Kısa Vadeli Dış Borçta Rekor Serisi Devam Ediyor

Türkiye’nin kısa vadeli dış borç (KVDB) stoku, Ocak ayı itibarıyla bir önceki aya göre yüzde 3,6 artışla 173,4 milyar dolara yükseldi. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalan toplam borç ise 239,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Bankalar kaynaklı KVDB, önceki aya göre yüzde 7 artarak 77,5 milyar dolara ulaştı. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler ise yüzde 3,3 artışla 8,9 milyar doları buldu. Yurt dışı yerleşik bankaların Türkiye’deki mevduatları da yükselişte; döviz cinsinden mevduatlar yüzde 2,3 artışla 19,4 milyar dolar olurken, banka dışı yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesapları yüzde 4,3 artışla 22,2 milyar dolara çıktı. TL cinsinden mevduatlar ise güçlü bir yükselişle yüzde 14,5 artarak 27,1 milyar dolara ulaştı.

Diğer sektörlerin KVDB stoku ise bir önceki aya göre hafif bir düşüşle yüzde 0,1 azalarak 68,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu sektörlerin dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri yüzde 1,6 azalarak 61,5 milyar dolar olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 16,3 artışla 6,8 milyar dolara yükseldi.

Döviz dağılımı incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 33,7’si ABD doları, yüzde 26,9’u Euro, yüzde 25,5’i Türk lirası ve yüzde 13,9’u diğer döviz cinslerinden oluşuyor.

Kalan vadeye göre KVDB stokunda ise yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’deki bankalardaki mevduatları 68,7 milyar dolara yükselirken, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri toplamda 71,0 milyar dolara ulaştı.

Uzmanlar, kısa vadeli dış borçta yaşanan artışın finansal istikrar açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Dolar Tahmini 50,97 Lira

Merkez Bankası’nın Mart ayı Piyasa Katılımcıları Anketi, piyasanın yıl sonu dolar/TL beklentisinde sınırlı bir gerilemeye işaret etti. Katılımcılar 2026 sonunda kurun 50,97 TL seviyesinde olacağını öngördü.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı Mart ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, piyasanın yıl sonu döviz kuru beklentisinde sınırlı bir gerileme yaşandı. Reel ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 67 katılımcının yanıtlarıyla hazırlanan ankette 2026 yıl sonu dolar/TL beklentisi 50,97 TL olarak gerçekleşti. Bir önceki anket döneminde bu beklenti 51,09 TL seviyesindeydi.

Buna karşılık 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi yükseldi. Katılımcıların gelecek 12 aya ilişkin kur tahmini 52,39 TL’den 52,70 TL’ye çıktı.

Anket sonuçları büyüme beklentilerinde ise sınırlı bir değişime işaret etti. 2026 yılı büyüme beklentisi yüzde 3,9’dan yüzde 3,8’e gerilerken, 2027 yılı için büyüme tahmini yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 25,38

Merkez Bankası’nın Mart ayı Piyasa Katılımcıları Anketi’ne göre piyasanın 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yükseldi. Katılımcıların TÜFE tahmini yüzde 24,11’den yüzde 25,38’e çıkarken, orta vadeli enflasyon beklentilerinde de sınırlı artış görüldü.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı Mart ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarına göre, piyasanın yıl sonu enflasyon beklentisi yükseldi. Reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 67 katılımcının yanıtlarıyla hazırlanan ankette, 2026 yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi yüzde 25,38 olarak gerçekleşti. Bir önceki anket döneminde bu beklenti yüzde 24,11 seviyesindeydi.

Ankette orta vadeli enflasyon beklentilerinde de sınırlı artış dikkat çekti. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki ankette yüzde 22,10 iken, Mart anketinde yüzde 22,17 olarak ölçüldü. 24 ay sonrası enflasyon beklentisi ise yüzde 17,11’den yüzde 17,30’a yükseldi.

Büyüme beklentilerinde ise sınırlı bir revizyon görüldü. Katılımcıların 2026 yılı GSYH büyüme beklentisi yüzde 3,9’dan yüzde 3,8’e gerilerken, 2027 yılı büyüme beklentisi yüzde 4,3 seviyesinde sabit kaldı.

Paylaşın

Merkez Bankası Bir Haftada 12 Milyar Dolar Harcadı

Bloomberg’e göre Merkez Bankası (TCMB), Türk Lirası’ndaki sert hareketleri sınırlamak için bir hafta içinde döviz rezervlerinden yaklaşık 12 milyar dolar satarak piyasaya müdahale etti.

Orta Doğu’daki savaş, küresel enerji ve döviz piyasalarını sarsarken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Türk Lirası’nı korumak için perde arkasında yürüttüğü devasa finansal operasyonun detayları ortaya çıktı.

Bloomberg’in, konunun hassasiyeti nedeniyle isimlerini açıklamak istemeyen döviz piyasası işlemcilerine (trader) dayandırdığı özel haberine göre, Türkiye savaşın başladığı geçen cumartesi gününden bu yana kurdaki dalgalanmayı önlemek için döviz rezervlerinden yaklaşık 12 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi.

Haberde aktarılan detaylara göre operasyon şu şekilde gelişti: Merkez Bankası pazartesi günü piyasalar açılmadan önce likidite koşullarını sıkılaştırdı. İşlemler başladığında ise kreditörler (bankalar) piyasadaki dalgalanmayı (volatiliteyi) caydırmak amacıyla yoğun bir şekilde dolar satışı gerçekleştirdi.

Hafta boyunca kademeli olarak azalan dolar satışlarının, perşembe günü itibarıyla tamamen durduğu gözlemlendi. Harcanan 12 milyar dolarlık tutar, TCMB’nin net döviz rezervlerinin yaklaşık yüzde 15’ine denk geliyor. Merkez Bankası’nın bankalarla olan swap limitleri hariç tutulduğunda net döviz rezervleri geçen cuma itibarıyla 78.4 milyar dolar seviyesindeydi. (Altın rezervleriyle birlikte kasada toplam 200 milyar dolar bulunuyor).

Bu yüklü müdahalenin bir sonucu olarak Türk Lirası, savaş ortamında gelişmekte olan piyasa (EM) para birimlerinin çoğu çakılırken sakin kalmayı başardı. Dolar karşısında sadece yüzde 0,1’lik bir düşüş yaşayan Lira, bu hafta gelişmekte olan piyasalar arasında en iyi performans gösteren para birimlerinden biri oldu.

Bloomberg’e göre Türk politika yapıcılar, işletmelere ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlamak amacıyla liranın “kademeli” bir şekilde değer kaybetmesini yönetiyor. Bloomberg’in haberinde görüşlerine yer verilen uluslararası yatırım bankalarının üst düzey analistleri, mevcut stratejinin ne kadar süreceği konusunda savaşın takvimine işaret ediyor:

JPMorgan Chase & Co.: Gelişmekte Olan Piyasalar Ülke Stratejisi Başkanı Nick Eisinger, “Şu an için bunun sürdürülebilir bir politika olduğunu düşünüyoruz. Bunu yapmaya devam edebilmek için makul miktarda cephaneleri var. Ancak İran’da olup bitenlerin ne kadar süreceğinin bu kadar önemli olmasının nedeni de açıkça bu.” Eisinger’e göre, eğer riskli ortam bir iki hafta daha sürerse ortalık yatışabilir; aksi takdirde küresel risk varlıkları için beklentiler “çok daha zor” hale gelecek.

Goldman Sachs: Kamakshya Trivedi liderliğindeki analistler, yayımladıkları notta TL’deki hareketlerin şimdilik kontrol altına alındığını belirterek, “Merkez Bankası şimdilik devam edebilecek kadar büyük rezervlere sahip, ancak şokların devam etmesi halinde bu duruş daha az sürdürülebilir hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.

DoubleLine Group LP: Portföy Yöneticisi Bill Campbell ise Türkiye’nin jeopolitik şoklara karşı kırılganlığına dikkat çekerek Türk tahvillerinde “düşük ağırlık (underweight)” pozisyonunda olduklarını açıkladı ve şu uyarıyı yaptı: “Piyasa hissiyatı (duyarlılık) tersine dönerse, bu durum yatırımcılar için çok dar bir çıkış kapısı (küçük bir acil çıkış) anlamına gelebilir.”

Bloomberg makalesi, NATO üyesi olan Türkiye’nin İran’a olan coğrafi yakınlığına ve savaşın başından bu yana ham petrol fiyatlarındaki yüzde 16’lık sıçramaya (enerji ithalatı bağımlılığı) dikkat çekiyor.

Ayrıca haberde, bu hafta yapılan 12 milyar dolarlık müdahalenin, geçen Nisan ayında (2025) İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hapse atılmasının ardından piyasaları sakinleştirmek için harcanan 50 milyar dolarlık rekor rezerv satışından ve faiz artırımlarından daha küçük çaplı olduğu hatırlatıldı. (Merkez Bankası, söz konusu döviz politikası hakkında Bloomberg’e yorum yapmaktan kaçındı).

Paylaşın

Merkez Bankası, Gıda Fiyatlarındaki Yükselişe Dikkat Çekti

Merkez Bankası (TCMB) şubat ayı fiyat gelişmeleri raporunda, gıda fiyatlarındaki artışa dikkat çekti: Şubat ayında, işlenmemiş gıda fiyatlarında büyük ölçüde sebze ile beyaz et fiyatları öne çıkarken, işlenmiş gıda grubunda özellikle süt ve süt ürünlerinin etkisi belirgin olmuştur.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat Ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nu yayınladı. Rapordan öne çıkan bölümler özetle şöyle:

“Tüketici fiyatları şubat ayında yüzde 2,96 oranında artmış, yıllık enflasyon 0,88 puan yükselişle yüzde 31,53 seviyesinde gerçekleşmiştir. Yıllık enflasyon gıda ile alkol-tütün-altın gruplarında belirgin oranda yükselirken, diğer ana gruplarda gerilemiştir. Bu dönemde aylık tüketici fiyat artışında gıda grubunun etkisi öne çıkmış, nitekim gıda dışı tüketici fiyatlarının artışı yüzde 1,66 oranı ile sınırlı kalmıştır. Şubat ayında, işlenmemiş gıda fiyatlarında büyük ölçüde sebze ile beyaz et fiyatları öne çıkarken, işlenmiş gıda grubunda özellikle süt ve süt ürünlerinin etkisi belirgin olmuştur.

Bu dönemde, gıda fiyatları üzerinde hava koşullarının yanı sıra Ramazan ayına özgü unsurların da etkisi hissedilmiştir. Mevsimsel etkilerden arındırıldığında hizmet enflasyonu haberleşme hizmetleri fiyatlarındaki hızlanmanın da katkısıyla bir önceki aya kıyasla yükselmiştir. Temel mal enflasyonundaki düşük seyrin sürdüğü ve alt gruplar geneline yayıldığı takip edilmiştir. Diğer taraftan, üretici fiyatları şubat ayında yüzde 2,43 artışla yüksek seyretmeye devam etmiş ve yıllık üretici enflasyonu 0,39 puanlık artışla yüzde 27,56 olmuştur. Bu görünüm altında, şubat ayında enflasyonun ana eğilimi yataya yakın seyretmiştir.”

Paylaşın

Hanehalkının Enflasyon Beklentisi Yüzde 52,08

Ocak ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları için yüzde 22,20’ye, reel sektör için yüzde 32,90’a gerilerken, hanehalkı için yüzde 52,08’e yükseldi.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Sektörel Enflasyon Beklentileri Ocak 2026 verilerini yayınladı.

Buna göre: Ocak ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri bir önceki aya göre, piyasa katılımcıları için 1,15 puan azalarak yüzde 22,20 seviyesine, reel sektör için 1,90 puan azalarak yüzde 32,90 seviyesine gerilerken, hanehalkı için 1,18 puan artarak yüzde 52,08 seviyesine yükseldi.

Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 1,64 puan artarak yüzde 26,17 seviyesinde gerçekleşti.

Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi ile finansal ve reel sektör uzmanlarının, imalat sanayi firmalarının ve hanehalkının 12 ay sonrası yıllık tüketici enflasyonu beklentileri derlenerek Sektörel Enflasyon Beklentileri elde ediliyor.

Paylaşın

Özel Sektörün Kredi Borcunda Dikkat Çeken Yükseliş

Ekim sonu itibariyle, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki ay sonuna göre 3,4 milyar dolar artarak 210,8 milyar dolara yükseldi.

Haber Merkezi /Vadeye göre incelendiğinde bir önceki ay sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 4,2 milyar dolar artarak 201,7 milyar dolar, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 0,8 milyar dolar azalarak 9,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri Ekim 2025 Raporu’nu yayınladı. Buna göre; Ekim sonu itibariyle, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki ay sonuna göre 3,4 milyar dolar artarak 210,8 milyar dolara yükseldi.

Vadeye göre incelendiğinde bir önceki ay sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 4,2 milyar dolar artarak 201,7 milyar dolar, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 0,8 milyar dolar azalarak 9,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi.

Bir önceki ay sonuna göre finansal kuruluşların toplam borcu 2,1 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu ise 1,3 milyar doları arttı. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 2,7 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 1,4 milyar dolar arttı. Kısa vadede ise finansal kuruluşların borçları 0,6 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların borçları 0,2 milyar dolar azaldı.

Döviz kompozisyonu incelendiğinde, toplam yurt dışı borçlanmada Doların en yüksek paya sahip olduğu görüldü. 201,7 milyar Dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 58,0’ının Dolar, yüzde 31,7’sinin Euro, yüzde 2,5’inin Türk lirası ve yüzde 7,8’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu; 9,1 milyar Dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 25,4’ünün Doları, yüzde 20,5’inin Euro, yüzde 50,9’unun Türk lirası ve yüzde 3,2’sinin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Ekim sonuna göre özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, toplam borç tutarının 63,9 milyar Dolar olduğu görüldü. Bu tutarın 40,4 milyar Doları bankalara, 17,9 milyar Doları finansal olmayan kuruluşlara, 5,6 milyar Doları ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara aittir.

Paylaşın

Merkez Bankası, Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Yüzde 32’ye Yükseltti

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yıl sonu enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ettiklerini duyurdu. Buna göre TCMB’nin 2025 sonu tahmini yüzde 32’ye çıktı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan yılın son enflasyon raporunu açıkladı. Sunumunda, dezenflasyon sürecinin son iki ayda yavaşladığını kaydeden Karahan, yıl sonu enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ettiklerini duyurdu.

Buna göre TCMB’nin 2025 sonu tahmini yüzde 32’ye çıktı. Daha önce TCMB yıl sonu enflasyon tahminini 27 olarak açıklamıştı. 2026 yıl sonu içinse tahmin aralığı yüzde 13-19 seviyesinde korundu.

Yukarı yönlü revizyonun ardından Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi yüzde 1’den fazla, bankacılık endeksi ise yüzde 3’ün üzerinde geriledi.

Üçüncü çeyrekteki enflasyon raporuna kıyasla yılın son üç ayında gıda fiyatlarının yıllık tüketici enflasyonuna katkısının 1,5 puan yükseldiğini belirten Karahan, “Son iki ayda ise enflasyon, tahmin aralığımızın üzerinde gerçekleşmiş oldu. Bu gelişmenin arka planına bakacak olursak; gıda fiyatları kaynaklı etkilerin ön plana çıktığını söylemek mümkün” diye konuştu.

Bir önceki enflasyon raporunda, olumsuz hava koşullarının gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturduğundan bahsettiklerini hatırlatan TCMB Başkanı Karahan, “Son aylarda ise arza yönelik bu risklerin gerçekleştiğini görüyoruz. Nitekim, bitkisel üretim tahminleri Mayıs ayındaki ilk tahminlere kıyasla aşağı yönlü güncellendi. Söz konusu gelişmelerin de etkisiyle, gıda enflasyonu son dönemde belirgin bir yükseliş gösterdi” dedi.

Fatih Karahan, gıda fiyatlarındaki olumsuz seyrin yanı sıra son üç ayda hizmet ve temel mal enflasyonlarında kaydedilen iyileşmelerin de öngörülenden daha sınırlı olduğunu belirtti.

Üniversite ücretlerindeki artışın da enflasyonun seyrini olumsuz etkilediğini kaydeden Karahan, “2019 sonuyla kıyaslandığında, tüketici fiyatları geçen süre zarfında 7,8 kat artarken, üniversite ücretleri 15 kat artmış durumda. Üçüncü çeyrekte vakıf üniversitelerinde ücret artışları öngörülerimizin üzerinde gerçekleşti. Dolayısıyla, tahmin güncellemesine, sınırlı olmakla birlikte, buradan bir etki geldiğini söylemeliyiz” dedi.

Sunumunun ardından soru-cevap bölümünde Karahan, dezenflasyon sürecinde “durmadan” ziyade, “yavaşlama” olduğunu belirtti. Para politikasının bu gelişmeyle uyumlu olduğunu belirten Karahan, faiz indirimlerinde “durmayı gerektirecek bir bozulma görmediklerini,” ama “riskleri göz önünde bulundurarak adım büyüklüğünü düşürdüklerini” kaydetti.

Karahan, “Enflasyon görünümünde bir bozulma olursa ilk olarak adım büyüklüğünü düşüreceğimizi ifade etmiştik. Para politikasında bir ayar yapmış olduk, gerekirse daha fazlasını yapmaya hazırız” diye konuştu.

Dezenflasyon sürecinin yavaşladığı ortamda TCMB, Ekim ayında faiz indirimlerini sürdürmüş ancak öncekilerin aksine 100 baz puan ile daha sınırlı bir düşüş kararı açıklamıştı. Ekim kararının ardından Türkiye’de politika faizi yüzde 39,5 seviyesinde bulunuyor.

Para politikası ve maliye politikalarının uyumlu hareket etmesinin önemini de vurgulayan Karahan, “Bu doğrultuda (hükümetten gelen), özellikle Ocak ayında yapılacak vergi ve çeşitli güncellemelerin enflasyon hedefiyle uyumlu olacağı açıklamaları son derece kıymetli. Biz önümüzdeki sene için planımızı yaparken bu açıklamaları da göz önünde bulundurduk” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı sunumda, vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkanları doğrultusunda daha düşük oranda yapılmasının gündemlerinde olduğunu belirtmişti.

Paylaşın

Merkez Bankası Başkanı: Sıkı Para Politikamızı Koruyacağız

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, “Enflasyon orta vadeli hedefimiz olan yüzde 5’in çok üzerinde ama patikamız çok açık. Yüzde 5 hedefine ulaşana kadar programımızı uygulamaya devam edeceğiz” dedi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, Washington’da düzenlenen Atlantik Konseyi Panelinde konuştu. BloombergHT’nin aktardığına göre; Karahan, dezenflasyonun son aylarda biraz hız kestiğini ancak durumu yakından takip ettiklerini belirtti. Karahan enflasyon yüzde 5’lik hedefe ulaşana kadar sıkı para politikasını koruyacaklarını dile getirdi.

TCMB olarak parasal sıkılaşmaya başladıklarını ve o dönemden beri enflasyonda aşağı yönlü hareket olduğunu kaydeden Karahan “Bu aşağı yönlü hareket son dönemde biraz hız kesti ama yakından takip ediyoruz. Enflasyon orta vadeli hedefimiz olan yüzde 5’in çok üzerinde ama patikamız çok açık. Yüzde 5 hedefine ulaşana kadar programımızı uygulamaya devam edeceğiz” diye konuştu.

Güven konusunda yol kat ettiklerini kaydeden Karahan “Ama hala daha fazla yola ihtiyacımız var” ifadesini kullandı.

Paylaşın

Türkiye’nin Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığı 344 Milyar Dolara Yükseldi

Temmuz sonu itibarıyla, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları yüzde 4,2 oranında artarak 378,4 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 3,4 oranında artarak 722,3 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle Türkiye’nin uluslararası yatırım pozisyonu açığı -343,9 milyar dolara yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Temmuz 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla -343,9 milyar dolar oldu. Temmuz itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki ay sonuna göre yüzde 4,2 oranında artarak 378,4 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 3,4 oranında artarak 722,3 milyar ABD doları oldu.

Rezerv varlıklar 19,3 milyar dolar artarak 169.2 milyar dolar ile tarihsel olarak en yüksek değere ulaştı.

Varlık kalemleri bir önceki ay sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 1,1 oranında artarak 70,6 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 3,6 oranında azalarak 134,3 milyar dolar oldu. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 13,2 oranında azalarak 40,9 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler altındaki portföy yatırımları alt kalemlerinden Genel Hükümet’in yurt dışı tahvil yükümlülükleri yüzde 6,3 oranında artarak 44,4 milyar dolara yükseldi.

Yükümlülüklerin alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi, BIST 100 endeksindeki artışın etkisiyle, yüzde 6 oranında artarak 220,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 7,8 oranında artarak 125,8 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,7 oranında artarak 375,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Paylaşın