Hanehalkının Enflasyon Beklentisi Yüzde 52,08

Ocak ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri, piyasa katılımcıları için yüzde 22,20’ye, reel sektör için yüzde 32,90’a gerilerken, hanehalkı için yüzde 52,08’e yükseldi.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Sektörel Enflasyon Beklentileri Ocak 2026 verilerini yayınladı.

Buna göre: Ocak ayında 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentileri bir önceki aya göre, piyasa katılımcıları için 1,15 puan azalarak yüzde 22,20 seviyesine, reel sektör için 1,90 puan azalarak yüzde 32,90 seviyesine gerilerken, hanehalkı için 1,18 puan artarak yüzde 52,08 seviyesine yükseldi.

Gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 1,64 puan artarak yüzde 26,17 seviyesinde gerçekleşti.

Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Türkiye İstatistik Kurumu iş birliğiyle yürütülen Tüketici Eğilim Anketi ile finansal ve reel sektör uzmanlarının, imalat sanayi firmalarının ve hanehalkının 12 ay sonrası yıllık tüketici enflasyonu beklentileri derlenerek Sektörel Enflasyon Beklentileri elde ediliyor.

Paylaşın

Konut Fiyatları Yüzde 29 Arttı

Konut fiyatları aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29 oranında arttı. Üç büyük il incelendiğinde, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,5,34,9 ve 30,8 oranlarında arttı.

Haber Merkezi / Konut fiyatının en çok arttığı il yüzde 34,9 ile Ankara olurken, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri, Sivas ve Yozgat yüzde 33,1 ile Ankara’yı takip etti.

Konut fiyatları Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkari ve Muş yüzde 31,5 artarken, bu illeri yüzde 23 ile Konya, Karaman, yüzde 24,2 ile Antalya, Burdur, Isparta, yüzde 22,1 ile Edirne, Kırklareli, ve Tekirdağ takip etti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) 2025 Aralık ayına ilişkin Konut Fiyat Endeksini (KFE) açıkladı.

Buna göre; Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE), Aralık ayında bir önceki aya göre yüzde 0,2 oranında artarak 204,5 seviyesinde gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 29,0 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 1,4 oranında arttı.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, aralık ayında bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 0,2, 0,2 ve 0,1 oranlarında arttı. Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 28,5,34,9 ve 30,8 oranlarında arttı.

Konut fiyatının en çok arttığı il yüzde 34,9 ile Ankara olurken, Nevşehir, Niğde, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri, Sivas ve Yozgat yüzde 33,1 ile Ankara’yı takip etti.

Konut fiyatları Bingöl, Elazığ, Malatya, Tunceli, Van, Bitlis, Hakkari ve Muş yüzde 31,5 artarken, bu illeri yüzde 23 ile Konya, Karaman, yüzde 24,2 ile Antalya, Burdur, Isparta, yüzde 22,1 ile Edirne, Kırklareli, ve Tekirdağ takip etti.

Paylaşın

Kısa Vadeli Dış Borçta Rekor Serisi Devam Ediyor

Türkiye’nin kısa vadeli dış borcu kasım sonu itibarıyla 224 milyar dolar oldu. Borç stokunun yüzde 34,2’sinin Dolar, yüzde 27,2’sinin Euro, yüzde 24,0’ünün Türk lirası ve yüzde 14,6’sının diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri Kasım 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye’nin Kısa Vadeli Dış Borç (KVDB) stoku, bir önceki aya göre yüzde 1,3 oranında azalarak kasım ayı itibarıyla 163,7 milyar Doları oldu. Orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış borçları gösteren kalan vadeye göre KVDB stoku, 224,0 milyar Dolar oldu.

Bankalar kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında artarak 73,8 milyar Dolar olurken, Merkez Bankası yükümlülükleri yüzde 8,7 oranında azalarak 25,2 milyar Dolar oldu. Yurt içi bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, bir önceki aya göre yüzde 1,7 oranında artarak 8,2 milyar Dolar seviyesinde gerçekleşti.

Yurt dışı yerleşik bankaların yurt içindeki mevduatı yüzde 2,3 oranında azalışla 18,9 milyar Dolar oldu. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 1,0 oranında azalışla 20,9 milyar Dolar olurken, TL cinsinden mevduatları yüzde 3,4 oranında artarak 25,7 milyar Dolar oldu.

Diğer sektörler kaynaklı KVDB stoku, bir önceki aya göre yüzde 0,1 oranında azalarak 64,7 milyar Dolar düzeyinde gerçekleşti. Dış ticaret işlemlerinden kaynaklanan ticari kredi yükümlülükleri, yüzde 0,9 oranında azalarak 58,7 milyar Dolar olurken, nakit kredi kaynaklı yükümlülükler yüzde 8,4 artarak 6,0 milyar Dolar oldu.

Döviz kompozisyonu incelendiğinde, KVDB stokunun yüzde 34,2’sinin Dolar, yüzde 27,2’sinin Euro, yüzde 24,0’ünün Türk lirası ve yüzde 14,6’sının diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Kalan vadeye göre KVDB stokunda, bankalar ve diğer sektörlerin kredi ve tahvil yükümlülükleri yaklaşık 67,5 milyar dolara yükselirken, Merkez Bankası ve Genel Yönetim yükümlülükleri 31,7 milyar dolara düştü.

Paylaşın

Özel Sektörün Kredi Borcunda Dikkat Çeken Yükseliş

Ekim sonu itibariyle, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki ay sonuna göre 3,4 milyar dolar artarak 210,8 milyar dolara yükseldi.

Haber Merkezi /Vadeye göre incelendiğinde bir önceki ay sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 4,2 milyar dolar artarak 201,7 milyar dolar, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 0,8 milyar dolar azalarak 9,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri Ekim 2025 Raporu’nu yayınladı. Buna göre; Ekim sonu itibariyle, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, bir önceki ay sonuna göre 3,4 milyar dolar artarak 210,8 milyar dolara yükseldi.

Vadeye göre incelendiğinde bir önceki ay sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 4,2 milyar dolar artarak 201,7 milyar dolar, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 0,8 milyar dolar azalarak 9,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi.

Bir önceki ay sonuna göre finansal kuruluşların toplam borcu 2,1 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların toplam borcu ise 1,3 milyar doları arttı. Aynı dönemde finansal kuruluşların uzun vadeli borçları 2,7 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların uzun vadeli borçları 1,4 milyar dolar arttı. Kısa vadede ise finansal kuruluşların borçları 0,6 milyar dolar, finansal olmayan kuruluşların borçları 0,2 milyar dolar azaldı.

Döviz kompozisyonu incelendiğinde, toplam yurt dışı borçlanmada Doların en yüksek paya sahip olduğu görüldü. 201,7 milyar Dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 58,0’ının Dolar, yüzde 31,7’sinin Euro, yüzde 2,5’inin Türk lirası ve yüzde 7,8’inin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu; 9,1 milyar Dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 25,4’ünün Doları, yüzde 20,5’inin Euro, yüzde 50,9’unun Türk lirası ve yüzde 3,2’sinin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Ekim sonuna göre özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcunun 1 yıla kadar olan vade dağılımı incelendiğinde, toplam borç tutarının 63,9 milyar Dolar olduğu görüldü. Bu tutarın 40,4 milyar Doları bankalara, 17,9 milyar Doları finansal olmayan kuruluşlara, 5,6 milyar Doları ise bankacılık dışı finansal kuruluşlara aittir.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Dolar Tahmini 43,06 Lira

Merkez Bankası’nın (TCMB), yıl sonu dolar kuru tahminini kasım ayında 43,42 lira iken, aralık ayında 43,06 liraya geriledi. Banka’nın, yıl sonu büyüme beklentisi kasım ayında yüzde 3,4 iken, aralık ayında yüzde 3,4’e yükseldi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın (TCMB), yıl sonu enflasyon beklentisi kasım ayında yüzde 32,20 iken, aralık ayında yüzde 31,17’ye geriledi. Bankanın, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi ise 23,35 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık Ayı Piyasa Katılımcıları Anketini açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 32,20 iken, bu anket döneminde yüzde 31,17 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,49 iken, bu anket döneminde yüzde 23,35 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 17,69 iken, bu anket döneminde yüzde 17,45 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 39,35 iken, bu anket döneminde yüzde 38,13 oldu. Aralık ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde yüzde 38,21 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 43,42 TL iken, bu anket döneminde 43,06 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 50,62 TL iken, bu anket döneminde 51,08TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2025 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,4 iken, bu anket döneminde yüzde 3,5 olarak gerçekleşti. GSYH 2026 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,9 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 31,17

Merkez Bankası’nın (TCMB), yıl sonu enflasyon beklentisi kasım ayında yüzde 32,20 iken, aralık ayında yüzde 31,17’ye geriledi. Bankanın, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi ise 23,35 oldu.

Haber Merkezi / Banka’nın yıl sonu dolar kuru tahminini kasım ayında 43,42 lira iken, aralık ayında 43,06 liraya geriledi. Banka’nın, yıl sonu büyüme beklentisi ise kasım ayında yüzde 3,4 iken, aralık ayında yüzde 3,4’e yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Aralık Ayı Piyasa Katılımcıları Anketini açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 32,20 iken, bu anket döneminde yüzde 31,17 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 23,49 iken, bu anket döneminde yüzde 23,35 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 17,69 iken, bu anket döneminde yüzde 17,45 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 39,35 iken, bu anket döneminde yüzde 38,13 oldu. Aralık ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için TCMB politika faiz oranı beklentisi bu anket döneminde yüzde 38,21 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 43,42 TL iken, bu anket döneminde 43,06 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 50,62 TL iken, bu anket döneminde 51,08TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2025 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,4 iken, bu anket döneminde yüzde 3,5 olarak gerçekleşti. GSYH 2026 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,9 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası Politika Faizini Yüzde 38’e Çekti

Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 39,5 seviyesinden yüzde 38’e seviyesine çekti. Banka, ekim ayındaki toplantıda politika faizini 39,5’e indirmişti.

Haber Merkezi / Bu, Merkez Bankası’nın (TCMB) Mart’tan bu yana dördüncü faiz indirimi oldu.

Politika faizi başta, mevduat faizleri ve kredi faizleri olmak üzere borçlanmanın maliyetine etki ederek günlük hayatı yönlendiriyor.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) Fatih Karahan başkanlığında toplandı. Para Politikası Kurulu (PPK), politika faizini yüzde 39,5 seviyesinden yüzde 38’e seviyesine çekti. Kurul ayrıca, gecelik vadede borç verme faiz oranını yüzde 42,5’ten yüzde 41’e, gecelik vadede borçlanma faiz oranını ise yüzde 38’den yüzde 36,5’e indirdi.

Merkez Bankası (TCMB) tarafından karara ilişkin yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Kasım ayında tüketici enflasyonu gıda fiyatlarındaki gelişmelerle beklenenden düşük gerçekleşmiştir. Enflasyonun ana eğilimi eylül ayındaki artıştan sonra ekim ve kasım aylarında bir miktar gerilemiştir. Üçüncü çeyrekte dönemlik büyüme öngörülenden yüksek gerçekleşmiştir. Son çeyreğe ilişkin öncü göstergeler talep koşullarının dezenflasyon sürecine verdiği desteğin sürdüğüne işaret etmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları iyileşme işaretleri göstermekle birlikte dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir.

Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendirecektir. Kurul politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirleyecektir. Adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilmektedir. Enflasyon görünümünün ara hedeflerden belirgin bir biçimde ayrışması durumunda, para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır.

Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkili şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kurul, kararlarını öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alacaktır.”

Paylaşın

Merkez Bankası, Yıl Sonu Enflasyon Tahminini Yüzde 32’ye Yükseltti

Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yıl sonu enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ettiklerini duyurdu. Buna göre TCMB’nin 2025 sonu tahmini yüzde 32’ye çıktı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan yılın son enflasyon raporunu açıkladı. Sunumunda, dezenflasyon sürecinin son iki ayda yavaşladığını kaydeden Karahan, yıl sonu enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ettiklerini duyurdu.

Buna göre TCMB’nin 2025 sonu tahmini yüzde 32’ye çıktı. Daha önce TCMB yıl sonu enflasyon tahminini 27 olarak açıklamıştı. 2026 yıl sonu içinse tahmin aralığı yüzde 13-19 seviyesinde korundu.

Yukarı yönlü revizyonun ardından Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi yüzde 1’den fazla, bankacılık endeksi ise yüzde 3’ün üzerinde geriledi.

Üçüncü çeyrekteki enflasyon raporuna kıyasla yılın son üç ayında gıda fiyatlarının yıllık tüketici enflasyonuna katkısının 1,5 puan yükseldiğini belirten Karahan, “Son iki ayda ise enflasyon, tahmin aralığımızın üzerinde gerçekleşmiş oldu. Bu gelişmenin arka planına bakacak olursak; gıda fiyatları kaynaklı etkilerin ön plana çıktığını söylemek mümkün” diye konuştu.

Bir önceki enflasyon raporunda, olumsuz hava koşullarının gıda fiyatları üzerinde yukarı yönlü riskler oluşturduğundan bahsettiklerini hatırlatan TCMB Başkanı Karahan, “Son aylarda ise arza yönelik bu risklerin gerçekleştiğini görüyoruz. Nitekim, bitkisel üretim tahminleri Mayıs ayındaki ilk tahminlere kıyasla aşağı yönlü güncellendi. Söz konusu gelişmelerin de etkisiyle, gıda enflasyonu son dönemde belirgin bir yükseliş gösterdi” dedi.

Fatih Karahan, gıda fiyatlarındaki olumsuz seyrin yanı sıra son üç ayda hizmet ve temel mal enflasyonlarında kaydedilen iyileşmelerin de öngörülenden daha sınırlı olduğunu belirtti.

Üniversite ücretlerindeki artışın da enflasyonun seyrini olumsuz etkilediğini kaydeden Karahan, “2019 sonuyla kıyaslandığında, tüketici fiyatları geçen süre zarfında 7,8 kat artarken, üniversite ücretleri 15 kat artmış durumda. Üçüncü çeyrekte vakıf üniversitelerinde ücret artışları öngörülerimizin üzerinde gerçekleşti. Dolayısıyla, tahmin güncellemesine, sınırlı olmakla birlikte, buradan bir etki geldiğini söylemeliyiz” dedi.

Sunumunun ardından soru-cevap bölümünde Karahan, dezenflasyon sürecinde “durmadan” ziyade, “yavaşlama” olduğunu belirtti. Para politikasının bu gelişmeyle uyumlu olduğunu belirten Karahan, faiz indirimlerinde “durmayı gerektirecek bir bozulma görmediklerini,” ama “riskleri göz önünde bulundurarak adım büyüklüğünü düşürdüklerini” kaydetti.

Karahan, “Enflasyon görünümünde bir bozulma olursa ilk olarak adım büyüklüğünü düşüreceğimizi ifade etmiştik. Para politikasında bir ayar yapmış olduk, gerekirse daha fazlasını yapmaya hazırız” diye konuştu.

Dezenflasyon sürecinin yavaşladığı ortamda TCMB, Ekim ayında faiz indirimlerini sürdürmüş ancak öncekilerin aksine 100 baz puan ile daha sınırlı bir düşüş kararı açıklamıştı. Ekim kararının ardından Türkiye’de politika faizi yüzde 39,5 seviyesinde bulunuyor.

Para politikası ve maliye politikalarının uyumlu hareket etmesinin önemini de vurgulayan Karahan, “Bu doğrultuda (hükümetten gelen), özellikle Ocak ayında yapılacak vergi ve çeşitli güncellemelerin enflasyon hedefiyle uyumlu olacağı açıklamaları son derece kıymetli. Biz önümüzdeki sene için planımızı yaparken bu açıklamaları da göz önünde bulundurduk” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı sunumda, vergi ve harçlardaki güncellemenin yeniden değerleme oranı yerine enflasyon hedeflerini dikkate alarak bütçe imkanları doğrultusunda daha düşük oranda yapılmasının gündemlerinde olduğunu belirtmişti.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri 13 Milyar Dolar Eridi

Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt rezervleri 198,4 milyar dolardan 185,5 milyar dolara geriledi. Aynı dönemde swap hariç net rezervler ise 52,1 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 23 Ekim ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınladı.

Buna göre, Merkez Bankası’nın  (TCMB) resmi rezerv varlıkları, geçen haftaya göre yüzde 6,5 azalarak 185,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Merkez’in önceki hafta brüt rezervi 198,4 milyar dolar düzeyindeydi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) swap hariç net rezervi 52,1 milyar dolar oldu.

Bu hafta döviz varlıkları, bir önceki haftaya göre yüzde 8,1 azalarak 73,1 milyar dolar, altın cinsinden rezerv varlıkları yüzde 5,8 azalarak 104,7 milyar dolar, IMF rezerv pozisyonu ve SDR toplamı ise yüzde 0,3 azalarak 7,7 milyar dolar oldu.

Paylaşın

Türkiye’nin Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığı 344 Milyar Dolara Yükseldi

Temmuz sonu itibarıyla, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları yüzde 4,2 oranında artarak 378,4 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 3,4 oranında artarak 722,3 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle Türkiye’nin uluslararası yatırım pozisyonu açığı -343,9 milyar dolara yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Temmuz 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla -343,9 milyar dolar oldu. Temmuz itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki ay sonuna göre yüzde 4,2 oranında artarak 378,4 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 3,4 oranında artarak 722,3 milyar ABD doları oldu.

Rezerv varlıklar 19,3 milyar dolar artarak 169.2 milyar dolar ile tarihsel olarak en yüksek değere ulaştı.

Varlık kalemleri bir önceki ay sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 1,1 oranında artarak 70,6 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 3,6 oranında azalarak 134,3 milyar dolar oldu. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 13,2 oranında azalarak 40,9 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler altındaki portföy yatırımları alt kalemlerinden Genel Hükümet’in yurt dışı tahvil yükümlülükleri yüzde 6,3 oranında artarak 44,4 milyar dolara yükseldi.

Yükümlülüklerin alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi, BIST 100 endeksindeki artışın etkisiyle, yüzde 6 oranında artarak 220,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 7,8 oranında artarak 125,8 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,7 oranında artarak 375,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Paylaşın