Almanya Seçimlerinde Zafer Muhafazakarların

Almanya’da yapılan genel seçimlerde merkez sağ muhalefet lideri Friedrich Merz, zaferini ilan etti. Merz, mümkün olan en kısa sürede koalisyon hükümeti kurmayı hedeflediğini söyledi.

Haber Merkezi / Merz, aşırı sağcı AfD ile koalisyon kurmaya karşı olduğunu yineledi. Merz, politikalarının, bu partinin politikalarıyla örtüşmediğini vurguladı.

Dış politikadaki amacın Avrupa’yı güçlendirerek ABD’den bağımsızlığını elde etmek olduğunu belirten Merz, “Avrupalılar için mutlak öncelik iletişim kurmak ve birlik olmaktır,” ifadelerini kullandı.

Partisi içindeki birçok devlet ve hükümet başkanıyla yakın temas halinde olduğunu teyit eden Merz, ayrıca Amerikan hükümetinin bazı bölümlerini de eleştirerek, “Amerika’dan gelenler konusunda hiçbir yanılsamaya kapılmamalıyız. Elon Musk’ın seçim kampanyasına müdahalesi, Moskova’nın müdahalesi kadar dramatik ve çirkindir” dedi.

Friedrich Merz’in liderliğini yaptığı merkez sağ Hristiyan Demokrat Birliği (CDU) ve Hristiyan Sosyal Birliği (CSU) oyların yüzde 29’un aldı.

Aşırı sağcı Almanya İçin Alternatif Partisi (AfD) desteğini neredeyse ikiye katlayarak, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana aşırı sağcı bir parti için en güçlü sonucu elde etti.

AfD’nin başbakan adayı Alice Weidel, partisinin “tarihi bir başarıya” imza attığını söyledi. Weidel, “CDU ile koalisyon müzakerelerine açık olduklarını” söyledi.

“Halkın iradesini, Almanya’nın iradesini hayata geçirmek adına elimizi bir hükümette yer almak için her zaman uzatacağız” diyen AfD lideri, “Aksi halde Almanya için bir siyasi değişim mümkün olmaz” diye konuştu.

Weidel, Federal düzeyde hiç bu kadar güçlü olmadıklarının altını çizerek, “Artık bir halk partisi olarak kendimizi sağlam bir şekilde konumlandırdık” dedi.

Başbakan Olaf Scholz’un liderliğindeki sosyal demokrat SPD, seçimi tarihindeki en kötü sonuçla, oyların sadece yüzde 16’sını alarak tamamladı. SPD, 2021’deki seçimde yüzde 25,7 oy alarak birinci parti olmuştu.

Olaf Scholz, yeni kurulacak hükümette herhangi bir bakanlık görevini üstlenmeyeceğine işaret ederek, “Benim için çok net: Ben sadece Almanya Başbakanlığı için aday oldum, hükümette başka bir görev için değil” diye konuştu. Scholz, olası koalisyon görüşmelerinde de yer almayacağını söyledi.

SPD’li Almanya Savunma Bakanı Boris Pistorius, partisinin Federal Meclis seçimlerindeki performansını “yıkıcı, felaket bir sonuç” olarak nitelendirdi. Kamu televizyonu ARD’ye konuşan Pistorius “Bu görmezden gelinecek bir durum değil” dedi.

Hükümeti kurma görevinin seçimlerin galibi Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partilerinin başbakan adayı Friedrich Merz’e verileceğine dikkat çeken Pistorius, Sosyal Demokrat Parti’nin (SPD) koalisyon müzakerelerine hazır olduğunu dile getirdi. Pistorius, SPD parti yönetiminin ve Başbakan Olaf Scholz’un geleceği hakkında ise yorum yapmak istemedi.

“Partisindeki kişilere ilişkin spekülasyon yapmanın zamanı olmadığını” ifade eden Pistorius, partisi içinde koalisyon görüşmelerinde öncü rol oynayabileceği mesajı verdi. Pistorius, şimdi Hristiyan Birlik partilerinin görevinin demokratik partileri bir araya getirmek olduğunu ifade etti.

Yeşiller’in ve Başbakan adayları Robert Habeck’in oy oranı ise ilk tahminlere göre yüzde 13,3 olarak belirlendi. Yeşiller, geçen seçimde yüzde 14,8 ile üçüncü sırada yer almıştı.

Robert Habeck, CDU lideri Friedrich Merz’e koalisyon görüşmeleri yaklaşmayacağını ifade etti. Hükümeti kurma görevini üstlenin Merz’de olduğunu kaydeden Habeck, “Şimdi Almanya zor bir hükümet kurma sürecinin eşiğinde. Bu süreç hızlı ve başarılı bir şekilde tamamlanmalı” diye konuştu.

Yüzde 5 barajını aşarak meclise girmeyi başaran Sol Parti, yüzde 9 oy aldı. Liberal FDP ve sol-milliyetçi BSW’nin yüzde 5 barajını aşıp aşmayacağı ise henüz netleşmedi.

Sol Parti Eş Başkanı ve liste başı adayı Jan van Aken, ilk tabloyu “Büyük bir başarı” olarak nitelendirdi. Aken, “Bizler ‘mazlum’ olarak yola çıktık ve şimdi öncesine göre daha güçlü bir konumdayız” diye konuştu.

Bu sonuçlara göre, bir önceki seçimlere kıyasla en büyük kazananlar AfD ve Birlik Partileri olurken, en büyük kaybedenlerse SPD ve FDP oldu. Bundan birkaç hafta önce anketlerde yüzde 3 olarak belirlenen Sol Parti de, beklenenden çok daha fazla oy alarak sürpriz yaptı.

Seçimlerde Almanya’nın 16 eyaletindeki 299 seçim bölgesinde, 65 bin seçim mekanında oy kullanıldı. 59 milyona yakın seçmenden yüzde 84’ünün oy verdiği belirlendi.

Koalisyon hesapları

Almanya’daki seçim sistemi, II. Dünya Savaşı sonrasında aşırılıkçı partilerin tek başına iktidara gelmesini önleyecek şekilde yeniden oluşturuldu.

2023’teki reformla birlikte parlamenter sayısı da 630’la sınırlandırıldı. Hükümeti kurmak için 316 milletvekili gerekiyor. Hiçbir partinin tek başına bu çoğunluğu sağlaması beklenmiyor.

Seçim sonrası Almanya’nın yeniden zorlu koalisyon müzakerelerine sahne olması bekleniyor.

Muhtemel koalisyon hükümetinin hangi partilerden oluşacağını ise büyük ölçüde, ülkede yüzde 5 olan seçim barajını kaç partinin aşacağı belirleyecek. Daha fazla partinin barajı aşması, daha fazla partili koalisyonları gerekli kılacak.

2021’de yapılan genel seçimlerde SPD yüzde 27,7, CDU/CSU yüzde 24,1, Yeşiller yüzde 14,8, FDP yüzde 11,5, AfD yüzde 10,3, Sol Parti yüzde 4,9 ile mecliste yer almıştı.

Koalisyon hükümetinin büyük ortağı SPD’li Başbakan Olaf Scholz, 6 Kasım 2024’te koalisyonda yer alan partilerin temsilcileriyle yapılan toplantıda, bütçe konusundaki anlaşmazlık nedeniyle FDP Genel Başkanı da olan Maliye Bakanı Christian Lindner’i görevden almıştı.

Toplantının ardından FDP, hükümette yer alan bakanlarını geri çekmesi üzerine “trafik ışığı hükümeti” dağılmıştı.

Daha sonra Scholz Federal Meclis’te güvenoyu alamadı ve Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier erken seçimin 23 Şubat’ta yapılmasına karar verdi. Böylelikle Eylül 2025’te yapılması öngörülen genel seçimler önce çekilmiş oldu.

Donald Trump’tan açıklama

ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social’da “Almanya’daki muhafazakar partinin merakla beklenen ve önemli seçimi kazanmış gibi göründüğünü” paylaştı.

“Tıpkı ABD’de olduğu gibi, Almanya halkı da, özellikle enerji ve göç gibi konularda uzun yıllardır hakim olan gündemdeki sağduyu eksikliğinden bıktı” dedi.

Trump sözlerini şöyle tamamladı: “Bu, Donald J Trump adlı bir beyefendinin liderliğinde, Almanya ve Amerika Birleşik Devletleri için harika bir gün. Herkesi tebrik ediyorum. Daha nice zaferler gelecek.”

Merz daha önce antisemitizmle mücadele etmek, Yahudi topluluklarını korumak ve İsrail’in güvenliğini sağlamak için daha sıkı önlemler alınması gerektiğini vurgulamıştı.

Paylaşın

Papa’dan ABD Başkanlık Seçimi Yorumu: Daha Az Kötüyü Seçin

Papa Francis, Kamala Harris ve Donald Trump’ın kürtaj ve göç konusundaki tutumlarını eleştirerek, Amerikalı Katoliklere oy vermelerini ve “daha az kötüyü” seçmelerini tavsiye etti.

Haber Merkezi / Katolik dünyasının ruhani lideri Papa Francis, Asya’dan dönüşü uçakta basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Kasım ayında yapılacak olan ABD başkanlık seçimine ilişkin soruyu yanıtlayan Papa Francis, mevcut başkan yardımcısı Kamala Harris ve Donald Trump’ı kürtaj ve göç konusundaki politikaları nedeniyle eleştirdi.

Papa Francis, ABD’de yaşayan Katoliklere oy vermelerini ve “daha az kötüyü” seçmelerini tavsiye etti.

Harris ve Trump’ın kürtaj ve göç konularındaki duruşları

Başkan adayları Demokrat Kamala Harris ve Cumhuriyetçi Donald Trump, 10 Eylül’de canlı yayında karşı karşıya geldi. Kamala Harris ve Donald Trump, kürtaj ve göç konusunda politikalarını açıkladılar.

Donald Trump, kendi eyaleti olan Florida’da oylamaya sunulacak olan altı haftalık kürtaj yasağını destekleme kararını savunarak, daha önceki duruşunu değiştirdi. Kürtaj politikalarında “Demokratlar’ın radikal” olduğunu söyleyen Trump bu meselenin eyaletlere bırakılması gerektiğine inandığını kaydetti.

Donald Trump, muhafazakar çoğunluklu Anayasa Mahkemesi’nin kürtajı serbest bırakma kararını geri çevirmesine vesile olmasıyla ilgili olarak “Ben ABD’de 51 yıllık bölünmeye son verdim” diye konuştu. Trump ayrıca Kamala Harris’in başkan yardımcısı adayı Tim Walz’a kürtaj konusundaki tutumu nedeniyle saldırarak Walz’ın “doğumdan sonra idamı” desteklediğini iddia etti.

Başkan Yardımcısı Kamala Harris, “Trump kürtaj yasakları” olarak nitelediği süreci eleştirdi; “Hükümetin ve Donald Trump’ın bir kadına bedeniyle ne yapacağını söylememesi gerektiğini kabul etmek için kimsenin inancını ya da derin inançlarını terketmesi gerekmez” dedi.

Trump’ın kürtajla ilgili politikalarında tecavüz ya da ensest için herhangi bir istisna bulunmadığını belirten Harris, bunu “ahlaksızlık” olarak nitelendirdi. Harris daha sonra, başkan seçilmesi halinde, Kongre’nin desteğiyle Roe v. Wade’in korumalarını geri getiren bir yasa tasarısını “gururla” imzalayacağını söyledi.

Başkan Yardımcısı, “Amerikan halkının bazı özgürlüklerin, özellikle de kişinin kendi bedeni hakkında karar verme özgürlüğünün, hükümet tarafından verilmemesi gerektiğine inandığını düşünüyorum” diye konuştu.

Kamala Harris’in eski başkanın ulusal bir kürtaj yasağı getireceği iddiasına karşı çıkan Trump ise, “İşte yine başladı, bu bir yalan. Yasağı imzalamayacağım ve imzalamak için de bir neden yok çünkü herkesin istediğini elde ettik” dedi.

İki aday yasadışı göç konusunda da uzun bir tartışmaya girdi. Başkan Yardımcısı Harris, “Biden yönetimi göçü sınırlamak için neden seçimden altı ay öncesine kadar bekledi ve siz bu konuda Başkan Biden’dan farklı bir şey yapar mıydınız?” sorusunu yanıtladı.

Harris, Trump’ın müttefiklerinin geçen Şubat ayında sunulan ve son on yılların en katı önlemlerinden bazılarını yürürlüğe koyacak olan iki partili bir göçmenlik yasa tasarısını engellemelerine odaklandı. Harris, “Bir sorunu çözmek yerine bir sorun üzerinde çalışmayı tercih ediyor” dedi.

Trump ise kendisine yöneltilen, “Bu tasarıyı neden öldürdünüz?” soruna net bir yanıt vermeden, göçmenlik hakkında konuştu, “ABD’deki kasabalarda neler olduğunu görüyorsunuz. Springfield, Ohio’ya bakın. Springfield’da köpekleri yiyorlar. Buraya gelen insanlar kedileri yiyor” sözleriyle asılsız iddiaları yineledi.

Trump’ın bu sözleri, Springfield’daki Haitili göçmenlerin yemek için komşularının evcil hayvanlarını çaldıkları ve yemek için ördek ve kazları öldürdükleri yönündeki asılsız iddialara bir göndermeydi.

Trump’ın iddialarını şaşkın bir yüz ifadesiyle dinlediği görülen Harris, bunun, eski başkanın söyleminin ne kadar “aşırı” hale geldiğini gösterdiğini söyledi.

Paylaşın

MHP’den Muhalefetin “Erken Seçim” Çağrılarına Yanıt

Muhalefet partilerinin erken seçim çağrılarına ilişkin açıklama yapan MHP’li Semih Yalçın, “Bilhassa muhalefetteki partilerin, tribünlere oynamak ve ‘erkenden erken seçim rüyaları görmek’ yerine, Türkiye’nin önündeki iç ve dış engellerin aşılmasına ne mikyasta katkı sağlayacakları önem arz etmektedir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “MHP; Türkiye’nin hızını kesmek için yoluna düşürülen suni heyelan taşlarını temizlemek için üzerine düşen görevi, yeni dönemde de olanca gücü ve samimiyetiyle yerine getirme gayretinde olacaktır.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Semih Yalçın, MHP’nin yeni dönemde gerçekleştireceği siyasi faaliyetlere dair yazılı bir açıklama yaptı. Semih Yalçın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Bilindiği üzere MHP, Türkiye’de millî bilincin ve varlık refleksinin diri kalmasında kritik rol oynayan bir siyasi partidir. Dolayısıyla partimizin yıllardır gerçekleştirdiği her siyasi faaliyet, ortaya koyduğu her tavır ve hayata geçirdiği bütün politikalar; bu işlevi dikkate alınarak sürdürülmektedir.

MHP, siyaset platformunda yer alan herhangi bir partiden ibaret değildir. Derin bir tarih şuuruna, kökü binlerce yıla uzanan millet ve devlet aklına dayanan siyaset felsefesine malik MHP kadroları; sosyal, kültürel ve fikir hayatımızda da önemli bir fonksiyon icra etmektedir.

Hayat sürdüğümüz coğrafyada vuku bulan olaylar, dünyada meydana gelen son hadiseler, MHP’nin üstlendiği tarihî misyonun ehemmiyeti kadar, hem karar vericilerin hem de millî birlik ve bütünlüğümüz istikametinde siyaset yapan partilerin sorumluluk payını katbekat arttırmıştır.

Gerek bölgemizde, gerekse yerküremizde insanlığın geleceği açısından köklü değişikliklerin yaşanacağı, yeni bir küresel düzenin ayak seslerinin hissedildiği sancılı bir süreçten geçmekteyiz.

Dünyaya nizam vermek bahanesiyle asırlardır insan hak ve hürriyetleri gibi temel kavramları istismar eden küresel aktörler tarafından, yeni bir sömürü düzeni tesis etmek için bu kez bütün yüksek beşerî normların çiğnendiğine şahit olunmaktadır.

Beşeriyetin akıbeti açısından endişe verici bu gelişmeler; coğrafyamızın barış ve sükûna kavuşması, yeryüzünün selamete erişebilmesi, insanı insan yapan değerlerin yaşatılabilmesi için 21. asrın Türkiye yüzyılı olması yolunda çaba gösteren herkese ağır mesuliyetler yüklemektedir.

Bu çerçevede; TBMM’nin Ekim ayında açılmasıyla başlayacak yeni yasama döneminden itibaren, iç meselelerle ilgili atılacak adımlar yanında, ülkemizin bölgesinde ve dünyada sürdürmekte olduğu küresel politikaların devamı, global aktörlerin Türkiye’ye dönük planları gibi hususlar, gündemde önemli yer işgal edecektir.

Yeni dönem; hem Türkiye’nin iç sorunlarının aşılmasına, hem de küresel ölçekteki hedeflere ulaşılmasına katkıda bulunmak üzere birlik ve bütünlüğümüze, dirlik ve düzenimize varlığını adayan siyasi partiler için büyük bir imtihan evresi olacaktır.

Bilhassa muhalefetteki partilerin, tribünlere oynamak ve ‘erkenden erken seçim rüyaları görmek’ yerine, Türkiye’nin önündeki iç ve dış engellerin aşılmasına ne mikyasta katkı sağlayacakları önem arz etmektedir. MHP; Türkiye’nin hızını kesmek için yoluna düşürülen suni heyelan taşlarını temizlemek için üzerine düşen görevi, yeni dönemde de olanca gücü ve samimiyetiyle yerine getirme gayretinde olacaktır.

Önümüzdeki siyasi sürece hazırlık bağlamında; partimizce öncelikle 19 Eylül 2024 tarihinde genel merkezimizde saat 14.00’te Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin başkanlığında MYK toplantısı gerçekleştirilecektir. Bilahare 21 Eylül 2024 tarihinde de yine genel merkezimizde saat 14.00’te İl Başkanları toplantısı yapılacaktır.

Toplantılar vesilesiyle Türkiye gündemindeki bütün öncelikli konular masaya yatırılarak fikir teatisinde bulunulacaktır. Söz konusu toplantılarda ortaya atılan görüşler doğrultusunda varılacak ortak kararlar, partimizin daha sonraki siyasi adımlarının tayininde yol gösterici olacaktır.”

Paylaşın

Suriye’de Parlamento Seçimlerini İktidardaki Baas Partisi Kazandı

Suriye’de parlamento seçimlerinde iktidardaki Baas Partisi, beklenen çoğunluğu elde etti. 2011 yılında başlayan iç savaş sonrası yapılan dördüncü seçimde katılım oranı yüzde 40’ın altında kaldı.

Haber Merkezi / Ülkenin kuzeyinde Türkiye’nin desteklediği muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde, Kürtlerin kontrolündeki kuzeydoğuda ve kuzeybatıda ve cihatçıların kontrolündeki İdlib de yaşayanlar seçimlerde oy kullanmadı.

Milletvekilleri ilk oturumda bir başkan ve hükümet seçecek, Devlet Başkanı Beşar Esad’ın kabineyi kurmakla görevli yeni bir başbakan atayana kadar geçici rol üstlenecek.

Beşar Esad’ın Baas Partisi ve müttefik partiler parlamentoda 185 sandalyenin sahibi oldu. 250 sandalyeli Halk Meclisi (Suriye parlamentosu) için yapılan seçim, Şam yönetiminin kontrolündeki 15 bölgede kurulan toplam 8.151 sandıkta gerçekleşti.

Suriye Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Cihad Murad, ilk seçim sonuçlarına göre Baas Partisi ve müttefiklerinin 185 sandalye kazandığını duyurdu. Murad, 19,3 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede seçimlere katılımın yüzde 38 oranında gerçekleştiğini söyledi.

Seçim yetkililerinin usulsüzlükler olduğunu açıkladığı Halep, Lazkiye, Hama ve Dera şehirlerinde seçimler tekrarlandı. Ülkede yapılan seçimlerde, Baas Partisi ön seçimlerini geçerek nihai listeye girmeye hak kazanan isimler genellikle parlamentoya girmeyi başarıyor.

2011 yılında başlayan iç savaşın ardından Suriye’de 2012, 2016 ve 2020 yıllarında 3 kez genel seçim yapıldı. 2020 yılında yapılan parlamento seçimlerinde Beşar Esad başında olduğu Baas Partisi 166 sandalye kazanmıştı. Baas müttefiki partiler 17 sandalyenin sahibi olmuş, 67 bağımsız aday da parlamentoya girmişti.

Beşar Esad’ın önümüzdeki dönemde 2028 yılında başkanlığını sona erdirecek dönem sınırlamasına karşı görev süresini uzatmak için anayasa değişikliğini parlamentodan geçirmesi bekleniyor.

Paylaşın

Fransa’da “Sol İttifak”ın Büyük Zaferi

Fransa’da Komünist Parti, Boyun Eğmeyen Fransa, Yeşiller ve Sosyalist Parti ittifakından oluşan Yeni Halk Cephesi, ülke tarihinin en önemli seçimi olarak ilan edilen seçimde birinci oldu.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisinin yer aldığı ittifakın da sürpriz yaparak ikinci sırayı aldı. Aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) ise üçüncü sırada kaldı.

Fransa’da erken genel seçimlerin ikinci turu yapıldı. Aşırı sağın yüzde 33’le birinci çıktığı 30 Haziran’daki ilk tur oylamanın ardından ikinci turda farklı bir tablo oluştu.

Sandık çıkış anketlerinin ilk sonuçlarına göre seçimleri Komünist Parti, Boyun Eğmeyen Fransa, Yeşiller ve Sosyalist Parti ittifakından oluşan Yeni Halk Cephesi (NFP) birincilikle bitirdi.

Ipsos’un sandık çıkış anketlerine göre Yeni Halk Cephesi (NFP) 172 – 192 milletvekili, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un partisi ve ittifaka gittiği Horizons, UDI ve MODEM’den oluşan “Ensemble/Birlikte” hareketi 150 – 170 milletvekili, aşırı sağ Ulusal Bütünleşme 132 – 152 milletvekili çıkarıyor.

Araştırma şirketi Elabe anketine göreyse NFP 175-205, RN 115-150, “Ensemble/Birlikte” hareketi ise 150-175 milletvekili çıkarıyor.

Sol ittifak içindeki Boyun Eğmeyen Fransa partisinin lideri Jean-Luc Melenchon, sandıkların kapanmasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede, sonuçların milyonlarca kişi için bir “rahatlama” anlamına geldiğini söyledi.

Melenchon, Macron’un merkez partisinden olan Başbakan Gabriel Attal liderliğindeki hükümetin derhal istifa etmesini ve yönetme sorumluluğunun kendilerine verilmesini de talep etti.

Sosyalist Parti’nin lideri Olivier Faure de, Parlamento’daki en büyük blok olan Yeni Halk Cephesi’nin hükümeti kurması gerektiğini söyledi.

Emmanuel Macron’un ofisinden ise “Fransızların tercihine saygı duyulacağı” açıklaması geldi. Cumhurbaşkanı’nın yeni hükümete dair bir adım atmadan önce resmin netleşmesini bekleyeceği ifade edildi.

Seçimlerden önce Fransa’nın yeni başbakanı olarak gösterilen, RN’nin 28 yaşındaki lideri Jordan Bardella, “Fransa aşırı solun eline itildi” dedi. Sandıkların kapanmasından kısa süre sonra yaptığı açıklama ile sonuçları kabullendi.

Ancak bazı seçim bölgelerinde Macron’un merkez partisi ve sol parti adaylarının kendilerine karşı hareket etmesine tepki gösterdi, bu durumu “Utanç ittifakı” olarak niteledi.

RN’nin önde gelen ismi ve 2027’de cumhurbaşkanı adayı olması beklenen Marine Le Pen de “Zaferimiz sadece ertelendi. Bugünkü sonuçla yarının zaferinin tohumlarının atıldığını düşünüyorum” dedi.

İkinci turda seçimlere katılım oranı da yüksek. Ipsos, yerel saatle 18:25 itibariyle katılım oranının yüzde 67,1 ile 1997’den bu yana görülen en yüksek oran olduğunu ve 2022’de seçimlerindeki yüzde 46,2’lik katılım oranından çok daha yüksek olduğunu açıkladı.

Fransız anayasası, farklı partilerden bir cumhurbaşkanı ve başbakan ile “birlikte yaşama,” diğer adıyla “kohabitasyon,” kurmaya izin veriyor. Bu durum en son 1997-2002 yılları arasında Sosyalist Lionel Jospin’in merkez sağcı Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ile birlikte yürüttüğü dönemde yaşanmıştı.

Öte yandan, hiçbir partinin koalisyonlar olmadan çoğunluğu kazanamaması daha önce görülmemiş bir durum. Bu yüzden Fransa, kendini alışılmadık bir çıkmazın içinde bulabilir.

Fransa’da iki turlu bir seçim sistemi bulunuyor. Sadece 30 Haziran’da yapılan oylamada yeterli oyu alanlar bugünkü ikinci turda yarışabildi. Ancak aşırı sağ karşıtı oyların bölünmemesi için, üç ya da daha fazla kişinin seçildiği seçim bölgelerinde hafta boyunca yaklaşık 215 milletvekili adayı istifa etti.

Güvenlik önlemleri artırıldı

Cumhurbaşkanı Macron, Fransa’da 9 Haziran’da yapılan Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Ulusal Birlik’nin ilk sırada yer almasının ardından Ulusal Meclis’i feshetmiş ve erken seçim kararı almıştı.

Fransa’da genel seçimin ikinci turunda yoğun güvenlik önlemleri alındı, ülke çapında 30 bin polis konuşlandırıldı.

Ülkede şok etkisi yaratan erken seçim kararı ve aşırı sağın ilk kez iktidara bu kadar yaklaşması, seçim kampanyasının gergin bir atmosferde geçmesine neden oldu. Macron’un “iç savaş” riskinden söz etmesi dikkat çekiciydi.

Fransa İçişleri Bakanlığı, seçim gecesi için 5 bini başkent Paris’te olmak üzere 30 bin ek polis görevlendirdi.

İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, ikinci tur öncesi adaylar ya da parti görevlilerine 50’den fazla saldırı düzenlediğini açıkladı. Darmanin, seçim sonuçları açıklanınca “aşırı sağ ya da aşırı solun” olay çıkarmasını önlemek için güvenlik önlemlerinin artırıldığını söyledi.

Fransa’da cumhurbaşkanlığı seçimi 2027’de yapılacak. Macron daha önce 2017 ve 2022’de, ikinci turda Ulusal Birlik (eski adıyla Ulusal Cephe) Partisi’nin adayı Marine Le Pen’i yenerek Fransa Cumhurbaşkanı seçilmişti.

Paylaşın

İşçi Partisi, İngiltere Genel Seçimlerini Ezici Çoğunlukla Kazandı

İngiltere’de dün gerçekleştirilen genel seçimlerde Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi, 14 yıl sonra parlamentoda büyük çoğunluğu elde etti. İktidarda olan Rishi Sunak liderliğindeki Muhafazakar Parti ise hezimete uğradı.

Haber Merkezi / 61 yaşındaki İşçi Partisi lideri Keir Starmer, seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı ilk değerlendirmede, “Sıra verdiğimiz sözleri yerine getirmeye geldi. Değişmiş bir İşçi Partisi olarak ülkeyi yöneteceğiz” dedi.

Starmer seçim kampanyası boyunca değişim vurgusu yaparak, seçilmesi halinde İngiltere’nin gerileyen kamu hizmetleri ve düşen yaşam standartlarının iyileştirileceği vaadinde bulunmuştu.

Seçimi kaybeden Muhafazakar Parti lideri Rishi Sunak ise, yenilginin tüm sorumluluğunu üstlendiğini ifade ederek, yoğun çaba sarfederek çalışan Muhafazakar Partililer’den özür diledi.

Şimdiye kadar açıklanan resmi seçim sonuçlarına göre, 650 sandalyeli parlamentonun alt kanadı Avam Kamarası’nda, İşçi Partisi 410, Muhafazakar Parti 119, Liberal Demokrat Parti 71, ayrılıkçı İskoç Ulusal Partisi (SNP) 8, göçmen karşıtı Reform Partisi ise 7 sandalye kazandı.

İngiltere’de bir partinin iktidara gelebilmesi için 650 koltuğun en az 326’sını kazanması gerekiyor. İşçi Partisi’nin eski lideri Jeremy Corbyn bağımsız aday olarak girdiği seçimi önde bitirdi.

İlk kez 1983’te milletvekili seçilen Corbyn’in parti üyeliği, Ekim 2020’de Yahudi düşmanlığı ile ilgili yürütülen bir soruşturma gerekçesiyle askıya alınmıştı.

İşçi Partisi Corbyn’in partiden genel seçimde milletvekili adayı olmasını yasaklamıştı. Londra’daki seçim bölgesinden bağımsız aday olarak yarışan Corybn 24 bin 120 seçmenin oyunu aldı ve milletvekili seçildi.

Seçimin bir diğer dikkat çekici sonucu ise Avrupa Birliği (AB) ve göçmen karşıtı görüşleriyle bilinen Nigel Farage’ın Reform Partisi’nden ilk kez milletvekili seçilmesi oldu. 60 yaşındaki Farage, sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşarak seçildiği bölgeye teşekkür etti ve “Bu sadece başlangıç” diye yazdı.

Boris Johnson’ın Muhafazakarlar adına  büyük bir zafer kazandığı ve siyasi yorumcuların İşçi Partisi’nin ağır yenilgisi sonrasında partinin en az 10 yıl boyunca iktidarda kalacağını öngördüğü 2019 seçimlerinde hiç kimsenin gerçekleşebileceğini aklından bile geçirmediği sonuçlarla Birleşik Krallık, Muhafazakar saltanatına son verdi.

İngiliz basını seçim sonuçlarını nasıl gördü?

Ipsos tarafından BBC, Sky News ve ITV için yapılan sandık çıkış anketlerine göre İşçi Partisi büyük bir zafer ilan etti. Bu aynı zamanda 14 yıldır iktidarda olan Muhafazakar Parti için büyük bir hezimet anlamına geliyor. Gazetelerin manşetlerinde de sandık çıkış anketleri yer aldı.

Times gazetesi eski İngiltere Başbakanı ve İşçi Partisi lideri Tony Blair iktidarını hatırlatarak, İşçi Partisi’nin şimdiki genel başkanı Sir Keir Starmer’in “Blair’vari bir çoğunlukla başbakan olacağını” yazdı. Sun gazetesi İşçi Partisi’nin kırmızı rengine atıfta bulunarak, “Britanya kırmızıya döndü” dedi.

I gazetesi, “İşçi Partisi zaferi” manşetini attı. Gazete, Muhafazakar Parti’nin 14 yıl içinde en kötü seçim sonucuyla karşılaştığını hatırlattı. Daily Mail de İşçi Partisi’nin “tarihi zaferini” manşetine taşıdı. Gazete, Starmer’in Tony Blair’den bu yana partisi için en büyük zaferi elde ettiğini, sağcı Farage’ın Reform Partisi’nin de 13 sandalye kazandığını aktardı.

Daily Telegraph gazetesi de diğer birçok gazete gibi manşet fotoğrafında Sir Keir Starmer ve eşi Victoria Starmer’in oy kullanmaya giderken el ele çekilen fotoğrafına yer verdi. Manşette ise “İşçi Partisi zaferi” ifadesine yer verdi. Gazete spotta ise “Modern tarihte Muhafazakar Parti için en kötü sonu. Sunak’ın istifa etmesi bekleniyor” diye yazdı.

Daily Mirror gazetesi manşetinde bir kelime oyunu yaptı. İngilizcede “Hadi başlıyoruz” anlamına gelen “Here we go” sözüne atıfla, Starmer’in adına yer vererek “Keir we go” diye yazdı. Sandık çıkış anketlerinden İşçi Partisi ve Starmer adına “büyük bir zafer” olarak bahsetti.

Metro gazetesi de tıpkı Mirror gibi, Keir Starmer’in ismi üzerinden kelime oyunu yaptığı bir manşetle çıktı. Gazete İşçi Partisi liderinin soyadını “fırtına” anlamına gelen “storm” kelimesine benzetti. Gazete, Starmer’in başbakanlık konutuna gideceğini vurguladı.

Guardian’ın manşetinde “Sandık çıkış anketine göre büyük bir İşçi Partisi zaferi bekleniyor” ifadesi yer aldı.

İşçi Partisi lideri Keir Starmer kimdir?

1961 yılında Londra’da doğan Starmer, 2008-2013 yılları arasında kamu kovuşturmaları direktörü olmadan önce insan hakları avukatıydı.

Seçim kampanyası sırasında işçi sınıfı geçmişinden bahsetmeye istekliydi. Televizyondaki tartışmalar sırasında babasının sosyalist ve mavi yakalı bir işçi, annesinin ise bir hemşire olduğunu defalarca dile getirdi.

Aslına bakılırsa sol siyasetle olan ilişkisi çok eskilere dayanıyor. Adını 19. yüzyılın sonlarında İşçi Partisi’ni kuran Keir Hardie ile paylaşıyor. 2015 yılında Kuzey Londra’nın Camden seçim bölgesinden yarışarak milletvekili olan Starmer, o tarihten bu yana avam kamarasında.

Starmer, 2020’den beri İşçi Partisi’nin lideri. 12 Aralık 2019’daki seçimlerde tarihi bir yenilgi alan İşçi Partisi’nin o dönemki lideri Jeremy Corbyn’in liderlikten çekilmesi üzerine “Sir” ünvanı da bulunan Starmer, oyların yüzde 56,2’sini alarak partinin başına geçti.

Starmer aynı zamanda Avrupa meseleleriyle de yakından ilgiliydi. 2016’dan 2020’ye kadar Corbyn’in Brexit sözcüsü olarak görev yaptı.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nde (AB) kalmasını destekledi ve daha sonra hükümeti daha gelişmiş bir çıkış stratejisi bulması, hatta konuyla ilgili yeni bir referandum düzenlemesi konusunda defalarca zorladı.

Fakat fikrini değiştirmiş olabilir. Starmer’ın mevcut seçim kampanyası, AB’nin tek pazarına veya gümrük birliğine dönüş olmayacağını vaat ediyor. Ancak Starmer, Boris Johnson döneminde imzalanan Brexit anlaşmasını iyileştirmek istediğini söyledi.

İktidar ihtimali yaklaştıkça Starmer’ın pragmatik kararlarla gözle görülür bir değişim yaşadığı tek alan bu değil. Yeşil yatırıma yılda 28 milyar sterlin (33 milyar euro) fon sağlama taahhüdünden yakın zamanda geri adım atması, sendikalar ve çevre kampanyacıları tarafından eleştirilmişti.

Ayrıca kendi partisinin sol tabanıyla, özellikle de Starmer’ın anti-Semitizm skandalı nedeniyle partiden uzaklaştırdığı Corbyn ile ilişkilerini onarmayı da başaramadı.

Corbyn, 1980’lerden bu yana milletvekili olduğu Londra seçim bölgesinde bağımsız bir aday olarak İşçi Partisi’ne karşı duruyor. Londra’da Islington North seçim bölgesinde yarışan İşçi Partisi’nin eski lideri yayınlanan seçim sonuçlarına göre yeniden milletvekili seçildi.

Paylaşın

Fransa’da “Aşırı Sağ” Kazandı

Marine Le Pen ve Jordan Bardella liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) Partisi, Fransa’da düzenlenen erken genel seçimlerin ilk turunda birinci parti olarak çıktı. Seçimin ikinci turu 7 Temmuz’da yapılacak.

Haber Merkezi / Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 7 Haziran’daki Avrupa Parlamentosu (AP) seçimleri sonrası sürpriz biçimde Ulusal Meclisi feshetmiş ve erken genel seçim kararı vermişti.

Fransa’da erken genel seçimlerin ilk turunda, aşırı sağcı Ulusal Bütünleşme (RN) partisi büyük zafer elde etti. Yüzde 34 oyla açık ara birinciliği alan aşırı sağ RN’i, yüzde 29 ile dört sol partinin birleştiği Yeni Halk Cephesi (NFP) takip etti. Seçimlerin ardından iktidar partisi ve sol muhalefet, “RN’e karşı baraj oluşturarak” aşırı sağ karşısındaki adayları destekleme çağrısı yaptı.

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un iktidardaki partisi Rönesans ve ittifak ortakları yüzde 20 ile üçüncü sırada yer aldı. Merkez sağda bulunan Cumhuriyetçiler Partisi’nin oy oranı yüzde 10’da kaldı.

Aşırı sağcı Ulusal Birlik partisinin gerçek lideri Marine Le Pen, sonuçlar açıklandıktan sonra yaptığı konuşmada “Macron yanlısı bloğun tamamen silindiğini” savundu. Aday olduğu seçim bölgesinde oyların yüzde 57’sini alarak ilk turda milletvekili seçilen Le Pen, seçmenden ikinci turda mecliste mutlak çoğunluk istedi ve RN lideri Jordan Bardella’nın Başbakan olmaya hazır olduğunu söyledi.

28 yaşındaki Jordan Bardella ise sonuçlara ilişkin konuşmasında 7 Temmuz’da yapılacak ikinci turun “Beşinci Cumhuriyet tarihinin en belirleyicisi olacağını” ileri sürdü.

Fransa’da genel seçimler ne kadar önemli?

Mutlak çoğunluğa sahip bir parti başbakanı ve hükümeti atama hakkına sahip olacak. Her ne kadar Macron cumhurbaşkanlığından istifa etmeyeceğini söylemiş olsa da.

2022 genel seçimlerinde %18,7 oy oranıyla üçüncü olan Le Pen, 2. Dünya Savaşı’ndaki Nazi işgalinden bu yana Fransa’da ilk aşırı sağcı hükümeti kurmasını sağlayacak 289 sandalyeyi kazanmayı umuyor.

Bu gerçekleşirse, en son 1997-2002 yılları arasında muhafazakar Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın Sosyalist Başbakan Lionel Jospin ile birlikte olduğu gibi, farklı partilerin liderleri arasında kohabitasyon dönemi yaşanabilir.

Fransa basını sonuçları nasıl değerlendirdi?

Fransız sağının önde gelen gazetelerinden Le Figaro, seçim sonuçlarına ilişkin “Fransız trajedisi” başlıklı değerlendirmesinde Fransa’nın önünde “siyasi serüven ya da kurumsal blokaj olmak üzere çifte perspektif bulunduğu”, bunun da “bir rejim krizinin çifte yüzü olduğu” görüşünü savundu.

Merkez sol eğilimli Liberation gazetesi ise “Şok sonrası blok yapmak” manşetli haberinde, RN’nin iktidarın eşiğinde olduğunu, birleşen solun direndiğini, Macron cephesinin diz çöktüğünü ve ancak cumhuriyetçi bir cephenin en beter senaryoyu engelleyebileceğini” yazdı.

İlk tahminler ikinci tur sonunda mecliste RN’nin 240-270, sol ittifakın 180-200, merkez partilerin 60-90, Cumhuriyetçilerin ise 30-50 arası milletvekiline sahip olacağını gösteriyor.

Sol parti militan ve sempatizanları, seçim sonuçları açıklandıktan sonra başta başkent Paris olmak üzere ülkenin birçok kentinde aşırı sağa karşı spontane mitingler düzenledi.

Aşırı sağ güçlü yükselişini teyit etti

Cumhuriyet tarihinde ender görülen bir oranla yüzde 70’e yakın katılımın yaşandığı seçimlerde Jordan Bardella’nın liderliğini yaptığı RN, üç hafta önce Avrupa seçimlerinde gözlemlenen güçlü yükselişini doğruladı.

Sandık çıkış anketlerine göre, merkez sağdan koparak aşırı sağı destekleme kararı alan Cumhuriyetçiler (LR) Genel Başkanı Eric Ciotti ile işbirliği yapan RN, oyların yüzde yaklaşık 34’ünü alarak ilk turu açık ara önde bitirdi. Bu rakam, RN’nin 2022’deki son parlamento seçimlerine kıyasla yaklaşık 16 puanlık bir artış elde ettiği anlamına geliyor.

Ifop’un tahminlerine göre, bu artış sayesinde, RN’in, 7 Temmuz’da yapılması planlanan ikinci turda Meclis’teki 577 sandalyeden 240 ila 270’ini alabilecek orana yükseliyor.

Oyların yaklaşık yüzde 29’unu alan dört sol partinin bir araya gelerek oluşturduğu Yeni Halk Cephesi’nin (NFP), bu oy oranıyla gelecek hafta yapılan ikinci turun ardından 180 ila 200 arası sandalye sahibi olması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Macron’un partisi Rönesans ile onu destekleyen merkez partileri UDI ve MODEM’in oluşturduğu “Ensemble/Birlikte” hareketi de oyların yüzde 22’sini alarak, üçüncü sıraya yerleşti.

Seçimlere 250 milletvekiliyle katılan merkez bloğun, bu oy oranıyla önümüzdeki hafta büyük kayıplar vermesi ve yalnızca 60 ile 90 arasında sandalyeye sahip olacağı öngörülüyor.

Liderleri Eric Ciotti aşrı sağ ile ittifaka gitmesine rağmen, kendi parti isimleri altında seçimlere giden ülkenin köklü merkez sağ partisi Cumhuriyetçiler ise anketlerde öngörüldüğü kadar oy kaybetmeyerek küçük bir sürpriz yarattı.

Son anketlerde yüzde 6-7 civarında oy alacağı tahmin edilen Cumhuriyetçiler (LR) oyların yüzde 9,7’sini almayı başardı. Eski cumhurbaşkanları Jacques Chirac ve Nicolas Sarkozy’nin geleneğinden gelen LR, bu oy oranı ile parlamentoda 30 ila 50 milletvekili çıkarabiliyor.

Fransa’daki iki turlu seçim sistemi nasıl işliyor?

Fransa’da milletvekili seçimleri tek isim usulü iki turlu çoğunluk sistemine göre yapılıyor. Meclisteki 577 milletvekili için 577 ayrı seçim bölgesi bulunuyor. Her parti istediği kadar seçim bölgesinde tek bir adayla seçime katılıyor. Oy vermek için en az 18 yaşında ve seçmen kütüğüne kayıtlı olmak gerekiyor.

Seçimin ilk turunda geçerli oyların mutlak çoğunluğunu (yüzde 50 + 1 oy) elde eden aday doğrudan milletvekili seçiliyor. Bir seçim bölgesinde hiçbir aday ilk turda yüzde 50 barajını aşamaz ise ikinci tur yapılıyor. Bir seçim bölgesinde ikinci turda yarışabilmek için, ilk turda kayıtlı seçmenlerin en az yüzde 12,5’inin oyunu almış olmak gerekiyor.

Siyasi partiler ikinci turda genel olarak ideolojik duruşlarına göre aralarında ittifaklar kuruyor. Merkez, merkez sağ, merkez sol ve sol partilerin geçmişte ittifak kurmaya yanaşmadığı aşırı sağcılar son yıllarda bu tür seçimlerin ikinci turunda geleneksel sağcı ve muhafazakar seçmenden oy toplayabiliyor.

Paylaşın

AK Parti’de Yeni Seçmen Kitlesine “Ulaşılamadığı” Eleştirileri

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de, yıllar içerisinde değişim gösteren yeni seçmen kitlesine “ulaşılamadığı” eleştirileri yapılıyor.

Partide “Genç seçmenin tercihinin genellikle CHP’den yana olduğu” değerlendirmesi yapılırken, “Partinin yeni ve genç seçmenlerin de birinci tercihi olması için artık yeni şeyler de söylemek lazım. Gençlere yönelik yeni atılımlar, onların isteklerine kulak veren ve bu istekleri yerine getiren bir anlayışla hareket edilmeli” görüşleri dile getiriliyor.

31 Mart yerel seçimleri sonrasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinde seçim yenilgisinin nedenleriyle ilgili detaylı çalışmaların yapılması talimatını vermişti. Erdoğan’ın talimatları sonrası seçim yenilgisini masaya yatıran AK Parti’de, partiye yönelik özeleştiriler de ön plana çıkmaya başladı.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre; AK Parti’de, seçim yenilgisinin en başlı nedenlerinden birinin Türkiye’deki artan enflasyon ve ekonomi yönetimi olduğuna dikkat çekiliyor. Ancak AK Parti’de, en önemli nedenlerden birinin ekonomi olmasına karşın en az ekonomi kadar önemli nedenlerden bir diğerinin ise “sorunların görülememesi” olduğuna da dikkat çekiliyor.

Bu nedenle sorunları yerinde tespit edebilmek ve çözüm önerileri belirleyebilmek için TBMM’nin yaz tatiline girmesinin ardından gerek parti yöneticilerinin gerekse milletvekillerinin “oy kayıplarının en yüksek olduğu il ve ilçelerde bire bir iletişime geçerek, yurttaşların söylemlerine ve isteklerine kulak verecekleri” kaydedilirken, AK Parti’nin 2028 yılına giden süreçte de “icraatın içinden” stratejisini yürüteceğine işaret ediliyor.

Sorunların yerinde tespit edilmesinin ardından AK Parti’nin o sorunların çözümüne yönelik icraatlara yöneleceği, bu süreçte partinin bugüne değin yaptıkları ve bundan sonra atacakları adımlar konusunda bizzat parti yöneticileri, milletvekillerinin kamuoyunu bilgilendireceği de ifade ediliyor.

“Gençlere yönelik yeni atılımlar…”

AK Parti’de, yıllar içerisinde değişim gösteren yeni seçmen kitlesine “ulaşılamadığı” eleştirileri de yapılıyor. “Genç seçmenin tercihinin genellikle CHP’den yana olduğu” değerlendirmesi yapılırken, “31 Mart yerel seçimleri gösterdi ki yeni seçmen kitlesine ulaşmakta zorluk yaşıyoruz.

Burada bir yanlış var ve bu yanlış, gazetecilerin ekranlarda partimizi anlatmasıyla düzelmiyor aksine yurttaşlarda partiye güveni azaltıyor. Bu güvenin yeniden tesis edilmesi gerekiyor. Partinin yeni ve genç seçmenlerin de birinci tercihi olması için artık yeni şeyler de söylemek lazım. Gençlere yönelik yeni atılımlar, onların isteklerine kulak veren ve bu istekleri yerine getiren bir anlayışla hareket edilmeli.

Ancak tüm bunları yapabilmek için de genç ve yeni seçmenle de parti üyelerinin bire bir buluşması, oturup onların geleceğe ve ülke yönetimine dair fikirlerinin dinlenmesi elzem. Bu nedenle sahayı boş bırakmayacağız. Gerekirse kapıları tek tek çalacağız. Bu süreç devamlılık arz edecek” görüşleri dile getiriliyor.

Paylaşın

3 İlçe Ve 4 Beldede Yenilenen Seçimlerin Sonuçlar Belli Oldu

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi’nin ardından Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), seçimlerin yenilenmesine karar verdiği Pınarbaşı, Hilvan, Güzelyurt ilçeleri ile Güneykaya, Büyükkarıştıran, Akpazarı ve Sağlık beldelerinde seçmenler tekrar sandık başına gitti.

Haber Merkezi / Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Büyükkarıştıran beldesinde CHP’li Ertuğrul Çamlıca, Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde CHP’li Deniz Yağan, Tunceli’nin Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar beldesinde AK Partili Ali Aydın, Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde AK Partili Ünal Demircioğlu, Sivas’ın Güneykaya beldesinde AK Partili Hüseyin Kırışkuzu, Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesinde DEM Partili Serhan Paydaş kazandı.

Kayseri Pınarbaşı

İYİ Parti, Büyük Birlik Partisi (BBP), Yeniden Refah Partisi (YRP), Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milli Yol Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) ve Saadet Partisi2nin yarıştığı Kayseri Pınarbaşı’nda 6 bin 783 oy alan CHP’li Deniz Yağan kazandı.

31 Mart yerel seçiminde CHP’nin adayı Yağan 5 bin 82, MHP’nin adayı Uzunluoğlu 4 bin 758 oy almıştı.

Şanlıurfa Hilvan

Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), İYİ Parti, Büyük Birlik Partisi (BBP), Yeniden Refah Partisi (YRP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Bağımsız aday Aziz Salgın’ın yarıştığı Şanlıurfa Hilvan’da 10 bin 357 oy alan DEM Partili Serhan Paydaş kazandı.

Hilvan’daki 31 Mart’ta seçimlerinde Serhan Paydaş 6 bin 960 oy, AKP adayı Bayık ise 6 bin 439 oy elde etmişti.

Aksaray Güzelyurt

Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi (YRP), Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi’nin yarıştığı Aksaray Güzelyurt’ta 873 oy alan AK Partili Ünal Demircioğlu kazandı.

Ünal Demircioğlu, “Herkese çok teşekkür ediyorum. Hemşerilerimizin sağ duyusu ve feraseti bizim için çok önemliydi. Allah onlardan razı olsun. Vatandaşlar, bizim arkamızda olduğu sürece yapamayacağımız hiçbir şey yok. Her şeyin en iyisini yapacağız” dedi.

Kırklareli Lüleburgaz – Büyükkarıştıran

Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), Yeniden Refah Partisi (YRP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi’nin yarıştığı Kırklareli Lüleburgaz – Büyükkarıştıran’da 2 bin 286 oy alan CHP’li Ertuğrul Çamlıca kazandı.

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde DSP adayı Hakan Karaman 2 bin 59, CHP adayı Çamlıca 2 bin 57 oy almıştı.

Tunceli Mazgirt – Akpazarı

Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), Yeniden Refah Partisi (YRP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi’nin yarıştığı Tunceli Mazgirt – Akpazarı’nda 644 oy alan AKP’li adayı Ali Aydın kazandı.

31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nde Akpazar’da CHP’nin adayı Zeynel Yıldırım 471, AK Parti’nin adayı Ali Aydın 467 oy almıştı.

Aksaray Merkez – Sağlık

Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi (YRP), Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi’nin yarıştığı Aksaray Merkez – Sağlık’ta 806 oy alan MHP’li Aptullah Tosun kazandı.

Sağlık beldesinde 31 Mart’ta yapılan seçimde, MHP adayı Abdullah Tosun 763, AK Parti adayı Mehmet Yiğit 762 oy almıştı.

Sivas Yıldızeli – Güneykaya

Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), Yeniden Refah Partisi (YRP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi’nin yarıştığı Sivas Yıldızeli – Güneykaya’da 556 oy alan AK Partili Hüseyin Kırışkuzu kazandı.

31 Mart’taki seçimlerde MHP adayı Hasan Erçoban 333, Yeniden Refah Partisi adayı Oğuz Kağan Ünal 158, AK Parti adayı Hüseyin Kırışkuzu 149, Saadet Partisi adayı Mehmet Sarıkaya 7 oy almıştı.

Paylaşın

Üç İlçe Ve Dört Beldede Seçim Heyecanı

31 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi’nin ardından Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), seçimlerin yenilenmesine karar verdiği 3 ilçe ve 4 beldede yarın seçim heyecanı yaşanacak.

Haber Merkezi / Kayseri’nin Pınarbaşı, Urfa’nın Hilvan ve Aksaray’ın Güzelyurt ilçeleri ile Sivas’ın Yıldızeli ilçesine bağlı Güneykaya, Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesine bağlı Büyükkarıştıran, Dersim’in Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar ve Aksaray’a bağlı Sağlık beldelerinde yaklaşık 50 bin seçmen, belediye başkanlarını seçmek için sandığa gidecek.

Seçmenler, 08.00-17.00 saatleri arasında oyunu kullanabilecek. Seçimlerle ilgili yayın yasağı kanun gereği 21.00’e kadar geçerli olacak. Yüksek Seçim Kurulu (YSK), bu süreyi öne çekebilecek.

Kayseri – Pınarbaşı: İYİ Parti, Büyük Birlik Partisi (BBP), Yeniden Refah Partisi (YRP), Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milli Yol Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA Partisi) ve Saadet Partisi.

BBP, Pınarbaşı Belediye Başkan adayı Hayrettin Uslu adaylıktan çekilerek, MHP’nin adayı Menduh Uzunluoğlu’nu destekleme kararı aldı.

Şanlıurfa – Hilvan: Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), İYİ Parti, Büyük Birlik Partisi (BBP), Yeniden Refah Partisi (YRP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve Bağımsız aday Aziz Salgın.

Aksaray – Güzelyurt: Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi (YRP), Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi.

Sivas Yıldızeli – Güneykaya: Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), Yeniden Refah Partisi (YRP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi.

Kırklareli Lüleburgaz – Büyükkarıştıran: Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), Demokratik Sol Parti (DSP), Yeniden Refah Partisi (YRP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi.

Tunceli Mazgirt – Akpazarı: Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), Yeniden Refah Partisi (YRP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi.

Aksaray Merkez – Sağlık: Adalet ve Kalınma Partisi (AK Parti), İYİ Parti, Yeniden Refah Partisi (YRP), Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP), Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve Saadet Partisi.

Seçimleri hangi partiler kazanmıştı?

Kayseri’nin Pınarbaşı ilçesinde seçimi CHP’nin adayı Deniz Yağan 5 bin 82 oy alarak yüzde 33,30 oy oranıyla ilk sırada tamamladı. Yağan’ın MHP’li rakibi ise yüzde 31,18 oy oranıyla ikinci oldu. İki aday arasındaki oy farkı ise 324. DEVA Partisi’nin adayı Fazıl Demircioğlu burada yüzde 11,28 oy aldı. Ancak MHP’nin itirazı sonucunda YSK buradaki belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği seçimlerinin yenilenmesine karar verdi.

Şanlıurfa’nın Hilvan ilçesindeki belediye başkanlığını ise DEM Parti’nin adayı yüzde 33,20 oy oranıyla Serhan Paydaş kazandı. AKP’nin adayı Aslan Ali Bayık ise yüzde 30,72 oy oranında kaldı. İki aday arasında 521 oy farkı varken yüzde 18,77 oy alan Yeniden Refah Partisi’nin adayı Hanif Düzme üçüncü oldu. Ancak Hilvan’da bazı sandıklarda oy pusulalarının AKP’li adayın yakınları tarafından yakıldığı ortaya çıktı. Buna ilişkin arasında AKP seçim kurulu üyesinin bulunduğu yedi kişi tutuklandı, ardından AKP’nin itirazı üzerine seçimlerin iptaline karar verildi.

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesinde seçimler, bir oy farkla sonuçlandı. İYİ Parti’nin adayı Hazim Turan 549, AKP’nin adayı 548, MHP’nin adayı ise 537 oy aldı. CHP’nin bu ilçede aldığı oy sayısı 24.

Sivas’ın Güneykaya beldesini MHP’nin adayı Hasan Erçoban, Tunceli’nin Akpazar belde belediyesini CHP’nin adayı Zeynel Yıldırım kazandı. Kırklareli’nin Büyükkarıştıran beldesini de DSP’nin adayı Hakan Karaman, CHP’nin adayı Ertuğrul Çamlıca’nın önünde 3 oy farkla önde bitirdi.

Aksaray’ın merkeze bağlı Sağlık Beldesi’ni ise MHP’nin adayı Aptullah Tosun, AKP’nin adayı Mehmet Yiğit karşısında bir oy farkla bitirdi.

Paylaşın