S&P Global’den 2025 Yılı İçin Dolar Tahmini: 43 TL

ABD merkezli finansal bilgi ve analitik şirketi Standard & Poor’s (S&P) Global Ratings, dolar / Türk Lirası kurunun 2025 yılında 43 liraya kadar ulaşmasını bekliyor.

S&P Global, ekonomideki kademeli dengelenmeyle birlikte Türk bankalarındaki dengesizliklerin terse dönmesi beklediğini söyledi. S&P’nin yayınladığı Türk bankalarına ilişkin notunda para politikasının bir süre daha sıkı kalacağı belirtilerek, bunun da bankaların aktif kalitesine olumsuz etkisinin muhtemel olduğu kaydedildi.

Notta ayrıca yurtiçi yerleşiklerin TL’ye olan güven eksikliğinin bankaların dış finasmana erişimdeki artışın olumlu etkilerini gölgede bırakabileceğine de dikkat çekildi. Nominal kredi büyümesinin ise bu yıl yüzde 40’lara doğru yavaşlamasının beklendiği bunun da reel bazda daralma anlamına geleceği ifade edildi.

Ekonominin gelecek iki yılda yavaşlamasını, reel GSYH büyümesinin 2022-2023’teki ortalama yüzde 5 seviyelerinden yüzde 3 seviyelerine düşmesini bekleyen S&P Global baz senaryoda dolar/TL’nin de 2025 sonunda 43 lira olmasını bekliyor.

Öte yandan Türkiye’nin 5 yıllık CDS (Credit Default Swap) puanı 276 seviyesine geriledi. Böylelikle Türkiye’nin kredi risk primi Şubat 2020’den bu yana en düşük seviyeye düştü. Türkiye’nin risk primi geçen sene yaşanan seçim sürecinin ardından düşüş ivmesi yakalamış, seçim öncesinde 700 baz puanı test eden risk primi aralık ayında 300 baz puanın altına kadar gerilemişti.

Paylaşın

HSBC, 2024 Yıl Sonu Dolar Tahminini 36 Liraya Yükseltti

Lirada değer kaybının beklenenden daha hızlı olduğunu belirten HSBC, 2024 yılı için dolar/TL tahminini 33 liradan 36 liraya yükseltti. HSBC, yeni tahminin TCMB’nin TL’de reel değerleme beklentisine dayandığını belirtti.

HSBC’ye göre, Türk lirasının değer kazanması Merkez Bankası’nın (TCMB) enflasyon hedeflemesi kapsamında bir ara hedef haline geldi. Türk Lirası’nın reel olarak değer kazanma olasılığının yüzde 10 civarında olduğu varsayılıyor.

Birleşik Krallık merkezli bankacılık devi HSBC, 2024 yıl sonu için Dolar/TL tahminini 33’ten 36’ya yükseltti. Raporda yeni dolar/TL tahmininin TCMB’nin reel döviz kuru takdirinin yanı sıra çeşitli senaryolara dayandığı belirtilirken artık bu senaryolar altında dolar/TL’nin 36 seviyesine ulaşacağı tahmin edildi.

Dolar/TL, bugün yüzde 0,2 yükselişle 31,84 seviyesinde güne başlarken, değer kaybı şubat sonundan bu yana hızlandı. Eylül başından bu yana düzenli olarak değer yitiren TL sadece mart ayının ilk haftasında yüzde 1,8 değer kaybetti. TL, ocak ayında yüzde 2,7, şubatta yüzde 2,9 kayıp yaşamıştı.

HSBC ekonomistleri Murat Toprak ve Charlotte Ong tarafından kaleme alınan raporda ise yeni tahminin TCMB’nin TL’de reel değerleme beklentisine dayandığı belirtildi.

Sözcü’nün aktardığına göre, raporda öne çıkan noktalar şöyle oldu: “Son dönemde TL’deki değer kaybı beklediğimizden daha hızlı oldu.

Dövizle ilgili makro değişkenlerin çoğu bu yılın başından bu yana çok fazla değişmedi. Ancak enflasyon daha yüksek seyretti ve Merkez Bankası TL’nin nominal değer kaybının beklediğimizden daha fazla olmasına izin verdi.

TCMB yine de döviz kurunu önemsiyor. Nitekim 22 Şubat’ta Merkez Bankası döviz kurunu doğrudan politika odağı haline getirdi. TL’nin değer kazanması enflasyon hedeflemesi kapsamında bir ara hedef haline geldi.

Enflasyon 2024 sonunda TCMB’nin tahmininden önemli ölçüde daha yüksek olabilir (HSBC Economics’e göre yüzde 47,9). Ancak bu durumda, Merkez Bankası’nın para politikasını daha da sıkılaştıracağını ve bunun da yüksek enflasyonun döviz üzerindeki olumsuz etkilerinin bir kısmını telafi edeceğini varsayıyoruz.”

Paylaşın

Uzmanlardan “500, 1.000 Ve 5.000 Liralık Banknot Basılmalı” Önerisi

Ziraat Bankası Eski Genel Müdür Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Babuşcu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “500 ve 1.000 TL.lik banknotlar basılması yetmez, 5.000 TL.lik banknot da basılmalı…” dedi.

200 TL banknotun basıldığı tarihte değerinin 131 dolar olduğunu belirten Babuşcu “2024 yılı içinde 131 doları karşılığı yaklaşık 5.000 TL olacağına göre 500 ve 1.000 TL.lık banknotların yanı sıra 5.000 TL.lık banknot da basılmalı…” görüşünü savundu.

Enflasyonun giderek artması ve Türk lirasının dolar karşısında hızla değer kaybetmesiyle birlikte yeni banknotların basılması sık sık gündeme geliyor. Uzmanlar da yeni banknot basılmasını öneriyor.

Türkiye’de halen kullanımdaki en yüksek banknot olan 200 TL 1 Ocak 2009’da kullanılmaya başlandı. 200 TL kullanıma girdiğinde Merkez Bankası kuruna göre 2 Ocak 2009’da 132 dolar (tam olarak 131,6) yapıyordu. 21 Şubat 2024 kuruna göre ise 200 TL 6,49 dolar ediyor. 132 doların 21 Şubat’taki Türk lirası karşılığı ise 4 bin 71 liraya kadar yükseldi.

Peki, en büyük banknot olan 200 TL’nin dolar karşılığı zaman içinde nasıl değişti? 2009 başında 132 doların Türk lirası karşılığı nasıl değişti?

Merkez Bankası aylık kur ortalamasına göre 200 TL Ocak 2009’da 126 dolar ediyordu. Bu miktar Ekim 2010’da 141 dolara kadar yükselerek tüm zamanların rekorunu kırdı. 200 liranın karşılığı ilk kez Eylül 2013’te 100 doların altına düşerek 99 dolar gerçekleşti.

Türk lirasının dolar karşısında değer kaybetmesiyle 200 TL’nin karşılığı da kademeli olarak düştü. Ancak Nisan 2016’da bu miktar hala 70 doların hemen üzerindeydi. Çok geçmeden Ağustos 2018’da bu miktar 35 dolara kadar geriledi.

Rafa kaldırılan “yeni ekonomi dönemi”nde 200 liranın satın alabildiği dolar miktarı iyice geriledi. Bu dönemde 200 liranın karşılığı 10 dolara kadar indi.

Mayıs 2023 seçimlerinden sonra ilk kez 10 liranın altına düşen bu miktar Şubat ayında 6,5 dolar civarında seyrediyor. 132 doların TL karşılığı 2014 sonuna kadar hiç 300 lirayı aşmadı. İlk kez Aralık 2014’te 302 lira olan 132 dolar 2017 sonunda 500 liraya ulaştı.

Ekim 2020’de bin lira sınırını aşan 132 dolar “yeni ekonomi modeli”nin başladığı Eylül 2021’de bin 124 lira idi. Bu tarihten sonra şaha kalkan dolar kurunun etkisiyle 132 dolar cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından Haziran 2023’te ilk kez 3 bin lira bandını aştı. Şubat 2024’te ise 4 bin lira sınırı aşıldı.

“5 bin liralık banknot basılmalı”

Yeni banknotlar basılacağına dair sık sık haberler çıkarken uzman ve eski yetkililer de bu yönde öneride bulunuyor.

Ziraat Bankası Eski Genel Müdür Yardımcısı Prof.Dr. Şenol Babuşcu sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “500 ve 1.000 TL.lik banknotlar basılması yetmez, 5.000 TL.lik banknot da basılmalı…” dedi.

200 TL banknotun basıldığı tarihte değerinin 131 dolar olduğunu belirten Babuşcu “2024 yılı içinde 131 doları karşılığı yaklaşık 5.000 TL olacağına göre 500 ve 1.000 TL.lık banknotların yanı sıra 5.000 TL.lık banknot da basılmalı…” görüşünü savundu.

Merkez Bankası Eski Başekonomisti Prof. Dr. Hakan Kara da Ekim 2023’te sosyal medyadaki yorumunda “500 TL’lik banknot dediğimiz 18 dolar. Seçimler geçtikten sonra çatır çatır basılır.” ifadesini kullandı.

Öte yandan, piyasadaki 200 TL banknot oranı da artıyor. Hakan Kara’nın paylaşımına göre 2023 sonuna doğru en büyük banknot olan 200 TL’nin kullanımdaki payı yüzde 68,9’a ulaştı. Kara “Para reformu yapılmadan önce 2004 yılında en büyük kupürün (20 milyonluk banknot) payı yüzde 84,8’e ulaşmıştı” diyerek henüz rekorun görülmediğini kaydetti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

JPMorgan’dan Yıl Sonu Dolar Kuru Tahmini: 36 Lira

Merkezi New York’ta bulunan ABD yatırım bankası JPMorgan, 2024 yıl sonu Dolar kuru tahminini 34 lira seviyesinden 36 lira seviyesine revize etti. Dolar, bugün, 30 lira seviyesini aşarak rekor kırdı.

Dolar/TL tahminini revize eden JPMorgan, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Lirada son aylardaki değer kaybı trendi rezerv biriktirme ve nominal kur performansı arasında ödünleşim olduğuna işaret ediyor. Kısa vadede bu trend yerel para birimine girişleri engelliyor ve dezenflasyon süreci için zorluk teşkil ediyor” ifadelerine yer verdi.

Açıklamanın devamında, “Ancak yatırımcılar için bu değer kaybı vadeli işlemlerde fiyatlananın altında olduğu sürece, ki önümüzdeki aylarda da öyle olacağını düşünüyoruz, TL yine de makul toplam getiri imkanı sunuyor” denildi.

Merkezi New York’ta bulunan ABD yatırım bankası JPMorgan, JPMorgan Dolar/TL tahminini revize etti.

Aralarında Saad Sıddiqui ve Fatih Akçelik’in de olduğu stratejistler yayımladıkları raporda “Pozitif reel getiriler ve ucuz değerlemeler lira için reel olarak değer kazanma potansiyeli argümanını ortaya koyuyor. Ancak bu, dezenflasyon sürecine devam edilmesine bağlı” dedi.

BloombergHT’nin aktardığı rapora göre, Belirtilen politika hedefleri ve şu ana kadarki uygulamalar cesaret verici. Ancak bu ilk kazanımların konsolidasyonu ve sağlamlaştırılması için yatırımcıların enflasyonun sürekli bir düşüş yolunda olduğuna dair devam eden kanıtlara ihtiyacı olacak.

Raporda, “Lirada son aylardaki değer kaybı trendi rezerv biriktirme ve nominal kur performansı arasında ödünleşim olduğuna işaret ediyor. Kısa vadede bu trend yerel para birimine girişleri engelliyor ve dezenflasyon süreci için zorluk teşkil ediyor” denildi.

Raporda, ayrıca, “Ancak yatırımcılar için bu değer kaybı vadeli işlemlerde fiyatlananın altında olduğu sürece, ki önümüzdeki aylarda da öyle olacağını düşünüyoruz, TL yine de makul toplam getiri imkanı sunuyor” ifadelerine yer verildi.

Serbest piyasalarda, dolar alış 29,96 satış fiyatı 30,01 seviyelerinde işlem görürken, euro alış fiyatı 32,98 satış fiyatı ise 33,07 lira seviyelerinde seyrediyor.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat’ta Yeni Düzenleme!

Merkez Bankası’ndan (TCMB), Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarına ilişkin dikkat çeken düzenleme geldi. 1 Ocak 2024’ten itibaren TL dönüşümlü yeni KKM hesabı açılamayacak, mevcut TL dönüşümlü KKM hesapları ise vade sonunda yenilenmeyecek.

Dövizden dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) yeni hesap açılışları ve vade sonunda yenileme işlemleri ise devam edecek.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk Lirası (TL) dönüşümlü Kur Korumalı Mevduat’ta (KKM) yeni hesap açılışlarını sona erdirdi.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Merkez Bankası’ndan (TCMB), bankalara gönderilen yazıya göre, 1 Ocak 2024’ten itibaren TL dönüşümlü KKM’de yeni hesap açılamayacak. Vade sonlarında mevcut TL dönüşümlü KKM hesaplarının yenilemesi yapılamayacak.

Döviz dönüşümlü KKM’de ise yeni hesap açılışları ve vade sonunda yenileme devam edecek.

Bankalara giden yazıya göre, 1 Ocak 2024’ten önce açılan ve vadesi henüz gelmemiş TL dönüşümlü kur korumalı hesapların vade sonu ve diğer işlemleri “Mevduat ve Katılma Hesaplarının Kur Artışlarına Karşı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tarafından Desteklenmesine İlişkin Uygulama Talimatı” hükümleri kapsamında yürütülecek.

“Mevduat ve Katılma Hesaplarının Kur Artışlarına Karşı Desteklenmesine İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Karar” ile söz konusu hesapların açılma süresi 31 Aralık 2023’e kadar uzatılmıştı.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) 22 Aralık haftası verilerine göre; Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları 30,4 milyar TL geriledi.

Böylelikle son bir ayın en hızlı çıkışın yaşandığı Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesapları2,65 trilyon TL’ye düştü.

Paylaşın

Deutsche Bank’tan 2024 Yıl Sonu Dolar Tahmini: 38 Lira

Dünyanın en büyük bankalarından Deutsche Bank, Türkiye için 2024 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 41,1 olurken, bankanın 2024 yıl sonu Dolar tahmini ise 38 lira oldu.

Banka, Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki kez 250’şer baz puan artırarak ocak ayında yüzde 45’e çıkaracağını tahmin etti.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Deutsche Bank analistleri, enflasyon görünümü, potansiyel portföy girişleri ve ortodoks politikaya bağlılığın bir sonucu olarak 2024’te “iyi performans” sergilemesi için Türk lirasında alan görüyor.

6 Aralık’ta yayınlanan raporda, “Kümülatif enflasyonun tahmin aralığının alt sınırına (Yüzde 40-45) gelmesi durumunda bu, toplam getiri açısından TL’yi cazip hale getirir” denildi.

Banka, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faizi iki kez 250’şer baz puan artırarak Ocak ayında yüzde 45’e çıkaracağını tahmin etti.

Analistler TCMB’nin 2024 yılının son çeyreğinde faiz indirimine gitmesini ve politika faizini 2024 sonuna kadar yüzde 40’a çekmesini bekliyor.

Analizde, “Enflasyonun baz etkileri nedeniyle önemli ölçüde düşeceği üçüncü çeyrekten itibaren faiz indirimi olasılığını, özellikle de büyüme ve istihdam ciddi bir baskı altına girerse, göz ardı edemeyiz” değerlendirmeleri yer aldı.

Analistler 2024 yıl sonu için enflasyonun yüzde 41,1 olacağını öngörürken, Dolar/TL için de 38 tahminini yaptı.

Paylaşın

Dev Bankadan Dolar Tahmini: 2024’te 35,93, 2025’te 41,59 TL

ABD merkezli dev yatırım bankası Citi, doların 2024’te ortalama 35,93, 2025’te ortalaması 41,59 lira olacağını tahmin etti. Banka 2023 yılı için ise doların ortalaması 25,99 lira olacağını öngördü.

Enflasyona ilişkin de değerlendirmede bulunan Citi, enflasyonun 2024’te yüzde 62,7’ye yükseleceğini ve 2025’te yüzde 27,7’ye düşeceğini tahmin etti.

Birgün’ün aktardığına göre; Citi, bugün yayınladığı raporda, daha sıkı finansal şartlara bağlı olarak Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesinin yavaşlayacağını öngörürken, bu yıl yüzde 4,2 olmasını beklediği büyüme oranını 2024’te yüzde 0,4’e yavaşlayacağını tahmin etti. 2025 yılı için büyüme oranı beklentisini yüzde 3,5 olarak ortaya koydu.

Citi, Türkiye’de bu yıl yüzde 53,9 olacağını öngördüğü Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) 2024’te yüzde 62,7’ye yükseleceğini ve 2025’te yüzde 27,7’ye yavaşlayacağını da tahmin etti.

İşsizlik oranının bu yıl yüzde 9,6, 2024’te yüzde 12,4 ve 2025’te yüzde 12,1 olması beklenirken, dolar/TL paritesi için 2024 ortalama 35,93, 2025 ortalaması 41,59 olarak tahmin edildi. Bu yıl için dolar/TL ortalaması 25,99 olarak öngörüldü. Raporda ayrıca 31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerinin ardından görünümle ilgili büyük bir belirsizliğin olduğu belirtildi.

Citi’nin değerlendirmesi şöyle: “Beklenenden daha güçlü bir büyüme performansı sergilenen bir yılın ardından, 2024 yılında ekonomik faaliyetlerde gözle görülür bir yavaşlama bekliyoruz. Sıkılaşan finansal koşullar ve zayıflayan küresel faaliyetler nedeniyle yumuşayan ihracatın da etkisiyle, bu yıl yüzde 4,2 olarak tahmin edilen GSYH büyümesinin 2024 yılında yüzde 0,4’e gerilemesini bekliyoruz.

Bize göre, Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerin ardından görünümle ilgili büyük bir belirsizlik söz konusu. Seçimlerden sonra yetkililerin normalleşme/sıkılaşma sürecine devam edip etmeyeceği ya da alışılmışın dışında politikalara dönüp dönmeyeceği yatırımcı duyarlılığının şekillenmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Her ne kadar baz senaryomuzda ilk senaryoyu kullansak da, Orta Doğu’daki çatışmalar ve ekonomik faaliyetlerde öngörülen keskin düşüş zaten zorlu olan görünümü daha da karmaşık hale getirebilir.

Ayrıca, 2024 yılında GSYH’nin yaklaşık yüzde 6,5’i olarak öngörülen nispeten yüksek bütçe açığı, yetkililere olumsuz şoklara karşı koymak için sınırlı bir politika alanı bırakmaktadır.

Yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına olan düşük maruziyetine rağmen, belirtilen zorlu arka planın, düşük makroekonomik görünürlüğün ve büyük dış finansman gereksinimlerinin para birimi ve tahviller için zorlu bir görünüme işaret ettiğine inanıyoruz.”

Paylaşın

Deutche Bank: 2024’ün En İyi Yatırımı TL Cinsi Tahviller Olabilir

Dünyanın en büyük bankaları arasında yer alan Deutche Bank, 2023 yılında en kötü performansı gösteren gelişen ülke tahvili olan TL tahvillerinin, 2024 yılında en iyi performans gösteren tahviller arasında olacağını öngördü.

Banka ayrıca, “Yüksek enflasyon TL’de nominal değer kaybının kaçınılmaz olduğu anlamına geliyor ancak gelecek sene ve sonrasında bu değer kaybının daha kademeli olmasını bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

BloombergHT’de yer alan habere göre; Deutche Bank analistlerine göre lira cinsi tahviller 2024 yılının en iyi yatırımı olabilir.

Christian Wietoska öncülüğündeki analistler “Yapısal olarak boğa tutumuna dönmek için hâlâ birkaç ay daha var. TL tahvillerde 200-400 baz puanlık daha fiyatlama aralığı olacaktır. Bundan sonra ise bu tahviller yapısal perspektif dolayısıyla değer sunacaktır” ifadesini kullandı.

Deutsche Bank, son yıllarda para politikasına müdahale gibi nedenlerle milyarlarca TL’lik çıkış olduğu varlık sınıfında dönüş bekleyen diğer kurumlara katıldı. Geçen ay da JPMorgan stratejistleri, 10 yıllık lira cinsi tahvillerin getirisi için adil değeri yüzde 35,7 civarında gördüklerini ve bu seviyeye ulaşana kadar “beklemede kalacaklarını” açıklamıştı.

Geçen ay Merkez Bankası 5. toplantıda da faiz artırarak politika faizini yüzde 35’e yükseltirken bankaların devlet tahvili alma zorunluluğu kaldırılmıştı.

Deutsche analistleri enflasyonist baskılar, yüksek hacimi tahvil ihraçları ve en az 500 baz puanlık daha faiz artışının yıl sonuna dek tahvillerde daha fazla değer kaybına yol açacağını belirtti.

Analistler ayrıca “Yüksek enflasyon TL’de nominal değer kaybının kaçınılmaz olduğu anlamına geliyor ancak gelecek sene ve sonrasında bu değer kaybının daha kademeli olmasını bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Paylaşın

J.P.Morgan’dan Dikkat Çeken “Türk Lirası” Analizi: Ucuz

New York merkezli yatırım bankası J.P.Morgan, son dönemde hızla değer kaybeden Türk Lirası’na ilişkin dikkat çeken bir analize imza attı. Analizde, Türk Lirası’nın ucuz olduğunu belirten JPMorgan, ilave devaülasyona gerek olmadığına dikkat çekti.

Analizde, yine de son dönemde Dolar/TL ‘nin ara ara yükseliş eğilimi gösterdiğine de dikkat çekildi.

BloombergHT’nin aktardığına göre; J.P.Morgan’a göre zaten ucuz olan lirada ilave devalüsyona gerek bulunmazken, yetkililer rezerv kaybetmeden döviz kurunu istikrarlı tutabilir. Bankanın analisti Anezka Christovova 5 Ekim tarihli raporunda, Türk lirası tahvil pozisyonunun “piyasaya paralel getiri”, Türk lirası pozisyonunun ise “piyasa üzeri getiri” düzeyinde olduğu belirtildi

Analizlerin Türk lirasının ucuz ve rekabetçi olduğuna işaret ettiği belirtilen raporda, “Bu nedenle yetkililerin rekabetçilik kaygılarından ziyade enflasyonla mücadele sürecine yardımcı olmak için lira istikrarına öncelik verebileceğine inanıyoruz. Daha da önemlisi, para politikasındaki sıkılaştırmanın ardından yetkililer, Döviz rezervlerinin büyümesinden ödün vermeden lirayı genel olarak istikrarlı tutmayı başardılar” değerlendirmeleri yer aldı.

TL’de piyasa üzeri getiri pozisyonu için temel argümanlarının dövizdeki daha fazla zayıflamanın şu anda enflasyon görünümü açısından yararlı olmayacağı, ucuz değerlemeler göz önüne alındığında rekabet edebilirliğin pek endişe yaratmaması gerektiği ve sağlanan sıkılaştırmanın yetkililerin döviz rezervlerini yeniden inşa ederken TL’yi sabit tutabileceklerini göstermesi olduğunu söyleyen analistler bu durumun yüzde 40’ın üzerindeki ima edilen getirilere karşı yeterli bir risk/getiri oranı sağladığını ifade etti.

Yine de son dönemde Dolar/TL ‘nin ara ara yükseliş eğilimi gösterdiğine dikkat çeken analistler raporlarında şu değerlendirmelere yer verdi: Bizce bu durum muhtemelen TL’nin geniş gelişen piyasalardaki döviz koşullarını yansıtması ve TL’deki değer kaybının hızının eurodaki düşüşle tamamen paralel gitmesi yönündeki bir isteği yansıtıyor. Negatif bir risk ortamında, TL’nin görece güç bazında öncelikli olarak daha iyi performans göstermesi muhtemel.

Yerel tahvil getirileri keskin bir şekilde yükseldi, ancak TL cinsi tahvillerin ‘ucuz’ olması için daha fazla düzeltme olması gerektiğini düşünüyoruz. Şu anda yüzde 26,5-28,5 olan seviyelerin adil değerini yüzde 35,7 civarında görüyoruz.

Paylaşın

Goldman Sachs’tan Dikkat Çeken Dolar Kuru Tahmini

Goldman Sachs’ın “Türkiye yeniden oyuna dahil oluyor” başlıklı raporunda, vadeli işlem kontratlarının Dolar/TL ‘nin üç ay sonra 30, altı ay sonra 33 seviyesinde işlem göreceğini fiyatladığına dikkat çekildi.

Goldman Sachs raporda ayrıca, üç ay sonra dolar/TL’nin 28 ve altı ay sonra 29 seviyelerinde olacağı tahmininde bulundu.

BlombergHT’de yer alan habere göre; Goldman Sachs, reel faizlerin yıl sonu itibarıyla pozitif bölgeye geçebileceğini, TL carry trade işlemlerinin de uzun yıllar sonra yeniden mümkün olabileceğini öngördü.

Goldman Sachs, 27 Eylül tarihli “Türkiye yeniden oyuna dahil oluyor” başlıklı raporda risklerin devam etmesine rağmen ülkede “önceki yılların aksine pozitif reel faiz stratejisine yönelik söylem ve destek” olduğuna dikkat çekildi.

Ekonomi yönetiminin yeniden pozitif reel faiz vermeye yönelik kararlılık gösterdiğine dikkat çekilen raporda bu sürecin “Vadeli (forward) fiyatlamalarda beklenen TL değer kaybının üzerinde getiri sağlamanın mümkün olabileceğini ve dolayısıyla TL’de carry trade’in yeniden mümkün” olabileceğini gösterdiği belirtildi.

Raporda, “Yüzde 40 ya da üzerinde bir politika faizi yıl sonu itibarıyla beklenen enflasyona göre pozitif reel faiz verilmeye başlanacağı anlamına geliyor” denildi.

Türkiye carry trade de dahil olmak üzere yabancı yatırımcılardan son yıllarda neredeyse hiç ilgi görmüyordu. Mayıs ayındaki genel seçimler ardından ise bu durum yavaş da olsa değişmeye başladı.

Raporda, vadeli işlem kontratlarının Dolar/TL ‘nin üç ay sonra 30, altı ay sonra 33 seviyesinde işlem göreceğini fiyatladığına dikkat çekildi. Goldman Sachs üç ay sonra dolar/TL’nin 28 ve altı ay sonra 29 seviyelerinde olacağı tahmininde bulundu.

Paylaşın