonhidrat içeren şekerli şaraplar ve biralar için geçerlidir.

Tip 2 diyabet, biri obezite olmak üzere birçok risk faktörüne sahiptir. Alkol birçok kalori içerir ve aşırı içme önemli kilo alımına neden olabilir. Bu nedenle tüketim, tip 2 diyabetin yönetimini engelleyebilir, kötü beslenme kararlarını teşvik edebilir ve açlığı artırabilir. Alkol alımı, diğer tip 2 risk faktörleri olan trigliserit ve kan basıncı seviyelerini de yükseltir.

Hipoglisemi

İnsülin enjeksiyonları (ve diğer ilaçlar) ile birleştiğinde, aşırı alkol alımı tehlikeli derecede düşük kan şekeri seviyelerine yol açarak hipoglisemiye neden olabilir. Bu etki, alkolün tipik olarak kan şekeri seviyelerini düzenlemek için çalışan karaciğer fonksiyonu üzerindeki olumsuz etkisinden kaynaklanmaktadır.

Normal olarak depolanmış glikozu serbest bırakmak yerine, karaciğer kandaki alkolü parçalamalıdır. Bu, glikozun serbest bırakılmadığı ve kan şekeri seviyelerinin düştüğü anlamına gelir. Bu, terleme, çarpıntı, bulanık görme, titreme ve baş ağrısı gibi sayısız semptomla sonuçlanabilir.

Tip 1 diyabetlilerde, özellikle aç karnına, genellikle 24 saat sonra ortaya çıkan hipoglisemiyi tetiklemek için çok az miktarda alkol gerekir. Hipoglisemi semptomları kolaylıkla akşamdan kalma ile karıştırılabilir, bu da genellikle tıp uzmanları tarafından tanınmadığı ve yanlış tedavi edildiği anlamına gelir.

Diyabet komplikasyonları

Alkol ayrıca diyabet komplikasyonlarını şiddetlendirebilir. Örneğin, hem duyusal hem de motor fonksiyonları etkileyen ve diyabetle ilişkili en ciddi komplikasyonlardan biri olan nöropati.

Sürekli yüksek glikoz seviyeleri, kan damarı hasarına yol açarak, sinir sistemine kan akışını keserek sinir hasarına neden olur. Alkol bu durumu şiddetlendirerek, kişinin ağrıya tepkisini artıran hiperaljeziye yol açar. Ek olarak alkol, ağrıyı kontrol eden hormonların sürekli salınımını uyarır ve sinyal yolu yoğunlaştıkça ağrı tepkilerini daha da artırır.

Alkol alımı ile şiddetlenebilecek diğer durumlar gözle ilgili problemlerdir. Alkol alımı bilişsel işlevi azaltır, bu da yavaş öğrenci hareketi ve kademeli olarak daha zayıf göz kasları ile sonuçlanır. Zamanla, bunun görme üzerinde kalıcı bir etkisi olabilir, bu da bulanık ve görme bozukluğuna neden olabilir. Gözler ayrıca kan çanağı haline gelebilir ve hızlı hareketler geliştirebilir.

Şeker hastaları için alkol önerileri

  • Sadece yemekle birlikte içilmeli
  • Kadınlar günde bir bardaktan, erkekler ise günde iki bardaktan fazla içmemelidir.
  • Şarap, bira ve tatlı kokteyller içmeyin

Bununla birlikte, diyabetik semptomların kötüleşmesine yol açabilecek tek madde alkol değildir. Sigara içmek kalp, böbrek, görme ve akciğer komplikasyonlarında çarpıcı bir artışa yol açarken, birçok uyuşturucu da kokain gibi felç ve kalp krizi riskinde dramatik bir artışa yol açabilen çok sayıda duruma yol açar. Bu nedenle, özellikle diyabetli bir birey için herhangi bir madde dikkatle değerlendirilmelidir.

Ayrıca, tıbbi bir kimlik takısı takmak, tıp uzmanlarına hipoglisemi yaşayanları belirlemede yardımcı olabilir ve doktorların uygun bakımı sağlamasına olanak tanır.

Dikkat: Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır.

Sigara Ve Alkolde ÖTV Yüzde 47,4 Arttı

Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi’ne (Yİ-ÜFE) göre güncellenen ilgili Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) listesi, Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığının (GİB) internet sitesinde yayımlandı.

Bianet’te yer alan habere göre; Buna göre, alkollü içeceklerin ve tütün ürünlerinin asgari maktu ÖTV tutarı 6 aylık Yİ-ÜFE olan yüzde 47,4 oranında artırıldı. Sigara ve tütün ürünlerinin maktu vergi tutarlarında da aynı oranda artış oldu.

Biralarda ÖTV tutarı 2,39 liradan 3,52 liraya, şarap ÖTV’si 11,76 liradan 17,34 liraya, köpüklü şarap ÖTV’si 79,50 liradan 117,19 liraya çıktı.

Vergi uzmanı Ozan Bingöl, alkoldeki ÖTV artışına ilişkin Twitter hesabından şunları yazdı:

“Bir litre rakıda 326,99 TL olan ÖTV yüzde 47,4 artarak 481,98 TL olmuştur. Bu durumun toplum sağlığını korumak ile ilgisi kalmamıştır. Gelir odaklı bir vergileme yaklaşımı oluşmuş hatta alkolden alınan ÖTV, bir vergi politikası aracı olmaktan çıkıp yaşam tarzına müdahaleye dönüşmüştür!

“Bir litre rakıda (GTİP 22.08) bugün itibarıyla yeni ÖTV tutarı 481,98 liradır. Bu tutar rakının alkol derecesi ile çarpılıp bir litre rakıya uygulanan ÖTV bulunmaktadır. Örneğin yeni artış ile birlikte yüzde 45 alkol olan bir 100’lük rakıya uygulanacak ÖTV tutarı 216,89 TL olacaktır.”

1 paket sigaranın asgari vergisi 14,39 lira

Sigarada ÖTV, alkollü içkiden farklı olarak hem asgari maktu vergi hem de maktu vergi olarak hesaplanıyor. 1 adet sigarada 0,48 lira olan asgari maktu vergi; 0,7197 liraya çıkarken, maktu vergi tutarı da 0,48 liradan 0,7150 liraya yükseldi.

Böylece bir paket sigaradan alınan vergi tutarı ise 9,76 liradan 14,39 liraya yükselmiş oldu. Bir başka ifade ile sigaranın satış fiyatı ne olursa olsun 4,63 liralık artışla 1 paket sigaradan 14,39 lira vergi alınacak. Buna göre bir paket sigara en az 22,85 TL’ye satılabilecek.

Sigaranın ağırlığı yüzde 4,57

Alkollü içecekler ve tütün mamüllerinin enflasyon sepetindeki ağırlığı yüzde 4,88 seviyesinde bulunuyor. Bu oranını yüzde 4,57’sini sadece sigara oluşturuyor.

Son 5 yıl itibarıyla sigara ve alkollü içecekler grubunun enflasyon sepetindeki ağırlıkları şu şekilde:

  • 2017 – Yüzde 5,87
  • 2018 – Yüzde 5,14
  • 2019 – Yüzde 4,23
  • 2020 – Yüzde 6,06
  • 2021 – Yüzde 4,88

Alkollü İçecekler ve Tütün grubunda yer alan ürünlerin ayrı ayrı enflasyondaki ağırlıkları ise şöyle:

  • Rakı – Yüzde 0,1065
  • Viski – Yüzde 0,0209
  • Şarap – Yüzde 0,0264
  • Bira – Yüzde 0,1572
  • Sigaralar – Yüzde 4,5656

Temmuz-Aralık döneminde sabit kalmıştı

Haziran ayında yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla sigara ve alkollü içeceklerden alınan ÖTV Temmuz-Aralık ayı için sabit kalmıştı. Cumhurbaşkanı kararıyla ÖTV kanununun 12. maddesinde yer alan “ÖTV (III) sayılı listedeki mallar için belirtilen asgari maktu vergi tutarlarının ocak ve temmuz aylarında, TÜİK tarafından ilan edilen üretici fiyat endeksinde son 6 ayda meydana gelen değişim oranında, bu değişimin ilanı gününden geçerli olmak üzere yeniden belirlenmiş sayılacağına” yönelik hükmünün Temmuz-Aralık dönemi için uygulanmamasına karar verilmişti.

Fakat bu sefer Ocak ayı öncesinde böyle bir karar yayımlanmadı. İlgili kararın yayımlanması durumunda Ocak-Haziran dönemi için belirlenen yüzde 47,4’lük artışta düzenlemeye gidilmesi olasılık dahilinde. Böyle bir karar alınmaması durumunda ise bu artış oranı geçerli olacak.

Tütün Ve İçki Satış Belgelerine Yeni Yıl Zammı

Resmi Gazete’de yayınlanan tebliğe göre tütün mamulleri ve alkollü içkiler için toptan ve perakende satış belgelerine zam yapıldı. Tütün mamulleri ve alkollü içkiler için toptan satış belge bedeli 2022’de 12 bin 925 lira olacak.

Tarım ve Orman Bakanlığının, “Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 15. Maddesinin Uygulanması ile İlgili Tebliğ”i, Resmi Gazete’nin bugünkü 2. mükerrer sayısında yayımlandı. Uygulama, 1 Ocak 2022’de yürürlüğe girecek.

Perakende satış 665 liraya yükseldi

Perakende satış belgelerinin bedeli ise il merkezlerinde veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde 665 lira, ilçe merkezlerinde 440 lira, diğer mahallerde 160 lira olarak uygulanacak.

Açık içki satış belgeleri için il merkezlerinde veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde 2 bin 775 lira, diğer mahallerde 1065 lira bedel ödenecek.

Tütün belgelerine de zam

Nargilelik tütün mamulü sunum uygunluk belgeleri de il merkezlerinde veya büyükşehir belediyesi sınırları içinde 6 bin 750 lira diğer mahallerde 6 bin 200 lira bedelle alınabilecek.

“Tütün Üretimi, İşlenmesi, İç ve Dış Ticareti ile İlgili Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 22, 23 ve 26. Maddelerinin Uygulanması ile İlgili Tebliğ” de Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Tebliğle, gelecek yıl uygulanacak tesis kurma ve faaliyet uygunluk belgeleriyle tütün ticareti yetki belgesi ve vize bedelleri belirlendi.

Buna göre, tütün işleme tesisi kurma uygunluk belgesi 98 bin 510 lira, tütün işleme tesisi faaliyet uygunluk belgesi, 197 bin 20 lira tütün ticareti yetki belgesi 98 bin 510 lira bedelle alınabilecek.

Tesis kurma belge ücretleri

Bakanlığın bir diğer tebliğiyle de 2022’de uygulanacak tütün tesisi kurma, proje tadilatı uygunluk belgesi ve bandrol satış hizmet bedelleri belirlendi.

Buna göre, tesis kurma uygunluk belgesi karşılığında sigara üretimi tesisleri için her 100 milyon sigara üretim kapasitesi başına 33 bin 108 lira, diğer tütün mamulleri için her 1 tonluk üretim kapasitesi başına 393 lira alınacak.

Proje tadilatı uygunluk belgesi bedeli de sigara üretim tesislerinde her 100 milyon adetlik sigara üretim kapasitesi artışına neden olan proje değişiklikleri için 33 bin 108 lira, diğer tütün mamulleri üretim tesislerinde ise her 1 tonluk kapasite artışına neden olan proje değişiklikleri için 393 lira olacak.

Bandrollerin her 1000 adedi için basım maliyeti hariç satış hizmet bedeli olarak 6,16 lira tahsil edilecek.

Puro ithalatı yetki belgesi

Puro ve sigarillo ithalatı yetki belgesi için 192 bin 343 lira, söz konusu yetki belgelerinin yıllık süre uzatımı için 16 bin 138 lira ödenecek.

Tesis kurma uygunluk belgesi için makaron üretim tesislerinde her 100 milyon makaron üretim kapasitesi başına 33 bin 108 lira, proje tadilatı uygunluk belgesi için makaron üretim tesislerinde her 100 milyon adetlik makaron üretim kapasitesi artışına neden olan proje değişiklikleri için 6 bin 195 lira, her bir piyasaya arz uygunluk belgesi için de 6 bin 210 lira ödenmesi gerekecek.

Makaron ithalatı uygunluk belgesi için 6 bin 210 lira, bandrollerin her 1000 adedi için basım maliyeti hariç satış hizmet bedeli olarak da 31,08 lira alınacak.

Sigara kağıdı hizmet bedeli

Yaprak sigara kağıdı üretimi ve ticaretinde tesis kurma uygunluk belgesi bedeli, üretim tesisleri için her 100 milyon adet yaprak sigara kağıdı üretim kapasitesi başına veya proje tadilatı uygunluk belgesi karşılığında her 100 milyon kağıt üretim kapasitesi artışına neden olan proje değişiklikleri için 17 bin 400 lira olacak.

Piyasaya arz uygunluk belgesi karşılığında bu hizmetler için her bir belgesinden 6 bin 210 lira, yaprak sigara kağıdı ithalatı uygunluk belgesi için 6 bin 210 lira ödenecek. Her 1000 adet yaprak sigara kağıdı için satış hizmet bedeli 1,28 lira alınacak.

(Kaynak: bianet)

Alkol ve alkollü içki nedir?

Alkol genellikle mayalanmış ürünlerin damıtılmasıyla elde edilir. Karbon, Oksijen ve Hidrojenin birleşimiyle oluşan kimyasal bir sıvıdır.

Fazla tüketildiğinde sinir sistemine olan etkisinden dolayı baş dönmesi, baş ağrısı, bulanık görme, bilinç kaybı vb. gibi belirtiler oluşur. Sindirim sistemine olan etkisi sonucu ülser ve siroz gibi hastalıkların oluşumuna zemin hazırlar.

Alkolün kan basıncını arttırıcı etkisi vardır. Bu etki akut alkol alımı ile görüldüğü gibi daha düşük dozda fakat sürekli kullanımda da ortaya çıkmaktadır. Akut veya sürekli alkol alımı beyin kanaması ve felç riskini arttırmaktadır.

Günde 15 gram saf alkole eşdeğer miktarda bir alkollü içeceğin tüketilmesinin kardiyovasküler risk oluşturmadığı, hatta bir ölçüde koruyucu olduğu belirtilmektedir. Ancak, alışkanlık yapan böyle bir içeceğin, tüketen kişiler tarafından ne derecede kontrollü içilebileceği, dengenin fayda sağlamak yönünde ne ölçüde kurulabileceği oldukça şüphelidir. Bu nedenle alkol kullanımı ve miktarı ile ilgili bir öneride bulunmak son derece yanlıştır. Öneri doktor denetiminde uygulanabilir.

Alkollü içkiler (Alcoholic Beverages) nedir ?

Yapım tekniği ve bileşimleri yönünden değerlendirildiğinde fermante alkollü içkiler ve distile alkollü içkiler olmak üzere iki grupta incelenir.

Fermente olanların alkol içerikleri daha düşüktür. Bira ve şarap fermente içkilerdir. Her ikisinin de farklı alkol içeriklerinde hazırlanmış çeşitleri vardır. Şaraplar alkolle zenginleştirilerek şeri, port, şeker eklenip ikinci kez fermente edilerek şampanya, alkolle zenginleştirilip baharat ve lezzet vericiler katılarak vermut elde edilir. Rakı, brendi, viski, rom, cin, votka, konyak, likör distile içkilerdir. İçki şişeleri üzerinde alkol yüzdelerini gösteren rakamlar vardır.